Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bölge

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bölge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran :  Dubai'de ABD askerlerinin gizlendiği iki noktayı vurduk Haber

İran : Dubai'de ABD askerlerinin gizlendiği iki noktayı vurduk

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının 29’uncu gününde, İran askeri kanadından Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik ağır bir saldırı iddiası geldi. Hatemü’l Enbiya Merkezi Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, bugün (28 Mart 2026) yaptığı resmi açıklamada, Dubai’de Amerikan askerlerinin konakladığı iki farklı noktanın imha edildiğini duyurdu. “500 ABD askeri hedef alındı” Zülfikari, ABD ordusunun İran’ın saldırılarından kaçmak için üslerin dışındaki sivil alanlarda gizlendiğini savunarak şu detayları paylaştı: "Geçtiğimiz saatlerde Dubai'de tespit edilen iki gizli sığınağa, Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay ve Deniz Kuvvetleri tarafından hassas güdümlü füze ve dronlarla operasyon düzenlenmiştir. İlk sığınakta 400’den fazla, ikincisinde ise 100’den fazla işgalci Amerikan askeri bulunuyordu. Her iki mekan da tam isabetle vurulmuş ve çok ağır kayıplar verdirilmiştir." “Ambulanslar saatlerdir ölü taşıyor” Saldırının sonuçlarına ilişkin çarpıcı iddialarda bulunan İranlı sözcü, "Ambulanslar saatlerdir vurulan noktalardan Amerikan komutan ve askerlerinin cenazelerini ve yaralılarını taşımaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. “Bölge mezarlık olacak” Donald Trump ve ABD’li komutanlara seslenen Zülfikari, bölgenin ABD güçleri için artık güvenli olmadığını belirterek şunları söyledi: "Trump ve komutanları şunu iyi anlamalıdır; bu bölge Amerikan askerleri için bir mezarlığa dönüşecektir. Kahraman halkımızın ve cesur İslam savaşçılarının iradesi karşısında teslim olmaktan başka seçenekleri yoktur. Zafer ancak aziz ve hakim olan Allah’tandır." Tansiyon zirvede İran’ın bu iddiasına ne ABD ne de Birleşik Arap Emirlikleri makamlarından henüz bir teyit veya yalanlama gelmedi. Ancak bu açıklama, İran’ın savaşı sadece kendi topraklarında değil, Körfez genelindeki Amerikan varlığına karşı da yayma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son günlerde İran, Suudi Arabistan’daki üsleri vurduğunu iddia etmiş ve bölge ülkelerindeki sanayi bölgelerine yönelik saldırı tehditlerini artırmıştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan : Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan : Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz

Dışişleri Bakanı Fidan, (17 Mart 2026 Salı) Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Ankara’da bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Fidan ve mevkidaşı Anand, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Burada konuşan Bakan Fidan, bölgedeki durumuyla ilgili olrarak, "Körfez’e süren tırmanma bağlamında ortak endişelerimiz de artmakta, bildiğiniz gibi savaş her geçen gün yaygınlaşmakta. Devam eden savaş bölgesel güvenlik bakımından ciddi riskleri de beraberinde getirmekte. Ayrıca durdurulamadığı takdirde bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve uluslararası düzende kalıcı hasarlara yol açma potansiyeline de sahiptir. Türkiye olarak krizin yayılmasını önlemek ve taraflar arasında ortak bir zemin oluşturmak için en başından bu yana yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz. Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm tarafların endişelerinin bir müzakere çerçevesi içinde ele alınmasının elzem olduğuna inanmaktayız." değerlendirmesinde bulundu. Bölge ziyaretlerine çıkmaya başlayacağını söyleyen Fidan, "Bir bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada inşallah yani hem Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili mesajlarını paylaşma hem de Türkiye’nin bölgesel barışın nasıl kalıcı olacağına ilişkin değerlendirmelerini, tekliflerini paylaşmak istiyorum." açıklamasını yaptı. Bakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Bakanlıkta görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. "Savaşın Lübnan'da da yaygınlaşmaya başladığını" ve Irak'ta da "giderek daha çetrefilli hale geldiğini" belirten Fidan, "İslam dünyasının başına çökmüş olan bu savaş musibetinin bir an önce kaldırılması için ne türden adımlar atması konusundaki gayretlerimiz bitmiyor." ifadesini kullandı. Fidan, İsrail'in İran'a saldırılarına dikkati çekerek, "Diğer taraftan İsrail'in siyasi suikastleri, özellikle İranlı devlet adamlarına, siyaset adamlarına yönelik yaptığı siyasi suikastler, normal savaş hukukunun dışında olan gerçekten illegal faaliyetler. Bunların da bir an önce son bulması gerekiyor." diye konuştu. Yarından itibaren bölge ziyaretlerine çıkacağını bildiren Fidan, şöyle devam etti: "Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bir bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada inşallah hem Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) konuyla ilgili mesajlarını paylaşmak hem de Türkiye'nin bölgesel barışın nasıl kalıcı olacağına ilişkin değerlendirmelerini, tekliflerini paylaşmak istiyorum." Fidan, birçok Batılı ve Doğulu mevkidaşıyla görüştüğünü, onların görüşlerini aldığını ve durumu değerlendirdiklerini aktararak, "Amacımız aynı, herkesin kendi sınırları içerisinde güvenlik ve egemenlik içinde yaşadığı, Filistinlilerin de devletinin olduğu, İran'ın, Arapların, bizim hepimizin barış, huzur ve güvenlik içerisinde yaşadığı, egemenlik içinde yaşadığı bir coğrafya. Bunun olabilmesi mümkün. Bu vizyonumuz var. Bunun için çalışmaya büyük bir azimle devam edeceğiz." şeklinde konuştu. Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan gerilime işaret ederek, "Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm tarafların endişelerinin bir müzakere çerçevesi içinde ele alınmasının elzem olduğuna inanmaktayız." dedi. Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkilerin genel seyrini, ilerleyen ve ilerlemesi gereken alanlara ilişkin fikir alışverişinde bulunduklarını belirten Fidan, "Biz Kanada'yla uzak coğrafyalarda yer almakla birlikte küresel barış ve istikrara aynı vizyonla bakan iki köklü müttefikiz." dedi. Fidan, mevkidaşı ile bölgesel ve küresel meselelerde yakın işbirliği içinde çalıştıklarını, bu yapıcı diyaloğun Anand'ın ziyareti ile daha ileri bir noktaya taşınmış olduğunu ifade etti. Kanada Başbakanı Mark Carney'in görevine geldiği günden bu yana hem dış politikada hem de ekonomi politikalarında son derece olumlu değişiklikler yaptığını belirten Fidan, bu gelişmeleri takdirle takip ettiklerini söyledi. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney arasındaki liderler ilişkisinin ortak vizyona dayalı, iki ülke çıkarlarını gözeten ve dünya barışı ile ekonomisine katkı sağlamayı hedefleyen model bir ilişki olma yönünde olduğunu vurguladı. Carney'in bu yıl Türkiye'ye yapması planlanan ziyaretine yönelik hazırlıkların titizlikle yürütüldüğünü aktaran Fidan, "Bölgemizde sıcak gelişmelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleşecek bu ziyaretin işbirliğimize ivme kazandıracak kritik bir eşik teşkil ettiğine inanıyoruz." dedi. Fidan, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 2025'te 2,7 milyar dolar olarak gerçekleştiğine dikkati çekerek, bu rakamın gelecek dönemde daha da ileri noktalara ulaşmasını beklediklerini açıkladı. Kanada ile nükleer enerji başta olmak üzere enerji sektöründe de işbirliğini kuvvetlendirecek adımlar attıklarını söyleyen Fidan, siyasi diyalogla ortaya konulan bu iradenin ekonomik ve ticari ilişkilere de doğrudan yansıdığını görmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti. İran'daki gelişmeler bölgesel güvenlik alanında ciddi riskleri beraberinde getiriyor Fidan, görüşmelerde savunma alanındaki işbirliğinin üst seviyelere çıkarılması ve Türkiye'nin yakın çevresinde önemli krizlerin yaşandığı bir dönemde Avrupa-Atlantik coğrafyasının güvenliğine yönelik katkıları kararlılıkla sürdüreceğini bir kez daha teyit ettiklerini aktardı. Bu kapsamda, AB üyesi olmayan müttefiklerin AB'nin savunma ve güvenlik alanındaki girişimlerine dahil edilmeleri gerektiğinin altını çizen Fidan, "AB'nin yürüttüğü bu girişimlerin NATO ile tekrara düşmeyen, NATO'nun faaliyetlerini tamamlayıcı mahiyette ve tüm müttefiklerin katkısına açık bir anlayışla yürütülmesi elzemdir." şeklinde konuştu. Fidan, ABD ve İsrail'in İran saldırılarıyla başlayan gerilimin bölgesel güvenlik bakımından ciddi riskleri de beraberinde getirdiğini aktararak, bu saldırıların durdurulmadığı takdirde bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve uluslararası düzende kalıcı hasarlara yol açma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Türkiye olarak söz konusu krizin yayılmasını önlemek ve taraflar arasında ortak bir zemin oluşturmak için en başından bu yana yoğun bir diplomatik çaba yürüttüklerini kaydeden Fidan, "Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm tarafların endişelerinin bir müzakere çerçevesi içinde ele alınmasının elzem olduğuna inanmaktayız." dedi. Fidan, Orta Doğu'daki savaşın Rusya ile Ukrayna arasındaki barış çabalarını sekteye uğratmaması gerektiğini belirterek, "Bu sorunu sonlandırmaya yönelik diplomatik çabaların, uluslararası hukukun ve BM şartının temel ilkeleriyle uyumlu, kalıcı ve adil bir barışla bir an önce neticelenmesini umuyoruz. Müzakerelerin bir sonraki turunun en kısa sürede gerçekleştirilmesi için ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha burada ifade ediyorum." ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, bugün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı telefon görüşmesine değinerek, görüşmede Türkiye'nin müzakerelere yapabileceği katkılarla ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti. "Mescid-i Aksa'da ibadetin engellenmesi kabul edilemez bir adımdır" Kanada Dışişleri Bakanı Anand ile Filistin ve Lübnan konularını da ele aldıklarını belirten Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gündem ne kadar değişirse değişsin, Gazze'de yaşanan trajedi değişmiyor. (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetinin Gazzelileri daha da ağır şartlara mahkum eden ateşkes ihlallerine göz yumulmamalıdır. Aynı zamanda Mescid-i Aksa'da ibadetin engellenmesi de kabul edilemez bir adımdır. Bu provokasyon karşısında herkes tek ses olmalıdır. İsrail'in Batı Şeria'da dayatmaya çalıştığı oldubittiler, iki devletli çözümü ciddi biçimde tehdit etmektedir. İsrail'in yeni krizleri fırsat bilerek Filistin'de adil ve kalıcı çözüm çabalarını sekteye uğratmasına kesinlikle ama kesinlikle imkan tanınmamalıdır." Fidan, uluslararası toplumun iki devletli çözüm vizyonu etrafında daha güçlü bir danışma sergilemesi gerektiği çağrısında bulundu. İsrail'in Lübnan'a yönelik başlattığı kara harekatının sivil nüfus için şimdiden ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Fidan, İsrail'in bu adımının işgale dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Fidan, Türkiye ve Kanada'nın uluslararası arenada sergiledikleri vizyonla küresel ölçekte ağırlıkları giderek artan, krizler karşısında özgün söz söyleyebilen iki kilit aktör olduğuna dikkati çekerek, iki ülke arasındaki işbirliğinin her alanda derinleştirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini aktardı. " Türkiye, gelişmeleri uzun yıllardır çok yakından takip etmekte" Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, "Türkiye, bölgenin sorumlu bir ülkesi olarak gelişmeleri uzun yıllardır çok yakından takip etmekte." dedi. Fidan, bu nedenle olayların ne zaman hangi aşamaya geleceği yönünde öngörülerinin bulunduğunu belirterek, "Umarım kötü olanlar gerçekleşmez diye de sürekli bir temenni, eylem içerisinde oluyoruz." diye konuştu. Haziran 2025'te İsrail ile İran arasında yaşanan 12 günlük çatışmanın ardından, böyle bir savaşın çıkma ihtimalini ve tarafların bu yönde hazırlık yaptığını gördüklerini belirten Fidan, "Böyle bir yaygın kanaatimiz de vardı ve bu sefer bunun daha büyük yayılma riski göstermesini de bekliyorduk." ifadelerini kullandı. Fidan, bu nedenle gelişen süreçte yoğun bir çalışma içerisine girdiklerini belirterek, "Hem kendimiz hem bölge ülkeleriyle gerçekten tıkanmış olan görüşmeleri tekrar nasıl başlatırız? Diplomasinin yolunu nasıl açarız? Bölgede bu yıkımı nasıl önleriz? Cumhurbaşkanımızın ve bizim baştan beri en büyük gayretimiz hep bu yönde oldu." değerlendirmesini yaptı. "Türkiye'nin bütün etkisini, gücünü, dostları üzerindeki samimiyetini, bağını kullanarak bu ajandayı ilerletmek istedik." diyen Fidan, günün sonunda "savaşın başladığını" dile getirdi. Bakan Fidan, "Amerika, İsrail'in de bastırmasıyla, İsrail'le beraber İran'a saldırdılar. Şimdi buna mukabil İran bildiğiniz gibi bölge ülkelerine saldırdı ve şu anda bir yaygınlaşmış savaş var. Tabii hep kötünün kötüsü vardır, iyinin iyisi vardır. Kötü durumdan daha kötü duruma geçmemek için ne yapılabilir? Bu sefer onunla meşgul oluyoruz." ifadelerine yer verdi. Lübnan ve Gazze'deki son durum Fidan, Gazze ve Lübnan'daki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirterek, Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesi için hem Türkiye'nin hem de diğer müttefiklerin elinden geleni yaptığını kaydetti. Öte yandan, Gazze konusunda ortak çalışmalar yürüten ülkelerin şu anda savaş telaşı içinde olduğuna dikkati çeken Fidan, özellikle insani yardımlar ve görüşmelerin devamının sağlanması konusunda çabaların yoğun şekilde devam ettiğini aktardı. Kanada Dışişleri Bakanı Anand: Kanada, Türkiye'nin rolünü mevcut Orta Doğu çatışmasında da yine önemli bir oyuncu olarak görüyor Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, Türkiye'nin coğrafi konumunu "Doğu kültürünü Avrupa'ya bağlayan önemli bir kavşak" şeklinde tanımlayarak "Kanada, Türkiye'nin rolünü, mevcut Orta Doğu çatışmasında da yine önemli bir oyuncu olarak görüyor ve mevkidaşım Sayın Fidan, gerçekten mühim bir rol oynuyor." dedi. Anand, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Bakanlıktaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan'a tüm yapıcı görüşmeler için teşekkür eden Anand, "Bugün, ilişkilerimizdeki pozitif ivmeyi konuştuk. Enerji, ticaret, savunma, güvenlik ve halklar arası ilişkileri değerlendirdik." ifadesini kullandı. Anand, Türk halkına Kanadalıları güzel ağırladıkları için teşekkür ederek, "Halihazırda Orta Doğu'da yaşanan kriz çerçevesinde çok önemli bir dayanışma sergiledi Türk halkı ve Kanadalılara büyük bir destek sağladı. Haftalar boyunca Kanada Konsolosluk yetkilileri, İstanbul'da yüzlerce Kanadalıyı ağırladı ve Orta Doğu'dan, Körfez ülkelerinden gelen Kanada vatandaşlarına yardımcı oldu." diye konuştu. İki ülke arasındaki iyi ilişkileri devam ettirme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Anand, "Bu çerçevede üst düzey ikili ve çok taraflı angajmanı artıracağız. Bu, Türkiye'ye gerçekleştirdiğim ilk ziyaret. Gelecekte Sayın Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ve Başbakan Carney (Kanada Başbakanı Mark Carney) arasında da böyle bir ziyaret düzenlenecek." ifadelerine yer verdi. Anand, Türkiye'de yaptığı görüşmelerin önemine işaret ederek, "Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz (Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz), Sayın Bakan Bayraktar (Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar) ile de önemli görüşmeler gerçekleştirdim." dedi. İki ülke arasında enerji, ekonomik işbirliği, ticaret, yatırım, savunma sanayi, güvenlik ve halklar arası ilişkiler konularına işaret eden Anand, "Bunlar her iki ülkeyi de bir başka seviyeye taşıyacak olan gelişmeler." görüşünü dile getirdi. Anand, NATO'da müttefik iki ülke olarak bu temelin üstüne inşa edilebilecek çok önemli alanlar olduğunu söyleyerek, "Kanada'nın İzmir'de bir grup görevlisi var. Oradaki NATO üssünde çalışıyorlar ve bizler de NATO'da müttefik olarak birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu. İki ülkeyi birbirine bağlayan ilişkilerin çok güçlü olduğunun altını çizen Anand, "Binlerce Kanadalı var Türk kökenli, Kanada'da yaşamakta olan ve 300 bin Kanadalı turist de her yıl Türkiye'yi ziyaret ediyor." değerlendirmesinde bulundu. "Doğu kültürünü Avrupa'ya bağlayan önemli bir kavşak" Anand, Türkiye'nin coğrafi konumunu "Doğu kültürünü Avrupa'ya bağlayan önemli bir kavşak" şeklinde tanımlayarak, sözlerine şöyle devam etti: "Kanada, Türkiye'nin rolünü, mevcut Orta Doğu çatışmasında da yine önemli bir oyuncu olarak görüyor ve mevkidaşım Sayın Fidan, gerçekten mühim bir rol oynuyor. Bir kez daha şunu ifade etmek istiyorum; Türkiye, burada arabuluculuk rolünü üstlenen çok önemli bir ülkedir ve Sayın Bakan, çok önemli bir rol oynamaktadır." Anand, Orta Doğu'daki durumu çok detaylı bir biçimde ele aldıklarını aktararak, şunları kaydetti: "Bizim birlikte buradaki çatışmayı ve gerilimi azaltmak için yapacağımız çalışmalar, sivillerin korunması ve diplomatik bir çözüm bulunarak mevcut savaşın sona erdirilmesi için çok önemli olacak. Ben aslında Kanada'nın bu anlamda gerilimin azaltılmasıyla ilgili taahhüdünü ortaya koymak için bölgeyi ziyaret ediyorum ve tarafları bir araya getirmek için önemli bir rol oynayabileceğimizi düşünüyorum. Sayın Fidan'ın da ifade ettiği gibi daimi, kalıcı ve adil bir barış buradaki nihai hedefimizdir." Anand, Bakan Fidan'a misafirperverliği için teşekkür ederek, "Resmen sizi Kanada'ya davet ediyorum. Sizi orada ağırlamayı büyük bir istekle bekliyorum." dedi. "Nükleer enerjiyle ilgili olarak da Türkiye'yle birlikte çalışmak istiyoruz" Anand, Körfez ülkelerine gerçekleştirilen saldırılarla ilgili Kanada tarafının bu saldırıları kınadığını belirterek, Körfez'deki ülkelerle onların yanında da durduklarını ifade etmek istediğini söyledi. Körfez ülkeleriyle temas ettiğini, onlarla görüştüğünü aktaran Anand, "Kanada'nın bu konudaki pozisyonunu, konumunu net bir biçimde ifade ettim. Bu karşı saldırıların, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıların mutlaka durması gerekiyor. Gerek Doha'ya olsun ya da yine bizim burada bulunduğumuz ülkeye karşı saldırılarının da mutlaka durması gerekiyor." ifadelerini kullandı. Anand, Türkiye-Kanada arasındaki nükleer işbirliğiyle ilgili bunun çok daha geniş bir enerji alanında diyalog çerçevesinde gerçekleştiğini, halihazırda Türkiye'yle bu alanda geniş bir diyaloglarının olduğunu belirtti. "Nükleer enerjiyle ilgili olarak da Türkiye'yle birlikte çalışmak istiyoruz." diyen Anand, imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde hareket edip, nükleer reaktör alanında da Türkiye'yle işbirliği yapmayı hedeflediklerini aktardı. Anand, nükleer reaktör açısından bakıldığında modüler reaktörlerle ilgili olarak bu tasarımın yine rekabetçi bir avantaj getirebilmesinin söz konusu olacağını söyledi. "Kritik madenlerle ilgili olarak da tabii ki doğal kaynak üzerindeki bu geniş kapsamda diyaloğumuzu değerlendirebiliyoruz. Burada Türkiye'yle ortaklık yapma konusunda kritik madenler ve mineraller konusunda önemli bir diyalog fırsatı olabileceğini düşünüyoruz." ifadelerini kullanan Anand, iki ülke enerji bakanlarının temas halinde olduklarını aktardı. Anand, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin "Biz Lübnan'daki insani durumun son derece endişe verici olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda bunun çok daha kötüye gitme potansiyeli de var eğer bir kara harekatı olacak olursa." dedi. Kanada'nın Lübnan'a 37,7 milyon dolarlık yardım yapacağını ve bunun çok taraflı örgütlerle dağıtılacağını belirten Anand, bu saldırılar nedeniyle ailelerin gıda ve su gibi temel kaynaklara erişemediklerine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bayrağımıza yönelik saldırı cezasız kalmayacak! Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bayrağımıza yönelik saldırı cezasız kalmayacak!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Nusaybin–Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırıyı lanetleyerek, olayın failleri hakkında kapsamlı soruşturma başlatıldığını ve hukukun gereğinin yapılacağını vurguladı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Suriye tarafında terör örgütü YPG yandaşları tarafından Nusaybin–Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıya sert tepki gösterdi. Yılmaz, yaptığı açıklamada, söz konusu saldırının birlik ve beraberliği hedef alan alçak bir girişim olduğunu belirterek, bu tür provokasyonların milletin huzuruna ve kardeşliğine zarar vermesine asla izin verilmeyeceğini ifade etti. Devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğunu vurgulayan Yılmaz, aziz milletin sağduyusu sayesinde her türlü fitne, tahrik ve nifak girişiminin boşa çıkarılacağını belirtti. https://twitter.com/_cevdetyilmaz/status/2013629516636197094 Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefinden taviz verilmeyeceğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, olayın failleriyle ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını ifade ederek, “Bayrağımıza karşı gerçekleştirilen bu saldırıyı planlayan ve uygulayanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecek, hiçbir şekilde cezasız kalmayacaktır” dedi.

Zelenskyy, Avrupa desteğini toplarken Rusya'ya toprak vermeyi reddettiğini yeniden tekrarladı. Haber

Zelenskyy, Avrupa desteğini toplarken Rusya'ya toprak vermeyi reddettiğini yeniden tekrarladı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy, Salı günü ülkesine daha fazla Avrupa desteği toplamak için ilerlerken, Rusya'ya istenen tavizler için ABD'nin baskısına direnerek herhangi bir bölgeyi devretmeyi şiddetle reddettiğini yineledi. “Kuşkusuz, Rusya topraklardan vazgeçmemiz için ısrar ediyor. Açıkçası, hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyoruz. Zelenskyy, Pazartesi günü geç saatlerde bir WhatsApp sohbetinde gazetecilere verdiği demeçte, "Bunun için savaşıyoruz." dedi. "Herhangi bir bölgeyi bırakmayı düşünüyor muyuz? Yasaya göre böyle bir hakkımız yok" dedi. "Ukrayna yasalarına, anayasamıza, uluslararası hukuka ve dürüst olmak gerekirse, ahlaki bir hakkımız da yok." Salı günü yayınlanan röportajda, ABD Başkan Donald Trump, Moskova'nın yaklaşık 4 yıllık işgalinde "üstünlüğü" elinde tuttuğunu ve Zelenskyy hükümetinin "top oynaması" gerektiğini savunarak ABD'nin Ukrayna'nın Rusya'ya toprak bırakma önerisini kabul etmesi için Zelenskyy'ye bir kez daha baskı yaptı. Zelenskyy, Roma dışındaki bir papalık konutu olan Castel Gandolfo'da Papa XIV. Leo ve İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni ile bir araya geldi. Vatikan, papanın "diyaloğun sürdürülmesi ihtiyacını yinelediğini ve mevcut diplomatik girişimlerin adil ve kalıcı bir barış getirmesi için acil arzusunu dile getirdiğini" söyledi. Vatikan, Ukrayna'nın "şehit" halkına dayanışma ve yardım sunarken savaşta tarafsız kalmaya çalıştı. Zelenskyy ile üç kez bir araya gelen ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile en az bir kez telefonla konuşan Leo, ateşkes çağrısında bulundu ve özellikle Moskova'yı barışı teşvik etmek için jestler yapmaya çağırdı. Pazartesi günü Zelenskyy, Londra'da İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Trump'ın artan sabırsızlığının ortasında Ukrayna'nın elini güçlendirmek için görüşmelerde bulundu. Zelenskyy ABD baskısıyla karşı karşıya ABD ve Ukraynalı müzakereciler, Trump yönetiminin barış önerisindeki farklılıkları daraltmaya çalışmayı amaçlayan üç günlük görüşmeleri Cumartesi günü tamamladı. Plandaki önemli bir kilit nokta, Kiev'in doğu Ukrayna'nın Donbas bölgesinin kontrolünü, toprakların tamamını değil, çoğunu yasadışı olarak işgal eden Rusya'ya vermesi gerektiği önerisidir. Buna karşın Ukrayna ve Avrupalı müttefikleri toprak teslim etme fikrine kesin bir şekilde direndiler. Trump Pazartesi günü verdiği demeçte, "Biliyorsunuz, birçok insan ölüyor" dedi ve yalnızca Zelenskyy'nin "teğmenleri, üst düzey halkı" olarak tanımladığı diğer Ukraynalı yetkililerin ABD yönetimiyle aynı fikirde olduğunu iddia etti. Zelenskyy'nin Pazartesi günkü yorumları dışında, Ukraynalı müzakereciler kamuoyunda ABD'nin teklifinin içeriği veya ona karşı tutumları hakkında çok az şey söylediler. "Ukrayna halkına ve Ukrayna ordusuna, bilirsiniz, cesaret ve savaş ve tüm bunlar için muazzam bir kredi veriyorum" dedi. "Ama biliyorsun, bir noktada, genel olarak boyut kazanacak." Trump ayrıca sıkıyönetim izin vermese de Ukrayna'nın başkanlık seçimi yapması çağrısını yineledi ve 2019'da seçilen Zelenskyy, savaş nedeniyle beş yıllık görev süresini uzattı. Trump'ın Ukrayna'nın seçim yapmama konusundaki tutumu, Putin'in konuyla ilgili sık sık yaptığı açıklamaları yansıtıyor. Trump, ikinci bir dönemi kazandığından beri Zelenskyy ile sıcak ve soğuk bir ilişki yaşadı ve ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin vergi mükelleflerinin para kaybı olduğu konusunda ısrar etti. Zelenskyy Pazartesi günü Trump'ın "savaşı kesinlikle sona erdirmek istediğini" söyledi. ... Şüphesiz, onun kendi vizyonu var. Burada yaşıyoruz, içeriden ayrıntıları ve nüansları görüyoruz, her şeyi çok daha derin algılıyoruz, çünkü burası bizim anavatanımız.” Mevcut ABD barış planının, bazı "açık Ukrayna karşıtı maddeleri kaldırıldığını" söyledikten sonra, şimdi 28'den 20 maddeye sahip olması nedeniyle önceki sürümlerden farklı olduğunu söyledi. Salı günü Kremlin yanlısı aktivistlerle yaptığı toplantıda konuşan Putin, Donbas'ın Rusya'nın "tarihi ülkesi" olduğu iddiasını yineledi ve Kremlin tarafından belirlenen savaş hedeflerini yerine getirme sözü verdi. "Kesinlikle mantıklı bir sonuca götüreceğiz" dedi. Avrupalılar Ukrayna'yı destekliyor Starmer, Macron ve Merz, Kiev'i güçlü bir şekilde desteklediler ve Birleşik Krallık lideri Pazartesi günü barış baskısının "kritik bir aşamada" olduğunu söyledi ve "adil ve kalıcı bir ateşkes" ihtiyacını vurguladı. Bu arada Merz, ABD tarafından yayınlanan belgelerdeki bazı ayrıntılar hakkında "şüpheci" olduğunu söyledi. "Bunun hakkında konuşmalıyız. Bu yüzden buradayız," dedi. "Önümüzdeki günler ... hepimiz için belirleyici bir zaman olabilir." Avrupalı liderler, Rusya'yı tekrar saldırmaktan caydırmak için herhangi bir ateşkesin hem Avrupa'dan hem de ABD'den gelen sağlam güvenlik garantileriyle desteklenmesini sağlamak için çalışıyorlar. Trump kamuoyunda açık garantiler vermedi. Zelenskyy ve Avrupalı müttefikleri, füze ve insansız hava araçları dalgaları Ukrayna altyapısını vururken güçleri istikrarlı kazançlar elde ederken, Putin'i işgali ilerletmek için görüşmeleri yavaş yavaş yürütmekle suçladılar. Her iki taraf da hava saldırılarını değiş tokuş ediyor Ukrayna hava kuvvetleri, Rusya'nın bir gecede ülke genelinde 110 insansız hava aracı ateşlediğini söyledi. Hava savunması 84 insansız hava aracını etkisiz hale getirirken, 24 tane daha hedeflerini vurdu. Ukrayna'nın ulusal enerji operatörü Ukrenergo'ya göre, Ukrayna'nın birçok bölgesi, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları nedeniyle Salı günü acil elektrik kesintileriyle karşı karşıya kaldı. Ukrayna da Rusya'ya yönelik insansız hava aracı saldırılarını sürdürdü. Rusya, hava savunmasının çeşitli bölgelerde ve Moskova'nın 2014 yılında Ukrayna'dan yasadışı olarak ilhak ettiği Kırım Yarımadası'nda 121 insansız hava aracını imha ettiğini söyledi. Ukrayna sınırının yaklaşık 900 kilometre (yaklaşık 560 mil) kuzeydoğusundaki bir bölge olan Çuvaşiya'da saldırı, konut binalarına zarar verdi ve dokuz kişiyi yaraladığını, Vali. Oleg Nikolayev bildirdi. Associated Press'e konuşan operasyon hakkında bilgi sahibi bir yetkiliye göre, Ukrayna Güvenlik Servisi 5 Aralık'ta Rusya'nın Krasnodar bölgesindeki Temryuk limanındaki sıvılaştırılmış bir gaz terminaline drone saldırısı düzenledi. Kamuoyuna açıklama yapmaya yetkili olmadığı için gizlilik şartıyla konuşan yetkili, grevin tesiste bir yangına yol açtığını söyledi. 20'den fazla depolama tankının ateşe verildiğini ve üç günden fazla bir süre boyunca yakıldığını söyledi. Saldırı ayrıca demiryolu tank vagonlarına ve tesisteki diğer alanlara da zarar verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.