Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bildirildi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bildirildi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bildirildi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2 Çocuğun Ölümünde Soruşturmanın Seyri Değişti! 7 Şüpheli Gözaltında Haber

2 Çocuğun Ölümünde Soruşturmanın Seyri Değişti! 7 Şüpheli Gözaltında

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van ve Afyonkarahisar’da çocukların hayatını kaybettiği iki ayrı dosyada soruşturmanın seyrini değiştiren gelişmeler yaşandığını duyurdu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, ilk aşamada intihar ve kaza olarak değerlendirilen ölümlere ilişkin dosyalar yeniden incelendi. Yapılan değerlendirmelerde her iki olayda da cinayet şüphesini güçlendiren bulgulara ulaşıldığı bildirildi. Damlanur Sarihan’ın ölümünde soruşturma yeniden açıldı Van’ın Başkale ilçesinde 10 Ocak 2024’te hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’ın ölümü, yeni bulguların ortaya çıkmasının ardından yeniden mercek altına alındı. İlk değerlendirmelerde intihar ihtimali üzerinde durulan olayda; gizli tanık ifadeleri, aile bireylerinin çelişkili beyanları, olay sonrası iletişim kayıtları ve şüphelilerden birinin elinde tespit edilen atış artığı dikkate alındı. Soruşturma dosyasında ayrıca olayda kullanılan silahın niteliği ve silah üzerinde parmak izi bulunmaması da değerlendirildi. Elde edilen bulguların ardından dosya kasten öldürme şüphesiyle genişletildi. 3 ilde eş zamanlı operasyon Soruşturmanın derinleştirilmesinin ardından 7 Ağustos 2026'da Van, Hakkari ve Tekirdağ’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 7 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü, soruşturmanın ise çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi. Adli makamların elde edilen deliller ve şüpheli ifadeleri doğrultusunda olayın nasıl gerçekleştiğini tüm yönleriyle ortaya çıkarmaya çalıştığı belirtildi. 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın ölümünde dikkat çeken bulgular Bakan Gürlek’in açıklamasında yer alan ikinci dosya ise Afyonkarahisar’da 24 Ocak 2026’da hayatını kaybeden 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’a ilişkin oldu. Çocuğun ölümüyle ilgili soruşturma, otopsi sonuçları ile şüpheli ifadeleri arasında tespit edilen çelişkilerin ardından yeniden incelendi. Yapılan değerlendirmelerde Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşmediği, darbe sonucu yaşamını yitirdiği ve olayın “yüksekten düşme” şeklinde gösterilmeye çalışıldığı yönünde bulgulara ulaşıldığı açıklandı. Gürlek: Soruşturmalar tüm yönleriyle sürüyor Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada soruşturmaların Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıkları ile il jandarma komutanlıklarının ortak çalışmaları sonucunda yürütüldüğünü belirtti. Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının arkasındaki gerçeklerin ortaya çıkarıldığını ifade etti. Bakan Gürlek, her iki dosyada da soruşturmaların tüm yönleriyle sürdüğünü vurguladı. Van’daki dosyada 7 şüphelinin gözaltına alınmasıyla birlikte soruşturmanın yeni aşamasına geçilirken, Afyonkarahisar’daki dosyada ise elde edilen adli bulguların soruşturmanın yönünü değiştirdiği bildirildi. Adaletin gecikmemesi kadar gerçeğin karanlıkta kalmaması da bizim için vazgeçilmezdir! Bu anlayışla, Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği, Cumhuriyet başsavcılıklarımız ve kahraman güvenlik güçlerimizin etkin… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 8, 2026

İsrail, Lübnan’da durmuyor sağlık merkezlerini vurdu Haber

İsrail, Lübnan’da durmuyor sağlık merkezlerini vurdu

İsrail, Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılarda sivilleri hedef almayı sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun ülkenin güneyindeki Bint Jbeil bölgesinde bulunan Burj el Alawei kasabasındaki bir sağlık merkezine saldırı düzenlediği bildirildi. Çok sayıda can kaybı yaşandığı belirtilerek, "Merkezde görev yapan 12 doktor, sağlık görevlisi ve hemşire öldü, bir sağlık çalışanı da yaralandı. Birinci basamak sağlık merkezini hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının yasını tutuyoruz" ifadeleri kullanıldı. Marjayoun bölgesindeki El-Sawana kasabasında bulunan bir diğer sağlık merkezine düzenlenen İsrail saldırısında ise 2 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği bildirildi. İsrail’in sağlık altyapısını hedef alan saldırıları kınanarak, bu saldırıların uluslararası hukukun ihlali olduğu vurgulandı. İsrail saldırıların sivilleri hedef almadığını iddia etmişti İsrail, 28 Şubat'ta ABD ile birlikte İran'a yönelik başlattığı kapsamlı saldırıların ardından Lübnan'da başkent Beyrut'ta bulunan Dahiye bölgesi başta olmak üzere birçok noktaya yoğun hava saldırıları düzenlemeye başlamıştı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamalarda, söz konusu saldırılarda İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile Hizbullah'a ait unsurların hedef alındığı iddia edilmişti. En az 773 kişi hayatını kaybetmişti Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapıln son açıklamada İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında 2 Mart tarihinden bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 773'e, yaralananların sayısının ise bin 933'e yükseldiği bildirilmişti.

Wall Street Journal: İran saldırısında beş ABD yakıt ikmal uçağı hasar gördü. Haber

Wall Street Journal: İran saldırısında beş ABD yakıt ikmal uçağı hasar gördü.

Wall Street Journal, iki ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, yakıt ikmal uçaklarının tamamen imha edilmediğini, sadece hasar gördüğünü ve şu anda onarımda olduğunu bildirdi. Olayda herhangi bir can kaybı da bildirilmedi. Bu uçakların, son günlerde Prens Sultan Hava Üssü'nü hedef alan bir İran füze saldırısında vurulduğu bildirildi. Ancak ABD Merkez Komutanlığı bu bilgi hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Suudi Arabistan'daki saldırıyla ilgili bilgiler, 12 Mart'ta meydana gelen bir diğer ciddi olaydan kısa bir süre sonra ortaya çıktı. Olayda, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait iki KC-135 yakıt ikmal uçağının havada çarpıştığı ve birinin düştüğü bildirildi. Pentagon, talihsiz uçaktaki altı mürettebat üyesinin tamamının öldüğünü doğruladı. 23 Şubat'ta çekilen uydu görüntüsünde, Prens Sultan Hava Üssü'ndeki ABD uçakları. Bu olay, 28 Şubat'tan bu yana İran'la yaşanan çatışmada hasar gören veya imha edilen ABD Hava Kuvvetleri yakıt ikmal uçaklarının toplam sayısını en az yediye çıkarıyor. Yakıt ikmal uçaklarını hedef almak, İran'ın ABD ordusunun Orta Doğu'da uzun vadeli hava operasyonlarını sürdürme kabiliyetini baltalama taktiğini gösteriyor. Suudi Arabistan'ın merkezinde bulunan Prens Sultan Hava Üssü, ABD'nin yurtdışındaki önemli askeriüslerinden biridir. Şubat ayında çekilen uydu görüntülerine göre, üste KC-46A ve KC-135'ler de dahil olmak üzere en az 19 yakıt ikmal uçağı, 6 adet E-3 Sentry erken uyarı uçağı ve 3 adet E-11A muharebe iletişim uçağı bulunmaktadır.

Güvenlik Kaynakları: PKK, sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyor Haber

Güvenlik Kaynakları: PKK, sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyor

Güvenlik kaynakları, Suriye hükümetinin 10 Mart Mutabakatı kapsamında PKK/YPG’nin Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini çatışmasız şekilde terk etmesi için yaklaşık 10 aydır çeşitli seviyelerde siyasi müzakereler yürüttüğünü bildirdi. Kaynaklara göre, bu süreçte örgütün “masada zaman kazanmaya çalıştığı, sahada ise Halep şehir merkezine yönelik saldırılarla bölgeyi istikrarsızlaştırmayı sürdürdüğü” ifade edildi. Açıklamada, Halep’teki fiili bölünmüşlüğün yalnızca güvenlik ve istikrarı değil, ekonomik kalkınmayı da tehdit ettiği belirtildi. PKK/YPG unsurlarının Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı yol kontrol noktalarına yönelik saldırılarının ardından, 5 Ocak 2026 itibarıyla bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği aktarıldı. Yaşanan gelişmeler üzerine Suriye Savunma Bakanlığı tarafından, PKK/YPG’nin Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çıkarılması amacıyla “sınırlı bir operasyon” planlandığı bildirildi. Operasyonun planlama ve icra aşamalarında, “bölgedeki Kürtler dahil tüm Suriye vatandaşlarının zarar görmemesinin öncelik olarak ele alındığı, sivil kayıpların önlenmesi için azami hassasiyet gösterildiği” vurgulandı. Kaynaklar, bu kapsamda SDG tarafıyla da çeşitli kanallardan temas kurulduğunu, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de aralarında bulunduğu bazı isimlerin uzlaşıya açık bir tutum sergilediğini aktardı. Harekatın ilk aşamalarında Şeyh Maksud’un dış mahallelerinin ciddi bir çatışma yaşanmadan YPG unsurlarından temizlendiği, ancak Eşrefiye’nin boşaltılması ve Şeyh Maksud’un kuşatılmasının ardından Kandil yönetiminden bölgedeki unsurlara “kalın ve savaşın” talimatı geldiğinin görüldüğü bildirildi. Açıklamada, “PKK’nın uzlaşı yerine çatışmayı tercih etmesi nedeniyle yaşanan tüm kayıpların sorumluluğunun Kandil’e ait olduğu” ifade edildi. Güvenlik kaynakları, PKK’nın Kürt mahallelerinde sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını, hastane ve çevresindeki bazı binalara yerleşerek hasta ve yaralıların hayatını tehlikeye attığını belirtti. Suriye ordusunun sivil hassasiyet nedeniyle bu alanlara müdahalede dikkatli davrandığı, buna rağmen örgütün tünellerden yaptığı keskin nişancı saldırılarında çok sayıda Suriye güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, olayların başladığı ilk andan itibaren çatışmaların sona erdirilmesi ve sivillerin güvenli şekilde bölgeden ayrılması için uzlaşı ve diyalog çabası yürüttüğü, ancak bu girişimlerin PKK tarafından engellendiği bildirildi. Açıklamada, PKK’nın yaşananları “Kürt halkına yönelik etnik saldırı” olarak göstermeye çalıştığına dikkat çekilerek, “bunun gerçeği yansıtmadığı, yaşananların bir Arap-Kürt çatışması olmadığı” vurgulandı. Kürt halkının Suriye’nin asli unsuru olduğu belirtilirken, “temel hedefin tüm etnik ve dini unsurların katılımıyla uzlaşı temelinde ortak bir gelecek inşa etmek olduğu” ifade edildi. Güvenlik kaynakları, tüm gelişmelere rağmen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecinin devam ettiğini ve söz konusu olayların bu süreci sekteye uğratamayacağını bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.