Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bm Şartı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bm Şartı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bm Şartı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Babacan: Türkiye, önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır Haber

Babacan: Türkiye, önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, İsrail’in İran’a başlattığı ve ABD’nin de katıldığı askeri operasyonun, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın temel ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu belirtti. İsrail’in gerekçe olarak kullandığı “önleyici savaş” kavramının uluslararası hukukta yeri olmadığını ifade eden Babacan, müzakere süreçleri devam ederken başvurulan bu saldırganlığın, bölgesel istikrar için büyük bir tehlike oluşturduğunu bildirdi. Babacan, geçmiş tecrübelerin, dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemeyeceğini, bu tür girişimlerin yalnızca kaosu ve insani trajedileri derinleştirdiğini tüm dünyaya gösterdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Komşumuz İran’ın yönetim merkezlerinin ve altyapısının hedef alınması; Türkiye için doğrudan ekonomik riskleri ve yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Hürmüz Boğazı üzerinden enerji rotalarının tehdit edilmesi ise dünya ekonomisini sarsacak bir boyuta ulaşabilir. İran'a karşı başlatılan bu saldırıları kınıyorum. Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne sebebiyet verecek hesaplara karşı; bizim yerimiz, diplomasi masasının, sağduyunun ve uluslararası hukukun yanıdır.” Babacan, Türkiye’nin, hem diplomasi kanallarını canlandırmada hem de olası krizlere karşı önlem almada aktif ve hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

Rusya, ABD'nin Küba'ya ablukasını kınadı Haber

Rusya, ABD'nin Küba'ya ablukasını kınadı

Zakharova, "Birleşmiş Milletler ve BM Şartı'nın yanı sıra uluslararası hukukun diğer normlarını ihlal ederek egemen bağımsız devletlere karşı uygulanan tek taraflı yaptırımlar kesinlikle kabul edilemez. Havana'ya karşı uygulanan gayrimeşru yasaklama önlemlerini ve Küba liderliğine ve vatandaşlarına yapılan baskıyı şiddetle kınıyoruz." dedi. Perşembe günü, Beyaz Saray Başkanı Donald Trump, Küba'ya petrol sağlayan ülkelere gümrük vergisi uygulayan bir başkanlık emri imzaladı ve Havana'dan kaynaklandığı iddia edilen ulusal güvenlik tehdidini gerekçe göstererek olağanüstü hal ilan etti. Bir gün önce, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Amerika Birleşik Devletleri'nin adada hükümet değişikliğiyle ilgileneceğini belirtmişti. Zakharova, Washington'ın eylemlerini Küba'ya baskı yapma stratejisine geri dönüş ve onu ekonomik olarak boğma girişimi olarak nitelendirdi, Moskova ve Havana arasındaki işbirliği üçüncü ülkelere karşı yönlendirilmiş olmadığını ve gelişmeye devam edeceğini söyledi. Dışişleri sözcüsü, yeni Küba karşıtı belgede ABD'nin Rusya'yı "düşman" ve "kötü niyetli" bir devlet olarak sınıflandırdığını belirtti. "Bu etiketleme ne Rus-Amerikan diyaloğunun istikrara kavuşmasına katkıda bulunuyor ne de Washington'ın dünyanın çeşitli bölgelerindeki krizleri çözmek için yaptığı önemli arabuluculuk çabalarının etkinliğini artırıyor." sözleriyle vurguladı. Zakharova, Küba'daki zorlu sosyo-ekonomik durumun büyük ölçüde Amerika Birleşik Devletleri tarafından uygulanan yaklaşık 70 yıllık ekonomik ablukadan kaynaklandığını da sözlerine ekledi.

Çin’den İran’ın egemenliğine saygı çağrısı Haber

Çin’den İran’ın egemenliğine saygı çağrısı

Çin’in BM Cenevre Ofisi’ndeki temsilcisi Jia Guide, İran’da meydana gelen olayların ülkenin iç işi olduğunu belirterek, insan hakları bahanesiyle diğer ülkelerin iç işlerine karışılmasına karşı olduklarını söyledi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde dün düzenlenen özel toplantıda, İran’daki insan hakları durumu ele alındı. Çin’in BM Cenevre Ofisi ve İsviçre’deki diğer uluslararası örgütler nezdindeki Daimi Temsilcisi Jia Guide, toplantıda yaptığı konuşmada, her ülkenin insan haklarını bağımsız şekilde geliştirme yolunu seçme hakkına sahip olduğuna dikkat çekerek, Çin’in insan hakları bahanesiyle diğer ülkelerin iç işlerine karışma, belirli ülkelere yönelik insan hakları mekanizmaları dayatma ve insan hakları konusunda çifte standart uygulama girişimlerine karşı çıktığını belirtti. Çinli temsilci Jia Guide, İran’da meydana gelen olayların bu ülkenin iç işi olduğunu ve kararın İran halkı tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı. Çin’in öteden beri BM Şartı’nın amaç ve ilkeleri ile uluslararası hukuka sadık kalınmasından yana olduğunu ifade eden Jia, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına veya kullanma tehdidinde bulunmaya karşı çıktıklarını dile getirdi. Jia Guide, uluslararası toplumun İran’ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme temelinde, İran hükümeti ve halkını zorlukların üstesinden gelerek, ulusal istikrarın ve meşru hak ve çıkarlarının korunmasında desteklemesi çağrısında bulundu. Çinli temsilci, ilgili anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesini temenni ettiklerini ve bu konuda yapıcı rol oynamaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.

Trump, Rusya ve Çin'in Grönland'ı ele geçirmesini önlemek için Grönland'ı istiyor Haber

Trump, Rusya ve Çin'in Grönland'ı ele geçirmesini önlemek için Grönland'ı istiyor

Trump, Cuma günü BBC'den gelen bir soruya yanıt olarak gazetecilere, "Ülkelerin mülkiyete sahip olması gerekir ve mülkiyeti savunursunuz, kiralamaları değil. Ve Grönland'ı savunmak zorundayız" dedi. "Kolay yoldan" veya "zor yoldan" yapacağız" diye ekledi. Beyaz Saray, yönetimin NATO üyesi Danimarka'nın yarı özerk bölgesini satın almayı düşündüğünü, ancak zorla ilhak seçeneğini de dışlamadığını yakın zamanda açıklamıştı. Danimarka ve Grönland, bölgenin satılık olmadığını söylüyor. Danimarka, askeri müdahalenin transatlantik savunma ittifakının sonunu getireceğini belirtmişti. En seyrek nüfuslu bölge olmasına rağmen, Grönland'ın Kuzey Amerika ve Arktik arasında yer alması, füze saldırıları durumunda erken uyarı sistemleri ve bölgedeki gemilerin izlenmesi için elverişli bir konumda olmasını sağlıyor. ABD Başkanı, Grönland'ın ABD ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığını defalarca dile getirdi ve kanıt olmadan "her yerinde Rus ve Çin gemileriyle dolu" olduğunu iddia etti. ABD, Grönland'ın kuzeybatı ucundaki Pituffik üssünde halihazırda 100'den fazla askeri personeli daimi olarak konuşlandırmış durumda; bu tesis, İkinci Dünya Savaşı'ndan beri ABD tarafından işletiliyor. Danimarka ile mevcut anlaşmalar uyarınca, ABD Grönland'a istediği kadar asker getirme yetkisine sahip. Ancak Washington'da gazetecilere konuşan Trump, kira sözleşmesinin yeterli olmadığını söyledi. "Ülkeler dokuz yıllık veya hatta 100 yıllık anlaşmalar yapamazlar." dedi ve mülkiyete sahip olmaları gerektiğini ekledi. "Çin halkını seviyorum. Rus halkını seviyorum." dedi Trump. "Ama onları Grönland'da komşu olarak istemiyorum, bu olmayacak." "Ve bu arada NATO'nun da bunu anlaması gerekiyor." diye ekledi ABD başkanı. Danimarka'nın NATO müttefikleri -başlıca Avrupa ülkeleri ve Kanada da dahil olmak üzere- bu hafta "ilişkileriyle ilgili konularda yalnızca Danimarka ve Grönland'ın karar verebileceğini" teyit eden açıklamalarla Danimarka'ya destek verdi. Arktik güvenliği konusunda ABD kadar istekli olduklarını vurgulayan ülkeler, bunun ABD de dahil olmak üzere müttefikler tarafından "topluca" başarılması gerektiğini söyledi. Ayrıca "egemenlik, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı da dahil olmak üzere BM Şartı'nın ilkelerinin korunması" çağrısında bulundular.

Bakanlık: Çin-Venezuela işbirliği, uluslararası hukuk tarafından korunmaktadır Haber

Bakanlık: Çin-Venezuela işbirliği, uluslararası hukuk tarafından korunmaktadır

Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin ile Venezuela arasındaki işbirliğinin uluslararası hukuk ve her iki ülkenin ulusal yasaları tarafından korunduğunu bildirdi. Bakanlık Sözcüsü Lin Jian, bugün düzenlenen olağan basın toplantısında, Çin ile Venezuela arasındaki petrol işbirliğine dair yöneltilen bir soruyu yanıtladı. Sözcü Lin, Çin ve Venezuela arasındaki işbirliğinin iki egemen devlet arasında yürütüldüğünü ve uluslararası hukuk ile her iki ülkenin yasaları tarafından koruma altında olduğunu vurguladı. Lin Jian, Venezuela’daki siyasi durum nasıl değişse değişsin, Çin’in iki ülke arasında her alandaki pragmatik işbirliğini derinleştirme niyetinin değişmeyeceğini belirterek, Çin’in Venezuela’daki meşru hak ve çıkarlarının da hukuka uygun şekilde korunmaya devam edileceğinin altını çizdi. ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini zorla alıkoyarak ülke dışına çıkarmasına ilişkin Çin'in tutumuna da değinen Lin, yaşanan gelişmelerden derin endişe duyduklarını ifade etti. ABD’nin bu eyleminin uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını ihlal ettiğine dikkat çeken Lin, bu durumun Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın amaç ve ilkelerine de aykırı olduğunu kaydetti. Sözcü Lin ayrıca, ABD’yi Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin can güvenliğini sağlamaya, onları derhal serbest bırakmaya, Venezuela rejimini devirme girişimlerine son vermeye ve sorunu diyalog yoluyla çözmeye çağırdıklarını ifade etti.

AB’den Venezuela açıklaması Haber

AB’den Venezuela açıklaması

Avrupa Birliği tarafından yayımlanan açıklamada, 26 AB üye ülkesi; Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, Kıbrıs, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya ve İsveç tarafından desteklendiği belirtildi. Açıklamada, “AB, tüm aktörlerin tırmanmayı önlemek ve krize barışçıl bir çözüm sağlamak amacıyla sükunet ve itidal göstermesi çağrısı yapıyor,” denildi. Ayrıca, BM Şartı ve uluslararası hukukun her koşulda korunması gerektiği vurgulandı ve BM Güvenlik Konseyi üyelerinin bu ilkelere özellikle dikkat etmesi gerektiği ifade edildi. AB, Nicolas Maduro’nun demokratik meşruiyetten yoksun olduğunu belirterek, “Venezuelalılar tarafından yönetilen barışçıl bir demokratik geçiş süreci desteklenmeli ve ülkenin egemenliğine saygı gösterilmelidir,” ifadelerini kullandı. Açıklamada, uluslararası iş birliği yoluyla organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleye önem verildiği, ancak bu sorunların uluslararası hukuka ve devletlerin egemenlik haklarına saygı çerçevesinde çözülmesi gerektiği kaydedildi. AB yetkilileri, ABD ve diğer bölgesel ve uluslararası ortaklarla yakın temas halinde olduğunu belirterek, “Venezuelalılar tarafından yürütülecek müzakereci, demokratik, kapsayıcı ve barışçıl bir çözümü desteklemeye çalışıyoruz,” sözlerini aktardı. Açıklamada, tüm siyasi mahkumların koşulsuz serbest bırakılması çağrısı yapıldı ve AB vatandaşlarının güvenliği için konsolosluk yetkililerinin koordineli çalıştığı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.