Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dem Parti

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dem Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dem Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurtulmuş: Bu işin kazanını Türkiye’nin 86 milyonu olacaktır Haber

Kurtulmuş: Bu işin kazanını Türkiye’nin 86 milyonu olacaktır

TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM Parti TBMM Grubu’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından açıklama yaptı. Kurtulmuş’un konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesinin çözülmesi; silah, şiddet ve terör meselesinin çözülmesi için tarihi bir eşik aşılmıştır. Meclis’imizin neredeyse ittifakla komisyonda aldığı kararla rapor ortaya konulmuş, bu raporun uygulanması için de TBMM Genel Kurulu bir şekilde bundan sonraki süreçte görev almıştır, alacaktır. Öncelikle bu meselenin çözülebilmesi için karşılıklı iyi niyetin, samimi ve açık yürekliliğin fevkalade önemli olduğunun bir kere daha altını çizmek isterim. Türkiye, artık bu meseleyi geride bırakacaktır. Türkiye, asla ve asla geriye dönmeyecektir. Bu kadar yol aldığımız, bu kadar çözeme çok yakın olduğumuz noktada bütün siyaset olarak üzerimize düşeni yapacağız. Herkesin kendi yankı odasında konuşmasından daha değerli olan şey, herkesin ortak olarak Türkiye’nin gündemine, geneline dönük olarak söz söylemesidir. Ben bunun da rapor ile birlikte başarıldığını düşünüyorum. Tabii ki bu her şeyin sonu değil, bundan sonra atılacak adımların başlangıcıdır. Bu tarihi sorumluluğu, başarıyla komisyon yerine getirdi. Bu sürece verdikleri destek dolayısıyla DEM Parti’nin eş genel başkanlarına çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da inşallah destekleri, gayretleriyle Türkiye’de meselenin tamamıyla ortadan kaldırılması için elbirliğiyle çalışmaya devam edeceğiz. Sonunda bu işin kazanını Türkiye’nin 86 milyonu olacaktır. Sonunda Türkiye, bölgesinde güçlü ve lider bir ülke olarak bir kez daha ortaya çıkacaktır. Sonunda Türkiye demokrasisi kazanacaktır.”

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir Haber

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nın kapanışına katıldı. Bu konferansı ‘Ortak Gelecek Buluşmaları’ adı altında tasarlanan buluşmalar serisinin bir başlangıcı olarak gördüklerini belirten Özel, "Çünkü ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizleri geçmişimizin ve geleceğimizin ortak olduğu bilinciyle aşabileceğimize inanıyoruz. Evet; ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor." dedi. Özel, Türkiye'deki her meselede olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduklarına vurgu yaparak "Bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz, terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor." açıklamasını yaptı. Özel konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün belediye başkanlarımız ve belediye meclis üyelerimiz Kent Uzlaşısı dosyaları kapsamında yargılanmaktadır. İstanbul’da iki belediyemize bu soruşturmalardan dolayı kayyım atanmıştır. Toplamda DEM Parti’nin 10 belediyesinde ve toplamda Türkiye’de 13 belediyede kayyım vardır. Ve bu soruşturmalarda Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tarif edilmektedir. Kent Uzlaşısı denilen olgu, bir seçim iş birliğidir. Türkiye İttifakı kapsamında beldelerde, ilçelerde, illerde demokratların yaptığı iş birliğinden ibarettir. Suç sayılan budur. Bu soruşturmalar Türkiye’nin barışına karşı açıkça bir darbedir, açık bir tutum almaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli dahil bu soruşturmalara açık tepki gösterirken, bu inatlaşmayı herkes iyi okumalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi 19 Mart darbesine, tarihe utanç olarak geçecek Kent Uzlaşısı soruşturmalarına rağmen barışın yanındadır."

TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’inde kabul edildi Haber

TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’inde kabul edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla sunulan tezkerede, Aden Körfezi, Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve bitişik bölgelerde meydana gelen deniz haydutluğu ve silahlı soygun olaylarına karşı, 2008-2021 yılları arasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının alındığı belirtildi. Bu çerçevede TBMM’nin 10 Şubat 2009 tarihli kararı ile, TSK unsurlarının söz konusu bölgede görev yapması için bir yıl süreyle izin verildiğinin hatırlatıldığı tezkerede, bu sürenin son olarak 4 Şubat 2025’te bir yıl daha uzatıldığı belirtildi. Tezkerede, şu açıklamalara yer verildi: "TSK deniz unsurlarının konuşlandırılması suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin güvenliğinin etkin biçimde korunması, uluslararası toplum tarafından yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle ortak mücadele operasyonlarına aktif katkı sağlanması, belirtilen bölgelere yapılan insani yardım faaliyetlerine destek verilmesi, TSK deniz unsurlarının operasyonel etkinliğinin ve bölgeye yönelik tecrübesinin artırılması sağlanmış, bu alanda ilgili ülkelerle işbirliğinin sürdürülmesine yönelik ulusal politikanın desteklenmesi ve BM sistemi içindeki rolümüz ve görünürlüğümüzün güçlendirilmesi temin edilmiştir." Tezkerede, Türkiye’nin, deniz haydutluğu ve silahlı soygunla mücadelede uluslararası işbirliğini geliştirmeye önem verdiği, bu alandaki çabaları en başından itibaren desteklediği ve BM, NATO, Avrupa Birliği ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara aktif olarak katılım sağladığı belirtildi. Türkiye’nin, BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı çerçevesinde kurulan Somali Açıklarındaki Deniz Haydutluğuyla Mücadele Temas Grubu’nun çalışmalarına kurucu üye olarak katıldığı hatırlatıldı. TSK deniz unsurlarının, 2009-2016 yılları arasında yürütülen NATO’nun Okyanus Kalkanı Harekatı’na ve 2009 yılından itibaren Birleşik Deniz Kuvvetleri çerçevesinde oluşturulan Birleşik Görev Kuvveti-151’e (CTF-151) dönemsel olarak firkateyn veya korvet ile katıldığı belirtilen tezkerede, Türkiye’nin, 2009-2025 yılları arasında 7 kez CTF-151 Komutanlığı görevini üstlendiği, 24 Temmuz 2024 tarihinde yedinci kez devraldığı söz konusu komutayı 22 Ocak 2025’te devrettiği bildirildi. Tezkerede, Somali’nin BM Genel Sekreteri’ne talebi üzerine Aden Körfezi Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadeleye ilişkin BM Güvenlik Konseyi tarafından daha önceki kararların devamı niteliğinde bir kararın 2022 yılı ve sonrasında çıkarılmadığı ifade edildi. BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı temelinde uluslararası toplum tarafından yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve deniz terörizmiyle mücadele operasyonlarının Somali kara suları dışındaki bölgede devam ettiği bilgisine yer verilen tezkerede, bu operasyonlardan AB’nin Atalanta Harekatı’nın görev süresinin AB Konseyi’nin 16 Aralık 2024 tarihli kararıyla 28 Şubat 2027’ye kadar uzatıldığı belirtildi. Tezkerede, Türkiye’nin de dahil olduğu Birleşik Deniz Kuvvetleri çerçevesinde CTF-151 faaliyetlerine devam ettiği bildirildi. TBMM’nin 4 Şubat 2025 tarihli kararı doğrultusunda TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve bitişik bölgelerdeki görevlendirme süresinin 10 Şubat 2026 tarihinde sona ereceği belirtilen tezkerede, şu ifadelere yer verildi: "Uluslararası barış ve istikrarı tehdit eden ve ulusal çıkarlarımızı da olumsuz etkileyen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele yönündeki uluslararası çabalara ülkemiz tarafından etkin bir şekilde destek verilmesi ve bölgede seyir emniyetinin sağlanmasına katkıda bulunulması, uluslararası ve ulusal sorumluluklarımızın bir gereği olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, ülkemizin de tarafı olduğu Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme başta olmak üzere ilgili uluslararası anlaşmalar ve teamüller çerçevesinde 934 sayılı TBMM kararında belirlenen ilke ve esaslar da dikkate alınarak bahsi geçen bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele ortak operasyonlarına destek verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Bu mülahazalarla, gereği, kapsamı ve zamanı Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmek üzere, TSK deniz unsurlarının bölge ülkelerinin kara suları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve bitişik bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre gerçekleştirilmesi için Anayasa’nın 92’nci maddesi gereğince TBMM’nin son olarak 4 Şubat 2025 tarihli ve 1440 sayılı kararıyla verilen izin süresinin 10 Şubat 2026 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım." Tezkere, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol oyları ile kabul edilirken, DEM Parti ‘hayır’ oyu verdi.

Ekmen: Pozitif barış için çok ciddi bir çabaya ihtiyaç var Haber

Ekmen: Pozitif barış için çok ciddi bir çabaya ihtiyaç var

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Ekmen, Gelecek Partisi Milletvekili Mustafa Bilici ve DEM Parti Milletvekili Sezai Temelli ile birlikte İtalya’nın 2. büyük işçi sendikası olan Confederazione Generale Italiana del Lavoro (CGIL) tarafından Milano’da düzenlenen “Barış, Dayanışma ve Kardeşlik | Türkiye’de Kürt Sorunu: Barış Mümkün” konferansına katıldı. PKK'nın görüşmeler yoluyla silahsızlandırılması ve feshi amacıyla değişik tarihlerde en az 13 ayrı girişim yapıldığının bilindiğini belirten Ekmen, “Bu süreç, 13 ayrı süreçten de bilinen İrlanda, Kolombiya, İspanya, Güney Afrika ve benzeri süreçlerden de ayrışarak çok farklı bir atipik karakter sergiliyor. Bu atipikliğin en önemli göstergesi, Kürt meselesinin kök sebeplerinin veyahut da Türkiye'nin demokratikleşmesine dair bir gündem veya ilerleme tespit edilmeden silahlı mücadeleye son verilme isteğidir.” dedi. Ekmen, sürece toplumsal desteğin yüksek, güvenin ise düşük olmasının sebeplerine değindi. Pozitif barış için kadınları, gençleri ve her kesimi kuşatan çok ciddi bir çabaya ihtiyaç olduğunu belirten Ekmen, şunları dile getirdi: “Geride kalan 15 ay boyunca bu çaba gerçekleşmemiştir. Sürecin en önemli eksiği de sürecin en büyük ihtiyacı olan yasal düzenlemenin hala yapılmamış olmasıdır. Örgütün kendini feshettiğini ilan ettiği 12 Mayıs'tan bugüne kadar yedi ay zaman geçti. Örgüt üyelerinin örgütün bu kararına uymaları halinde hangi hukuki süreçlere tabi olacağı ve hangi entegrasyon ve uyum politikalarından faydalanacağı hala belirsizdir.” Ekmen, “Dünyanın dört bir yanında uluslararası hukukun ortadan kaldırıldığı, soykırım suçunun alenen işlendiği ve egemen devletlerin saldırı altında olduğu bir dönemde, Türkiye'de bu barışı gerçekleştirmenin hem ülkemiz hem Orta Doğu için çok kıymetli olacağına inanıyoruz ve bunu destekliyoruz.” diye konuştu.

DEM Parti'den CHP'ye 'İmralı' tepkisi: Bunu bir yere not ettik Haber

DEM Parti'den CHP'ye 'İmralı' tepkisi: Bunu bir yere not ettik

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun, üye sayısının 5'te 3 çoğunluğuyla İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gitme kararı almasına dair, "CHP'nin üye vermeme yönündeki kararı, Kürtleri incitmiş ve kırmıştır. Yüz yıllık bir yaranın sarılması için şimdi sorumluluk almayacaksak, ne zaman alacağız? Bu durumu kaydettik, ancak beklentilerimiz devam ediyor," şeklinde konuştu. Bakırhan, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'ndeki halk buluşmasında, "Terörsüz Türkiye" sürecine değinerek, Erzurum'da bu konunun konuşulmasını son derece önemli bulduğunu ifade etti. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinin dün aldıkları tarihi karara atıfta bulunan Bakırhan, "Komisyon sadece bir görev gerçekleştirmedi, aynı zamanda Türkiye barışına katkıda bulunan bir duruş sergiledi. Bu vesileyle, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'a süreçteki katkılarından dolayı teşekkür etmek istiyorum," dedi. CHP'nin komisyondaki tavrını eleştiren Bakırhan, "Ana muhalefet partimiz, bu tarihi sürecin kritik bir aşamasında İmralı'ya gitmeye olumsuz oy vererek, önemli bir eksiklik yaratmıştır. Bunu üzülerek dile getiriyorum çünkü ana muhalefet partisinden beklentimiz bu değildi. CHP'nin üye vermeme kararı, Kürtleri incitmiş ve kırmıştır. Yüz yıllık bir sorun için şimdi sorumluluk almayacaksak, ne zaman alacağımızı merak ediyorum. Bu duruma dikkat çektik ama beklentilerimiz sürüyor çünkü barış 86 milyon içindir. 86 milyonun bu sürece katılımı değerli ve önemlidir. Hiçbir partiye 'Bütün ilkelerinizden vazgeçin' demiyoruz," diye konuştu. Konuya ilişkin bir açıklama da CHP lideri Özgür Özel'den geldi. Özel, "Kimsenin peşine takılmak, kimsenin dediğini yapmak, kimsenin planının parçası olmak zorunda değiliz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.