Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanı Çiftçi açıkladı: "Sürecin sekteye uğramaması için yakından takip ediyoruz" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi açıkladı: "Sürecin sekteye uğramaması için yakından takip ediyoruz"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörsüz Türkiye" sürecinin herhangi bir provokasyonla sekteye uğramaması için süreci yakından takip ettiklerini söyledi. Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu iradenin sürecin bugüne kadar sağlıklı ilerlemesinde önemli rol oynadığını belirtti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'un Esenyurt ilçesinde kamu hizmetleri, güvenlik ve asayiş başlıklarında değerlendirmelerde bulundu. Mülki idare amirleri ve başsavcılarla gerçekleştirilen toplantının ardından iki bakan, ortak basın açıklaması yaptı. Esenyurt Kaymakamlığındaki temasların ardından ilçedeki Recep Tayyip Erdoğan Parkı'nda gençlerle bir araya gelen Çiftçi ve Gürlek, daha sonra AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Program, Büyükçekmece Adalet Sarayı'ndaki ortak basın açıklamasıyla sona erdi. Çiftçi: Süreci yakından takip ediyoruz İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, açıklamasında "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında yürütülen sürece ilişkin önemli mesajlar verdi. Sürecin herhangi bir provokasyon nedeniyle zarar görmemesi için gerekli tedbirleri aldıklarını belirten Çiftçi, çalışmaların bundan sonra da aynı hassasiyetle sürdürüleceğini ifade etti. Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu siyasi iradenin sürecin bugüne kadar sağlıklı şekilde ilerlemesinde etkili olduğunu belirterek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile TBMM Başkanı'nın da sürece katkı sunduğunu söyledi. Bakan Çiftçi, İçişleri Bakanlığı olarak sürecin provokasyonlara karşı dikkatle takip edildiğini belirterek, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" mesajını verdi. Esenyurt'ta 7 bin 500 aranan kişi yakalandı Çiftçi, Esenyurt'un güvenlik altyapısına yönelik yatırımlara ilişkin de dikkat çeken veriler paylaştı. 2023 yılına kıyasla ilçedeki güvenlik araçlarının yüzde 96, personel sayısının ise yüzde 40 artırıldığını belirten Çiftçi, yapılan takviyelerin sonuç verdiğini söyledi. Bu yılın ilk 7 ayında yaklaşık 7 bin 500 aranan kişinin yakalandığını açıklayan Çiftçi, aynı dönemde yaklaşık 800 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi. Uyuşturucuyla mücadelede kullanılan NARVAS sisteminin de sonuçlara katkı sağladığını belirten Çiftçi, 1 Ocak 2024'te uygulamaya alınan sistem sayesinde uyuşturucu ihbarlarında yüzde 23 artış yaşandığını kaydetti. Esenyurt'a yeni emniyet müdürlüğü binası İçişleri Bakanı Çiftçi, ilçenin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yeni yatırımların da hayata geçirileceğini açıkladı. Bu kapsamda Esenyurt'a yeni hükümet konağı ve emniyet müdürlüğü binası kazandırılacağını belirten Çiftçi, güvenlik hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti. Sahipsiz hayvanlarla ilgili açıklama Çiftçi, Türkiye genelinde sahipsiz hayvanlara yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi verdi. Sahipsiz hayvanların yüzde 96,5'inin toplandığını belirten Çiftçi, Esenyurt'ta ise tüm sahipsiz hayvanların barınaklara alındığını söyledi. Hayvanların beslenmesi, kısırlaştırılması ve sahiplendirilmesine yönelik çalışmaların barınaklar ve doğal yaşam alanlarında sürdüğünü belirten Çiftçi, uygulamaların devam edeceğini kaydetti. Gürlek: Esenyurt suçun merkezi olmayacak Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Esenyurt'un hızlı nüfus artışıyla birlikte güvenlik açısından da önemli bir ilçe haline geldiğini söyledi. Suç örgütleri ve yasa dışı yapılarla mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan Gürlek, Esenyurt'u suçun ve suçlunun merkezi haline getirmek isteyen yapılara karşı mücadelenin sürdürüleceğini belirtti. Gürlek, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamanın temel görevleri olduğunu ifade ederek, ilçede güvenlik ve adalet hizmetlerinin etkin şekilde yürütüleceğini kaydetti. "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi Genel Kurul gündeminde Mustafa Çiftçi, TBMM gündemindeki "Terörsüz Türkiye" düzenlemesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İlgili çerçeve yasanın Adalet Komisyonu'ndan geçtiğini ve Genel Kurul'da görüşülmesinin beklendiğini belirten Çiftçi, İçişleri Bakanlığı olarak süreci yakından takip ettiklerini yineledi. Bakanın açıklamaları, hem "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin güvenlik tedbirlerinin hem de İstanbul'un yoğun nüfuslu ilçelerinden Esenyurt'taki güvenlik çalışmalarının önümüzdeki dönemde de gündemde olacağını ortaya koydu.

Mahmut Arıkan: “20 yıllık kanun uygulanmıyor, çiftçiye destek sadece yüzde 0,25” Haber

Mahmut Arıkan: “20 yıllık kanun uygulanmıyor, çiftçiye destek sadece yüzde 0,25”

Çiftçilerin yeni hasat dönemine büyük bir karamsarlıkla girdiğini vurgulayan Mahmut Arıkan, açıklamasına şu sözlerle başladı: "Gönül isterdi ki bu ziyaretimizde çiftçimizin güler yüzünü görelim. Gönül isterdi ki biçerdövere binerken çiftçimizin umutla bindiği günleri görmek isterdik ama maalesef umutla tarlaların biçildiği bir döneme değil, umutsuzlukla geleceğe dair ümitsiz cümlelerin kurulduğu bir güne denk geldik." “AVUSTRALYA'DAKİ ÇİFTÇİ EL ÜSTÜNDE, KONYALI ÇİFTÇİ KARAMSAR” Sorunları gündeme getirmek ve icra makamındakilere Sarayönü ile diğer ilçelerdeki çiftçilerin taleplerini iletmek için sahada olduklarını belirten Saadet Partisi Genel Başkanı, küresel bir kıyaslama yaptı. Dünyanın neresine gidilirse gidilsin tarımla uğraşanların beklentilerinin benzer olduğunu ifade eden Arıkan, şu değerlendirmede bulundu: "Buradan binlerce, on binlerce kilometre ötedeki Avustralya'ya da gitsek, Konya'da eli nasırlı çiftçi kardeşimizle de buluşsak akşam başını yastığa koyarken mazotu düşünüyor, gübreyi düşünüyor, ürün fiyatını düşünüyor. Ama sabah uyandığında Avustralya'daki çiftçimiz Avustralyalı yöneticiler tarafından el üzerinde tutulduğunu, sorunlarının giderilmesiyle alakalı devletinin yanında olduğunu görüyor ama Konya’mıza geldiğimizde sabah çiftçimizin daha bir karamsar güne başladığını üzülerek görüyoruz." “MALİYET 19-20 LİRA, SATIŞ 16 LİRA” Açıklanan buğday alım fiyatlarının üreticinin maliyetini karşılamadığını, bizzat tarladaki üreticiyle yaptığı diyalog üzerinden aktaran Saadet Partisi Genel Başkanı, durumu şu sözlerle özetledi: "Geçtiğimiz günlerde buğday alım fiyatları açıklandı. Hep beraber takip ettik, 16,5 lira açıklandı. Biraz önce biçer kullanırken arkadaşımıza sordum, 'Ne kadar, yaklaşık maliyetiniz ne kadar?' dediğimde, ‘Başkanım' dedi, 19 lira, 20 lira aşağısına mal etmemiz mümkün değil’ dedi. Peki 16,5 liraya bu fiyat açıklandı. Toprak Mahsulleri Ofisi kaç liradan alıyor diye sorduğumuzda, '14 liraya, 14,5 liraya satabilirsek bizden mutlusu yok' dedi. 19 liraya mal ediliyor, 20 liraya mal ediliyor; 16,5 liraya satıldığı günlere maalesef bugünlerde şahitlik ediyoruz." “GİRDİ MALİYETLERİ İLE ÜRÜN FİYATI ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜYOR” Son bir yıl içerisindeki maliyet artışlarına dikkat çeken Arıkan, enflasyonun çiftçi üzerindeki yükünü rakamlarla ortaya koydu: “Değerli arkadaşlar, son 1 yıl içerisinde gübre fiyatlarındaki artışa baktığımızda %64'lük bir artış görüyoruz. Keza mazot fiyatlarına baktığımızda %41'lik bir artış görüyoruz ama ürün fiyatında sadece %22'lik bir artış var. Bu %22'lik artışın da tam manasıyla uygulanmadığına, ürün üreticisine tam manasıyla rakamların verilmediğine şahitlik ediyoruz.” “20 YILLIK KANUN UYGULANMIYOR, DESTEK SADECE YÜZDE 0,25” Yaşanan krizin anlık değil, uzun yıllardır süren tarım politikalarının bir neticesi olduğunu savunan Arıkan, 2006 yılında çıkarılan tarım destekleme yasasını hatırlatarak iktidarı eleştirdi: “2006 yılı içerisinde bugünkü hükümet bir yasa çıkartmıştı. Tarımla uğraşan, çiftçilikle uğraşan insanlara destek, %1'lik gayrisafi milli hasıladan %1'den az olmamak üzere bir destek açıklaması yapmıştı. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen 2007'de %1 olması gereken destek %0,6 (binde 6) olarak gerçekleşmiş; 2026, içinde bulunduğumuz yıl içerisinde de sadece %0,25 olarak gerçekleşmiş.” "KONYA’DA ON BİNLERCE DÖNÜM ARAZİ SATIŞA ÇIKTI" Açıklamasını, sistemin sürdürülemez olduğuna vurgu yaparak tamamlayan Arıkan, tarımdan kaçışın tehlikeli boyutlara ulaştığını belirterek, “Bu şekilde bu sistemin, bu çiftçinin ayakta kalması mümkün değil. İşte buradayız, Sarayönü'nde on binlerce dönüm arazinin satışa çıktığını görüyoruz. İkinci neslin, evlatların bu” diyerek tarımda yaşanan nesil kopuşuna ve artan arazi satışlarına dikkat çekti.

İdris Şahin: Yanlış yönetim kararlarının faizini çiftçi ödüyor Haber

İdris Şahin: Yanlış yönetim kararlarının faizini çiftçi ödüyor

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Tarım Kredi Yağ’ın 2025 yılı bilançosunda ortaya çıkan tabloya ilişkin açıklama yaptı. Kurumun finansman giderlerinin 1 milyar 452 milyon liraya ulaşmasının sürdürülemez olduğunu ifade eden Şahin, “Bir kurumun finansman gideri bu seviyeye çıkmışsa; o kurum artık çiftçi için değil, yanlış yönetim kararlarının doğurduğu borç faizlerini ödemek için çalışıyor demektir. Özkaynakların eksi 510 milyon liraya gerilemesi ve nakit varlığının 19,8 milyon liraya kadar düşmesi, yönetim anlayışının iflasıdır. Bir hukukçu olarak ifade etmeliyim ki; bu tablo bir ticari risk değil, doğrudan kamusal bir sorumluluk ihlalidir” vurgusunu yaptı. Üreticinin ağır maliyetler altında hayatta kalma mücadelesi verdiğini hatırlatan Ankara Milletvekili Şahin, “Kara gün dostu dedikleri kurum, çiftçiyi kara güne bırakmıştır. Çiftçimiz mazotun, gübrenin, ilacın ve yemin altında ezilirken; ‘kara gün dostu’ olması gereken bir kurumun borç ve faiz sarmalına terk edilmesi asla kabul edilemez. Tarım Kredi gerçekten çiftçinin refahı için mi yönetilmektedir, yoksa devasa borç yükünü çevirmeye çalışan bir finansal aparata mı dönüşmüştür?” sorusunu sordu. Emanetin ehil ellerde olmadığını savunan Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çiftçimizin hakkının kötü yönetimle erimesine razı olmayacağız. Bu ağır tablonun piyasa koşulları denilerek geçiştirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Emanete zeval getiren her kararın hesabı şeffaflık zemininde mutlaka sorulacaktır.”

Özgür Özel: Lüks vergisi; Mutfak tüpünde var, doğalgazda var ama elmasta, pırlantada yok Haber

Özgür Özel: Lüks vergisi; Mutfak tüpünde var, doğalgazda var ama elmasta, pırlantada yok

Özel, Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına partilileri ve vatandaşları selamlayarak başlayan Özel, 19 Mart’tan sonra İstanbul’da başlatılan sürece değinerek, “26 Mart Çarşamba akşamı Saraçhane’deki son mitingimizi yaptığımızda bir karar ilan etmiştik. Her cumartesi Türkiye’de bir şehirde ve her çarşamba akşam İstanbul’da bir ilçede olacağız demiştik” dedi. Özel, İstanbul’daki 39 ilçede eylem yaptıklarını belirterek, “46 derecede yaptık, eksi 4 derecede yaptık. Üzerimize kar yağdı, dolu yağdı. 12 kişinin bayıldığı da oldu. Geçen hafta 39’uncu ilçeyi Ataşehir’de tamamladık. 91’inci eylemde Kocaeli’ndeydik” ifadelerini kullandı. “Hukuksuzluklar ve siyasi operasyonlar sürdükçe mücadelemiz devam edecek” diyen Özel, İstanbul il örgütüne ve katılım gösterenlere teşekkür etti. Ramazan ayının üçüncü gününde Saadet Partisi’nin düzenlediği iftara katıldıklarını belirten Özel, “DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Yeniden Refah Partisi genel başkanları oradaydı. AK Parti Genel Başkan Vekili de oradaydı. Kürsüde siyaset yoktu, sadece Gazze ve Filistin vardı” dedi. İftarla ilgili eleştirilere değinen Özel, “Bu iftarı Saadet Partisi yapmadı, İBB kaynaklarıyla yapıldı dediler. O masada AK Parti’nin genel başkan vekilini bile görmeden husumet çıkarmaya çalıştılar. Vallahi de billahi de iyilik kazanacak, kötülük kaybedecek” diye konuştu. Şubat ayının son haftasının vergi haftası olduğunu hatırlatan Özel, Türkiye’de vergi sisteminin adaletsiz olduğunu savundu. “Türkiye’de toplanan vergilerin yüzde 62,5’i dolaylı vergiler. Elektrik yakarken, doğalgaz öderken, çocuğuna ayakkabı alırken ödediğin vergi bu” dedi. Gelir vergisinin maaşlı çalışanlardan kesildiğini belirten Özel, “12 maaş alan bir çalışanın 3 maaşı vergiye gidiyor” ifadelerini kullandı. Özel tüketim vergisine (ÖTV) ilişkin de konuşan Özel, “Lüks vergisi diye getirildi ama mutfak tüpünde var, doğalgazda var. Ama elmasta, pırlantada yok” dedi. Yeni çıkan bir cep telefonu modelini örnek gösteren Özel, “Türkiye’de fiyatı 108 bin lira. Bunun 54 bin 959 lirası vergi. 53 bin lirası telefon. Yani vergisi telefondan fazla” dedi. Telefon üzerinden alınan vergileri sıralayan Özel, “Yüzde 50 ÖTV, yüzde 20 KDV, yüzde 12 TRT bandrolü, yüzde 1 Kültür Bakanlığı payı var. Üstelik verginin de vergisi alınıyor” diye konuştu. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vergi haftası paylaşımında köprü görseli kullandığını hatırlatan Özel, Boğaz köprüleri ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik iddiaları gündeme getirdi. “Birinci ve ikinci köprü ile 7 otoyolu satmaya niyet ettiler” diyen Özel, mevcut geçiş ücretinin 59 TL olduğunu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde ise ücretin 959 TL olduğunu söyledi. Köprülerin yıllık 600 milyon dolar gelir getirdiğini savunan Özel, “25 yıllık geliri, 5 yıllık kira bedeli karşılığında bırakmak istiyorlar” dedi. Satış iddialarına ilişkin sorularına yanıt alamadığını belirten Özel, “Yüzde 90 karşı, yüzde 10 destekliyor. Altın yumurtlayan tavuğu satmak istiyorlar” ifadelerini kullandı. Özel, köprü gelirlerinin emekli maaşlarının artırılması, asgari ücret düzenlemesi, çiftçi destekleri ve gençlere ilk telefon ve bilgisayarda vergi muafiyeti için kullanılabileceğini söyledi. Özel, Ankara Soğuksu, Uludağ, Bolu Abant ve Trabzon Altındere milli parklarının 49 ya da 99 yıllığına kiralanmasına yönelik kanun teklifi hazırlandığını ileri sürdü. Kamuoyu araştırmalarına da değinen Özel, “Önümüzdeki anketlerin hepsinde Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi” dedi. Özel, konuşmasının sonunda iktidarı eleştirerek, “Bu zor günler geçecek ama emekli, emekçi, öğrenci, esnaf yapılanları unutmayacak, sandıkta hesabı soracak” ifadelerini kullandı.

Uzunköprü için korkutucu ÇKS raporu Haber

Uzunköprü için korkutucu ÇKS raporu

Edirne İl Genel Meclisi’nde görüşülen Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) raporu, Uzunköprü özelinde tarımdaki kan kaybını gözler önüne serdi. 2026 yılı verilerine göre Edirne genelinde 25 bin 97 çiftçi kayıtlıyken, Uzunköprü 5 bin 54 kayıtlı çiftçiyle ilçeler arasında ilk sırada yer aldı. Ancak geçen yıla göre 220 çiftçinin sisteme kayıt yaptırmaması dikkat çekti. Açıklanan verilere göre Uzunköprü, 5 bin 54 kayıtlı çiftçi ve 495 bin 223 dekar tarım arazisiyle Edirne genelinde en fazla ÇKS kaydı bulunan ilçe oldu. Uzunköprü’yü 4 bin 203 çiftçiyle İpsala, 4 bin 86 çiftçiyle Keşan ve 3 bin 685 çiftçiyle Merkez ilçe takip etti. Edirne genelinde toplam kayıtlı çiftçi sayısı 25 bin 97, toplam tarım alanı ise 2 milyon 905 bin 77 dekar olarak kayıtlara geçti. Subaşı, raporda dikkat çeken bir başka detayın ise çiftçilerin yaş ortalaması olduğunu belirterek, “ÇKS’ye kayıtlı çiftçilerimizin yaş ortalaması 58” ifadelerini kullandı. UZUNKÖPRÜ’DE 160 BİN DEKAR ARAZİNİN GİRİŞİ YAPILMAMIŞ Toplantıda söz alan CHP Grup Başkanvekili ve Uzunköprü İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Üstün, 2025 yılı ÇKS verileriyle karşılaştırma yaparak Uzunköprü’deki vahim tabloyu gözler önüne serdi. Üstün, 2026 yılında Uzunköprü’de yaklaşık 160 bin dekar tarım arazisinin ÇKS’ye kaydedilmediğini belirtti. “2025 yılında Enez 113 bin dekar araziye ÇKS yapmışken bu yıl 97 bin dekarda kalmış. Havsa’da 13 bin, İpsala’da 12 bin dönümün üzerinde giriş yapılmamış arazi var. Keşan’da geçen yılla aynı seviyede, Lalapaşa’da 237 bin dekardan 195 bin dekara, Meriç’te yaklaşık 20 bin dekar, merkezde 7 bin dekar düşüş var. Uzunköprü’de ise rakam çok daha büyük. Yaklaşık 160 bin dekar arazinin girişi yapılmamış” dedi. Üstün, ÇKS girişlerinin Nisan ayına kadar devam ettiğini ancak bu süreçte sadece arazi ilavelerinin yapılabildiğini, yeni çiftçi kaydının mümkün olmadığını vurguladı. “25 BİN 97 ÇİFTÇİ SAYISI ASLINDA DAHA AZ” Konuşmasında arazi toplulaşmasına da dikkat çeken Üstün, Süloğlu ilçesinde sadece 4 kişinin 10 bin dönümün üzerinde arazi işlediğini, bin 48 çiftçiden 112’sinin arazilerin yüzde 45’ini kullandığını söyledi. Uzunköprü’de durumun daha vahim olduğunu ifade eden Üstün, “Uzunköprü’de arazilere göre şirketler büyüyor. Toplam 25 bin 97 çiftçi var. Bu rakam aslında daha aşağıdadır. Edirne’mizde aynı aile içinde baba, oğul, eş ÇKS’leri var. Nüfus oranındaki yüzde 5’lik rakam, yüzde 2,5’lara düşer” değerlendirmesinde bulundu. “UZUNKÖPRÜ’DE 220 ÇİFTÇİ SEKTÖRDEN ÇIKTI” Üstün, Uzunköprü özelinde çarpıcı bir düşüşe de dikkat çekti. Geçen yıl Uzunköprü’de 5 bin 274 olan ÇKS başvuru sayısının bu yıl 5 bin 54’e gerilediğini belirten Üstün, “220 tane çiftçi, Uzunköprü’de çiftçiliği bırakmış. Genele yaydığımızda 2025 yılında çiftçilik yapanlarla 2026 yılında yapanlar arasında yüzde 13 oranında çiftçi sektörden çıkmış. Edirne gibi bir tarım kentinde bu çok vahim bir durum” dedi. Meclis üyeleri, artan maliyetler, düşük desteklemeler ve girdi fiyatlarındaki yükselişin çiftçileri sektörden uzaklaştırdığını belirterek, soruna acil çözüm bulunması çağrısı yaptı.

Karal: Yaşanan fiyat dalgalanmaları üreticiyi sistematik biçimde zarara uğratıyor Haber

Karal: Yaşanan fiyat dalgalanmaları üreticiyi sistematik biçimde zarara uğratıyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, fındık alım fiyatlarının kısa süre içinde 340–350 TL bandından 220 TL seviyelerine kadar gerilemesine tepki gösterdi. Türkiye’nin dünyanın en büyük fındık üreticisi olmasına rağmen fiyat belirleme gücüne sahip olamadığını vurgulayan Karal, yaşanan tabloyu “piyasayı düzenlemesi gereken kamunun seyirci kalmasının sonucu” olarak değerlendirdi. Karal, açıklamasında Türkiye’de yaşanan fiyat düşüşünün, Karadeniz’de binlerce üreticiyi doğrudan etkilediğini ve ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını söyledi. Üreticilerin, fiyatların yeniden artacağı beklentisiyle ürününü elinde tuttuğunu hatırlatan Karal, “Fiyatların bu kadar kısa sürede dibe vurması, zaten artan girdi maliyetleri altında ezilen üreticiyi bir kez daha kaygıya sürüklemiştir. Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri her geçen gün artarken, ürün fiyatlarının bu seviyelere düşmesi kabul edilebilir değildir." ifadelerini kullandı. DEVA Partili Karal, fındık piyasasında yaşanan dalgalanmanın doğal piyasa koşullarıyla açıklanamayacağını belirterek, ortada adil ve sağlıklı işleyen bir piyasa bulunmadığını kaydetti. Karal, “Fiyatlar belirli dönemlerde baskılanmakta, üretici çaresiz bırakılmaktadır. Bunun bedelini alın teriyle üretim yapan çiftçi ödemektedir” dedi. Karal ayrıca şunları aktardı: "Piyasayı düzenlemesi gereken kamu, ne yazık ki bugün seyirci konumundadır. Fındık üreticisi her yıl aynı döngüye mahkum ediliyor. Yaşanan fiyat dalgalanmaları üreticiyi sistematik biçimde zarara uğratıyor. Geçtiğimiz yıl rekoltenin son derece düşük olmasına rağmen hükümetin bu tabloya kayıtsız kalması kabul edilemez. Üretici emeğinin karşılığını alamazken, kazanan hep büyük alıcılar oluyor. Türkiye’nin tarımda geldiği nokta budur: Üreten kaybediyor, spekülatör kazanıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasada etkin ve yönlendirici bir alım politikası yürütmemesi, fiyat düşüşlerini daha da hızlandırmaktadır. Bu nedenle kamu otoritesinin, güçlü, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir taban fiyat politikasıyla üreticinin arkasında durması şarttır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.