Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bölgesel Barış

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bölgesel Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölgesel Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni dönem: Mogadişu'da stratejik ortaklık vurgusu Haber

Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni dönem: Mogadişu'da stratejik ortaklık vurgusu

“Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İş Birliği ve Stratejik Ortaklık” başlıklı panel, SETA Vakfı Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panele Somali Federal Cumhuriyeti Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfatah Kasım Mohamud, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yahya Amir Hagi İbrahim, Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi Başkanlık Ofisi Direktörü Mohamed Haji Yussuf ve Somali'nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik katıldı. Türkiye-Somali ilişkilerinin geleceği ele alındı Panelde iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimi, mevcut iş birliğinin kapsamı ve stratejik ortaklığın gelecekte geliştirilebileceği alanlar akademik ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Programda Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin insani yardım ve kalkınma çalışmalarından diplomasi, ekonomi ve savunma gibi farklı alanları kapsayan çok boyutlu bir ortaklığa dönüşümü üzerinde duruldu. Somali Parlamentosu Halk Meclisi Başkanı Abdülkadir Mohamed Nur da program kapsamında yaptığı değerlendirmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin zaman içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını belirtti. Nur, ilişkilerin gelişmesine paralel olarak Türkiye-Somali ortaklığını hedef alan dezenformasyon faaliyetlerinin de arttığını ifade etti. Burhanettin Duran'dan "kazan-kazan" vurgusu Program kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın video mesajı katılımcılara sunuldu. Duran, Türkiye'nin Somali politikasının “kazan-kazan” anlayışı üzerine kurulduğunu belirterek, Afrika'ya yönelik yaklaşımın uzun vadeli ve kapasite geliştirmeye odaklanan projelerle şekillendiğini ifade etti. Türkiye'nin Somali'deki çalışmalarında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumların önemli faaliyetler yürüttüğüne dikkat çeken Duran, iki ülke arasındaki iş birliğinin farklı alanlarda sürdüğünü belirtti. Somaliland konusunda Türkiye'nin tutumu Duran, Afrika Boynuzu'nun çeşitli sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek Somaliland meselesine de değindi. Türkiye'nin Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda kararlı bir tutum sergilediğini vurgulayan Duran, Ankara'nın bölgesel barış ve istikrarı desteklediğini ifade etti. Türkiye-Somali ilişkilerinin karşılıklı saygı, güven ve kardeşlik temelinde ilerlediğini belirten Duran, iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik dezenformasyon kampanyalarının sonuç vermeyeceğini söyledi. 2011'deki Erdoğan ziyareti ilişkilerde dönüm noktası oldu Duran, video mesajında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılında Mogadişu'ya gerçekleştirdiği ziyaretin Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni bir dönem başlattığına da işaret etti. Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin kalkınma, güvenlik, ekonomi ve kurumsal kapasite geliştirme gibi alanları kapsayan kapsamlı bir ortaklığa dönüştüğünü belirten Duran, 2026'nın iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 60'ıncı yılı olması nedeniyle de özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Duran ayrıca Türkiye ile Somali'nin savunma, deniz güvenliği, enerji, balıkçılık ve ekonomik kapasitenin geliştirilmesi gibi alanlarda iş birliğini sürdürdüğünü belirterek, düzenlenen panelin iki ülke arasında ortak bir geleceğin inşasına katkı sunacağına inandığını kaydetti.

Hakan Fidan: İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı Haber

Hakan Fidan: İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun yanı sıra Pakistan ve Suudi Arabistan'dan yetkililer katıldı. Gemi kazasında hayatını kaybedenleri andı Bakan Fidan, açıklamasının başında KKTC'nin Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı verdi. Hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına, Türkiye'ye ve KKTC halkına taziye dileklerini ileten Fidan, kazada yaralananlara da acil şifa temennisinde bulundu. “Yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisi” Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026'da Mekke'de Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalandığını hatırlatan Fidan, anlaşmanın bölgesel sahiplenme anlayışının bir sonucu olduğunu söyledi. Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmesinin önemli bir ihtiyaç haline geldiğini belirten Fidan, anlaşmayla yeni bir bölgesel güvenlik ve iş birliği mimarisinin oluşturulması sürecinin başladığını ifade etti. Fidan, bölgeye dışarıdan getirilen çözüm arayışlarının her zaman sorunlara çözüm üretmediğini, aksine zaman zaman ağır sonuçlara yol açtığını dile getirdi. “Resmi adı Mekke Savunma İttifakı” Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısında anlaşmanın uygulanması ve kurumsal yapının oluşturulması için atılacak adımların ele alındığını belirten Fidan, ittifakın resmi ismi konusunda da mutabakata varıldığını açıkladı. Fidan, şu değerlendirmede bulundu: “İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı.” Anlaşma kapsamında kurulması planlanan sekretaryanın Riyad'da faaliyet göstermesinin öngörüldüğünü aktaran Fidan, ilk genel sekreterin Pakistanlı olması yönünde daha önce mutabakata varıldığını söyledi. Toplantıda, ittifakın kurumsallaşma sürecinde bundan sonra hangi adımların ne zaman atılacağına ilişkin ön kararların alındığını belirtti. “Herhangi bir devlete karşı değil” Mekke Savunma İttifakı'nın savunma temelli bir yapı olduğunu vurgulayan Fidan, ittifakın devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile iç işlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayandığını ifade etti. İttifakın belirli bir devleti hedef almadığını kaydeden Fidan, temel ilkeleri benimseyen bölgedeki diğer devletlere de açık olduğunu söyledi. Mekke Savunma İttifakı'nın barışçıl vizyonunun, aynı ilkeleri paylaşan dost ülkelerin katılımıyla geliştirilmesinin ortak hedef olduğunu dile getirdi. NATO ve diğer anlaşmaların alternatifi değil Bakan Fidan, yeni ittifakın Türkiye'nin NATO başta olmak üzere mevcut uluslararası ittifak ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığının da altını çizdi. Mekke Savunma İttifakı'nın mevcut yükümlülüklerin yerine geçen bir yapı olmadığını belirten Fidan, yeni oluşumun mevcut iş birliği mekanizmalarını tamamlayıcı nitelikte olduğunu ifade etti. Fidan, Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısıyla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın bölgesel barış, güvenlik ve istikrar konusunda sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını ortaya koyduklarını belirterek, dost ülkelerle yakın iş birliği ve koordinasyonun sürdürüleceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Mevlid-i Nebi Haftası'nda birlik ve güç vurgusu: “Başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Mevlid-i Nebi Haftası'nda birlik ve güç vurgusu: “Başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız”

Bu yıl “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak, Peygamberimizden Bize Miras Merhamet” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası'nın açılış programı, İstanbul'daki Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve çok sayıda davetli katıldı. Programda tasavvuf musikisi dinletisi sunulurken, Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Mevlid-i Nebi Haftası için hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası Programı’nda konuştu: "Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdiği Gazze’de, uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor. Sadece Filistin’de milyonlarca kardeşimiz; en temel… pic.twitter.com/LH83qLCTcJ — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 28, 2026 “Veladet-i Nebi'nin 1501'inci yıl dönümü hayırlara vesile olsun” Konuşmasına Mevlid-i Nebi Haftası'nı kutlayarak başlayan Erdoğan, Hazreti Muhammed'in doğumunun insanlık tarihi açısından taşıdığı öneme değindi. Veladet-i Nebi'nin 1501'inci yıl dönümünün Türkiye, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, Peygamber Efendimizin dünyaya gelişinin insanlığın inanç ve ahlak anlayışında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Peygamber sevgisinin nesiller boyunca aktarılan en değerli miraslardan biri olduğunu belirten Erdoğan, bu sevginin Türk milletinin kültüründe, edebiyatında ve sanatında güçlü biçimde yer aldığını söyledi. “Peygamber sevgisi milletimizin kültüründe yaşamaya devam ediyor” Erdoğan, Anadolu'da gülün Hazreti Muhammed'in sembolü olarak kabul edilmesine ilişkin örnekler vererek, Peygamber sevgisinin halk kültüründeki yansımalarına dikkat çekti. Yunus Emre, Süleyman Çelebi ve Fuzuli gibi isimlerin eserlerinde Resulullah'a duyulan sevgi ve bağlılığın güçlü şekilde işlendiğini ifade eden Erdoğan, milletin manevi hafızasında naatların ve Mevlid-i Şerif'in özel bir yere sahip olduğunu dile getirdi. “Güzel ahlakı hayatımızın merkezine koymalıyız” Peygamber Efendimizin örnek ahlakının Müslümanlar için yol gösterici olması gerektiğini belirten Erdoğan, Kur'an ve sünnetin rehberliğinde güzel ahlakın hayatın her alanında uygulanması çağrısında bulundu. Erdoğan, aile hayatından iş yaşamına, toplumsal ilişkilerden tabiatla kurulan bağlara kadar her alanda ahlaki değerlerin esas alınması gerektiğini söyledi. Çocukların ve gençlerin Peygamber Efendimizin örnek şahsiyetiyle tanıştırılmasının önemine işaret eden Erdoğan, bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Gazze ve bölgedeki savaşlara dikkat çekti Konuşmasının önemli bölümünü Filistin ve bölgedeki gelişmelere ayıran Erdoğan, Gazze, Lübnan, Sudan ve Somali başta olmak üzere birçok bölgede insanların savaş ve istikrarsızlıkla mücadele ettiğini söyledi. Gazze'de sivillerin, çocukların, kadınların ve yardım çalışanlarının saldırılarda hayatını kaybettiğine dikkat çeken Erdoğan, İsrail hükümetinin politikalarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savundu. Erdoğan, siyonizmin yayılmacı hedeflerine yönelik eleştirilerinin yalnızca Türkiye'nin çıkarları açısından değil, bölgedeki tüm halkların güvenliği ve insanlık değerleri açısından yapıldığını ifade etti. “Dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor” Uluslararası toplumun Gazze ve çevre bölgelerde yaşanan gelişmeler karşısında yeterli tepki göstermediğini belirten Erdoğan, geçmişte yaşanan büyük insanlık trajedilerine yönelik sessizliğin ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Soykırım şebekesinin kural tanımaz, hukuk tanımaz, ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor. Ne küresel yapılar ne de uluslararası toplum dün olduğu gibi bugün de katliamların önüne geçecek güçlü bir irade ortaya koyamıyor.” Müslüman ülkelerin dışarıdan gelecek desteklere güvenerek sorunlarını çözemeyeceğini ifade eden Erdoğan, İslam dünyasında daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini dile getirdi. “Güçlü ve caydırıcı olmak zorundayız” Erdoğan, Müslüman ülkelerin hak ve hukuklarını birlikte savunması, bölgede barış ve güvenliği ortak şekilde inşa etmesi gerektiğini belirtti. “Başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız” diyen Erdoğan, İslam dünyasının güçlü, caydırıcı ve dayanışma içinde hareket eden bir yapı oluşturmasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin hem kendi içinde hem de İslam dünyasında ittifakları güçlendirmeye ve anlaşmazlıkları azaltmaya çalıştığını söyleyen Erdoğan, birlik ve beraberlik mesajı verdi. “Bütün çabamız ittifak ve ittihadın sağlanması içindir” Ümmet-i Muhammed'in yeniden birlik içinde hareket etmesini arzu ettiklerini ifade eden Erdoğan, Müslümanların omuz omuza vererek geleceğe yürümesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin kendi içinde de 86 milyon vatandaşın kardeşliğini ve ortak kader anlayışını güçlendirmeye çalıştığını belirterek, Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerin Peygamber Efendimizin örnek ahlakının ve İslam dünyasındaki birlik anlayışının daha iyi kavranmasına katkı sunmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Erivan’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu 8. Zirvesi’ne, Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldı. “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” temasıyla gerçekleştirilen zirvede liderlerle açılış oturumunda bir araya gelen Yılmaz, aile fotoğrafı çekimine katıldı. Zirve kapsamında diplomasi trafiğini sürdüren Yılmaz, Jonas Gahr Støre ile yaptığı görüşmede Türkiye-Norveç ilişkilerinin yanı sıra ekonomi, ticaret, enerji, savunma sanayii ve terörle mücadele başlıklarını ele aldı. Türkiye’nin Norveç ile çok yönlü iş birliğini geliştirmeye önem verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ayrıca AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ile görüşerek, teşkilatın Avrupa-Atlantik ve Avrasya coğrafyasında barış ve istikrara katkı sağlamaya devam etmesi temennisinde bulundu. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile yapılan görüşmede ise ikili ilişkiler, ticaret hacminin artırılması ve bölgesel gelişmeler değerlendirildi. Türkiye-Romanya ilişkilerinin farklı alanlarda daha da ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile de kapsamlı bir görüşme gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkiler, ulaştırma, enerji, gümrük ve dijital altyapı alanlarında iş birliği imkanlarını ele aldı. Görüşmede, normalleşme sürecinde atılan adımların somut sonuçlar üretmesinden duyulan memnuniyet dile getirildi. Taraflar ayrıca Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptını da değerlendirdi. Yılmaz, bu tür iş birliklerinin kalıcı barış ve güven ortamına katkı sunacağına inandıklarını belirtti. Zirve kapsamında gerçekleştirilen temaslarda, bölgesel barış, diyalog ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde mesajlar öne çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sulhun tarafındayız, ateşkes ve diyalog şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sulhun tarafındayız, ateşkes ve diyalog şart

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MKYK üyeleri, parti kurulları, Ankara İl Teşkilatı ve ilçe başkanlarıyla iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bölgesel gelişmelere ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin tarih boyunca komşularının yaşadığı krizlere kayıtsız kalmadığını vurgulayan Erdoğan, “Millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan, barışçıl bir politika izledik” dedi. 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için samimi bir çaba yürüttüklerini belirten Erdoğan, “Biz sulhun tarafındayız; kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Millet olarak, kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigâne kalmadık. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan, barışçıl bir politika izledik. Bizim… pic.twitter.com/g55GElLHOY — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 2, 2026 İran’a yönelik saldırılara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu saldırıları “gayri hukuki” olarak nitelendirerek Türkiye’nin tutumunun barıştan yana olduğunu söyledi. İran ile 1639’dan bu yana süregelen barış ortamına dikkat çeken Erdoğan, iki ülke halklarının asırlardır yan yana yaşadığını ve bu birlikteliğin süreceğini dile getirdi. Önceliklerinin ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılması olduğunu belirten Erdoğan, aksi halde çatışmaların bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin kimse tarafından taşınamayacağını ifade eden Erdoğan, “Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hassas süreçte Türkiye’nin ve vatandaşların güvenliği için gerekli tüm tedbirlerin alındığını da sözlerine ekledi.

Fidan: Gündemimizdeki konuların başında Yemen'deki durum geliyor Haber

Fidan: Gündemimizdeki konuların başında Yemen'deki durum geliyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz yıl Ekim ayında Umman'da bir ziyaret gerçekleştirmişlerdi. Söz konusu ziyaret vesilesiyle 16 ayrı anlaşma imzalanmıştı. Bugün değerli kardeşimle beraber üzerinde çalışmakta olduğumuz projeleri ve geleceğe dönük planlamalarımızı ele aldık. İkili ticaret hacmimizi 5 milyar dolar seviyesine yükseltmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Geçtiğimiz ay vize serbestisi uygulamasını başlatmıştık iki ülke arasında. Bu adım ticaret ve turizm alanları başta olmak üzere birçok alanda ülkelerimize büyük fayda sağlayacak. Savunma sanayii alanındaki işbirliğimizi de kazan kazan anlayışıyla daha ileri taşımayı arzu ediyoruz. Ekonomik, siyasi ve kültürel konularda hayata geçirebileceğimiz büyük potansiyel bulunmakta. Önümüzdeki dönemde teknik düzeyde çok sayıda inşallah toplantı gerçekleştireceğiz. Bugünkü görüşmelerimizde bölgemizi ilgilendiren kritik meseleleri de ele aldık. Gündemimizdeki konuların başında Yemen'deki durum geliyor. Yemen'in güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerin bölgesel düzeyde istikrarsızlığa yol açma ihtimali bulunmaktadır. Umman dahil bölge ülkelerinin bu konudaki endişelerini ve hassasiyetlerini paylaşmaktayız. Türkiye Yemen'in eğemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünün muhafazasını güçlü biçimde desteklemektedir. Yemen'de anayasal meşruiyet temelinde kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması gerekitğini yineliyoruz. Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin sağduyulu ve yapıcı tutum sergilemeleri gerilimin büyümesine engel olmuştur. Bugün ayrıca Gazze'deki durumu da ele almaktayız. Uluslararası toplumun beklentisi ateşkesin gerekliliklerinin eksiksiz biçimde yerine getirilmesidir. Ancak İsrail sivil halkı hedef almayı sürdürmekte ve ihtiyaç duyulan insani yardımın Gazze'ye ulaşmasına yeteri miktar izin vermemektedir. Ateşkesin ilanından bu yanı İsrail tarafından öldürülen Gazzelilerin sayısı 420'yi geçmiştir. Türkiye bakımından Gazze'nin geleceğine dair 3 husus bizim için büyük önem taşımakta. Birincisi Gazze'nin bütünlüğünün korunması gerekmektedir. Hangi proje uygulanacaksa imar için uygulansın Gazze'nin bütünlüğü korunmalıdır. İkincisi Gazze'nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi hukuki ve vicdani bir sorumluluktur ve zorunluluktur. Üçüncüsü Gazze'de yaşayacak olan Gazzelilerdir. Ve bu bölgede yapılacak bütün imar faaliyetleri Gazzeliler için olmalıdır. Bu hususlara riayet edildiği sürece gündemde olan girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. Suriye'deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve uluslararası ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz. Bizim görmek istediğimiz istikrar ve bölgesel barış. Bunun dışında bir hedefimiz yok. Fakat İsrail'in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkartmakta. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıfıktan beslenen bir güvenlik stratejisi sahibiler. Bunun değişmesi lazım. Biz Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine Suriye'nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine, istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ediyoruz, teşvik ediyoruz. Son birkaç gündür devam eden Halep'teki olaylar maalesef son 1 yıldır uyardığımız tekrar tekrar defaatle dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG'nin zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecine hayata geçirmeye başlamış olsayadı bunların hiçbirini biz görmeyecektik."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.