Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cevdet Yılmaz

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Cevdet Yılmaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cevdet Yılmaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tasfiye sürecindeki fonlarda 45 bin kişiye 40,8 milyar TL ödendi Haber

Tasfiye sürecindeki fonlarda 45 bin kişiye 40,8 milyar TL ödendi

Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan 6’ncı Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına ilişkin son gelişmeler açıklandı. Üç portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 66 fonda 45 binden fazla kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemi tamamlandı. Fonların sayısı 131’den 65’e geriledi. Fon Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarının durumu, yatırımcılara yapılacak ödemeler ve sermaye piyasalarına yönelik yeni düzenleme hazırlıkları hakkında bilgi verildi. 45 binden fazla kişiye 40,8 milyar TL’lik işlem Açıklamaya göre A1 Portföy Yönetim Şirketi A.Ş., Bulls Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. ve Pardus Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. tarafından kurulan ve yönetilen 66 ayrı yatırım fonunda tasfiye işlemleri tamamlandı. Ziraat Bankası aracılığıyla yürütülen işlemler kapsamında 45 binden fazla kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemi gerçekleştirildi. Bu gelişmeyle birlikte tasfiye sürecinde bulunan fon sayısı 131’den 65’e düştü. Tasfiye düzenlemesi komisyondan geçti Tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin biçimde yürütülmesini ve ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını amaçlayan kanun teklifi, 14 Ekim 2026’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Açıklamada, teklifin önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesinin öngörüldüğü belirtildi. Kurul toplantısında ayrıca sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların giderilmesi, düzenleme ve denetleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılması amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu’nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikler öngören yeni bir taslak düzenleme üzerinde ilk değerlendirmelerin yapıldığı bildirildi. Hedef Portföy fonları için de tasfiye kararı Sermaye Piyasası Kurulu’nun 15 Ekim 2026 tarihli kararıyla Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. tarafından kurulan fonların tasfiye işlemlerinin de A1, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin fonları için belirlenen esaslara tabi tutulmasına karar verildi. Açıklamada, bu kapsamda önümüzdeki hafta başta para piyasası fonlarında yatırımı bulunanlar olmak üzere mümkün olan en fazla sayıda kişiye ödeme yapılmasının planlandığı ifade edildi. Tasfiye sürecine ilişkin çalışmaların, yatırımcıların haklarının korunması ve ödemelerin belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmesi amacıyla sürdürüldüğü bildiri

Cevdet Yılmaz TBMM'de açıkladı: 455 bin yatırımcı için ödeme süreci başlıyor Haber

Cevdet Yılmaz TBMM'de açıkladı: 455 bin yatırımcı için ödeme süreci başlıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda sorunlu fonlara ilişkin tasfiye sürecinin yol haritasını açıkladı. Yılmaz, 7 şirket ve 131 fon için tasfiye sürecinin başlatılacağını, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde ekim ayında 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi yapılmasının öngörüldüğünü söyledi. "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir" TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Gündem dışı söz almak üzere Genel Kurul’a davet edilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu’nun çalışmaları hakkında milletvekillerine bilgi verdi. Ekonominin temellerinin sağlam olduğunu belirten Yılmaz, ekonomik görünüme ilişkin sistemik bir sorun bulunmadığını ifade etti. Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı güvence sağladığını belirten Yılmaz, bankacılık sisteminin de yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasalarının genel görünümünü temsil etmediğini vurgulayarak, "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır" dedi. "Haksız kazanç sağlayanlar hukuk önünde hesap verecek" Sorunlu fonlarla ilgili gerekli çalışmaların ilk günden itibaren başlatıldığını belirten Yılmaz, yatırımcıların ve kamunun haklarının korunmasının öncelikli olduğunu söyledi. Spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayanların hukuk kuralları çerçevesinde hesap vereceğini ifade eden Yılmaz, hukuka aykırı işlemler ve usulsüzlüklerle mücadelenin sürdürüleceğini kaydetti. Yılmaz, soruşturma ve incelemelerde aceleci davranılmayacağını da belirterek, yeterli bilgiye dayanmadan kimsenin haksız yere töhmet altında bırakılmayacağını söyledi. Hazineden kaynak kullanılmayacak Tasfiye sürecinde özel zararların karşılanması için Hazine kaynağı kullanılmayacağını açıklayan Yılmaz, ödemelerin öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarından yapılacağını bildirdi. Yılmaz, tasfiye sürecinde fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynakların ve sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek gelirlerin de kullanılacağını söyledi. Ödemelerde yatırımcıların fondaki payları oranında dağılım yapılmasının esas olduğunu belirten Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise 1 milyon liraya kadar ana paranın ara ödeme yoluyla geri ödenmesinin planlandığını açıkladı. Küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarının ödemelerde öncelikli olacağını belirten Yılmaz, sürecin şeffaf, adil ve mümkün olan en hızlı şekilde yürütüleceğini ifade etti. Devlet Denetleme Kurulu sahada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdiğini hatırlatan Yılmaz, şu anda sahada 10 müfettişin çalışma yürüttüğünü açıkladı. İhtiyaç halinde müfettiş sayısının artırılabileceğini belirten Yılmaz, incelemeler sonucunda idari ve kişisel sorumlulukların ortaya çıkarılacağını söyledi. Yılmaz, hazırlanacak raporun yalnızca sorumluları belirlemekle kalmayacağını, sistemdeki açıkların tespit edilmesi ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için alınacak önlemlere de ışık tutacağını kaydetti. 7 şirket ve 131 fon için tasfiye süreci Yılmaz, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonun durumuna ilişkin de bilgi verdi. Tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat Bankası ve İş Bankası'nın belirlendiğini aktaran Yılmaz, daha önce İş Bankası ile çalışan Tera kapsamındaki 6 fonun tasfiyesinin İş Bankası tarafından, kalan 125 fonun tasfiyesinin ise Ziraat Bankası tarafından yürütüleceğini söyledi. Fonların yatırımcı payları, nakit varlıkları, borç ve alacakları ile mal varlıklarının mevcut durumunun tespit edildiğini belirten Yılmaz, ilgili bankaların saklama faaliyetlerini de resmi olarak devraldığını ifade etti. İlk tasfiye süreci yarın başlıyor Yılmaz'ın açıklamasına göre 7 şirketten A1 Capital, Bulls ve Pardüs olağan tasfiye sürecine tabi tutulacak. Bu kapsamda 17 fonun tasfiye edilmesi öngörülüyor. Yılmaz, bu fonlardaki yatırımcılara ödemelerin yapılacağını söyledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerinin tamamlanmasının ardından kalan 4 şirket ve bunlara bağlı fonlar için olağanüstü tasfiye sürecinin başlatılması planlanıyor. Atlas şirketinin de olağan yöntemle tasfiye edilmesi üzerinde çalışıldığını belirten Yılmaz, uzlaşma sağlanması halinde Atlas'ın da olağan tasfiye kapsamında yatırımcıların haklarını ödeyeceğini ifade etti. Nihai tasfiye 5-6 ay içinde tamamlanacak Yılmaz, olağanüstü tasfiyenin temelini 1 milyon liraya kadar ana para ödemesinin oluşturacağını belirtti. Fon alacaklarının tahsili ve borçların ödenmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini aktaran Yılmaz, nihai tasfiye bakiyesinin yaklaşık 5-6 aylık süreçte sonuçlandırılmasının öngörüldüğünü söyledi. Hazırlanan kanun teklifinin Meclis'te yasalaşması halinde, ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin yapılabileceğini ifade etti. 455 bin 758 yatırımcı için ödeme planı Yılmaz, hak sahipliğinin fon ve hesap bazında belirleneceğini belirterek, olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayında gerçekleştirilmesiyle 455 bin 758 kişinin büyük bölümünün ödemelerinin tamamen yapılmasının hedeflendiğini açıkladı. Hazırlanan kanun teklifinin teknik çalışmalarının tamamlandığını belirten Yılmaz, düzenlemenin Meclis tarafından kabul edilip yürürlüğe girmesi halinde ödemelerin en kısa sürede başlatılacağını söyledi. Kanun teklifi Meclis'in takdirine sunulacak Fon Koordinasyon Kurulu'nun son toplantısında ilgili tüm kurumların katkısıyla hazırlanan kanun teklifi taslağının kapsamlı biçimde ele alındığını aktaran Yılmaz, teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından taslağın Meclis'in takdirine sunulacağını bildirdi. Yılmaz, sermaye piyasalarının büyütülmesi ve derinleştirilmesi hedefinden vazgeçilmeyeceğini belirterek, yatırımcıların haklarını koruyan ve piyasanın güven içinde işlemesini sağlayan düzenlemelerin hayata geçirileceğini ifade etti.

Fon Koordinasyon Kurulu 2. kez toplandı: Ödeme takvimi ve yeni düzenlemeler değerlendirildi Haber

Fon Koordinasyon Kurulu 2. kez toplandı: Ödeme takvimi ve yeni düzenlemeler değerlendirildi

Fon Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda fon hesaplarına ilişkin ödeme takvimi, net yatırım tutarının hesaplanmasına yönelik yöntem ve Sermaye Piyasası Kanunu’nda değişiklik öngören taslak ele alındı. Net yatırım tutarının hesaplanması görüşüldü İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Fon Koordinasyon Kurulu’nun ikinci toplantısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 30 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda hesaplanacak net yatırım tutarına ilişkin çalışmalar değerlendirildi. Kurulun aynı tarihte fon hesaplarına yönelik aldığı ödeme kararının uygulanmasına ilişkin ikincil düzenlemeler ile ödeme takvimi de toplantının gündeminde yer aldı. Sermaye Piyasası Kanunu için taslak çalışması Toplantıda ayrıca bir süredir üzerinde çalışılan Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Taslakele alındı. Taslağın nihai hale getirilmesi amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli talimatların iletildiği bildirildi. Açıklamada, hazırlanan düzenlemelerde vatandaşlara herhangi bir ek yük getirilmemesi yönündeki yaklaşımın esas alındığı vurgulandı. Fon piyasasındaki sorunun çözümü için çalışma sürüyor İletişim Başkanlığı açıklamasında, fon piyasasının belirli ve sınırlı bir bölümünde ortaya çıkan sorunun çözümü için ilgili kurumların çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Sürecin sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adalet gözetilerek hızlı ve etkili biçimde yürütüleceği kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BTSO’nun konuğu olarak Bursa'da iş dünyasıyla buluştu Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BTSO’nun konuğu olarak Bursa'da iş dünyasıyla buluştu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde Bursa iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meclis ve komite üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Ahmet Kılıç, Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Muhammet Müfit Aydın, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Denizli Milletvekili Şahin Tin, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile iş dünyası temsilcileri yer aldı. “BURSA GURUR DUYDUĞUMUZ BİR ŞEHİR” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’nın Türkiye’nin kalkınma hikâyesinde ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bursa gerçekten gurur duyduğumuz, üreten, ihraç eden, girişimci ve yenilikçi bir şehir. Bunu TEKNOSAB’da bir kez daha gördük. Lojistik Teknopark’ın temellerini attık. Yeni nesil bir OSB. Yer altındaki modern altyapısı, mimarisi ve arkasındaki zihniyet, bütüncül planlama yaklaşımı beni çok etkiledi. Türkiye’nin ilk OSB Bursa’da kuruldu. İnşallah yeni nesil ilk OSB de Bursa’dan çıkacak, tüm Türkiye’ye ve bölgemize yayılacak. Buna inanıyorum.” ifadelerini kullandı. TEKNOSAB ve Lojistik Park projelerinin hayırlı olmasını dileyen Yılmaz, Bursa iş dünyasının vizyonunun bu anlayışla devam etmesini temenni etti. İLK 8 AYDA MAL VE HİZMET İHRACATI 405 MİLYAR DOLARA ULAŞTI Cevdet Yılmaz, dünya genelinde jeopolitik gerilimlerin arttığı, rekabetin yoğunlaştığı, savaşların, sıcak çatışmaların yükseldiği bir dönemin yaşandığını ifade ederek, "Enerji ve ulaşım maliyetleri arttı. Sigortacılıktan finansa pek çok alanı etkilediğini görüyoruz. Diğer taraftan yeni bir korumacı dalga yükseliyor dünyada. ABD ile Çin arasındaki tarife savaşlarına hep birlikte şahit oluyoruz." dedi. Yılmaz, bu yıl küresel büyümenin yüzde 3 civarında beklendiğini aktararak, şöyle konuştu: "Türkiye'nin pazarlarındaki büyüme ise yüzde 1,6 seviyesinde. Bu ister istemez ihracatımız üzerinde bir baskı oluşturuyor. ABD'nin bu sene büyüme beklentisi yüzde 1,2. Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da ise daralma bekleniyor. Böyle bir ortamdayız. Buna rağmen bu küresel ortama, jeopolitik gerilimlere, pazarlarımızdaki daralmaya rağmen ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 280 milyar doları aştı. Hizmet ihracatı ile birlikte 405 milyar dolara ulaşan bir ihracatımız var bugün. İhracatımız içinde orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı 2024'te yüzde 40'tı, 2026'da yüzde 44'e çıktı. Hem ihracatımızı artırıyoruz hem de ihracatın niteliğini artırıyoruz. İhracatımızın değeri artıyor. Bu zorlu şartlara rağmen doğru istikamette devam ettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim." “ENFLASYONDA YIL SONUNDA DAHA İYİ BİR NOKTADA OLACAĞIZ” Yılmaz, Merkez Bankası'nın fiyat istikrarına yönelik adımları ve hükümetin mali disipline yönelik tedbirlerinin sonuç vermeye başladığını ve enflasyonda düşüş eğilimine girdiğini vurguladı. Yıl sonunda çok daha iyi bir noktaya gelineceğini aktaran Yılmaz, şöyle konuştu: "Orta vadede enflasyonu tek haneli rakamlara düşürme kararlılığımızdan taviz vermiyoruz. Sadece enflasyonu düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm gibi alanlarda da yapısal reformları hızla hayata geçireceğiz. Enflasyonda son dönemde yataylaşma var, yüzde 31,5'e geldi. Bunun analizini yaptığınız zaman büyük oranda savaş kaynaklı kalemlerden geldiğini görüyoruz. İnşallah bu etkiler kalktıkça enflasyon aşağı doğru inmeye devam edecektir." Efkan Ala: “BTSO’yu Vizyonundan Dolayı Yürekten Kutluyorum” AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa’nın pek çok ülkeden daha yüksek düzeyde ihracat yapan bir kent olduğuna işaret etti. Kentin bu başarısında BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin önemli bir payı olduğunu vurgulayan Efkan Ala, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı yürekten tebrik ediyorum, ortaya koyduğu vizyoner projelerle ilgili olarak. Sizleri de dünyanın her ülkesine ihracat yapabildiğiniz için tebrik ediyorum. Bursa benim için bir dünya şehridir, dünyadaki şehirlerle rekabet eden bir şehirdir. Biz Türkiye'de vizyon ortaya koyduğumuzda, bir proje, bir hedef ortaya koyduğumuzda Ankara'da ilk aklıma gelen şehir Bursa'dır.” ifadelerini kullandı. Bursa iş dünyasının dünyada yaşanan bilgi ekonomisi dönüşümde de merkezde yer alması gerektiğini dile getiren Efkan Ala, “Bu salondan dünyanın ilk 50 şirketi arasına girecek çok uluslu bir veya birden fazla şirket çıkmalı. Yakın coğrafyamıza bakın, buranın üretim ve teknoloji merkezi Türkiye olmalıdır. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, böyle bir dünyanın eşiğindeyken tüm programlarımızı ve hedeflerimizi buna yönelik hazırlıyoruz.” dedi. 16 PROJEDEN 60 MAKRO PROJEYE Toplantının açılış konuşmasını yapan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı BTSO Meclisi’nde ağırlamaktan büyük onur duyduklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ı 12 yıl önce BTSO’nun 125’inci kuruluş yıl dönümünü gerçekleştirdikleri Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde Bursa’da ağırladıklarını hatırlatan Burkay, “O törende Bursa iş dünyasının hedeflerini ve 16 makro projemizi sizlerle paylaşmıştık. O tarihlerde henüz işin başındaydık. Geride kalan 12 yıllık zaman zarfında ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ vizyonuyla hareket ettik; 16 makro projeyi 60’tan fazla dev esere taşıdık.” dedi. “İŞ DÜNYAMIZI KÜRESEL PAZARLARA TAŞIDIK” Hayata geçirilen her projenin Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna da önemli katkılar sunduğunu ifade eden Burkay, “Bugün nitelikli üretim dediğinizde BUTEKOM, yüksek teknolojili üretim ve küresel ihracat dediğinizde TEKNOSAB, yaşam boyu eğitim modeli dediğimizde Bursa Business School karşınıza çıkıyor. Uzay ve havacılık vizyonumuzun sembolü GUHEM ve GUHEM Fen Lisemiz, mesleki standartların yükselmesinin adresi MESYEB, nitelikli istihdama doğrudan yanıt veren BUTGEM bu topraklarda yükseldi. Küresel Fuar Acentesi ile 50’den fazla UR-GE projemiz, şehrimizin küresel vizyonunu tescilledi. Dünyanın dört bir yanından on binlerce nitelikli alıcıyı Bursa iş dünyamızla iş birliği masasına taşıdık; üyelerimizi dünyanın en stratejik pazarlarıyla buluşturduk. Devletimizin sağladığı destekleri üyelerimizin kullanımına sunarken, kaynaklarımızı her zaman en etkili ve en verimli şekilde kullandık.” ifadelerini kullandı. ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VE İSTİKRAR VURGUSU Ekonomide öngörülebilirlik ve istikrarın güçlendirilmesinin iş dünyasının geleceğe güvenle bakması açısından büyük önem taşıdığını belirten Burkay, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan Orta Vadeli Program’ın enflasyonla mücadele ederken üretim ve istihdamı koruma hedefini kıymetli bulduklarını söyledi. Artan maliyetler ve finansman yükünün başta KOBİ’ler olmak üzere firmalar üzerinde önemli bir baskı oluşturduğuna dikkat çeken Burkay, “Bir üretim hattını kapatmak kolay; onu yeniden kurmak, kaybedilen müşteriyi geri kazanmak yıllar alıyor.” dedi. Programda öngörülen finansman imkânlarının üretimini sürdüren, çalışanını koruyan ve ihracat yapan işletmelere ulaşmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, firmaların bu dönemi güçlü bir şekilde atlatabilmesi için finansmana erişim imkânlarının güçlendirilmesinin kritik olduğunu belirtti. Bursa’nın girişimcisinin üretmeye, işini büyütmeye ve gelecek nesillere daha güçlü işletmeler bırakmaya odaklandığını ifade eden Burkay, BTSO olarak görevlerinin firmaların önünü açmak olduğunu söyledi. Geride bıraktıkları 13 yılı, verdikleri sözleri yerine getirmenin huzuruyla tamamladıklarını belirten Burkay, “Bu yola çıktığımız ilk günden itibaren kulağımızı suni gündemlere kapattık. Kim ne söylerse söylesin, biz Bursa’ya ne kazandırabiliriz diye düşündük. İnsanımıza nasıl yeni iş kapıları açabiliriz diye çalıştık.” ifadelerini kullandı. Bugün bu iradeye ve ortak akla her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Burkay, son üç ayda Meclis ve Komite üyeleriyle birlikte yaklaşık 30 bin üyeyi ziyaret ettiklerini söyledi. Burkay, “Ellerini sıktık, dertlerini dinledik, yeni dönem için hazırladığımız projeleri anlattık. Gittiğimiz her yerde büyük bir teveccühle karşılaştık. Bu güven bizlere hem büyük bir güç hem de büyük bir sorumluluk yüklüyor.” dedi. TEKNOSAB’DA TARİHİ DÖNÜŞÜM HAMLESİ Bu sorumluluğun gereği olarak Bursa ekonomisinde tarihi bir dönüşüm hamlesi başlattıklarını belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ve ihracat üssü TEKNOSAB’da, Türkiye Yüzyılı’na Bursa imzası atacak büyük bir ekosistem inşa ettiklerini ifade etti. Burkay, dönüşümün merkezine ise Bursa ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ’leri yerleştirdiklerini kaydederek, “Bugün 20 milyar dolarlık ihracatımızla 118 ülkeden daha yüksek bir ihracat performansı gösteriyorsak, 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaştıysak, bu başarıda KOBİ’lerimizin alın teri var.” diye konuştu. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış durumda olduğunu belirten Burkay, yaşam alanlarıyla iç içe geçmiş atölyelerde ve dar sokaklarda üretim yapan firmaların yeni yatırımlar için alan bulmakta zorlandığına işaret ederek, şöyle devam etti: “Siparişi hazır, pazarı hazır; ama yeni bir tezgâh koyacak yeri yok. Bu firmalarımıza ‘Daha fazla üretin, rekabetçiliğinizi artırın, daha çok ihracat yapın’ derken, önce onların önünü açmalıyız. İşte TEKNOSAB KOBİ OSB projemiz tam da bu ihtiyaca yanıt vermektedir.” “FİRMALAR TÜM ENERJİSİNİ ÜRETİME HARCAYACAK” KOBİ OSB projesi için 8 yıl önce başlattıkları çalışmaların, 2022 yılında Bakan Efkan Ala’nın liderliğinde daha somut bir sürece taşındığını belirten Burkay, “Şimdi ise Sayın Valimizin koordinasyonunda Büyükşehir Belediyemizle birlikte KOBİ’lerimizi planlı üretim alanlarına, güçlü altyapıya ve lojistik imkânlara kavuşturuyoruz. Bu bölgede birbirini tamamlayan firmaları buluşturarak iş birliğinin, verimliliğin ve büyümenin önünü açtık.” dedi. Bursa’da üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü taşıyan işletmelerin enerjisini üretim alanı arayarak tüketmemesi gerektiğini vurgulayan Burkay, “Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimse artık enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba etmeyecek. Çünkü bizim işimiz yer kovalamak değil; üretmektir. Bizim işimiz yatırım yapmaktır. Bizim işimiz dünyaya mal satıp bu kentin ve bu ülkenin bereketine bereket katmaktır.” ifadelerini kullandı. TEKNOSAB EKOSİSTEMİYLE ÜRETİM VE TİCARETTE YENİ DÖNEM İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ ekosistemiyle birlikte 4 yıl içerisinde Bursa’ya ticaret ve sanayinin coğrafyadaki en güçlü ve entegre altyapılarından birini kazandıracaklarını belirterek, “Bu tarihi dönüşüm hamlesinde büyük destekleri ve emekleri olan Sayın Bakanlarımız Efkan Ala ve Mehmet Fatih Kacır’a, Sayın Valimize ve tüm bürokratlarımıza şükranlarımızı sunuyorum.” dedi. Üretim ve ticaret kültürüyle bugünlere ulaşan Bursa’nın önünü açmanın, üreten insanın önünü açmaktan geçtiğini vurgulayan Burkay, “KOBİ’lerimizin ve gençlerimizin yolunu açarak Bursa’nın yeni üretim hikâyesini inşallah hep birlikte yazacağız.” diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi, girişimci ruhu ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirtti. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen kalkınma çalışmalarında Bursa olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini ifade eden Ayyıldız, kamu ve özel sektör iş birliğinin geliştirilmesinin Bursa’nın ekonomik ve sosyal gelişimi açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. BTSO’nun 2022-2026 çalışma döneminin son meclis toplantısı olan Eylül Ayı Meclis Toplantısı ve 70 Meslek Komitesini bir araya getiren Müşterek Meslek Komiteler Toplantısı da gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı İsmail Kuş ve Meclis Başkanı Ali Uğur dört yıllık görev dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının sonunda en deneyimli Meclis Üyesi Faik Çelik’e tüm meclis üyelerini temsilen teşekkür plaketi takdim edildi.

Cevdet Yılmaz, Avrupa Birliği, Japonya, Azerbaycan ve Pakistan’ın Ankara büyükelçileriyle ayrı ayrı görüştü Haber

Cevdet Yılmaz, Avrupa Birliği, Japonya, Azerbaycan ve Pakistan’ın Ankara büyükelçileriyle ayrı ayrı görüştü

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 4 ayrı görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav ile görüşmesinde Türkiye-AB ilişkileri ile ticaret, ekonomi ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğini değerlendirdi. Görüşmede Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecinin de ele alındığı belirtildi. Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Tamura Masami ile yapılan görüşmede ise ikili ilişkilerin yanı sıra ekonomi, enerji, turizm, bilim ve teknoloji alanlarındaki iş birliği imkanları değerlendirildi. Üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları ve COP31 süreci de görüşmenin gündeminde yer aldı. Görevine yeni başlayan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Aslanov ile görüşen Yılmaz, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini ve ekonomi, enerji ile bağlantısallık alanlarındaki iş birliğini ele aldı. Görüşmede Azerbaycan-Ermenistan barış süreci ile Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin de değerlendirildiği aktarıldı. Külliyede son olarak görev süresi sona yaklaşan Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yousaf Junaid’i kabul eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, görüşmede Türkiye-Pakistan ilişkileri ve stratejik ortaklık ele alırken, büyükelçi Junaid’e iki ülke arasındaki ilişkilere yaptığı katkılar için teşekkür ederek kendisine ve ailesine başarı ve sağlık dileklerini iletti.

Cevdet Yılmaz Sinop'ta konuştu: "Terörün Türkiye'ye maliyeti en az 2,3 trilyon dolar" Haber

Cevdet Yılmaz Sinop'ta konuştu: "Terörün Türkiye'ye maliyeti en az 2,3 trilyon dolar"

Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Sinop'ta ilk olarak havalimanında karşılandı. Ardından Sinop Valiliği'ni ziyaret eden Yılmaz, daha sonra AK Parti Sinop İl Başkanlığı'nda düzenlenen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programına katıldı. "AK Parti 25 yıllık bir destan" Konuşmasında AK Parti'nin siyasi geçmişine de değinen Cevdet Yılmaz, partinin kuruluşundan kısa süre sonra tek başına iktidara geldiğini ve 25 yıllık süreçte Türkiye'de önemli değişimlerin yaşandığını söyledi. Türkiye'nin ekonomik büyüklüğündeki değişime dikkat çeken Yılmaz, 2002 yılında ülkenin ekonomik büyüklüğünün 238 milyar dolar olduğunu belirtti. Yılmaz, geçmişle bugünün karşılaştırılmasında rakamların dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Sinop'ta 14 yıl önce gerçekleştirilen kalkınma çalıştayını da hatırlatarak, geçen süre içerisinde kentte yaşanan gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulduklarını söyledi. "Dünyada büyük bir çalkantı var" Küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, dünyada güç dengelerinin değiştiğini ve yeni rekabet alanlarının ortaya çıktığını dile getirdi. ABD ile Çin arasındaki rekabete, ülkeler arasındaki çatışmalara ve sıcak savaşlara dikkat çeken Yılmaz, küresel ölçekte risk, belirsizlik ve rekabetin arttığını söyledi. Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz ve çevresindeki etkilerine değinen Yılmaz, Gazze'deki gelişmelerin de küresel tabloyu etkilediğini belirterek, böyle bir dönemde istikrar ve liderliğin daha önemli hale geldiğini ifade etti. "Bir olalım, beraber olalım" Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınmasının yanı sıra uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşması için çalıştıklarını belirten Yılmaz, konuşmasının önemli bölümünü "Terörsüz Türkiye" hedeflerine ayırdı. Yılmaz, terör sorununu Türkiye'nin kalkınma hedeflerinin önündeki uzun süreli engellerden biri olarak nitelendirerek, bu meselenin kalıcı biçimde ülke gündeminden çıkarılmasını istediklerini söyledi. Türkiye'de etnik, mezhepsel ve inanç farklılıklarının bulunabileceğini belirten Yılmaz, bu farklılıkların ülkenin birlik ve beraberliğine engel olmaması gerektiğini vurguladı. "Bir olalım, beraber olalım. Tek vücut bir şekilde ülkemizi, milletimizi ileriye taşıyalım." Yılmaz, toplumsal birlik ve beraberliğin güçlendirilmesinin Türkiye'yi bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü hale getireceğini savundu. Terörün Türkiye ekonomisine maliyeti 2,3 trilyon dolar Cevdet Yılmaz, terörün yalnızca güvenlik alanında değil, ekonominin farklı sektörlerinde de ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Tarım, turizm, yatırım ortamı ve madencilik gibi alanların terör olaylarından doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiğini belirten Yılmaz, uzun yıllara yayılan toplam maliyetin en az 2,3 trilyon dolar olduğunu ifade etti. Yılmaz, söz konusu kaynakların terör yerine Türkiye'nin kalkınmasına yönlendirilmesi halinde ülkenin bugün çok daha farklı bir ekonomik noktada olabileceğini dile getirdi. "Meclis tarihi bir karar verdi" "Terörsüz Türkiye" sürecinde TBMM'nin de güçlü bir destek verdiğini belirten Yılmaz, Meclis'te 367 oyla bir kanunun kabul edildiğini söyledi. Terör sorununun kalıcı şekilde geride bırakılması halinde Türkiye'nin kaynaklarını kalkınma hedeflerine daha fazla yönlendirebileceğini belirten Yılmaz, bunun yalnızca Türkiye açısından değil, bölge ülkeleri açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti. Yılmaz, Türkiye'nin önündeki dönemde terörün oluşturduğu yükten kurtularak ekonomik, sosyal ve demokratik gelişimine daha güçlü şekilde odaklanması gerektiği mesajını verdi.

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu

Şişli'de gerçekleştirilen zirveye Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile sendika başkanları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. "2027'de küresel büyümenin yüzde 3,4 olması bekleniyor" Dünyada ekonomik ve jeopolitik açıdan olağan dışı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik politikalarını küresel gelişmeleri dikkate alarak şekillendirdiğini söyledi. Yılmaz, küresel büyümenin 2026'da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini, 2027'de ise bu oranın yüzde 3,4'e çıkmasının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin ihracatında önemli paya sahip ticaret ortaklarının büyüme performansının da gelecek yıl daha olumlu bir görünüm sergilemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, küresel ticaretteki toparlanmanın Türkiye açısından olumlu bir gelişme olacağını kaydetti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Enerji ve emtia fiyatlarındaki artış ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın Türkiye ekonomisini de etkilediğini belirten Yılmaz, buna rağmen 2026 yılı için yüzde 3,3'lük büyüme öngördüklerini söyledi. Yılmaz, yılın ilk yarısında büyümenin yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleştiğini, yılın ikinci yarısında ve özellikle üçüncü çeyrekte ekonomik aktivitede daha güçlü bir ivme beklediklerini ifade etti. Enerji ithalatının 2026'da 63 milyar dolardan yaklaşık 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmesinin öngörüldüğünü aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesini aşmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin dolar seviyesini aşacağını belirten Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının ise 2026 sonunda ilk kez 400 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini kaydetti. Orta-yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının son üç yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini belirten Yılmaz, ekonomik büyümede verimlilik ve teknolojinin katkısının giderek arttığını vurguladı. Enflasyonla mücadele devam edecek Yılmaz'ın konuşmasında enflasyonla mücadele de önemli başlıklardan biri oldu. Enflasyonun 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar yükseldiğini, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5'e gerilediğini belirten Yılmaz, savaşın enerji, ulaşım ve emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin son dönemde enflasyonda geçici bir yataylaşmaya neden olduğunu söyledi. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4 olduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemde maliye politikalarının dezenflasyon sürecine daha fazla katkı sağlamasının planlandığını belirtti. Güncel 2027-2029 OVP'de de enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedefleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Enflasyonla mücadelede arz yönlü adımların da önem taşıdığını belirten Yılmaz, sosyal konut çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı. 500 bin konut ve kiralık sosyal konut kampanyasının devam ettiğini söyleyen Yılmaz, sosyal konut için bütçeden ayrılan ödeneğin 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını belirtti. Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini, depremin ardından şehirlerin yeniden inşası ve altyapı çalışmalarına önemli kaynak aktarıldığını söyledi. Büyüme 2029'da yüzde 5'e çıkacak Orta Vadeli Program kapsamında büyümenin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak yükseltilmesi hedefleniyor. Yılmaz, 2026 için yüzde 3,3 olarak öngörülen büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Yılmaz, program dönemi sonunda Türkiye ekonomisinin 2,2 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Güncel OVP de aynı dönemin sonunda 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir ve 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedeflerini ortaya koyuyor. 2,1 milyon yeni istihdam hedefi Ekonomik büyümenin istihdama da yansıması hedefleniyor. Yılmaz, 2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını belirtti. İşsizlik oranının ise program dönemi sonunda yüzde 7,6 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, büyüme, üretim, ihracat, teknoloji ve istihdam politikalarının birlikte yürütülerek Türkiye ekonomisinin daha yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye açıklaması: Silahsızlanma çalışmaları sürüyor Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye açıklaması: Silahsızlanma çalışmaları sürüyor

Terörsüz Türkiye sürecinde çalışmalar devam ediyor AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Ömer Çelik, TBMM'de kabul edilen yasanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan kurulun çalışmalarına değindi. Kurulun ilk toplantısını gerçekleştirdiğini ve alt komisyonların belirlendiğini aktaran Çelik, bundan sonraki süreçte silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesine ilişkin gelişmelerin düzenli şekilde takip edileceğini ifade etti. Çelik, fesih ve tasfiye süreci tamamlandıktan sonra yasadan yararlanmanın mümkün olacağını belirterek, ilgili kurumların silahsızlanma konusunda Iraklı muhataplarıyla yoğun temas yürüttüğünü söyledi. "Demokrasi düşüncesi büyük saldırılar altında" Türkiye'nin birlik, bütünlük ve kardeşliğinin korunmasının önemine dikkat çeken Çelik, siyaset dilinin kapsayıcı olması gerektiğini ifade etti. Çelik, dünyada uluslararası hukuk ve mevcut düzenin ciddi sınamalardan geçtiğini belirterek, demokratik siyasetin ve kurallara dayalı bir kamu düzeninin korunması gerektiğini söyledi. Demokrasi düşüncesinin büyük saldırılarla karşı karşıya olduğunu savunan Çelik, siyasi tartışmalarda daha geniş bir perspektifle hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Rusya-Ukrayna savaşı ve Türk gemileri açıklaması Rusya-Ukrayna savaşının uzun süreli bir yıpratma mücadelesine dönüştüğünü belirten Çelik, çatışmaların Karadeniz'e yansımasının Türkiye açısından da ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Çelik, şimdiye kadar Rusya kaynaklı 8, Ukrayna kaynaklı 35 Türk işletmeli geminin hedef alındığını belirterek, sivil Türk gemilerinin hedef alınmasını kabul edilemez olarak nitelendirdi. Savaşın sona ermesi için İstanbul'da yeniden diplomatik bir zemin oluşturulması gerektiğini söyleyen Çelik, taraflar arasındaki çatışmaların daha geniş bir alana yayılmaması çağrısında bulundu. Çelik'ten İsrail ve Netanyahu hükümetine yönelik eleştiri Bölgedeki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çelik, İsrail'in Gazze başta olmak üzere Lübnan, Suriye ve İran'a yönelik politikalarını eleştirdi. Çelik, bölgedeki istikrarsızlığın temelinde Netanyahu hükümetinin politikalarının bulunduğunu savunarak, iki devletli çözümün hayata geçirilmesini zorlaştıran adımların barış çabalarını olumsuz etkilediğini söyledi. İsrail'in eylemlerine karşı uluslararası toplumun daha somut adımlar atması gerektiğini belirten Çelik, Netanyahu hükümetinin daha saldırgan bir politika izleme ihtimaline karşı uyarıda bulundu. Mekke Anlaşması açıklaması Çelik, Mekke Anlaşması'na ilişkin değerlendirmesinde ise anlaşmanın bölge ülkelerinin kendi iradeleriyle barışın korunmasına yönelik bir girişim modeli oluşturduğunu söyledi. Yapının zaman içerisinde yeni katılımlarla genişleyebileceğini belirten Çelik, Mekke Anlaşması'nın olgunlaşması halinde bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayabilecek bir yapıya dönüşebileceğini ifade etti. Mansur Yavaş'ın Erdoğan görüşmesi Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı kabul etmesine ilişkin soruyu da yanıtladı. Çelik, farklı siyasi partilerden belediye başkanlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan zaman zaman randevu talep ettiğini belirterek, Yavaş'ın da Ahlat dönüşünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu istediğini ve görüşmenin Erdoğan'ın takdiriyle gerçekleştiğini söyledi. Görüşmede Ankara'nın yatırım ve altyapı ihtiyaçlarının ele alınmasının doğal olduğunu ifade eden Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın belediye başkanlığı geçmişi nedeniyle şehirlerin sorunları ve yatırımları konusunda hassasiyet taşıdığını belirtti. Çelik'ten Yunanistan'a Meis mesajı Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıklamaları ve Meis Adası'na yönelik ziyaret girişimi hakkında da konuşan Çelik, Atina'nın Türkiye'yi çeşitli ittifaklarla çevreleyebileceği düşüncesinin gerçekçi olmadığını savundu. Çelik, Yunanistan'ın kendi politikalarını İsrail ile ilişkiler üzerinden şekillendirmesinin Ankara'yı kuşatmaya yönelik sonuç doğurmayacağını ve bu yaklaşımın Yunanistan açısından da olumsuz sonuçlar yaratabileceğini ifade etti. 4 belediye başkanı AK Parti'ye katıldı MKYK toplantısının ardından 4 belediye başkanının AK Parti'ye katıldığı da açıklandı. Parti Sözcüsü Çelik, İzmir Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Kayseri Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser ve Muş Merkez Sungu Belde Belediye Başkanı Burhan Sayılgan'ın AK Parti saflarına katıldığını duyurdu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partiye katılan 4 belediye başkanına düzenlenen törende rozetlerini taktı.

KKTC’de kayıp vatandaşlar için arama çalışmaları sürüyor: Yeni gemi operasyona katılacak Haber

KKTC’de kayıp vatandaşlar için arama çalışmaları sürüyor: Yeni gemi operasyona katılacak

Üstel, çalışmaların havadan, karadan ve denizden aralıksız sürdüğünü belirterek, yeni geminin İstanbul’dan hareket ederek kaza bölgesine gönderileceğini bildirdi. Yeni arama kurtarma gemisi yola çıkacak KKTC Başbakanı Ünal Üstel, yaptığı yazılı açıklamada, kayıp vatandaşlara ulaşılması için yürütülen operasyonun devam ettiğini belirtti. Üstel, Ankara’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilgili bakanlıklar, Türk Deniz Kuvvetleri, teknik heyetler ve özel kurumların temsilcilerinin katıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantılarda bugüne kadar yapılan çalışmalar değerlendirilirken, arama kurtarma faaliyetlerinin bundan sonraki aşamasında uygulanacak yöntemler de ele alındı. Alınan karar doğrultusunda derin sularda arama kabiliyetine sahip ve özel teknik donanımlarla donatılmış bir arama kurtarma gemisinin daha operasyona dahil edilmesine karar verildi. Yeni geminin İstanbul’dan hareket ederek kaza bölgesine ulaşması planlanıyor. Geminin hafta sonu veya gelecek haftanın başında adaya ulaşarak arama çalışmalarına başlaması bekleniyor. TCG Işın arama çalışmalarını sürdürüyor Üstel, Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Işın’ın tüm mürettebatıyla birlikte kaza bölgesindeki arama faaliyetlerine devam ettiğini belirtti. Arama kurtarma çalışmalarında görev alan TCG Alemdar’ın ise rutin teknik bakım ve ikmal ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla limana döndüğü ifade edildi. Aramalar havadan, karadan ve denizden devam ediyor Girne açıklarında meydana gelen kazanın ardından kayıp vatandaşların bulunması için farklı unsurların katılımıyla geniş kapsamlı arama kurtarma çalışması yürütülüyor. Başbakan Ünal Üstel, çalışmaların kayıp vatandaşlara ulaşıncaya kadar kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, bölgede havadan, karadan ve denizden gerçekleştirilen faaliyetlerin devam ettiğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.