Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cezayir

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Cezayir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezayir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Müslüman çoğunluklu ülkelerin ekonomik büyüklük sıralaması değişti. Türkiye kaçıncı sırada? Haber

Müslüman çoğunluklu ülkelerin ekonomik büyüklük sıralaması değişti. Türkiye kaçıncı sırada?

IMF, nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporuna ilişkin veri haritasında, ülkelerin nominal GSYH'lerine dair güncel projeksiyonlara yer verdi. Buna göre Türkiye'de GSYH'nin bu yıl 1,64 trilyon dolar seviyesine yükseleceği tahmin edildi. Söz konusu projeksiyonda, Türkiye'nin ekonomik büyüklüğünün nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında zirvede yer alması dikkati çekti. Uzun süredir bu alanda sürdürdüğü liderliğini IMF'nin 2025 yılı tahminlerine göre Türkiye'ye kaptıran Endonezya'nın GSYH'sinin bu sene 1,54 trilyon dolar olacağı öngörüldü. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük sıralamasında Türkiye ve Endonezya'nın ardından gelen Suudi Arabistan'ın 2026'da 1,39 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin edildi. Yalnızca 3 ekonomi trilyon dolar bandını aştı Bu gruptaki trilyon dolarlık ekonomiye sahip olan ülkeler Türkiye, Endonezya ve Suudi Arabistan ile sınırlı kaldı. Listenin devamında, yaklaşık 622 milyar dolarlık hacmiyle Birleşik Arap Emirlikleri, 516 milyar dolarla Malezya ve yaklaşık 511 milyar dolarla Bangladeş yer aldı. Kuzey Afrika'nın en büyük ekonomilerinden Mısır'ın GSYH'sinin 2026'da yaklaşık 430 milyar dolara çıkacağı tahmin edildi. IMF'nin güncel projeksiyonunda Pakistan'a ilişkin 2026 GSYH tahmini yer almazken ülkenin geçen yıl 408 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştığı öngörüldü. "Çeşitlendirilmiş ekonomi büyümeyi sürdürülebilir kılıyor" Analistler, Türkiye'nin GSYH verisindeki öngörülen sıçramada, imalat sanayisindeki genişleme, turizmdeki toparlanma, ihracat artışları ve dolar kuru etkilerinin ana unsurlar olarak öne çıktığını belirtti. Bu unsurların bir araya gelmesinin Türkiye'nin nominal GSYH'sini nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin önüne geçirdiğine işaret eden analistler, nüfus avantajı ve doğal kaynak zenginliğine rağmen Endonezya'nın bazı sektörlerdeki yavaşlama ve küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalardan etkilendiğini ifade etti. Analistler, bu ülke grubundaki diğer büyük ekonomilerin daha çok ham madde ve enerji ihracatına dayalı bir yapı sergilediğini vurgulayarak, Türkiye'nin sanayi ve hizmet ile çeşitlendirilmiş ekonomik yapısının büyüme ivmesini sürdürülebilir kıldığını kaydetti. IMF, ocak ayındaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 4,2 büyüyeceğini öngörmüştü. Nisan ayında ise yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının ekonomik faaliyeti olumsuz etkileyeceğini belirten IMF, Türkiye için 2026 reel büyüme tahminini yüzde 3,4'e revize etmişti. IMF'nin güncel projeksiyonlarına göre nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük (milyar dolar) sıralaması şöyle: Ülke GSYH Türkiye 1.640 Endonezya 1.539 Suudi Arabistan 1.389 Birleşik Arap Emirlikleri 622 Malezya 516 Bangladeş 511 Mısır 430 Pakistan 408 Kazakistan 360 Cezayir 317 İran 300 Irak 265 Katar 217 Fas 194 Özbekistan 182 Kuveyt 173 Umman 117

İngiltere'ye gelen göçmen sayısı 2025 yılında artarken, AB'deki sayılar sabit kaldı Haber

İngiltere'ye gelen göçmen sayısı 2025 yılında artarken, AB'deki sayılar sabit kaldı

Hükümet verilerine göre, 2025 yılında Birleşik Krallık'a gelen göçmen sayısı 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Son rakamlar, geçen yıl Manş Denizi üzerinden ülkeye 41 bin 472 kişinin geldiğini gösteriyor; bu rakam 2024 rakamlarına göre yaklaşık 5 bin kişi daha fazla. 2025 rakamları, 2022'deki 45 bin 774'lük zirveden sonra kayıtlardaki ikinci en yüksek rakam. Birleşik Krallık'taki rakamlar, geçen yıl Avrupa Birliği genelinde kaydedilen rakamlarla tezat oluşturuyor. AB Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex'e göre, 2025 yılının ilk on bir ayında bloğa düzensiz girişler yüzde 25 azalarak 166 bin 900'ün üzerine çıktı. En keskin düşüşler Batı Afrika ( yüzde -60) ve Batı Balkanlar ( yüzde -43) rotalarında gözlemlendi. Doğu Akdeniz rotasında da aynı eğilim görüldü ve yüzde 43'lük bir düşüş yaşandı. Buna karşılık, Cezayir, Fas ve İspanya arasındaki batı Akdeniz rotasında aynı raporlama döneminde düzensiz geçişlerde yüzde 15'lik bir artış görüldü. Yıl boyunca tüm düzensiz girişlerin yaklaşık yüzde 40'ının olduğu Orta Akdeniz, AB'nin en yoğun göç koridoru olmaya devam etti. Frontex, Ocak ve Kasım 2025 arasında 63 bin 200 geliş kaydetti. Bu rota üzerinden yapılan çıkışlar çoğunlukla Libya'dan kaynaklanıyor. Avrupa Birliği'ne gelenlerin sayısındaki bu azalmaya rağmen, insan kaybı yüksek kalmaya devam ediyor. Uluslararası Göç Örgütü'ne (IOM) göre, 2025 yılında Akdeniz'i geçmeye çalışırken bin 700'den fazla insan hayatını kaybetti.

21 Arap, İslam ve Afrika ülkesinden ortak açıklama Haber

21 Arap, İslam ve Afrika ülkesinden ortak açıklama

Doha, 27 Aralık - 21 Arap, İslam ve Afrika ülkesi, İsrail'in Somaliland bölgesini tanımasına yönelik ortak açıklama yayımladı. Katar Devleti, Ürdün Haşimi Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti, Komorlar Birliği, Cibuti Cumhuriyeti, Gambiya Cumhuriyeti, İran İslam Cumhuriyeti, Irak Cumhuriyeti, Kuveyt Devleti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Nijerya Federal Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Suudi Arabistan Krallığı, Somali Federal Cumhuriyeti, Sudan Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Yemen Cumhuriyeti ve İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları, İsrail'in Somali Federal Cumhuriyeti'nin "Somaliland" bölgesini tanımasını reddederek kınadı. Bakanlar, şunların altını çizdi: "İsrail'in 26 Aralık 2025'te Somali Federal Cumhuriyeti'nin 'Somaliland' bölgesini tanımasına yönelik kesin reddi, zira bu emsalsiz önlemin Afrika Boynuzu, Kızıldeniz'deki barış ve güvenliğe ciddi etkileri olacak ve genel olarak uluslararası barış ve güvenliğe de ciddi zararlar verecektir; ayrıca bu durum İsrail'in uluslararası hukuka tam ve açık bir şekilde saygısızlığını da yansıtmaktadır. Uluslararası hukuk ilkelerinin ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ağır bir ihlali teşkil eden ve devletlerin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması zorunluluğunu açıkça öngören bu tür bir tanımayı en sert şekilde kınadılar ve bu durum İsrail'in yayılmacı eğilimini yansıtmaktadır. Somali Federal Cumhuriyeti'nin egemenliğine tam destek ve Somali'nin birliğini, toprak bütünlüğünü veya tüm toprakları üzerindeki egemenliğini zayıflatacak her türlü önlemin kesin olarak reddedilmesi. Devletlerin bazı kısımlarının tanınması ciddi bir emsal teşkil etmekte, uluslararası barış ve güvenliği tehdit etmekte, uluslararası hukukun temel ilkelerini ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı ihlal etmektedir. Bu tür bir önlem ile Filistin halkının topraklarından zorla çıkarılması girişimleri arasında herhangi bir olası bağlantının tamamen reddedilmesi; bu tür girişimler, ilkesel olarak her biçimde kesin bir şekilde reddedilmektedir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.