Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beyaz Saray

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Beyaz Saray haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyaz Saray haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump: ABD'yi NATO'dan çekmeyi değerlendiriyoruz Haber

Trump: ABD'yi NATO'dan çekmeyi değerlendiriyoruz

The Telegraph gazetesinde bugün yer alan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerin İran savaşına destek vermeyi reddetmesinin ardından ABD'yi NATO'dan çekmeyi değerlendirdiğini söyledi. The Telegraph’a verdiği mülakatta ittifakı "kağıttan kaplan" olarak nitelendiren Trump, ABD'nin savunma anlaşmasından çekilmesi konusunun artık sadece bir düşünce aşamasında olmadığını belirtti. Çatışma sonrası ABD'nin ittifak üyeliğini yeniden gözden geçirip geçirmeyeceği sorulan Trump, konunun "yeniden değerlendirilme aşamasını geçtiğini" söyledi. Trump, "NATO beni hiçbir zaman etkilemedi. Onların kağıttan bir kaplan olduğunu her zaman biliyordum; bu arada Putin de bunu biliyor” ifadelerini kullandı. NATO müttefikleri isteksiz bir tavır sergiliyor İran'ın küresel petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'sini taşıyan kritik bir rota olan Hürmüz Boğazı'nı haftalardır fiilen kapalı tutması; enerji akışını bozup, petrol ve gaz fiyatlarını artırarak küresel resesyon endişelerini tetiklerken; NATO müttefikleri boğazın yeniden açılmasına yardım etme konusunda isteksiz bir tavır sergiliyor. Desteğin eksikliğini anlamanın güç olduğunu ifade eden Trump, "Orada olmamalarının ötesinde, buna inanmak gerçekten zordu. Büyük bir satış pazarlığı da yapmadım. Sadece 'Hey' dedim, biliyorsunuz, çok fazla ısrar etmedim. Bunun otomatik olarak gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Trump sözlerini şöyle sürdürdü: "Ukrayna dahil her yerde otomatik olarak oradaydık. Ukrayna bizim sorunumuz değildi. Bu bir testti ve onlar için oradaydık, her zaman da yanlarında olurduk. Ama onlar bizim yanımızda olmadı.” Birleşik Krallık'a da değinen Trump, Başbakan Keir Starmer'ı ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşa katılmayı reddettiği için eleştirdi ve Kraliyet Donanması'nın kabiliyetleri hakkında şüphelerini dile getirdi. İngiliz savaş gemisi filosunun durumuna atıfta bulunan Trump, "Bir donanmanız bile yok. Çok yaşlısınız ve çalışmayan uçak gemileriniz vardı" dedi. İngiltere’nin tutumuna eleştiri İngiltere Başbakanı'nın savunma harcamalarını artırması gerekip gerekmediği sorulduğunda Trump, ona tavsiyede bulunmayacağını, Starmer'ın "ne istiyorsa onu yapabileceğini" söyledi. Ayrıca Starmer'ın enerji maliyetlerini yükselttiğini iddia ettiği rüzgar enerjisine odaklanmasını da eleştirdi. Beyaz Saray, savaş konusunda müttefiklere yönelik artan bir hoşnutsuzluk dile getirirken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio NATO'yu "tek yönlü bir yol" olarak tanımladı ve müttefikleri ABD'nin üslere erişimini engellemekle suçladı. Rubio, Washington'ın savaştan sonra NATO üyeliğini "yeniden inceleyebileceğini" söylerken, Trump da Rubio'nun bu tavrı almasından "memnun olduğunu" belirtti.

WSJ: Hürmüz Boğazı kapalı kalsa bile Trump İran operasyonunu sonlandırmaya hazır Haber

WSJ: Hürmüz Boğazı kapalı kalsa bile Trump İran operasyonunu sonlandırmaya hazır

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump kurmaylarına, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalsa dahi İran'a yönelik askeri harekatı yavaşlatmaya ve sonlandırmaya hazır olduğunu söyledi. Yönetim yetkililerine dayandırılan haberde; Trump ve ekibinin, boğazı derhal açmaya yönelik bir operasyonun çatışma süresini uzatacağı ve Trump’ın tercih ettiği "4 ila 6 haftalık" takvimin dışına çıkaracağı sonucuna vardığı belirtildi. Temel hedef: İran’ın deniz ve füze gücünü çökertmek Habere göre ABD yönetimi, bu aşamada temel hedeflerine odaklanmayı planlıyor. Bu hedefler arasında İran'ın deniz kuvvetlerini ve füze kapasitesini felç etmek yer alıyor. Aynı zamanda Tahran üzerinde, su yolu üzerinden serbest ticaretin yeniden başlaması için diplomatik baskı kurulması hedefleniyor. Diplomasinin başarısız olması durumunda ise Washington’un, boğazın yeniden açılması konusunda sorumluluğu Avrupalı ve Körfez müttefiklerine bırakmayı planladığı ifade ediliyor. Yetkililer, Trump'ın masasında askeri seçeneklerin halen bulunduğunu ancak bunların şu an için öncelikli olmadığını vurguladı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD'nin boğazdaki operasyonların normale dönmesi için "çalışmalar yürüttüğünü" teyit etti. Savaşın bilançosu ağırlaşıyor İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı kapsamlı saldırılardan bu yana bölgedeki gerilim dinmiyor. Operasyonlarda bugüne kadar, aralarında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in de bulunduğu bin 340'tan fazla kişi hayatını kaybetti. İran ise bu saldırılara; İsrail, Ürdün, Irak ve ABD askeri üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini dron ve füzelerle hedef alarak karşılık verdi. Bu misillemeler can kayıplarına, altyapı hasarına ve küresel piyasalar ile havacılık sektöründe ciddi aksamalara neden oldu.

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi. Haber

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi.

ABD’de Donald Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen milyonlarca kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” . Yaklaşık 9 milyon kişinin katıldığı tahmin edilen gösteriler, ABD tarihindeki en kitlesel eylemlerden biri olarak kayıtlara geçti. Etkinliğe katılan Senatör Bernie Sanders da vatandaşların ülkenin geleceğini şekillendirmedeki rolünü vurgulayarak demokratik ilkelerin korunması çağrısında bulundu. Büyük çaplı gösteriler yalnızca Minnesota ile sınırlı kalmadı; New York, Los Angeles, Philadelphia, Dallas ve Washington, D.C. dahil olmak üzere birçok şehirde de kaydedildi. Dikkat çekici bir şekilde, bu etkinliklerin yaklaşık üçte ikisi büyük şehirlerin dışında gerçekleşti ve bu da hareketin giderek artan etkisini gösterdi. Dallas'ta protestocular ve karşı protesto grupları arasında çeşitli çatışmalar yaşandı. Güvenlik ve düzeni sağlamak amacıyla kolluk kuvvetleri çok sayıda tutuklama gerçekleştirdi. Reuters/Ipsos anketine göre, Başkan Donald Trump'ın onay oranı şu anda %36 seviyesinde olup, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana en düşük seviyesinde bulunuyor. Bu arada, Cumhuriyetçiler protestoları eleştirerek, bazı aşırı görüşlerin güçlendirildiğini savundular ve muhalif politikacıların hareketi açıkça desteklemesinden endişe duyduklarını dile getirdiler. Gözlemciler, protesto dalgasının, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıl sonundaki ara seçimlere hazırlık dönemine girdiği ve geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi olarak kabul edilen bölgeler de dahil olmak üzere birçok eyalette siyasi kampanyaların arttığı işaretlerinin görüldüğü bir dönemde gerçekleştiğine inanıyor. Washington'da protesto gösterisine katılan 45 yaşındaki Morgan Taylor, Trump'ın İran'daki askeriharekatına öfkelendiğini belirterek, bunu "anlamsız bir savaş" olarak nitelendirdi. "Kimse bize saldırmadı. Orada olmamıza gerek yoktu" dedi. “Kral Yok” hareketi Haziran 2025'te başlatıldı ve hızla ülke geneline yayıldı. Protestolar, organizatörlerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına karşı harekete geçilmesi çağrısında bulunduğu bir ortamda gerçekleşti; bu çatışma dördüncü haftasına girmişti. Hollywood’un efsane aktörü Robert De Niro, New York’taki eylemlerin sembol ismi oldu. Ünlü oluncu meydanları dolduran yüz binlere, şu sözlerle hitap etti: ABD’de Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen Yaklaşık 9 milyon kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” Robert De Niro, eylemlerin sembol ismi oldu. pic.twitter.com/FW5sl59ICC — 724.guncelhaber (@724guncelhaber) March 30, 2026 “Her lanet olası günde yeni ve çılgın bir şey oluyor. Ama bugün farklı! Çünkü ülke genelinde; şehirlerde, kasabalarda, fabrikalarda ve çiftliklerde milyonlarca insan bir araya gelip tek bir ağızdan haykırıyor: KRALA HAYIR!”

Trump, İran'la olan savaştan Savunma Bakanı Hegseth'i sorumlu tutuyor. Haber

Trump, İran'la olan savaştan Savunma Bakanı Hegseth'i sorumlu tutuyor.

ABD Başkanı, Memphis'teki Tennessee Ulusal Muhafız Hava Kuvvetleri Üssü'nde düzenlenen bir kamu güvenliği tartışması sırasında, Epic Fury Operasyonu hakkında bilgi verdi ve İran'a yönelik saldırı kararını savundu. Karar alma sürecini anlatan Başkan Trump, harekete geçmeden önce birçok üst düzey yetkiliyle görüştüğünü söyledi. Şunları paylaştı: “Pete’i aradım, General Dan Caine’i aradım. Birçok harika insanımızı aradım. Harika insanlarımız var. Ve dedim ki, ‘Konuşalım. Orta Doğu’da sorunlarımız var.’” ABD Başkanı Donald Trump ve Savaş Bakanı Pete Hegseth. ABD Başkanı, başından beri güçlü askeri harekât için baskı yapanın Savunma Bakanı Hegseth olduğunu iddia etti. Hegseth'e dönerek Başkan Trump şunları söyledi: "Pete, sanırım ilk konuşan sen oldun ve 'Hadi yapalım, çünkü onların nükleer silahlara sahip olmasına izin veremeyiz' dedin." Devam eden saldırılara rağmen, Başkan Trump, İran devlet televizyonu iki ülke arasında herhangi bir görüşme olduğunu reddetmeye devam etse de, ABD'nin İran ile "çok iyi" görüşmeler yaptığını söyledi. Diplomasiye alan açmak için, savaşı sona erdirecek bir çözüm bulma konusunda yapılan görüşmelerin ardından, 23 Mart'ta İran'daki enerji santrallerine yönelik saldırıyı ertelemeye karar verdi. Beyaz Saray lideri, barışçıl bir sonuca dair iyimserliğini dile getirdi: "Ne olacağını göreceğiz. Bir anlaşmaya varmamızın çok yüksek bir ihtimali olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden beş gün daha bekleyeceğiz ve sonra bunun bizi nereye götüreceğini göreceğiz." Ancak ABD Başkanı, müzakerelerin başarısız olması durumunda sert bir uyarıda da bulundu. 23 Mart sabahı gazetecilere yaptığı açıklamada, kısa süre içinde bir anlaşmaya varılmaması halinde ABD'nin askeri operasyonlara devam edeceğini belirtti.

Trump 'ın  İran’a kara harekatı masada, binlerce asker sevkiyatı gündemde Haber

Trump 'ın İran’a kara harekatı masada, binlerce asker sevkiyatı gündemde

Reuters haber ajansının üst düzey ABD'li yetkililere dayandırdığı özel haberine göre, Donald Trump yönetimi İran’a yönelik savaşta yeni bir aşamaya geçmeye hazırlanıyor. Haberde, binlerce Amerikan askerinin Ortadoğu’ya sevk edilmesinin ve İran topraklarında sınırlı veya kapsamlı kara operasyonlarının masada olduğu iddia edildi. İran ile 28 Şubat’ta başlayan savaşın 20’nci gününde Washington, askeri stratejisini hava saldırılarından kara operasyonlarına genişletmeyi tartışıyor. Reuters’a konuşan yetkililer, ABD’nin stratejik bölgeleri kontrol altına almak için kara gücü kullanabileceğini belirtti. Masadaki üç kritik hedef Reuters’ın raporuna göre, olası bir kara müdahalesinde öncelikli olarak üç bölgeye odaklanılacak: Hürmüz Boğazı kıyıları: Petrol tankerlerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla İran’ın kıyı şeridinde tampon bölgeler oluşturulması ve füze bataryalarının karadan etkisiz hale getirilmesi. Hark Adası: İran’ın petrol ihracatının %90’ının yapıldığı bu stratejik adanın tamamen kontrol altına alınması. Uzmanlar, adadaki altyapıyı tamamen yok etmenin maliyetli olacağını, bu nedenle "ele geçirip yönetmenin" daha mantıklı bir seçenek olarak görüldüğünü belirtiyor. Uranyum depoları: İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını güvence altına almak veya ABD’ye nakletmek. Bu operasyonun, Amerikan Özel Kuvvetleri (Special Forces) için en riskli ve karmaşık görev olacağı ifade ediliyor. Beyaz Saray: "Tüm seçenekler masada" Beyaz Saray’dan bir yetkili, kara harekatı konusunda henüz nihai bir kararın verilmediğini ancak Başkan Trump’ın bu opsiyonu seçenekler arasında tuttuğunu söyledi. ABD’nin temel hedeflerinin; İran’ın balistik füze kapasitesini sıfırlamak, donanmasını tamamen yok etmek, bölgesel vekil gruplarla bağını kesmek ve nükleer silah sahibi olmasını kalıcı olarak engellemek olduğu vurgulandı. Tulsi Gabbard: "Nükleer tesisler betonla mühürlendi" ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, yürütülen hava operasyonlarına ilişkin önemli bir detay paylaştı. Gabbard, İran’ın uranyum zenginleştirme programının ağır bombardımanlarla felç edildiğini ve yeraltı tesislerinin girişlerinin "özel mühimmatlarla betonlanarak kapatıldığını" açıkladı. CENTCOM’un 20 günlük savaş raporu ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) tarafından yayımlanan güncel bilançoya göre, 28 Şubat’tan bu yana İran’a 7 bin 800 hava saldırısı düzenlendi. İran’a ait 120’den fazla savaş gemisi ve bot imha edildi. ABD tarafında şu ana kadar 13 asker hayatını kaybetti, yaklaşık 200 asker ise yaralandı. Siyasi riskler ve lojistik zorluklar Kara harekatı ihtimali, Donald Trump için büyük bir siyasi risk taşıyor. Seçim kampanyası döneminde "Ortadoğu’daki bitmeyen savaşlardan uzak durma" sözü veren Trump’ın, binlerce askeri İran topraklarına göndermesi kendi seçmen tabanında tartışmalara yol açabilir. Ayrıca, ABD’nin bölgedeki deniz gücü de lojistik aksaklıklarla karşı karşıya. Dev uçak gemisi USS Gerald Ford’un çıkan yangın nedeniyle tamir için Yunanistan’a gönderilmesi, ABD’nin Körfez’deki operasyonel kapasitesini geçici olarak kısıtlayan bir faktör olarak görülüyor.

Trump, NATO'yu uyardı. Haber

Trump, NATO'yu uyardı.

ABD Başkanı Donald Trump , Financial Times'a verdiği kısa bir röportajda , ABD'nin Rusya ile savaşında Ukrayna'yı desteklediği için Avrupa'nın da Hürmüz Boğazı konusunda yardım etmesini beklediğini söyledi. Boğazın kapanması dünya petrol fiyatlarının fırlamasına neden oldu. "Eğer hiçbir yanıt gelmezse veya yanıt olumsuz olursa, bunun NATO'nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum," dedi Trump. ABD lideri, Çin'in Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğin çözümüne yardımcı olmaması halinde, Pekin'de Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapacağı üst düzey görüşmeyi erteleyebileceğini de sözlerine ekledi. Trump, "Zirveden önce bunu bilmek istiyoruz," diyerek, Çin'in de birçok Avrupa ülkesi gibi Amerika Birleşik Devletleri'nden daha çok Körfez petrolüne bağımlı olduğunu belirtti. Beyaz Saray yetkilisi, "Mantıklı olan, bu boğazdan fayda sağlayanların orada kötü bir şey olmamasını sağlamaya yardımcı olmalarıdır" diye savundu. Başkan Trump, Financial Times'a verdiği demeçte, ne tür bir yardım istediği sorulduğunda, mayın temizleme gemilerinin yanı sıra "İran kıyılarında faaliyet gösteren bazı kötü adamları etkisiz hale getirecek kişiler" istediğini söyledi. Ortadoğu'daki çatışmanın ne zaman sona ereceğine dair belirsizlik, petrol piyasalarını sarsarak, arz riskleri nedeniyle ham petrol fiyatlarının son iki haftada hızla yükselmesine neden oldu. 15 Mart'ta ABD WTI ham petrol fiyatları %2,5 artışla varil başına 100,22 dolardan, Brent ham petrol fiyatları ise %2,9 artışla varil başına 106,11 dolardan işlem görmeye başladı. Son günlerde Trump yönetimi, ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat'ta başlayan çatışmadan bu yana neredeyse tamamen kapalı olan ve dünyanın hayati önem taşıyan denizcilik yollarından biri olan HürmüzBoğazı'ndan gemilerin geçişine eşlik etmek için ABD müttefiklerinden yardım istediğine dair sinyaller verdi. 15 Mart'ta ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, ABD'nin İran ile yaşanan çatışma sırasında Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere refakat edilmesi konusunda uluslararası müttefiklerden yardım istediğini söyledi. CNN'de konuşan Waltz, "Başkan Donald Trump tüm dünyaya çağrıda bulunuyor çünkü tüm dünya etkileniyor. İran ekonomilerinizi rehin tutamaz ve biz de onların kendi ekonomilerini korumak için bu harekete katılmalarını memnuniyetle karşılıyor, teşvik ediyor ve hatta rica ediyoruz" dedi. Wall Street Journal , ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, Trump yönetiminin, muhtemelen bu hafta içinde, birkaç ülkenin Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere eşlik etmek üzere uluslararası bir koalisyon kurma konusunda anlaştığını duyurmayı planladığını bildirdi. Ancak, bu operasyonların çatışma sona ermeden önce mi yoksa sonra mı başlayacağı konusunda görüşmeler devam ediyor. Aslında birçok ülke, ilgili riskler nedeniyle, çatışmalar sona erene kadar bu tür refakat görevlerini üstlenmeye dair henüz kamuoyuna açık bir taahhütte bulunmadı.

Trump: İran saldırılarını ne zaman bitireceğimize ben karar vereceğim. Haber

Trump: İran saldırılarını ne zaman bitireceğimize ben karar vereceğim.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik başlatılan saldırıların ne zaman sona ereceğine ilişkin nihai kararı kendisinin vereceğini, ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun görüşlerini de dikkate alacağını söyledi. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından başlayan çatışmalar 10’uncu gününe girdi. İran’ın misillemeleriyle çatışmalar bölgedeki bazı ülkelere de yayılırken, savaşın bilançosu giderek ağırlaşıyor. Saldırıların ilk gününde İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey İranlı yetkili hayatını kaybetmişti. İran yönetimi ise dün Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’i ülkenin yeni dini lideri olarak seçti. “Son kararı ben vereceğim” Trump, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin ardından The Times of Israel gazetesine verdiği röportajda, İran’a yönelik saldırıların ne zaman sona erdirileceğine ilişkin net bir takvim açıklamadı. ABD Başkanı, saldırıların sona erdirilmesi konusunda nihai kararın kendisine ait olduğunu belirterek şunları söyledi: “Son kararı ben vereceğim, ancak Netanyahu’nun görüşlerini de dikkate alacağım.” Trump ayrıca, ABD’nin savaşı sona erdirmesi durumunda İsrail’in saldırılara devam edip etmeyeceğine ilişkin bir soruya da “Bunun gerekli olacağını düşünmüyorum” yanıtını verdi. “İsrail’i yok etmek isteyen bir ülkeyi yok ettik” 28 Şubat’ta başlatılan saldırılara değinen Trump, İran’ın İsrail’i hedef aldığını öne sürerek, “Birlikte çalıştık ve İsrail’i yok etmek isteyen bir ülkeyi yok ettik” ifadelerini kullandı. Trump saldırıların ne kadar süreceğine dair tarih vermekten kaçınırken, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise cuma günü yaptığı açıklamada Washington yönetiminin savaşın 4 ila 6 hafta sürmesini beklediğini söylemişti. Öte yandan İran’a göre ABD ve İsrail’in saldırılarında şu ana kadar 1332 kişi hayatını kaybetti.

ABD Başkanı Messi ile görüştü ve İran'ın bir sonraki liderini kendisinin seçmek istediğini söyledi. Haber

ABD Başkanı Messi ile görüştü ve İran'ın bir sonraki liderini kendisinin seçmek istediğini söyledi.

Trump, ABD ordusunun Tahran'ın füze ve insansız hava aracı yeteneklerini yok ettiğini ve "donanmalarının ortadan kaybolduğunu - üç günde 24 geminin yok olduğunu" açıkladı ve yurt dışındaki İranlı sürgün gruplarına geri dönüp ülkeyi yönetmeleri çağrısında bulundu. ABD Başkanı, Perşembe günü çatışmaların tırmanması, ABD ve İsrail savaş uçaklarının ülke genelindeki bölgeleri bombalaması ve Körfez şehirlerinin yeniden yoğun bombardımana maruz kalması üzerine, İran'ın bir sonraki liderini belirleme hakkına sahip olma arzusunu da dile getirdi. Trump, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in olası bir seçim olmadığını söyledi. "Gelecekte İran'ı kimin yöneteceğini seçme sürecine dahil olmak istiyoruz," dedi. Trump ayrıca İran'daki Kürt güçlerini saldırılar düzenlemeye teşvik etti. Trump, "Bunu tamamen destekliyorum" dedi ve yönetiminin ABD ve İsrail saldırıları başladığından beri İran'daki Kürt gruplarla temas halinde olduğunu sözlerine ekledi. İran direnişini sürdürüyor, ancak ateş gücü tükeniyor mu? Çatışmanın altıncı gününde İran, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a bir dizi saldırı düzenledi. Bahreyn'de ise itfaiyeciler, füze saldırısının ardından bir petrol rafinerisinde çıkan yangını söndürdü. Perşembe günü Azerbaycan, çatışmaya dahil olan son ülke oldu ve İran'ı kendi topraklarında insansız hava araçlarını düşürmekle suçlayarak güney hava sahasının 12 saatliğine kapatılması emrini verdi. Ancak İran'ın ateş gücünün, çatışmanın ilk günlerine kıyasla önemli ölçüde azaldığı düşünülüyor. ABD ordusu Perşembe günü yaptığı açıklamada, İran ile olan çatışmada bugüne kadar toplamda 30'dan fazla İran gemisini batırdığını belirtti. ABD'nin Orta Doğu'daki kuvvetlerinin ve ABD Merkez Komutanlığı'nın başı Amiral Brad Cooper, gazetecilere verdiği demeçte, İran'ın balistik füze saldırılarının savaşın ilk gününden bu yana %90 oranında azaldığını, insansız hava aracı saldırılarının ise aynı dönemde %83 oranında azaldığını söyledi. ABD süresiz bombalama ilan etti. Bu arada, ABD yetkilileri ülkenin süresiz olarak bombalamaya devam edebilecek kadar mühimmatı olduğunu söylüyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Florida'daki Merkez Komutanlığı karargahında gazetecilere yaptığı açıklamada, "İran bunun sürdürülemeyeceğini umuyor, bu ciddi bir yanlış hesaplama" dedi. ABD, İran'daki hedeflere yönelik saldırılarını artan bir yoğunlukla sürdürüyor. Kaynak: Beyaz Saray Bu arada Amiral Cooper, son birkaç saat içinde B-2 bombardıman uçaklarının yerin derinliklerine gömülü balistik füze fırlatma rampalarını hedef alarak düzinelerce zırh delici bomba attığını ve bombardıman saldırılarının İran füze üretim tesislerini de hedef aldığını sözlerine ekledi. İran Kızılayı'na göre İran'da en az 1230 kişi öldü; bunların arasında ülkenin güneyindeki Minab kentinde bulunan bir ilkokulda çatışmaların ilk gününde hayatını kaybeden 175 kız öğrenci ve öğretmen de bulunuyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, ülkede 77 kişinin daha hayatını kaybettiğini açıkladı. İsrail'in, çatışmaların başlamasından bu yana İran'ı desteklemek amacıyla İsrail'e saldıran Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılara hazırlanırken bölge sakinlerini tahliye etmeleri konusunda uyarmasının ardından Perşembe günü binlerce kişi güney Beyrut'tan kaçtı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.