Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çatışma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Çatışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çatışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kolombiya'da iki grup arasında çatıştmada 50 kişi öldü Haber

Kolombiya'da iki grup arasında çatıştmada 50 kişi öldü

Ulusal basında yer alan haberlere göre, Guaviare yönetim bölgesine bağlı San Jose delGuaviare kırsalında, eski Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) mensuplarından oluşan ikimuhalif grup arasında çatışma çıktı. Çatışmada, iki taraftan üst düzey kişiler dahil 50 kişi yaşamını yitirdi. Orduya göre çatışmalar, FARC fraksiyonu Estado Mayor Central (EMC) elebaşı "IvanMordisco" lakaplı Nestor Gregorio Vera ile "Calarca" lakaplı Alexander Diaz Mendoza’nınliderliğini yaptığı EMBF arasında yaşandı. Söz konusu yasa dışı iki silahlı grup, Kolombiya'nın orta-güneyindeki stratejik bölgeninkontrolü için uzun süredir mücadele ediyor. Kolombiya ordusundan yapılan açıklamada, çatışmaların yaşandığı bölgeye askeri birlikleringönderildiği bildirildi. Açıklamada, şu ifadeler yer verildi: "Şu saat itibarıyla 22. Tugay'a bağlı birliklerimiz, yasa dışı silahlı yapılar arasında çatışmalarınkaydedildiği San Jose del Guaviare'nin kırsal kesiminde stratejik varlığını sürdürmektedir.Operasyonun amacı sivil halkı korumak, güvenliği güçlendirmek, bölgesel kontrolü sürdürmekve insan hakları ile Uluslararası İnsancıl Hukuk kurallarına saygıyı güvence altına almaktır." 2016'da devlet ile FARC arasında imzalanan barış anlaşmasına katılmayı ve silah bırakmayıreddeden eski FARC üyelerinden oluşan gruplar, zamanla bölünerek birbirleriyle çatışmayabaşlamıştı. Yasa dışı silahlı yapılar arasındaki çatışmaların temelinde ise uyuşturucu kaçakçılığı rotaları,kırsal alan kontrolü, yasa dışı ekonomi ve koka üretim bölgeleri üzerindeki hakimiyetmücadelesi yer alıyor. FARC ile 53 yıl süren çatışmaları bitiren barış anlaşmasını dönemin Kolombiya CumhurbaşkanıJuan Manuel Santos ile FARC lideri Rodrigo Londono, başkent Bogota'daki tarihi ColonTiyatrosu'nda 24 Kasım 2016'da imzalamıştı.

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi Haber

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen ziyarette tartışılan konulara dair basına yazılı değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 9 saate yakın birlikte vakit geçirdiğini ifade eden Vang, liderlerin iki ülke ilişkilerinin yanında dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren konularda da uzun tartışmalar yaptıklarını belirtti. Vang, Çin'in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan ile yeniden birleşmesinin Çin ulusunun ortak özlemi, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) tarihi misyonu ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası olduğuna işaret ederek şunları kaydetti: "(Tayvan sorunu) Eğer uygun şekilde ele alınırsa ABD-Çin ilişkileri istikrarlı olacak ve taraflar karşılıklı işbirliğini ilerletmeye daha fazla enerji ayırabilecektir. Aksi halde, iki ülke arasında gerginlikler ve hatta çatışmalar yaşanabilir, ilişkilerin geneli tehlikeye girebilir." Çinli Bakan, ABD'nin "tek Çin" ilkesine ve iki ülke arasında siyasi ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki Tayvan konusundaki taahhütlerine uyacağını umduklarını vurguladı. İran ile kalıcı ve kapsamlı ateşkes çağrısı Ziyarette Devlet Başkanı Şi'nin, Ortadoğu'daki savaş konusunda Çin'in pozisyonunu dile getirdiğini, burada güç kullanımın sorunları çözmeyeceğini ve diyaloğun tek doğru tercih olduğunu vurguladığını aktaran Vang, müzakerelerden hemen sonuç alınamasa da diyalog yolu hazır açılmışken yeniden kapanmaması gerektiğini söylediğini belirtti. Vang, Çin'in ABD'yi İran ile nükleer sorunu dahil farklılıklarını ve anlaşmazlıklarını müzakerelerle çözmeyi sürdürmeyi teşvik ettiğini, ateşkesin sürdürülerek Hürmüz Boğazı'nın en kısa zamanda yeniden açılması çağrısı yaptığını, burada yaşanan açmazın temel çözümünün kalıcı ve kapsamlı ateşkesin sağlanması olduğunu dile getirdiğini kaydetti. Çin ve ABD liderlerinin, temaslarının ardından iki ülke arasında "yapıcı stratejik istikrar ilişkisi" olarak tanımladıkları bir vizyon oluşturma konusunda siyasi mutabakata vardıklarını aktaran Vang, tarafların, dış politika, askeri ilişkiler, ekonomi, ticaret, halk sağlığı, tarım, turizm, halklar arası bağlar, kanun koruma dahil tüm alanlarda ve her seviyede temasların artırılmasında anlaştıklarını belirtti. İki ülke ilişkilerinde stratejik istikrarın tesisine odaklanan bu yeni vizyonun, büyük güç ilişkilerinde yeni bir paradigma ihtiyacına yanıt verdiğine işaret eden Vang, Çin'in, bundan, işbirliğinin temel dayanak olduğu, rekabetin uygun sınırlar içinde sürdürüldüğü ve savaş ve çatışma yerine barış odaklanan bir istikrar ilişkisini anladığını kaydetti.

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi Haber

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, kırılgan ateşkesin uzatılması ve barış görüşmelerinin başlaması hedefiyle Washington’ın sunduğu son teklife İran’dan "o gece" yanıt beklediğini cuma günü açıklamıştı. Ancak Tahran'ın Pakistanlı arabuluculara henüz bir geri dönüş yapmadığı görülüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise Türkiyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD yönetiminin güvenilirliğine dair şüphelerini açıkça dile getirdi. İranlı İSNA haber ajansının aktardığına göre Erakçi, "ABD güçlerinin Basra Körfezi'nde son günlerde gerilimi tırmandırması ve ateşkesi ihlal eden eylemleri, Amerikan tarafının diplomasi yolundaki niyetleri ve ciddiyeti konusundaki şüphelerimizi artırmıştır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nda tanker krizi ve çatışma Cuma günü yaşanan sıcak bir gelişmede, bir ABD savaş uçağı İran limanlarına yönelik ablukayı deldiği gerekçesiyle İran bayraklı iki petrol tankerine ateş açarak gemileri durdurdu. İranlı bir askeri yetkili ülke basınına yaptığı açıklamada, İran Deniz Kuvvetleri'nin bu "Amerikan terörüne" misilleme ile karşılık verdiğini ve çatışmaların şimdilik durduğunu belirtti. Söz konusu gerginlik, cuma gecesi Hürmüz Boğazı'nda patlak veren krizin hemen ardından geldi. Tahran'ın, yabancı gemilerden "geçiş ücreti" almak amacıyla boğazı kontrol etme girişimleri Washington'ın sert tepkisine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel petrol ticareti için hayati öneme sahip bu güzergahın Tahran tarafından kontrol edilmesinin "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Washington, 10 hafta önce başlayan çatışmalara kalıcı bir çözüm bulmak adına Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ateşkesin uzatılması teklifini iletmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, teklifin şu an "değerlendirme aşamasında" olduğunu kaydetti. Hark Adası açıklarında devasa petrol sızıntısı Körfez'deki askeri hareketliliğin yanı sıra çevresel bir felaket de kapıda. Uydu görüntüleri, İran'ın petrol ihracatındaki can damarı olan Hark Adası açıklarında 52 kilometrekarelik bir alana yayılan devasa bir petrol sızıntısını ortaya çıkardı. (Orbital EOS) verilerine yansıyan sızıntının kaynağı henüz netleşmezken, İngiltere merkezli Çatışma ve Çevre Gözlemevi (CEOBS) sızıntının bölgedeki yıpranmış petrol altyapısındaki bir arızadan kaynaklanabileceğini belirtti. Riyad'dan ABD'nin askeri üs talebine ret Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak amacıyla geçen pazar günü bir deniz operasyonu duyuran, ancak müzakerelere şans tanımak için salı günü planı askıya alan Donald Trump'a bölgedeki müttefiklerinden de beklediği destek gelmedi. Suudi kaynaklara göre Riyad yönetimi, ABD'nin bu operasyon kapsamında Suudi Arabistan'daki askeri üsleri ve hava sahasını kullanma talebini geri çevirdi. Kaynaklar, Riyad'ın askeri bir müdahalenin durumu daha da karmaşıklaştıracağı ve çözüm getirmeyeceği görüşünde olduğunu aktardı. Lübnan'da ateşkese rağmen bombardıman Bölgedeki bir diğer kriz noktası olan İsrail-Hizbullah hattında da ateşkes pamuk ipliğine bağlı. Lübnan resmi medyası, üç haftadır yürürlükte olan ateşkese rağmen cumartesi günü başkent Beyrut'un güneyine İsrail tarafından üç hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Saldırıların, gelecek hafta Washington'da Lübnan ile İsrail arasında ilk kez yapılması planlanan ve Hizbullah'ın şiddetle karşı çıktığı doğrudan müzakerelerin arifesinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

İran basını: İran silahlı kuvvetleriyle düşman unsurları arasında karşılıklı ateş açıldı Haber

İran basını: İran silahlı kuvvetleriyle düşman unsurları arasında karşılıklı ateş açıldı

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, Keşm Adası’nda İran Silahlı Kuvvetleri ile “düşman unsurları” arasında karşılıklı ateş açıldı. Karşılıklı ateş açılmasında Keşm Adası'ndaki “Behmen İskelesi”nin bazı ticari bölümleri hedef alındı. Karşılıklı ateşin çatışma mı yoksa "düşman unsurların" hava saldırısı ve bu saldırıya İran hava savunma sistemlerinin yanıt vermesi mi olduğuna dair ise detay verilmedi. İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Behmen İskelesi'ne yönelik saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) rolü olabileceğini iddia etti. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, İsrailli kaynaklar İran’da yaşananlarla ilgileri olmadığını ileri sürdü. Öte yandan İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ilçesinde de patlama seslerinin duyulduğu ancak bu seslerin Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nin gemi geçişleriyle ilgili uyarı atışlarından kaynaklandığı ifade edildi. Ayrıca Tesnim Haber Ajansı, Bender Abbas'a yönelik de insansız hava aracı (İHA) saldırısı gerçekleştirildiğini duyurdu. Tesnim, söz konusu iki İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini belirtti. Patlama sesleri İran basını ülkenin güneyindeki Bender Abbas kenti ve Keşm Adası'nda patlama seslerinin geldiğini bildirmişti. Bazı kaynaklar, bu seslerin bir kısmının Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından bazı gemilere Hürmüz Boğazı’ndan izinsiz geçiş konusunda yapılan uyarı operasyonlarıyla ilgili olduğunu açıklamıştı. ABD’nin tanker saldırısı sonrası Keşm ve Bender Abbas’ta çatışma çıktı İran’ın güneyindeki stratejik öneme sahip Keşm Adası ve Bender Abbas kentinde şiddetli patlama sesleri ve çatışmalar yaşandığı bildirildi. İran devlet televizyonuna konuşan kaynaklar, gerilimin ABD ordusunun bir İran tankerine yönelik saldırısının ardından başladığını öne sürdü. İranlı yetkililer yaşananların ardından “sert karşılık” mesajı verirken, İsrail tarafı saldırılarla ilgilerinin olmadığını savundu. İran basını ise saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) rolü olabileceğini ileri sürdü. ABD basınına konuşan Amerikalı yetkililer ise saldırının ABD tarafından düzenlendiğini doğruladı ancak bunun ateşkesin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtti. İran ordusu, ABD’nin ateşkesi ihlal ederek İran’a ait bir petrol tankerini hedef aldığını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump ise Hürmüz Boğazı’ndan geçen üç Amerikan muhribinin saldırıya uğradığını ancak görevlerini hasarsız tamamladığını söyledi. Trump, İran’a ait saldırı unsurlarının imha edildiğini belirterek, “Anlaşmalarını hemen imzalamazlarsa gelecekte onları çok daha sert ve çok daha şiddetli şekilde alt edeceğiz” ifadelerini kullandı. “ABD saldırısına füzelerle karşılık verildi” İran devlet televizyonuna konuşan ve ismi açıklanmayan bir kaynak, bölgedeki çatışmaların ABD ordusunun İran’a ait bir tankere saldırı düzenlemesiyle başladığını iddia etti. Kaynak, Hürmüz Boğazı’nda bulunan “düşman birliklerinin” İran füzeleriyle hedef alındığını ve zarar gören unsurların bölgeden çekilmek zorunda kaldığını öne sürdü. İddialar henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı. Keşm’de çatışma, Bender Abbas’ta İHA saldırısı İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası’nda İran Silahlı Kuvvetleri ile “düşman unsurları” arasında karşılıklı ateş açıldığını duyurdu. Çatışmalar sırasında adadaki Behmen İskelesi’nin bazı ticari bölümlerinin hedef alındığı bildirildi. Olayın karadan mı yoksa hava saldırısı sonucu mu meydana geldiğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. Tesnim Haber Ajansı ise Bender Abbas kentine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendiğini, iki İHA’nın İran hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü aktardı. Aynı saatlerde Sirik ilçesinde duyulan patlama seslerinin ise Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı’ndan izinsiz geçiş yaptığı belirtilen gemilere yönelik uyarı atışlarından kaynaklandığı ifade edildi. ABD basını: Ateşkes sona ermiş değil Fox News Ulusal Güvenlik Muhabiri Jennifer Griffin’e konuşan ABD’li yetkililer, saldırının ABD tarafından düzenlendiğini ancak bunun savaşın yeniden başladığı ya da ateşkesin sona erdiği anlamına gelmediğini söyledi. Saldırıların, Washington yönetiminin İran’a sunduğu yeni bir teklif için Tahran’dan yanıt beklediği bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti. ABD basını da operasyonun Amerikan güçleri tarafından düzenlendiğini yazdı. İsrail reddetti, İran basını BAE’yi işaret etti Bölgede tansiyon yükselirken gözler saldırıların arkasındaki aktörlere çevrildi. İsrail basınında yer alan haberlerde, İsrailli kaynakların İran’ın güneyindeki saldırılarla bağlantılarının bulunmadığını öne sürdüğü belirtildi. İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise Behmen İskelesi’ne yönelik saldırılarda BAE’nin rolü olabileceğini iddia etti. İran’dan “daha sert karşılık” mesajı İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı İbrahim Azizi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada saldırılara tepki gösterdi. Azizi, “Tekrarlanan hatalar farklı bir karşılık doğurmaz; sadece cevabı daha sert ve yıkıcı hâle getirir” ifadelerini kullandı. İran ordusu: ABD ateşkesi ihlal etti İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaşı yöneten birimi olan Hatemül Enbiya Merkez Karargâhı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD ordusunun ateşkesi ihlal ederek İran kıyı sularında seyreden bir petrol tankerini hedef aldığını söyledi. Tesnim Haber Ajansı’nın yayımladığı açıklamada, “ABD ordusu ateşkesi ihlal ederek İran kıyı sularında Cask bölgesinden Hürmüz Boğazı yönüne ilerleyen İran’a ait bir petrol tankerini hedef aldı” denildi. Zülfikari ayrıca ABD’nin, BAE’nin Füceyre açıklarında Hürmüz Boğazı’na giriş yapan başka bir gemiye daha saldırı düzenlediğini savundu. CENTCOM: İran gemisine el konuldu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise Umman Körfezi’nde “ablukayı ihlal etmeye çalıştığı” iddia edilen İran bayraklı yüksüz bir gemiye müdahale edildiğini ve gemiye el konulduğunu açıkladı. Açıklamada, ABD güçlerinin müdahale öncesinde gemiye çok sayıda uyarıda bulunduğu ancak uyarıların dikkate alınmaması üzerine operasyon düzenlendiği belirtildi.

İran ateş çemberini genişletti, Hürmüz kaynıyor Haber

İran ateş çemberini genişletti, Hürmüz kaynıyor

Hürmüz Boğazı dün, ABD ordusunun seyrüseferi yeniden başlatmak ve mahsur kalan gemileri kurtarmak amacıyla başlattığı "Özgürlük Projesi" operasyonuyla eş zamanlı olarak, İran güçlerinin ABD donanması ve ticari gemilere yönelik seyir füzeleri, insansız hava araçları (İHA) ve sürat tekneleriyle saldırması sonucu açık bir çatışma alanına dönüştü. Gerilimin artması, kırılgan ateşkesi doğrudan baskı altına aldı ve savaş ticari gemilere ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yayıldı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), iki ABD gemisinin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini açıklarken, Tahran herhangi bir ticari geminin geçişini yalanladı İran Genelkurmay Başkanlığı ve Devrim Muhafızları Ordusu, koordinasyonsuz geçişlere karşı uyararak, yabancı güçlerin hedef alınacağını belirtti. Çatışmaların boyutu BAE’ye de sıçradı. BAE Savunma Bakanlığı dün yaptığı açıklamada; İran tarafından ülkeye fırlatılan 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 İHA’ya müdahale edildiğini duyurdu. Füceyre’deki yetkililer, petrol endüstrisi bölgesindeki bir tesisin İHA ile hedef alındığını ve olayda 3 kişinin yaralandığını bildirdi. Hürmüz Boğazı yakınlarında başka gemiler de güvenlik olayları bildirdi; bunlar arasında Güney Kore bandıralı bir gemide yangın ve patlama meydana geldi. BAE, ADNOC'a ait boş bir tankerin iki İHA ile hedef alındığını açıkladı. Bu arada, denizcilik merkezleri Hürmüz Boğazı'ndaki tehdit seviyesini "kritik" olarak korudu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD kuvvetlerinin altı İran sürat teknesini imha ettiğini ve Tahran tarafından fırlatılan seyir füzeleri ve İHA’ların engellediğini belirterek, İran'ın ticari gemi trafiğini aksatmaya çalıştığını ancak başarısız olduğunu kaydetti. Cooper, İran kuvvetlerine ABD askeri varlıklarından "tamamen uzak durmaları" tavsiyesinde bulunarak, İran üzerindeki askeri baskının "beklentilerin üzerinde" etki yarattığını vurguladı.

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor Haber

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor

CARE International, Action Against Hunger, Uluslararası Kurtarma Komitesi, Mercy Corps ve Norveç Mülteci Konseyi tarafından 13 Nisan'da yayınlanan bir rapora göre, Sudan ordusu ile rakibi Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki yaklaşık üç yıllık çatışma, ülkenin gıda sistemini harap ederek yaygın kıtlığa ve büyük ölçekli yerinden edilmelere yol açmıştır. 15 Nisan'da üçüncü yılına girmesi beklenen savaş, birçok tarlayı, yolu ve pazarı tahrip ederek tüm gıda tedarik zincirini aksatmıştı. Bu durum özellikle Kuzey Darfur ve Güney Kordofan eyaletlerinde çok daha vahim; buralarda birçok aile günde sadece bir öğün yemek yiyebiliyor, hatta tüm gün aç kalmak zorunda kalıyor veya hayatta kalmak için yaprak ve hayvan yemiyle besleniyor. Önemli bir destek kaynağı olan topluluk mutfaklarının kaynakları tükeniyor; ekonomik kriz ve iklim değişikliğinin etkileri ise durumu daha da kötüleştiriyor. Nisan 2023'te ordu ve RSF arasında patlak veren Sudan'daki çatışma, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. 12 milyondan fazla insan yerinden edildi, 33 milyondan fazla insan ise insani yardıma muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler'e göre, son üç yılda 40.000'den fazla insan hayatını kaybetti; ancak yardım kuruluşları gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine inanıyor. 2026 İnsani Yardım Planı, Sudan nüfusunun %61,7'sine denk gelen yaklaşık 28,9 milyon insanın ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uluslararası raporlar, etnik çatışmalar ve insan hakları ihlalleri de dahil olmak üzere çok sayıda şiddet olayını belgeliyor. El-Fasher ve Kadugli gibi bazı bölgelerde kıtlık doğrulandı, Um Baru ve Kernoi gibi yerlerde ise akut yetersiz beslenme göstergeleri acil durum seviyelerini aştı. Raporda, savaşın yalnızca tarımsal üretimi sekteye uğratmakla kalmadığı, aynı zamanda kıtlığı bir baskı aracı olarak kullandığı, çiftliklerin ve pazarların kasıtlı olarak yok edilmesi gibi durumlara da işaret ettiği belirtildi. Kadınlar ve kız çocukları, yiyecek ve su ararken şiddet ve tacize maruz kalma riski daha yüksek olan, en ağır şekilde etkilenen gruptur. Kadınların yönettiği hanelerin, erkeklerin yönettiği hanelere kıyasla gıda güvensizliği yaşama olasılığı üç kat daha fazladır.

Trump’ın temsilcileri Yeni ateşkes planı için Doha’da Haber

Trump’ın temsilcileri Yeni ateşkes planı için Doha’da

ABD ve İsrail, İran ile çatışma sürecinde yeni bir ateşkes planı üzerinde çalışmalar yürütüyor. Reuters ajansı ve Axios internet sitesine göre, Washington ve Tel Aviv, önerilen planı sunarken, ABD yetkilileri Doğu Akdeniz’e giderek planı değerlendirdi. Yeni planın detayları Güvenilir bir kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD ve İran “karşılıklı anlaşmaya dayalı bir plan” üzerinde çalışıyor. Plan Katar ve Umman aracılığıyla hazırlandı ve şu ana başlıkları içeriyor: -7 günlük geçici ateşkes ilanı. -Bu süre zarfında, taraflar doğrudan veya dolaylı görüşmeler yaparak kalıcı bir anlaşmaya ulaşmayı hedefleyecek. -İran, Hürmüz Boğazı’nda kontrolü elinde tutacak ve ABD üslerine yönelik saldırılarını durduracak. -ABD ve İsrail, İran’a ait tesislere ve yerleşim alanlarına hava saldırılarını sonlandıracak. Trump’ın Özel Temsilcileri Doha’ya Gitti Axios’un raporuna göre, Jared Kushner ve Steve Witkoff, Donald Trump’ın özel temsilcileri olarak Doha’ya giderek, planın detaylarını Katar ve Umman yetkilileriyle görüştü. ABD’li bir yetkili Axios’a şunları söyledi: “Bu, savaşın başlangıcından bu yana bizim için en kritik fırsat. Ateşkese hazırız, ancak İran’ın nükleer programına müdahale için tamamen hazırlıklı olması gerekiyor.” Tarafların tutumu Planın detayları hâlâ bazı şartlara bağlı: İran: Daha önce ABD’nin koşullarını kısmen reddetmişti. Ancak kaynaklara göre, askeri ve ekonomik baskılar nedeniyle Tahran şimdi daha “yumuşak” bir tutum sergiliyor ve plan üzerinde görüşmeye hazır. ABD: Trump, birkaç gün önce İran’ın “şartsız teslim olmaması durumunda” anlaşma olmayacağını açıklamıştı. Ancak Kushner ve Witkoff’un Doha’ya gönderilmesi, diplomatik kapıların hâlâ açık olduğunun bir göstergesi. Uluslararası baskı Planın açıklanması, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Özellikle Avrupa ve Çin, Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik sıkıntısı ve petrol fiyatlarının 110 dolara çıkması nedeniyle ekonomik zarar yaşamıştı. İki rapor, Çin’in sessizce Tahran üzerinde baskı kurduğunu, Avrupa ülkelerinin ise Trump’tan diplomasi için fırsat talep ettiğini aktarıyor. Plan uygulanırsa Bu plan hayata geçirilirse, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarla başlayan çatışmanın ardından ilk ateşkes olacak. Saldırılar, Ali Hamaney’in bazı hedeflerinde can kaybına ve İran’daki birçok tesisin zarar görmesine yol açmıştı.

İran, ABD ordusunun gelişine hazır olduklarını bildirdi.  Petrol fiyatları varil başına 116 dolara yükseldi. Haber

İran, ABD ordusunun gelişine hazır olduklarını bildirdi. Petrol fiyatları varil başına 116 dolara yükseldi.

Küresel gösterge petrol olan Brent petrol, Pazartesi sabahı %3'ten fazla artarak varil başına 116 doları aştı. Bu son yükseliş, küresel gösterge petrol fiyatını, fiyatların kısa süreliğine varil başına 119 dolara ulaştığı 19 Mart'tan bu yana en yüksek seviyesine taşıdı. İran, ABD ordusunun gelişini beklediklerini hazır olduğunu söylüyor. Bu artış, İran'ın ABD'nin kara işgaline hazır olduğunu açıklamasının ardından geldi; Parlamento Başkanı, Tahran'ın bölgesel müttefiklerini "yakmak" ve "cezalandırmak" için ABD birliklerinin gelişini beklediği uyarısında bulunmuştu. ABD ordusunun İran'a saldırı düzenlemeye hazırlandığı bildiriliyor. Fotoğraf: CENTCOM ABD ordusunun açıklamasına göre, ABD Ortadoğu'ya binlerce deniz piyadesi konuşlandırdı ve iki dalgadan ilki geçen Cuma günü bir amfibi hücum gemisiyle bölgeye ulaştı. Washington Post, ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, Pentagon'un İran'da haftalarca sürecek kara operasyonlarına hazırlandığını, ancak Başkan Donald Trump'ın planı onaylayıp onaylamayacağının henüz belirsiz olduğunu bildirdi. Reuters ayrıca Pentagon'un kara kuvvetlerini de içerebilecek askeri seçenekleri değerlendirdiğini bildirdi. Kızıldeniz'den gelen ek bir tehdit. Yemen'deki Husi isyancılarının son dönemde çatışmalara dahil olması da petrol fiyatlarındaki artışa katkıda bulundu; zira çatışmalar Kızıldeniz üzerinden bölgedeki diğer su yollarını da etkilemeye devam edebilir. Bilindiği üzere, ABD ve İsrail ile yapılan önceki savaşlarda Husi milisleri, özellikle Orta Doğu ve çevresindeki bölgelerden dünyaya petrol ve diğer malların taşınmasında Hürmüz Boğazı kadar önemli bir rol oynayan Bab el-Mandeb Boğazı başta olmak üzere, bu deniz bölgesinden geçen birçok gemiye saldırmıştı. Hürmüz Boğazı'nın ardından Kızıldeniz'deki Bab el-Mandeb Boğazı da Orta Doğu çatışması nedeniyle tıkanma riskiyle karşı karşıya. Fotoğraf: GI Daha önce de bilindiği gibi, İran'ın ABD-İsrail savaşına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatması, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık beşte birini sekteye uğratarak dünyayı son on yılların en büyük enerji krizine sürükledi. Savaşın başlamasından bu yana petrol fiyatları yaklaşık %60 arttı; bu durum dünya çapında yakıt fiyatlarını yükseltti ve birçok ülkeyi enerji tasarrufu için acil önlemler almaya zorladı. Çatışmalar önemli ölçüde tırmandı. Çatışma ikinci ayına girerken, azalma belirtisi göstermedi. İsrail ordusu, Pazar akşamına kadar geçen 24 saat içinde, aralarında Tahran'ın da bulunduğu İran'ın orta ve batı bölgelerine 140'tan fazla hava saldırısı düzenlediğini ve balistik füze fırlatma rampaları ve füze depolama tesislerinin de bulunduğu hedefleri vurduğunu açıkladı. İran devlet medyası, saldırıların Mehrabad havaalanını ve kuzeydeki Tebriz şehrindeki bir petrokimya tesisini hedef aldığını bildirdi. 29 Mart'ta ABD ve İsrail'in saldırısının ardından Tebriz petrokimya tesisinde büyük bir yangın çıktı. Dünya Sağlık Örgütü direktörü, İsrail'in güney Lübnan'daki genişletilmiş askeri operasyonlarının, daha önce 51 sağlık çalışanının hayatını kaybetmesinin ardından "bir" sağlık çalışanının daha ölümüne yol açtığını söyledi. Yarı resmi Mehr haber ajansına göre, Pazar günü Tahran'da Katar'ın Al-Araby televizyon kanalının bulunduğu bir binaya saldırı düzenlendi. "Füze bize isabet etti. Tavan ve her şey üzerimize çöktü... Burada askeri hedef yoktu," dedi Al-Araby'nin kameramanı Mohammadreza Shademan. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın Cuma günü saldırıya uğradığını duyurduğu Hondab'daki ağır su tesisinin ağır hasar gördüğünü ve artık faaliyette olmadığını Pazar günü açıkladı. BM nükleer gözlem kuruluşuna göre, tesiste kamuoyuna açıklanan herhangi bir nükleer madde bulunmuyordu. Cephenin diğer tarafında ise, İsrail'in güneyinde, Beer Şeva kenti yakınlarındaki bir kimya fabrikası da İran'dan gelen çok sayıda saldırıyı püskürtmeye devam eden İsrail'in saldırılarında füze veya füze parçalarıyla vuruldu. Bunun üzerine yetkililer, bölgede "tehlikeli maddeler" bulunması nedeniyle sakinleri bölgeden uzak durmaları konusunda uyardı. Bir başka füze de, birçok askeri üsse yakın bir bölge olan Beer Şeva'daki yerleşim alanlarının yakınındaki açık bir alana isabet ederek 11 kişiyi yaraladı. İsrailli bir yetkili, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına devam edeceğini ve bu harekatı azaltma niyetinde olmadığını söyledi. Bu arada ABD'de, giderek daha da popülerliğini kaybeden savaş, Trump'ın Cumhuriyetçi partisi üzerinde baskı oluşturdu. Hafta sonu boyunca, ülke genelindeki birçok şehirde milyonlarca insan "Kral Yok" sloganıyla çatışmayı protesto etmek için sokaklara döküldü. Pakistan, çatışmayı sona erdirmek için görüşmeler yürütüyor. Artan gerilimler arasında Pakistan, Pazar günü yaptığı açıklamada, İran'daki çatışmayı sona erdirmek için önümüzdeki günlerde "anlamlı görüşmeler" yapmaya hazırlandığını belirtti. Bölge dışişleri bakanları arasındaki görüşmelerin ardından konuşan Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, bölgedeki çatışmaya hızlı ve kesin bir son verilmesi için olası seçeneklerin yanı sıra ABD ve İran arasında İslamabad'da yapılabilecek potansiyel görüşmeleri ele aldıklarını söyledi. "Pakistan, önümüzdeki günlerde iki taraf arasında devam eden çatışmaya kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan anlamlı görüşmelere ev sahipliği yapmaktan ve bu görüşmeleri kolaylaştırmaktan onur duyacaktır," dedi. ABD ve İran'ın görüşmelere katılmayı kabul edip etmediği ise henüz belirsizliğini koruyor.

Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 tamamlandı. Haber

Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 tamamlandı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026’nın iki gün süren programının ardından değerlendirmelerde bulundu. Zirvenin yoğun katılım ve verimli panellerle başarıyla tamamlandığını belirten Duran, uluslararası güvenlikten diplomasiye kadar birçok kritik başlığın ele alındığını söyledi. Duran, küresel ölçekte yaşanan hızlı değişimlerin devletler arası iş birliği ve stratejik iletişimin önemini artırdığını vurgulayarak, STRATCOM’un ulusal ve uluslararası aktörler arasında önemli bir diyalog platformu sunduğunu ifade etti. Zirveye üst düzey katılımın dikkat çektiğini belirten Duran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın küresel sistemdeki dönüşüm ve liderliğin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türkiye’nin diplomatik vizyonuna dair önemli mesajlar verdiğini aktardı. Ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün güvenlik ve savunma alanında katkılar sunduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” mesajlarını hatırlatan İletişim Başknı Burhanettin Duran, son yıllarda yaşanan gelişmelerin bu söylemleri doğruladığını ifade etti. Türkiye’nin stratejik iletişim alanında önemli bir direnç geliştirdiğini belirten Duran, STRATCOM’un temel amaçlarından birinin Türkiye’nin tezlerini dünyaya anlatmak olduğunu söyledi. “Kendi hikâyemizi kendimiz yazalım” diyen Duran, zirveyle farklı ülkelerden katılımcıların ortak bir perspektifte buluşmasının hedeflendiğini vurguladı. Uluslararası sistemde yaşanan kırılmanın çok kutuplu bir yapıyı beraberinde getirdiğini belirten Duran, bu sürecin henüz netleşmediğine dikkat çekti. Küresel krizlerin savaş ve çatışmalarla derinleştiğini ifade eden Duran, Türkiye’nin bu noktada diplomasi, uzlaşı ve iş birliğini önceleyen bir yaklaşım benimsediğini söyledi. “Savaş ve çatışma değil, diyalog ve çözüm odaklı bir dünya arıyoruz” diyen Duran, mevcut sistemin adaletsizlik ürettiğini ve yeni bir düzen arayışının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bölgesel ve küresel politikalarında istikrar ve güvenliği öncelediğini belirten Duran, savunma sanayii alanındaki gelişmelerin de bu hedefle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bölgesel barışın sağlanması için diplomasi kanallarının aktif şekilde kullanıldığını vurguladı. Duran, STRATCOM’un önümüzdeki dönemde de farklı ülkelerde yapılacak etkinliklerle devam edeceğini ve her yıl İstanbul’da düzenlenerek küresel ölçekte ortak bir mesaj üretmeyi sürdüreceğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.