Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Caracas

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Caracas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Caracas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump, petrol şirketlerinin Venezuela'ya 100 milyar dolar yatırım yapacağını söyledi Haber

Trump, petrol şirketlerinin Venezuela'ya 100 milyar dolar yatırım yapacağını söyledi

Donald Trump, ABD'nin Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu devirmesinden bir haftadan kısa bir süre sonra, Cuma öğleden sonra Beyaz Saray'da bir düzineden fazla petrol şirketiyle bir araya gelerek Venezuela'ya yatırım planlarını görüştü. Trump, petrol şirketlerinin Venezuela'nın enerji sektörünü yeniden inşa etmek için en az 100 milyar dolar harcayacağını söyledi. ABD'nin güvenlik ve koruma sağlayacağını, böylece "paralarını geri alacaklarını ve çok güzel bir getiri elde edeceklerini" belirtti. Başkan, hangi petrol şirketlerinin Venezuela'ya gireceğine ABD'nin karar vereceğini söyledi. Beyaz Saray'ın Cuma günü veya kısa bir süre sonra "şirketlerle bir anlaşma yapacağını" belirtti. Trump, "ABD'nin bundan elde edeceği şeylerden biri de daha düşük enerji fiyatları olacak" dedi. CNBC'ye konuşan bir sektör kaynağına göre, toplantıya Beyaz Saray çağırdı. Kaynak, toplantının petrol şirketlerinin talebi üzerine planlanmadığını söyledi. ABD Enerji Bilgi İdaresi'ne göre, Venezuela, 303 milyar varil veya küresel toplamın yaklaşık %17'si ile dünyanın en büyük kanıtlanmış ham petrol rezervlerine sahip. Ancak petrol sektörü çok kötü durumda. Enerji danışmanlık firması Kpler'in verilerine göre, üretim 1990'lardaki yaklaşık 3,5 milyon varil/günlük zirveden bugün sadece yaklaşık 800 bin varil/güne düştü. Rystad Energy, Venezuela'nın üretiminin 2040 yılına kadar 3 milyon varil/güne ulaşmasının 180 milyar dolardan fazla maliyete yol açacağını tahmin ediyor. Trump yönetimi, geçmişte sanayi varlıklarını millileştirme geçmişi olan bir ülkede petrol şirketlerini büyük yatırımlar yapmaya nasıl teşvik edeceğine dair çok az ayrıntı verdi. Chevron, şu anda devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela (PDVSA) ile ortak girişim yoluyla Venezuela'da faaliyet gösteren tek ABD petrol şirketidir. Enerji Bakanı Chris Wright, Çarşamba günü CNBC'ye ABD'nin Chevron ile yakından çalıştığını söyledi. Wright, Venezuela üretiminin kısa ve orta vadede küçük sermaye yatırımlarıyla günde birkaç yüz bin varil artabileceğini söyledi. Ancak Wright, Exxon ve Conoco'nun Venezuela'ya geri dönmesi için güvenceye ihtiyaç duyacaklarını söyledi. Şirketler, eski Başkan Hugo Chavez'in 2007'de varlıklarına el koymasının ardından ülkeden ayrılmıştı. Tahkim davalarında kazandıkları milyarlarca dolarlık devlet aleyhine alacakları bulunuyor. Exxon'dan Woods, “Varlıklarımıza orada iki kez el konuldu, bu yüzden üçüncü kez yeniden girmek, tarihsel olarak gördüklerimizden oldukça önemli değişiklikler gerektirecektir” dedi. Wright, Venezuela'nın Exxon ve Conoco'ya olan borçlarının bir noktada ödenmesi gerektiğini ancak bunun Trump yönetimi için acil bir öncelik olmadığını söyledi. Enerji Bakanı, Beyaz Saray'ın Venezuela ekonomisini petrol satışları yoluyla istikrara kavuşturmaya odaklandığını söyledi. Wright, “Venezuela'yı Amerikalıların iş yapmak, yeni sermaye yatırmak ve yeni ortaklıklar kurmak istediği bir yer haline getirmek için çalışıyoruz” dedi. Ancak Beyaz Saray'ın, Caracas'taki hükümette dramatik bir değişiklik olmadan Exxon ve Conoco gibi şirketleri Venezuela'ya geri dönmeye ikna edip edemeyeceği belirsiz.

Venezuela, ''barışı pekiştirmek'' için siyasi tutukluları serbest bırakmaya başladı Haber

Venezuela, ''barışı pekiştirmek'' için siyasi tutukluları serbest bırakmaya başladı

Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı ve geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez'in kardeşi Jorge Rodríguez, bu adımın "cumhuriyette barışı ve herkes arasında barış içinde bir arada yaşamayı pekiştirme konusundaki sarsılmaz kararımızı yeniden teyit etmek için tek taraflı bir jest" olduğunu söyledi. Venezuela muhalefet lideri María Corina Machado, bu adımı "adaletsizliğin" ülkede galip gelmeyeceğini gösterdiğini söyleyerek karşıladı. Sosyal medyada yayınlanan bir sesli mesajda, "Bu önemli bir gün çünkü her zaman bildiğimiz şeyi gösteriyor: adaletsizlik sonsuza dek sürmez ve gerçek, yaralanmış olsa bile, sonunda yolunu bulur" dedi. Muhalefet açıklamasında, eski muhalefet adayı Enrique Márquez'in de hapisten çıkanlar arasında olduğu belirtildi. Yerel bir gazetecinin kendisini ve eşini, ayrıca serbest bırakılan bir diğer muhalefet üyesi Biagio Pilieri'yi de içeren bir videoda Márquez, "Artık her şey bitti" dedi. İspanya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, biri çifte vatandaşlığa sahip olmak üzere beş İspanyol vatandaşının serbest bırakıldığını doğruladı ve bu kişilerin "Caracas'taki büyükelçiliğimizin yardımıyla İspanya'ya seyahat etmeye hazırlandıklarını" belirtti. Bakanlık, "Venezuela halkıyla kardeşçe ilişkiler sürdüren İspanya, bu kararı Venezuela'nın girdiği yeni aşamada olumlu bir adım olarak görüyor" dedi. İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, kamu yayın kuruluşu RNE'ye yaptığı açıklamada, çifte vatandaşlığa sahip kişinin, Şubat 2024'te gözaltına alınan ve rejim tarafından Maduro'ya suikast düzenleme planıyla bağlantılı olarak vatana ihanet, komplo ve terörizmle suçlanan İspanyol-Venezuelalı avukat, aktivist ve insan hakları savunucusu Rocío San Miguel olduğunu söyledi. Venezuela'nın açıklamasından önce, tahminler ülkede 40'tan fazla yabancı uyruklunun gözaltında tutulduğunu gösteriyordu; bunların arasında yaklaşık 20 İspanyol ve beş ABD vatandaşı bulunuyordu. Bunlardan biri de Aralık ayında kaybolan ve Caracas'taki askeri karşı istihbarat karargahında tutulan 28 yaşındaki James Luckey-Lange idi. Salı günü Donald Trump, ayrıntı vermeden, Venezuela'nın "Caracas'ın ortasında kapattıkları bir işkence odası" olduğunu söyledi. Son günlerde, 1956'da avangard bir alışveriş merkezi olarak açılan ve daha sonra Chavismo döneminde hapishane ve işkence yeri haline getirilen ikonik yapı Helicoide de la Roca Tarpeya üzerinde spekülasyonlar yoğunlaştı.

Kolombiya Devlet Başkanı Petro: Beni ve Latin Amerika’yı karalamayı bırakın Haber

Kolombiya Devlet Başkanı Petro: Beni ve Latin Amerika’yı karalamayı bırakın

Kolombiya Devlet Başkanı Petro, ABD Başkanı Trump’ın Kolombiya ve bölge ülkelerine yönelik açıklamalarına kapsamlı ve sert bir yanıt verdi. Petro, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro hakkında ortaya atılan suçlamalara ilişkin olarak, “Maduro’nun iyi mi kötü mü olduğunu bilmiyorum, hatta uyuşturucu kaçakçısı olup olmadığını da bilmiyorum. Ancak Kolombiya yargısının arşivlerinde, yarım asırlık soruşturmalara rağmen ne Maduro’nun ne de Cilia Flores’in adı geçiyor” ifadelerini kullandı. Kolombiya’daki yargının bağımsız olduğunu vurgulayan Petro, “Yargı bana ait değil, muhalefetimin büyük ölçüde kontrolünde olan bağımsız bir erk. Kokain mafyasını öğrenmek isteyen Kolombiya’nın adli arşivlerine bakmalıdır” dedi. Trump’ın kendisini hedef alan sözlerini “iftira” olarak nitelendiren Petro, “50 yıldır adım ne geçmişte ne de bugün uyuşturucu dosyalarında yer aldı. Beni karalamayı bırakın Sayın Trump” diye konuştu. Petro, Kolombiya’daki siyasi geçmişine de değinerek, “Ben, ‘olağanüstü hal’ adı altındaki sivil diktatörlüğe karşı demokrasi için mücadele eden M-19 hareketindendim. Latin Amerika’daki ilk barışı gerçekleştiren hareketin parçası oldum” ifadelerini kullandı. Trump’ın Kolombiya tarihini bilmediğini savunan Petro, ABD’li yetkililere “kendi uzmanlarını dinlemeleri” çağrısı yaptı. ABD ile halklar düzeyinde bir düşmanlığı olmadığını vurgulayan Petro, “ABD bayrağını hiç yakmadım. ABD işçi sınıfına, siyah halkına, yerli halkına ve Hitler’i yenen askerlerine saygı duyuyorum” dedi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında New York’ta yaptığı konuşmayı hatırlatan Petro, Gazze’deki duruma karşı sesini yükselttiğini belirterek, “Keşke birlikte Gazze’de barış için çalışsaydık” ifadelerini kullandı. Latin Amerika’ya yönelik müdahaleci söylemlere de tepki gösteren Petro, “Bizi kendi hakimiyet alanınız gibi tanımlamayı reddediyorum. Latin Amerikalılar cumhuriyetçidir, bağımsızdır ve çoğu devrimcidir” dedi. Petro, bölgenin kriminalize edilmesine karşı çıkarak, “Latin Amerika yalnızca suçluların yuvası değildir; demokrasi ve özgürlük için savaşan halkların toprağıdır” diye konuştu. Çin ve Rusya ile kurulan ilişkilerin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Çin ve Rusya ile yapılan ittifak yeterli olmadı. Asıl ittifak, bugün bombalanmış olan Latin Amerika’nın kendisi olmalıdır. Latin Amerika birleşmeli, aksi halde köle gibi muamele görmeye devam eder” ifadeleri kullanıldı. Brezilya Devlet Başkanı Lula’ya da atıfta bulunularak, bölgesel dayanışmanın öncelik olması gerektiği vurgulandı. Petro açıklamasında ayrıca, Caracas’ın bombalanmasını alkışlayanlara seslenerek, bunun unutulmayacağını belirtti. Petro,“ABD, tarihte bir Güney Amerika başkentini bombalayan ilk ülke oldu. Bu bir madalyaysa, korkunç bir madalyadır ve kuşaklar boyunca unutulmayacaktır” didi. Latin Amerika’nın ancak birleşerek ayakta kalabileceğini vurgulayan Petro, “Dostlar bombalamaz. Bu yara uzun süre açık kalacak ama çözüm vendetta değil, birliktir” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

ABD yönetiminin Venezuela’dan sonraki hedefi  Küba’mı? Rubio’dan açıklama Haber

ABD yönetiminin Venezuela’dan sonraki hedefi Küba’mı? Rubio’dan açıklama

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Venezuela'ya karşı olmadıklarını, asıl mücadelelerinin uyuşturucu kartelleriyle olduğunu belirterek, Amerika'nın ekonomik abluka yoluyla "Venezuela'nın yönünü belirleyeceğini" söyledi. Marco Rubio, Trump yönetiminin bir sonraki hedefinin Küba olup olmayacağına dair, "Küba'daki yönetim ciddi bir sorun. Başlarının büyük belada olduğunu düşünüyorum" dedi. ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesi neticesinde Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ele geçirilmesine ilişkin Amerikan medya kuruluşlarına röportajlar veren Rubio, askeri müdahaleyi savundu. ABC News kanalına konuşan Rubio, hâlâ Venezuela petrol tankerlerini karantinada tuttuklarını ve böylelikle Caracas'ı ekonomik olarak ABD'nin istemediği adımlar atmaktan alıkoyduklarını belirtti. Rubio, "Burada kontrol ettiğimiz mesele, (Venezuela'daki) bu süreçle ilgili ilerideki yönelimdir. Tankerlerin karantinası bizim bu konudaki güvencemizdir" değerlendirmesini yaptı. NBC News'e katılan Rubio, Venezuela'da kaç ABD askeri bulunduğu ile ilgili soruya, "ABD'nin bu ülkeye asker göndermediğini" belirterek yanıt verdi. Rubio, "Venezuela'da askerimiz bulunmuyor. Maduro'yu yakalamak için Venezuela'ya sadece iki saatliğine asker gönderdik" ifadesini kullandı. Rubio, Venezuela'dan gelen "şüpheli uyuşturucu nakliyelerine" müdahale etmeye ve yaptırım altında olan gemileri ele geçirmeye devam edeceklerini belirtti. "Bu Venezuela'ya karşı bir savaş değil" ABD Dışişleri Bakanı, "Buradaki mücadelemiz uyuşturucu kaçakçılığı yapan şebekelerle, Venezuela'ya karşı değil" değerlendirmesini yaptı. Rubio'dan Küba'ya sert mesaj Marco Rubio, Trump yönetiminin bir sonraki hedefinin Küba olup olmayacağı sorusuna, "Küba yönetimi büyük bir sorun. Başlarının ciddi belada olduğunu düşünüyorum. Gelecekteki adım ve politikalarımız hakkında şu an bir şey söylemeyeceğim. Ancak Küba rejiminin hayranı olmadığımız bir gerçek" şeklinde yanıt verdi. CBS News'e verdiği röportajda da Venezuela'ya askeri müdahalelerini savunan Rubio, şu şekilde konuştu: "Şu anda yaptırım uygulanan petrol sevkiyatlarının karantinada olduğu bir durum var. Bu durum devam ediyor. ABD'nin ulusal çıkarlarına uygun olduğu gibi, aynı zamanda Venezuela halkı için daha iyi bir geleceğe yol açacak değişiklikler görmeyi bekliyoruz." Rubio, Maduro'nun ele geçirildiği operasyon hakkında ise, "Ülkedeki en büyük askeri üssün ortasına helikopter indirmek kolay bir iş değil. Askeri üssünde yaşıyordu, üç dakika içinde iniş yaptılar, kapısını kırdılar, onu yakalayıp kelepçelediler, haklarını okudular, helikoptere bindirip herhangi bir Amerikalıyı kaybetmeden ülkeden çıkardılar. Bu kolay bir görev değildi" şeklinde konuştu.

ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinde ölü sayısı 80'e çıktı Haber

ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinde ölü sayısı 80'e çıktı

ABD'nin Venezuela'ya yaptığı askeri müdahale sonucunda ölenlerin sayısının 80'e ulaştığı ve artış gösterebileceği ifade edildi. The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, Venezuela'dan adı açıklanmayan bir yetkili, ABD'nin Venezuela'daki askeri müdahalesinin kayıplarına ilişkin bilgi verdi. Yetkili, Maduro'nun gözaltına alındığı askeri operasyonda yaşamını yitirenlerin sayısının 80 olduğunu, bu sayının daha da yükselebileceğini söyledi. Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, kesin bir rakam belirtmemekle birlikte ABD'nin asker ve sivilleri öldürerek Maduro'yu alıkoyduğunu ve bu eylemin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı, uluslararası hukuk ve insan haklarını ihlal ettiğini dile getirdi. Olayın geçmişi Venezuela'nın başkenti Caracas'ta önceki gün yerel saatle 02.00 sularında patlamalar ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela hükümeti, bu patlamaların ardından ABD'yi ülkenin farklı bölgelerinde yer alan sivil ve askeri tesislere saldırıda bulunmakla suçlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük bir saldırı gerçekleştirildiğini, Maduro ve eşinin Venezuela'dan çıkarıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de hukuk önünde suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı. Venezuela yönetimi, ABD'yi kınamaları için uluslararası camiaya çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, bazıları ise ABD'ye destek açıklamaları yapmıştı.

Trump: Venezuela’yı biz yöneteceğiz Haber

Trump: Venezuela’yı biz yöneteceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, açıklamasında güvenli ve adil bir geçiş süreci olana kadar Venezuella'yı yöneteceklerini aktardı. Trump, açıklamasında şunları kaydetti: "Güvenli ve adil bir geçiş süreci olana kadar ülkeyi biz yöneteceğiz. Başka birinin gelip aynı durumu tekrar yaşamasını istemiyoruz. Adil bir iktidar değişimi sağlanana kadar ülkeye biz yöneteceğiz çünkü Venezuella halkı için barış ve refah istiyoruz." ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’a düzenlenen "büyük çaplı" bir hava saldırısının ardından Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in ABD özel kuvvetleri tarafından yakalanarak ülkeden çıkarıldığını duyurdu. Maduro ve eşi Cilia Flores'in baskın sırasında seçkin ABD güçleri tarafından yatak odalarından sürüklendiğini söyledi. Trump, saldırı sırasında bir helikopter vurulduğunda bazılarının yaralanmasına rağmen hiçbir ABD hizmet üyesinin ölmediğini söyledi. Trump, operasyonu "Delta Gücü"nün gerçekleştirdiğini ve çiftin yargılanmak üzere New York’a getirilmekte olduğunu açıkladı. Dünya gündemi, Cumartesi sabahı ABD’nin Venezuela’ya yönelik şok operasyonuyla sarsıldı. Aylardır süren gerilim ve Washington’un "narko-terör" suçlamalarının ardından ABD ordusu, Caracas’a yönelik hava harekatı başlattı. Operasyonun hemen ardından açıklama yapan Başkan Donald Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun devrildiğini ve ABD gözetiminde olduğunu bildirdi. "Televizyon şovu gibi canlı izledim" Operasyonun ardından Truth Social hesabından açıklama yapan ve sonrasında Fox News ile New York Times’a konuşan Trump, harekatın detaylarına dair çarpıcı bilgiler paylaştı. Operasyon merkezinden her anı saniye saniye takip ettiğini belirten Trump, şu ifadeleri kullandı: "Gerçek askeri yetkililer bana, yeryüzünde böyle bir manevrayı yapabilecek başka bir ülke olmadığını söyledi. O anları tam anlamıyla bir televizyon şovu izler gibi izledim. Profesyonelliği ve liderlik kalitesini görmek inanılmazdı. Daha önce hiç böyle bir şey görmedim." Caracas’ta kaos: "Yaşam kanıtı istiyoruz" Operasyon sırasında Caracas semalarında çok sayıda helikopter görülürken, Venezuela hükümeti saldırılarda sadece askeri tesislerin değil, sivil yerleşimlerin de vurulduğunu açıkladı. Maduro’nun yakalanmasının ardından Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, anayasa gereği yetkilerin kendisine geçtiğini duyurdu. Ancak Rodriguez, Maduro'nun akıbeti konusunda endişeli olduklarını belirterek ABD'ye rest çekti: "Devlet Başkanımızın ve eşinin nerede olduğunu bilmiyoruz. Başkan Trump'tan, Nicolas Maduro’nun hayatta olduğuna dair derhal kanıt (proof of life) bekliyoruz." "Maduro ve eşi New York'a getirilecek" Trump, yakalanan Maduro ve eşi Cilia Flores’in helikopterle alındıktan sonra bir gemiye nakledildiğini açıkladı. Çiftin şu anda ABD yolunda olduğunu belirten Trump, "Bir gemideler ve New York'a doğru yola çıkacaklar. Helikopterle güzel bir uçuş yaptılar, eminim çok sevmişlerdir" dedi. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro ve eşinin New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde "narko-terörizm" suçlamasıyla yargılanacağını duyurdu. Bondi, "Yakında Amerikan mahkemelerinde, Amerikan topraklarında Amerikan adaletinin tüm gazabıyla yüzleşecekler" ifadelerini kullandı. Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı, Maduro'yu uyuşturucu kaçakçılığı yapan "Cartel de Los Soles" (Güneşler Karteli) örgütünün lideri olmakla suçlamış ve yakalanması için 50 milyon dolar ödül koymuştu. Trump'tan "Yeni Düzen" ve petrol mesajı Donald Trump, Maduro sonrası dönem için ABD’nin Venezuela politikasında köklü değişiklikler olacağının sinyalini verdi. ABD’nin daha önce "ulus inşası" (nation building) yapmayacağı yönündeki söylemlerine rağmen, Venezuela’da kontrolü elden bırakmayacaklarını ima etti: Yönetim boşluğu: "Başka birinin Maduro’nun bıraktığı yerden devam etmesine izin verme riskini göze alamayız. Sürece çok müdahil olacağız ve Venezuela halkına hak ettiği özgürlüğü vereceğiz." Petrol kontrolü: "Dünyanın en büyük ve en iyi petrol şirketlerine sahibiz. Venezuela’nın petrol endüstrisine çok güçlü bir şekilde müdahil olacağız." Trump, daha önce Venezuela'nın yabancı petrol şirketlerine el koymasını sert bir dille eleştirmişti. ABD’li senatör Marco Rubio ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau da operasyonu "Venezuela için yeni bir şafak" olarak nitelendirerek, "Zorba gitti, artık adalet zamanı" mesajlarını paylaştı. Operasyonun perde arkası: Delta Gücü ve 4 günlük bekleyiş Amerikan basınına ve yetkililere dayandırılan bilgilere göre operasyonun detayları şöyle: Delta Gücü sahada: Operasyonu, 2019’da IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin etkisiz hale getirildiği baskını da düzenleyen ABD’nin en elit birliği "Delta Force" (Delta Gücü) gerçekleştirdi. Hava durumu ayarı: Trump, saldırının rastgele yapılmadığını vurgulayarak, "En iyi hava koşullarını ve doğru anı yakalamak için tam dört gün boyunca bekledik" dedi. Kayıp yok: Operasyon sırasında ABD birliklerinin can kaybı yaşamadığı, sadece birkaç yaralanma olduğu belirtildi. Trump, bir helikopterin ağır isabet aldığını ancak üsse geri dönmeyi başardığını aktardı. İkinci dalga iptal: ABD Başkanı, "İkinci bir saldırı dalgası için her şeyimiz hazırdı. Ancak ilk dalga o kadar ölümcül ve güçlüydü ki buna gerek kalmadı" şeklinde konuştu. CNN: Sürüklenerek çıkarıldılar CNN Televizyonu ise Maduro ve eşi Cilia Flores'in “uyurken yakalandıklarını” ve “ABD güçleri tarafından yatak odalarından sürüklenerek çıkarıldıklarını” iddia etti. Kaynaklar, çiftin operasyon esnasında uyuduklarını ve saatin gece yarısı olduğunu kaydetti. CIA hükümet içinden yardım aldı iddiası Reuters’a konuşan operasyona aşina iki kaynağa göre, CIA’nin Venezuela hükümeti içinde bir kaynağı vardı ve bu kişi Nicolas Maduro’nun izinin sürülmesine ve yerinin tespit edilmesine yardımcı oldu. Başkan Yardımcısı Rusya'da iddiasına yalanlama Öte yandan Reuters, Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in Rusya'da olduğunu öne sürdü. Rusya Dışişleri Bakanlığı, söz konusu haberi yalanladı. Bakanlık, Sergey Lavrov'un Rodriguez ile telefonda görüştüğünü söyledi. Meksika kontrolden çıktı Meksika'nın kontrolden çıktığını vurgulayan Trump, uyuşturucu Kartellerinin ülkeyi yönettiğini açıkladı. Trump açıklaması sonrası yeni hedefin Meksika olabileceği gündeme geldi Sheinbaum için “iyi bir kadın” dedi Trump, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’dan söz ederken, iyi bir kadın ifadesini kullandı. Ancak bu sözlerin ardından Meksika’daki duruma ilişkin sert eleştiriler yaptı. ABD Başkanı Trump, Meksika’daki asıl sorunun organize suç yapıları olduğunu savunarak, “Meksika’yı karteller yönetiyor. Meksika ile ilgili bir şeyler yapılması gerekecek” dedi.

Venezuela, ABD'nin askeri saldırganlığını şiddetle kınadı Haber

Venezuela, ABD'nin askeri saldırganlığını şiddetle kınadı

Venezuela Dışişleri Bakanlığı, ülkesine yönelik ABD saldırganlığını şiddetle kınadı. Venezuela Dışişleri Bakanı Ivan Gil'in Telegram kanalında yayınlanan açıklamada, "Venezuela Bolivarcı Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri'nin mevcut hükümeti tarafından Venezuela topraklarına ve halkına karşı, Cumhuriyetin başkenti Caracas şehrinin sivil ve askeri bölgelerinde, ayrıca Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde gerçekleştirilen açık askeri saldırganlığı reddeder, kınar ve uluslararası topluma ilan eder" denildi. Hükümet, saldırıların Caracas'ın yanı sıra Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde meydana geldiğini söyledi. Caracas ayrıca Washington'u Venezuela'nın petrol ve maden kaynaklarını ele geçirmek amacıyla saldırıyı sahnelemekle suçladı ve bu tür çabaların "başarılı olamayacağına" söz verdi. Başkan Nicolas Maduro ulusal olağanüstü hal ilan etti. Venezuela, 'sömürge savaşının' uluslararası barışı tehdit ettiğini söyledi Bu tür saldırganlıklar, özellikle Latin Amerika ve Karayipler'de uluslararası barış ve istikrarı tehdit ediyor ve milyonlarca insanın hayatını ciddi riske atıyor.Cumhuriyetçi hükümet biçimini yok etmek ve "faşist oligarşi" ile ittifak içinde bir "regim değişikliği" zorlamak için bir sömürge savaşı empoze etme girişimi, önceki tüm girişimler gibi başarısız olacaktır.Venezuela, 1811'den beri imparatorluklarla yüzleşti ve yendi.Bugün, Venezüella halkı bağımsızlıklarını emperyal saldırganlığa karşı savunmak için bir kez daha ayağa kalktı. İnsanlar sokaklara!Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. Maddesine sıkı sıkıya bağlı kalarak Venezuela, halkını, topraklarını ve bağımsızlığını korumak için meşru meşru müdafaa kullanma hakkını saklı tutar.Yüksek Komutan Hugo Chavez Frias'ın belirttiği gibi, "Herhangi bir yeni zorluk karşısında, ne kadar büyük olursa olsun, tüm vatanseverlerin tepkisi... birlik, mücadele, savaş ve zaferdir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.