Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deaş

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Deaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa'da DEAŞ operasyonu: 7 şüpheli tutuklandı, 6,5 kilo altın ele geçirildi Haber

Şanlıurfa'da DEAŞ operasyonu: 7 şüpheli tutuklandı, 6,5 kilo altın ele geçirildi

Şanlıurfa'da DEAŞ'a finans operasyonu Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, DEAŞ'a üye olma ve terör örgütüne finansal destek sağlama iddiaları üzerine çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında ekipler, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ile HTS kayıtlarını inceledi. Yapılan araştırmalarda bazı şüphelilerin DEAŞ ile bağlantılı olduğu değerlendirilen ve haklarında mal varlığı dondurma kararı bulunan kişilere para transferi gerçekleştirdiği belirlendi. İncelemelerde şüphelilerin gerçekleştirdiği işlemlerin toplam hacminin yaklaşık 16 milyon 500 bin lira olduğu ve bu işlemler aracılığıyla terör örgütüne finansal destek sağlandığı değerlendirildi. Kuyumcu dükkanı üzerinden finans desteği iddiası Soruşturma kapsamında şüphelilerden birinin kent merkezinde kuyumcu dükkanı açtığı ve bu iş yeri üzerinden DEAŞ'a finansman sağladığı yönünde tespitlere ulaşıldı. Elde edilen bilgiler doğrultusunda 8 şüphelinin yakalanması amacıyla belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Aramalarda altın, para ve silah ele geçirildi Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda önemli miktarda para ve değerli eşyanın yanı sıra silah ele geçirildi. Aramalarda; 6,5 kilogram altın, 432 bin lira, 132 bin dolar, 1 ruhsatsız tabanca, 50 fişek ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Ele geçirilen dijital materyallerin ve diğer delillerin soruşturma kapsamında incelemeye alındığı belirtildi. 7 şüpheli tutuklandı Operasyonda gözaltına alınan 8 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler daha sonra adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 7'si tutuklanırken, 1 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Şanlıurfa'da DEAŞ'ın finans kaynaklarının ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Sultanbeyli’de DEAŞ operasyonunun ayrıntıları ortaya çıktı: Otogarda polise ateş açtı Haber

Sultanbeyli’de DEAŞ operasyonunun ayrıntıları ortaya çıktı: Otogarda polise ateş açtı

Pendik ve Tuzla’daki operasyonlardan kaçtı Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin koordineli çalışmaları kapsamında, DEAŞ silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu ve Türkiye’de terör saldırısı gerçekleştirmeyi planladığı değerlendirilen Berkan Çil’in yakalanması için çalışma başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında Pendik ve Tuzla’da belirlenen iki adrese operasyon düzenledi. Ancak Berkan Çil’in operasyon sırasında ekiplerden kaçarak izini kaybettirdiği öğrenildi. Bunun üzerine şüphelinin yakalanması amacıyla çalışma genişletildi. Sultanbeyli Otogarı’ndan otobüs bileti aldığı belirlendi Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, Çil’in Sultanbeyli Otogarı’ndan hareket edecek bir otobüse bilet aldığı tespit edildi. Bunun üzerine otogar ve çevresinde güvenlik önlemleri artırılırken, ekipler şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Çil’in tespit edilmesinin ardından yakalama girişimi sırasında silahlı çatışma çıktı. Polise ateş açtı, ekipler karşılık verdi Berkan Çil’in üzerinde bulunan tabancayla görevli polis ekiplerine ateş açtığı belirtildi. Polislerin karşılık vermesi üzerine Çil etkisiz hale getirildi. Çatışma sırasında otogarda bulunan Tahsin P. (49) de yaralandı. Yaralı vatandaşın sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Öte yandan Çil ile irtibatlı olduğu değerlendirilen G.Ç. (48), Tuzla’da düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. İstanbul Valiliği: Tahkikat sürüyor İstanbul Valiliği tarafından olayın ardından yapılan açıklamada, Berkan Çil’in DEAŞ ile bağlantılı olduğu ve Türkiye’de terör saldırısı planladığının değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, Sultanbeyli’de gerçekleştirilen operasyon sırasında şüphelinin görevli polis memurlarına ateş açması üzerine karşılık verildiği ve Çil’in etkisiz hale getirildiği kaydedildi. Valilik ayrıca olay sırasında bir vatandaşın yaralandığını bildirerek, soruşturma ve incelemelerin sürdüğünü açıkladı.

MGK'dan kritik güvenlik zirvesi: Terör, bölgesel krizler ve Gazze mesajı öne çıktı Haber

MGK'dan kritik güvenlik zirvesi: Terör, bölgesel krizler ve Gazze mesajı öne çıktı

MGK'da kritik gündem: Terörle mücadeleden Gazze'ye uzanan kapsamlı değerlendirme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Türkiye'nin iç güvenliği, terörle mücadele stratejisi ve bölgesel gelişmeler kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. Yaklaşık 2 saat 15 dakika süren toplantının ardından yayımlanan 8 maddelik bildiri, Ankara'nın hem iç politikada hem de dış politikada izleyeceği güvenlik perspektifine ilişkin önemli mesajlar içerdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan toplantının ardından İletişim Başkanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan bildiride, terör örgütleriyle mücadele, NATO Zirvesi'nin sonuçları, Orta Doğu'daki gerilim, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye ve Irak'la yürütülen iş birlikleri ile Gazze'deki son gelişmeler ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Terörle mücadelede kararlılık mesajı Bildirinin ilk bölümünde Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik tehditlerin kapsamlı şekilde ele alındığı belirtildi. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve sınır ötesinde sürdürülen operasyonların değerlendirildiği ifade edilirken, güvenlik güçlerinin yürüttüğü faaliyetlerin etkinliği Kurul üyelerine aktarıldı. Toplantıda son dönemde yaşanan uluslararası gelişmelerin Türkiye'nin güvenlik politikalarına olası etkileri de değerlendirilirken, sınır güvenliği ve bölgesel riskler üzerinde duruldu. "Terörsüz Türkiye" hedefinde yeni aşama MGK bildirisinin dikkat çeken başlıklarından biri de "Terörsüz Türkiye" süreci oldu. Kurulda, terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik yürütülen çalışmaların geldiği nokta değerlendirildi. Açıklamada, yalnızca Türkiye'nin değil bölgenin güvenlik ve istikrarını da hedefleyen stratejik adımların yeni aşamalarına ilişkin kapsamlı istişareler gerçekleştirildiği belirtildi. Bu vurgu, Ankara'nın terörle mücadeleyi sadece askeri değil, uzun vadeli güvenlik politikalarının temel unsuru olarak gördüğünü ortaya koydu. FETÖ ile mücadele gündemdeki yerini koruyor Toplantıda 15 Temmuz darbe girişiminin onuncu yılı dolayısıyla FETÖ ile mücadelede gelinen son durum da ele alındı. Bildiride, darbe girişiminin ardından yürütülen operasyonların kararlılıkla sürdüğü belirtilirken, örgütün tüm yapılanmalarının tamamen etkisiz hale getirilmesine yönelik çalışmaların aynı hassasiyetle devam edeceği ifade edildi. Yetkililer, devlet kurumlarındaki güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesi ve olası yeni yapılanmaların önlenmesine yönelik tedbirlerin sürdürüldüğünü vurguladı. NATO Zirvesi Türkiye'nin diplomatik rolünü güçlendirdi MGK'nın dış politika başlıklarından biri de Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi oldu. Kurulda yapılan değerlendirmelerde zirvenin ittifak açısından kritik bir dönüm noktası olduğu belirtilirken, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı teknolojik kapasite ve askeri kabiliyetlerinin müttefiklerle paylaşılmasına yönelik yapıcı yaklaşımının altı çizildi. Bu değerlendirme, Türkiye'nin NATO içerisindeki etkin rolünü sürdürme iradesinin devam ettiğine işaret eden önemli mesajlardan biri olarak öne çıktı. İran-ABD gerilimi küresel risk olarak değerlendirildi Bildiride İran ile ABD arasında yeniden yükselen askeri gerilimin yalnızca iki ülkeyi değil tüm bölgeyi etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Özellikle enerji koridorları ve uluslararası ticaret yolları üzerindeki risklere vurgu yapılırken, taraflara askeri yöntemlerden uzak durmaları ve diplomatik müzakere süreçlerine yeniden dönmeleri çağrısı yapıldı. Uzmanlara göre bu değerlendirme, Türkiye'nin bölgesel krizlerde dengeleyici ve diplomatik çözüm odaklı dış politika yaklaşımını sürdürdüğünü gösteriyor. Karadeniz ve Suriye başlıkları da masadaydı MGK toplantısında Rusya-Ukrayna savaşının geldiği aşama da ayrıntılı biçimde ele alındı. Bildiride, çatışmanın Karadeniz ve Hazar havzasına yayılmasının yeni güvenlik riskleri oluşturabileceği belirtilirken, savaşın daha geniş coğrafyalara taşınmasının çözüm üretmeyeceği ifade edildi. Taraflara gerilimi düşürecek somut adımlar atılması çağrısı yapıldı. Diğer yandan Suriye ve Irak ile geliştirilen güvenlik iş birliklerinin bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Türkiye'nin terörle mücadele, sınır güvenliği ve bölgesel iş birliği alanlarında komşu ülkelerle koordinasyonu artırmaya devam edeceği mesajı verildi. Gazze konusunda uluslararası topluma çağrı MGK bildirisinin son bölümünde Gazze'deki gelişmeler geniş yer buldu. Gazze Barış Planı kapsamında belirli ilerlemeler sağlanmasına rağmen ateşkes ihlallerinin devam ettiği belirtilirken, İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri ve kutsal mekanlara yönelik eylemleri eleştirildi. Özellikle Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan gelişmelerin bölgesel tansiyonu artırdığına dikkat çekilen bildiride, uluslararası toplumun daha net ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği vurgulandı. MGK bildirisi Türkiye'nin güvenlik stratejisinin yol haritasını ortaya koydu Toplantı sonrasında yayımlanan sekiz maddelik bildiri değerlendirildiğinde, Türkiye'nin güvenlik politikalarının yalnızca terörle mücadeleyle sınırlı olmadığı görülüyor. Bölgesel krizlerin yönetimi, diplomatik girişimler, NATO içerisindeki rol, sınır güvenliği ve Orta Doğu'daki gelişmeler birlikte ele alınarak çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımı benimsendiği mesajı verildi. Analistler, MGK kararlarının önümüzdeki dönemde hem iç güvenlik politikalarının şekillenmesinde hem de Türkiye'nin dış politika hamlelerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.

Macron: Irak'taki askeri üssümüzde bir askerimiz hayatını kaybetti Haber

Macron: Irak'taki askeri üssümüzde bir askerimiz hayatını kaybetti

İran, Irak'ın Erbil kentinde Peşmerge ve Fransız askerlerinin konuşlu olduğu askeri üsse kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenledi. Yerel kaynaklar, saldırı sırasında üs içerisinde birden fazla patlama meydana geldiğini ve tesisin bazı noktalarında büyük çaplı yangın çıktığını bildirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Irak'ın Erbil kenti yakınlarındaki saldırıda bölgedeki Fransız birliğinden bir askerin öldüğünü, askerlerden birkaçının yaralandığını bildirdi. Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Fransız taburundan astsubay Arnaud Frion'un öldüğünü ve "askerlerinden birkaçının yaralandığını" belirtti. Macron : Bu Saldırı Kabul Edilemez "2015'ten beri DEAŞ'a karşı mücadele eden güçlerimize yönelik bu saldırı kabul edilemez." ifadesini kullanan Macron, Irak'taki askeri mevcudiyetlerinin bütünüyle terörle mücadele kapsamında olduğu ve bölgedeki savaşın bu tür saldırıları meşru gösteremeyeceğini vurguladı." Erbil Valisi, saldırı sonucunda 6 Fransız askerinin yaralandığını ve “yaralarının hafif olduğunu” belirtti. Xoşnaw, "İki yaralı daha olabileceğine dair bilgiler var, ancak bu henüz kesinleşmedi. Yaralılardan dördü şu an hastaneye kaldırıldı" dedi. Saldırıda herhangi bir Peşmergenin yaralanmadığını kaydeden Erbil Valisi, Fransız askerlerinin Uluslararası Koalisyon bünyesinde söz konusu ortak üste Peşmerge güçlerine eğitim verdiğini ifade etti. Fransa Genelkurmay Başkanlığı, 6 Fransız askerin yaralandığını doğruladı Fransa Genelkurmay Başkanlığı da 6 Fransız askerin yaralandığını bildirdi. Fransız basınındaki haberlere göre, Fransa Genelkurmay Başkanlığı, 6 Fransız askerin bir insansız hava aracı (İHA) saldırısı sonucu yaralandığını doğruladı. Başkanlık “Fransız askerlerinin terörle mücadelede eğitim faaliyetleri kapsamında bölgede olduğunu” belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan : Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan : Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi" Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" "Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur" Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.

Nijerya'nın Kwara eyaletinde düzenlenen saldırılarda ölenlerin sayısı 170'e yükseldi Haber

Nijerya'nın Kwara eyaletinde düzenlenen saldırılarda ölenlerin sayısı 170'e yükseldi

Nijerya’nın Kwara eyaletinin Woro ve Nuku bölgelerinde düzenlenen saldırılarda ölü sayısı 170’e yükseldi. Kwara Eyalet Meclisi Milletvekili Saidu Baba Ahmed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ölü sayısının 170’e çıktığını söyledi. Ahmed, “Elimdeki bilgilere göre ölü sayısı 170'e yükseldi. Bu nedenle halkımız hala çalılıklarda daha fazla ceset arıyor. 35 kadın kaçırıldı. Hayatta kalanlar da çalılıklara sığınıyor.” dedi. Kwara Valisi Abdulrahman Abdulrazaq da “Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu, faillere karşı ‘Savannah Shield Operasyonu’ kapsamında bir ordu taburunun derhal konuşlandırılmasını onayladı.” açıklamasında bulundu. Kwara Merkez Senatörü Saliu Mustapha, yaptığı yazılı açıklamada, silahlı bir grubun dün gece eyaletin Woro ve Nuku bölgelerinde saldırılar düzenlediğini bildirmişti. Nijerya, uzun süredir ülkenin farklı bölgelerinde silahlı çetelerin yanı sıra terör örgütleri Boko Haram ve DEAŞ’ın Batı Afrika kolu ISWAP’ın saldırılarına da maruz kalıyor. Cumhurbaşkanı Tinubu, orduyu bölgeye sevk etti Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Tinubu, 3 Şubat gecesi Woro ve Nuku bölgelerinde meydana gelen silahlı saldırının ardından olay bölgesine bir taburun konuşlandırılması talimatını verdi. Yeni askeri birliğin "Operation Savannah Shield" adıyla görev yapacağı, Boko Haram başta olmak üzere, terör unsurlarının etkisiz hale getirilmesinin ve savunmasız toplulukların korunmasının hedeflendiği bildirildi. Açıklamada ifadelerine yer verilen Nijerya Cumhurbaşkanı, saldırıları "korkakça ve insanlık dışı" olarak nitelendirerek saldırganların "savunmasız hedefleri" seçmesini sert sözlerle kınadı. Saldırıların, aşırı ve şiddet yanlısı ideolojiyi reddeden Müslüman köylüleri hedef aldığına dikkati çeken Tinubu, bölge halkının barış talebinin takdir edilmesi gerektiğini belirtti. Nijerya Cumhurbaşkanı, federal ve eyalet kurumları arasında işbirliği çağrısında bulunarak saldırıdan etkilenenlere acil yardım ulaştırılması ve faillerin adalet önüne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Kwara Eyalet Meclisi Milletvekili Saidu Baba Ahmed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Woro ve Nuku bölgelerinde 3 Şubat gecesi düzenlenen saldırılarda ölü sayısının 170'e yükseldiğini, 35 kadının kaçırıldığını ve hayatta kalanların çalılıklara sığındığını belirtmişti. Nijerya, uzun süredir ülkenin farklı bölgelerinde silahlı çetelerin yanı sıra terör örgütleri Boko Haram ve DEAŞ'ın Batı Afrika kolu ISWAP'ın saldırılarına da maruz kalıyor. kaynak : AA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.