Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cumhurbaşkanı Erdoğan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Cumhurbaşkanı Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çelik: CHP Genel Başkanının “siyasi navigasyon” problemi vahim bir noktaya geldi Haber

Çelik: CHP Genel Başkanının “siyasi navigasyon” problemi vahim bir noktaya geldi

AK Parti Sözcüsü Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı grup toplantısında “ilahi okuyor” diye eleştirdiğini belirterek tepki gösterdi. CHP Genel Başkanının “siyasi navigasyon” probleminin vahim bir noktaya geldiğini söyleyen Çelik, "Tespitlerinin yanlışlığı ve teşhislerinin dayanaksızlığı konusunda kendi rekorlarını kırmaya devam ediyor" dedi. AK Parti'nin milletin partisi olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti: "Evlerde, yollarda vatandaşlarımızın dilinden düşmeyen güzel sözlerin, okul bahçelerinde çocuklarımızın cıvıl cıvıl neşesine eşlik eden ifadelerin AK Parti grup toplantımızda Cumhurbaşkanımız tarafından dillendirilmesi bizim ruh kökümüzün neticesidir." Özgür Özel'in, özgürlük denilmesi gereken yerde baskı ile öne çıkan, millet denilmesi gereken yere vesayet tabelası asan bir siyasi geleneği sürdürdüğü için bunları anlamadığını dile getiren Ömer Çelik, "AK Parti grubunda sadece milletin dili konuşulduğu için anlamakta zorluk çekiyor" açıklamasını yaptı. Çelik, ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğum gününü kutlayarak "Milletin adamı Cumhurbaşkanımızın doğum günü kutlu olsun. Sadece millete adanmış ve sadece milletin dilini konuşan yürüyüşünün daha nice bereketli yılları olsun." ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Somali’nin egemenliğini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez Haber

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Somali’nin egemenliğini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen panelde konuşan İletişim Başkanı Duran, Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yıl dönümünü kutlayarak, “Köklü bir kardeşliğe dayanan bu müstesna ilişkinin, karşılıklı güven ve ortak vizyon temelinde daha da güçlenerek geleceğe taşınacağına yürekten inanıyorum” dedi. Ramazan ayını tebrik ederek sözlerine başlayan Duran, Türkiye’nin Afrika politikasının özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2005 yılında başlatılan Afrika Açılımı ile ivme kazandığını belirtti. Duran, “Afrika, tarihsel ve kültürel manada bizim gönül coğrafyamızın her daim tamamlayıcı ve vazgeçilmez bir parçası olmuştur” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılında Somali’ye gerçekleştirdiği ziyareti “tarihî nitelikte” olarak tanımlayan Duran, “Tüm dünyada yankı uyandıran bu ziyaretin ardından kapsamlı bir dayanışma seferberliği hayata geçirilmiştir” diye konuştu. Türkiye’nin Afrika politikasının beş temel ilke üzerine kurulu olduğunu belirten Duran, ekonomik kalkınma desteği, güvenlik ve savunma sanayii iş birliği, arabuluculuk rolü, bölgesel örgütlerle iş birliği ve küresel meselelerde koordinasyon başlıklarına dikkat çekti. Duran, “Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmek, kıtanın asıl hikayesini ıskalamaktır. Afrika; genç ve dinamik nüfusu, kaynak zenginliği ve bölgesel entegrasyon adımlarıyla küresel ekonominin yeni çekim merkezlerinden biri haline gelmektedir” dedi. Türkiye’nin Afrika’daki varlığının bazı ülkeleri rahatsız ettiğini savunan Duran, “Bu devletler, Afrika kıtasını büyük güçlerin oyun sahası olarak görme hatasını devam ettirmektedirler” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesine ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Duran, 2005 yılında 12 olan büyükelçilik sayısının bugün 44’e çıktığını belirtti. Son 20 yılda karşılıklı ticaret hacminin 5 milyar dolardan yaklaşık 40 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Duran, “Bu kayda değer yükseliş, izlediğimiz samimi ve kararlı politikanın sonucudur” dedi. Duran, Türkiye’nin Afrika’daki varlığının yalnızca ekonomik olmadığını belirterek, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türk Hava Yolları, Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Diyanet Vakfı başta olmak üzere birçok kurumun sahada aktif rol üstlendiğini söyledi. Konuşmasında Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne vurgu yapan Duran, “Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan; bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez” dedi. İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açıkça karşı olduklarını belirten Duran, “Bu adımı, bölgenin hassas güvenlik dengesini zedeleyen ve Afrika Boynuzu’nu belirsizliğe sürükleyen son derece tehlikeli bir hamle olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Somali’nin yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, “Biz, bu tür dayatmalara karşı durmayı bir tercih değil, bir ilke olarak görüyoruz ve bu ilkeden asla geri adım atmayacağız” dedi. Duran, 2017 yılında açılan TÜRKSOM Askeri Eğitim Üssü ile 2024’te imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın iki ülke ilişkilerinde kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin Somali ile terör örgütü Eş-Şebab’a karşı birlikte mücadele ettiğini kaydeden Duran, “Somali’nin öz kaynaklarının Somali halkının yararına kullanılmasına önayak olduk” dedi. Enerji alanındaki iş birliğine değinen Duran, Oruç Reis araştırma gemisinin Ekim 2024-Haziran 2025 döneminde Somali açıklarında sismik araştırma yaptığını hatırlattı. Duran, “Somali açıklarında sondaj yapacak Çağrı Bey gemisini geçen hafta uğurladık” ifadelerini kullandı. Somali’de planlanan uzay üssü projesine de değinen Duran, “Bu heyecan verici projenin, Türkiye ve Somali’nin uluslararası prestijini artırmasının yanı sıra güvenlik, savunma sanayi, teknoloji paylaşımı gibi birçok alanda yeni imkanlara vesile olacağını öngörüyorum” dedi. Konuşmasının sonunda panelin barış, istikrar ve refaha katkı sunmasını temenni eden Duran, katılımcılara teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

Erdoğan: Sıfır Atık küresel hareket haline geldi Haber

Erdoğan: Sıfır Atık küresel hareket haline geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de gerçekleşen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin çevreye olan hassasiyetine ve sürdürülebilir projelere verdiği önemi vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa’da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz” dedi. Millet bahçeleri projelerine değinen Erdoğan, “81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini hizmete açtık” bilgisini paylaştı. Yerli otomobil markası Togg ve çevre projelerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli otomobil markamız Togg’u elektrikli olarak üretirken çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren her adımı ve her fikri samimiyetle destekliyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’nin önemine de değinerek, “Sıfır Atık Projesi, bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz; aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda, yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz; daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz” diye konuştu. https://twitter.com/iletisim/status/2024833623367573718 Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişenin yaklaşık dört asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları, insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursa olalım, iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. İşte bu dönemde gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfı farkında olmak ile sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmaya amaçlayan bir çevre hareketidir.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, KOP31 zirvesine ev sahipliği yapacaklarını da belirterek, “Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacağız; inşallah artık ‘söz değil, eylem zamanı’ diyeceğiz” dedi.

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı Haber

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı

İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti hem de yeni bakanlara başarı diledi. Kabinede yapılan değişikliğin ardından görevlerini devreden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından veda ve teşekkür mesajları paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararıyla İçişleri Bakanlığı görevini Mustafa Çiftçi’ye devredecek olan Ali Yerlikaya, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 4 Haziran 2023’te başladığı görevini devrettiğini belirterek, “Kıymetli kardeşim Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Yerlikaya, görev süresi boyunca verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederken, İçişleri Bakanlığı teşkilatının tüm mensuplarına da şükranlarını sundu. Yine Resmi Gazete'deki aynı kararname ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç ise açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yürütülen siyasi mücadelenin kendileri için her zaman bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. AK Parti’de üstlendiği çeşitli görevlerin ardından 4 Haziran 2023’te Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini hatırlatan Tunç, bu süreci millet ve devlet hizmeti açısından büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Tunç, 23 yıllık AK Parti iktidarları döneminde hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve demokratik reformlara katkı sunmaktan onur duyduğunu belirterek, “Bundan sonra da ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Tunç, Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek’e de yeni görevinde başarılar diledi.

"Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik" Haber

"Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin değerli genel başkanları, kıymetli genç kardeşlerim, saygıdeğer hanımefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kadirli'den Düziçi'ne, Hasanbeyli'den Toprakkale'ye, Sumbas'tan Bahçe'ye, Osmaniye'mizin dört bir yanındaki tüm kardeşlerime sizlerin vasıtasıyla selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde deprem bölgemiz başta olmak üzere buradan 81 ilimizin tamamına, 86 milyon vatandaşımızın her birine, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza en içten muhabbetlerimi iletiyorum. Cebelibereket Sancağı'nın merkezinde, Kuvayımilliye ruhunun ete kemiğe büründüğü yerde, Çukurova'nın bu bereketli ikliminde sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Millet olarak yüreklerimize kor bir ateş düşüren 6 Şubat depremlerinin birinci seneidevriyesinde sizlerle bir aradayız. Konuşmamın hemen başında asrın felaketinde ebediyete irtihal eden 53 bin 537 vatandaşımızın her birine Cenab-ı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Sizleri şehitlerimiz için buyurun birer Fatiha okumaya davet ediyorum. Rabbim deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekanlarını cennet eylesin. Bizleri de Peygamber Efendimiz'in Liva-ül Hamd ismiyle müsemma sancağı altında tüm şehitlerimizle inşallah haşru cem eylesin. "Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin" Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle rahmet-i rahmana kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız. Burada bulunan siz kıymetli kardeşlerime, sizlerin şahsında tüm depremzedelerimize ve milletimizin tamamına bugün bir kez daha sabr-ı cemil diliyorum. Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten muhafaza buyursun diyorum. Sevgili Osmaniyeliler, sevgili kardeşlerim; burada şu gerçeği tüm kalbimle bugün sizlerle paylaşmak isterim: Bakın bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemeyiz, zamanı durduramayız, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz. Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez. 6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını, kimi kardeşini, kimi canından çok sevdiği evladını, kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi. Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Dirayet sahibi Osmaniye'yi görüyorum. Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensuplarıyız. Biz Müslümanız. Acımız tabii ki fazla. Yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak bunlara sahip çıkacağız. İşte bugün sizlere baktığımda hamdolsun tüm bunları başarabilmiş en karanlık gecelerde hem devletine hem milletine güvenebilmiş el ele, sırt sırta, yürek yüreğe vererek bu zorlukların üstesinden gelebilmiş bir vakar tablosu, bir umut zaferi görüyorum. Bundan da büyük bir gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Eğilmediğiniz için, yıkılmadığınız için, umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Aziz milletim, değerli kardeşlerim; 6 Şubat 2023'te cumhuriyet tarihimizin en yıkıcı felaketiyle sarsıldık. 11 ilimizde 120 bin kilometrekarelik alanda yaşayan 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımızı kara toprağın bağrına verdik. 107 bin 213 kardeşimiz ise depremden yaralı olarak kurtuldu. 3,5 milyon vatandaşımızı bölgeden tahliye etmek durumunda kaldık. Deprem bölgesindeki 2 milyon 302 bin binadan yaklaşık 39 bin 555'i afet sırasında yıkıldı. 199 binin üzerinde bina ağır hasar alırken 36 bin bina ise orta hasarlı hale geldi. Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu. 2023 yılındaki milli gelirimizin yüzde 9'una tekabül eden bu tutar ülkemiz tarihinde doğal afetlerden kaynaklanan en ağır ekonomik kayıptır. Devlet olarak depremin ilk anından itibaren dakikalar içerisinde harekete geçtik ve 650 bin personelimizi hızlıca sahaya intikal ettirdik. Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimiz adanmışlık ruhuyla seferber oldu. Ve hamdolsun sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk. Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Sevgili Osmaniyeliler, tabii şurası da son derece üzüntü ve endişe vericidir: Biz vatandaşlarımızın hayatını kurtarmaya, onlara yepyeni bir gelecek sunmaya çalışırken maalesef ana muhalefetin başını çektiği bazı çevreler de bu depremden siyasi rant devşirmenin hesabını yapıyordu. Millet ve memleket hayrına ne kadar proje, eser, hizmet veya yatırım varsa hepsine çamur atmayı vazife sayan bu hazımsızlar; bu depremzedelerimizin acılarını menfaate çevirmeye, duygularını istismar etmeye çalıştılar. Deprem turistlerinin atmadıkları iftira, söylemedikleri yalan, yapmadıkları dezenformasyon kalmadı. Çıktılar hep bir ağızdan, koro halinde 'Devlet vatandaşını yalnız bıraktı' dediler. 'Arama kurtarma faaliyetleri, yardım çalışmaları oy rengine göre yapılıyor' dediler. 'Bunlar bu evleri bitiremez' dediler. İşte evler burada! Evler burada! Kardeşlerim, bunların 'bitmez' dediği evler burada. Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular.[2] Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi, burada da partizanca davrandılar. Peki sonuçta ne oldu? Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bunların bizleri yıldırmayı, bizim irademizi kırmayı amaçlayan toksik siyasetine teslim olmadık. Allah'ın izniyle biz bu işin altından kalkarız dedik ve hemen işe koyulduk. Sadece 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi yeniden imar ve ihya ettik. İttifak ve iktidar olarak sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirdik. İşte rakamlar ortada: Bugüne kadar 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. Geçtiğimiz 27 Aralık'ta Hatay'ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla teslim ettik. İlk günden itibaren bize inanan, güvenen ve samimiyetle destek olan tüm vatandaşlarıma sizlerin şahsında canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu aziz millete layıkıyla hizmet etmeyi, bu aziz milletin hizmetkarı olmayı şahsıma nasip eden Rabbime sonsuz hamdü senalar olsun diyorum. Sevgili Osmaniyeliler, şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, anma yıl dönümleri siyasi polemik yapma, birilerine laf yetiştirme günleri değildir. Bugünler hem acımızı paylaşma hem kayıplarımızı özlemle yad etme hem de milletçe kenetlenmemizi güçlendirme dönemleridir. Ne yazık ki ana muhalefetin başındaki zat dört gündür akla, vicdana, ahlaka sığmayan çirkin bir üslupla bizi hedef alıyor. 'Laf ola beri gele' misali boş atıp dolu tutturmanın derdinde. Oysa bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Varsa bir eserin, icraatın, projen çıkar millete anlatırsın. Ama eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın, ona buna sataşarak günü kurtarmaya çalışırsın. Hatasını kabul etse, belki biraz mahcup olsa, biraz kendini düzeltse biz de acemiliğine verir, bir yere kadar anlayışla karşılarız. Fakat bunda o erdem de yok. Öyle ya; madem bir işin ucundan tutmuyorsun, bari hizmet edene engel olma. Madem Türkiye’ye hiçbir faydan yok, bari faydası olana engel çıkarma. Üç yıl boyunca sürekli eleştirdiniz, sürekli çamur attınız; bari bugün 455 bin konutu teslim eden devletine bir teşekkür et. Ortadaki başarıyı gör, verilen emekleri, dökülen terleri kuru bir cümleyle de olsa takdir et. Gözü var görmüyor, kulağı var duymuyor, dili var hakkı konuşmuyor. İhtirasları boylarını aşan bu kifayetsizlere sadece şunu hatırlatmak isterim: Kardeşlerim; ters çevirmekle kuyudan minare olmaz. Hakikat güneşi balçıkla sıvanmaz. Sizin de yalanlarınız, çarpıtmalarınız hakikatin yerini alamaz. Siz inkar etseniz de milletim bizim ne yaptığımızı çok iyi biliyor. İşte eserler ortada, konutlar ortada. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. 6 Şubat 2023’ten beri 11 ilimizi ayağa kaldırmak için nasıl çırpındığımızın en yakın şahidi işte bu meydandaki kardeşlerimdir. Burada çok kısa bir şekilde deprem bölgemiz için neler yaptığımızı genel hatlarıyla ifade etmekte fayda görüyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi için bugüne kadar toplam 3,6 trilyon lira, yani 90 milyar dolar civarında kaynak kullandık. Hasarların onarılması ve şehirlerimizin depreme karşı daha dirençli hale getirilmesi için 2026 yılı bütçemizde 653 milyar lira ödenek ayırdık. Afet bölgesindeki evlatlarımızın eğitimi, üzerinde durduğumuz konuların başında yer alıyor. Bölgedeki 119 bin 200 dersliğin 9 bin 800'ü kullanılamaz duruma gelmişti. 14 bin 310 derslik inşa ettik. 2 bin 965 dersliğin güçlendirme çalışmalarını bitirdik. Toplam derslik sayımızı 126 bin 675'e çıkardık. Deprem illerimizdeki gençlerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 14 bin 400 yatak kapasiteli 15 adet yeni yurt projesi yürütüyoruz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Sağlık altyapısında meydana gelen hasarın telafisi için 123 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Toplamda 5 bin 864 yatak kapasiteli 36 devlet hastanesini bitirdik. İbadethanelerimizi ihya ettik. Kütüphanelerimizi ayağa kaldırdık. Kültür varlıklarımızı, tarihi yapılarımızı ve müzelerimizi onardık. Adalet ve emniyet hizmetlerinin hiçbir aksaklığa mahal verilmeden devam ettirilmesi için gerekli tüm adımları attık. Deprem bölgemizde 203 bin metrekare büyüklüğünde 3 adalet binası ve 1 ceza infaz kurumu inşa ederek hizmete açtık. Toplam 224 bin metrekarelik 9 adalet binası ile 1 ceza infaz kurumunun yapımını da yakında tamamlıyoruz. 60 emniyet binamızın inşa ve onarımı ile jandarmamıza ait 29 hizmet binasının yapımını ve 143 binanın güçlendirme işlemlerini tamamladık. 10 adet hizmet binamızın yapımı ise sürüyor. Depremden etkilenen 11 ilimizdeki huzurevleri, çocukevleri ve sosyal hizmet merkezleri gibi hizmet binalarımızı da yeniden ihya ettik. Sevgili Osmaniyeliler; esnafımızın, sanayicimizin, çiftçimizin, üreticimizin hep yanında olduk. Mücbir sebep hallerini 2025 yılının sonuna kadar uzattık. Prim borçlarını erteledik ve bu borçların 31 Mart 2026'ya kadar yapılandırılmasının önünü açtık. Hizmetlerin aksamadan yürütülmesi için yerel yönetimlere ciddi miktarda nakdi yardımda bulunduk. Böylelikle yol, su, elektrik gibi temel ihtiyaçlarla birlikte eğitim ve sağlık gibi ana hizmetlerin de karşılandığı yaşam alanları oluşturduk. İçme suyu ve atık su altyapısının hızla tesis edilmesi amacıyla 11 deprem ilimizde 8 bin kilometre uzunluğunda boru hattı inşa ediyoruz. Su ve sulama alanında devam eden yatırımlarımız bittiğinde 110 milyar liralık bir rakamı bölgemiz için kullanmış olacağız. Ulaşım yatırımları için harcadığımız tutar 80 milyar lirayı buluyor. Yeni yerleşim alanlarının ulaşımı için 294 kilometrelik bağlantı ve imar yolu yaptık. Enerji ve madencilik sektörlerindeki zararları önemli ölçüde telafi ettik. Depremde zarar gören demiryolu hatlarının onarımını gerçekleştirdik. Hatay ve Malatya havalimanlarını onararak sivil uçuşlara açtık. Her iki havalimanımızda da inşallah yıl sonuna kadar tam kapasite hizmet vermeye başlayacak. Madenli Yat Limanı ve Su Sporları Merkezi'nin yapımını da bu sene bitireceğiz. Deprem bölgemizdeki haberleşme altyapımızı da hızla yenileyerek daha güçlü bir seviyeye taşıdık. 6 Şubat öncesinde 58 bin kilometre olan fiber uzunluğumuz bugün 80 bin kilometreye ulaştı. Yaklaşık 5.300 adet kalıcı baz istasyonu kurduk. Sanayi yatırımlarımızı da süratle hayata geçiriyoruz. Daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak nice yatırımı, desteği depremden etkilenen şehirlerimizin emrine verdik. Sevgili kardeşlerim; bütün bunları kardeşlikle, dayanışmayla, paylaşımla başardık. İnşallah omuz omuza verip çok daha fazlasını yine sizlerle birlikte başaracağız. Osmaniye’mize buradan ayrı bir parantez açmak isterim. Depremden sonra Osmaniye’mizde pek çok faaliyet yürüttük. Depremde zarar gören okullarımızın imarından Korkut Ata Üniversitemizin bakım ve onarım çalışmalarına; sağlıktan ulaştırma ve tarım alanındaki ihtiyaçların giderilmesine kadar her sıkıntısında şehrimizin yanında olduk. Bugün konut, köy evi ve iş yeri olmak üzere inşası tamamlanan 12 bin 557 bağımsız bölümün resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca 67 bin 813 metrekare büyüklüğündeki Millet Bahçemiz ile diğer yatırımlarımızı resmen sizlerin hizmetine veriyoruz. Toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın şehrimize ve siz Osmaniyeli kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum. Bunların Osmaniye’mize kazandırılmasında emeği geçen herkesi, tüm kurumlarımızı, bakanlıklarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Sizlere şunun da müjdesini vermek istiyorum: 'Ev Sahibi Türkiye' sloganıyla başlattığımız 500 bin sosyal konut projesinde Osmaniye’mize 2.990 konut tahsis ettik. Deprem konutlarımız gibi sosyal konutlarımızı da söz verdiğimiz vakitte inşallah sizlere teslim edeceğiz. Şundan emin olunuz; size ve milletimize asla hayal kırıklığı yaşatmayacak, şahsımıza ve ittifakımıza olan teveccühünüzü asla boşa çıkarmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle asrın felaketinde ebediyete uğurladığımız tüm kardeşlerime bir kez daha Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Anma programımızı teşrif eden her bir kardeşime, başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere diğer genel başkanlarımıza da, tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum. Tekrar buluşmak dileğiyle sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun, Allah'a emanet olun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.