Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Demokrasi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: Suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek Haber

Özgür Özel: Suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından olağanüstü toplanan MYK'ya başkanlık etti. Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gün. Bugüne nasıl geldiğimiz kısaca özetlemek isterim. Hikayemiz Mayıs 2023'te başladı. Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye, o seçimi kazanmaya çok istekliydik, tüm Türkiye istekliydi. Ancak o seçimi kazanamadık. En büyük sorumluluk CHP'deydi. Millet o gün partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. CHP'nin özeleştiri yapması lazımdı ve milletin gönlünde kabul görmesi lazımdı. Bu duygu durumu içinde biz CHP değişmelidir dedik. Sonra görevi hep birlikte üstlendik. Aday dahi olmayacağımızı, 60 imza dahi bulamayacağımızı söylediler. Bütün Türkiye'yi, il kongrelerini gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Dedik ki 'O delegeyi saçını kestirdiği berberi, apartmandaki öğrenci, torunu, eşi ikna edecek'. Delegelerimize 'En güvendiğinizle konuşun, kurultaya öyle gelin' dedim. Kurultayda 'Delege sokağın sesini dinle' diye bağırıldı. Delege de bu sesi dinledi, değişime karar verdi. O kurultaydan sonra bizim sevincimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Bana 'Sana devlet geldi mi?' diye sordular. İcazet almadan değişim olmazmış. “Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak” Kimseden icazet almadan değişebileceğini bütün Türkiye'ye ve dünyaya gösterdik. Bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece bize savaş açmaya niyetlenmişler. Önümüzde seçimlere dört ay vardı. 1 Nisan'da felaket, kayıp bekleyenler, parti tarihinin en kısa genel başkanlığını yapacak diyenler, o akşam televizyonda en büyük yerel seçim başarısını gördüler. AK Parti'nin kara düzenine, müesses nizama esas çomağı da orada soktuk. Bunu görmeyen bilmeyen yaşamayan var mı? Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek. Bizim suçumuz günahımız bu. “Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum” Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybedince milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri kurultayı kazanmamızı, diğerleri yerel seçimleri kazanmamızı hazmedemedi. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. 19 Mart'ta darbeye kalkıştılar. Ekrem İmamoğlu 14 aydır hapiste. Bize sağdan soldan 'Ekrem'i bırak, Ankara'ya dön, partinin başında otur' dediler. Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum. Kontrollü muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Bugün gelinen noktada, kazanacak Cumhurbaşkanı adayı belirleme, kendini aday göstermeme, en doğru adayı bulurum deme suçundan da saldırı altındayım. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim benden iyisi yoktu. Mesele ne Özgür Özel meselesi, ne de kurultayda göreve gelenlerin şahsi meselesidir. 19 Mart'ta geleceğin Cumhurbaşkanına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Resmi rakamlarla göre bu kararla yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolardır. Erdoğan milleti adaysız partisiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içinde. Şunu herkes bilsin ki, CHP de Özgür Özel de kendisini savunmanın peşinde değildir. CHP, Cumhuriyeti, demokrasiyi, sandığı ve sandığa umut bağlamış milyonları savunmak durumundadır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. “Yarın YSK'ya başvuracağız” Biz bugün ilk itirazımı tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a yaptık. Yarın da YSK'ya başvuracağız. Başvuruların en acil şekilde ele alınarak YSK'nın siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz. Bu gecenin bir felaket gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü ifade etmek isterim. Bir yanda boş bir sokak, koşturan muhterisler, diğer tarafta partisine sahip çıkanlar. Muhalefet partileri bu akşam tarihe geçmiştir. Şanlıurfa Barosu'nun ilk açıklamayı yapması ve peşi sıra yapılan açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin açıklamaları bu geceyi matem gecesinden umut gecesine dönüştürmüştür. CHP bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır. Buradayız, bu darbeye karşı sonuna kadar direneceğiz. sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, mücadeleye, bir arada olmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın aklıselimin hakim olmasını ümit ediyorum. CHP'yi savunmak rekabetçi bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Biz buradayız ve bütün o kirli teklifleri reddediyoruz. Müesses nizamın makbul partisi olmak yerine her şeyi göze almışız. Sadece ve sadece milletimizden yetki ve destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız. Biz öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Bunun yanında hukuk mücadelesi veriyoruz. Kararın YSK tarafından nasıl yorumlanacağını göreceğiz. Her mücadele zemininde güçlüyüz. Bize verilen bayrağı yere bırakmayacağız. O bayrak elimizde, ölebiliriz ama milletin verdiği emaneti bırakmayacağız. Millete borcumuz var. Ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayacağız." Genel Merkezimizde açıklama yapıyorum. https://t.co/d7ysDBPKkZ — Özgür Özel (@eczozgurozel) May 21, 2026

Péter Magyar yemin ederek Macaristan Başbakanı olarak göreve başladı Haber

Péter Magyar yemin ederek Macaristan Başbakanı olarak göreve başladı

Tisza Partisi Başkanı yemin ettikten sonra Cumhurbaşkanı'nı istifaya çağırdı. İktidarda geçirdiği 16 yılın ardından görevi bırakacak olan Başbakan Viktor Orbán yeni parlamentonun açılış oturumuna katılmadı. Yeni Macar Parlamentosu Cumartesi sabahı yemin ederek Viktor Orbán liderliğindeki Fidesz-KDNP hükümetinin görevine son verdi. Milletvekilleri tarihi bayrakların önünde yemin etti. 199 sandalyeli parlamentoda Tisza Partisi 141, Fidesz 44, KDNP 8 ve Vatanımız 6 milletvekiline sahip. Öğleden sonra Ulusal Meclis'in açılış oturumunda Péter Magyar Başbakan seçildi. Seçimin galibi Tisza Partisi 140 lehte, 54 aleyhte ve 1 çekimser oyla seçildi. Péter Magyar yemin ettikten sonra yaptığı açıklamada halkın kendisine Macaristan tarihinde yeni bir sayfa açma, sadece hükümeti değil sistemi de değiştirme yetkisi verdiğini söyledi. "Macaristan'ı yönetmeyeceğim, ülkeme hizmet edeceğim" dedi. "Ancak uzlaşma olmadan yeni bir başlangıç, adalet olmadan da uzlaşma olmaz" diye ekledi. Péter Magyar, "Macar Demokrasi Meclisi'nde, önceki rejime hizmet eden kamu görevlilerini bugün ya da en geç 31 Mayıs'a kadar istifa etmeye çağırıyorum" dedi ve "Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok derhal bunu başlatmalıdır" diye ekledi. Rejim değişikliğinden bu yana geçen 36 yıllık geleneği bozarak, görevden ayrılan Başbakan Viktor Orbán Ulusal Meclis'in açılış oturumunda konuşma yapmadı ve hatta oturuma katılmadı. Tisza Partisi başkan yardımcısı Ágnes Forsthoffer yeni Meclis Başkanı olarak seçildi. İlk kararını çoktan verdi: Avrupa Birliği bayrağı 12 yıl sonra Parlamento binasına geri döndü. Tisza Partisi tüm gün sürecek bir "rejim değişikliği halk kutlaması" düzenliyor ve Parlamento önündeki Kossuth Meydanı öğleden sonra erken saatlerde doldu. Euronews muhabiri Rita Kónya, şöyle bildirdi: "Yeni Parlamento, açılış oturumunda Péter Magyar'ı başbakan olarak seçerek geleneği bozdu. Daha önce iki olay arasında günler geçiyordu. Açılış oturumunun popüler bir kutlamayla birleştirilmesi de protokol etkinliğini toplumsal bir deneyim haline getirdi."

Bursa Nilüfer’de ‘Üç Fidan’ 54. yılında unutulmadı Haber

Bursa Nilüfer’de ‘Üç Fidan’ 54. yılında unutulmadı

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, tam bağımsız Türkiye mücadelesinin önde gelen isimleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı idam edilişlerinin 54’üncü yıl dönümünde kapsamlı bir programla anıldı. Anma etkinlikleri, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünden Üç Fidan Gençlik Parkı’na yapılan yürüyüşle başladı. Programa; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ŞADİ ÖZDEMİR: “MENFAAT BEKLEMEDEN HAYATLARINI VERDİLER” Gençlik bildirisinin okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 54 yıl önce başlayan anti-emperyalist yürüyüşün bugün de sürdüğünü ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, “O günleri düşününce, hiçbir kişisel menfaat beklemeden, ülkemizin en güzel üniversitelerinde okurken, kendi gelecekleri garanti altındayken ülkesi, milleti ve halkı için kendi hayatlarını verebilecek kadar idealistlerdi. Onların yol arkadaşı olmak hayatımızın en anlamlı kısmı. O gün de tam bağımsız Türkiye, eşitlik, özgürlük ve adalet diyorduk; 54 yıl sonra geldiğimiz noktada yine aynı değerleri savunuyoruz” dedi. Konuşmasında dayanışmanın önemine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Bugünlerde daha çok ihtiyaç duyduğumuz şey dayanışma; birbirimize sarılmak, konfor alanlarından çıkıp sahada, evlerde, sokaklarda sivil toplumla, sendikalarla birlikte mücadele etmektir. Denizleri ve Üç Fidan’ı anarken, onların değerlerini yalnızca mikrofonlarda değil, yaşayarak sürdürmek gerekiyor” ifadelerini kullandı. SARIBAL: “ONURLU BİR YAŞAM BEDEL ÖDEDİLER” CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise anma programında yaptığı konuşmada, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kendilerine tanınmış özel bir hayat için değil, ülkedeki onurlu bir yaşam için bedel ödediklerini vurgulayarak, “Onlar toprağa düştüler ama o topraklarda birer tohum gibi büyümeye devam ediyorlar” diye konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın da, her şeyin çıkara dayalı olduğu günümüz kapitalizmde, kendilerini ülke ve dünya adına feda eden bir kuşağın sembollerini anmanın, geleceği düşünmek adına temel bir referans noktası olduğunu belirtti. SÖYLEŞİDE ÜÇ FİDAN’IN MÜCADELESİ KONUŞULDU Açılış konuşmalarının ardından, “Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek” başlıklı söyleşiye geçildi. Moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın’ın yaptığı söyleşinin konukları Levent Tüzel, Önder İşleyen ve Mustafa Yıldırımtürk oldu. Söyleşide konuşan Levent Tüzel, 68 hareketinin yalnızca bir öğrenci hareketi olmadığını, dönemin işçi grevleri, fabrika işgalleri, öğretmen örgütlenmeleri ve köylü mücadeleleriyle iç içe geçtiğini anlattı. Tüzel, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganına dikkat çekerek, demokrasi güçlerinin ortak bir mücadele zemininde buluşması gerektiğini söyledi. Önder İşleyen ise konuşmasında Üç Fidan’ın mirasının bugünün koşullarında okumanın önemine değindi. İşleyen, mücadelenin kişisel ya da grupsal çıkarlar üzerinden değil, ülkenin geleceği üzerinden örgütlenmesi gerektiğini belirterek, “Hiçbir grubun, hiçbir kişinin çıkarını ön plana alan bir mücadele ile kazanamayız. Kazanacağımız mücadele, hepimizin ülkenin kaderine sahip çıkma sorumluluğuyla birleştiği mücadele olacak” dedi. Mustafa Yıldırımtürk de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 7-8 ay süren tutukluluk ve idam sürecini yakından izleyenlerden biri olarak gözlemlerini aktardı. Yıldırımtürk, üç gencin mahkemelerdeki tutumuyla, son sözleriyle ve idam sehpasındaki duruşlarıyla bir kuşağa örnek olduğunu söyledi. Hüseyin İnan’ın mahkemede söylediği “Biz bir kıvılcım olduk, bir ateşi tutuşturmak için bu yola baş koyduk” sözlerini hatırlatan Yıldırımtürk, bu mirasın işçi ve emekçi halkların ortak mücadelesiyle yaşatılabileceğini belirtti. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, günün anısına panelistlere hediye takdim etti. Anma etkinliği, Bandista grubunun sahne aldığı konser ile devam etti. ÜÇ FİDAN İÇİN ŞAFAK NÖBETİ Anma etkinlikleri 6 Mayıs sabahı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edildiği saat olan 5.30’da “Üç Fidan Anıtı” önünde tutulan şafak nöbetiyle sürdü. Şafak nöbetine, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclisi Üyeleri ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı. Üç Fidan Anıtı önündeki saygı duruşunun ardından anıta karanfiller bırakıldı.

Yayman: İkinci 25 yılın hikayesi başlıyor Haber

Yayman: İkinci 25 yılın hikayesi başlıyor

Adapazarı Serdivan Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "AK Parti Sakarya İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi" programında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, tekrar böyle acı yaşanmamasını temenni etti. Yayman, AK Parti olarak cumhuriyetin çeyrek asrına damga vuran hareket olduklarını belirterek, "Büyük eserleri büyük liderler yapar. İşte Türkiye Cumhuriyetinde yapılmaz denilen işleri yapan büyük lider Recep Tayyip Erdoğan'dır." dedi. AK Parti'nin 2002'de iktidara geldiğinden bu yana ulaşımdan eğitime yapılan çalışmalar ve ekonomik alandaki gelişmelerden bahseden Yayman, "Bu büyük eserleri yapan Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti bu sene 25'inci yılını kutlayacak. 25 yıl büyük bir rekordur.” dedi. Yayman, Sakarya'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında olduğunu dile getirerek, teşkilattaki birlik ve beraberliğin devam ettiği müddetçe nice 25 yıllara hep beraber yürüyeceklerini kaydetti. Yayman, Türkiye'nin hayal dahi edilemeyen işleri başardığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, Orta Doğu'da istikrarsızlık hüküm sürerken, katil İsrail İran'a saldırmışken bugün Cumhurbaşkanımız, Türkiye'yi güvenli liman ve huzur adası olarak tutmaya devam ediyor. Bunu sağlayan Cumhurbaşkanımızdır, 81 vilayetimizdeki 86 milyon vatandaşımızın duası ve desteğidir. Türkiye her zaman güven ve istikrar adası olmaya devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi inşallah 21'inci asrı Türkiye'nin ve Türklerin asrı yapmak için gece gündüz yorulmadan, usanmadan, vazgeçmeden çalışacağız." "TÜRKİYE, ERDOĞAN LİDERLİĞİNDE GÜVENLİ LİMAN OLMAYI SÜRDÜRÜYOR" Yayman, AK Parti'nin yaşadığı zorluklara ve 2016'daki 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatlarımız, hain planları, kumpasları bozdu ve Cumhurbaşkanımıza, demokrasiye, milletimize, Türkiye'ye sahip çıktı. Şimdi yeni dönem, ikinci 25 yılın hikayesi başlıyor. Nasıl ki geçen 25 yılda AK Parti büyük başarı hikayesi yazdıysa şimdi ikinci değişim ve reform döneminde, ikinci 25 yıllık dönemde, AK Partimiz büyük hedeflere doğru ilerlemeye devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı'nın liderliğinde Sayın Devlet Bahçeli ile Türkiye küresel güç haline gelecek ve Türkiye Yüzyılı şaha kalkacaktır." dedi. Özel'in ara seçim isteğini de eleştiren Yayman, "Seçimin tarihi bellidir. Ara seçim asla yoktur. Ara seçim Cumhurbaşkanımızın dediği gibi defterimizde yazmaz. Allah nasip ederse seçimler vakti geldiğinde yapılacaktır. Biz o seçimlerde bir kez daha Cumhurbaşkanımızı başkan yapacağız ve Türkiye'yi istikrar adası, güvenli liman olmaya devam ettireceğiz." dedi. CHP'nin zaman zaman koalisyon ortağı olduğunu fakat milletin CHP'yi tek başına iktidara getirmediğini anlatan Yayman, "Bu Cumhuriyet Halk Partisi, tarihle, dinle, milletle, Türkiye'yle kavgalı, yetmedi kendisiyle de kavgalı. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının ergen tavrıyla söylediği sözleri asla kabul etmiyoruz. Herkes söylediği söze dikkat etmeli. İkide bir Cumhurbaşkanımıza hakaretamiz dille konuşmasını kınıyoruz. Bunu demokrasi terbiyesinden yoksunluk olarak görüyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Cumhurbaşkanımızın yanındayız, yanında durmaya devam edeceğiz ve 2053 hedefimize doğru, Türkiye Yüzyılını inşa etmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz." diye konuştu. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan da suça sürüklenen çocuklarla ilgili araştırma komisyonunun kurulduğunu anımsatarak, "Özellikle o komisyonun çıktısıyla çok önemli kanun hazırlanıyor, şiddete bulaşmış çocuklarla alakalı. Hem çocuklar hem aileleriyle alakalı çok önemli cezai yaptırımlar geliyor. Devamlı sahada olduğumuz için nasıl katkı sağlarız diye gerçekten Mecliste de çok büyük performans ortaya koymaya çalışıyoruz." diye konuştu Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise partililerle çıktıkları yolda emin adımlarla yürümeye devam ettiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde "Türkiye Yüzyılına" yakışır belediyecilik ortaya koymak için uyum içerisinde çalışmalarına devam ettiklerini dile getirdi. Göreve geldiklerinden bu yana 2 yılı dolu dolu geçirdiklerini belirten Alemdar, vizyoner projeler ortaya koymaya devam edeceklerini ifade etti. Programda, AK Parti Sakarya milletvekilleri Ali İnci ve Ertuğrul Kocacık, İl Başkanı Yunus Tever, İl Kadın Kolları Başkanı Duygu Çetin ve İl Gençli Kolları Başkanı Hüseyin Serdar Akgün de birer konuşma yaptı. AK Parti MKYK üyeleri Hilmi Türkmen , İsmail Kaya, Fatima Yurduseven, Serpil Yılmaz ve Abdurrahman Akyüz, ilçe belediye başkanları ve partililerin katıldığı toplantı, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız geleceğimizi şekillendireceksiniz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız geleceğimizi şekillendireceksiniz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT 48. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı’na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizdeki, gönül coğrafyamızdaki ve dünyanın tamamındaki çocuklara barış dolu, mutluluk dolu bir hayat temenni ediyorum. Bilhassa savaş ve çatışmaların yükünü minik omuzlarında taşımak zorunda kalan Filistinli, Lübnanlı çocuklara buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum. 23 Nisan Çocuk Bayramı, dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayramdır. Bu bayramı sizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal’le birlikte tüm devlet büyüklerimizi şehit ve gazilerimizi bir kere daha şükranla anıyorum. Biraz önce ellerinde ülkelerinin bayraklarıyla bizleri karşılayan tüm çocuklarımızın oluşturduğu bir çiçek bahçesinden geçtik. Ümidin, baharın, mutluluğun müjdesiyle dolup taşan bu çiçek bahçesinde bizleri siz evlatlarımızla bir araya getiren TRT yönetimine teşekkür ediyorum. ‘Gelecek çocukların’ temasıyla bu yıl 48’incisi düzenlenen şenliklerin kendi evlatlarımızın yanı sıra 23 Nisan coşkumuzu paylaşmak üzere şuan aramızda bulunan 27 ülkeden 490 misafirimiz içinde hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Savaşın, çatışmanın, kavganın yokluk ve yoksunluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamak sizlerin en doğal hakkıdır" 23 Nisan’ın Çocuk Bayramı olmasının yanı sıra Milli Egemenlik Bayramı olduğunu da dile getiren Erdoğan, "Bu tarih aynı zamanda dün ziyaret ettiğiniz Türkiye Büyük Millet Meclisimizin açılış günüdür. Gazi Meclisimizin kuruluş gününün Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının bizim için çok özel anlamları bulunuyor. Bakın millet olarak bağımsızlığımızı çetin mücadeleler neticesinde kazandık. İstiklal Harbimizi her türlü imkansızlığa rağmen zafere taşıdık. Bu savaşı sevk ve idare eden Büyük Millet Meclisimizdi. Tarihimizin böyle önemli bir dönüm noktasını kendi çocuklarımızla birlikte tüm dünya çocuklarına armağan ettik. Siz çocuklara bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri şüphesiz milli iradenin egemenliği yani cumhuriyet ve demokrasi olacaktır. Her birinizin bu mirasa en güzel şekilde sahip çıkacağınıza inanıyoruz" diye konuştu. "Biz çocuklar korkmadan uykuya dalsın, bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla uyansın istiyoruz" Savaşın, çatışmanın, kavganın yokluk ve yoksunluğun olmadığı bir ülkede ve dünyada yaşamanın çocukların en doğal hakkı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Biz içeride demokrasi ve özgürlükleri dışarıda barış ve adaleti savunarak işte bu ideali gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ancak tüm çabalarımıza rağmen maalesef bölgemizdeki savaşlar ve zulümler devam ediyor. Bu savaşların bedelini ise genellikle masum çocuklar ödüyor. Türkiye olarak ister bölgemizde ister başka yerde olsun. Bütün bu acıları, hüzünleri, hayal kırıklıklarını kalbimizde tüm ağırlığıyla hissediyoruz. Sadece bununla kalmıyor. Acıları dindirmek, çatışmaları durdurmak, çocukların gözyaşlarını silmek için gayret ediyoruz. Bütün bunları yaparken tek bir amacımız var. Dünyanın tüm çocuklarının huzur içinde, güven içinde kardeşçe yaşamasıdır. Büyük şairimiz Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk, ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk’ diyerek anlattığı ay yüzlü gül kokulu çocukların yarınlarına güvenle bakmasını diliyoruz. Biz bütün çocuklar, bütün gençler okullarına güle oynaya gitsin, en güzel, en kaliteli eğitimi alsın istiyoruz. Biz çocuklar korkmadan uykuya dalsın. Bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla uyansın istiyoruz. Yani kendi çocuklarımız için ne istiyorsak Asya’dan Afrika’ya tüm çocuklar içinde aynı güzellikleri samimiyetle istiyoruz" şeklinde konuştu. "Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz" Türkiye’nin geleceğini çocukların şekillendireceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerden de Gazzeli, Lübnanlı çocuklar başta olmak üzere sıkıntılı günler geçiren kardeşlerinizi dualarınızda unutmamanızı özellikle rica ediyorum. İnsanlık zincirinin ebediyet halkası olan siz çocuklarımız inşallah geleceğimizi şekillendireceksiniz. Kötülere ve kötülüklere rağmen bu dünyayı sizler güzelleştireceksiniz. Şunu özellikle bilmenizi isterim. Sizler bizim birer gönül ve kültür elçilerimizsiniz. Bu bakımdan aranızdaki iletişim ve irtibatı koparmamaya özen gösterin. Bilginizi, tecrübenizi, tavsiyelerinizi, hayallerinizi birbirinizle paylaşın. İyinin, doğalının ve güzelin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin. Şunu da hiçbir zaman unutmayın sevgili çocuklar. Her biriniz yarın birer sanatçı, sporcu, bilim adamı, öğretmen, zanaatkar, mühendis, siyasetçi, doktor, iş insanı olarak ülkenize hizmet edeceksiniz. Bu yolculukta zorluklarla karşılaşsanız dahi umutsuzluğa lütfen kapılmayın. Her zorlukla beraber bir kolaylığın her karanlığın sonunda bir aydınlığın her çabanın sonunda inşallah bir başarının olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın" dedi. "Bizler hepimiz insanlık ailesinin birer üyesiyiz" Kardeşliğin dilinin bir olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizler hepimiz insanlık ailesinin birer üyesiyiz. Konuştuğunuz diller farklı olsa da sevginin dostluğun dili birdir. Kardeşliğin dayanışmanın, paylaşmanın dili aynı şekilde birdir. Aranızda kardeşliği yüceltmekten, dostluğu yaşatmaktan, barışa inanmaktan hiçbir zaman geri durmayın. Son olarak sizlerden dijital dünyanın uçsuz bucaksız koridorlarında gezinirken tehlikelere karşı çok dikkatli olmanızı karşınıza çıkan her bilginin doğru her karakterin güvenilir olmadığını asla unutmamanızı istiyorum. Sanal dünyada eğlenceli vakit geçirmek elbette önemlidir. Sizin en doğal hakkınızdır. Ama bu sizi sokakta oynamaktan, kitap okumaktan, spor yapmaktan, dışarıda arkadaşlarınızla doya doya koşturmaktan alıkoymamalıdır. Ben sizin o tertemiz vicdanınıza o tertemiz aklınıza güveniyorum" diye konuştu. "Tüm güzellikler siz çocukların olsun" Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden öğrencileri ve Ayla öğretmeni anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden önce geçen haftaki saldırılarda hayatını kaybeden öğrencilerimizi ve ayla öğretmenimizi rahmetle iade ediyor acılı ailelerine sabır tedavileri devam eden kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Rabbim hiçbir ülkeye ve millete böyle acılar yaşatmasın diyorum. 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kere daha tebrik ederken ailelerinize ve arkadaşlarınıza bizlerden kucak dolusu selam götürmenizi siz çocuklarımızdan rica ediyorum. Yolunuz, bahtınız açık olsun. Tüm güzellikler siz çocukların olsun" dedi.

Dervişoğlu: İktidarda olsaydık Barrack istenmeyen kişi ilan edilirdi Haber

Dervişoğlu: İktidarda olsaydık Barrack istenmeyen kişi ilan edilirdi

Dervişoğlu, Avrupa Konseyi Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Nurdan Bayraktar Golder ile yaptığı görüşme ardından Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Avrupa için Liberaller ve Demokratlar İttifakı (ALDE) Grup Başkanı Iulian Bulai, AKPM Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grup Başkanı Frank Schwabe, AKPM Türk Grubu Başkanı Yıldırım Tuğrul Türkeş ve Türk Delegasyonu ile bir araya geldi. AKPM Başkanı Petra Bayr’ı da ziyaret eden Dervişoğlu, görüşme ardından basın açıklaması yaptı. İnsan hakları ve demokrasiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, “Bugün hem Avrupa’da hem Türkiye’de toplumsal çözülme, bireylerin yalnızlaşması ve kimlik siyaseti ciddi bir mesele haline gelmiştir. Güvenlik talebinin artışı özgürlükleri kısıtlamaktadır” ifadelerini kullandı. Demokrasi alanında da sorunlar yaşandığını belirten Dervişoğlu, “Bir tarafta halktan kopuk bürokratik siyaset, diğer tarafta otoriter eğilimler vardır. Oysa gerçek demokrasi denge rejimidir. Bugün bu denge bozulmuştur” dedi. Uluslararası gelişmelere de değinen Dervişoğlu, “Gazze ve Filistin artık tüm insanlığın ortak yarası haline gelmiştir” diye konuştu. ABD Büyükelçisi Barrack’ın sözlerine yönelik eleştirisini sürdüren Dervişoğlu, “Kendini süper güç olarak gören bir ülkenin büyükelçisinin Türkiye’ye monarşi önermesi, niyetin açık göstergesidir. Türkiye demokrasi yolculuğunu sürdürecektir” ifadelerini kullandı.Dervişoğlu, sözlerini “Bunu söyleyen büyükelçi biz iktidarda olsaydık istenmeyen adam ilan edilir ve bir dakika bile Türkiye’de kalamazdı” diyerek tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.