Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuklar

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Çocuklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kutsal Emanetler Bedesten'de Haber

Kutsal Emanetler Bedesten'de

Sergide, Peygamber Efendimize ait Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif ve Nal-ı Şerif gibi önemli emanetlerin yanı sıra Mescid-i Nebevi ve Kâbe örtüleri, Kâbe’nin anahtarı, Osmanlı dönemine ait nişaneler ve birçok kıymetli eser yer alıyor. Aykut Kuşkaya Konserine Yoğun İlgi Çorum Belediyesi, on bir ayın sultanı Ramazan’ın son günleri yaşanırken “Geleneksel Ramazan Akşamları” etkinliklerini hafta sonu sürdürdü. Bedesten yanında kurulan etkinlik çadırında gerçekleştirilen programlar, her yaştan vatandaşın ilgisini çekti. Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen programlara vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Cuma akşamı düzenlenen konserde ezgi sanatçısı Aykut Kuşkaya sahne aldı. Sevilen ezgilerini seslendiren sanatçı, dinleyicilere unutulmaz bir Ramazan akşamı yaşatırken, alanı dolduran vatandaşlar da ilahi ve ezgilere hep bir ağızdan eşlik ederek geceye ayrı bir güzellik kattı. Konserde bir konuşma yapan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Ramazan ayının manevi iklimine dikkat çekerek, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan ayının son günlerinin tüm ümmet coğrafyasının kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum.” dedi. Aykut Kuşkaya’nın gençlik yıllarından beri eserleriyle hafızalarda yer edindiğini ifade eden Aşgın, “Aykut Kuşkaya, gençlik yıllarımızdan itibaren marşlarını ve ezgilerini dilimize pelesenk ettiğimiz; zor zamanlarda adeta bu eserlerle diri kalmamıza vesile olmuş özel isimlerden biridir. Değerli sanatçımızı ve ekini yürekten tebrik ediyorum. Rabbim sayılarını artırsın. Sanatını Allah’ın isminin yücelmesi için icra eden sanatçılarımızın çoğalmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. Başkan Aşgın, Ramazan akşamına eserleriyle anlam katan sanatçıya teşekkür ederek çiçek takdim etti. Çocuklar Doyasıya Eğlendi Cumartesi akşamı düzenlenen programda ise çocuklara yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Geleneksel Karagöz ve Hacivat gösterileri, yarışmalar ve kukla gösterileriyle minikler doyasıya eğlendi. Program sonunda çocuklara pamuk şeker ve balon dağıtılırken, etkinliğe katılan vatandaşlara patlamış mısır ve geleneksel şerbet ikram edildi.

Antalya 'yı dev denizanaları sardı. Haber

Antalya 'yı dev denizanaları sardı.

Antalya Körfezi’nde 5 metrekareye bir denizanası düşerken, attıkları ağları çektiklerinde yüzlerce denizanasının dolandığını gören balıkçılar şaşkına döndü. Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması ve temas edilmemesi gerekiyor. Ellerine vücutlarına dokunursa yakma, su toplama, kabarcıklar oluşturabilir" dedi. Gökoğlu, her yıl tekrarlanan periyodik bir durum olan geçişin, Nisan ayının sonuna doğru tamamlanacağını belirtti. Akdenizin en büyükleri, bir tanesi 10 kilogram Antalya’da son günlerde su yüzeyinde birçok noktada görülen denizanaları, hem balıkçıların ağlarına takılıyor hem de vatandaşların dikkatini çekiyor. Poyraz ve ters akıntı nedeniyle kıyıya kadar inen bazı denizanaları da Alanya sahillerinde kıyıya vurdu. Bilimsel adı Rhopilema nomadica olan ve ağırlığı 10 kilograma kadar ulaşan türün Antalya Körfezi’nde her yıl görülen periyodik bir yoğunluk oluşturduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, söz konusu türün Kızıldeniz kökenli olduğunu ve Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e ulaştığını söyledi. Gökoğlu, "Antalya Körfezi’nde yoğun görülen denizanası, Kızıldeniz kökenli, Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e girmiş olan, bilimsel adı Rhopilema nomadica olarak bilinen denizanası. Bu denizanası, Akdeniz’deki en büyük denizanalarından biri, hatta en büyüğü" ifadelerini kullandı. Plaj sezonunun henüz başlamamış olması nedeniyle şu anda denize girenler açısından doğrudan bir risk bulunmadığını kaydeden Gökoğlu, özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Gökoğlu, "Plaj sezonu olmadığı için şu an denize sadece yabancı turistler giriyor, yerli halk girmiyor. Korkulması gereken bir durum yok. Çocuklar için dikkat edilebilir, denizanası kıyıya vurduğu zaman çocuklar onu bilmeyebilir, dokunabilir, temas edebilir. İşte bu temas sırasında çocukların ellerine vücutlarına dokunursa yahut da denize giren vatandaşlar temas ederse vücutlarında yakma, su toplama, kabarcıklar şeklinde hasarlar oluşturacaktır" dedi. Avcılığı zorlaştırıyor Denizanalarının yalnızca kıyıda değil, balıkçılık faaliyetlerinde de ciddi sorunlara yol açtığına dikkat çeken Gökoğlu, ağlara dolanan denizanalarının hem avcılığı zorlaştırdığını hem de ekonomik kayba neden olduğunu ifade etti. "Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor" Balıkçıların denize bıraktıkları ağların denizanalarıyla dolduğunu söyleyen Gökoğlu, "Balıkçılık açısından sıkıntılı bir durum var. Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor. Balıkçı alırken bu ağları torbaladığı için ağların yırtılmasına sebep oluyor. Ayrıca balık tutulmamasına neden oluyor. Çünkü torbalıyor, ağı büzdüğü için ağ normal açılmış vaziyette olmuyor. Ayrıca trol gibi sürüklenen av araçlarında av gözlerini tıkadığı için avın seçiciliğini de azaltıyor. Kütlesel bir trolün arkasında denizanası dolu kütlesel bir ağı çekiyor, bu nedenle yakıt giderini artırıyor. Özellikle ufak kıyı balıkçıları ağı alırken uzun zaman kaybediyor" şeklinde konuştu. "Temas halinde yüzde ve gözde travma oluşturabiliyor" Denizanası parçalarının teknedeki balıkçıların yüzüne ve gözlerine sıçramasının da risk taşıdığına dikkat çeken Gökoğlu, bunun balıkçılar üzerinde fiziksel tahribata yol açabildiğini belirtti. Gökoğlu, "Balıkçılar ağı aldıkları zaman teknenin üzerinde çok miktarda denizanası parçası ve denizanası kalıyor. Zaman zaman suratlarına, gözüne sıçramalar olduğu için gözlerinde, yüzlerinde tahribat ve travma oluşturuyor. Dolayısıyla balıkçılık açısından şu anda sıkıntılı bir durum söz konusu. Zaten balıkçıların çoğu da Antalya Körfezi’nde denizanası olduğu için uzatma ağlarını atmıyorlar" dedi. Yoğunluğun nedeni poyraz ve ters akıntı Bu yılki yoğunluğun nedenine de değinen Gökoğlu, poyraz rüzgarının yüzey suyunu sürüklemesi ve alttan gelen ters akıntının denizanalarını körfeze taşıdığını söyledi. Her yıl benzer bir geçiş yaşandığını ifade eden Gökoğlu, bu yıl da geçmiş yıllarla benzer yoğunluk gözlemlediklerini anlattı. Gökoğlu, şöyle devam etti: "Her sene bu geçiş oluyor. Ocak sonunda geçişleri başladı, şu anda körfezde yoğun miktarda var. Periyodik olarak tekrarlıyor bu. Bunun nedeni de bu sene poyrazın etkili olması. Poyraz yüzey suyunu aşağı doğru sürüklediği zaman, yerine alttan deniz suyunun gelmesi gerekiyor. Yani açıktaki ana akıntıdaki suyu alttan çekip üstten de itelediği için körfeze girdi. Bu ters akıntı nedeniyle şu anda denizanası Antalya Körfezi’nde. Geçmişe göre aynı yoğunlukta. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz dalışta, beş metrekarelik alanda neredeyse bir adet var şeklinde durum tespiti yaptık." Balık yumurtaları ve larvalar üzerinde olumsuz etkisi var Deniz ekosistemi üzerindeki etkilerine de değinen Gökoğlu, türün balık yumurtaları ve larvalarına zarar verdiğini, ancak bazı balık yavrularının da denizanasının dallı yapısı içinde saklanabildiğini söyledi. Buna rağmen olumsuz etkinin daha ağır bastığını belirten Gökoğlu, geçişin turizm ve plaj sezonu başlamadan sona ereceğini vurguladı. Gökoğlu, "Balık yumurta ve larvalarına zarar veriyor. Bazen de faydası oluyor. Denizanasının çan şeklindeki kafasının iç kısmındaki dallı yapıya bazı balık yavruları girip saklanıyor ve orada serpilip büyüdükten sonra ekosisteme katılıyorlar. Ama tabii tükettiği, öldürdüğü larva ve yumurta daha fazla. Bu geçiş Nisan’ın sonuna doğru Mayıs’ın başlarında tamamlanacak. Yani plaj sezonu, turizm sezonunun başladığı dönemde bu geçiş tamamlanacak. Her sene o tarihlerde tamamlanıyor. Şu anda risk yok, biz biraz önce sudan çıktık, dalıştaydık. Yine büyük, çok büyük kütleler halinde suyun altında gördük ve görüntüledik" ifadelerini kullandı.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Silahların susması için umudumuzu kaybetmedik Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Silahların susması için umudumuzu kaybetmedik

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısına katılarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bölgedeki çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savaşın büyümesini önlemek için diplomasiye öncelik verdiğini belirterek, “Silahların susması için umudumuzu hâlen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz” dedi. Türkiye’nin süreçte temkinli hareket ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin etrafındaki gerilimlere rağmen rotasını koruduğunu belirterek mezhep çatışmalarını körükleyen senaryolara karşı da gerekli tedbirlerin alındığını dile getirdi. “TÜRKİYE OYUN KURUCU BİR ÜLKE KONUMUNDA” Konuşmasında Türkiye’nin savunma kapasitesine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda yapılan yatırımlarla ordunun caydırıcılığının arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye edilgen konumdan çıkmış; bölgesinde denklem kurucu, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye’ye el uzatanın eli yanar, Türkiye’ye dil uzatanın dili yanar” dedi. Türkiye’nin macera veya gerilim peşinde olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasını istediklerini ifade etti. Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta olduğu gibi İran, Lübnan ve bölgedeki diğer ülkelerin toprak bütünlüğünü savunduğunu söyledi. AK Parti TBMM Grup Toplantısı https://t.co/BMlis3Saiu — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) March 11, 2026 DİJİTALLEŞME VE ÇOCUKLAR İÇİN UYARI Konuşmasının bir bölümünde dijitalleşmenin etkilerine de değinerek dijital teknolojilerin birçok alanda avantaj sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin ciddi riskler barındırdığını kaydetti. Dünya genelinde yetişkinlerin günlük ortalama internet kullanımının 6 saat 38 dakika olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de ise internet kullanım süresinin günde ortalama 7 saat 13 dakikaya ulaştığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1’inin aktif olarak sosyal medya kullandığını, önemli bir bölümünün telefonlarını sık sık kontrol ettiğini ve çoğunun dijital oyun oynadığını ifade etti. Çocukların dijital ortamda zararlı içeriklere kolay ulaşabildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda yeni bir düzenleme hazırladıklarını açıkladı. Erdoğan, çocukları dijital dünyadaki risklerden korumayı amaçlayan yasa teklifinin geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu belirterek, düzenleme kapsamında sosyal medya platformlarına güvenilir yaş doğrulama mekanizması getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu teklifin Meclis’te yapılacak çalışmalar ve önerilerle yasalaşacağına inandığını vurguladı.

Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye süreci Meclis’in takdirinde... Şahsa özgü düzenleme söz konusu değil Haber

Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye süreci Meclis’in takdirinde... Şahsa özgü düzenleme söz konusu değil

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu TBMM Başkanlığı’na sunduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin nihai amacının PKK’nın tamamen silah bırakması ve kendini feshetmesi olduğunu vurgulayarak, "Biz Adalet Bakanlığı olarak yalnızca teknik destek sağlıyoruz. Meclisimiz ihtiyaç duyarsa ekibimiz her zaman yanında çalışmaya hazır." dedi. Çalışmaların teknik ve hukuki altyapısının hazır olduğunu vurgulayarak Meclis’in süreci şekillendireceğini belirten Bakan Gürlek, yasal düzenlemelerin takdirinin Meclis’e ait olduğunu ifade etti ve şahsi cezasızlık algısına yol açacak genel af veya şahsa özgü düzenleme yapılmayacağını açıkladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde Gazi Meclisimizde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladık. pic.twitter.com/9swzAuUjHI — Akın Gürlek (@abakingurlek) February 25, 2026 SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA YÖNELİK ADIMLAR Gürlek, yaşları küçük çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığını tespit ettiklerini belirtti. Meclis bünyesinde konuyla ilgili bir komisyonun kurulduğunu hatırlatan Bakan, 12. Yargı Paketi’nde gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Pakette sosyal medya ile ilgili düzenlemelere de yer verileceğini belirten Bakan Gürlek, "15 yaşından küçük çocuklar için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız çalışmalar yürütüyor. Biz de 15 yaş ve üzerindekilerin sosyal medyaya girişleri, anonim hesaplar ve sahte hesaplarla itibar suikastlarının önüne geçilmesi konularında çalışmalar yapıyoruz. Bu düzenlemeleri kısa sürede pakete dahil edeceğiz." diye konuştu. Adalet Bakanı Gürlek,

Avrupa Komisyonu, siber zorbalıkla mücadele için 'eylem planı' açıkladı Haber

Avrupa Komisyonu, siber zorbalıkla mücadele için 'eylem planı' açıkladı

Planın bir parçası da, çocukların zorbalığı gizli bir şekilde ulusal bir yardım hattına bildirmelerine, kanıtları güvenli bir şekilde saklamalarına ve göndermelerine ve kolluk kuvvetlerinden, eğitimden veya çocuk koruma hizmetlerinden yardım almalarına olanak sağlayacak AB çapında bir uygulamanın yaygınlaştırılmasıdır. Henüz erken aşamalarında olmasına rağmen, AB yürütme organı, Fransa'nın "3018" uygulaması ve yardım hattı gibi başarılı mevcut modellerden yararlanarak, bloğun 27 üye devletinin yerel kullanıma uyarlayabileceği bir uygulama taslağı geliştireceğini söyledi. Komisyon, siber zorbalığın 11 ila 15 yaş arasındaki çocukların altıda birini etkileyen bir olgu olduğunu belirtti. Öneri, AB'nin çocukları zararlı sosyal medya etkilerinden korumak için birçok cephede çaba sarf ettiği bir dönemde geliyor; bu çabalar arasında genç ergenler için blok çapında bir yasaklama araştırmasından, yeni bir yaş doğrulama aracı üzerinde çalışmaya ve uygulamalardaki "bağımlılık yapıcı" özelliklere karşı önlem almaya kadar çeşitli konular yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Komisyon, TikTok'un bağımlılık yapıcı tasarımının Avrupa Dijital Hizmetler Yasası'nı (DSA) ihlal ettiğini ve kullanıcıları yeterince koruyamadığını tespit etti. Düzenleyicilerin ön bulguları, özellikle çocuklar ve gençler için ekran süresi konusunda sosyal medya platformları üzerindeki artan baskıyı yansıtıyor. Dünya çapındaki düzenleyiciler, teknoloji şirketlerinin genç kullanıcıları bağımlılık yapıcı tasarım özelliklerinden korumak için yeterince çaba gösterip göstermediğini giderek daha fazla sorguluyor. Virkkunen Cuma günü yaptığı açıklamada, "Dijital Hizmetler Yasası, platformları kullanıcıları üzerindeki etkilerinden sorumlu tutuyor. Avrupa'da, çocuklarımızı ve vatandaşlarımızı çevrimiçi ortamda korumak için mevzuatımızı uyguluyoruz" dedi. Uygulama önerisinin ötesinde, zorbalıkla mücadele "eylem planı", bu olguyu azaltmaya yardımcı olmak için mevcut AB yasalarının hedefli bir şekilde uygulanmasını öngörüyor. Bu, küçükleri zararlı içerikten korumak için DSA kapsamındaki kuralların sıkılaştırılmasını ve zorbalık için deepfake kullanımına karşı mücadele etmek için yapay zeka yasasının hedefli bir şekilde uygulanmasını desteklemeyi içeriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.