Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bölgesel Güvenlik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bölgesel Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölgesel Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kabine toplantısı sonrası  önemli mesajlar Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kabine toplantısı sonrası önemli mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İstanbul’da kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere yönelik desteklerin artırılacağını duyurdu. Bölgesel güvenlik, Türkiye’nin savunma iş birlikleri ve yatırım fonlarına ilişkin hukuki süreçler de açıklamanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI’NIN KONTENJANI 150 BİNE YÜKSELİYOR Gençlerin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarını ve deneyim kazanmalarını önemsediklerini belirten Erdoğan, İŞKUR Gençlik Programı’ndan bugüne kadar yararlanan gençlerin sayısının 220 bine yaklaştığını söyledi. Programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanının 150 bine çıkarılacağını açıklayan Erdoğan, öğrencilere sunulacak destekleri şöyle sıraladı: Günlük 1.375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün programa katılan öğrenciler 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Öğrencilerin sigorta primleri devlet tarafından karşılanacak. Belirli şartlar kapsamında 1.250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda indirim imkânları sunulacak. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Bugün kabinemizde ele aldığımız konulardan biri de geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz İŞKUR Gençlik Programı’ydı. Gençlerimizin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarına, tecrübe kazanıp geleceğe daha iyi hazırlanmasına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başlattığımız İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor. Bugüne kadar programdan istifade eden genç sayısı 220 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular, hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Biz de gençlerimizin bu ilgisini karşılıksız bırakmıyoruz. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. Programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz. Program kapsamında gençlerimize günlük bin 375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak. İlaveten belirli şartlarda bin 250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkânları sunulacak. Gençliğin Üretim Çağı, yani GÜÇ Hamlemizle üç yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. İŞKUR Gençlik Programından ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencimizin yararlanmasını amaçlıyoruz." — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 12, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Hamlesi kapsamında üç yılda 3 milyon gence ulaşmayı, İŞKUR Gençlik Programı aracılığıyla ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencisinin programa katılmasını hedeflediklerini ifade etti. “İSTANBUL’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM ADIMLARINI ERTELEMEYİN” İstanbul’da kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, vatandaşlara dönüşüm sürecini geciktirmemeleri çağrısında bulundu. Komşular arasında uzlaşmanın sağlanması ve gerekli işlemlerin başlatılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, belediyelerin de siyasi parti ayrımı gözetmeksizin aynı hassasiyetle hareket etmesini istedi. Hükümetin İstanbul’un dönüşümü için tüm imkânlarını seferber ettiğini belirten Erdoğan, belediye başkanlarını kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırdı. Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen istikrarını koruduğunu ifade eden Erdoğan, bölgesel anlaşmazlıkların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini savunduklarını söyledi. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygının temel ilkeleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara da değinerek Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın hedef alındığı saldırıları kınadı. Saldırılarda 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı bilgisini paylaştı. TÜRKİYE, PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDAKİ SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın kurumsal altyapısına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Savunma iş birliğinin kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda ilerletildiğini kaydeden Erdoğan, anlaşma kapsamındaki faaliyetlerin Türkiye’nin ulusal mevzuatı temelinde yürütüleceğini ifade etti. YATIRIM FONLARI SORUŞTURMASINDA 282 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM Kabine toplantısında ele alınan konulardan birinin de yatırım fonlarına ilişkin süreç olduğunu belirten Erdoğan, fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre, şüphelilerden 84’ü tutuklandı, 27 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve 99 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun teklifinin TBMM’den geçmesiyle ekim ayı içerisinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını belirten Erdoğan, olağan ve olağanüstü tasfiye işlemlerinin ardından yatırımcıların önemli bir bölümüne ara ödeme yapılmasının beklendiğini söyledi. Sürecin şeffaf, adil ve hızlı biçimde yürütülmesinin öncelikleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcıların haklarının korunmasının temel ilkeleri arasında yer aldığını ifade etti.

Atina’da Rubio protestosu: Binlerce kişi ABD ve NATO politikalarını protesto etti Haber

Atina’da Rubio protestosu: Binlerce kişi ABD ve NATO politikalarını protesto etti

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki günlük resmi temaslarda bulunmak üzere Yunanistan’ın başkenti Atina’ya geldi. Rubio’nun ziyareti öncesinde kentte ABD ve NATO karşıtı protesto düzenlendi. Yerel saatle 19.00 sıralarında Propylaea ve Syntagma meydanlarında başlayan gösterilere yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı bildirildi. Filistin’e destek mesajları Göstericiler, ABD, NATO ve İsrail karşıtı sloganlar atarken savaş karşıtı mesajlar verdi. Protestoda Filistin’e destek amacıyla Filistin bayrakları da taşındı. Bazı göstericilerin ellerinde “Rubio Yunanistan’a hoş gelmedi” ve “ABD ve İsrail’in savaş planlarında Yunanistan’ın katılımına hayır” yazılı pankartlar taşıdığı görüldü. Polis büyükelçiliklere yürüyüşe izin vermedi Protestoyu düzenleyenler, gösterinin ardından ABD ve İsrail büyükelçiliklerine yürümek istediklerini açıkladı. Ancak Yunan polisi, Rubio’nun ziyareti öncesinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında büyükelçiliklere giden güzergahları barikatlarla kapattı. Göstericilerin bu bölgelere ilerlemesine izin verilmedi. Önemli idari ve diplomatik merkezlerin çevresindeki sivil alanlarda da toplantı ve gösterilere yönelik kısıtlamalar uygulandı. Rubio’nun gündeminde stratejik diyalog var Yunan kaynaklarına göre Rubio, ABD-Yunanistan Stratejik Diyaloğu’nun 6. turu kapsamında Yunanistan’ı ziyaret ediyor. Yarın gerçekleştirilecek görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel güvenlik, enerji ve ikili iş birliğinin ele alınması bekleniyor. Rubio’nun Atina temaslarının iki gün sürmesi planlanıyor.

ABD’li siyasetçiden Mekke Savunma İttifakı yorumu: “Ortadoğu’nun NATO’su olabilir” Haber

ABD’li siyasetçiden Mekke Savunma İttifakı yorumu: “Ortadoğu’nun NATO’su olabilir”

ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Joe Wilson, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Ortadoğu’da NATO benzeri bir ittifaka dönüşme potansiyeli taşıdığını söyledi. Wilson, ittifakın Yemen’deki gelişmeler karşısında harekete geçirilmesini de desteklediğini belirtti. ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Joe Wilson, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında değerlendirmede bulundu. Wilson, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmanın bölgesel güvenlik açısından önemli bir yapıya dönüşebileceğini ifade etti. “Ortadoğu’nun NATO’su olma potansiyeline sahip” Wilson, paylaşımında Mekke Savunma İttifakı’nın gelecekte bölgesel bir savunma mekanizması olarak şekillenebileceğini belirterek, “Mekke Savunma İttifakı, Ortadoğu’nun NATO’su olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı. ABD’li siyasetçi ayrıca Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’a yönelik desteğini dile getirdi. Wilson, Yemen’de Husilerin gerçekleştirdiği saldırılara atıfta bulunarak üç ülkenin ittifakı harekete geçirmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üç ülkeden ortak açıklama Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Dışişleri Bakanlıkları da Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin Riyad’da gerçekleştirilen olağanüstü toplantısının ardından ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, tarafların kolektif savunma taahhütlerinin uygulanmasına hız verilmesi konusunda mutabık kaldığı bildirildi. Bu kapsamda, ülkelerin ulusal mevzuatları doğrultusunda, üzerinde anlaşmaya varılan askeri kuvvet ve kabiliyetlerin Suudi Arabistan’a sağlanması ve hızlı şekilde konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi. Askeri entegrasyon ve ortak kapasite vurgusu Üç ülkenin ortak açıklamasında, alınan kararların tehditlere karşı hazırlık seviyesini yükseltmeyi, askeri entegrasyonu geliştirmeyi ve ortak savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığı ifade edildi. Açıklamada, tarafların üzerinde mutabık kaldığı düzenlemeler çerçevesinde yürütülecek çalışmaların kolektif savunma mekanizmasının uygulanmasına yönelik önemli bir adım olduğu vurgulandı. The Mecca Defense Alliance has the potential to be the NATO of the Middle East. I am grateful to our allies Türkiye, Pakistan, and Saudi Arabia for activating the alliance in the face of Houthi Iranian-backed aggression. — Joe Wilson (@RepJoeWilson) October 5, 2026

Bin Selman’dan Gazze ve bölgesel güvenlik mesajı: “Saldırılar Körfez’in bölünmez bütün olduğunu gösterdi” Haber

Bin Selman’dan Gazze ve bölgesel güvenlik mesajı: “Saldırılar Körfez’in bölünmez bütün olduğunu gösterdi”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’daki Şura Konseyi’nin 9’uncu dönem açılışında yaptığı konuşmada bölgesel güvenlik, Yemen ve Gazze’ye ilişkin mesajlar verdi. Bin Selman, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine yönelik saldırıların Körfez’in güvenlik ve istikrarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koyduğunu söyledi. Körfez güvenliğine vurgu Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud adına Riyad’daki Şura Konseyi’nin 9’uncu döneminin 3’üncü çalışma yılının açılışında konuştu. Ülkesinin yanında duran dost ve kardeş ülkelerin bölgesel güvenlik ile istikrara yaptığı katkıları takdir ettiklerini belirten Bin Selman, bölgedeki gerilimlerin azaltılması ve güvenlik iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. KİK ülkelerini hedef alan saldırıların Körfez güvenliğinin ortak bir bütün olduğunu gösterdiğini söyleyen Bin Selman, bölge ülkeleriyle güvenlik alanında iş birliğinin ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması mesajı Bin Selman, bölgesel istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak çabalar kapsamında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kurulduğunu açıkladı. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki anlaşmanın bölgedeki güvenlik ve istikrarı desteklemeye yönelik ortak çalışmaların bir sonucu olduğunu belirten Bin Selman, savunma alanındaki koordinasyonun artırılmasına yönelik adımların sürdüğünü kaydetti. Yemen’e destek mesajı Konuşmasında Yemen’e de değinen Bin Selman, Suudi Arabistan’ın Yemen hükümetine yönelik desteğinin devam edeceğini bildirdi. Veliaht Prens, Yemen’de istikrarın yeniden sağlanması ve ülkenin tamamında meşru hükümetin otoritesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Husilerin saldırılarına karşı Yemen hükümetine destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi. Gazze’deki saldırılara tepki Bin Selman, İsrail yönetiminin Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere yönelik saldırılarını da gündeme getirdi. Suudi Arabistan’ın Gazze’deki saldırıları ve Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlalleri en sert şekilde kınadığını belirten Bin Selman, uluslararası topluma ve özellikle Gazze için oluşturulan Barış Konseyi’ne çağrıda bulundu. Veliaht Prens, kalıcı bir siyasi çözüme ulaşılması için uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Suudi Arabistan’ın Filistinlilerin meşru haklarına ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik desteğinin devam edeceğini ifade etti. Deniz güvenliği için yeni girişim Bin Selman ayrıca uluslararası deniz yollarındaki güvenliğin korunmasının önemine dikkat çekti. Suudi Arabistan’ın deniz güvenliğini güçlendirmek amacıyla çok uluslu bir deniz savunma koalisyonu oluşturulmasına yönelik girişim başlattığını açıkladı.

Pezeşkiyan’dan ABD ile müzakereler için mesaj: ‘Amerikan tarafına güvenimiz yok’ Haber

Pezeşkiyan’dan ABD ile müzakereler için mesaj: ‘Amerikan tarafına güvenimiz yok’

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin Tahran’ın Washington yönetimine güvenmediğini söyledi. Katar basınına konuşan Pezeşkiyan, iki ülke arasındaki görüşmelerin haziran ayında varılan mutabakat zaptı temelinde yürütüldüğünü belirterek, Katar ve Pakistan’ın İran’ın mesajlarını ABD’ye ilettiğini ifade etti. “Hangi temelde anlaşma yapılabileceğini bilmiyoruz” Pezeşkiyan, ABD ile müzakereler konusunda İran’ın yaklaşımını değerlendirirken, “Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz” ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı, Katar ve Pakistan’ın arabulucu olarak Tahran’ın mesajlarını Washington’a aktardığını belirtti. Görüşmelerin ise haziran ayında iki taraf arasında imzalanan mutabakat zaptına dayandığını kaydetti. Mekke Savunma Anlaşması yorumu Pezeşkiyan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Anlaşmanın Müslüman ülkelerin birleşmesi açısından olumlu bir adım olabileceğini belirten Pezeşkiyan, ülkelerin çatışmak yerine bir araya gelmesine ve İslami birlik arayışına katkı sağlayabileceğini söyledi. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmanın ardından üç ülke, ağustos ayındaki ortak açıklamada mekanizmanın kurumsallaştırılması ve bölgesel güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi yönünde adımlar atılacağını bildirmişti. Hürmüz Boğazı için müzakere mesajı Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güzergahlarının İran'a karşı kapatıldığını savundu. Savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi halinde boğazın ticari gemilere yeniden açılabileceğini ifade etti. İran yönetimi son dönemde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, ABD ile yürütülen diplomatik sürecin koşulları arasında değerlendiriyor. Reuters da 22 Eylül'de İranlı üst düzey bir yetkilinin, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması halinde boğazın bir hafta içinde yeniden açılabileceğini söylediğini aktarmıştı.

İran açıkladı: Körfez ülkeleri Hürmüz Boğazı için Umman’da buluşacak Haber

İran açıkladı: Körfez ülkeleri Hürmüz Boğazı için Umman’da buluşacak

Körfez ülkeleri Umman’da bir araya gelecek İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında Umman’da yapılacak görüşmelere ilişkin bilgi verdi. Bekayi, toplantıya İran ve Irak’ın yanı sıra Körfez’e kıyısı bulunan diğer ülkelerin de katılacağını belirtti. Görüşmelerde Hürmüz Boğazı’ndaki güvenli geçiş güzergahlarının belirlenmesi ve bölgesel güvenlik konularının değerlendirilmesinin planlandığını söyledi. İranlı sözcü, toplantının bölge dışındaki aktörlerin müdahalesi olmadan bölgesel barış, istikrar, güvenlik ve iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. İran’dan Hürmüz Boğazı mesajı İsmail Bekayi, görüşmelerin bölge ülkeleri arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesine ve ortak güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesine katkı sağlamasını beklediklerini dile getirdi. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlı olduğunu belirten Bekayi, ancak ABD’nin deniz ablukası ve ekonomik yaptırımlar dahil saldırgan eylemlerinin sürdüğü bir ortamda güvenliğin tek taraflı şekilde garanti edilemeyeceğini savundu. Hürmüz Boğazı için geçici deniz koridoru gündemde İran ile Umman'ın geçen ayın sonlarında yaptığı ortak açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda geçici bir ortak deniz koridorunun oluşturulmasını da içeren aşamalı bir çerçeve önerisi üzerinde görüş alışverişinde bulunulduğu duyurulmuştu. Bölgedeki gerilim, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından daha da yükselmişti. Tahran yönetimi bu gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sınırlandırırken, ABD güçlerinin de İran limanlarına giden veya bu limanlardan ayrılan gemilere yönelik deniz ablukası uygulamaya başladığı belirtilmişti. Pazartesi günü Umman’da yapılması planlanan toplantının, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin güvenliği ve bölgesel iş birliği açısından önemli başlıklardan biri olması bekleniyor.

Hakan Fidan: İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı Haber

Hakan Fidan: İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun yanı sıra Pakistan ve Suudi Arabistan'dan yetkililer katıldı. Gemi kazasında hayatını kaybedenleri andı Bakan Fidan, açıklamasının başında KKTC'nin Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı verdi. Hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına, Türkiye'ye ve KKTC halkına taziye dileklerini ileten Fidan, kazada yaralananlara da acil şifa temennisinde bulundu. “Yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisi” Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026'da Mekke'de Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalandığını hatırlatan Fidan, anlaşmanın bölgesel sahiplenme anlayışının bir sonucu olduğunu söyledi. Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmesinin önemli bir ihtiyaç haline geldiğini belirten Fidan, anlaşmayla yeni bir bölgesel güvenlik ve iş birliği mimarisinin oluşturulması sürecinin başladığını ifade etti. Fidan, bölgeye dışarıdan getirilen çözüm arayışlarının her zaman sorunlara çözüm üretmediğini, aksine zaman zaman ağır sonuçlara yol açtığını dile getirdi. “Resmi adı Mekke Savunma İttifakı” Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısında anlaşmanın uygulanması ve kurumsal yapının oluşturulması için atılacak adımların ele alındığını belirten Fidan, ittifakın resmi ismi konusunda da mutabakata varıldığını açıkladı. Fidan, şu değerlendirmede bulundu: “İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı.” Anlaşma kapsamında kurulması planlanan sekretaryanın Riyad'da faaliyet göstermesinin öngörüldüğünü aktaran Fidan, ilk genel sekreterin Pakistanlı olması yönünde daha önce mutabakata varıldığını söyledi. Toplantıda, ittifakın kurumsallaşma sürecinde bundan sonra hangi adımların ne zaman atılacağına ilişkin ön kararların alındığını belirtti. “Herhangi bir devlete karşı değil” Mekke Savunma İttifakı'nın savunma temelli bir yapı olduğunu vurgulayan Fidan, ittifakın devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile iç işlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayandığını ifade etti. İttifakın belirli bir devleti hedef almadığını kaydeden Fidan, temel ilkeleri benimseyen bölgedeki diğer devletlere de açık olduğunu söyledi. Mekke Savunma İttifakı'nın barışçıl vizyonunun, aynı ilkeleri paylaşan dost ülkelerin katılımıyla geliştirilmesinin ortak hedef olduğunu dile getirdi. NATO ve diğer anlaşmaların alternatifi değil Bakan Fidan, yeni ittifakın Türkiye'nin NATO başta olmak üzere mevcut uluslararası ittifak ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığının da altını çizdi. Mekke Savunma İttifakı'nın mevcut yükümlülüklerin yerine geçen bir yapı olmadığını belirten Fidan, yeni oluşumun mevcut iş birliği mekanizmalarını tamamlayıcı nitelikte olduğunu ifade etti. Fidan, Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısıyla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın bölgesel barış, güvenlik ve istikrar konusunda sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını ortaya koyduklarını belirterek, dost ülkelerle yakın iş birliği ve koordinasyonun sürdürüleceğini kaydetti.

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi” Haber

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi”

Ürdün, Katar ve Kuveyt, İsrail savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıyı sert sözlerle kınadı. Üç ülke, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu belirterek İsrail’e bölgedeki eylemlerine son verme çağrısında bulundu. Ürdün: “Uluslararası hukuka aykırı” Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısının Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bir ihlal olduğunu açıkladı. Saldırıyı “gerekçesiz düşmanca saldırı” olarak nitelendiren Amman yönetimi, operasyonun uluslararası hukukla bağdaşmadığını vurguladı. Açıklamada, İsrail’in Suriye’nin güvenliğini ve istikrarını hedef alan saldırılarını durdurması gerektiği belirtildi. Katar: “Bölgeyi gerilim sarmalına sürüklüyor” Katar da İsrail’in İdlib’e yönelik saldırısını kınadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olduğunu ifade etti. Doha yönetimi, İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini ihlal etmeye devam etmesinin bölgesel güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca uluslararası düzeyde hesap verebilirlik ve caydırıcılık mekanizmalarının yetersiz kalmasının İsrail’in benzer eylemlerini sürdürmesine zemin hazırladığı savunuldu. Katar, mevcut tablonun bölgeyi daha geniş bir çatışma ve gerilim ortamına sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Kuveyt: “Saldırılar durdurulmalı” Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da Ebu Zuhur Havaalanı’na yönelik saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu bildirdi. İsrail’in Suriye’ye yönelik tekrarlanan saldırılarının bölgesel güvenliği olumsuz etkilediğini belirten Kuveyt, uluslararası topluma bu saldırıların durdurulması için sorumluluk üstlenme çağrısı yaptı. Kuveyt ayrıca Suriye’nin toprak bütünlüğü, güvenliği ve istikrarına yönelik desteğinin devam edeceğini açıkladı. İsrail-Suriye gerilimi yeniden gündemde Ebu Zuhur Havaalanı’na düzenlenen saldırı, İsrail ile Suriye arasındaki güvenlik geriliminin yeniden tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. Ürdün, Katar ve Kuveyt’in açıklamaları, İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarına yönelik bölgesel tepkilerin arttığını gösterirken, özellikle Suriye’nin egemenliği ve bölgesel istikrar başlıkları öne çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.