Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Caydırıcılık

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Caydırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Caydırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siber Güvenlik Toplantısı 'nda 'te 'kritik altyapılar ve veri egemenliği' vurgulandı Haber

Siber Güvenlik Toplantısı 'nda 'te 'kritik altyapılar ve veri egemenliği' vurgulandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Siber Güvenlik Kurulu, Türkiye’nin siber güvenliğine ilişkin mevcut riskler ve geleceğe dönük tehdit eğilimlerini kapsamlı şekilde ele aldı. Kurulda, siber güvenliğin millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, artan küresel rekabet, bölgesel gerilimler ve çatışmaların siber tehditleri daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekilirken, bu kapsamda siber güvenliğin yalnızca teknik değil; ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla stratejik bir alan olduğu ifade edildi. Toplantıda, kritik altyapıların korunması, dijital sistemlerin güvenliği ve yerli-millî teknolojilerde kapasite artırımı öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Veri egemenliği konusu da ayrı bir başlıkta ele alınarak, verinin stratejik bir değer olduğu ve dijital egemenliğin güçlendirilmesi yönünde kararlılığın sürdüğü belirtildi. Kurul ayrıca, siber dayanıklılık ve caydırıcılık kapasitesinin artırılmasını öncelikli hedefler arasına aldı. Önümüzdeki dönemde kurumlar arası eş güdümün güçlendirilmesi, yerli ve sürdürülebilir kapasitenin artırılması ile siber risklere karşı hızlı uyum kabiliyetinin geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. Toplantıda; dijital altyapılar, enerji, finans, sağlık, savunma sanayii ve ulaştırma başta olmak üzere birçok alan “kritik altyapı sektörleri” olarak belirlenirken, bu alanların korunmasına yönelik somut adımların atılacağı bildirildi.

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında Haber

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Carsten Breuer ve bakanlık yetkilileri ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni döneme ilişkin yol haritasını açıkladı. Konuşmasına "Dünya daha öngörülemez ve daha tehlikeli hale geldi" diyerek başlayan Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni stratejisinin öncelikle caydırıcılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Boris Pistorius, Almanya'nın yeni askeri stratejisinin askeri personel sayısının artırılması, NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenilmesi ve teknolojik yatırımlarla hava savunmasının güçlendirilmesi aşamaları olduğunu açıkladı. Almanya ilk kez askeri stratejik belge ile yol haritasını duyurdu Önümüzdeki yıllarda oluşabilecek tehditleri öngörebilmek ve alınacak önlemleri belirlemek için ilk kapsamlı askeri stratejisini benimsediklerini ifade eden Boris Pistorius, bu kapsamda ilk olarak Alman ordusundaki asker sayısına odaklandıkları söyledi. Bunun da 2029, 2035 ve 2039 yılları olmak üzere üç aşamada tamamlanacağını ifade eden Alman Bakan, "Aktif görevdeki askerler, yedek askerler ve sivil personel sayısını artırmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede en az 460 bin muharebeye hazır askere sahip olmayı hedefliyoruz" dedi. Pistorius, Almanya'nın önümüzdeki yıllarda NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleneceğini de ifade etti. Boris Pistorius, ülkesinin hava savunma sistemlerine odaklanacağını kaydederek, "Hava savunması Almanya için de NATO için de kilit alan olacak. İnsansız hava araçları (İHA) ve hava savunma sistemleri önümüzdeki dönemde bizlerin öncelikli konuları olacak" şeklinde konuştu. "Stratejik hedeflere ulaşmak için tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz" Almanya'nın hedefinin 2039 yılına kadar Avrupa'nın en konvansiyonel ordusunu kurmak olduğunu vurgulayan Almanya Savunma Bakanı, "Kısa ve orta vadeli hedeflerimiz ordumuzun tüm boyutlarıyla savunma yeteneklerini en yüksek seviyeye çıkarmak olacak. Uzun vadede ise silahlı kuvvetlerimizin, gelişmiş silah sistemleri ve yapay zeka araçları kullanarak teknolojik üstünlük yeteneğine kavuşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, yeni yol haritası kapsamında silahlı kuvvetlerdeki bürokrasiyi azaltmayı da arzu ettiklerini söyleyerek, "Yeni açıkladığımız bu stratejik hedeflere ulaşmak için yedekler dahil tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz, bürokrasiyi azaltacağız, askeri yapıları da hızla modernize edeceğiz" diye konuştu. Alman Bakan Pistorius, konuşmasını "Hepimizin kabul etmesi gereken şey şu ki barış ve özgürlük, refah ve hoşgörü artık kendiliğinden var olan şeyler değil, savunulması gereken şeylerdir. Bu da onları savunabilecek yeteneğe sahip olmamız gerektiğini gösteriyor" diyerek tamamladı. Rusya ana tehdit olarak görülüyor Pistorius'un basın toplantısı sırasında gazetecilere dağıtılan ve ilk kez Alman Silahlı Kuvvetleri'nin stratejisini ortaya koyan belgelere göre Almanya Rusya'yı ana tehdit olarak görüyor. Söz konusu strateji belgelerinde Rusya'nın yeniden silahlanarak NATO ile askeri bir çatışmaya hazırlandığı ve askeri gücün kullanımını çıkarlarını korumak için meşru bir araç olarak gördüğü vurgulanıyor. Belgelerde Rusya'nın Batı'yı temelde düşman olarak gördüğü, demokratik devletlerin NATO'ya katılımını kuşatma olarak nitelendirdiğine dikkat çekiliyor. Rusya'nın kasıtlı olarak hibrit yöntemler kullanarak casusluk, sabotaj, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları yaptığı savunulurken, "Rus liderliği NATO'nun bütünlüğünü zayıflatmayı ve ABD'nin Avrupa'dan kopmasını sağlamayı hedefliyor. Amaç, NATO'nun başarısızlığı ve Rusya'nın Avrupa'daki nüfuz alanının genişlemesi" ifadelerine yer veriliyor. Yeni strateji belgelerinde ABD'nin siyasi açıdan ve askeri gücüyle NATO ittifakı için vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu vurgulansa da Washington yönetiminin müttefiklerinden kendi güvenliklerini sağlamak için daha fazla çaba sarf etmelerini beklediğine işaret ediliyor. Bu nedenle Almanya'nın diğer müttefiklerle birlikte ortak Avrupa-Atlantik güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret ediliyor.

Bursa 'da kan donduran torun dehşetine rekor ceza Haber

Bursa 'da kan donduran torun dehşetine rekor ceza

Türkiye son dönemde ardı ardına gelen çocukların işlediği vahşet haberleriyle sarsılırken Bursa’da üç kişinin ölümüyle sonuçlanan gasp girişimi davasında rekor ceza çıktı. Bursa’nın ilk çocuk ağır ceza mahkemesi suça sürüklenen çocuklara (SSÇ) karşı "caydırıcılık" mesajı vererek iyi hal indirimlerini kapattığı emsal bir karara imza attı. Bursa’nın Orhaneli ilçesinde 11 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, iddianamede yer alan bilgilere göre alkol ve uyuşturucu alan M.K. (17) ve arkadaşı U.U., "kısa yoldan zengin olma" hayaliyle M.K.’nin öz dedesi Mustafa Macar’ın evine av tüfekleriyle baskın yaptı. Olayda, dede Mustafa Macar ve yatalak eşi Cahide Aydın vahşice öldürülürken, arbede sırasında suç ortaklarından U.U. (17) da arkadaşı M.K.’nin av tüfeğinden çıkan fişekle hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan sanıkların, dikkat çekmemek için bir komşularına misafirliğe gittikleri ve ertesi gün maktullerin cesetleri bulunana kadar hiçbir yardım çağrısında bulunmadıkları da dosyaya yansıyan çarpıcı bilgiler arasında yer aldı. 3 kişiyi vahşice öldürdü, "pişman değilim" dedi Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşması, son zamanlarda çocukların işlediği dehşet verici olayın gölgesinde geçti. Mahkeme heyeti, artan "çocuk vahşeti" sarmalını ve suçun işlenişindeki soğukkanlılığı dikkate alarak sanıklara taviz vermedi. Bursa’daki suça sürüklenen çocuk tutuklu M.K.’nin son sözünde sarf ettiği, "Pişman değilim, bir daha olsa yine yaparım" ifadesi, yargılamanın en kan donduran anı olarak kayıtlara geçti. Rekor ceza: toplam 111 yıl Kentin ilk çocuk ağır ceza mahkemesi, ne Bursa’daki sanıklara ne de benzer suç profillerine geçit vermeyeceğini net bir şekilde gösterdi. Hiçbir iyi hal indirimi (TCK 62) uygulanmayan davada: Suça sürüklenen tutuklu çocuk M.K., 3 ayrı cinayet ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 63 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cinayetler ve gasp olaylarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını savunan diğer tutuklu suça sürüklenen çocuk A.E., son sözünde "Ben böyle biriyle arkadaşlık yaptığım için pişmanım" demesi de yetmedi. A.E. yaşlı çiftin vahşice öldürüldüğü sadece 2 cinayete iştirakten 48 yıl hapis cezası aldı. Yaş küçüklüğü yerine toplum vicdanı Hukukçular ve toplum bilimciler, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı ve Bursa’daki torun dehşeti gibi olayların; kontrolsüz silaha erişim, alkol ve madde kullanımı ve dijital şiddetin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Mahkemelerin verdiği bu ağır cezalar, suça sürüklenen çocuklara yönelik yargılamalarda artık "yaş küçük" kriterinin yerini "suçun vahameti ve toplum vicdanı" ilkesinin aldığını gösteriyor.

Milli Savunma Bakanlığı: NATO Çok Uluslu Kolordu Karargâhı kurulmasına ilişkin çalışmalar sürüyor. Haber

Milli Savunma Bakanlığı: NATO Çok Uluslu Kolordu Karargâhı kurulmasına ilişkin çalışmalar sürüyor.

Milli Savunma Bakanlığı, haftalık basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin soruları üzerine NATO kapsamında kurulması planlanan Çok Uluslu Kolordu Karargâhı’na ilişkin detayları paylaştı. Bakanlık, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı çerçevesinde söz konusu karargâhın kurulmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını, 2024 yılında ise bu niyetin NATO’ya resmi olarak bildirildiğini açıkladı. Açıklamaya göre, bir Türk general komutasında görev yapması planlanan karargâh için 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirildi ve millî çekirdek kadro atamaları gerçekleştirildi. Karargâhın çok uluslu yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmaların NATO ile koordineli şekilde sürdüğü, ancak NATO prosedürlerinin henüz tamamlanmadığı ve onay sürecinin devam ettiği belirtildi. Karargâhın görevinin, NATO’nun bölgesel planları kapsamında kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlamak ve sorumluluk sahasında caydırıcılık ile savunma faaliyetlerini desteklemek olacağı ifade edildi. Öte yandan Bakanlık, NATO Güneydoğu Bölgesel Planı’nın daha önce müttefikler tarafından onaylandığını hatırlatarak, kurulması planlanan karargâhın bölgede son dönemde yaşanan gelişmelerle doğrudan bir bağlantısının bulunmadığını vurguladı.

Milli Savunma Bakanlığı: KKTC ve hava sahamız güvende Haber

Milli Savunma Bakanlığı: KKTC ve hava sahamız güvende

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından gerçekleştirilen Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda, Doğu Akdeniz ve hava sahasına ilişkin son gelişmeler aktarıldı. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 9 Mart’ta İran’dan ateşlenen bir balistik mühimmatın NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirildiğini bildirdi. Olayda bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’daki boş araziye düştüğü, herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı belirtildi. Bakanlık, bölgedeki güvenlik önlemlerini artırmak amacıyla Malatya’ya bir PATRIOT füze savunma sistemi konuşlandırıldığını duyurdu. Ülkemiz, yaşanan bölgesel gelişmeler karşısında hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya devam edecek.#MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/hFuXyXsJ2W — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) March 12, 2026 Ayrıca, çatışmalardan kaynaklanan füze ve İHA/drone tehditlerine karşı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini artırmak için 6 F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemlerinin KKTC’ye sevk edildiği ifade edildi. Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye’nin hava sahasının korunması kapsamında muharip uçaklarla devriye uçuşları yapıldığını, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarıyla seyir, keşif ve gözetleme faaliyetlerinin sürdüğünü belirtirken, İran hudut hattında herhangi bir olağan dışı hareketliliğin bulunmadığı, muhtemel risk ve tehditlere karşı gerekli tedbirlerin koordineli şekilde alındığı kaydedildi. Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin millî imkân ve kabiliyetleriyle hava sahası, sınırlar, vatandaşlar ve KKTC güvenliğini sağlama yükümlülüğünü sürdürdüğü, NATO ve müttefiklerle eşgüdüm içinde savunma ve caydırıcılık tedbirlerini hayata geçirdiği ifade edildi. Milli Savunma Bakanlığı, bölgesel barış ve istikrarın korunması amacıyla çatışmaların derhâl sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkesin sağlanmasının önemine de dikkat çekti.

İran, İsrail'e saldırmak için misket bombası kullanıyor. Haber

İran, İsrail'e saldırmak için misket bombası kullanıyor.

İsrail televizyon kanalı Kanal 12, füzeden kalan bazı parçaların Tel Aviv şehrine düştüğünü bildirdi. ve çevresindeki bölgeler. Televizyon kanalı ayrıca İran füze saldırısının yol açtığı büyük bir yangın ve önemli maddi hasar hakkında da haber yaptı. Anadolu haber ajansına konuşan görgü tanıklarına göre, Tel Aviv ve çevresinde en az üç yerde yangın çıktı ve önemli hasar meydana geldi. İran, İsrail'e misket füzeleriyle saldırdı. Bloomberg'e göre İran, İsrail'e ve Ortadoğu'daki ABD varlıklarına karşı misilleme taktiklerini değiştiriyor ve pahalı ve kolayca engellenebilen seyir ve balistik füzeler yerine giderek daha etkili insansız hava araçlarına ve silahlara yöneliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Bahreyn savunma bakanlıklarından elde edilen veriler, son günlerde bu ülkeleri hedef alan fırlatılan nesnelerin çoğunun insansız hava araçları olduğunu ve en yaygın olanının da İran yapımı Şahed insansız hava aracı olduğunu gösteriyor. Bu arada, İran tarafından fırlatılan seyir ve balistik füzelerin sayısı önemli ölçüde azaldı; çatışmanın başlangıcındaki birkaç yüz füzeden, dün Birleşik Arap Emirlikleri'ne fırlatılan sadece birkaç füzeye kadar düştü. Birleşik Arap Emirlikleri'nin bölgedeki hava savunma sistemleri bu füzelerin çoğunu engelledi. ABD'nin önemli bir müttefiki olan Birleşik Arap Emirlikleri, komşuları Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Suudi Arabistan'dan daha fazla İran füzesini engelledi. Bahreyn'deki iki otel İran insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradı. Bahreyn hükümetinden elde edilen veriler, İran'ın taktiklerinde bir değişiklik olduğunu da ortaya koydu. Bahreynli yetkililer, hava savunma sistemlerinin füzelerden daha fazla insansız hava aracı (İHA) engellediğini bildirdi. Bloomberg'e göre, düşük maliyetleri ve büyük sayılarda fırlatılabilme yetenekleri, insansız hava araçlarını hava savunma sistemleri için sürekli bir tehdit haline getiriyor. Dahası, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki ilk saldırıdan bu yana İran'ın füze stoklarını ve fırlatma üslerini hedef alması, Tahran'ın sürekli füze saldırıları düzenleme kabiliyetini sınırlayabilir. İran, caydırıcılık kapasitesi açısından daha ucuz ve daha etkili silahlar kullanan bir yaklaşım da benimseyebilir; bu sayede gelişmiş silahlarını korurken aynı zamanda bölgedeki ABD çıkarlarına baskı uygulamayı hedefleyebilir. İnsansız hava araçları, İran'ın bu çatışmada rakipleriyle arasındaki ateş gücü ve ekonomik eşitsizliği dengelemesine yardımcı oluyor; çünkü bu araçlar, onları düşürmek için kullanılan füze savunma sistemlerine kıyasla çok daha ucuz. İran, büyük ölçekte insansız hava aracı üretme kapasitesine sahip ve devam eden savaşa rağmen üretime devam edeceği düşünülüyor.

Cooper; Bölgede geniş operasyon kapasitemiz var Haber

Cooper; Bölgede geniş operasyon kapasitemiz var

ABD yönetimi, Orta Doğu’daki güvenlik durumu ve ABD askeri operasyonlarına ilişkin Florida’daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) karargâhında kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper katıldı. “Amaç müttefikleri ve deniz yollarını korumak” Toplantının açılış konuşmasını yapan ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, ABD ordusunun bölgedeki faaliyetlerinin temel amacının ABD kuvvetlerini, müttefik ülkeleri ve uluslararası deniz ticaret yollarını korumak olduğunu vurguladı. Austin, Orta Doğu’daki güvenlik ortamının son dönemde daha karmaşık hale geldiğini belirterek ABD’nin bölgede yüksek hazırlık seviyesinde askeri varlığını sürdürdüğünü söyledi. ABD Savunma Bakanı, Washington yönetiminin bölgede gerilimin tırmanmasını istemediğini ancak ABD güçlerine yönelik herhangi bir tehdide kararlı şekilde karşılık verileceğini ifade etti. CENTCOM Komutanı: “Bölgede geniş operasyon kapasitemiz var” Toplantıda konuşan ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Amiral Brad Cooper ise ABD’nin bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin operasyonel bilgiler paylaştı. Cooper, ABD kuvvetlerinin bölgede hava, deniz ve kara unsurlarıyla kapsamlı bir operasyonel kapasiteye sahip olduğunu belirtti. ABD ordusunun aynı zamanda müttefik ülkelerle koordinasyon halinde hareket ettiğini vurgulayan Cooper, bölgesel gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi. Amiral Cooper ayrıca ABD’nin özellikle uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğini sağlama ve bölgedeki potansiyel tehditleri caydırma amacıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi. “ABD caydırıcılığını sürdürecek” Toplantıda yapılan değerlendirmelerde ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığının caydırıcılık, kriz yönetimi ve müttefik ülkelerin güvenliğinin sağlanması amacıyla devam edeceği vurgulandı. ABD’li yetkililer, Washington yönetiminin bölgesel istikrarı korumaya yönelik diplomatik ve askeri adımları birlikte yürüttüğünü belirtti. Florida'daki Merkez Komutanlığı (CENTCOM) karargahında düzenlenen basın toplantısında Amiral Brad Cooper, batırılan İran gemilerinin sayısının 30'u aştığını belirtti. Cooper şu sözlerle vurguladı: "Son birkaç saat içinde, yaklaşık olarak İkinci Dünya Savaşı uçak gemisi büyüklüğünde bir İran insansız hava aracı taşıyıcı gemisine saldırdık. Şu anda alevler içinde." CENTCOM komutanı ayrıca, İran'ın balistik füze saldırılarının çatışmanın başladığı ilk güne kıyasla %90, insansız hava aracı saldırılarının ise %83 oranında azaldığını sözlerine ekledi. Son 72 saat içinde ABD, İran topraklarının derinliklerindeki yaklaşık 200 hedefi vurdu, balistik füze fırlatma rampalarına onlarca bomba attı ve stratejik komuta merkezlerini imha etti. Özellikle, ABD ordusu, önleme etkinliğini ve maliyetini optimize etmek için çeşitli yeni askeri yetenekler konuşlandırdı. Amiral Cooper, teknolojik yaklaşımdaki değişime ilişkin düşüncelerini şöyle paylaştı: "Birkaç yıl önce, '50.000 dolarlık İHA'ları iki milyon dolarlık füzelerle düşürüyoruz' gibi şeyler duyardınız. Bugün ise 10.000 dolarlık silahlarla 100.000 dolarlık İHA'ları düşürmekle çok zaman geçiriyoruz." Bu operasyondaki "vazgeçilmez" silahlardan biri de, ABD'nin İran'dan ele geçirdiği Şahed uçağının tersine mühendisliğiyle geliştirdiği LUCAS İHA'sıdır. Bu, söz konusu uçağın Tahran'ın hedeflerine karşı savaşta ilk kez kullanılmasıdır. ABD, füze ve deniz kuvvetleri yeteneklerini yok etmenin bu harekatın iki temel hedefi olduğunu iddia ediyor. Ancak Washington'ın hedefleri sadece operasyonel varlıkları yok etmekle sınırlı değil; düşmanın üretim kapasitesini tamamen ortadan kaldırmayı da amaçlıyor. Amiral Cooper, ABD'nin amacının Tahran'ın "balistik füze sanayi üssünü yerle bir etmek" olduğunu doğruladı. Gelecek planlarıyla ilgili olarak ise şunları ekledi: "Operasyonun yeni bir aşamasına geçerken, İran'ın gelecekteki füze üretim kapasitesini sistematik olarak yok edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.