Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bm

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Putin’den Avrupa ve Kaliningrad mesajı: “Saldırı olursa tüm silahları kullanmamız konusu gündeme gelir” Haber

Putin’den Avrupa ve Kaliningrad mesajı: “Saldırı olursa tüm silahları kullanmamız konusu gündeme gelir”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da düzenlenen Valday Tartışma Kulübü toplantısında Avrupa ile ilişkiler, Kaliningrad, Ukrayna’daki savaş, Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılar ve Gazze konusunda açıklamalarda bulundu. Putin, Rusya’nın Avrupa’ya saldırma planı olmadığını savunurken, Rusya topraklarına doğrudan bir saldırı olması halinde Moskova’nın sahip olduğu tüm silahların kullanımının gündeme geleceğini söyledi. “Kimseyi tehdit etmiyoruz” Vladimir Putin, Uluslararası Valday Tartışma Kulübü’nün yıllık toplantısında yaptığı konuşmada Rusya’nın Avrupa ülkelerine yönelik bir saldırı hazırlığında olmadığını söyledi. Kaliningrad bölgesine ilişkin Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaları desteklediğini belirten Putin, Moskova’nın herhangi bir ülkeyi tehdit etmediğini savundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamaları ile çeşitli ülkelere gönderilen mektupların, Putin’in ifadesiyle, “gözdağı vermek” amacı taşımadığını, Rusya’ya yönelik tehdit olarak gördükleri girişimlere yanıt niteliğinde olduğunu söyledi. Putin, Kaliningrad dahil olmak üzere Rusya topraklarına doğrudan bir saldırı gerçekleşmesi halinde ülkenin elindeki tüm silahların kullanılması konusunun “kaçınılmaz olarak ve derhal” gündeme geleceğini ifade etti. Avrupa ülkelerini suçladı Avrupalı siyasi liderlerin vatandaşlarını Rusya ile tehlikeli bir çatışmanın eşiğine sürüklediğini öne süren Putin, Moskova’nın saldırı planlamadığını yineledi. Rusya’nın 2029, 2030 veya 2050 yılı için Avrupa’ya yönelik bir saldırı planı bulunmadığını söyleyen Putin, buna karşın ülkesinin saldırıya uğraması halinde karşılık vereceğini belirtti. Putin ayrıca Baltık Denizi'ndeki askeri tatbikatlar ile Rus gemilerine yönelik alıkoyma girişimlerini gerilimi artıran gelişmeler olarak değerlendirdi. Rusya'nın askeri kapasitesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Putin, ülkesinin sahip olduğu bazı silah sistemlerinin diğer ülkelerde bulunmadığını ve bunun Moskova açısından bir avantaj olduğunu söyledi. Rafineri saldırıları ve petrol sevkiyatı Putin, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının ekonomik zarar verme amacı taşıdığını ileri sürdü. Rusya'nın bu saldırılara karşılık verdiğini ve Ukrayna ekonomisi açısından önemli olduğunu belirttiği tesisleri hedef almaya başladığını söyleyen Putin, süreci Rusya'nın başlatmadığını savundu. Karadeniz'deki gemilere yönelik saldırılara da değinen Putin, bazı gemilerde askeri yük bulunduğunu iddia etti. Ukrayna'nın Rus tankerlerine ve sivil yük taşıyan gemilere yönelik saldırılar düzenlediğini belirten Putin, 100'den fazla geminin zarar gördüğünü söyledi. Rusya'da rafineri saldırılarının sona ermesi halinde dizel yakıt üretiminin artabileceğini belirten Putin, Batılı yaptırımlar nedeniyle Rus petrol ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılmasının önünde çeşitli engeller bulunduğunu ifade etti. Putin, yaptırımlar, sigorta kısıtlamaları ve artan navlun maliyetlerinin Rus petrol ürünlerinin ihracatını zorlaştırdığını belirterek, deniz taşımacılığında serbest seyrüsefer ve uluslararası deniz hukuku kurallarının korunmasından yana olduklarını söyledi. Gazze için “Filistin devleti” vurgusu Putin konuşmasında Gazze'deki gelişmelere de değindi. Filistin meselesinin en hassas insani sorunlardan biri olduğunu belirten Putin, Rusya'nın Filistin konusundaki tutumunun uzun süredir bilindiğini söyledi. Rus lider, kalıcı bir çözüm aranırken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu tarafından daha önce kabul edilen kararların temel alınması gerektiğini savundu. Putin, tam teşekküllü bir Filistin devletinin kurulmasını uzun vadeli çözümün temel unsuru olarak nitelendirdi. İstanbul müzakerelerini hatırlattı Putin, Rusya ile Ukrayna arasında 2022'de İstanbul'da gerçekleştirilen müzakerelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İstanbul görüşmelerinde tarafların belirli konularda anlaşmaya vardığını savunan Putin, Ukrayna heyetinin başkanının üzerinde mutabık kalınan metinleri parafladığını söyledi. Putin, bunun Ukrayna tarafının söz konusu düzenlemeleri genel olarak kabul ettiği anlamına geldiğini öne sürdü. Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna'nın söz konusu mutabakatlardan Batılı ortaklarının tavsiyesi üzerine vazgeçtiğini iddia etti. Putin ayrıca Ukrayna tarafının, İstanbul'daki mutabakatların uygulanması halinde savaşın daha önce sona erebileceğini sonradan kabul ettiğini ileri sürdü. Putin’in İstanbul görüşmelerine ilişkin bu değerlendirmeleri, Rusya’nın 2022 müzakerelerinin savaşın sona erdirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğu yönündeki uzun süredir devam eden resmi anlatımının bir parçası olarak öne çıktı.

BM’den Netanyahu’nun çağrı cihazı gösterisine açıklama: “Genel Kurul salonunun ciddiyetine saygı gösterilmeli” Haber

BM’den Netanyahu’nun çağrı cihazı gösterisine açıklama: “Genel Kurul salonunun ciddiyetine saygı gösterilmeli”

BM’den Netanyahu’nun hareketine ilişkin açıklama BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında Netanyahu’nun konuşması sırasında çağrı cihazı göstermesiyle ilgili soruları yanıtladı. Dujarric, BM’nin Genel Kurul’da konuşan çok sayıda dünya liderini dinlediğini ve dinlemeye devam edeceğini belirterek liderlerin ifade özgürlüğüne sahip olduğunu vurguladı. Dujarric, “İfade özgürlüklerini sınırlamak bize düşmez. Ancak burada konuşan tüm dünya liderlerinin, salonun ciddiyetine ve kutsiyetine saygı göstermesini diliyoruz.” ifadelerini kullandı. Netanyahu kürsüden çağrı cihazı göstererek dünyayı tehdit etti Netanyahu, 24 Eylül’de BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sırasında salondaki ülke temsilcilerine bir çağrı cihazı gösterdi. İsrail Başbakanı bu hareketiyle, Eylül 2024’te Lübnan’da çok sayıda kişinin ölmesine ve yaralanmasına yol açan çağrı cihazlarının patlatıldığı saldırılara gönderme yaptı. Netanyahu’nun konuşması sırasında farklı ülkelerden bazı delegelerin salonu terk ettiği de bildirildi. BM’nin mesajı BM Sözcüsü Dujarric’in açıklaması doğrudan Netanyahu’ya yönelik bir kınama içermedi. Açıklamada, Genel Kurul’da konuşan liderlerin ifade özgürlüğünün bulunduğu belirtilirken, konuşmaların gerçekleştirildiği salonun niteliğine ve ciddiyetine saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı.

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya tepki: “Sözleri Gazze’deki insani felaketi görünmez hale getiremez” Haber

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya tepki: “Sözleri Gazze’deki insani felaketi görünmez hale getiremez”

Duran’dan Netanyahu’nun BM konuşmasına tepki Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Netanyahu’nun BM kürsüsünü Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suçlamalar için kullanmasını eleştirdi. Duran, açıklamasında Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında yakalama kararı bulunduğunu belirterek, bu durumun BM’nin barış, hukuk ve diyalog hedefleriyle bağdaşmadığını ifade etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kasım 2024’te Netanyahu ve dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suçlara ilişkin yakalama emirleri çıkarmıştı. Mahkeme, kararında açlık yönteminin savaş aracı olarak kullanılması ve çeşitli insanlığa karşı suçlara ilişkin “makul gerekçeler” bulunduğunu belirtmişti. “Gazze’de yaşananlar görünmez hale getirilemez” Duran, Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerinin Gazze’deki insani durumun ve uluslararası hukuk önündeki süreçlerin üzerini örtemeyeceğini söyledi. Duran ayrıca, Türkiye’nin Filistinlilerin hakları, barış ve daha adil bir dünya hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Erdoğan BM Genel Kurulu’nda Gazze mesajı vermişti Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül’de BM Genel Kurulu’nun 81’inci oturumundaki konuşmasında Gazze’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının reforme edilmesi çağrısını yinelemişti. Erdoğan, BM’nin uluslararası barış ve güvenliği koruma görevini yerine getirmekte zorlandığını belirtmişti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de aynı oturumun açılışında Gazze’deki yıkım ve can kayıplarına dikkat çekerek çatışmaların sona ermesi ve insani yardımın bölgeye ulaştırılması çağrısında bulundu.

Emine Erdoğan BM’de mesaj verdi: “Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız” Haber

Emine Erdoğan BM’de mesaj verdi: “Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız”

“Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız” BM Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya katılan Emine Erdoğan, konuşmasında artan tüketim ve enerji ihtiyacının çevresel sonuçlarına dikkat çekti. İklim kaynaklı aşırı hava olaylarının artık daha sık gündeme geldiğini belirten Erdoğan, enerji dönüşümünün yalnızca üretim kapasitesinin artırılması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Erdoğan, “Neden daha çok enerji üretmek zorundayız?” sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, kaynakların kullanım biçiminin ve sınırsız tüketim alışkanlıklarının yeniden ele alınması çağrısında bulundu. “Üretim süreçlerini atık oluşturmayacak şekilde tasarlayabiliriz” Emine Erdoğan, kaynakların çıkarılması, işlenmesi ve tüketilmesi sırasında enerji harcandığını, ürünlerin atığa dönüşmesiyle de bu kaynakların önemli bölümünün sistemin dışına çıktığını söyledi. Gıda israfının da enerji israfıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, üretimden paketlemeye, hazırlamadan dağıtıma kadar geçen süreçte kullanılan enerjinin de israf edildiğine dikkat çekti. Erdoğan, çözüm için üretim süreçlerinin atık oluşturmayacak biçimde yeniden tasarlanabileceğini ve atıkların yeniden ham maddeye dönüştürülerek ekonomiye kazandırılabileceğini ifade etti. “Uzun ömürlü ve dayanıklı ürünlere geçmeliyiz” Konuşmasında tek kullanımlık ürünlere dayalı tüketim anlayışına da değinen Emine Erdoğan, sürdürülebilirliğin günlük yaşam ve üretim süreçlerinde kalıcı bir kültüre dönüşmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, “Birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalıdır” diyerek, gelecek nesillerin refahı ve nesiller arası adalet açısından daha uzun ömürlü ve dayanıklı ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Doğadaki döngüsel sistemin örnek alınabileceğini ifade eden Erdoğan, bir canlının çıktısının başka bir canlının girdisine dönüştüğü doğal sistemin, döngüsel üretim açısından önemli bir model sunduğunu kaydetti. Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefi Türkiye’nin sıfır atık uygulamaları ile temiz enerji yatırımlarını birlikte ilerlettiğini belirten Emine Erdoğan, yenilenebilir enerji kurulu gücüne ilişkin hedefleri de paylaştı. Erdoğan, Türkiye’nin 2035 yılına kadar güneş ve rüzgar enerjisindeki kurulu gücünü 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediğini söyledi. Sıfır Atık yaklaşımının kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in eylem gündeminde daha ileri taşınmasının amaçlandığını ifade etti. Yuvarlak masa toplantısı yapıldı Emine Erdoğan’ın konuşmasının ardından toplantının yuvarlak masa bölümüne geçildi. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ile diğer davetliler katıldı. Toplantı, Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde enerji dönüşümü, temiz enerji ve sürdürülebilirlik başlıklarının ele alındığı programlardan biri oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM için reform çağrısı: Veto imtiyazı kaldırılmalı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM için reform çağrısı: Veto imtiyazı kaldırılmalı

Dünya 5’ten büyüktür’ mesajı Erdoğan, “BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır” başlıklı makalesinde, son yıllarda yaşanan salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmaların küresel sorunların çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın mevcut şartlarla bağdaşmadığını gösterdiğini ifade etti. BM Güvenlik Konseyi’nin hâlâ İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yapıyı yansıttığını belirten Erdoğan, daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışına ihtiyaç bulunduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda daha önce dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının daha geniş bir sorumluluk anlayışına işaret ettiğini belirterek, BM reformu konusunda somut bir yol haritası oluşturulması gerektiğini kaydetti. Veto imtiyazının kaldırılmasını istedi Erdoğan, reformun merkezinde Güvenlik Konseyi’ndeki veto imtiyazının kaldırılmasının bulunması gerektiğini ifade etti. Yeni ayrıcalıklı üyeler eklenmesinin, karar alma gücünün sınırlı sayıdaki devletin elinde toplanması sorununu çözmeyeceğini belirten Erdoğan, reformun veto hakkının başka ülkelere de verilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, Genel Kurul bünyesinde hiçbir ülkenin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleyememesi ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmasını önerdi. Erdoğan ayrıca Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli sürelerle ve dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin ise üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazanması gerektiği bir model önerdi. ‘Gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişimi güvence altına alınmalı’ Küresel güç dengelerinin ekonomi, teknoloji, güvenlik ve diplomasi alanlarında değiştiğini belirten Erdoğan, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığını ifade etti. Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların devletlerin güçlü kurumlara ve dayanıklı ekonomilere sahip olmasının önemini artırdığını belirten Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenliğinin de daha önemli hale geldiğini kaydetti. Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkının ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimin güvence altına alınması gerektiğini söyledi. ‘Kalıcı barış blokların çoğalmasıyla kurulamaz’ Türkiye’nin çok taraflı diplomasi tecrübesini BM reformu arayışında kullanmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerindeki ağırlığının artırılması ve Genel Kurul’un rolünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde farklı bölgelerden ülkelerin ortak bir zeminde buluşmasının uluslararası sistemin temsil kapasitesini güçlendireceğini belirterek, “Daha adil bir dünya” için farklı coğrafyaların tecrübesi, kapasitesi ve iradesinin ortak zeminde buluşturulması gerektiğini savundu.

Hakan Fidan’dan gündeme ilişkin açıklamalar: Mekke İttifakı, Suriye, Gazze ve yapay zeka mesajı Haber

Hakan Fidan’dan gündeme ilişkin açıklamalar: Mekke İttifakı, Suriye, Gazze ve yapay zeka mesajı

Fidan, Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik saldırılar nedeniyle Mekke İttifakı kapsamında dayanışma içinde olduklarını belirterek, ülkenin ihtiyaç duyabileceği bazı teknik askeri desteğin karşılanabileceğini söyledi. Fidan’dan Suudi Arabistan mesajı Mekke İttifakı’nın geldiği aşamaya ilişkin konuşan Fidan, ittifakın güçlü bir iradeyle ilerlediğini ifade etti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan yapının bölge ülkelerine açık olduğunu belirten Fidan, kurumsallaşma adımlarının ardından yeni ülkelerin katılımına yönelik görüşmeler yapılabileceğini söyledi. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara da değinen Fidan, ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik ciddi saldırılar bulunduğunu belirterek Türkiye’nin anlaşmadan kaynaklanan sorumlulukları doğrultusunda dayanışma içinde olduğunu söyledi. Fidan, Mekke’ye yönelik petrol altyapısına yönelik saldırıları kınadıklarını belirterek, Suudi Arabistan’ın ihtiyaç duyabileceği bazı teknik askeri ihtiyaçların karşılanabileceğini ifade etti. Suriye’de entegrasyon süreci Suriye ziyaretindeki temaslarına ilişkin bilgi veren Fidan, iki ülke arasında görüşülmesi gereken çok sayıda başlık bulunduğunu söyledi. Türkiye ile Suriye arasındaki 911 kilometrelik sınırın bulunduğuna dikkat çeken Fidan, Suriye’de istikrar, barış, huzur ve kalkınmanın Türkiye açısından da önem taşıdığını belirtti. Görüşmelerde bölgesel istikrar, riskler, entegrasyon süreci ve terörle mücadele gibi konuların ele alındığını aktaran Fidan, SDG’nin Suriye’ye entegrasyonu konusunda tarafların sürecin kontrollü şekilde ilerlemesini istediğini ancak şartlar tamamlanana kadar gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. İsrail ve Gazze açıklaması İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Netanyahu’nun iç siyasetteki konumunu güçlendirmeye yönelik bir politika izlediğini savundu. Fidan, Türkiye’nin bölgedeki gelişmelere ilişkin tutumunun değişmeyeceğini belirterek İsrail’in politikalarının yalnızca bölgeyi değil daha geniş ölçekte uluslararası güvenliği etkilediğini ifade etti. Gazze’deki sürece de değinen Fidan, ateşkes anlaşmasının birinci aşamasından ikinci aşamasına geçişte sorun yaşandığını söyledi. Hamas’ın üzerine düşen bazı adımları attığını savunan Fidan, İsrail’in ise yeni talepler getirdiğini öne sürdü. İnsani yardım ve barınma konusunda da sorunların devam ettiğini belirten Fidan, bazı barınma malzemeleri ile prefabrik yapıların Gazze’ye girişine izin verilmediğini ifade etti. ABD-İran görüşmelerinde tıkanma Bölgedeki gerilime ilişkin değerlendirmesinde ABD ile İran arasındaki görüşmelerde son aylarda ilerleme sağlanamadığını belirten Fidan, Babülmendep hattındaki gelişmelerin de tabloyu daha karmaşık hale getirdiğini söyledi. Fidan, ABD-İran müzakerelerinin sonuçlanmasını önemsediklerini belirterek tarafların yeni teklifleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Krizin ekonomik etkilerinin artık daha fazla hissedildiğini de sözlerine ekledi. Karadeniz için yeni teklif Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasında devam eden karşılıklı saldırılara ilişkin konuşan Fidan, savaşın kalıcı sonuçlar doğuracak şekilde sona erdirilmesinin mevcut koşullarda zor göründüğünü söyledi. Türkiye’nin her iki tarafa da bir teklif ilettiğini ve yanıt beklediğini belirten Fidan, öncelikli konulardan birinin tahılın Karadeniz üzerinden güvenli şekilde çıkarılması olduğunu ifade etti. Yunanistan ile ilişkiler Yunanistan siyasetinde Türkiye konusunun iç siyasi tartışmalarda kullanılabildiğini savunan Fidan, Türkiye’nin ise mevcut hükümetle yürütülen resmi temaslara odaklandığını söyledi. Silahlı kuvvetler ve sahil güvenlik birimlerinin gelişmeleri hassasiyetle takip ettiğini belirten Fidan, Ege’de tarafların gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’ın BM konuşmasına ilişkin değerlendirme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapacağı konuşmaya da değinen Fidan, Türkiye’nin dünya sorunlarına ilişkin çözüm önerilerinin gündeme getirileceğini söyledi. Fidan, insanlığın ortak değerleri temelinde çözüm arayışının yanı sıra yapay zekanın gelecekte oluşturabileceği risklere ilişkin mesajların da Erdoğan’ın konuşmasında yer alacağını belirtti. “Terörsüz Türkiye” mesajı Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmesinde Fidan, bu yaklaşımın bölge ülkelerinde de karşılık bulduğunu söyledi. Suriye ve Irak’ta silahlı grupların faaliyetlerine yönelik yaklaşımın değiştiğini savunan Fidan, terör örgütünün mevcut süreci değerlendirerek silahlı yapıyı kalıcı şekilde gündemden çıkarması gerektiğini ifade etti. “Yapay zeka ulusal güvenlikle ilgili bir konu” Yapay zekanın geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, teknolojinin yalnızca ekonomik veya teknolojik rekabet başlığı altında ele alınmaması gerektiğini söyledi. ABD ve Çin’in yeni döneme hazırlık yaptığını belirten Fidan, yapay zekanın giderek daha fazla alanda kullanılacağını ve teknolojik kapasitenin ülkelerin ulusal güvenliği açısından önem kazanacağını ifade etti. Fidan, Türkiye’nin de bölge ülkeleriyle birlikte büyük veri merkezleri ve yapay zeka altyapıları konusunda çalışmalar yürütmesi gerektiğini belirterek, bu alanın “sıradan bir teknolojik rekabet” olmadığını, ulusal güvenlikle bağlantılı stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısına ilişkin durumdan endişeliyiz Haber

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısına ilişkin durumdan endişeliyiz

BM Genel Sekreter Sözcüsü Dujarric, günlük basın toplantısında soruları cevapladı. İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırısı hakkındaki bir soruya Dujarric, “Durumdan endişeliyiz, gemideki herkesin güvenliği konusunda çok endişeliyiz, korunmaları ve güvende tutulmaları gerekiyor, açık denizlerde uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir.” yanıtını verdi. Dujarric, İsrail’in saldırı ile uluslararası hukuku ihlal edip etmediği yönündeki bir soruya da, “Bu (saldırının) nasıl yapıldığına dair tüm ayrıntılara sahip değiliz, ancak bu uluslararası hukuka tam olarak saygı gösterilerek yapılan bir şeye benzemiyor.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Gazze’ye insani yardımların en iyi resmi kanallar yoluyla ulaştırılabileceğini savunan Dujarric, “Ve bunun da daha büyük miktarlarda gerçekleşmesi için İsrail'in, ihtiyacımız olan yardımı getirmemize izin vermeyen bir dizi engeli ve bariyeri kaldırması gerekiyor.” dedi. ⁠İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu'na saldırıları İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik ablukasını kırmayı ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında Yunan kara sularından birkaç deniz mili açıkta İsrail ordusunun hukuk dışı müdahalesine maruz kalmıştı. Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, uluslararası sulardaki saldırısında İsrail ordusu 177 aktivisti alıkoyup kötü muamelede bulunmuştu. İsrail ordusu, 39 ülkeden 426 aktivistin yer aldığı Filoya, 18 Mayıs'ta Gazze'ye doğru uluslararası sularda seyir halindeyken yeni bir saldırı düzenledi ve çok sayıda aktivisti hukuka aykırı şekilde alıkoydu. İsrail ordusu, Ağustos 2025'te de 44'ten fazla ülkeden 500 aktivisti taşıyan 40'tan fazla tekneyle Gazze'ye yönelen Küresel Sumud Filosu'na benzer bir saldırıda bulunmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.