Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bölgesel Istikrar

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bölgesel Istikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölgesel Istikrar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor

Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.

Milli Savunma Bakanlığı:  Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı Haber

Milli Savunma Bakanlığı: Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı

Millî Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısını Adana İncirlik Üssü'nde gerçekleştirildi. MSB, gündeme ilişkin önemli yeni açıklamalar yaptı. MSB, İran'dan Türk hava sahasına giren balistik füze tehdidinin ardından Adana'da bulunan İspanya PATRIOT sistemine ek olarak, Almanya'dan ikinci bir PATRIOT füze savunma sisteminin konuşlandırıldığını açıkladı. Hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra Adana’da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak Ramstein/Almanya’daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana’da… pic.twitter.com/FmO8NuK0ti — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) March 18, 2026 ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaya ilişkin konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, şunları söyledi: 13 Mart'ta İran'dan ateşlenerek hava sahamıza giren bir balistik mühimmat daha Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için ilgili ülke ile temaslar sürdürülmekte, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla alınmakta, bölgemizdeki gelişmeler yakından ve dikkatle takip edilmektedir. Ayrıca, hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra, Adana'da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak, Ramstein/Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana'da konuşlandırılmaktadır Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri bölgesel barış ve istikrar perspektifiyle değerlendirdiğini belirten MSB, tüm taraflara itidal ve uluslararası hukuka uygun hareket etme çağrısını yineledi: Bölgede seyrüsefer serbestisinin korunması ve gerilimin tırmanmasının önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede Türkiye, gelişmeleri bölgesel barış ve istikrar perspektifiyle değerlendirmekte, tüm taraflara itidal ve uluslararası hukuka uygun hareket etme çağrısını yinelemektedir. Bakanlık, Doğu Akdeniz'de yayımlanan NOTAM ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğine ilişkin şunları söyledi: Kıbrıs Rum tarafı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sahip olduğu hakları yok saymak için yetki karmaşasına neden olan buna benzer konuları zaman zaman gündeme getirmektedir. Söz konusu NOTAM'ı geçersiz kılan karşı NOTAM, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından yayımlanmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yayımlanan NOTAM geçersiz ve hükümsüzdür. Bundan sonrada çekinmeyeceğiz Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son yıllarda Ada'ya silah yığılmasına ve diğer ülkelerin adayı kullanmasına izin vererek Kıbrıs'ı hedef haline getirdiğini vurgulayan MSB, Ülkemiz, garantör ülke olarak sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin değil, adanın tamamının güvenliğini sağlamak için ilave tedbirler almaya devam etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatleri ile güvenliğini sağlamak konusundaki kararlılığımız tamdır. Garantörlüğün bize verdiği hakları kullanmaktan çekinmedik, bundan sonra da çekinmeyeceğiz mesajını verdi. Lübnan Saldırılarına Tepki Açıklamada İsrail'i, uluslararası ve insancıl hukuku ciddi bir şekilde ihlal ederek Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılar ve başlattığı kara harekatının, bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirdiğini ifade edildi. Söz konusu saldırılara ilişkin şu ifadelere yer verildi: İsrail, Gazze'de varılmış ateşkesi ihlal etmeye ve mübarek ramazan ayında Müslümanların ibadet hakkının engellenmesi dahil olmak üzere Batı Şeria'ya yönelik baskılarını sürdürmeye devam etmektedir. Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğimizi vurguluyor, İsrail'in Filistin halkına uyguladığı baskıların sona erdirilmesi hususunda uluslararası toplumun sorumluluğunu yerine getirmesi çağrımızı yineliyoruz. Orta Doğu'da masum sivillerin hayatını kaybetmesine neden olan, bölgesel istikrar ve güvenliği her geçen gün daha fazla zedeleyen çatışmaların bir an önce sona ermesini temenni ediyor, küresel ekonomi ve enerji arzı üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturan Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli ve kesintisiz şekilde işlerlik kazanmasının büyük önem taşıdığını vurguluyoruz.

Babacan: Birlik olursak her zorluğun üstesinden geliriz Haber

Babacan: Birlik olursak her zorluğun üstesinden geliriz

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, İran'a yapılan saldırının bölgesel istikrar ve Türkiye için büyük risk oluşturduğuna işaret ederken İsrail'in saldırıya gerekçe olarak kullandığı "önleyici savaş” kavramının uluslararası hukukta yeri olmadığını da hatırlattı. Birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Babacan, "Unutmayalım; birlik olursak, her zorluğun üstesinden geliriz. Yakın tarih gösteriyor ki ne zaman bu coğrafyada Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, İran ve diğer belli başlı İslam ülkeleri bir arada hareket ettilerse, safları sımsıkı tuttularsa; işte o zaman, İsrail’miş, Amerika’ymış, hepsi geri adım atmışlardır. Ne zaman ki ortak bir tutum olmamış, çatlaklar oluşmuşsa; işte o zaman zafiyet oluşmuş, şımarıklıklara, hadsizliklere alan açılmıştır.” diye konuştu. Yeniden Refah Partisi İstanbul il Başkanlığı'nın düzenlediği iftar ve Erbakan'ı anma programına katılan Babacan, vefatının 15. yıl dönümünde rahmetle andığı eski Başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın siyaseti makam değil hizmet için yaptığını söyledi. Babacan, 28 Şubat sürecine de değinerek, “28 Şubat; tankların sokakta görünmesinden çok daha fazlasıdır; millet iradesine yönelmiş bir müdahalenin; inançlara, düşüncelere ve hayat tarzlarına yapılan baskının adıdır. ‘28 Şubat 1000 yıl sürecek’ diyen darbeci zihniyeti unutmadık. Her türlü tehdit ve baskıya rağmen dimdik ayakta duran, zor bir dönemde ağır sorumluluklar üstlenen, merhum Necmettin Erbakan’ı unutmadık. Geçmişin bu karanlık günlerinden çıkarılması gereken en önemli ders şudur: Hiçbir kuvvet milletin iradesinin üstünde olamaz.” diye konuştu.

Babacan: Türkiye, önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır Haber

Babacan: Türkiye, önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, İsrail’in İran’a başlattığı ve ABD’nin de katıldığı askeri operasyonun, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın temel ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu belirtti. İsrail’in gerekçe olarak kullandığı “önleyici savaş” kavramının uluslararası hukukta yeri olmadığını ifade eden Babacan, müzakere süreçleri devam ederken başvurulan bu saldırganlığın, bölgesel istikrar için büyük bir tehlike oluşturduğunu bildirdi. Babacan, geçmiş tecrübelerin, dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemeyeceğini, bu tür girişimlerin yalnızca kaosu ve insani trajedileri derinleştirdiğini tüm dünyaya gösterdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Komşumuz İran’ın yönetim merkezlerinin ve altyapısının hedef alınması; Türkiye için doğrudan ekonomik riskleri ve yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Hürmüz Boğazı üzerinden enerji rotalarının tehdit edilmesi ise dünya ekonomisini sarsacak bir boyuta ulaşabilir. İran'a karşı başlatılan bu saldırıları kınıyorum. Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne sebebiyet verecek hesaplara karşı; bizim yerimiz, diplomasi masasının, sağduyunun ve uluslararası hukukun yanıdır.” Babacan, Türkiye’nin, hem diplomasi kanallarını canlandırmada hem de olası krizlere karşı önlem almada aktif ve hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

Sanchez: ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri eylemini reddediyoruz Haber

Sanchez: ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri eylemini reddediyoruz

İspanya Başbakanı Sanchez, ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri eylemini reddettiklerini, bu eylemin gerilimi tırmandırdığını ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunduğunu ifade etti. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de kınadıklarını söyleyen Sanchez, Orta Doğu’da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyeceklerini dile getirdi. Sanchez, derhal gerginliğin azaltılmasını ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini talep ettiklerini vurgulayarak, “Diyaloğu yeniden başlatmanın ve bölge için kalıcı bir siyasi çözüme ulaşmanın zamanı geldi.” dedi. İspanya Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı Jose Manuel Albares; Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Orta Doğu’daki durum hakkında görüştüğünü açıkladı. Saldırıların durması gerektiğini söyleyen Albares, “İspanya uluslararası hukuka saygı, gerilimin azaltılması ve diyalog talep ediyor. Onlara İspanya'nın bölgesel istikrar ve barışa olan kesin bağlılığını ve saldırıya uğrayanlara olan dayanışmamızı ve desteğimizi ilettim; bu saldırıları kınıyoruz.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.