Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin-Japonya ilişkilerinde gerilim: Wang Yi’den Tokyo’ya “Tayvan” ve tarih mesajı Haber

Çin-Japonya ilişkilerinde gerilim: Wang Yi’den Tokyo’ya “Tayvan” ve tarih mesajı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya ile Pekin’de gerçekleştirdiği görüşmede, Çin-Japonya ilişkilerindeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Wang, Japonya’nın Tayvan konusundaki tutumunu düzeltmesi ve tarihsel meselelerde daha dikkatli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savundu. Wang Yi’den Japonya’ya tarih ve Tayvan mesajı Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Wang Yi, başkent Pekin’de Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya’yı kabul etti. Görüşmede bu yılın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japon savaş suçlularının yargılandığı Tokyo Duruşmaları’nın başlamasının 80’inci yılı olduğuna dikkat çeken Wang, Japonya’nın geçmişten ders çıkarması gerektiğini söyledi. Wang, Japonya’nın savaş sonrası “Barış Anayasası”na meydan okumaması ve saldırganlık geçmişine ilişkin yaklaşımını değiştirmemesi gerektiğini belirterek, Tokyo yönetiminin Tayvan konusunda bazı açıklama ve adımlarını düzeltmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Japonya’nın Çin’e ilişkin “objektif ve akılcı” bir anlayış geliştirmesi gerektiğini ifade etti. “Çin-Japonya ilişkileri yeniden normalleşmeli” Wang Yi, gelecek yıl Çin ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesinin 55’inci yılının kutlanacağını hatırlattı. İki ülke ilişkilerinin yeniden ciddi bir durumla karşı karşıya olduğunu belirten Wang, ilişkilerin yeniden normalleşmesi gerektiğini söyledi. Wang ayrıca Japonya’daki dostane ilişkileri savunan çevrelerin iki ülke arasındaki geleneksel bağların sürdürülmesine katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi. Iwaya: İlişkilerin mevcut durumu endişe verici Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya ise Çin-Japonya ilişkilerinin mevcut durumundan duyduğu endişeyi dile getirdi. Iwaya, derneğin eski başkanı Yohei Kono’nun yaklaşımını sürdürerek iki ülke ilişkilerinin daha önce kabul edilen dört siyasi belgenin ortaya koyduğu hedef ve temel çizgiye dönmesini destekleyeceklerini belirtti. Japonya’nın geçmişten çıkarılan dersleri unutmaması gerektiğini söyleyen Iwaya, siyasetçilerin ülkenin yönünü doğru belirlemesi ve barışçıl kalkınma çizgisinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. İki ülke arasında hassas başlıklar öne çıkıyor Görüşmede tarih, Tayvan ve iki ülke ilişkilerinin siyasi temelleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Çin tarafı, Japonya’nın Tayvan konusundaki açıklamalarının ilişkiler açısından önem taşıdığını vurgularken, Japon tarafı ise Çin-Japonya ilişkilerinin daha önce üzerinde mutabık kalınan siyasi belgelerdeki çerçeveye dönmesi gerektiğini savundu. Tarafların açıklamaları, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde tarih ve Tayvan konularının önemini koruduğunu gösterdi.

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz” Haber

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz”

Erdoğan, Türkiye’nin milli çıkarları, bölgesel istikrar ve küresel barış arasında denge gözeten çok yönlü bir dış politika izlediğini belirterek, “Köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz” ifadelerini kullandı. BM Güvenlik Konseyi için reform çağrısı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki önceliklerine ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, dünyanın önemli jeopolitik kırılmalar yaşadığını, Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere farklı bölgelerdeki çatışmaların güvenlik ve ekonomi üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin önceliğinin çatışmaların daha geniş bölgelere yayılmasını önlemek, diplomasi kanallarını açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere zeminine dönmesine katkı sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin farklı ihtilaflarda taraflarla temas kurabilmesinin önemli bir diplomatik imkan olduğunu ifade etti. Erdoğan ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin daha temsili ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek reform sürecinin ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı için gerilimin düşürülmesi mesajı ABD ve İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, Türkiye’nin hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile temaslarını sürdürdüğünü belirtti. Diplomasinin mümkün olduğunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticaret açısından doğrudan sonuçlar doğurduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmanın yayılmasını engellemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini sağlamak olduğunu kaydetti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması açıklaması Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Erdoğan, anlaşmanın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir ittifak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme amacı taşıdığını belirten Erdoğan, herhangi bir tarafın silahlı saldırıya uğraması halinde diğer tarafların desteğinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Erdoğan, verilecek desteğin saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçlarına göre şekillenebileceğini belirterek, istihbarat, lojistik ve mühimmat desteğinin yanı sıra koşullara bağlı olarak daha ileri askeri desteğin de değerlendirilebileceğini söyledi. Ancak Irak, Yemen veya başka bir bölgede yaşanabilecek gelişmeler için bugünden otomatik bir askeri senaryo oluşturmanın doğru olmayacağını vurguladı. “Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü ülke üzerinden tarif etmiyorum” ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık bir iletişim yürüttüğünü belirten Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü ülkeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye ile ABD arasında savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarının doğrudan iletişim yoluyla yönetilebileceğini kaydetti. İsrail yönetimiyle Türkiye arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu da belirten Erdoğan, Türkiye’nin İsrail halkına karşı bir husumet taşımadığını, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördüğü politikalara ve bölgesel istikrarsızlığı artıran adımlara yönelik olduğunu söyledi. Erdoğan’dan Suriye mesajı Suriye’deki gelişmeler ve İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden oluşturmadığını belirtti. Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğine zarar verdiğini ve bölgede istikrarın sağlanmasını zorlaştırdığını savundu. Türkiye’nin NATO içerisindeki konumuna da değinen Erdoğan, farklı ülkeler arasındaki ilişkileri otomatik olarak Türkiye’ye yönelik tehdit şeklinde değerlendirmediklerini, ancak milli güvenlik ve çıkarlarına yönelik gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. “Terörsüz Türkiye stratejik bir hedef” Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin de röportajdaki başlıklardan biri olduğunu belirterek PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarının önemli bir eşik olduğunu, ancak sürecin sahada uygulanmasının belirleyici olduğunu söyledi. Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, gelişmelerin devletin ilgili kurumları tarafından tespit ve teyit edilmesinin önemine dikkat çekti. Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin de Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini desteklediklerini söyledi. Erdoğan, Kürtler, Araplar ve Türklerin bölgenin ortak geleceğinde bir arada yaşaması gerektiğini belirterek Türkiye’nin yaklaşımında etnik kimlikten ziyade terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditlerin esas alındığını ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı için müzakere vurgusu Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yayılma riskine de değinen Erdoğan, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin hem Rusya hem Ukrayna ile doğrudan temas kurabilmesinin arabuluculuk açısından önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını bu temasların somut sonuçları arasında gösterdi. Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının korunması gerektiğini belirten Erdoğan, savaşın uzamasının insani, ekonomik ve siyasi maliyetleri artırdığını söyledi. Türkiye’nin gerekli siyasi iradenin oluşması halinde yeniden müzakere sürecinin kurulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti. “Türkiye’nin istikameti açıktır” Türkiye’nin dış politikadaki çok yönlü yaklaşımına ilişkin mesajlarını sürdüren Erdoğan, Ankara’nın NATO’daki konumunu güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İş Birliği Teşkilatı, Şanghay İş Birliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi farklı platformlardaki ilişkilerini de geliştirdiğini belirtti. Erdoğan, ASEAN ile ilişkilerin “Diyalog Ortaklığı” seviyesine yükseltilmesini ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterdi. Çin ile ticaret, yatırım ve bağlantısallık alanlarında ilişkileri geliştirmek istediklerini belirten Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun küresel lojistik ve ticarette daha etkin hale gelmesini önemsediklerini söyledi. Kalkınma Yolu Projesi ile Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a yönelik ulaşım bağlantılarının da bölgesel iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok yönlü bir dış politika yürütmesini gerekli kıldığını belirterek, “Milli menfaatlerimizi, bölgesel istikrarı ve küresel barışı birlikte gözetiyor, köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Türkiye’nin istikameti açıktır” dedi.

Trump ve Xi Beyaz Saray’da buluştu: Ticaret, yapay zeka ve güvenlik gündemde Haber

Trump ve Xi Beyaz Saray’da buluştu: Ticaret, yapay zeka ve güvenlik gündemde

Trump: Büyük bir dostluk geliştirdik Beyaz Saray’daki törende konuşan Trump, Xi Jinping’i ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. ABD Başkanı, Xi ile 2016’daki ilk başkanlık seçiminden bu yana karşılıklı saygı ve iki ülke halklarının çıkarları temelinde güçlü bir ilişki geliştirdiklerini söyledi. ABD-Çin arasındaki ekonomik ilişkilere de değinen Trump, iki ülkenin daha dengeli bir ticari ilişki için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Amerikalı çiftçiler ve hayvancılık sektöründeki üreticiler için yeni pazar imkanlarının da gündemde olduğunu belirten Trump, güvenlik, teknoloji ve yapay zeka konularının da görüşüleceğini kaydetti. Trump, toplantılarda alınacak kararların iki ülkenin yanı sıra daha geniş ölçekte barış ve refaha katkı sağlayabileceğini dile getirdi. Xi: İletişimi güçlendirmeliyiz Xi Jinping ise ABD ziyaretinin dostluğu sürdürmek, işbirliğini geliştirmek ve iki ülke halklarının refahına katkı sağlamak amacı taşıdığını söyledi. Çin ve ABD arasında farklılıklar bulunduğunu belirten Xi, sorunların aşılması için düzenli ve kapsamlı diyaloğun önemine dikkat çekti. Çin lideri, iletişimin güçlendirilmesiyle tarafların birbirini daha iyi anlayabileceğini ve karşılıklı güvenin geliştirilebileceğini ifade etti. Xi, iki ülkenin işbirliğinden kazanabileceğini, çatışmadan ise her iki tarafın da zarar göreceğini belirterek rekabetin sağlıklı ve belirli sınırlar içerisinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Yapay zeka ve güvenlik gündemde Çin ve ABD’nin yapay zeka alanında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını belirten Xi, bu teknolojinin geliştirilmesi ve yönetilmesinde iki ülkenin sorumluluk taşıdığını söyledi. Xi, yapay zekanın insan kontrolünde geliştirilmesi ve insanların refahına hizmet etmesi gerektiğini vurguladı. İki ülke orduları arasındaki düzenli diyaloğun sürdürülmesi ve kriz iletişimi ile krizleri önlemeye yönelik mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini de ifade etti. Çin’den 100 bin genç Amerikalıya davet Xi Jinping, Çin ile ABD arasındaki halklar arası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir program da açıkladı. Çin’in gelecek 5 yıl içinde 100 bin genç ABD vatandaşını eğitim ve değişim programları kapsamında ülkeye davet edeceğini söyledi. Xi ayrıca iki dev pandanın kısa süre içinde Atlanta Hayvanat Bahçesi’ndeki yeni yuvalarına gönderileceğini açıkladı. Ping Ping ve Fu Shuang adlı pandaların Çin-ABD halkları arasındaki dostluğun sembolü olarak görüldüğü belirtildi. Xi’nin Washington’a 11 yıl sonra ilk ziyareti Xi Jinping’in ziyareti, Çin Devlet Başkanı’nın 2015’ten bu yana Washington’a gerçekleştirdiği ilk ziyaret oldu. Beyaz Saray da ziyareti, Xi’nin 10 yılı aşkın sürenin ardından gerçekleştirdiği Washington ziyareti olarak duyurdu. İki liderin görüşmesinde ticaret ve teknoloji başlıklarının yanı sıra yapay zeka, güvenlik ve iki ülke arasındaki stratejik rekabetin yönetilmesine ilişkin konuların öne çıktığı bildirildi. Ticaret ateşkesinin de görüşmeler kapsamında uzatıldığı açıklandı.

Trump’tan Xi Jinping’e kırmızı halılı karşılama: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping 3 Yıl sonra Amerika’da Haber

Trump’tan Xi Jinping’e kırmızı halılı karşılama: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping 3 Yıl sonra Amerika’da

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, eşi Peng Liyuan ile birlikte ABD’ye geldi. Xi ve Peng, Joint Base Andrews Hava Üssü’nde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump tarafından karşılandı. Kırmızı halının serildiği törende ABD askeri onur kıtası yerini alırken, askeri bando iki ülkenin milli marşlarını çaldı. Tören sırasında top atışı yapılırken B-1 bombardıman uçakları da üssün üzerinden uçuş gerçekleştirdi. Xi’nin ziyareti, Çin liderinin yaklaşık üç yıl sonra ABD’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret ve 2015’ten bu yana bir Çin devlet başkanının ABD’ye yaptığı ilk devlet ziyareti olarak kayda geçti. 11 yıl sonra bir ilk ABD başkanlarının yabancı liderleri çoğunlukla Beyaz Saray’da karşılaması nedeniyle Trump’ın Xi’yi Joint Base Andrews’te bizzat karşılaması dikkat çekti. Reuters kaynaklı haberlere göre bu karşılama, 2015’te dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın Papa Francis’i aynı üste karşılamasından bu yana bir ABD başkanının yabancı bir lideri Joint Base Andrews’te karşılamasına yönelik ilk örnek oldu. Xi: “Çin ve ABD ortak olmalı” Xi Jinping, karşılama töreninin ardından yaptığı yazılı açıklamada Çin ile ABD’nin rakipler yerine ortaklar olması gerektiğini belirtti. İki ülkenin çıkarlarının birbirine bağlı olduğunu ifade eden Xi, Çin’in ulusal yeniden canlanma hedefi ile Trump’ın “ABD’yi yeniden büyük yapma” söyleminin birbirini tamamlayabileceğini savundu. Xi ayrıca iki ülkenin iş birliğini temel alan, farklılıkların yönetilebildiği ve istikrarın korunduğu bir ilişki geliştirmesi gerektiğini söyledi. Xi, ABD ziyaretinin verimli geçmesini umduğunu ve iki ülke arasındaki yapıcı ilişkilerin geliştirilmesini beklediğini ifade etti. Trump ve Xi Beyaz Saray’da görüşecek Trump ile Xi’nin bugün Beyaz Saray’da bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmelerin gündeminde ticaret ve gümrük tarifelerinin yanı sıra teknoloji, yapay zeka, Tayvan, İran, nadir toprak elementleri ve askeri iletişim kanallarının geliştirilmesi gibi başlıkların bulunması bekleniyor. İki ülke arasındaki ticaret ilişkilerinin yanı sıra Çin’in ABD'den tarım ürünleri ve Boeing uçakları satın almasına yönelik taahhütleri ile teknoloji ve kritik mineraller konularının da görüşmelerde ele alınması bekleniyor. Ticaret ateşkesi 10 Ocak 2027’ye uzatıldı ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Xi’nin Washington ziyareti öncesinde Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin “Busan Anlaşması” olarak adlandırılan ticaret ateşkesini uzatma konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı. Bessent’in açıklamasına göre 10 Kasım 2026’da sona ermesi planlanan mevcut düzenleme 10 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı. Böylece Washington ve Pekin, daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma için görüşmelerini sürdürme imkanı elde etti. Ticaret ateşkesinin uzatılması, iki ülke arasındaki tarife geriliminin kısa vadede yeniden tırmanmasını önlerken, tarafların ticaret, teknoloji ve kritik mineraller gibi başlıklardaki müzakerelerini sürdürmesine imkan tanıyor.

Xi Jinping ABD’ye gidiyor: Trump ile kritik görüşme Haber

Xi Jinping ABD’ye gidiyor: Trump ile kritik görüşme

Şi ve Trump yeniden bir araya gelecek Çin Dışişleri Bakanlığı, Xi Jinping’in Trump’ın daveti üzerine 23-25 Eylül tarihleri arasında ABD’yi ziyaret edeceğini duyurdu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, ziyaret kapsamında Xi ile Trump’ın Çin-ABD ilişkileri ile dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren önemli konularda kapsamlı görüş alışverişinde bulunacağını açıkladı. Bakanlık, iki liderin altı ay içerisinde karşılıklı ziyaret gerçekleştirmesinin Çin-ABD ilişkileri açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Gündemde ticaret ve yapay zeka var Ziyarette iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari anlaşmazlıkların yanı sıra yapay zeka güvenliği ve diğer teknoloji başlıklarının ele alınması bekleniyor. Son dönemde Washington ve Pekin arasında yapay zekanın güvenli kullanımına ilişkin görüşmeler de yürütülüyor. ABD ve Çinli yetkililer, yapay zeka kaynaklı riskler ile olası acil durumlarda iletişim kurulmasına yönelik mekanizmalar konusunda temaslarını sürdürüyor. İki ülke arasındaki ticaret ilişkileri de zirvenin önemli gündem maddeleri arasında bulunuyor. Görüşmelerin, ekonomik ilişkilerdeki mevcut sorunların yönetilmesine yönelik temaslara sahne olması bekleniyor. Küresel gelişmeler de masada Xi ve Trump’ın görüşmesinde Çin-ABD ilişkilerinin yanı sıra küresel barış ve istikrarı ilgilendiren gelişmelerin de gündeme gelmesi bekleniyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, ziyaretin amacını iki ülke arasındaki diyaloğu ve iş birliğini güçlendirmek, farklılıkları uygun şekilde yönetmek ve ilişkilerin yapıcı stratejik istikrar çerçevesini geliştirmek olarak açıkladı.

Hakan Fidan’dan gündeme ilişkin açıklamalar: Mekke İttifakı, Suriye, Gazze ve yapay zeka mesajı Haber

Hakan Fidan’dan gündeme ilişkin açıklamalar: Mekke İttifakı, Suriye, Gazze ve yapay zeka mesajı

Fidan, Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik saldırılar nedeniyle Mekke İttifakı kapsamında dayanışma içinde olduklarını belirterek, ülkenin ihtiyaç duyabileceği bazı teknik askeri desteğin karşılanabileceğini söyledi. Fidan’dan Suudi Arabistan mesajı Mekke İttifakı’nın geldiği aşamaya ilişkin konuşan Fidan, ittifakın güçlü bir iradeyle ilerlediğini ifade etti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan yapının bölge ülkelerine açık olduğunu belirten Fidan, kurumsallaşma adımlarının ardından yeni ülkelerin katılımına yönelik görüşmeler yapılabileceğini söyledi. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara da değinen Fidan, ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik ciddi saldırılar bulunduğunu belirterek Türkiye’nin anlaşmadan kaynaklanan sorumlulukları doğrultusunda dayanışma içinde olduğunu söyledi. Fidan, Mekke’ye yönelik petrol altyapısına yönelik saldırıları kınadıklarını belirterek, Suudi Arabistan’ın ihtiyaç duyabileceği bazı teknik askeri ihtiyaçların karşılanabileceğini ifade etti. Suriye’de entegrasyon süreci Suriye ziyaretindeki temaslarına ilişkin bilgi veren Fidan, iki ülke arasında görüşülmesi gereken çok sayıda başlık bulunduğunu söyledi. Türkiye ile Suriye arasındaki 911 kilometrelik sınırın bulunduğuna dikkat çeken Fidan, Suriye’de istikrar, barış, huzur ve kalkınmanın Türkiye açısından da önem taşıdığını belirtti. Görüşmelerde bölgesel istikrar, riskler, entegrasyon süreci ve terörle mücadele gibi konuların ele alındığını aktaran Fidan, SDG’nin Suriye’ye entegrasyonu konusunda tarafların sürecin kontrollü şekilde ilerlemesini istediğini ancak şartlar tamamlanana kadar gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. İsrail ve Gazze açıklaması İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Netanyahu’nun iç siyasetteki konumunu güçlendirmeye yönelik bir politika izlediğini savundu. Fidan, Türkiye’nin bölgedeki gelişmelere ilişkin tutumunun değişmeyeceğini belirterek İsrail’in politikalarının yalnızca bölgeyi değil daha geniş ölçekte uluslararası güvenliği etkilediğini ifade etti. Gazze’deki sürece de değinen Fidan, ateşkes anlaşmasının birinci aşamasından ikinci aşamasına geçişte sorun yaşandığını söyledi. Hamas’ın üzerine düşen bazı adımları attığını savunan Fidan, İsrail’in ise yeni talepler getirdiğini öne sürdü. İnsani yardım ve barınma konusunda da sorunların devam ettiğini belirten Fidan, bazı barınma malzemeleri ile prefabrik yapıların Gazze’ye girişine izin verilmediğini ifade etti. ABD-İran görüşmelerinde tıkanma Bölgedeki gerilime ilişkin değerlendirmesinde ABD ile İran arasındaki görüşmelerde son aylarda ilerleme sağlanamadığını belirten Fidan, Babülmendep hattındaki gelişmelerin de tabloyu daha karmaşık hale getirdiğini söyledi. Fidan, ABD-İran müzakerelerinin sonuçlanmasını önemsediklerini belirterek tarafların yeni teklifleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Krizin ekonomik etkilerinin artık daha fazla hissedildiğini de sözlerine ekledi. Karadeniz için yeni teklif Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasında devam eden karşılıklı saldırılara ilişkin konuşan Fidan, savaşın kalıcı sonuçlar doğuracak şekilde sona erdirilmesinin mevcut koşullarda zor göründüğünü söyledi. Türkiye’nin her iki tarafa da bir teklif ilettiğini ve yanıt beklediğini belirten Fidan, öncelikli konulardan birinin tahılın Karadeniz üzerinden güvenli şekilde çıkarılması olduğunu ifade etti. Yunanistan ile ilişkiler Yunanistan siyasetinde Türkiye konusunun iç siyasi tartışmalarda kullanılabildiğini savunan Fidan, Türkiye’nin ise mevcut hükümetle yürütülen resmi temaslara odaklandığını söyledi. Silahlı kuvvetler ve sahil güvenlik birimlerinin gelişmeleri hassasiyetle takip ettiğini belirten Fidan, Ege’de tarafların gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’ın BM konuşmasına ilişkin değerlendirme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapacağı konuşmaya da değinen Fidan, Türkiye’nin dünya sorunlarına ilişkin çözüm önerilerinin gündeme getirileceğini söyledi. Fidan, insanlığın ortak değerleri temelinde çözüm arayışının yanı sıra yapay zekanın gelecekte oluşturabileceği risklere ilişkin mesajların da Erdoğan’ın konuşmasında yer alacağını belirtti. “Terörsüz Türkiye” mesajı Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmesinde Fidan, bu yaklaşımın bölge ülkelerinde de karşılık bulduğunu söyledi. Suriye ve Irak’ta silahlı grupların faaliyetlerine yönelik yaklaşımın değiştiğini savunan Fidan, terör örgütünün mevcut süreci değerlendirerek silahlı yapıyı kalıcı şekilde gündemden çıkarması gerektiğini ifade etti. “Yapay zeka ulusal güvenlikle ilgili bir konu” Yapay zekanın geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, teknolojinin yalnızca ekonomik veya teknolojik rekabet başlığı altında ele alınmaması gerektiğini söyledi. ABD ve Çin’in yeni döneme hazırlık yaptığını belirten Fidan, yapay zekanın giderek daha fazla alanda kullanılacağını ve teknolojik kapasitenin ülkelerin ulusal güvenliği açısından önem kazanacağını ifade etti. Fidan, Türkiye’nin de bölge ülkeleriyle birlikte büyük veri merkezleri ve yapay zeka altyapıları konusunda çalışmalar yürütmesi gerektiğini belirterek, bu alanın “sıradan bir teknolojik rekabet” olmadığını, ulusal güvenlikle bağlantılı stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Ticaret Bakanlığı’ndan DTÖ raporu açıklaması: Türkiye’nin tazminat borcu bulunmuyor Haber

Ticaret Bakanlığı’ndan DTÖ raporu açıklaması: Türkiye’nin tazminat borcu bulunmuyor

Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin otomotiv düzenlemelerine ilişkin DTÖ Panel Raporu hakkında kamuoyuna yansıyan bazı değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakanlığın açıklamasında, söz konusu Panel Raporu’nun DTÖ tarafından 28 Temmuz 2026’da yayımlandığı, Türkiye ve Çin tarafından rapora ilişkin değerlendirmelerin daha önce kamuoyuyla paylaşıldığı hatırlatıldı. “PANEL, TEDBİRLERİMİZİN ÖNEMLİ BÖLÜMÜNÜ MAKUL BULDU” Bakanlık, Panel’in Türkiye’nin uygulamalarını sağlık, çevre ve tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler çerçevesinde makul olarak değerlendirdiğini ve panele taşınan tedbirlerin önemli bir bölümü hakkında Türkiye lehine değerlendirme ve yorumlara yer verdiğini belirtti. Bununla birlikte Türkiye’nin, özellikle 4 Mart 2023’ten itibaren elektrikli araçlarda uygulanan ilave vergiye ilişkin Panel değerlendirmelerine katılmadığı ifade edildi. Bakanlık, yerli otomotiv sanayisini haksız rekabete karşı korumayı ve tüketici güvenliği ile refahını gözetmeyi amaçlayan bazı tedbirlere yönelik Panel değerlendirmelerinin de Türkiye tarafından paylaşılmadığını bildirdi. PANEL RAPORU HENÜZ KESİNLEŞMİŞ DEĞİL Açıklamada, DTÖ hukuk sistemi kapsamında Panel Raporu’nun kabul edilerek kesinleşmiş nihai bir karar olmadığı vurgulandı. Türkiye’nin temyiz hakkının bulunduğu belirtilirken, hukuken isabetli bulunmayan hususlara ilişkin gerekli hukuki gözden geçirme süreçlerinin işletildiği kaydedildi. Taraflar arasındaki istişarelerin de devam ettiği ifade edilen açıklamada, Panel Raporu’nun katılınmayan bölümleri için temyize başvuru sürelerinin karşılıklı mutabakatla uzatılmasının değerlendirildiği aktarıldı. “TÜRKİYE’NİN HERHANGİ BİR TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOK” Bakanlığın açıklamasında özellikle DTÖ Panel Raporu’nun Türkiye açısından herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü veya mali borç doğurduğu yönündeki iddialara yanıt verildi. DTÖ uyuşmazlık çözüm mekanizması kapsamında panel kararlarının taraflardan birini diğer tarafa otomatik olarak tazminat veya ödeme yapmaya mecbur bırakmadığı belirtilerek, Türkiye açısından tahakkuk etmiş herhangi bir borç, mali yükümlülük veya vergi kaybı bulunmadığı vurgulandı. YERLİ OTOMOTİV SANAYİSİNE DESTEK SÜRECEK Ticaret Bakanlığı, milli otomotiv sanayisinin üretim kapasitesinin ve yatırımlarının desteklenmesi ile sektörün haksız ticaret uygulamalarına karşı korunması amacıyla politikaların sürdürüleceğini açıkladı. Bakanlık, Türkiye’nin uluslararası ticaret hukukundan doğan hak ve menfaatlerinin korunması için gerekli adımların atılacağını ve ekonomik ve ticari menfaatlerin uluslararası platformlarda kararlılıkla savunulmaya devam edileceğini bildirdi.

ABD ilk kez doğruladı: Yörüngede uzay kontrol silahları bulunuyor Haber

ABD ilk kez doğruladı: Yörüngede uzay kontrol silahları bulunuyor

“Yörüngede uzay kontrol silahlarımız bulunuyor” Meink, Maryland’de düzenlenen 2026 Air, Space & Cyber Konferansı’nda yaptığı konuşmada ABD’nin uzaydaki askeri kapasitesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD’nin değişen tehditlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirten Meink, Uzay Kuvvetleri’nin artık yörüngede, ortak kuvvetleri düşman eylemlerine karşı savunabilecek “uzay kontrol silahlarına” sahip olduğunu açıkladı. Meink’in açıklaması, ABD yönetiminin yörüngede konuşlandırılmış silah sistemlerinin varlığını kamuoyu önünde ilk kez bu kadar açık şekilde kabul etmesi açısından dikkat çekti. Silahların özellikleri açıklanmadı Meink, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken söz konusu sistemlerin hangi tür silahlar olduğunu açıklamadı. Silahların kinetik veya kinetik olmayan sistemler olup olmadığı konusunda da bilgi vermeyen Meink, bu ayrıntıların paylaşılmasının caydırıcılık açısından fayda sağlamayacağını söyledi. ABD Hava Kuvvetleri Bakanı ayrıca söz konusu silahların ne zaman yörüngeye yerleştirildiğini veya kaç sistemin görev yaptığını da açıklamadı. ABD uzayda askeri kapasitesini artırıyor Meink, ABD’nin yalnızca mevcut uzay kabiliyetlerini korumaya değil, aynı zamanda farklı tehditleri takip edebilecek ve gerektiğinde etkisiz hale getirebilecek yeni sistemleri geliştirmeye de odaklandığını belirtti. ABD Uzay Kuvvetleri, yörüngedeki tehditlere karşı kullanılabilecek sistemlerin yanı sıra uzay tabanlı önleyiciler ve hava hedeflerini uzaydan takip etmeye yönelik uydu sistemleri üzerinde de çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar, Donald Trump yönetiminin “Golden Dome” füze savunma girişimiyle de bağlantılı olarak ilerliyor. Çin ve Rusya vurgusu Meink, ABD’nin uzayda üstünlüğünü korumasının kritik önem taşıdığını vurgularken, Çin ve Rusya’nın da uzun süredir ABD’nin uzaydaki sistemlerini tehdit edebilecek kabiliyetler geliştirdiğine dikkat çekti. ABD Savunma Bakanlığı, son yıllarda uzayda karşı koyma ve savunma kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını artırırken, Meink’in son açıklaması Washington’ın yörüngedeki askeri kabiliyetleri konusunda daha açık bir politika izlemeye başladığını gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Meink, buna karşın yörüngede bulunan silahların teknik özellikleri, test süreçleri veya operasyonel kabiliyetleri hakkında bilgi vermedi.

Çin'de tersanede kargo gemisi yangını: 25 kişi hayatını kaybetti Haber

Çin'de tersanede kargo gemisi yangını: 25 kişi hayatını kaybetti

Yangın bakım çalışmaları sırasında çıktı Yangın, Qingdao'daki bir tersanede bakım işlemleri sürdürülen yabancı bir kargo gemisinde meydana geldi. Yerel saatle 11.15 sıralarında başlayan yangın kısa sürede geminin farklı bölümlerine yayıldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, sağlık ve acil durum ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesi sonucunda alevlerin yaklaşık 14.30 sıralarında kontrol altına alınarak söndürüldüğü bildirildi. Gemideki 42 kişiden 25'i hayatını kaybetti Yangın sırasında gemide bulunan 42 kişiden 12'si ekiplerin müdahalesiyle güvenli şekilde tahliye edildi. Yangında yaralanan 5 kişi ise sağlık ekipleri tarafından hastaneye götürüldü. Yaralıların sağlık durumlarının stabil olduğu açıklandı. Yangının söndürülmesinin ardından gemide bulunan ve kendilerinden haber alınamayan 25 kişi için arama kurtarma çalışması başlatıldı. Çalışmaların ilk aşamasında 20 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Ekiplerin gemideki arama çalışmalarını sürdürmesiyle kayıp durumdaki 5 kişinin de cansız bedenine ulaşıldı. Böylece yangındaki toplam can kaybı 25 olarak açıklandı. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı Yangının ardından bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışması yürütüldü. Olayın çıkış nedeninin belirlenmesi için ilgili ekiplerin incelemelerinin sürdüğü bildirildi. Yetkililerin yangının hangi nedenle çıktığını ve olay sırasında gemideki kişilerin tahliye sürecine ilişkin ayrıntıları araştırdığı belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.