Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bürokrasi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bürokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bürokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Yol'un, fon krizi için Araştırma Komisyonu önergesi reddedildi Haber

Yeni Yol'un, fon krizi için Araştırma Komisyonu önergesi reddedildi

Yeni Yol Grubu, fon krizinin kamusal etkilerinin, denetim süreçlerinin ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının incelenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Önergenin gerekçesini Genel Kurul’da açıklayan Atmaca, yaşananların tek kişinin girişimiyle açıklanamayacağını öne sürerek organizasyonun arka planında kamu, bürokrasi ve siyaset bağlantılarının araştırılması gerektiğini söyledi. Atmaca, “Kamu maalesef bu işe ya ortaktır ya göz yummuştur; üçüncü bir ihtimal yoktur” ifadelerini kullandı. “HALKA ARZ SÜREÇLERİ DE İNCELENMELİ” Sermaye piyasalarındaki usulsüzlük iddialarının 2018’den bu yana gündeme geldiğini ileri süren Atmaca, halka arz edilen şirketlerin seçimi ve bu süreçlerde verilen izinlerin de araştırılması gerektiğini belirtti. İlgili kurumların ve kamu görevlilerinin kararlarının incelenmesi çağrısında bulunan Atmaca, sorumlulukların ortaya çıkarılması için bürokrasi ve siyasetin de araştırmaya dâhil edilmesini istedi. Atmaca’nın daha önce gündeme getirdiği, Bursalı bir sanayiciden halka arz sürecinde rüşvet istendiği ve baskı yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl de söz aldı. Bingöl, konuyu gündeme taşıdığı için Atmaca’yı tebrik etti. Atmaca ise konunun iki yıldır vicdani sorumluluk hissettirdiğini, masum kişilerin zarar görmesi endişesiyle daha önce açıklamakta tereddüt ettiğini söyledi. Önerge gerekçesinde; süreçte görev alan kamu personelinin kararlarının ve eriştiği bilgilerin incelenmesi, ilgili kurumların denetim görevlerini zamanında yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi ve yatırımcıları korumaya yönelik önlemlerin tespit edilmesi gerektiği kaydedildi. Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından araştırma komisyonu kurulması önerisi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'dan ‘fon’ tepkisi: Meclis’i kapatıp kaçtılar Haber

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'dan ‘fon’ tepkisi: Meclis’i kapatıp kaçtılar

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada fon soruşturması, terörle mücadele süreci ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon soruşturmasının siyasi ve bürokratik boyutlarının araştırılması amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulmasını istediklerini belirten Dervişoğlu, iktidarın tutumunu eleştirdi. Dervişoğlu, “Vurgun konuşulmasın, hırsızlık konuşulmasın diye, komisyon kurulmasın diye, Meclis’i kapatıp kaçtılar” ifadelerini kullandı. “KAÇ GÜN DAHA SIRALARI BOŞ BIRAKABİLECEKSİNİZ?” İktidar milletvekillerine de seslenen Dervişoğlu, “Kaç gün daha Meclis’i çalıştırmamak için Genel Kurul sıralarını boş bırakabileceksiniz?” diye sordu. Soruşturmanın sonuna kadar götürülmesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, Meclis’te de kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiğini belirterek, “Sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi. Dervişoğlu, TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilerin eşit sayıda üyeyle temsil edileceği bir araştırma komisyonu kurulmasını önerdi. Komisyonun siyaset, bürokrasi ve piyasa aktörlerini kapsaması gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, fon işlemlerinde sorumluluğu bulunan herkesin kamuoyu önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti. “Biz iktidardan kelle istemiyoruz. Hesap istiyoruz” diyen Dervişoğlu, yalnızca haksız kazançların geri alınmasının yeterli olmayacağını, siyasi ve idari sorumlulukların da araştırılması gerektiğini söyledi. “467 OY HİÇ KİMSEYE AÇIK ÇEK VERMEZ” “Çerçeve Yasa” tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, bir yasaya 467 milletvekilinin oy vermesinin Türkiye’nin geleceği konusunda kimseye açık çek anlamına gelmeyeceğini savundu. “Bir yasayı 467 el geçirebilir ama bir milletin vicdanını hiçbir el susturamaz” diyen Dervişoğlu, terörle mücadele kapsamında yürütülen sürecin Meclis’teki oy dağılımının farklı siyasi hedeflere dayanak yapılmaması gerektiğini söyledi. Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, anayasanın temel işlevinin devletin gücünü sınırlandırmak ve vatandaşları keyfi uygulamalardan korumak olduğunu söyledi. Kuvvetler ayrılığı, Meclis, yargı ve temel hakların bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Anayasa bir iktidarın kullanım kılavuzu değildir. Anayasa milletin devletle yaptığı sözleşmedir” dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iktidarın mevcut Anayasa’yı kendisini hesap vermeye ve ölçülü davranmaya zorladığı için ihlal ettiğini öne sürerek, “Mesele Anayasa’nın eski olması değildir. Mesele sizin sınır tanımamanızdır” dedi. https://youtu.be/DaoAFHq6rB4?t=1589

Şamil Tayyar’dan fon soruşturması yorumu: “Finans sektörünün 15 Temmuz’u” Haber

Şamil Tayyar’dan fon soruşturması yorumu: “Finans sektörünün 15 Temmuz’u”

AK Parti eski Milletvekili ve MKYK üyesi Şamil Tayyar, kamuoyunda “fon meselesi” olarak gündeme gelen soruşturma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tayyar, yaşanan gelişmelerin yalnızca finans piyasalarıyla sınırlı olmadığını, siyasi ve toplumsal etkilerinin de bulunduğunu savunarak iktidara kapsamlı bir yenilenme çağrısı yaptı. “Toplumda biriken öfkenin dışa vurumu” Mersin’de bulunduğunu belirten Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görüştüğü kişilerin gündeminde fon soruşturmasının ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Tayyar, fon krizinin ekonomik etkilerinin yanı sıra siyasi ve toplumsal sonuçlar doğurduğunu öne sürdü. Hayat pahalılığı ve yoksulluk gibi ekonomik sorunların sürecin toplumdaki karşılığını artırdığını belirten Tayyar, yaşananları “birikmiş öfke patlaması” şeklinde nitelendirdi. “Finans sektörünün 15 Temmuz’u” Tayyar, fon soruşturmasının finans sektöründe önemli bir dönüşüm ihtiyacını ortaya çıkardığını savundu. Yaşanan süreci 15 Temmuz darbe girişimine atıfla değerlendiren Tayyar, finans sektörünün hızlı bir sistemik dönüşümden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Tayyar, “Sistem yıkılmadı ama ağır hasar aldı” değerlendirmesinde bulunarak, toplumsal tepkinin arttığını ve değişim için zamanın daraldığını ifade etti. İktidara kapsamlı yenilenme çağrısı Şamil Tayyar, iktidarın bürokrasi, parti teşkilatları ve Cumhurbaşkanlığı yönetim yapısı dahil olmak üzere çeşitli alanlarda yenilenmeye gitmesi gerektiğini savundu. Tayyar’ın önerileri arasında AK Parti’nin Olağanüstü Büyük Kongre’ye giderek MKYK ve MYK’nın yeniden şekillendirilmesi, Bakanlar Kurulu’nda revizyon yapılması ve fon soruşturmasında ihmali ya da sorumluluğu bulunan bürokratların durumlarının incelenmesi yer aldı. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin performansını artırmaya yönelik reformların hayata geçirilmesi, yönetim mekanizmasının daha erişilebilir hale getirilmesi ve toplumun gündemindeki sorunlara yönelik çözüm takviminin hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Tayyar’ın açıklamaları, sermaye piyasalarındaki soruşturma ve alınan tedbirlerin siyasi gündemdeki yansımalarının da tartışıldığı bir dönemde geldi. Sermaye Piyasası Kurulu da eylül ayında tasfiye kapsamındaki bazı fonlara ilişkin süre düzenlemesi yapmıştı. Bir tanıdığın düğünü vesilesiyle Mersin’deyim. Gittiğim her yerde fon meselesi gündemin ilk sırasına oturmuş. Krizin piyasalardaki mali sarsıntısından çok siyasi ve toplumsal komplikasyonlarından söz edebiliriz. Etki katsayısının şiddetli hissedilmesindeki temel faktör, hayat… — Şamil Tayyar (@samiltayyar27) September 27, 2026

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.