Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin Medya Grubu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Çin Medya Grubu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin Medya Grubu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Amerikan Rüyası, “İnsanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüştü Haber

Amerikan Rüyası, “İnsanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüştü

CGTN Muharibi Cao Beidan'ın haberine göre, ortaya çıkan belgeler, Amerikan seçkinlerinin suiistimallerinin yalnızca buzdağının görünen kısmı olduğunu gösterirken, ülkenin siyaset, toplum ve kültüründeki sistemik çürümeyi de gözler önüne seriyor. ABD’nin kendini tanımlamak ve yurt dışı müdahalelerini meşrulaştırmak için kullandığı özgürlük, demokrasi ve insan hakları söylemi, artık ağır insan hakları ihlallerini perdeleyemez hale geldi. Amerikan rüyası, tam anlamıyla “insanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüşmüş durumda olduğu belirtliyor Çin Medya Grubu’na (CMG) bağlı CGTN tarafından yürütülen küresel ankete katılanların yüzde 92’si, Epstein davasının ABD siyasi sisteminin ortak değer temelinin tamamen çöktüğünü ortaya koyduğunu ve kapitalizmin sistemik hastalıklarının tedavi edilemez olduğunu gösterdiğini belirtti. Epstein dosyaları, ABD siyaset ve iş dünyası seçkinlerinin uzun yıllardır sürdürdüğü kitlesel insanlık suçlarını ifşa ederken, uluslararası kamuoyunun ABD’nin devlet imajına yönelik algısını da kökten sarstı. Ankete katılanların yüzde 85,1’i belgelerin içeriğinden derin şok duyduğunu ifade ederken, yüzde 97,1’i elit sınıf arasındaki yaygın ahlaki çöküşün insan vicdanını ağır biçimde yaraladığı kanısında. Bugüne kadar davayla ilişkilendirilen siyasi ve iş dünyası isimlerinden hiçbiri hakkında yargı soruşturması açılmadı. Ankete katılanların yüzde 95,6’sı ABD yargı sisteminin elit sınıfa yönelik “çifte standart” uyguladığına inanıyor. Epstein’a ilişkin belgeler uzun süre mahkeme mühürleri altında gizli tutuldu. Bu kez toplam dosyaların yarısından azı yayımlandı. Yayımlanan kısım ise yoğun sansüre tabi tutuldu, seçkinlerle ilgili kilit bilgiler kasıtlı olarak karartıldı. Anket katılımcılarının yüzde 93,9’u ABD Adalet Bakanlığı’nın bu “seçici şeffaflık” tutumunu, yargı sisteminin ayrıcalıklı sınıf için koruyucu bir şemsiyeye dönüştüğü şeklinde yorumluyor. Katılımcıların yüzde 89,8’i ise ABD yargısının uzun süredir devam eden eylemsizliğini eleştiriyor ve davanın Amerikan hukuk sisteminin güvenilirliğine ciddi zarar verdiğini belirtiyor. Epstein davası, sermaye ile iktidar arasındaki yırtıcı işbirliğini gözler önüne seriyor: Sermaye iktidara finansal ve siyasi destek sağlıyor, iktidar ise sermayeye cezai dokunulmazlık bahşediyor. Bu denklemde sıradan vatandaşlar kesime götürülen kuzulara dönüşürken, yoksul reşit olmayanlar en kırılgan kurbanlar haline geliyor. Ankete katılanların yüzde 92,5’i Amerikan toplumunun en alt kesimindeki dezavantajlı grupların, özellikle yoksul reşit olmayan kızların maruz kaldığı sistemik riskler konusunda derin endişe taşıdığını ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 86,7’si davanın sıradan Amerikalıların son savunma hattı olan yargıya olan güvenini yerle bir ettiğini ve toplumsal güvenlik duygusunu donma noktasına düşürdüğünü belirtiyor. Katılımcıların yüzde 91,8’i ise Epstein davasının ABD’nin insan hakları ihlallerine dair yeni bir çürütülemez kanıt olduğunu ve Washington’ın “insan hakları diplomasisi”nin meşruiyetini aşındırdığını kaydediyor. Davaya ilişkin tartışmalar ABD içinde yoğunlaşırken, süreç giderek Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında karşılıklı suçlamaların aracına dönüşüyor. Ankete göre katılımcıların yüzde 85,3’ü davanın partizan çatışmasını ve toplumsal bölünmeyi daha da derinleştireceği görüşünde. Katılımcıların yüzde 92,7’si ise davanın arkasındaki sistemik yolsuzluğun henüz tam anlamıyla ortaya çıkmadığı ve Amerikan toplumunun değerlerine yönelik benzeri görülmemiş bir hayal kırıklığıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Anket, CGTN’in İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça platformlarında yayımlandı ve 24 saat içinde 9 bin 690 internet kullanıcısı oy kullanarak görüş bildirdi.

BM yetkilisi, Trump'ın açıklamalarına yanıt verdi Haber

BM yetkilisi, Trump'ın açıklamalarına yanıt verdi

BM Genel Sekreter Yardımcısı Sözcüsü Farhan Haq, ABD Başkanı Donald Trump'ın BM'nin “BM pek yardımcı olamadı” yönündeki açıklamasına ve "Barış Kurulu"nun BM'nin yerine geçebileceği iddiasına yanıt verdi. BM Genel Sekreter Yardımcısı Sözcüsü Farhan Haq, Çin Medya Grubu (CMG) muhabirinin “Genel Sekreter, ABD'nin önerdiği ‘Barış Kurulu’na katılma daveti aldı mı?” sorusunu, “Bu konuda herhangi bir iletişim gerçekleştiğinden haberdar değilim.” şeklinde yanıtladı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da 20 Ocak’ta düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi: “‘Barış Kurulu’ BM'nin yerini alabilir. BM pek yardımcı olamadı. BM'nin potansiyelinin büyük bir hayranıyım ama BM potansiyelini hiçbir zaman gerçekleştiremedi. BM, benim çözdüğüm her savaşı çözmüş olmalıydı.” ifadelerini kullanmıştı. Farhan Haq, “BM, Trump'ın ‘Barış Kurulu BM'nin yerini alabilir’ sözlerini nasıl değerlendiriyor? Genel Sekreter, Trump'ın BM'den duyduğu hayal kırıklığına yanıt verecek mi?” sorularını ise şöyle yanıtladı: “Bildiğiniz gibi, Genel Sekreter BM'nin verimliliğini artırmayı amaçlayan ‘BM'nin 80. Yıldönümü Girişimi’ni başlattı. Bunun ötesinde size şunu söyleyebilirim: BM, barış davasına bağlılığını sürdürecek. Uluslararası hukuka tam saygı temelinde, sürdürülebilir barış için çözümler sağlanması üzere çatışmaların kökündeki nedenleri çözmek amacıyla çaba harcayacağız.” ifadesini kullandı. BM, İsrail’in UNRWA tesislerini yıkmasını kınadı BM Yakındoğu Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) konusuna değinen Haq, “Genel Sekreter, İsrail makamlarının UNRWA’nın Şeyh Cerrah’taki tesisini yıkma eylemini en güçlü ifadelerle kınıyor.” dedi. İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın ilgili eylemin İsrail yasalarına ve uluslararası hukuka uygun olduğu yönündeki açıklamasına ilişkin Haq “Hayır, bu doğru değil, tamamen gerçek dışı.” değerlendirmesinde bulundu. Haq, tesisin BM tesisi olduğunu ve dokunulmazlığa sahip olduğunu vurguladı.

Dominika Devlet Başkanı: Çin, zor günlerde hep yanımızdaydı Haber

Dominika Devlet Başkanı: Çin, zor günlerde hep yanımızdaydı

Dominika Devlet Başkanı Sylvanie Burton, ülkesinin krizlerle karşılaştığı her dönemde Çin’in yanlarında durduğunu belirtti. Çin Medya Grubu’na (CMG) verdiği demeçte Çin’i iyi bir dost olarak nitelendiren Burton, zor zamanlarda Beijing yönetiminin desteğini her zaman hissettiklerini vurguladı. Burton, özellikle 2017 yılında ülkeyi vuran Maria Tayfunu sırasında ve 2019-2020 yıllarındaki COVID-19 salgını sürecinde Çin’in kendilerine ilk an yardım elini uzattığını hatırlattı. Burton, bu tür işbirliklerinin devam etmesini umduklarını kaydetti. Dominika lideri ayrıca, daha fazla Çinli işletmenin ülkesinde yatırım yapmasını ve ekonomik işbirliğinin çeşitlendirilmesini arzuladıklarını, bu sayede ikili ilişkilerin daha yüksek bir seviyeye taşınacağını ifade etti. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’den övgüyle bahseden Burton, Xi'yi günümüz dünyasının en seçkin liderlerinden biri olarak tanımladı. Burton, Xi’nin küresel ortak kalkınmayı hızlandıran çok sayıda inisiyatif ortaya koyduğunu ve bu sayede Çin’in küresel meselelerde öncü bir rol üstlendiğini belirtti. Dominika Cumhurbaşkanı: Xi’nin inisiyatifleri tüm insanlığın ortak çıkarına hizmet ediyor Dominika Cumhurbaşkanı Sylvanie Burton, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından önerilen dört küresel inisiyatifin, tüm insanlığın ortak çıkarlarıyla doğrudan örtüştüğünü belirtti. Çin Medya Grubu’na (CMG) özel bir röportaj veren Sylvanie Burton, söz konusu inisiyatiflerin insanlığın ortak çıkarlarına odaklandığını ve ortak bir geleceği paylaşmayı mümkün kıldığını vurguladı. Burton, "Gelecek, hem büyük hem de küçük ülkelere aittir. Cumhurbaşkanı Xi'nin küçük ülkelerle aktif bir şekilde işbirliği yürütmesi son derece önemlidir." ifadelerini kullandı. Sesi duyulmayan ülkelere de konuşma fırsatı verilmesi gerektiğini vurgulayan Burton, uluslararası meselelerde her ülkenin söz sahibi olması ve egemenliğine saygı duyulması gerektiğinin altını çizdi. Burton, Xi Jinping'in savunduğu vizyonun da tam olarak bu olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.