Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşmiş Milletler

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor Haber

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor

CARE International, Action Against Hunger, Uluslararası Kurtarma Komitesi, Mercy Corps ve Norveç Mülteci Konseyi tarafından 13 Nisan'da yayınlanan bir rapora göre, Sudan ordusu ile rakibi Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki yaklaşık üç yıllık çatışma, ülkenin gıda sistemini harap ederek yaygın kıtlığa ve büyük ölçekli yerinden edilmelere yol açmıştır. 15 Nisan'da üçüncü yılına girmesi beklenen savaş, birçok tarlayı, yolu ve pazarı tahrip ederek tüm gıda tedarik zincirini aksatmıştı. Bu durum özellikle Kuzey Darfur ve Güney Kordofan eyaletlerinde çok daha vahim; buralarda birçok aile günde sadece bir öğün yemek yiyebiliyor, hatta tüm gün aç kalmak zorunda kalıyor veya hayatta kalmak için yaprak ve hayvan yemiyle besleniyor. Önemli bir destek kaynağı olan topluluk mutfaklarının kaynakları tükeniyor; ekonomik kriz ve iklim değişikliğinin etkileri ise durumu daha da kötüleştiriyor. Nisan 2023'te ordu ve RSF arasında patlak veren Sudan'daki çatışma, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. 12 milyondan fazla insan yerinden edildi, 33 milyondan fazla insan ise insani yardıma muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler'e göre, son üç yılda 40.000'den fazla insan hayatını kaybetti; ancak yardım kuruluşları gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine inanıyor. 2026 İnsani Yardım Planı, Sudan nüfusunun %61,7'sine denk gelen yaklaşık 28,9 milyon insanın ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uluslararası raporlar, etnik çatışmalar ve insan hakları ihlalleri de dahil olmak üzere çok sayıda şiddet olayını belgeliyor. El-Fasher ve Kadugli gibi bazı bölgelerde kıtlık doğrulandı, Um Baru ve Kernoi gibi yerlerde ise akut yetersiz beslenme göstergeleri acil durum seviyelerini aştı. Raporda, savaşın yalnızca tarımsal üretimi sekteye uğratmakla kalmadığı, aynı zamanda kıtlığı bir baskı aracı olarak kullandığı, çiftliklerin ve pazarların kasıtlı olarak yok edilmesi gibi durumlara da işaret ettiği belirtildi. Kadınlar ve kız çocukları, yiyecek ve su ararken şiddet ve tacize maruz kalma riski daha yüksek olan, en ağır şekilde etkilenen gruptur. Kadınların yönettiği hanelerin, erkeklerin yönettiği hanelere kıyasla gıda güvensizliği yaşama olasılığı üç kat daha fazladır.

MASAK’tan “malvarlığı dondurma” düzenlemesi açıklaması Haber

MASAK’tan “malvarlığı dondurma” düzenlemesi açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), son günlerde gündeme gelen “malvarlığı dondurma” düzenlemesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Yeni Şafak’ın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından hazırlanan yasa teklifine ilişkin haberine yanıt verdi. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin Financial Action Task Force (FATF) tarafından yürütülen 5. Değerlendirme Turu kapsamında ele alındığı ve Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri doğrultusunda hazırlandığı belirtildi. MASAK, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesinin Bakanlığın öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayarak, malvarlığı dondurma uygulamalarının FATF’ın 6 ve 7 numaralı tavsiyeleri doğrultusunda Birleşmiş Milletler kararlarının gecikmeksizin uygulanmasını zorunlu kıldığını ifade etti. Açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının iç hukuka aktarılmasında yaşanan gecikmelere dikkat çekilerek, önerilen düzenleme ile bu sürecin hızlandırılmasının amaçlandığı kaydedildi. Düzenlemenin, başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere ilgili kurumlarla mutabakat içinde hazırlandığı belirtilirken, Cumhurbaşkanı’nın nihai karar yetkisinin korunacağı vurgulandı. Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından alınabilecek geçici malvarlığı dondurma kararlarının, ilgili kurumlarla koordinasyon içinde uygulanacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, söz konusu değişiklikle acil durumlarda geçici önlemler alınarak Türkiye’nin finansal sisteminin kötüye kullanımının önüne geçilmesinin hedeflendiği ve bu adımın uluslararası taahhütlere bağlılığın bir göstergesi olduğu belirtildi.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti 'nde  Maden çökmesi sonucu 9 kişi öldü 12 kişi yaralandı Haber

Demokratik Kongo Cumhuriyeti 'nde Maden çökmesi sonucu 9 kişi öldü 12 kişi yaralandı

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusundaki Rubaya bölgesinde 27 Mart'ta meydana gelen ciddi bir maden çökmesinde en az dokuz kişi hayatını kaybetti, 12 kişi ise yaralandı. Olay, bölgede son zamanlarda yaşanan bir dizi ciddi maden kazasının ortasında gerçekleşti. Yerel medya haberlerine göre, olay Rubaya'daki Gasasa maden bölgesinde meydana geldi. Madenciler maden çıkarmak için derin yeraltı tünellerine inerken iki maden kuyusu aniden çöktü. Birçok kişi yer altında kaldı, bazı kurbanlar ise ağır yaralandı ve kritik durumda. Kurtarma çalışmaları, istikrarsız jeolojik koşullar ve özel ekipman eksikliği nedeniyle engelleniyor. Rubaya bölgesi şu anda M23 isyancı grubunun kontrolü altında. Kongo hükümeti daha önce Kasım ayında bölgeyi "kırmızı bölge" ilan ederek tüm madencilik ve mineral ticaretine tam bir yasak getirmişti. Rubaya uzun zamandır maden kazaları açısından riskli bir bölge olarak kabul ediliyor. Bu ayın başlarında, şiddetli yağmurların neden olduğu bir maden çökmesi sonucu 70'i çocuk olmak üzere 200'den fazla kişi hayatını kaybetti. Bundan önce, Ocak ayında, birkaç koltan madeni çökmüş ve en az 200 kişi ölmüştü. Bazı tahminler, kayıp olanlar hariç, ölü sayısının 400'ü aşabileceğini bile öne sürüyor. Koltan, modern elektronik cihazların üretiminde hayati bir rol oynayan nadir bir toprak metali olan tantalın önemli bir kaynağıdır. Birleşmiş Milletler tahminlerine göre, yalnızca Rubaya madenleri küresel tantal arzının yaklaşık %15'ini karşılıyor olabilir.

İsviçre bankasına Epstein ile bağlantılı olduğundan şüphelenilerek baskın düzenlendi. Haber

İsviçre bankasına Epstein ile bağlantılı olduğundan şüphelenilerek baskın düzenlendi.

Bu soruşturma, "pedofil milyarder" Jeffrey Epstein ile bağlantılı belgelerde adı geçen Fransız diplomatFabrice Aidan'ı hedef alıyor. Aidan, 2006-2013 yılları arasında Birleşmiş Milletler'e görevlendirilmiş orta düzey bir diplomattı ve daha sonra bu bankada çalıştı. Arama, geçen Cuma günü İsviçre bankasının başkanı Ariane de Rothschild'in huzurunda gerçekleştirildi. Edmond de Rothschild, mali savcı tarafından yürütülen soruşturmada adli sistemle tam işbirliği içinde olduklarını ısrarla belirtiyor. Fabrice Aidan'ın adı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan 200'den fazla belgede geçti. Bu kayıtlar arasında, Aidan'ın 2010 ile 2016 yılları arasında hem kişisel hesabından hem de Birleşmiş Milletler hesabından Epstein'e gönderdiği iddia edilen e-postalar da yer alıyordu. Diplomat Fabrice Aidan ve Epstein arasında yapılan e-posta yazışmaları. Bazı e-postalar, Aidan'ın o dönemde BM Güvenlik Konseyi özetlerini ve diğer gizli belgeleri Epstein'e teslim ettiğini gösteriyor. Aidan bu iddialara yanıt olarak herhangi bir yanlışlık yapmadığını reddederken, avukatları henüz resmi bir açıklama yapmadı. Bankaya yakın bir kaynak, 2014-2016 yılları arasında orada çalışan Aidan hakkında şüpheler ortaya çıkar çıkmaz iç soruşturma başlatıldığını açıkladı. Bu arada, Şubat ayı sonlarında Fransa'nın yolsuzlukla, mali suçlarla ve vergilendirmeyle mücadele merkez ofisinden yetkililer Aidan'ı sorguladı. Dikkat çekici bir şekilde, Ariane de Rothschild de Ocak ayında ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Epstein dosyalarında yer aldı ve bu dosyalarda Epstein'ın 2019'daki tutuklanmasından yıllar önce onunla kişisel yazışmalar sürdürdüğü ortaya çıktı. Belgelerin ortaya çıkmasının ardından bir banka sözcüsü, "Epstein, 2013'ten 2019'a kadar de Rothschild'in iş ortağıydı" açıklamasını yaptı ve de Rothschild'in onun herhangi bir yanlış davranışından haberdar olmadığını belirtti. Fransa Dışişleri Bakanlığı, yaklaşık 30 görüşmeyi içeren iç idari soruşturmayı tamamladığını açıkladı. Bakanlık, çağrılan tüm mevcut ve eski çalışanların tam işbirliği yaptığını doğruladı.

Bahçeli: Birlikten güç doğacak Haber

Bahçeli: Birlikten güç doğacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında yaptığı konuşmada, milli birlik ve beraberlik vurgusu yaparak “Terörsüz Türkiye” hedefinin stratejik bir öncelik olduğunu söyledi. Ramazan Bayramı ve Nevruz’un birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin iç huzurunun en büyük güvence olduğunu ifade etti. “Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını göstereceğiz” diyen Bahçeli, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de geniş yer ayıran Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgesel barışı tehdit ettiğini söyledi. Artan gerilimin küresel bir savaşa dönüşme riskine işaret eden Bahçeli, “Savaş durmalı, silahlar susmalı, diplomasi öne çıkmalıdır” çağrısında bulundu. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/dyOxOH9IXm — MHP (@MHP_Bilgi) March 24, 2026 İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Filistin’de yaşananlara dikkat çekerek uluslararası toplumun daha etkin rol alması gerektiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler’in mevcut krizler karşısında yetersiz kaldığını savundu. “Terörsüz Türkiye” hedefinin sadece güvenlik değil, toplumsal birlik projesi olduğunu ifade eden Bahçeli, Türk ve Kürt vatandaşların ortak kaderde buluşmasının önemine değindi. Bu süreçte demokratik ve hukuki adımların aşamalı şekilde atılacağını belirtti. Türkiye’nin küresel ölçekte daha güçlü bir aktör olma fırsatıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Bahçeli, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonunun bu sürecin yol haritası olduğunu söyledi. Konuşmasının sonunda Ramazan Bayramı’nı ve Nevruz’u kutlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Katar’da meydana gelen helikopter kazasında şehit olan askerler ve hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti.

İranlı sivillere acil uyarı: Askeri amaçlı kullanılan limanlardan uzak durun Haber

İranlı sivillere acil uyarı: Askeri amaçlı kullanılan limanlardan uzak durun

Yapılan resmi açıklamada CENTCOM, İran rejiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki sivil limanları askeri operasyonlar için kullandığını, bu durumun hem uluslararası ticareti hem de masum sivillerin hayatını tehlikeye attığını belirtti. "Sivil limanlar koruma statüsünü kaybediyor" CENTCOM, uluslararası hukuka atıfta bulunarak, askeri faaliyetler için kullanılan sivil altyapıların dokunulmazlığını yitirdiğine dikkat çekti. Açıklamada, "Askeri amaçla kullanılan sivil limanlar koruma statüsünü kaybeder ve uluslararası hukuka göre 'meşru askeri hedef' haline gelir" ifadelerine yer verildi. Liman çalışanlarına ve mürettebata çağrı ABD kuvvetleri, İranlı sivillerin yanı sıra liman işçileri, idari personel ve ticari gemi mürettebatına yönelik şu uyarıları sıraladı: “İran Deniz Kuvvetleri’nin konuşlandığı veya askeri teçhizatın bulunduğu liman tesislerinden derhal uzaklaşın. Tahran yönetiminin kasten sivil limanlara yerleştirdiği savaş gemileri ve askeri araçlarla aranıza mesafe koyun. Askeri operasyonların yürütüldüğü bölgelerde bulunmak hayati risk taşımaktadır.” CENTCOM, sivil kayıpları en aza indirmek için gerekli tüm önlemlerin alınacağını ancak İran rejiminin savaş amacıyla kullandığı tesislerde kimsenin güvenliğinin garanti edilemeyeceğini vurguladı. Hürmüz Boğazı’nda trafik yüzde 97 azaldı Bu uyarı, bölgedeki gerilimin zirveye çıktığı ve Hürmüz Boğazı’nın stratejik öneminin arttığı bir dönemde geldi. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Tahran’ın füze kapasitesinin yüzde 90 oranında imha edildiğini ve savaşın sonuna yaklaşıldığını savunmuştu. Trump ayrıca, 16 İran bombalı teknesinin imha edilmesinin ardından Hürmüz Boğazı’nın "tam kontrolünü" ele almayı planladıklarını söylemişti. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan son rapor, bölgedeki insani ve ekonomik krizin boyutlarını gözler önüne serdi. Rapora göre, 28 Şubat’ta başlayan çatışmalardan bu yana Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği yüzde 97 oranında azaldı. Petrol fiyatları ise sevkiyatın durma noktasına gelmesiyle varil başına 120 dolara kadar yükseldi. CENTCOM, uluslararası deniz seyrüseferine yönelik tehditler tamamen ortadan kaldırılana kadar bölgedeki operasyonların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

Davutoğlu'ndan Minab saldırısı için uluslararası soruşturma çağrısı Haber

Davutoğlu'ndan Minab saldırısı için uluslararası soruşturma çağrısı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile uluslararası hukuk profesörü ve Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörlüğü görevinde bulunmuş Richard Falk, Küresel Vicdan Girişimi kapsamında uluslararası bir çağrı başlattı. Davutoğlu, girişimi milletvekilleri ve genel başkan yardımcılarıyla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Hazırlanan dilekçede, ABD ve İsrail’in saldırıları sonucunda İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bir okulun hedef alındığı ve 165 kız öğrencinin hayatını kaybettiği olayın uluslararası hukuk açısından doğurduğu ihlallere dikkat çekildi. Metinde, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail tarafından İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen askeri saldırının Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan güç kullanma yasağını ihlal ettiği vurgulandı. Ayrıca Minab’daki “Şecere-i Tayyibe” ilkokulunun füze saldırısıyla hedef alındığı, saldırı sırasında sınıflarda öğrencilerin bulunduğu ve okul binasının tamamen yıkıldığı ifade edildi. Küresel Vicdan Girişimi tarafından hazırlanan dilekçede, Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri başta olmak üzere yetkili uluslararası kurumlar saldırıyla ilgili bağımsız ve etkin bir soruşturma başlatmaya davet edildi. Ayrıca evrensel yargı yetkisini tanıyan ülkelerin savcılık ve mahkemelerine de sorumlular hakkında hukuki süreç başlatma çağrısı yapıldı. Davutoğlu ve Falk’un öncülüğünde hazırlanan dilekçe, farklı ülkelerden siyaset, uluslararası ilişkiler ve hukuk alanında çok sayıda isim tarafından imzalandı. Girişimde, bir ilkokula yönelik ölümcül saldırının uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinin açık ihlali olduğu vurgulanarak gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların yargılanması ve mağdurların adalete erişiminin sağlanması için uluslararası toplumun acilen harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.

Babacan: Ülke olarak bu Ramazan'ı da maalesef ağır bir ekonomik tabloyla idrak ediyoruz Haber

Babacan: Ülke olarak bu Ramazan'ı da maalesef ağır bir ekonomik tabloyla idrak ediyoruz

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, Trabzon’da iftara katıldı, iftarda yaptığı konuşmada gündemi değerlendi. Kadınlar günü vesilesiyle kadınların uğradığı şiddet ve ayrımcılığa değinen Babacan, “Gerçekten büyük bir hicap duymamız gereken ve acil çözüm bulmamız gereken kadına karşı şiddetle mücadelede de topyekûn ve sağlam bir mücadele vermemiz gerekiyor. Kadınların kendini emniyette, güvende hissettiği, evinde olsun, işinde olsun, yollarda olsun, kendini emniyette, güvende hissettiği bir Türkiye'ye ulaşıncaya kadar da hep beraber gayret etmemiz gerektiğinin tekrar altını çizmek istiyorum.” ifadelerini kullandı. “Ülke olarak bu Ramazan'ı da maalesef ağır bir ekonomik tabloyla idrak ediyoruz." ifadelerini kullanan Babacan, iftar sofrası kurmanın her aile için her yıl, her Ramazan gittikçe zorlaştığını aktardı. Babacan, çarşıya, pazara çıkan herkesin aynı şeyi söylediğini belirterek, "Fiyatlar artıyor, maaş yetmiyor. Emeklinin, asgari ücretlinin, dar gelirlinin sofrası her geçen gün biraz daha küçülüyor. Gençler yarınlarına umutla bakamıyor. Üniversiteyi bitiren genç iş aramaya başlıyor. Torpil olmadan bulamıyor. Kamuda çalışmak isteyenler yazılı sınavlarda ne kadar yüksek puan alırlarsa alsınlar mülakatlarda eleniveriyorlar. Kısacası emek hak ettiği karşılığı bulamıyor. Sıkıntılar sadece ekonomide de değil. İnsanlar artık yargı sistemine güvenmiyor. Hukuksuzluk, adaletsizlik her alanda yayılıyor.” diye konuştu. Karadeniz'de ekonominin ve sosyal hayatın ritmini belirleyen iki büyük emek olduğunu ve bunların çay ve fındık olduğunu belirten Babacan, şunları aktardı: "Bu iki ürün bu toprakların sadece bir tarım ürünü değildir. Bu toprakların emeğidir, alın teridir, hayat kaynağıdır, sosyal dengesidir. Karadeniz'de yüz binlerce ailenin sofrasına giren ekmek, büyük ölçüde bu iki ürünün bereketiyle gelir. Ama bugün ne yazık ki bu emeğin karşılığı konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Türkiye, dünya fındık üretiminde açık ara lider bir ülkedir. Çay üretiminde de dünyanın en önemli ülkeleri arasındadır. Üretimde güçlü bir ülkeyiz. Ama iş gelirin paylaşımına gelince bambaşka bir tablo görüyoruz. Dünyanın fındığını biz üretiyoruz ama fiyatını çoğu zaman biz belirlemiyoruz. Çayda ise üreticinin emeğini güvence altına alacak, öngörülebilir ve kalıcı bir piyasa düzeni hâlâ kurulabilmiş değil. Üretici aylarca emek veriyor, ürününü topluyor, bekletiyor. Ama piyasanın dalgalanmaları çoğu zaman üreticiyi yalnız bırakıyor. Bir tarafta artan gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri var. Diğer taraftaysa belirsiz ya da çok geç açıklanan fiyatlar. Bu tablo üreticileri büyük bir kaygıyla karşı karşıya bırakıyor. Hiç kimse önünü göremiyor.” ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değinen Babacan, “Dünyanın gözünü kapattığı, gündemlerin arasına sıkıştırıp unutturmaya çalıştığı büyük bir acı hâlâ devam ediyor. Gazze'den yükselen o feryadı hatırlatmak istiyorum. Gazze'de sorun bitmedi. Masum siviller ağır bedeller ödemeye devam ediyor. Anneler evlatsız, evlatlar annesiz kaldı. Şehirler yıkıldı, hastaneler hedef alındı ve bütün bunlar olurken dünya çoğu zaman sustu. 2 yıl süren savaşta 70 binden fazla insan öldü. Ancak sözümona ateşkesin ilanından bugüne kadar hayatını kaybedenlerin sayısı da 600'ü geçti." sözlerini kaydetti. Babacan, son 1 haftadır bu ateşin çok daha geniş bir bölgeyi sarmış durumda olduğunu aktararak, şu ifadeleri kullandı: "İsrail'in İran'a başlattığı ve Amerika Birleşik Devletleri'nin de katıldığı bu askeri operasyon, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın açık bir ihlalidir. Önleyici savaş gerekçesiyle yapılan bu saldırganlığın uluslararası hukukta hiçbir karşılığı yoktur. Müzakere süreçleri devam ederken savaş diline başvurmak bölgesel istikrarı doğrudan tehdit etmektedir. Geçmiş tecrübelerimiz çok açık. Dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemez. Savaş yalnızca kaosu derinleştirir. Biz açık ve net söylüyoruz: İran'a karşı başlatılan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Öte yandan İran'ın Körfez'deki pek çok ülkeyi hedef alan saldırılarını da doğru bulmuyoruz. Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne yol açacak hesapların karşısında durmak zorundayız."

Bahçeli’den teşkilatlara 'biriz, diriyiz, kardeşiz' mesajı... Terörsüz Türkiye'den geri adım yok Haber

Bahçeli’den teşkilatlara 'biriz, diriyiz, kardeşiz' mesajı... Terörsüz Türkiye'den geri adım yok

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il ve ilçe başkanlarının katılımıyla ATO Congresium’da düzenlenen iftar programında kapsamlı bir konuşma yaptı. Teşkilat mensuplarına hitap eden Bahçeli, 57 yıllık Milliyetçi Hareket Partisi geçmişinin en güçlü dayanağının teşkilat yapısı olduğunu vurgulayarak, “Bizler tek yumruk olursak karşımızda kimse tutunamaz” ifadelerini kullandı. Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik eleştirileri sert sözlerle yanıtlayan Bahçeli, fitne ve ayrışma girişimlerine karşı birlik ve kardeşlik çağrısı yaptı. Türkiye’nin doğusundan batısına tek bir irade olduğunu dile getiren Bahçeli, “Biriz, diriyiz, kardeşiz” mesajı verdi. “TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDECEĞİZ” MHP lideri Bahçeli, 2053 hedeflerine işaret ederek “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonunun refah, barış ve kardeşlik yüzyılı olacağını söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın Türkiye’ye sahip çıkacağını belirten Bahçeli, “İnandık, başaracağız” dedi. Konuşmasında bölgesel gelişmelere de geniş yer ayıran Bahçeli, ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimin küresel bir savaşa dönüşme riskine dikkat çekerek, çatışmaların kontrolden çıkmasının 3. Dünya Savaşı ihtimalini doğurabileceğini ifade eden Bahçeli, silahların susması ve ateşkes ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’i uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluk almaya çağıran Bahçeli, Türkiye’nin barıştan yana tavrını sürdüreceğini belirtti. İran’a yönelik suikastları kınayan Bahçeli, diplomatik çözümün esas alınması gerektiğini vurguladı. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” VURGUSU “Terörsüz Türkiye” hedefinin kalıcı barış ve huzurun teminatı olduğunu ifade ederek, milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını söyleyen Bahçeli, iç cephede dayanışmanın tahkim edilmesi gerektiğini belirterek, ayrımcılık ve bölücülüğe karşı kararlı duruş sergileyeceklerini dile getirdi. Parti teşkilatlarının saha çalışmalarına da değinen Devlet Bahçeli, “Hayırlı Günler Komşum” ve “Derdin Derdimizdir” programları kapsamında 81 il ve 963 ilçede 168 bini aşkın etkinlik gerçekleştirildiğini hatırlatarak, bu çalışmalar dolayısıyla parti yöneticilerine ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.