Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deliller

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Deliller haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deliller haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek: Gönüllü iade yapılması sorumluluğu kaldırmaz Haber

Akın Gürlek: Gönüllü iade yapılması sorumluluğu kaldırmaz

Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, sermaye piyasalarına güvenin korunması ve mağduriyetlerin giderilmesi için sürecin titizlikle yürütüldüğünü bildirdi. Gürlek, soruşturma kapsamında yapılan gönüllü iadelerin tek başına hiçbir gerçek veya tüzel kişinin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bu iadelerin delillerin değerlendirilmesine engel teşkil etmeyeceğini kaydetti. İadelerin kaynağının ve gerçek hak sahiplerine ulaştırılma biçiminin titizlikle inceleneceğini belirten Bakan Gürlek, mal varlıklarının kaçırılmasını önlemek amacıyla uygulanan koruma tedbirlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. FON SORUŞTURMALARINDA ÖNCELİĞİMİZ, İYİ NİYETLİ YATIRIMCILARIMIZIN HAKLARININ KORUNMASI VE ADALETİN EKSİKSİZ TECELLİSİDİR! Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın ortaya koyduğu irade doğrultusunda, fon soruşturmalarında fırsatçılar ile iyi niyetli yatırımcılar arasındaki ayrımı hassasiyetle gözetiyoruz. Sermaye piyasalarına duyulan güveni korumak, vatandaşlarımızın hak ve birikimlerini güvence altına almak ve hukuka aykırı kazançları ortaya çıkarmak amacıyla yürütülen soruşturmaları titizlikle takip ediyoruz. Fon soruşturmaları kapsamında yapılan gönüllü iadelerin hukuki niteliği konusunda hiçbir tereddüde yer bırakılmayacaktır. Gönüllü iade yapılması, tek başına hiçbir gerçek veya tüzel kişinin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Mağduriyetlerin giderilmesine katkı sağlayan bu iadeler, soruşturmaların yürütülmesine ve delillerin değerlendirilmesine engel teşkil etmez. Önceliğimiz, iade edilen tutarların gerçek hak sahiplerine ulaştırılmasıdır. Bu kapsamda iadelerin kaynağı, zamanı, miktarı ve gerçek hak sahiplerine ulaştırılma biçimi titizlikle incelenecek; ilgili kişi ve işlemler hakkındaki iddialar da elde edilen deliller ışığında ayrıca hukuken değerlendirilecektir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmalar kapsamında, mal varlıklarının kaçırılmasını, devredilmesini veya gizlenmesini önlemek ve iyi niyetli yatırımcılarımızın haklarını güvence altına almak amacıyla soruşturma konusu işlemlerle bağlantılı olduğu değerlendirilen gerçek ve tüzel kişilerin mal varlıklarına yönelik koruma tedbirleri uygulanmıştır. Elde edilecek yeni bilgi, belge ve deliller doğrultusunda, hukuki şartların oluşması hâlinde ilgili adli makamlarca ilave mal varlığı tedbirleri de uygulanacaktır. İlgili kurumlarla koordinasyon içinde, soruşturmaların sağlıklı yürütülmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımlar atılacaktır. Vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki, iyi niyetli yatırımcılarımızın haklarının korunması ve sorumlular hakkında hukukun gereğinin yerine getirilmesi için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hiçbir hukuka aykırılığın karşılıksız kalmaması, mağduriyetlerin giderilmesi ve adaletin eksiksiz tecellisi için kararlılıkla çalışacağız! — Akın Gürlek (@abakingurlek) October 25, 2026

Güllü’nün ölümü davasında tanık Sultan Nur Ulu: “Tuğyan, Güllü’yü pencereden attı” Haber

Güllü’nün ölümü davasında tanık Sultan Nur Ulu: “Tuğyan, Güllü’yü pencereden attı”

Şarkıcı Güllü’nün ölümüyle ilgili davada tanık olarak dinlenen Sultan Nur Ulu, olay gecesine ilişkin dikkat çeken ifadeler verdi. Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in Güllü Tut’u bacaklarından tutarak pencereden attığını gördüğünü öne sürdü. Ulu ayrıca, olay sonrasında Gülter’in kendisine “Ben yanarsam seni de yakarım” dediğini iddia etti. “Güllü’yü pencereden attığını gördüm” Güllü’nün ölümüyle ilgili davanın duruşmasında tanık Sultan Nur Ulu dinlendi. Olay gecesi odada eğlendiklerini anlatan Ulu, bir süre sonra Tuğyan Ülkem Gülter’in odaya geldiğini ve Roman havası oynadığını söyledi. Ulu, aynaya baktığı sırada Gülter’in Güllü Tut’u bacaklarından tuttuğunu ve yüzü cama dönük şekilde pencereden attığını gördüğünü iddia etti. Tanık, Gülter’in daha sonra yatağın üzerinden telefonu aldığını, ardından birlikte aşağı indiklerini ifade etti. “Bana zarar vermesinden korktum” Sultan Nur Ulu, olay sonrasında Tuğyan Ülkem Gülter’den korktuğunu belirterek, cenaze günü kendisine yönelik tehdit içerikli bir söz söylendiğini öne sürdü. Ulu, “Ben yanarsam seni de yakarım” şeklindeki sözün kendisine söylendiğini ifade etti. Tanık ayrıca, olayın ardından Gülter ile arasındaki iletişime ilişkin de açıklamalarda bulundu. Ulu, olayla ilgili gerçeği söylemediği için aralarında bir sorun varmış gibi görünmemesi amacıyla Gülter’e sarıldığını söyledi. “İlk günlerde yanımdan ayrılmak istemedi” Ulu, olayın ardından ilk günlerde Tuğyan Ülkem Gülter’in yanından ayrılmak istemediğini de anlattı. Yaşananları o dönemde avukatına aktardığını belirten Ulu, avukatının can güvenliği gerekçesiyle bildiklerini anlatmaması gerektiğini söylediğini ifade etti. Daha sonraki avukat görüşmelerinde olayla ilgili gerçekleri anlatmak istediğini belirten Ulu, gözaltına alındıktan sonra bildiklerini anlattığını kaydetti. “Daha önce böyle bir şey yapacağını söylemedi” Tanık Sultan Nur Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in daha önce kendisine böyle bir olay gerçekleştireceğine ilişkin herhangi bir şey söylemediğini belirtti. Anne-kız arasında daha önce yalnızca küçük tartışmalara şahit olduğunu ifade eden Ulu, olay gecesi çalınan “Malakata” isimli şarkıya ilişkin de konuştu. Şarkıyı kendisinin açtığını söyleyen Ulu, “Tuğyan istemişti. Malakata açacağını söyledi, ondan sonra açtım. Ben bunu talep olarak anlamıştım” dedi. Evdeki kapı kilidiyle ilgili de konuştu Sultan Nur Ulu, duruşmada evin dış kapısındaki kilide ilişkin de açıklama yaptı. Ulu, “Evin dış kapı kilidi sponsorlu reklam olarak takıldı” ifadelerini kullandı. Güllü’nün ölümüne ilişkin davada duruşma, tarafların ve tanıkların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor. Tanık anlatımları, mahkemenin değerlendireceği deliller kapsamında yer alıyor.

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: 4 şüpheli tutuklandı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: 4 şüpheli tutuklandı

6’ncı dalga operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ve emniyet koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, 7 ilde eş zamanlı olarak operasyon düzenlendi. Soruşturmanın 6’ncı dalgasında 11 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Şüpheliler arasında görevde bulunan ve emekli emniyet mensuplarının da yer aldığı belirtildi. Operasyonun, soruşturma sürecine müdahale edildiği ve delillerin karartıldığı yönündeki iddialar kapsamında gerçekleştirildiği kaydedildi. 5 şüpheli adliyeye sevk edildi Operasyonda gözaltına alınan 11 şüpheliden 5’inin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 4’ü tutuklama, 1’i ise adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe gönderildi. Hakimlik, savcılığın talepleri doğrultusunda 4 şüphelinin tutuklanmasına, 1 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Tutuklu şüpheli sayısı 36’ya yükseldi Son tutuklamalarla birlikte Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklu şüpheli sayısı 36’ya yükseldi. Operasyonda gözaltına alınan diğer 6 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin ise sürdüğü bildirildi. Gülistan Doku 2020’den beri aranıyor Üniversite öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kayboldu. Doku’dan o tarihten bu yana haber alınamazken, olayla ilgili soruşturma ve arama çalışmaları farklı aşamalarda sürdürüldü. Son operasyonla birlikte soruşturma kapsamında yeni şüpheliler hakkında adli işlem başlatılırken, dosyadaki deliller ve soruşturma sürecine ilişkin incelemelerin devam ettiği bildirildi.

Aziz İhsan Aktaş’a yönelik suikast davasında 6 sanık tahliye edildi Haber

Aziz İhsan Aktaş’a yönelik suikast davasında 6 sanık tahliye edildi

19 sanık hakim karşısına çıktı Davanın ilk duruşması İstanbul 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra, silahlı saldırının hedefi olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş da müşteki sıfatıyla katıldı. Sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmezken, bazı sanıklar Aktaş ile herhangi bir tanışıklıklarının bulunmadığını ve olayla bağlantılarının olmadığını savundu. Emekli polis memuru tutuklu sanık Adem Kuru, Aktaş’ı daha önce hiç görmediğini ve kendisiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ileri sürdü. Tutuklu sanık Cem Çebi de herhangi bir suç örgütüne dahil olmadığını, dava konusu olayla ilgili emir veya talimat almadığını belirterek Aktaş’ı tanımadığını savundu. Aktaş: "Bana ve aileme saldırı yapılacağı söylendi" Duruşmada müşteki olarak beyanda bulunan Aziz İhsan Aktaş ise etkin pişmanlık kapsamında adli makamlara bilgi verdiğini ve bildiklerini anlattığını söyledi. Bu ifadeleri nedeniyle hedef haline getirildiğinin kendisine aktarıldığını belirten Aktaş, kendisi ve ailesine yönelik silahlı saldırı gerçekleştirileceği yönünde bilgi aldığını ve bu nedenle koruma altında olduğunu ifade etti. Aktaş, davaya konu kişilerle kişisel bir tanışıklığı veya husumeti bulunmadığını savunarak, buna rağmen adının bazı mesajlarda geçmesinin araştırılması gerektiğini söyledi. Özellikle "Aziz İhsan Aktaş" ifadesinin bazı mesajlarda "Opet" kelimesiyle birlikte kullanılmasına dikkat çeken Aktaş, mesajların yalnızca isminin değil, şirketine ait akaryakıt istasyonunun adresinin de bilindiğine işaret ettiğini öne sürdü. Aktaş, kendisini ve ailesini hedef alan eylem iddiasıyla ilgili sorumluluğu bulunan kişilerden şikayetçi olduğunu belirterek, davaya konu delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesini talep etti. Selahattin Yılmaz: Mesaj saldırı hazırlığıyla ilgili değil Tutuklu sanık Selahattin Yılmaz ise dosyada yer alan "Opet Aziz İhsan Aktaş" şeklindeki mesajın silahlı saldırı hazırlığıyla ilgisinin bulunmadığını savundu. Mesajın, Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinden yaklaşık üç ay önce gönderildiğini belirten Yılmaz, bu nedenle Aktaş’ın ilerleyen süreçte itirafçı olacağını önceden bilmesinin mümkün olmadığını ileri sürdü. Yılmaz, söz konusu akaryakıt istasyonundan yaklaşık 25 yıldır alışveriş yaptığını ve istasyonun bulunduğu bölgenin kendi yaşam alanına yakın olduğunu ifade etti. İstasyonun kapalı olduğunu görünce nedenini merak ederek bir arkadaşına sorduğunu söyleyen Yılmaz, bu mesajın saldırı hazırlığı olarak değerlendirilmesini kabul etmedi. 6 sanık tahliye edildi Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın tahliyesine karar verdi. Heyet, Selahattin Yılmaz ile Cem Duman’ın tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 5 Ekim 2026 tarihine ertelendi. Yargılama, dosyadaki deliller ve sanıkların savunmalarının değerlendirilmesiyle devam edecek.

Mardin Midyat’ta 27 Yaşındaki Bedriye Naz’ın Ölümüyle İlgili Soruşturma Sürüyor Haber

Mardin Midyat’ta 27 Yaşındaki Bedriye Naz’ın Ölümüyle İlgili Soruşturma Sürüyor

Mardin’in Midyat ilçesinde 11 Ağustos’ta 5’inci kattaki dairenin balkonundan düşerek hayatını kaybeden 27 yaşındaki Bedriye Naz’ın ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor. Naz’ın ailesinin avukatı Gurbet Bilbay, olayın düşme değil, cinayet olduğunu savunurken, genç kadının eşi Levent Naz tutuklandı. Olay, Midyat’ın Bağlar Mahallesi’nde bulunan Tanlar Sitesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 4 çocuk annesi Bedriye Naz, 5’inci kattaki dairenin balkonundan düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrolde Naz’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, Bedriye Naz ile olaydan önce tartıştıkları iddia edilen eşi Levent Naz (32) gözaltına alındı. Levent Naz, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ailesinin avukatı: “Düşmedi, atıldı, öldürüldü” Soruşturma sürerken Bedriye Naz’ın ailesinin avukatı Gurbet Bilbay, olayın aydınlatılması ve tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. Bilbay, Bedriye Naz’ın yaklaşık bir yıl önce boşanmak istediğini ancak bu talebinin eşi tarafından engellendiğini öne sürdü. Olayın yalnızca bir “düşme” vakası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Bilbay, cinayet şüphesinin araştırılmasını istedi. Avukat Bilbay ayrıca Bedriye Naz’ın olaydan kısa süre önce kardeşini aradığını, olay sonrasında ise eşi Levent Naz’ın eniştesini aradığını ve bazı ifadeler kullandığını öne sürdü. Söz konusu telefon görüşmelerine ilişkin kayıtların bulunduğunu belirten Bilbay, soruşturma kapsamında bu kayıtların incelenmesinin önem taşıdığını ifade etti. Bilbay, ailenin adalet beklentisini dile getirerek soruşturmanın kapsamlı şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu. Ablası: “4 çocuğunu annesiz bıraktı” Bedriye Naz’ın ablası Filiz Dilekçi de kardeşinin ölümüne ilişkin yaptığı açıklamada olayın cinayet olduğunu savundu. Kardeşinin 5’inci kattan eşi tarafından itildiğini öne süren Dilekçi, yaşananların ardından dört çocuğun annesiz kaldığını söyledi. Dilekçi, kardeşinin ölümünün ardından ailesinin büyük bir acı yaşadığını belirterek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların adalet önünde hesap vermesini istedi. Soruşturmanın sonucu bekleniyor Bedriye Naz’ın ölümüyle ilgili adli soruşturma devam ederken, olayın nasıl gerçekleştiğinin yürütülecek inceleme ve deliller sonucunda netlik kazanması bekleniyor. Ailenin avukatı ve yakınları olayın cinayet olduğunu savunurken, soruşturma kapsamında elde edilecek deliller, adli incelemeler ve mahkeme süreci olayın hukuki niteliğinin belirlenmesinde önem taşıyacak.

Faili Meçhul Dosyalarda Yeni Gelişme: 17 Yıllık Bebek Cinayeti Aydınlatıldı, 2022'deki Ceyhan Cinayetinde 5 Tutuklama Haber

Faili Meçhul Dosyalarda Yeni Gelişme: 17 Yıllık Bebek Cinayeti Aydınlatıldı, 2022'deki Ceyhan Cinayetinde 5 Tutuklama

Faili meçhul dosyalarda yeni dönem Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yıllardır çözülemeyen suç dosyalarının yeniden incelendiğini ve önemli sonuçlar elde edildiğini duyurdu. Gürlek, geçmişte kamuoyunda derin iz bırakan olayların aydınlatılmasının yalnızca suçluların adalet önüne çıkarılması açısından değil, aynı zamanda hukuk sistemine duyulan güvenin güçlendirilmesi bakımından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Bakan Gürlek, "Çözülen her dosya, mağdur yakınlarının yıllardır taşıdığı acının bir nebze olsun hafiflemesine, toplum vicdanındaki yaraların sarılmasına ve adalet duygusunun güçlenmesine katkı sağlamaktadır." ifadelerini kullandı. Bandırma'daki bebek cinayetinde 17 yıl sonra kritik gelişme Açıklamada yer verilen ilk dosya, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde 10 Mayıs 2009 tarihinde bir çöp konteynerinde poşet içerisinde ölü bulunan kız bebeğe ilişkin soruşturma oldu. Olayın ardından bebeğin annesi yargılanarak 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak soruşturma kapsamında bebeğin biyolojik babasının kimliği uzun yıllar boyunca belirlenememişti. Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte soruşturma ekipleri mevcut delilleri modern kriminal yöntemlerle yeniden değerlendirdi. Parmak izi ve DNA incelemesi dosyayı çözdü Yeniden yapılan incelemelerde, bebeğin bulunduğu poşet üzerinde U.C. isimli şüpheliye ait parmak izi tespit edildi. Soruşturma bununla da sınırlı kalmadı. Tanık ifadeleri, cezaevi ziyaretçi kayıtları ve Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen DNA analizleri birlikte değerlendirildi. Elde edilen bulgular sonucunda U.C.'nin bebeğin biyolojik babası olduğu belirlendi. Toplanan deliller doğrultusunda gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece "çocuğa karşı kasten öldürme"suçundan tutuklandı. Bu gelişme, yaklaşık 17 yıldır tam anlamıyla aydınlatılamayan dosyada önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ceyhan'daki motosikletli saldırı yeniden incelendi Bakan Gürlek'in açıkladığı ikinci dosya ise Adana'nın Ceyhan ilçesinde 4 Haziran 2022 tarihinde meydana gelen silahlı cinayet oldu. Olayda Eyyüp Özbadem, motosikletli saldırganların açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmişti. Faili meçhul dosyalar kapsamında yeniden ele alınan soruşturmada teknolojik veriler ve kriminal incelemeler detaylı biçimde analiz edildi. HTS kayıtları ve kameralar cinayeti çözdü Soruşturma kapsamında; HTS ve baz istasyonu kayıtları, Güvenlik kamerası görüntüleri, Kriminal raporlar, Tanık ifadeleri birlikte değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin H.A. isimli şüphelinin azmettirmesiyle B.G. ve S.B. tarafından işlendiği tespit edildi. Soruşturmada ayrıca M.A. ile O.K.'nin saldırganlara yardım ettiği belirlendi. Bunun yanında olay öncesine ait güvenlik kamerası görüntülerinin M.Ö. ve U.Ö. tarafından silinerek delillerin karartıldığı da ortaya çıkarıldı. Operasyon kapsamında cinayetle bağlantılı 5 şüpheli tutuklanırken, delilleri gizlediği belirlenen 2 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. "Hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek" Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasında Bandırma ve Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılıkları ile soruşturmalarda görev alan emniyet personeline teşekkür etti. Faili meçhul suçların çözülmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla süreceğini belirten Gürlek, şu mesajı verdi: "Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek. Hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürmeye, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldırmaya devam edeceğiz." Teknolojik incelemeler soruşturmalara yön veriyor Son yıllarda adli bilişim, DNA analizleri, parmak izi incelemeleri ve dijital delil değerlendirme yöntemlerinde yaşanan gelişmeler, uzun yıllardır çözülemeyen birçok dosyanın yeniden açılmasını mümkün kılıyor. Uzmanlar, özellikle gelişmiş kriminal laboratuvar teknikleri sayesinde yıllar önce elde edilen delillerin bugün çok daha hassas yöntemlerle incelenebildiğine dikkat çekiyor. Bu durum, zamanaşımı engeli bulunmayan ağır suçlarda yeni şüphelilere ulaşılmasını kolaylaştırırken, mağdur yakınlarının adalet beklentisinin karşılanmasına da katkı sağlıyor. Yetkililer ise faili meçhul cinayetler başta olmak üzere kamu vicdanını yaralayan tüm dosyaların yeniden değerlendirilmeye devam edeceğini ve yeni delillere ulaşıldıkça soruşturmaların genişletileceğini belirtiyor. Faili meçhullerin aydınlatılması; suçluların adalet önünde hesap vermesi, "cezasızlık algısı"nın ortadan kaldırılması ve vatandaşlarımızın hukuk sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çözülen her dosya, mağdurlarımızın yakınlarının yıllardır… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 1, 2026

Adalet Bakanı Akın  Gürlek, Kübra Yapıcı cinayetinin aydınlatıldığını bildirdi Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kübra Yapıcı cinayetinin aydınlatıldığını bildirdi

Gürlek, X hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, "Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı kılma" vizyonu doğrultusunda Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca faili meçhul dosyalara karşı ortaya koydukları iradeyle dün gece bir cinayetin daha aydınlatıldığını belirtti. Antalya'da 30 Nisan gecesi kaybolan Kübra Yapıcı'nın katil zanlılarının Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü koordinasyonuyla kıskıvrak yakalandığını ifade eden Gürlek, şunları kaydetti: "Devletimizin tüm imkanlarını seferber ettiği bu süreçte, hızlı reaksiyon, etkin teknik takip ve kurumlar arası işbirliğiyle çelişkili ifadeler deşifre edildi, cinayetin işlendiği yer ve deliller tek tek ortaya çıkartıldı, failler farklı illerde yakalanarak adalete teslim edildi. Yürüttükleri titiz soruşturma dolayısıyla Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, büyük bir özveri ile çalışan emniyet ve jandarma teşkilatlarımıza, soruşturmanın seyrine HTS-baz verilerini ivedilikle paylaşarak önemli katkı sunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuza teşekkür ediyorum. Hiçbir suçun cezasız kalmaması, hiçbir dosyanın faili meçhul olarak karanlıkta bırakılmaması için adalet ve güvenlik teşkilatları olarak eşgüdüm içerisinde omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz. Bu acı olayda metanetini koruyarak evladının izini süren acılı babaya başsağlığı diliyor, adaletin tesisi için gece gündüz demeden görev yapan tüm yargı ve güvenlik mensuplarımızı tebrik ediyorum." Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde “Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı kılma” vizyonumuz doğrultusunda Adalet ve İçişleri Bakanlıkları olarak faili meçhul dosyalara karşı ortaya koyduğumuz irade ile DÜN GECE bir cinayet daha aydınlatıldı. Antalya’da 30 Nisan… — Akın Gürlek (@abakingurlek) May 6, 2026 Bakan Gürlek’in duyurduğu Kübra Yapıcı cinayetinin ayrıntıları çıktı: Cesedi yakıp baraja atmışlar Adalet Bakanı Akın Gürlek’in aydınlatıldığını duyurduğu Kübra Yapıcı cinayetinin failleri yakalandı. Faillerin itirafları kan dondurdu. Silahla öldürülen genç kadının cesedinin yakıldığı ve kemiklerinin baraj suyuna atıldığı ortaya çıktı. Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, Antalya'da 30 Nisan gecesi kaybolan Kübra Yapıcı'nın katil zanlılarının Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü koordinasyonuyla kıskıvrak yakalandığını duyurdu. Yakalanan zanlıların itirafları ile Kübra Yapıcı’nın öldürüldüğü ortaya çıktı. Babası birebir iz sürdü Manavgat, Serik ve Burdur cumhuriyet başsavcılıklarının faili meçhul suçları araştırma birimleriyle koordineli hızlı reaksiyonu ve acılı baba Yunus Yapıcı'nın birebir iz sürmesi sayesinde Kübra Yapıcı cinayeti kısa sürede aydınlatıldı. Antalya'da yaşayan Kübra Yapıcı'dan 30 Nisan gecesi saat 02.00'den sonra haber alınamaması üzerine korku dolu süreç başladı. Baba Yunus Yapıcı, kızının hayatından endişe ederek aynı gün Serik Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yapılan ilk incelemelerde genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez'deki bir kafede iki erkekle birlikte oturduğu ve saat 04.45'te bu kişilerle mekândan ayrıldığı güvenlik kameralarıyla net şekilde belirlendi. Babanın ifadesi Şüpheli isimlere ulaşıldı, çelişkili ifadeler dikkat çekti Soruşturma derinleştikçe "Ata" ve "Umut" isimlerini kullanan iki şahsın izine ulaşıldı. Ancak verilen ifadeler olayın seyrini değiştirdi. "Umut" isimli şüpheli, Kübra'yı bir market önünde bıraktığını iddia etti. Fakat yapılan saha incelemesinde o saatlerde marketin kapalı olduğu ortaya çıktı. Bu çelişki, şüpheleri daha da güçlendirdi. Baba gerçek kimliklerine ulaştı Tam bu noktada devreye giren baba Yunus Yapıcı, yürüttüğü bireysel araştırmalarla şüphelilerin gerçek kimliklerine ulaştı ve bu bilgileri savcılıkla paylaştı. Kübra'nın yanındaki 2 kişi ile kafedeki görüntüsü Korkunç itiraf: Ormanda öldürdüler, cesedi yaktılar Elde edilen deliller doğrultusunda yakalanan İlyas Umut D.'nin alınan ifadesi, cinayetin vahşetini gözler önüne serdi. İlyas Umut D., Kübra Yapıcı'nın diğer şüpheli Ata Berk S.'ye borcu olduğu gerekçesiyle Burdur'daki ormanlık alana götürüldüğünü ve burada silahla öldürüldüğünü anlattı. İtirafa göre cinayet sonrası ceset önce gömüldü, ardından tekrar çıkarılarak yakıldı. Parçaların bir kısmı ise baraj sularına atıldı. Bu kan donduran detaylar üzerine Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve jandarma teşkilatı da sürece dahil oldu. Cesedin yakıldığı varil Deliller tek tek ortaya çıktı Şüpheli beyanları doğrultusunda yapılan aramalarda, ormanlık alanda Kübra Yapıcı'ya ait olduğu değerlendirilen yanmış ceset parçalarına ulaşıldı. Bu bulgular, cinayetin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması adına kritik bir eşik oldu. Soruşturma kapsamında İlyas Umut D. gözaltına alınırken, cinayetin diğer faili olduğu değerlendirilen Ata Berk S., İstanbul'da kıskıvrak yakalandı. Cinayet mahalli Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı sınırlarında kaldığından dosyanın burada ikmal edileceği ve yargılamanın yapılacağı öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.