Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Danıştay

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Danıştay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Danıştay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üniversitede kopya cezası davası: Danıştay’dan iptal kararı Haber

Üniversitede kopya cezası davası: Danıştay’dan iptal kararı

Danıştay 8’inci Dairesi, üniversite öğrencilerinin disiplin cezalarının sicilde süresiz tutulmasına ilişkin mevzuat eksikliğini hukuka aykırı buldu. Daire, cezaların belirli şartlar ve süre sonunda silinmesine yönelik başvuruyu reddeden YÖK ve üniversite işlemlerinin iptaline oy çokluğuyla karar verdi. Danıştay 8’inci Dairesi, üniversite öğrencilerinin disiplin cezalarının sicilden silinmesine ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Daire, disiplin cezalarının ne kadar süreyle saklanacağı ve hangi koşullarda silineceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamasının öğrencileri hukuki açıdan korumasız bıraktığına hükmetti. Karara konu olay, İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinin hukuk fakültesinde öğrenim gören bir öğrenciye, kopya çektiği gerekçesiyle 28 Haziran 2019’da “uyarma” cezası verilmesiyle başladı. Öğrenci, cezanın sicilinden silinmesi için 3 Temmuz 2019’da üniversiteye başvurdu. Ancak üniversite rektörlüğü, 9 Ağustos 2019’da bu talebi reddetti. Bunun üzerine öğrenci, 17 Eylül 2019’da Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) başvurdu. KDK, 17 Mart 2020’de öğrenci lehine tavsiye kararı verdi. Öğrencinin kararın uygulanması için üniversiteye yaptığı yeni başvuru ise Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) bu konuda düzenleme yapması gerektiği gerekçesiyle kabul edilmedi. Öğrenci daha sonra YÖK’ten disiplin cezalarının sicilden silinmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılmasını istedi. Başvuruya yanıt verilmemesi üzerine talep zımnen reddedilmiş sayıldı. Öğrenci, hem YÖK’ün hem de üniversitenin işlemlerinin iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Danıştay: Öğrenciler disiplin cezaları konusunda korumasız bırakılıyor Davayı inceleyen Danıştay 8’inci Dairesi, yükseköğretim öğrencilerine verilen disiplin cezalarının sicilde ne kadar süre tutulacağı, hangi şartlarda kullanılacağı ve ne zaman silineceği konusunda mevzuatta açık hüküm bulunmadığını tespit etti. Kararda, disiplin cezası ile öğrencinin gerçekleştirdiği eylem arasında makul bir denge kurulması gerektiği vurgulandı. Öğrencilerin anlık hataları nedeniyle aldıkları cezaların neredeyse ömür boyu dosyalarında saklanmasının kabul edilebilir olmadığı değerlendirmesine yer verildi. Daire, düzenleme eksikliğinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmadığına dikkat çekti. Adli sicil kayıtları örnek gösterildi Danıştay kararında, adli sicil kayıtlarının dahi belirli şartlar altında silinmesini sağlayan yasal düzenlemelerin bulunduğu hatırlatıldı. Öğrenci disiplin cezalarının kullanılması ve sicilden silinmesine ilişkin hukuki boşluğun öğrenciler aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanmaması gerektiği belirtildi. Disiplin cezalarının sicilde süresiz tutulması ve talep üzerine başka kurum ve kuruluşlarla paylaşılmasının, öğrencilerin ileride yapacakları başvuruları olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Bu durumun öğrencilerin diğer adaylarla eşit haklara sahip olamamasına yol açabileceği kaydedildi. YÖK ve üniversitenin ret kararları iptal edildi Danıştay 8’inci Dairesi, disiplin cezalarının belirli şartlar ve süreler sonunda sicilden silinmesine yönelik düzenleme yapılması talebinin YÖK tarafından zımnen reddedilmesini hukuka aykırı buldu. Daire, öğrencinin cezasının sicilden silinmesi talebini reddeden üniversite işlemini de hukuka aykırı değerlendirdi. Böylece hem YÖK’ün zımni ret işlemi hem de üniversitenin ret işlemi, oy çokluğuyla iptal edildi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan Diyarbakır’daki Kürtçe tabelalarla ilgili suç duyurusu Haber

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan Diyarbakır’daki Kürtçe tabelalarla ilgili suç duyurusu

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Diyarbakır’daki Kürtçe tabelalarla ilgili olarak partisi adına suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Özdağ, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmek üzere belediye yöneticileri ve bazı ilçe belediye başkanları hakkında başvuru yapıldığını belirterek, Anayasa’nın 3. maddesinde Türkiye’nin dili olarak Türkçenin açıkça düzenlendiğini söyledi. “KAMU HİZMETLERİNİN TÜRKÇE GÖRÜLMESİ ZORUNLULUKTUR” Prof. Dr. Özdağ, belediyelerin “çok dilli belediyecilik” uygulamalarıyla Türkçe dışındaki dilleri kamu hizmetlerinde öne çıkardığını savunarak, bunun Anayasa’ya ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürdü. Danıştay’ın bu konuda daha önce verdiği bir karara da atıfta bulunan Özdağ, 2007 tarihli Sur Belediyesi kararında iki dilli uygulamanın yasaklandığını ve ilgili belediye yönetimi hakkında işlem yapıldığını hatırlattı. Açıklamasında yargının mevcut hukuki çerçeveyi uygulaması gerektiğini vurgulayan ve şu anda ortada hukuka aykırı bir durum bulunduğunu öne süren Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu konuda yargının harekete geçmesi için suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti. Ümit Özdağ’ın “Yargıdan beklediğiniz tam olarak nedir şu an için?” sorusuna verdiği yanıt: “Yasaların uygulanmasını bekliyoruz arkadaşlar. Anayasa’nın amir hükmünün ve bu konuyla ilgili Danıştay kararının uygulanmasını bekliyoruz. Şu anda hukuksuz bir durum söz konusu. Ve fiilî duruma hukuk kılıfı giydirilmeye bile çalışılmıyor. Bu normal kabul ediliyor. Bu normal değil. Bu, yasaya aykırı. Yani siz bir başka noktada yasayı çiğnediğiniz zaman yargı harekete geçiyor da burada yasanın çiğnendiği, Anayasa’nın çiğnendiği açıkken neden yargı harekete geçmiyor? İşte biz yargının harekete geçmesi için bu başvuruyu yaptık, suç duyurusunda bulunduk.”

Danıştay'dan Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB)'nin başvurusunda kısmi durdurma Haber

Danıştay'dan Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB)'nin başvurusunda kısmi durdurma

Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Nisan 2025 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak uygulamaya konulan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'e karşı açtığı davada kritik bir yargı kararı elde edildiğini bildirdi. TTB tarafından yapılan açıklamada, Danıştay 10. Dairesi'nin 4 Mayıs 2026 tarihli kararıyla yürütmenin durdurulması talebinin kısmen kabul edildiği belirtildi. Mahkeme, tıp merkezleri için şart koşulan en az 3 bin metrekare kapalı alan zorunluluğunu hukuka aykırı buldu. Kararda, bu şartın hekimlerin serbest meslek icra etme hakkını orantısız şekilde kısıtladığı ve hastaların sağlık hizmetine ulaşımını güçleştirdiği vurgulandı. Danıştay ayrıca, hekimlerin tabi tutulduğu sözleşme zorunluluğuna dair düzenlemenin, planlama ve gerekçe eksikliği sebebiyle hukuka uygun olmadığına hükmetti. Mahkeme, idari takdir yetkisinin kamu yararı, sağlık hizmeti gereklilikleri ve hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan şekilde kullanıldığını tespit etti. Kararın devamında, bir hekimin farklı bir tıp merkezinde işlem yapabilmesi için getirilen özel izin şartının, prosedürdeki belirsizlikler nedeniyle yürütmesinin durdurulduğu aktarıldı. Kota sınırlamasından muafiyet tanıyan geçici madde ile yönetmeliğin prensipler listesindeki bazı hükümlerin de hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Mahkeme, bu ilkelerin soyut ve muğlak yapısı nedeniyle keyfi uygulamalara zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti. Bununla birlikte Danıştay 10. Dairesi, yönetmelikte iptali talep edilen diğer maddelere ilişkin yürütmenin durdurulması istemini reddetti. TTB Hukuk Bürosu, söz konusu ret kararına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz yoluna gideceklerini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni anayasa mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni anayasa mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıl Dönümü ile Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni’nde yaptığı konuşmada yargı reformları ve yeni anayasa hedefiyle ilgili önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda idari yargı sisteminde önemli yapısal değişiklikler gerçekleştirildiğini belirterek, mahkeme sayısının 126’dan 245’e çıkarıldığını söyledi. Erdoğan, “İdare mahkemesi kurulu il sayısını 72’ye, vergi mahkemesi kurulu il sayısını 39’a yükselttik” dedi. “İSTİNAF SİSTEMİ İŞ YÜKÜNÜ AZALTTI” Yargı sistemindeki en önemli yeniliklerden birinin istinaf düzenlemesi olduğunu ifade eden Erdoğan, üç dereceli yargı sistemine geçişin Danıştay’ın içtihat mahkemesi niteliğini güçlendirdiğini kaydetti. İstinaf öncesi dönemde açılan dosya sayısının 186 bine yaklaştığını belirten Erdoğan, 2025 yılı sonunda bu rakamın 82 bine düştüğünü açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Reform irademiz ilk günkü gibi diri ve güçlüdür. Kamu idaresinde etkinliği, hesap verilebilirliği, katılımı ve şeffaflığı artıracak yeni adımlar atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Konuşmasında yeni anayasa tartışmalarına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin mevcut anayasal geçmişine dikkat çekerek, darbe dönemlerinde hazırlanan anayasalara eleştiriler yöneltti. “Hukuk devletinin ve hukuk üstünlüğünün temel dayanağı anayasal metinlerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin hâlâ “iyi bir anayasa” özlemi taşıdığını söyledi. Son iki anayasanın darbe ve hukuk dışı müdahalelerin ürünü olduğunu belirten Erdoğan, “Bu demokratik ayıbı gidermek Türk siyasetinin boynunun borcudur” dedi. https://twitter.com/iletisim/status/2053822978568114483 “ANAYASA TOPLUMUN METNİ OLMALI” Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasanın toplumun iradesini yansıtan sivil bir metin olması gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulunarak, “Anayasayı, darbecilerin veya seçkinlerin topluma dayattığı bir çerçeve olmaktan çıkarıp, toplumun kendisinin belirlediği bir metne dönüştürmek zorundayız.” dedi. Erdoğan, yeni anayasanın demokratikleşme sürecini güçlendirecek önemli bir adım olacağını ifade etti.

Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verildi Haber

Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verildi

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında seçim mitingi kapsamında belediyenin imkanlarını kullandığı iddiasıyla soruşturma izni verildi. Türkiye İçişleri Bakanlığı, 2023 yılında Karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi. Bakanlık, ilk soruşturmayı eski Fen İşleri Daire Başkanı Aziz Murat Seyrek hakkında verdiği öğrenildi. Ancak, bu araçları seçim çalışması kapsamında belediye başkanından habersiz kullanılamayacağı düşünülerek Yavaş hakkında yeni soruşturma izni verilmiş oldu. Yavaş'ın Danıştay 1. Dairesi'ne 10 gün içinde itiraz etme hakkı bulunuyor. Konser harcamaları NTV Muhabiri Mustafa Berber'in aktardığına göre, konser harcamalarına ilişkin yürütülen soruşturmanın bu soruşturmadan ayrı olduğu belirtildi. Yavaş, İçişleri Bakanlığı tarafından hakkında soruşturma izni verilmesine itiraz etmiş ve "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma yürütmesi için İçişleri Bakanlığı'ndan izin almasına gerek yoktur. Çağırırlarsa, gönüllü olarak ifadeye vermeye hazırız. Çünkü bizim gizleyecek, çekinecek, saklayacak hiçbir şeyimiz yoktur" demişti. Yavaş, daha önce yaptığı açıklamalarda iddiaların temelsiz olduğunu savunmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.