Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Binyamin Netanyahu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Binyamin Netanyahu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Binyamin Netanyahu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız” Haber

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız”

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış hedefiyle hazırlanan 21 maddelik planın eksiksiz uygulanması konusunda kararlı olduklarını açıkladı. Bakanlık ayrıca Gazze’de görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü için finansman sağlanmasına yönelik Kongre bildiriminde bulunulduğunu duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik 21 maddelik planın uygulanmasına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, New York Times’a yaptığı değerlendirmede, İsrail tarafından gelen plana yönelik farklı açıklamalara rağmen Washington yönetiminin söz konusu planın uygulanması konusunda kararlı olduğunu belirtti. Pigott, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan 21 maddelik Gazze barış planının tam olarak hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti. Uluslararası İstikrar Gücü planın önemli parçası ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Gazze’de güvenlik ve istikrarın sağlanabilmesi açısından Uluslararası İstikrar Gücü'nün planın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Washington yönetiminin bu gücün oluşturulması ve görev yapabilmesi için gerekli adımları atmayı sürdürdüğünü belirten Pigott, finansman konusunda da Kongre sürecinin başlatıldığını açıkladı. Kongreye finansman bildirimi yapıldı Pigott, ABD Dışişleri Bakanlığının Uluslararası İstikrar Gücü'ne finansman sağlama niyetini içeren resmi bildirimi 31 Temmuz'da Kongreye gönderdiğini belirtti. Söz konusu tarih, Trump yönetimindeki Barış Kurulunun Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesine ilişkin bir anlaşmaya varıldığını duyurduğu döneme denk geldi. ABD yönetiminin bu adımı, Gazze’de güvenliğin sağlanması ve barış planının uygulanması için uluslararası bir mekanizma oluşturma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. Netanyahu’nun açıklamaları sürecin geleceğine ilişkin soru işaretleri oluşturdu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun söz konusu plana karşı çıkan açıklamalarının ardından sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin belirsizlik ortaya çıktı. ABD yönetimi ise planın uygulanması yönündeki tutumunu sürdürüyor. Trump'ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner da planla ilgili destek oluşturmak amacıyla bu hafta Orta Doğu temaslarında bulundu. Kushner, Mısır’da Hamas yöneticileriyle, Kudüs’te ise Netanyahu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz Haber

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’deki yeni yönetim ve Türkiye’nin bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Netanyahu, Suriye topraklarında herhangi bir Türk askeri varlığını İsrail açısından doğrudan ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiklerini belirterek Şam yönetimine sert bir mesaj gönderdi. İsrail medyasına konuşan Netanyahu, Suriye hükümetini daha önce farklı diplomatik kanallar aracılığıyla uyardıklarını ancak Şam yönetiminin İsrail’in mesajlarını doğru anlamadığını öne sürdü. Netanyahu, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta İdlib’deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıya da değinerek operasyonun İsrail’in tutumunu açık biçimde ortaya koymayı amaçladığını savundu. İsrail’den Türkiye’nin Suriye’deki varlığına itiraz Netanyahu’nun açıklamalarının merkezinde Türkiye’nin Suriye’deki olası askeri varlığı yer aldı. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Suriye’de askeri kapasitesini artırmasını İsrail’in güvenliği açısından kabul edilemez bir gelişme olarak gördüklerini ifade etti. Açıklamalar, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in Suriye sınırının güneyindeki birlikleri ziyaret ettiği dönemde geldi. Zamir de bölgedeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, İsrail sınırlarında herhangi bir hasım gücün hakimiyet kurmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Bu açıklamalar, Ankara ile Tel Aviv arasında Suriye sahası üzerinden ortaya çıkan rekabetin daha açık biçimde güvenlik başlığına taşındığını gösteriyor. Ebu Zuhur saldırısı gerilimi artırdı İsrail savaş uçakları 18 Ağustos’ta İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef aldı. Saldırıda pist ve havaalanına ait bazı altyapı unsurlarının zarar gördüğü bildirildi. İsrail kaynakları, operasyonun Türkiye’nin bölgede askeri varlık oluşturmasına ilişkin kaygılarla bağlantılı olduğunu öne sürerken, Türk askeri heyetinin havaalanındaki restorasyon çalışmaları kapsamında bölgede bulunduğu iddiaları da gündeme geldi. Suriye yönetimi ise saldırıyı kınayarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni harekete geçmeye çağırdı. Şam yönetimi saldırının Suriye’nin egemenliğine yönelik bir ihlal olduğunu savundu. Washington’dan İsrail’e mesafe Suriye’deki gerilim Washington’da da yakından takip ediliyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ebu Zuhur saldırısını “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek askeri yöntemler yerine diplomatik çözüm çağrısında bulundu. Barrack ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin saldırgan bir politika izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’nin bu yaklaşımı, Washington’ın Suriye sahasında Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimalinin ortaya çıkmasını istemediğine işaret ediyor. İsrail muhalefetinden Netanyahu’ya tepki Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye'ye yönelik sert açıklamaları İsrail içinde de tartışma yarattı. İsrail Demokrat Partisi lideri Yair Golan, Suriye’ye yönelik operasyonları “kışkırtıcı ve tehlikeli” olarak değerlendirdi. Golan, mevcut politikaların İsrail’i Türkiye ile sıcak bir çatışmanın içine sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca ordunun siyasi hesaplar doğrultusunda kullanılmasının ABD başta olmak üzere İsrail’in müttefikleriyle ilişkilerine zarar verebileceğini savundu. Muhalefet lideri, Netanyahu’yu ülkenin güvenliğinden ziyade siyasi geleceğini öncelemekle suçladı. İsrail ve Suriye arasında kritik telefon görüşmesi iddiası Gerilimin tırmanmasından önce İsrail ile Suriye arasında üst düzey bir temas gerçekleştirildiği de öne sürüldü. Reuters'a konuşan kaynaklara göre Mossad Direktörü Roman Goffman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, 14 Ağustos’ta telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askeri hareketliliğinin ele alındığı iddia edildi. Bu temasın, Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana İsrail ve Suriye arasındaki en üst düzey iletişim kanallarından biri olduğu ileri sürülüyor. Ancak İsrail Başbakanlık Ofisi ve Suriye Dışişleri Bakanlığı görüşmeye ilişkin resmi bir doğrulama yapmadı.

İsrail’den Suriye’ye Türkiye uyarısı: “Güvenlik mutabakatı ihlal edilmek üzere” Haber

İsrail’den Suriye’ye Türkiye uyarısı: “Güvenlik mutabakatı ihlal edilmek üzere”

İsrail Başbakanlık Ofisi, Suriye’nin Türkiye’nin Halep yakınlarında bir hava üssüne asker konuşlandırmasına izin vermesinin, iki ülke arasında mevcut güvenlik düzenine ilişkin mutabakatı ihlal etme riski taşıdığını açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Şam yönetiminin söz konusu askeri konuşlanmanın İsrail açısından tehdit oluşturabileceği yönündeki uyarılara rağmen adım attığı öne sürüldü. Açıklamada, İsrail’in güvenliğine yönelik tehditleri kabul etmeyeceği belirtilirken, daha önce üzerinde uzlaşılan güvenlik düzenine dönülmesinin olumlu karşılanacağı ifade edildi. İsrail, Ebu el-Zuhur Havaalanı’nı hedef aldı İsrail’in açıklaması, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib ilindeki Ebu el-Zuhur Havaalanı’na düzenlediği hava saldırısının ardından geldi. İsrail, operasyonun temel amacının Türkiye’nin havaalanına askeri güç konuşlandırmasını önlemek olduğunu savundu. Havaalanına en az sekiz saldırı düzenlendiği, pist ve bazı tesislerde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı aktarıldı. Saldırı Türkiye, Suriye ve ABD tarafından tepkiyle karşılandı. ABD’den İsrail’e “gerilimi tırmandırmayın” mesajı ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırıyı “gereksiz bir gerilim tırmanışı” olarak değerlendirdi. Barrack, Suriye’deki yeni yönetimin saldırgan bir tutum izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’li temsilci, bölgedeki sorunların askeri yöntemler yerine diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Türk heyeti saldırıdan önce havaalanındaydı Suriye’deki yerel kaynaklara göre İsrail saldırısı, Türk askeri heyetinin Ebu el-Zuhur Havaalanı’nı ziyaret etmesinden kısa süre sonra gerçekleşti. Heyetin havaalanındaki onarım çalışmaları kapsamında incelemelerde bulunduğu belirtildi. Suriye resmi medyası ise saldırılar sırasında piste sekiz füzenin isabet ettiğini ve maddi hasar meydana geldiğini bildirdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırıyı “haksız bir saldırı” olarak nitelendirerek uluslararası topluma İsrail’e tepki gösterme çağrısında bulundu. Türkiye de saldırıyı Suriye’nin egemenliğinin ihlali olarak kınadı. Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı gerilimin yeni başlığı Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, Suriye’deki askeri hedeflere yönelik operasyonlarını sürdürürken Golan Tepeleri çevresindeki askeri varlığını da genişletti. Buna karşın İsrail ile Suriye arasında ABD’nin arabuluculuğunda güvenlik ve sınır konularına ilişkin temaslar devam ediyor. Ocak 2026’da siyasi diyaloğun yeniden başladığı açıklanmıştı. Son gelişmeyle birlikte Türkiye’nin Suriye’deki askeri faaliyetleri, İsrail’in güvenlik kaygıları ve Şam yönetiminin egemenlik politikası arasındaki gerilim yeniden öne çıktı. Washington’ın ise Türkiye, İsrail ve Suriye arasında yanlış anlaşılmaları ve olası askeri karşılaşmaları önlemek amacıyla yeni bir çatışmasızlık ve koordinasyon mekanizması oluşturulması için girişimlerde bulunduğu belirtiliyor.

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok Haber

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası planlara sert tepki gösterdi. Netanyahu, Hamas tamamen silahsızlanmadan İsrail ordusunun Gazze’den çekilmeyeceğini ve operasyonların devam edeceğini söyledi. Netanyahu’dan “tam silahsızlanma” şartı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısının açılışında Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş kapsamında gündeme gelen planlara İsrail'in yaklaşımını ortaya koydu. Hamas’ın silahsızlandırılmasını temel şart olarak öne çıkaran Netanyahu, İsrail ordusunun örgüt tamamen silahsızlanmadan Gazze’den çekilmeyeceğini belirtti. Netanyahu, Barış Kurulu tarafından duyurulan 15 maddelik yeni yol haritasına ilişkin de İsrail'in itirazlarını dile getirdi. İsrail Başbakanı, silahsızlanma konusunda yalnızca sembolik veya kısmi bir uygulamayı kabul etmeyeceklerini belirterek ağır ve hafif silahların tamamını kapsayan bir süreç istediklerini ifade etti. ABD ile görüşmeler sürüyor Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda ABD yönetimiyle temasların sürdüğünü de açıkladı. Washington yönetiminin bazı önerileri bulunduğunu belirten Netanyahu, bu önerilerin bir bölümünün İsrail açısından kabul edilebilir olduğunu, bazı önerilerin ise kabul edilemez nitelikte bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, ABD ile İsrail arasında sürecin ayrıntıları konusunda henüz tam bir mutabakat sağlanmadığı şeklinde değerlendirildi. Trump ve Mladenov’dan farklı açıklamalar gelmişti Netanyahu’nun açıklamaları, son dönemde ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası alandan gelen olumlu mesajların ardından geldi. Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ikinci aşamaya ilişkin ayrıntılı yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulu’nun Hamas ve diğer silahlı gruplarla silah bırakma konusunda uzlaşıya vardığını duyurmuştu. Ancak Netanyahu’nun son açıklamaları, İsrail tarafının özellikle Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda daha sert şartlar ortaya koyduğunu gösterdi. Hamas’tan takvim ve saldırıların durması şartı Hamas cephesi ise sürece olumlu yaklaştığını belirtmekle birlikte kendi temel şartlarını koruyor. Hamas, İsrail saldırılarının durdurulmasını ve üzerinde anlaşmaya varılan hususların uygulanması için net bir takvim oluşturulmasını istiyor. Filistinli gruplar da ateşkesin ikinci aşamasına geçilebilmesi için İsrail’in ilk aşamada üstlendiği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Tarafların özellikle silahsızlanma, İsrail ordusunun çekilmesi ve ateşkesin uygulanma takvimi konularındaki farklı yaklaşımları, sürecin önündeki en önemli başlıklar arasında bulunuyor. Gazze’de ateşkes sürecinde belirsizlik Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ilk aşamasında esir takası ve insani yardım başlıkları öne çıkmıştı. Buna karşın bölgede gerilimin tamamen sona ermediği ve ateşkesin uygulanmasına ilişkin tartışmaların devam ettiği belirtiliyor. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ise bölgenin yönetimini devralmaya yönelik kurumsal hazırlıklarını tamamladığını açıkladı. Ancak İsrail’in Gazze’den çekilme konusunda Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını şart koşması, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş sürecinin önündeki en önemli anlaşmazlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Netanyahu’nun son açıklamasıyla birlikte tarafların ikinci aşamaya ilişkin müzakerelerinde yeni bir diplomatik sürecin başlaması bekleniyor.

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'na ilişkin yol haritasında mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara sert tepki gösterdi. Haber

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'na ilişkin yol haritasında mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara sert tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik yol haritası üzerinde uzlaşma sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili öldürmesi ve sağlık tesislerini hedef almasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu saldırıların, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Filistin halkıyla barış yapma iradesi taşımadığını bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Bakanlık, Netanyahu'nun temel amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede kalıcı barış ile istikrarın sağlanmasını engellemek olduğunu ifade ederek, bu doğrultuda bölgedeki hassas dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve başta ABD olmak üzere arabulucu ülkelerin diplomatik girişimlerini baltalamaktan kaçınmadığını kaydetti. Açıklamada, "Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürmek isteyen Netanyahu'nun yayılmacı ve militarist anlayışına karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir tutum sergilemesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir." ifadelerine yer verildi. Dışişleri Bakanlığı, açıklamasının sonunda bölgede barış ve istikrarı destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme çağrısında bulunarak, uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Trump’tan Netanyahu ve Zelenski görüşmelerine ilişkin açıklama: “Toplantılar çok iyi geçti” Haber

Trump’tan Netanyahu ve Zelenski görüşmelerine ilişkin açıklama: “Toplantılar çok iyi geçti”

Trump, Netanyahu ve Zelenski görüşmelerini değerlendirdi ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği iki kritik görüşmenin ardından açıklamalarda bulundu. Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı temasların olumlu geçtiğini belirterek, toplantıların verimli olduğunu ifade etti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda hem Netanyahu hem de Zelenski ile gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı görüşmeyi "çok verimli bir toplantı" olarak nitelendiren Trump, görüşmede birçok önemli konunun ele alındığını ancak detaylara ilişkin bilgi paylaşmadığını belirtti. Netanyahu ile Beyaz Saray’da kritik temas Trump ile Netanyahu arasındaki görüşme, Orta Doğu’daki gelişmelerin yoğun şekilde takip edildiği bir dönemde gerçekleşti. İki liderin görüşmesinde İsrail-Filistin meselesi, bölgesel güvenlik başlıkları ve ABD-İsrail ilişkilerinin yanı sıra uluslararası gündemdeki gelişmelerin ele alındığı değerlendiriliyor. Trump, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada toplantının oldukça olumlu geçtiğini vurgularken, görüşmenin içeriğine ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmadı. Beyaz Saray’dan yapılan paylaşımlarda Trump’ın Netanyahu’yu kapıda karşıladığı, iki liderin tokalaştığı ve görüşme gerçekleştirdiği anlara ait görüntüler yer aldı. Zelenski ile görüşme: “Büyük bir onurdu” ABD Başkanı Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmeye ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Trump açıklamasında, "Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya gelmek benim için büyük bir onurdu. Pek çok konu ele alındı. Toplantı çok iyi geçti." ifadelerini kullandı. Görüşmenin ana gündem maddeleri arasında Rusya-Ukrayna savaşı, barış süreci, Ukrayna’ya yönelik destekler ve bölgesel güvenlik konularının bulunduğu belirtiliyor. Trump’ın açıklaması, Washington yönetiminin Ukrayna politikası ve savaşın geleceğine ilişkin tartışmaların devam ettiği bir dönemde geldi. Liderler Washington’da bir araya geldi Trump, Washington’a Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın cenaze töreni için gelen Netanyahu ve Zelenski ile Beyaz Saray’da ayrı ayrı görüştü. ABD Senatosu’nda 2003 yılından bu yana görev yapan 71 yaşındaki Lindsey Graham’ın, 11 Temmuz gecesi kısa süreli ve ani gelişen bir sağlık sorunu nedeniyle hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Cenaze töreni için ABD’nin başkenti Washington’a gelen iki lider, program kapsamında Trump ile görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerin sonuçları yakından takip ediliyor Trump’ın Netanyahu ve Zelenski ile yaptığı temaslar, küresel siyasette önemli gelişmelerin yaşandığı bir döneme denk geldi. Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler, Orta Doğu’daki çatışmalar ve ABD’nin müttefikleriyle ilişkileri Washington’daki görüşmelerin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Trump her iki görüşmenin de olumlu geçtiğini açıklarken, liderler arasında hangi somut kararların alındığına ilişkin henüz resmi bir detay paylaşılmadı. Uzmanlar, Beyaz Saray’daki bu temasların önümüzdeki dönemde ABD’nin dış politika adımları açısından önemli mesajlar içerebileceğini değerlendiriyor.

Netanyahu Gizli Uçuşla Washington'a Gitti: Trump ile Kritik Görüşme Öncesi Sürpriz Ziyaret Haber

Netanyahu Gizli Uçuşla Washington'a Gitti: Trump ile Kritik Görüşme Öncesi Sürpriz Ziyaret

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşme öncesinde Washington'a gerçekleştirdiği ziyaret gündeme damga vurdu. İsrail basınında yer alan haberlere göre Netanyahu, ABD'nin başkenti Washington'a gitmek üzere İsrail'in güneyinde bulunan Nevatim Hava Üssü'nden hareket etti. Ziyaretin detayları ve uçuş bilgileri, uçağın havalanmasının ardından kamuoyuna açıklandı. Netanyahu'nun uçuşu son anda doğrulandı The Times of Israel gazetesinde yer alan haberde, Netanyahu'nun ofisinin uçuş bilgisini ancak devlet uçağı havalandıktan sonra teyit ettiği belirtildi. Habere göre "Wing of Zion" (Siyon'un Kanadı) isimli devlet uçağının başlangıçta yerel saatle 11.00'de kalkması planlanıyordu. Ancak uçuş yaklaşık iki saatlik gecikmenin ardından saat 13.00 civarında gerçekleşti. Başbakanlık ofisi tarafından gecikmenin nedeni veya uçağın neden Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı yerine askeri üs olan Nevatim'den kalktığı konusunda resmi bir açıklama yapılmadı. Netanyahu'nun ziyaretinde kendisine herhangi bir gazetecinin eşlik etmediği de aktarıldı. Trump ile kritik görüşme yapılacak Netanyahu'nun Washington ziyaretinin merkezinde ABD Başkanı Donald Trump ile yapılacak görüşmenin olduğu belirtiliyor. Görüşmede bölgesel gelişmeler, Gazze savaşı, İsrail-ABD ilişkileri ve Orta Doğu'daki güvenlik başlıklarının ele alınması bekleniyor. Washington-Tel Aviv hattındaki görüşmelerin, özellikle Gazze'deki çatışmalar ve uluslararası baskıların arttığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekiyor. Ürdün sınırında İHA alarmı Netanyahu'nun ABD ziyareti öncesinde bölgede güvenlik hareketliliği de yaşandı. İsrail ordusu, pazartesi sabahı Ürdün sınırı yakınlarında tespit edilen iki insansız hava aracının (İHA) engellendiğini duyurdu. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İHA'ların İsrail hava sahasına girmeden etkisiz hale getirildiği ve araçların nereden fırlatıldığının araştırıldığı belirtildi. Ürdün ordusu da yaptığı açıklamada, ülkeyi hedef alan iki dronun hava kuvvetleri tarafından düşürüldüğünü bildirdi. Açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı veya maddi hasar meydana gelmediği ifade edildi. BM Genel Kurulu ve tutuklama tartışması Netanyahu'nun ABD ziyareti, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sürecindeki tartışmaların yaşandığı bir döneme denk geldi. İsrail Başbakanı daha önce yaptığı açıklamada, New York'taki BM Genel Kurulu toplantısına katılmayı planladığını duyurmuştu. Ancak New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin Netanyahu hakkında yaptığı açıklamalar tartışma yaratmıştı. Mamdani, Netanyahu'yu "savaş suçlusu" olarak nitelendirerek, ABD'ye giriş yapması halinde Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından çıkarılan tutuklama kararının uygulanması gerektiğini savunmuştu. Buna karşılık ABD Başkanı Donald Trump'ın, Netanyahu'nun ABD ziyareti sırasında tutuklanmayacağı yönünde güvence verdiği belirtilmişti. UCM'nin Netanyahu hakkında tutuklama kararı Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kasım 2024'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Kararın gerekçesinde Gazze'deki savaş sürecinde işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar yer almıştı. İsrail ise UCM'nin kararlarını reddederek suçlamaları kabul etmediğini açıklamıştı. Gazze savaşı uluslararası gündemde Netanyahu-Trump görüşmesi, Gazze'de devam eden savaşın uluslararası kamuoyunda yoğun şekilde tartışıldığı bir dönemde gerçekleşiyor. İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik saldırılarında on binlerce kişinin hayatını kaybettiği, bölgedeki insani krizin derinleştiği bildiriliyor. Uluslararası kuruluşlar, sivillerin korunması, insani yardımların ulaştırılması ve çatışmaların sona erdirilmesi çağrılarını sürdürüyor. Washington görüşmesi yakından takip ediliyor Netanyahu'nun Trump ile yapacağı görüşmenin, ABD'nin Orta Doğu politikası açısından önemli mesajlar içerebileceği değerlendiriliyor. Görüşmeden çıkacak sonuçların, Gazze'deki savaşın seyri, bölgesel diplomasi ve İsrail'in uluslararası ilişkileri üzerinde etkili olması bekleniyor.

Trump'ın hedef gösterdiği Kazma Dağı için iddia: İran binlerce santrifüj taşıdı Haber

Trump'ın hedef gösterdiği Kazma Dağı için iddia: İran binlerce santrifüj taşıdı

ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin İsrailli ve ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, İsrail istihbaratı İran'ın binlerce uranyum zenginleştirme santrifüjünü geçen yıl sonbahar aylarında Kazma Dağı bölgesindeki yer altı tünellerine taşıdığı değerlendirmesini Washington yönetimiyle paylaştı. Haberde, söz konusu istihbaratın İran'ın haziran ayında ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılarda zarar gören nükleer altyapısını yeniden inşa etmeye çalışabileceği yönündeki kaygıları artırdığı belirtildi. İran'ın nükleer kapasitesi yeniden gündemde İsrail kaynaklarına göre, santrifüjlerin Kazma Dağı'ndaki yer altı tesise taşınması, İsrail ile İran arasında 12 gün süren çatışmalar başlamadan önce gerçekleşti. Haziran ayında düzenlenen saldırılarda İran'ın üç önemli nükleer tesisinin ciddi hasar aldığı öne sürülürken, İsrail yönetiminin bu operasyonların İran'ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırmadığı görüşünü koruduğu ifade edildi. Tel Aviv yönetimi, İran'ın nükleer ve füze programlarını yeniden yapılandırmasını engellemek amacıyla yeni adımlar atılması gerektiğini savunuyor. Trump'ın hedef listesinde Kazma Dağı iddiası WSJ haberinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'ın nükleer faaliyetlerini yeniden canlandırmasını önlemek için ABD Başkanı Donald Trump'ı yeni askeri operasyonlara ikna etmeye çalıştığı ileri sürüldü. Habere göre Trump, 13 Temmuz'da muhafazakâr yayıncı Hugh Hewitt'e verdiği röportajda Kazma Dağı tesisini "büyük bir saldırı için olası hedef" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray, WSJ'nin sorularına Trump'ın daha önce yaptığı açıklamaları hatırlatarak yanıt verirken, İran Dışişleri Bakanlığı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) konuya ilişkin açıklama yapmadı. Uydu görüntülerinde hareketlilik iddiası Kazma Dağı bölgesinin uzun süredir ABD ve İsrail istihbaratının takibinde olduğu belirtiliyor. Bölgedeki yer altı kompleksinin, daha önce zarar gören bir santrifüj montaj merkezinin alternatifi olarak inşa edildiği değerlendiriliyor. Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (ISIS) tarafından yapılan incelemelerde, son 15 ay içerisinde bölgede yoğun kamyon hareketliliği, tünel güçlendirme çalışmaları ve güvenlik önlemlerinde artış görüldüğü öne sürüldü. ISIS Başkanı David Albright, santrifüjlerin Kazma Dağı'na taşınmış olmasının "mümkün ve makul bir ihtimal" olduğunu ifade etti. "Denetime kapalı olması büyük risk" Uzmanlar, Kazma Dağı'ndaki yer altı tesisinin yaklaşık 90 ila 135 metre derinlikte bulunduğunu ve çok sayıda nükleer ekipmanı barındırabilecek kapasitede olabileceğini değerlendiriyor. Eski ABD Ulusal Güvenlik Konseyi İran Direktörü Nate Swanson, uluslararası denetimden uzak bir tesisin ciddi soru işaretleri oluşturduğunu belirtti. Swanson, "İran'ın niyetlerini bilmiyoruz ancak tesisin denetlenememesi başlı başına bir sorun. UAEA'nın buraya erişim sağlaması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu. İsrail: "Yapılması gereken daha çok iş var" Haberde, Kazma Dağı tesisinin bugüne kadar ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınmadığı, ancak İsrailli yetkililerin uzun süredir burada nükleer ekipman saklanabileceği veya yeni zenginleştirme faaliyetleri yürütülebileceği endişesini taşıdığı aktarıldı. İsrailli bir askeri yetkili ise haziran ayındaki hava operasyonlarının İran'ın nükleer programıyla bağlantılı tüm altyapıyı ortadan kaldırmaya yetmediğini savunarak, Kazma Dağı dahil "tamamlanması gereken çalışmalar bulunduğunu" söyledi. Uzmanlardan temkinli değerlendirme Öte yandan uzmanlar, santrifüjlerin Kazma Dağı'na taşınmasının tek başına bölgede aktif bir uranyum zenginleştirme tesisi kurulduğu anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Santrifüjlerin, olası saldırılardan korunmak amacıyla daha güvenli bir bölgeye taşınmış olabileceği de ihtimaller arasında gösteriliyor. WSJ'nin haberine göre İran'ın yaklaşık 450 kilogram yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş uranyum stoğu bulunuyor. Tahran yönetimi ise nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını belirterek, nükleer silah geliştirdiği yönündeki iddiaları reddetmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.