Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan’dan Türk Dil Bayramı mesajı: “Diline sahip çıkan millet, tarihine ve geleceğine de sahip çıkar” Haber

Erdoğan’dan Türk Dil Bayramı mesajı: “Diline sahip çıkan millet, tarihine ve geleceğine de sahip çıkar”

“Türkçemiz büyük bir medeniyet birikimini barındırıyor” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca yayımlanan mesajında Erdoğan, Türkçenin binlerce yıllık geçmişten gelen önemli bir kültürel mirası taşıdığını ifade etti. Türkçenin farklı coğrafyalarda ve farklı toplumlarla kurulan temaslarla zenginleştiğine dikkat çeken Erdoğan, dilin şiir, edebiyat, bilim ve sanat başta olmak üzere hayatın pek çok alanında milletin duygu ve düşünce dünyasının aktarılmasında önemli rol oynadığını belirtti. Türkçenin gelecek nesillere aktarılması çağrısı Erdoğan, Türk Dil Bayramı vesilesiyle Türkçenin geçmişten devralınan bir miras olarak korunması ve zenginleştirilmesi gerektiğini kaydetti. Mesajında, Türkçenin doğru, güzel ve özenli kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Erdoğan, özellikle çocuklar ve gençlerin Türkçeye yönelik ilgisinin güçlendirilmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. “Türkiye Yüzyılı” vurgusu Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında “Türkiye Yüzyılı” kapsamında dil, kültür ve medeniyet değerlerine sahip çıkılmasının önemine de değindi. Erdoğan, Türkiye’nin küresel dünyaya kendi dili, kavramları ve medeniyet perspektifiyle katkı sunmasının önem taşıdığını belirterek, Türkçenin dünyadaki varlığının daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Diline sahip çıkan millet, tarihine ve geleceğine de sahip çıkar” Erdoğan mesajının devamında Türkçenin gelişmesine ve yaşatılmasına katkı sağlayan dil ve kültür insanlarını rahmet ve şükranla andı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını Türk Dil Bayramı’nı kutlayarak tamamladı. Erdoğan, Türkçeye sahip çıkmanın aynı zamanda geçmişe ve geleceğe sahip çıkmak anlamına geldiğini vurguladı.

Cevdet Yılmaz, Avrupa Birliği, Japonya, Azerbaycan ve Pakistan’ın Ankara büyükelçileriyle ayrı ayrı görüştü Haber

Cevdet Yılmaz, Avrupa Birliği, Japonya, Azerbaycan ve Pakistan’ın Ankara büyükelçileriyle ayrı ayrı görüştü

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 4 ayrı görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav ile görüşmesinde Türkiye-AB ilişkileri ile ticaret, ekonomi ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğini değerlendirdi. Görüşmede Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecinin de ele alındığı belirtildi. Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Tamura Masami ile yapılan görüşmede ise ikili ilişkilerin yanı sıra ekonomi, enerji, turizm, bilim ve teknoloji alanlarındaki iş birliği imkanları değerlendirildi. Üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları ve COP31 süreci de görüşmenin gündeminde yer aldı. Görevine yeni başlayan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Aslanov ile görüşen Yılmaz, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini ve ekonomi, enerji ile bağlantısallık alanlarındaki iş birliğini ele aldı. Görüşmede Azerbaycan-Ermenistan barış süreci ile Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin de değerlendirildiği aktarıldı. Külliyede son olarak görev süresi sona yaklaşan Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yousaf Junaid’i kabul eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, görüşmede Türkiye-Pakistan ilişkileri ve stratejik ortaklık ele alırken, büyükelçi Junaid’e iki ülke arasındaki ilişkilere yaptığı katkılar için teşekkür ederek kendisine ve ailesine başarı ve sağlık dileklerini iletti.

Türkiye’nin Ay yolculuğunda kritik aşama: Milli uzay aracı test merkezine gönderildi Haber

Türkiye’nin Ay yolculuğunda kritik aşama: Milli uzay aracı test merkezine gönderildi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, gerekli koşulların oluşması halinde Türkiye’nin Ay Uzay Aracı’nı 2027 yılının ilk aylarında uzaya göndermeyi hedeflediğini açıkladı. Ay Uzay Aracı test sürecine girdi Ay Araştırma Programı kapsamında yürütülen çalışmaların geldiği son noktayı açıklayan Kacır, uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerinin tamamlandığını bildirdi. Araç, bundan sonraki aşamada fırlatma sırasında ve uzay ortamında karşılaşabileceği zorlu şartlara dayanıklılığının ölçülmesi amacıyla çevresel testlerden geçirilecek. Testlerin TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projenin 2022 yılının başında başlatıldığını belirten Kacır, Ay Araştırma Programı’nda yaklaşık yüzde 77 seviyesinde tamamlanma sağlandığını ifade etti. Türkiye Ay görevi gerçekleştiren 9’uncu ülke olmayı hedefliyor Kacır, bugüne kadar 8 ülkenin Ay görevi gerçekleştirdiğini belirterek, Türkiye’nin kendi mühendislik ve teknoloji altyapısıyla geliştirdiği araçla bu alanda 9’uncu ülke olmayı hedeflediğini söyledi. Planlamaya göre Ay Uzay Aracı, 2027’nin ilk aylarında fırlatıldıktan sonra yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre yükseklikteki kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşacak. Uzay aracının bu yörüngede en az üç ay boyunca faaliyet göstermesi planlanıyor. Görev performansına bağlı olarak operasyon süresinin 1,5 yıla kadar uzatılabileceği belirtiliyor. Ay’da hangi araştırmalar yapılacak? Türkiye’nin ilk Ay görevinde çeşitli bilimsel araştırmalar yürütülmesi planlanıyor. Görev kapsamında; Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyiyle etkileşimi, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmaları, Ay’ın manyetik alanları, Ay yüzeyinin ısıl özellikleri üzerinde çalışmalar yapılacak. Ayrıca Türkiye’de geliştirilen bilimsel ekipmanlarla Ay’daki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler gerçekleştirilecek. Bilimsel görev tamamlandıktan sonra uzay aracının kontrollü yavaşlatma manevralarıyla Ay yüzeyine ulaştırılması hedefleniyor. Bu aşamada Türkiye tarafından geliştirilen Hibrit İtki Sistemi de görev yapacak. Uzay aracında yüzde 80’in üzerinde yerlilik Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay Uzay Aracı’nın yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirildiği açıklandı. Projede, Türkiye’nin daha önceki uydu çalışmalarında kazandığı mühendislik deneyimlerinden yararlanıldı. İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinde geliştirilen uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol ve yörünge operasyonları gibi kritik kabiliyetlerin Ay aracına da aktarıldığı belirtildi. Kacır ayrıca Türkiye’nin uydu teknolojilerinde geliştirdiği altyapının yeni nesil uzay projelerine temel oluşturduğunu belirterek, daha önce elde edilen mühendislik kazanımlarının Ay göreviyle derin uzay çalışmalarına taşındığını ifade etti. Fırlatma için Kennedy Uzay Üssü kullanılacak TUSAŞ’taki çevresel testlerin tamamlanmasının ardından Ay Uzay Aracı’nın, TÜBİTAK UZAY’ın ODTÜ yerleşkesinde yapımı süren temiz oda ve entegrasyon tesisine götürülmesi planlanıyor. Buradaki nihai kontrollerin ardından aracın fırlatma hazırlıkları için ABD’deki Kennedy Uzay Üssü’ne gönderilmesihedefleniyor. Kacır, hava, saha ve yörünge koşullarının uygun olması halinde Ay Uzay Aracı’nın 2027 yılının ilk aylarında uzaya gönderilmesinin planlandığını belirtti. Türkiye’nin ilk derin uzay görevi olması planlanan Ay Araştırma Programı, ülkenin uzay teknolojilerinde geliştirdiği yerli mühendislik kapasitesinin daha ileri görevlerde kullanılmasına yönelik önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.

Karabağ’da YÖK'ten yeni akademik iş birliği Haber

Karabağ’da YÖK'ten yeni akademik iş birliği

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki yükseköğretim iş birliğinde yeni bir döneme girildiğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yükseköğretimde küresel ölçekte güç kazandığını belirterek, başta gönül coğrafyası olmak üzere birçok ülkede ortak üniversiteler, akademik birimler ve programlar hayata geçirildiğini söyledi. Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi modeliyle başlayan sürecin ardından, yükseköğretim iş birliğinin şimdi de Karabağ’a taşındığını ifade eden Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ), Karabağ Üniversitesi çatısı altında mühendislik ağırlıklı akademik birimler kuracağını duyurdu. Bu adımın, İTÜ’nün mühendislik alanındaki köklü birikimini Karabağ Üniversitesi’nin eğitim ve araştırma kapasitesiyle buluşturacağı vurgulandı. “KARABAĞ’DA BİLİM VE TEKNOLOJİYLE KATKI SUNACAĞIZ” Karabağ Üniversitesi’nin, Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan topraklarında bağımsızlığın, geleceğin ve kültürel dirilişin simgelerinden biri olduğunu belirten Özvar, bu coğrafyanın yeniden inşasına bilim, teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla katkı sunmayı çok önemli bulduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'yi ileriye gençlik taşıyacak Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'yi ileriye gençlik taşıyacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park'ta gerçekleştirilen TÜGVA Yaz Okulları Finali Programı'na katılım sağlayarak hitapta bulundu. Konuşması sırasında vakıf üyelerini ve katılımcıları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin dört bir yanındaki tüm çocuklara ve gençlere sevgi ve selamlarını iletti. Yeditepe'nin kardeşçe gülümsediği, Boğaz'ın mavi rüzgârlarıyla serinlediği ve fetih ruhunun kalplerde yaşadığı güzel İstanbul'da, rengârenk bir çiçek bahçesini andıran bir ortamda buluştuklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan; sevginin, umudun, aydınlığın ve geleceğin simgesi olan gençlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti. "BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN YOL BAŞÇILARI, 'TEKNOFEST KUŞAĞI' YİNE YERİ GÖĞÜ İNLETİYOR" Gençlerin gözlerindeki ışığa dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı'nın mimarları maşallah yine coşkusuyla, heyecanıyla ve tutkusuyla göz dolduruyor. Büyük ve güçlü Türkiye'nin yol başçıları, TEKNOFEST kuşağı maşallah yine yeri göğü inletiyor. Sizleri böyle neşeli ve coşkulu görmek bizleri çok mutlu ediyor. Bu muhteşem tablo ve muazzam manzara için her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum" şeklinde konuştu. Düzenlenen etkinlik için TÜGVA'ya şükranlarını sunan ve ev sahipliğinden dolayı Galatasaray Spor Kulübü yöneticilerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bu stadyumu sizlerle, yani her biri farklı renkte 70 bin çiçekle süsleyen bu renkli organizasyonda emeği geçen tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Buradan gönül coğrafyamızda ve dünyanın dört bir yanında bizleri takip eden, bizlere dua eden, kalpleri bizimle çarpan tüm gençlere selamlarımı gönderiyorum. Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da, İsrail'in vahşi saldırıları altında yaşam savaşı veren tüm yavrularımızı, sizin Filistinli ve Lübnanlı kardeşlerinizi yürekten selamlıyorum. Rabb'im onların yar ve yardımcısı olsun; Türkiye'deki kardeşlerinin yüreklerinin onlarla birlikte attığını buradan ilan ediyorum." Gençlere seslenmeye devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sevgili evlatlarım, öncelikle burada bir gerçeği tüm kalbimle söylemek istiyorum. Sizin şu coşkunuzu ve enerjinizi tarif etmeye inanın kelimeler yetersiz kalır. Sizin şu güzelliğinizi, şu berraklığınızı hiçbir şair söze, mısraya dökemez. Sizin şu samimiyetinizi, imanla çarpan kalplerinizi, toplu vuran yüreklerinizi en usta ressam bile resmedemez. Rabb'im sizlerden razı olsun" dedi. TÜGVA'nın yöneticileri, mensupları, profesyonel ve gönüllü eğitmenleriyle gurur verici işlere imza atmayı sürdürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Unutmayın, 'İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür/İmansız olan paslı yürek sinede yüktür'. Millî ve manevi değerlerine sıkıca sarılan, sahip olduğu potansiyelin farkında olan, şuurlu, onurlu, bilgili ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesi adına TÜGVA canla başla çalışıyor. Geleneksel sporlardan takım oyunlarına, bilim ve eğitim programlarından kültür ve sanat etkinliklerine, doğa kamplarından sivil toplum faaliyetlerine kadar gençlerimize her alanda değer katan, yeni ufuklar açan ve onları güçlü bir geleceğe hazırlayan çok kritik çalışmalar yürütüyor." Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA tarafından bu yıl düzenlenen yaz okullarında 700 binden fazla katılımcıya ulaşılarak yeni bir rekor kırıldığını belirtti. Vakfın bu yıl 1,5 milyonun üzerinde gencin hayatına dokunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA'nın Türkiye'nin en büyük gençlik hareketi konumuna geldiğini ifade etti. "81 VİLAYETİMİZDE, 625 İLÇEMİZDE 400 BİNİ AŞKIN GÖNÜLLÜSÜYLE TÜGVA AİLEMİZİ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM" 6 hafta boyunca devam eden TÜGVA yaz okullarında yaklaşık 460 bin öğrencinin Kur'an-ı Kerim eğitimini tamamladığını, 232 bin öğrencinin tecvit eğitimi aldığını ve 387 binden fazla gencin Osmanlıca derslerine katılım sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: Yüz binlerce öğrencinin zengin içerikli eğitim, spor, kültür ve sanat etkinlikleri sayesinde kendilerini geliştirme imkânı bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaz okullarının etkinliklerinde yeni dostluklar pekişti. Çocuklarımız farklı alanlarda bilgi, görgü ve tecrübe kazandı. Evlatlarımız bazen yarıştı, bazen uyum içerisinde çalıştı. En önemlisi ise geçmişten devraldıkları zengin mirasın bilincine vardı. Görüyorum ki gerçekten dopdolu bir program geçirmişsiniz. Her açıdan verimli, başarılı ve faydalı bir yaz okulu dönemi olmuş. Maşallah, barekallah diyorum. Cenabı Allah sizleri nazarlardan korusun" diye konuştu. Türkiye'nin istikbaline yön verecek gençleri fedakârlıkla eğiten ve onlarla yakından ilgilenen tüm hocaları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "81 vilayetimizde, 625 ilçemizde 400 bini aşkın gönüllüsüyle faaliyetlerini sürdüren TÜGVA ailemizi canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Gençliğin milletin atardamarı olduğunu vurgulayarak bu hususun altını çizmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Atardamar, kalbin pompaladığı kanı tüm vücuda nasıl ulaştırıyorsa, gençlik de toplumun enerjisini, ideallerini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır. Bu damar ne kadar sağlıklı ve güçlü olursa, millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur. Bu damar vasıtasıyla geçmiş, bugün ve gelecek aynı noktada buluşur. Gençlerimiz için tüm gücüyle çalışan TÜGVA'mız, işte bu derece hayati bir görevi layıkıyla yerine getirmektedir. Türkiye'nin hayrına olacak her işe engel olmaya çalışanlar, tam da bu sebeple TÜGVA'nın önünü kapatmak istiyor. Milletimizi asırlık hayallerine kavuşturacak her girişime set çekmeye çalışanlar, bu yüzden TÜGVA'yı hedef alıyor. Gençlerimiz, kıtaları ipek bir kumaş gibi işleyen ecdadını tanımasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye uğraşanlar, tam da bu yüzden TÜGVA'yı hazmedemiyor." "NE YAPARLARSA YAPSINLAR KARŞIMDAKİ ŞU GENÇLİĞİN ÖNÜNE SET ÇEKEMEZLER" TÜGVA gibi değerli kuruluşların, sayısı az ancak sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının nedenlerinin bunlar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere baktıkça gururlanmak yerine öfke nöbetleri geçirmelerinin sebebi, karşımızdaki şu muazzam manzaradır. Sizlerin dik duruşu, özgüveni, değerlerinize sahip çıkmanız ve burada olduğu gibi birbirinize kardeşçe sarılmanızdır. Varsın rahatsız olsunlar. Allah'ın izniyle nehri tersine akıtamazlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, karşımdaki şu gençliğin önüne set çekemezler. Bu ülkenin gençlerini ruh köklerinden ve inanç değerlerinden koparmaları mümkün değildir. Geçmişte yaptıkları gibi, bu milletin tertemiz evlatlarını kirli hesaplarına ve oyunlarına alet edemezler. O günler artık geride kaldı. O karanlık günler, eski Türkiye'de kaldı. Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze teslim etmeyiz. Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe düşmesine asla izin vermeyiz." Gençlere hitaben konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler tarihe yön vermiş, bilime ve sanata istikamet çizmiş, çağlar kapatıp çağlar açmış bir milletin evlatlarısınız" dedi. Cihana hükmetmiş, üç kıtada iz bırakmış kahraman bir ecdadın torunları olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler bugün de vicdanıyla, merhametiyle ve mazlumlara sahip çıkmasıyla tüm insanlığa örnek teşkil eden bir ülkenin çocuklarısınız. Hepiniz Türk milleti gibi büyük, Türkiye Cumhuriyeti gibi itibarlı bir devletin gençlerisiniz. 21. yüzyıla Türkiye'nin imzasını atacak vizyoner bir nesilsiniz. Yarınlarımızın sağlam emanetçileri ve en büyük güç kaynağımızsınız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere güçlü, dirayetli ve öz güvenli olmalarını; kimseye karşı boyun eğmemelerini ve şartlar ne olursa olsun kendilerine olan inançlarını yitirmemelerini tavsiye etti. Bu doğrultuda gençlerin bilgili, vizyon sahibi ve cesur olmalarını; adaleti, vicdanı, merhameti ve hikmeti elden bırakmamalarını öneren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepinizden büyük düşünmenizi ve büyük hayaller kurmanızı istiyorum. Yıldızları hedeflemenizi, belirlediğiniz amaçlara doğru yılmadan ve yıkılmadan yürümenizi bekliyorum. Bu toprakların asıl ümidinin sizde olduğunu unutmayın. Şu an Filistin için dualar edildiğini, Asyalı ve Afrikalı çocukların kalplerinin sizlerle çarptığını unutmayın. Türk-İslam dünyasında aynı ufka baktığınız, aynı idealleri paylaştığınız milyonlarca kardeşinizin olduğunu unutmayın" şeklinde konuştu. "BU GENÇLİK, TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİDE BAŞLATTIĞI ATILIMI ÇOK DAHA İLERİYE TAŞIYACAK DONANIMLI BİR GENÇLİKTİR" Usta şair Abdurrahim Karakoç'un, "Kirli karanlıkları yırtacak nur olun siz. Susayan yüreklere yağmur olun siz. Çamur sıçratanlara bakıp çamurlaşmayın, halk mayası taşıyan helal hamur olun siz" dizelerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her birinizin gelecekte Türkiye'nin yüzünü akartacağına ve Türkiye Yüzyılı'nın sancaktarı olacağınıza yürekten inanıyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir de şunu unutmayın sevgili gençler, Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere baktıkça ülkemizin geleceği adına heyecan duyuyorum. Her birinizle gurur duyuyor, sizlere sonsuz güveniyorum. Rabbim sizleri korusun. Yolunuz, bahtınız ve ufkunuz açık olsun" ifadelerini kullandı. Merhum Prof. Dr. Ali Fuad Başgil'in başarıya giden yolun irade ve çalışkanlıkla mümkün olduğunu vurgulayan; "Az bilgili, hatta bilgisiz insanlardan muvaffak olanlar çok görülür. Fakat zayıf iradeli insanlardan başarılı olmuş ve çok yükselmiş tek bir misal gösterilemez. İrade terbiyesi ve nefis mücadelesinin en ahlaki ve insani ifadesi ise çalışmaktır. Tembellik her türlü ahlaksızlığın anası, çalışkanlık da temiz bir başarının, yüksek ahlakın, ruh ve beden sağlığının en temel şartı, en feyizli kaynağıdır" sözlerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Evet, burada bulunan TÜGVA gençliği tam da böyle bir gençliktir. Çalışkanlığı, iradesi ve sürekliliğiyle Türkiye'yi her alanda çok daha ileriye taşıyacak bir gençliktir. Bu gençlik, Türkiye'nin bilim ve teknolojide başlattığı hamleyi çok daha ileriye götürecek donanımlı bir nesildir. Bizler de yarınlarımıza yön verecek sizlerin en iyi şekilde yetişmesi için tüm imkânlarımızla çalışıyoruz. Eğitimden teknolojiye, spordan kültür ve sanata kadar hayallerinizi gerçekleştirebilmeniz için ne gerekiyorsa yapıyoruz. İnşallah daha uzun yıllar sizler için çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun." TÜGVA Yaz Okulları finalinin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öğrenci ve öğretmenlerimizi ayrıca tebrik ediyorum. Yaz tatilinizin geri kalanını sevdiklerinizle huzur, mutluluk ve neşe içinde geçirmenizi temenni ediyorum. Ailelerinize, dostlarınıza ve arkadaşlarınıza benden kucak dolusu selamlar iletin. Yaz okulu süresince kurduğunuz dostlukları devam ettirin. Tebessüm, neşe ve sevinç yüzünüzden eksik olmasın. Tekrar buluşmak dileğiyle hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla" şeklinde sözlerini tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizi hedef alan saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizi hedef alan saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıldönümü Programı’nda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfı’mıza, Milli Türk Talebe Birliği’mize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı, özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu hamdolsun başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle farklı ihtisas alanlarındaki 20’yi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfı’mız; ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız, milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun cehdi de, emeği de, gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz, bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerliğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfı’mızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum. Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardır. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfı’mız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 29 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi Olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfı’nı hep milletin yanında hakkın ve hakikatin tepesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum. Çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon, geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme, eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz. Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz. Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef, insandır, hedef ailedir, hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk. Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla faklı projeleri hayata geçirdik. Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek Allah korusun yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız çok açık söylüyorum: Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez, komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün, bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekun bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı. Milli bünyemiz, daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış rüşvetsiz selam dahi olmayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler. Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir, ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje her gün 10 yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Durum öyle vahim ki böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi, eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap alırız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Birlik Vakfı’mızın 40. yaşını bir kez daha tebrik ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.