Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Binyamin Netanyahu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Binyamin Netanyahu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Binyamin Netanyahu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arakçi: İran’a yönelik tehditler sonuç vermedi Haber

Arakçi: İran’a yönelik tehditler sonuç vermedi

Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından İran basınına konuşan Arakçi, Washington yönetiminin tehdit dilini sürdürdüğünü ancak bunun sonuç vermeyeceğini söyledi. ABD’nin uzun süredir farklı yöntemlerle İran’ı tehdit ettiğini belirten Arakçi, “Kendileri de bu tehditlerden ve başlattıkları savaştan sonuç alamayacaklarını biliyorlar” ifadelerini kullandı. Sorunun askeri yollarla çözülemeyeceğini savunan İranlı Bakan, “40 gün boyunca bizimle savaştılar ve sonucu gördüler. İran’a saygılı bir dille yaklaşanlar aynı şekilde karşılık alır” dedi. Arakçi, askeri yöntemlerin çözüm üretmeyeceğini belirterek, tarafların diplomatik ve mantıklı yolları tercih etmesi gerektiğini söyledi. “BAE savaşta ABD’nin yanındaydı” İran Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında hava sahası ve topraklarını kullandırdığını öne sürdü. Bu konuda ellerinde “kesin deliller” bulunduğunu söyleyen Arakçi, “BAE bu savaşta ABD’nin yanındaydı ve mağdur rolü oynayamaz. İran yalnızca Emirlikler’deki Amerikan hedeflerini vurdu” diye konuştu. Arakçi, söz konusu meseleyi BRICS toplantısında da gündeme getirdiğini kaydetti. “Güvenlik bölge ülkeleriyle sağlanmalı” Tahran ile Abu Dabi’nin komşu ülkeler olduğunu vurgulayan Arakçi, bölgesel güvenliğin yabancı güçlerle değil, bölge ülkelerinin işbirliğiyle sağlanması gerektiğini söyledi. İranlı Bakan, “Geçmişte birlikte yaşadık, gelecekte de birlikte yaşamak zorundayız. Güvenliği yabancı ülkelerde değil, birbirimizle işbirliğinde aramalıyız” değerlendirmesinde bulundu. İsrail ile iş birliği yapanlar hesap verecek İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun savaş sırasında Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) ziyaret ettiği iddialarına ilişkin, "İran güvenlik birimlerinin uzun zaman önce liderliğimize ilettiği şeyi şimdi kamuoyu önünde ortaya koydu, İsrail ile iş birliği yaparak bölünme tohumları ekenler hesap verecek” dedi. Arakçi, X hesabından, Netanyahu’nun BAE’yi ziyaret ettiği iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Bakan Arakçi, “Netanyahu, İran'ın güvenlik birimlerinin liderliğimize uzun zaman önce ilettiği şeyi şimdi kamuoyu önünde ortaya koydu” değerlendirmesinde bulundu. İran halkı ile düşmanlığın “akılsızca bir kumar” olduğunu söyleyen Arakçi, “Bunu yapmak için İsrail ile gizli iş birliği affedilemez. İsrail ile iş birliği yaparak bölünme tohumları ekenler hesap verecek” ifadelerini kullandı. Netanyahu'nun BAE ziyareti İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun BAE’yi gizlice ziyaret ettiği ve BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü aktarılmıştı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkeye ziyaret gerçekleştirdiği ve askeri heyetinin kabul edildiği yönündeki haberleri yalanlamıştı. ABD merkezli Axios haber platformu 26 Nisan tarihli haberinde, İsrail ile BAE arasında askeri, güvenlik ve istihbarat işbirliğinin savaş sırasında üst düzeye çıktığını yazmıştı. Axios'a konuşan yetkililer, Netanyahu'nun Al Nahyan ile savaşın ilk günlerinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İsrail ordusuna ait bir Demir Kubbe bataryası ve kullanımından sorumlu onlarca İsrail askerinin BAE'ye gönderilmesi talimatını verdiğini bildirmişti. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise Tel Aviv'de katıldığı bir konferansta İsrail'in savaş sırasında BAE'ye Demir Kubbe bataryaları ve bunların işletilmesine yardımcı olacak asker gönderdiğini doğrulamıştı.

Trump’tan medyaya gözdağı, Savaş bilgilerini sızdıranlara soruşturma’ açılacak Haber

Trump’tan medyaya gözdağı, Savaş bilgilerini sızdıranlara soruşturma’ açılacak

ABD medyasına göre Trump, Pentagon ve Beyaz Saray’a ait gizli savaş bilgilerini yayımladıkları gerekçesiyle bazı gazeteciler hakkında sert adımlar atılmasını istedi ve bu kapsamda telefonlara ve iletişim kayıtlarına el konulmasını talep etti. Yetkililer, söz konusu bilgilerin “ulusal güvenlik sırları” olduğunu savundu. Wall Street Journal’ın aktardığına göre, ABD Adalet Bakanlığı Vekili Todd Blanche, medya kaynaklarının ortaya çıkarılması için tüm yasal yolların kullanılacağına dair güvence verdi. Trump’tan İran savaşına ilişkin rahatsızlık Trump’ın öfkesinin, 23 Şubat’ta yayımlanan bir haber sonrası arttığı belirtildi. Haberde, ABD’li General Dan Caine’in Trump’ı İran ile savaşın uzun süreceği ve ciddi riskler taşıdığı konusunda uyardığı, ancak Trump’ın bu uyarıdan sadece beş gün sonra operasyonları başlattığı iddia edildi. “Savaş odası” bilgileri ve New York Times gerilimi Beyaz Saray kaynaklarına göre Trump özellikle New York Times gazetesine tepki gösteriyor. Gazetenin 7 Nisan’da yayımladığı bir haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Trump’ı İran’a yönelik saldırılara ikna etmeye çalıştığı ve ABD istihbaratının “rejim değişikliği” planlarına şüpheyle yaklaştığı iddia edilmişti. Gazetecilere gözaltı tehdidi Trump, bir basın toplantısında gazetecilere açık şekilde tehditte bulunarak, “Gidip medya şirketlerine şunu söyleyeceğiz: Bu ulusal güvenlik meselesi. Ya kaynaklarınızı açıklarsınız ya da hapse girersiniz” ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı da bu açıklamalara destek vererek gerekirse gazetecilerin evlerinde arama yapılabileceğini söyledi. Medya ile gerilim tırmanıyor Trump’ın medya ile ilişkisi 2016’dan bu yana gerginliğini korurken, son dönemde bu gerilim “yanlış haber” tartışmasından çıkarak “hainlik” suçlamalarına kadar uzandı. Haberde, mevcut Adalet Bakanlığı düzenlemelerinin gazetecileri koruduğu ancak Todd Blanche’ın bu kuralları gevşettiği ifade edildi. ABD ile İran arasında 28 Şubat 2026’da başlayan savaşın küresel enerji krizine yol açtığı belirtilirken, Trump’ın yaklaşan seçimler öncesinde bilgi akışını kontrol altına almak istediği yorumuna yer verildi.

Hakan Fidan yarın Katar’ı ziyaret edecek Haber

Hakan Fidan yarın Katar’ı ziyaret edecek

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre Fidan, ziyaret kapsamında ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirecek. Görüşmelerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani başkanlığında 2026 yılında Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite Toplantısı’nın hazırlıklarının gözden geçirilmesi bekleniyor. Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik gündemde Fidan’ın görüşmelerde, Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanmasına verdiği önemi vurgulaması öngörülüyor. Bu konunun hem bölgesel güvenlik hem de ekonomik istikrar açısından kritik olduğuna dikkat çekmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın ayrıca, son dönemde Katar’a yönelik saldırılar karşısında Türkiye’nin desteğini yinelemesi planlanıyor. Görüşmelerde, bölgedeki gelişmeler ışığında askeri ve savunma alanındaki iş birliğinin öneminin arttığına dikkat çekilmesi bekleniyor. Fidan’ın, bağlantısallık ve ortak diplomatik girişimlerin bölgesel istikrar açısından stratejik değer taşıdığını ifade etmesi, Körfez’deki ihtilafların kalıcı şekilde sona erdirilmesinin öncelikli hedef olduğunu vurgulaması öngörülüyor. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmeler ele alınacak Bakan Fidan’ın görüşmelerde ayrıca İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılarının yol açtığı insani krizi gündeme getirmesi bekleniyor. Fidan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin politikalarının barış çabalarını zora soktuğunu ifade etmesi, Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrar açısından önem taşıdığına dikkat çekmesi öngörülüyor.

ABD açıkladı:  İsrail-Lübnan 3. tur görüşmeleri 14-15 Mayıs'ta düzenlenecek Haber

ABD açıkladı: İsrail-Lübnan 3. tur görüşmeleri 14-15 Mayıs'ta düzenlenecek

Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, İsrail-Lübnan görüşmelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Pigott, "Amerika Birleşik Devletleri, 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde, İsrail ve Lübnan hükümetleri arasında iki gün sürecek yoğun görüşmelere ev sahipliği yapacak." ifadesini kullandı. İki ülkenin endişelerinin somut bir şekilde ele alınacağına ve Lübnan'daki Hizbullah etkisinin sona erdirilmesine yönelik sürecin görüşüleceğine işaret eden Pigott, "Görüşmeler, kalıcı barış ve güvenlik düzenlemeleri, Lübnan topraklarında Lübnan egemenliğinin tam olarak yeniden tesis edilmesi, sınırların belirlenmesi ve Lübnan'da insani yardım ve yeniden inşa için somut yolların oluşturulması için bir çerçeve oluşturacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Pigott, ABD'nin her iki ülkeyle yakın temas halinde olmaya devam edeceğinin altı çizdi. İsrail ile Lübnan arasında başlayan görüşmeler İsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti. ABD Dışişleri Bakanlığında düzenlenen ilk toplantı, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti. Görüşmelere, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti. Öte yandan Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor. Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri "kanın durdurulması ve kalıcı çözüm" için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları "teslimiyet" şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.

Trump: İran saldırılarını ne zaman bitireceğimize ben karar vereceğim. Haber

Trump: İran saldırılarını ne zaman bitireceğimize ben karar vereceğim.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik başlatılan saldırıların ne zaman sona ereceğine ilişkin nihai kararı kendisinin vereceğini, ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun görüşlerini de dikkate alacağını söyledi. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından başlayan çatışmalar 10’uncu gününe girdi. İran’ın misillemeleriyle çatışmalar bölgedeki bazı ülkelere de yayılırken, savaşın bilançosu giderek ağırlaşıyor. Saldırıların ilk gününde İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey İranlı yetkili hayatını kaybetmişti. İran yönetimi ise dün Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’i ülkenin yeni dini lideri olarak seçti. “Son kararı ben vereceğim” Trump, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin ardından The Times of Israel gazetesine verdiği röportajda, İran’a yönelik saldırıların ne zaman sona erdirileceğine ilişkin net bir takvim açıklamadı. ABD Başkanı, saldırıların sona erdirilmesi konusunda nihai kararın kendisine ait olduğunu belirterek şunları söyledi: “Son kararı ben vereceğim, ancak Netanyahu’nun görüşlerini de dikkate alacağım.” Trump ayrıca, ABD’nin savaşı sona erdirmesi durumunda İsrail’in saldırılara devam edip etmeyeceğine ilişkin bir soruya da “Bunun gerekli olacağını düşünmüyorum” yanıtını verdi. “İsrail’i yok etmek isteyen bir ülkeyi yok ettik” 28 Şubat’ta başlatılan saldırılara değinen Trump, İran’ın İsrail’i hedef aldığını öne sürerek, “Birlikte çalıştık ve İsrail’i yok etmek isteyen bir ülkeyi yok ettik” ifadelerini kullandı. Trump saldırıların ne kadar süreceğine dair tarih vermekten kaçınırken, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise cuma günü yaptığı açıklamada Washington yönetiminin savaşın 4 ila 6 hafta sürmesini beklediğini söylemişti. Öte yandan İran’a göre ABD ve İsrail’in saldırılarında şu ana kadar 1332 kişi hayatını kaybetti.

Trump, İran’la müzakereler başarısız olursa ikinci uçak gemisini gündeme getirdi Haber

Trump, İran’la müzakereler başarısız olursa ikinci uçak gemisini gündeme getirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kalması halinde olası bir askerî harekâta hazırlık kapsamında Ortadoğu’ya ikinci bir uçak gemisi taarruz grubunun gönderilmesini değerlendirdiğini söyledi. Trump, Washington’un diplomatik süreci askerî hazırlıkla birlikte yürüttüğünü ifade etti. Trump, Axios sitesine verdiği demeçte, ABD ile İran’ın Haziran’daki 12 günlük savaşın ardından ilk kez Umman’da yeniden müzakerelere başladığını belirtti. Ancak Washington’un “ya bir anlaşmaya varacağını ya da önceki seferde olduğu gibi son derece sert adımlar atmak zorunda kalacağını” dile getirdi. Trump, görüşmelerin ikinci turunun gelecek hafta yapılmasını beklediğini de kaydetti. “Oraya doğru ilerleyen bir filomuz var, bir başka filo da yola çıkabilir” diyen Trump, ‘Abraham Lincoln’ uçak gemisi ve ona eşlik eden; savaş uçakları, Tomahawk füzeleri ve çeşitli savaş gemilerinden oluşan taarruz grubuna ek olarak ikinci bir grubun gönderilmesini “düşündüğünü” söyledi. Bir ABD’li yetkili de Axios’a, bölgede Amerikan deniz varlığının güçlendirilmesine ilişkin görüşmelerin gerçekten yapıldığını doğruladı. Buna karşın Trump, bir anlaşmaya varılabileceği konusunda iyimser olduğunu ifade ederek, İran’ın “bir anlaşma yapmayı şiddetle istediğini” ve askerî tehdidin etkisiyle daha ciddi müzakere ettiğini savundu. Mevcut görüşmelerin “tamamen farklı” olduğunu belirten Trump, Tahran’ın önceki sefer ABD’nin askerî saldırıya geçebileceğine inanmadığını, bu nedenle “kendi pozisyonunu abarttığını” öne sürdü. Trump, herhangi bir anlaşmanın İran’ın nükleer programını kapsamasının “kaçınılmaz” olduğunu vurgularken, balistik füzeler dosyasının da gündeme gelebileceğini söyledi. Bu çerçevede, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Washington’a hareketi öncesinde yaptığı açıklamada, Trump’a müzakerelere ilişkin İsrail’in ilkesel yaklaşımını sunacağını belirtti. Netanyahu, söz konusu ilkelerin “yalnızca İsrail için değil, Ortadoğu’da barış ve güvenliği hedefleyen herkes için önemli” olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35 kararı haksız! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35 kararı haksız!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg’e verdiği demeçte F-35 programından çıkarılmayı “haksız” olarak nitelendirirken, ABD ile ilişkilerden enerji güvenliğine, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan Gazze’ye kadar birçok kritik başlıkta Türkiye’nin duruşunu anlattı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg’in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İletişim Başkanlığı'nın aktardığı detaylara göre, Eylül 2025’te ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmeye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Rusya’dan askerî teçhizat alması gerekçe gösterilerek F-35 programından çıkarılmasının haksız olduğunu Trump’a doğrudan ilettiğini söyledi. Trump’ın yeniden ABD Başkanı olmasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkilerinin daha makul ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi için yeni bir fırsat doğduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ödemesini yaptığı F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dâhil edilmesi önemli ve gereklidir.” dedi. Sürecin NATO’nun savunma kapasitesine ve iki ülke arasındaki ilişkilere katkı sağlayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, olası F-16 Block alımıyla ilgili olarak da şartların NATO ittifakı ruhuna uygun olması gerektiğine dikkat çekti. Eurofighter Typhoon uçaklarının satın alınmasını örnek göstererek, Türkiye’nin savunma alanında adil ve dengeli bir yaklaşım beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’de Halkbank aleyhine açılan ceza davasına da değinerek, Türkiye’nin iddiaları yanlış bulduğunu ve bankanın haksız cezalarla karşı karşıya kalmaması için görüşmeler yürütüldüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin hukuka uygun ve adil bir şekilde sonuçlanmasını umut ettiklerini dile getirdi. Enerji alanındaki iş birliğine ilişkin olarak Erdoğan, özellikle ABD’den LNG tedarikinin önemli ölçüde artırıldığını belirterek, “Milli çıkarlarımız ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ediyoruz.” dedi. Hidrokarbon ihtiyacının büyük ölçüde ithalata dayandığını hatırlatan Erdoğan, bu nedenle temkinli ve dengeli bir enerji politikası izlediklerini vurguladı. Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’nin savaşın dışında kalmasının diplomatik avantaj sağladığını belirten Erdoğan, olası barış görüşmelerine ev sahipliği yapmaya ve ateşkesin gözlemlenmesine destek vermeye hazır olduklarını söyledi. “Türkiye, hem Sayın Putin hem de Sayın Zelenskiy ile doğrudan konuşabilen tek aktör konumunda.” ifadelerini kullandı. Gazze ve Filistin meselesine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun eylemlerini sert sözlerle eleştirdi. Gazze’de kurulması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’nün Türkiyesiz bir senaryoda meşruiyet sorunu yaşayacağını belirten Erdoğan, Türkiye’nin tarihsel bağları, diplomatik tecrübesi ve NATO üyeliği nedeniyle bu süreçte kilit ülke olduğunu vurguladı. Erdoğan, Gazze’de kalıcı barış için Türkiye’nin her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.