Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ceset

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ceset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ceset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi

Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye'ye ulaştırılan FBI tutanağında Altaş'ın, Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü gördüğünü ve cesedinin taşınmasına yardım ettiğini öne sürdüğü aktarıldı. Altaş'ın ifadelerinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında da ağır suçlamalarda bulunduğu belirtildi. Söz konusu anlatımların soruşturma kapsamında değerlendirildiği, Altaş'ın beyanlarının tek başına olayın nasıl gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koymadığı ve iddiaların adli makamlarca araştırıldığı kaydedildi. 109 soruluk adli yardımlaşma talebi Haberde aktarılan bilgilere göre Türkiye, Altaş'ın ifadesinin alınması amacıyla ABD makamlarına kapsamlı bir soru seti gönderdi. FBI ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerinin Altaş'ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde sorguladığı belirtildi. FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli yazısında, görüşmeleri içeren FD-302 raporunun Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlandığının ifade edildiği aktarıldı. Dosyanın, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü üzerinden Türk adli makamlarına ulaştırıldığı bildirildi. Tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden sürdürdüğü kaydedildi. Türkiye tarafından hazırlanan soru setinde Altaş'a yöneltilmek üzere 109 soru bulunduğu belirtildi. Altaş: "Beni kullandı" FBI sorgusunda Altaş'a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş'ın, Sonel tarafından kullanıldığını söylediği ve kendisinin Gülistan Doku'nun öldürülmesi ile suçun üzerine bırakılması amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdüğü aktarıldı. FBI görevlilerinin, "Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğüne inanıyor musun?" sorusuna Altaş'ın olumlu yanıt verdiği belirtildi. Altaş'ın bu kanaatinin gerekçesi olarak cinayete tanık olduğunu ileri sürdüğü kaydedildi. Gülistan Doku'nun otomobile bindirildiğini öne sürdü Altaş'ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020 gecesi meydana geldi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku'nun bulunduğu bölgeye gittiklerini ve Doku'yu köprü çevresinde gördüklerini iddia etti. Daha sonra Doku'nun BMW marka otomobile bindiğini öne süren Altaş, araçta Sonel'in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku'nun ise arka koltukta bulunduğunu söyledi. Altaş, araç içerisinde Doku'nun kendilerine tepki gösterdiğini ve tartışmanın ardından çığlık attığını ileri sürdü. Ardından Sonel'in araçtaki bir tabancayla Doku'ya ateş ettiğini iddia eden Altaş, genç kadının hayatını kaybettiğini gördüğünü söyledi. Bu anlatımların tamamının Altaş'ın beyanlarına dayandığı ve soruşturma makamlarınca değerlendirildiği belirtildi. "Cesedi bagaja taşıdık" iddiası Altaş, ateş edilmesinin ardından Sonel'e neden Doku'yu öldürdüğünü sorduğunu, Sonel'in ise kendisinden susmasını ve cesedin taşınmasına yardım etmesini istediğini öne sürdü. Başlangıçta bunu reddettiğini söyleyen Altaş, daha sonra Doku'nun cesedini birlikte BMW'nin bagajına koyduklarını iddia etti. Altaş ayrıca, cesedin araca konulmasının ardından Sonel'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu'nu telefonla aradığını öne sürdü. "Babam bu işi halledecek" sözleri Altaş'ın ifadesine göre Sonel ile Eroğlu yaklaşık 15-20 dakika görüştü. Görüşmenin ardından Sonel'in kendisine susmasını ve olaydan kimseye bahsetmemesini söylediğini iddia eden Altaş, "Bu mesele ortadan kalkmaz" şeklindeki sözlerine karşılık Sonel'in babasının konuyu halledeceğini söylediğini öne sürdü. Altaş, ertesi sabah Sonel'in kendisini tekrar aradığını ve olayın halledildiğini söylediğini de iddia etti. Ceset için Pertek yolu iddiası FBI tutanağında yer aldığı belirtilen bir diğer iddia ise Doku'nun cesedinin bulunabileceği yerle ilgili oldu. Altaş, Sonel'in kendisine cesedin olay bölgesinden Pertek yönünde yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzelten Altaş, cesedin yeni yapılan bir yolun kenarına gömülmüş olabileceğini tahmin etti. Altaş, bu bölümün doğrudan gördüğü bir olaya değil, Sonel'den aldığını öne sürdüğü bilgilere dayandığını belirtti. Baz ve PTS kayıtları sorguda gündeme geldi FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verilerinin de Altaş'a gösterildiği aktarıldı. Dosyadaki tespitlere göre Altaş'ın 5 Ocak 2020 saat 22.09'da Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu belirtildi. Mustafa Türkay Sonel'in 22.08-22.37, Şükrü Eroğlu'nun ise 22.08'de aynı bölgede bulunduğu yönündeki kayıtların da sorguda gündeme getirildiği ifade edildi. PTS verilerine göre Sonel'in kullandığı BMW'nin saat 22.17.51'de Tunceli'den Elazığ yönüne çıktığı, 22.30.17'de ise Tunceli yönüne döndüğü aktarıldı. Aracın dönüşü sırasında sürücü koltuğunda Sonel'in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş'ın bulunduğunun belirlendiği kaydedildi. Kamera kayıtlarıyla ilgili iddia Söz konusu kayıtların Altaş'ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlilerinin sorguyu derinleştirdiği belirtildi. Altaş'ın daha sonra Sonel ile aynı BMW'yle köprü bölgesine geri döndüklerini söylediği aktarıldı. Altaş, dönüş gerekçesinin bölgede kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek olduğunu öne sürdü. Üniversite kamerasının kayıtlarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Altaş, Sonel'in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini ifade etti. Tehdit edildiğini ve para teklif edildiğini öne sürdü Altaş, olayın ardından Sonel tarafından tehdit edildiğini de ileri sürdü. Sonel'in kendisine ve ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu iddia eden Altaş, olay hakkında susması için kendisine para teklif edildiğini de öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel'in kendisine ailesinin devlet içindeki gücüne ilişkin ifadeler kullandığını iddia etti. Bu iddiaların da FBI tutanağında Altaş'ın beyanları kapsamında yer aldığı belirtildi. Hamilelik ve kürtaj iddiasında geri adım attı Sorguda, Gülistan Doku'nun hamile kaldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki daha önce ortaya atılan iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede bu yönde ifadeler kullandığının hatırlatılması üzerine, söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği aktarıldı. Altaş'ın daha sonra hamilelik ve kürtajla ilgili bazı ayrıntıları tahmin etmiş olabileceğini ve her şeyi hatırlamadığını savunduğu belirtildi. "Ceset videosu gönderildi" iddiası FBI sorgusunda gündeme gelen bir diğer konu ise Altaş'a WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video oldu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine yalnızca bir kez izlenebilen bir video gönderdiğini ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu söylediğini aktardı. Videonun Sonel tarafından gönderildiğini doğrulayan Altaş, görüntülerdeki cesedin Gülistan Doku'ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini ifade etti. FBI görevlilerinin, daha önce videodaki kişinin Doku olduğunu söylediği yönündeki beyanını hatırlatması üzerine Altaş'ın bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, ancak görüntüyü net şekilde göremediğini savunduğu belirtildi. "Olay sırasında oradaydım" dedi FBI görevlilerinin Altaş'a Doku'nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya bizzat tanık olup olmadığını sorduğu aktarıldı. Altaş'ın her iki soruya da olumlu yanıt verdiği, iki günlük sorgu boyunca ortaya çıkan çelişkili anlatımlara rağmen olay sırasında bölgede bulunduğu yönündeki beyanını sürdürdüğü belirtildi. Babasına gönderdiği mesaj da soruldu Soruşturmada dikkat çekilen delillerden biri olarak, Altaş'ın babası Celal Altaş'ın telefonunda bulunan WhatsApp mesajı da FBI sorgusunda gündeme geldi. Umut Altaş'ın babasına gönderdiği belirtilen mesajda, kendisinin susturulduğuna ilişkin ifadelerin yer aldığı aktarıldı. FBI görevlilerinin mesajı sorması üzerine Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti ancak neden bu ifadeleri kullandığını hatırlamadığını söyledi. ABD'ye gidiş kararının kimin tarafından alındığı da sorguda soruldu. Altaş'ın önce bunun kendi kararı olduğunu söylediği, daha sonra ise kararın ailece alındığını ifade ettiği belirtildi. ABD'ye geçişini anlattı Altaş, 25 Mayıs 2022'de İstanbul'dan Meksika'ya uçtuğunu ve ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini öne süren Altaş, bu paranın Tunceli'de babası tarafından ilgili kişiye verildiğini iddia etti. Eski tarihlere ilişkin baz kayıtları da soruldu Soruşturmada Doku'nun kaybolmasından önceki dönemle ilgili bazı kayıtların da FBI sorgusunda gündeme getirildiği aktarıldı. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019'da saat 15.31-16.22 arasında Altaş ile Doku'nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı bölgede bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Altaş, kendisinin ve Mustafa Türkay Sonel'in bölgede bulunduğunu, Doku'nun da orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın Sonel tarafından takip edildiğini, daha sonra birlikte binaya girdiklerini ve yaklaşık 15 dakika sonra çıktıklarını anlattı. Bu kişinin Doku olup olmadığı sorusuna ise Altaş'ın "Mümkün olabilir" yanıtını verdiği aktarıldı. Altaş, dönemin valisini suçladı İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlilerine Gülistan Doku hakkında bildiklerinin tamamını anlattığını söyleyen Altaş, soruşturmanın adil yürütülmediğini ileri sürdü. Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'i olayın üzerinin kapatılması ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in adli makamlara teslim edilmemesiyle suçladı. Altaş'ın FBI'a verdiği ifadede yer alan iddiaların, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin devam eden soruşturma kapsamında adli makamlar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Söz konusu beyanların kesinleşmiş bir yargı kararı niteliğinde olmadığı ve ilgili kişiler açısından suçluluk hükmü oluşturmadığı kaydedildi.

Güney Sudan 'da Altın madenine düzenlenen saldırıda en az 74 kişi öldü. Haber

Güney Sudan 'da Altın madenine düzenlenen saldırıda en az 74 kişi öldü.

Güney Sudanlı yerel bir yetkili Pazartesi günü yaptığı açıklamada, saldırının 28 Mart akşamı Orta Equatoria eyaletindeki Jebel Iraq altın madeni bölgesinde meydana geldiğini doğruladı. Yetkililer, arama kurtarma çalışmaları devam ettiği için ölü sayısının artmaya devam edebileceği konusunda uyardı. Videodan alınan ekran görüntülerinde yerde çok sayıda ceset olduğu görülüyor. Güney Sudan Ulusal Polisi sözcüsü, kimliği belirsiz bir grup silahlı kişinin bölgede çalışan madencilere sürpriz bir saldırı düzenleyerek 74 kişiyi öldürdüğünü söyledi. Şunları belirtti: "Kurbanların hepsi altın madenciliğiyle uğraşan sivillerdi. Ölenlerin yanı sıra, olay yerinden kaçtıktan sonra ormanda kayıp olan birçok kişi daha var." Polis ve Güney Sudan Halk Savunma Kuvvetleri de dahil olmak üzere güvenlik güçleri, durumu değerlendirmek, devriyeleri artırmak ve arama kurtarma operasyonları yürütmek üzere bölgeye konuşlandırıldı. Şu ana kadar 11 ceset morga kaldırıldı, kurtarma ekipleri ise kayıp olanları aramaya devam ediyor. Yetkililer, ölü sayısının önümüzdeki günlerde artabileceğini söylüyor. Saldırganların kimliği henüz bilinmiyor. Ancak bazı doğrulanmamış haberlere göre, olay yerinin yakınlarında muhalif güçlerle bağlantılı bir kamp bulunuyor. Olay yerindeki görgü tanıkları, saldırganların at sırtında ilerlediklerini, Anguwan Rukuba kavşağından geçtikten sonra kalabalığa rastgele ateş açtıklarını ve bunun da insanların paniğe kapılarak saklanmasına neden olduğunu söyledi. Bu olay, Güney Sudan'daki kaynak üreten bölgelerde güvenlik durumuna ilişkin endişeleri artırdı; bu bölgelerde anlaşmazlıklardan kaynaklanan şiddet ve silahlı grupların faaliyetleri sıkça yaşanıyor.

Şişli’de cesedi bulunan kadının son görüntülerine erişildi. Haber

Şişli’de cesedi bulunan kadının son görüntülerine erişildi.

Şişli'de, çöp konteynerinde uzuvları kesilmiş halde bulunan Özbekistan vatandaşı Durdona Khokimova'nın son görüntüleri yayınlandı. Bu görüntülerde, genç kadının Fatih'teki oturduğu binadan çıkarken görüntülendiği ve Ümraniye'ye gittiği bilgisine ulaşıldı. 24 Ocak akşam saatlerinde Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak'ta yaşanan olay sonrası, bir çöp konteynerinde çarşafa sarılı ceset bulunduğu yönündeki ihbar üzerine polis ekipleri olay yerine intikal etmişti. Yapılan incelemelerde başı ve bacakları kesilmiş cesedin, 37 yaşındaki Özbekistan vatandaşı Durdona Khokimova'ya ait olduğu tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında, Khokimova'nın Ümraniye'de bir evde öldürüldüğü, cesedinin daha sonra taksiyle Şişli'ye taşındığı ortaya çıktı. Çalışmaların ardından, Khokimova'nın sevgilisi olduğu iddia edilen 31 yaşındaki Özbekistan vatandaşı D.A.U.T.'nin cinayeti gerçekleştirdiği, 29 yaşındaki G.A.K.'nin ise yardımcı olduğu belirlendi. Yurt dışına kaçmak isteyen D.A.U.T. ve G.A.K. gözaltına alınırken; cesede ait diğer parçalar da aynı mahallede farklı çöp konteynerlerinde bulundu. Olayla ilgili bağlantısı olduğu düşünülen E.K. isimli bir kişi daha gözaltına alındı. 3 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ederken, genç kadına ait yeni görüntüler de gün yüzüne çıktı. Bu görüntülerde, kadının Fatih'te bulunan ikametgahından çıkış anı yer alırken, sonrasında Ümraniye'ye doğru yöneldiği bilgisine ulaşıldı.

Iran International: Çok sayıda protestocunun hayatını kaybettiği sanılıyor Haber

Iran International: Çok sayıda protestocunun hayatını kaybettiği sanılıyor

Tahran'ın güneyindeki Kahrizak'tan İran International'a gönderilen görüntülerde, ceset torbalarında çok sayıda ceset görülüyor. Videolara eşlik eden görgü tanığı ifadelerine göre, olay yerinde düzinelerce ceset görülebiliyor ve yakındaki başka bir sanayi deposunda da ek cesetler bulunduğu bildiriliyor. Sevdiklerini aramak için Kahrizak'ı ziyaret eden iki görgü tanığı, İran International'a orada 400'den fazla ceset gördüklerini söyledi. Sadece Cuma günü, 44 ceset Karaj'daki Madani Hastanesi'ne ve 36 ceset de Karaj'daki Ghaem Hastanesi'ne nakledildi. Diğer şehirlerdeki tıbbi kaynaklar da yüksek sayıda ölüm bildirdi. İran International'a daha önce Fardis, Karaj ve Tahran'ın doğusundaki Alghadir Hastanesi'nden gönderilen videolar, yere düşen cesetlerin benzer sahnelerini göstererek, sınırlı sayıda şehirle sınırlı olmayan, gelişmekte olan bir kitlesel katliama işaret ediyordu. 8 Ocak'ta başlayan internet kesintisi, sahadaki olayların tam bir resmini elde etmeyi imkansız hale getirdi. Bununla birlikte, gelen haberlerin hacmi ve tutarlılığı, protestocuları dağıtmak için yaygın olarak ölümcül güç kullanıldığını gösteriyor. En muhafazakar tahminler, son 48 saatte en az 2.000 kişinin öldürüldüğünü iddia ediyor. Kuzeydeki Raşt şehrinde bir doktor, İran International'a sadece bir hastaneye en az 70 ceset getirildiğini söyledi. Kaynaklar, özellikle Karaj'daki Fardis ve Tahran'ın bazı bölgelerinde yoğun şiddetin yaşandığını belirtirken, İlam ve Kermanshah gibi batı illeri de dahil olmak üzere ülkenin birçok yerinden benzer raporların geldiğini vurguluyor. İnternet erişiminin neredeyse tamamen kesilmesine rağmen, videolar ve mesajlar Starlink kullanıcıları da dahil olmak üzere sınırlı kanallar aracılığıyla kamuoyuna ulaşmaya devam ediyor. Bu kullanıcılar büyük ölçüde büyük şehirlerde ve daha varlıklı bölgelerde bulunuyor, bu da ülkenin büyük bir bölümünün görünürlüğünü azaltıyor. Buna rağmen, gazeteciler ülke çapında kitlesel protestoların devam ettiğini gösteren güvenilir bilgiler aldıklarını söylüyorlar. Mevcut koşullar altında bağımsız doğrulama son derece zor olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.