Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Batı Şeria

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Batı Şeria haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batı Şeria haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail, Slovenya’daki ilk büyükelçiliğini açtı: Filistin yanlılarından protesto Haber

İsrail, Slovenya’daki ilk büyükelçiliğini açtı: Filistin yanlılarından protesto

Büyükelçiliğin açılışı, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim politikaları ve Gazze’de devam eden savaş nedeniyle bazı Avrupa ülkeleriyle ilişkilerinde gerilim yaşadığı bir döneme denk geldi. Saar: “Tarihi bir gün” İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, büyükelçiliğin açılışı için Slovenya’nın başkenti Ljubljana’yı ziyaret etti. Saar, Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen törende büyükelçiliğin açılmasını “tarihi bir gün” olarak nitelendirdi. Saar, İsrail’i Ortadoğu’daki tek demokrasi olarak tanımlarken, ülkesinin Avrupa'nın güvenliğine doğrudan ve dolaylı katkı sağladığını savundu. İsrail’in Batı medeniyetinin savunulmasında ön saflarda yer aldığını ifade eden Saar, Avrupa ile ilişkilerin önemine vurgu yaptı. Slovenya: Yeni dönemin başlangıcı olsun Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon ise büyükelçiliğin açılmasının iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni etti. Fajon, daha kapsamlı bir siyasi diyaloğun kurulması, iş birliğinin güçlendirilmesi ve iki ülke halklarının yararına somut sonuçlar elde edilmesi yönündeki beklentisini dile getirdi. İsrail’in Ljubljana’daki büyükelçiliğinin açılması, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kurumsal düzeyde güçlendirilmesi yönünde atılmış önemli bir adım olarak öne çıktı. Yüzlerce kişi büyükelçilik önünde protesto düzenledi Büyükelçiliğin açılışı ise Slovenya’da protestolara sahne oldu. Filistin yanlısı yüzlerce gösterici, tören sırasında büyükelçilik binasının önünde toplandı. Göstericiler İsrail’in Gazze’deki politikalarına ve Batı Şeria’daki yerleşim uygulamalarına tepki gösterirken, yeni açılan büyükelçiliğin kapatılması çağrısında bulundu. Büyükelçilik açılışı Avrupa’daki gerilimin gölgesinde gerçekleşti Saar’ın Slovenya ziyareti, İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararının ve Fransa ile Kanada’nın benzer adımlar atacaklarını açıklamalarının hemen ardından gerçekleşti. Bu gelişmeler, İsrail’in en yakın Batılı müttefiklerinden bazılarıyla yerleşim politikası ve Gazze savaşı konusunda görüş ayrılıklarının arttığı bir döneme işaret ediyor. Öte yandan İsrail, İngiltere’nin kararına sert tepki göstererek Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunu kapatacağını açıkladı. Slovenya’daki büyükelçiliğin açılması, İsrail’in Avrupa’da diplomatik ilişkilerini güçlendirme arayışının bir parçası olarak değerlendirilirken, Gazze savaşı ve Batı Şeria’daki yerleşim politikaları nedeniyle Avrupa’daki siyasi baskının da sürdüğü görülüyor.

İngiltere'den İsrail'e sert çıkış: Miliband “Batı Şeria'da etnik temizlik” dedi Haber

İngiltere'den İsrail'e sert çıkış: Miliband “Batı Şeria'da etnik temizlik” dedi

“İki devletli çözüm her iki halkın güvenliği için tek yol” Avam Kamarası'nda İngiltere'nin İsrail ve Filistin politikasına ilişkin konuşan Miliband, İsrail'e yönelik desteği ile Filistin devletine verdiği desteğin birbirine zıt olmadığını söyledi. Britanyalı Yahudi kimliğinden gurur duyduğunu belirten Miliband, ailesinin Nazi döneminde büyük kayıplar yaşadığını ve bu nedenle İsrail devletine yönelik özel bir minnet duygusu taşıdığını ifade etti. Miliband, İsrail'in güvenliği ile Filistinlilerin bağımsız bir devlete sahip olmasının birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, iki devletli çözümü İngiltere'nin Orta Doğu politikasının temel hedefi olarak tanımladı. “Batı Şeria'da etnik temizlik yapılıyor” Miliband, Batı Şeria'daki Filistinlilerin maruz kaldığı saldırı ve zorla yerinden edilme iddialarına dikkat çekti. İsrailli bazı eski yetkililerin açıklamalarını da konuşmasında gündeme getiren Miliband, Batı Şeria'daki bazı bölgelerde yaşananların “etnik temizlik” olarak nitelendirilebileceğini söyledi. İngiliz hükümetinin değerlendirmesine göre, yerleşimci grupların Filistinlilere yönelik saldırıları sonucunda evlerin yıkıldığını, altyapının zarar gördüğünü ve bazı ailelerin yaşadıkları bölgelerden ayrılmak zorunda kaldığını belirten Miliband, İsrail hükümetinin bu uygulamalara yeterince müdahale etmediğini savundu. İngiliz bakan, “etnik temizlik” ifadesinin son derece ağır olduğunun farkında olduğunu ancak yaşananların açık şekilde tanımlanmasının adalet arayışının ilk adımı olduğunu dile getirdi. İngiltere işgalin hukuka aykırı olduğu görüşünü benimsedi Miliband, İngiltere hükümetinin İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimlerini uzun süredir yasa dışı kabul ettiğini hatırlattı. Bunun yanında hükümetin artık İsrail'in Batı Şeria üzerindeki işgalinin hukuki statüsüne ilişkin tutumunu da netleştirdiğini söyledi. İngiliz hükümetinin mevcut görüşünün, İsrail'in kalıcı kontrol ve egemenliğini genişletmeye yönelik politikaları ile yasa dışı yerleşimler nedeniyle işgalin hukuka aykırı olduğu yönünde olduğunu belirten Miliband, bu yaklaşımın ekonomik politikalara da yansıtılacağını açıkladı. Yerleşimlerden gelen ürünlere ithalat yasağı geliyor Miliband, İngiltere'nin işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere ithalat yasağı getireceğini duyurdu. Ayrıca yerleşimlerin genişletilmesine yönelik inşaat, altyapı finansmanı ve gayrimenkul hizmetleri sağlayan bazı şirket ve kişilere karşı da yaptırım uygulanacağını belirten Miliband, yerleşimlerin İngiltere'de tanıtılmasına yönelik faaliyetlerin de engelleneceğini açıkladı. Yeni düzenlemelerin hazırlanarak yürürlüğe girmesinin yaklaşık 6 ila 9 ay süreceği bildirildi. İngiltere, söz konusu adımların doğrudan İsrail ekonomisinin tamamını hedeflemediğini, yasa dışı yerleşim faaliyetlerine odaklandığını vurguladı. Kanada, Fransa ve bazı Avrupa ülkeleri de Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik benzer kısıtlamaları destekledi. İngiltere, Fransa ve Kanada'nın yanı sıra toplam 12 ülke ortak bir açıklamayla yerleşim politikalarına karşı yeni adımlar atılacağını duyurdu. İsrail'e silah ihracatında yeni uygulama İngiltere'nin İsrail'e yönelik silah ihracatı politikasına da değinen Miliband, Gazze'de kullanılabilecek bazı silah sistemlerine ilişkin 30'dan fazla ihracat izninin daha önce askıya alındığını hatırlattı. Miliband, bundan sonraki süreçte işgale doğrudan katkı sağlayacağı değerlendirilen silah ve diğer ürünlerin ihracat izinlerinin de reddedileceğini söyledi. Böylece mevcut ihracat kısıtlamalarının işgal sürdüğü müddetçe uygulanmasının amaçlandığını belirtti. Gazze'deki gelişmeler de gündeme geldi Miliband, konuşmasında Gazze'deki savaşın sonuçlarına da değindi. 7 Ekim'de Hamas'ın gerçekleştirdiği saldırının ardından yaşananların İsrail'in sonraki eylemlerini meşrulaştıramayacağını savunan Miliband, bölgede çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini ve milyonlarca kişinin yerinden edildiğini söyledi. Hastanelerin ve konutların büyük bölümünün zarar gördüğünü, insani yardımların bölgeye ulaştırılmasında ciddi sorunlar yaşandığını belirten Miliband, İsrail ordusunun eylemlerine ilişkin uluslararası soruşturmalarda savaş suçu işlendiğine dair bulguların ortaya konulduğunu ifade etti. Miliband, Gazze'de soykırım işlendiğine yönelik iddiaların ise kapsamlı ve bağımsız hukuki süreçler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Uluslararası Adalet Divanı'nın sürecini desteklediklerini söyledi. Muhalefet: “Tedbirler etkisiz kalacak” İngiltere'deki ana muhalefetin Gölge Dışişleri Bakanı Tom Tugendhat ise hükümetin açıkladığı tedbirleri eleştirdi. Tugendhat, İsrail ile Filistin ekonomilerinin birbirine bağlı olması nedeniyle yerleşimlerden gelen ürünlere yönelik ticaret kısıtlamalarının uygulanmasının zor olacağını savundu. Muhalefet temsilcisi, söz konusu politikaların İsrail'deki aşırı görüşleri güçlendirebileceğini ve beklenen sonucu vermeyeceğini ileri sürdü. İngiltere'nin yerleşim politikalarına yönelik adımları, Londra ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin son dönemde daha da gerildiği bir süreçte geldi. İsrail ise İngiltere, Fransa ve Kanada'nın kararlarına sert tepki göstererek söz konusu adımları siyasi müdahale olarak nitelendirdi.

Hakan Fidan yarın Katar’ı ziyaret edecek Haber

Hakan Fidan yarın Katar’ı ziyaret edecek

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre Fidan, ziyaret kapsamında ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirecek. Görüşmelerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani başkanlığında 2026 yılında Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite Toplantısı’nın hazırlıklarının gözden geçirilmesi bekleniyor. Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik gündemde Fidan’ın görüşmelerde, Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanmasına verdiği önemi vurgulaması öngörülüyor. Bu konunun hem bölgesel güvenlik hem de ekonomik istikrar açısından kritik olduğuna dikkat çekmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın ayrıca, son dönemde Katar’a yönelik saldırılar karşısında Türkiye’nin desteğini yinelemesi planlanıyor. Görüşmelerde, bölgedeki gelişmeler ışığında askeri ve savunma alanındaki iş birliğinin öneminin arttığına dikkat çekilmesi bekleniyor. Fidan’ın, bağlantısallık ve ortak diplomatik girişimlerin bölgesel istikrar açısından stratejik değer taşıdığını ifade etmesi, Körfez’deki ihtilafların kalıcı şekilde sona erdirilmesinin öncelikli hedef olduğunu vurgulaması öngörülüyor. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmeler ele alınacak Bakan Fidan’ın görüşmelerde ayrıca İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılarının yol açtığı insani krizi gündeme getirmesi bekleniyor. Fidan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin politikalarının barış çabalarını zora soktuğunu ifade etmesi, Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrar açısından önem taşıdığına dikkat çekmesi öngörülüyor.

Üç AB ülkesi, İsrail ile yapılan anlaşmanın askıya alınmasının yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor. Haber

Üç AB ülkesi, İsrail ile yapılan anlaşmanın askıya alınmasının yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor.

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, 21 Nisan'da Lüksemburg'da düzenlenen AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada, üç ülkenin de bu konunun gündeme alınması için resmi olarak talepte bulunduğunu söyledi. Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler'in tavsiyeleri doğrultusunda AB'nin insan hakları ve uluslararası hukuk ilkelerine bağlı kalması gerektiğinin altını çizdi. Üç ülke, geçen hafta AB Dış Politika Yüksek Komiseri Kaja Kallas'a gönderdikleri ortak mektupta, İsrail'in insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinde bulunduğunu ve ikili ilişkileri bu değerlere saygıya bağlayan 1995 AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nı ihlal etmiş olabileceğini belirtti. Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'de askeri mahkemelerde hüküm giyen Filistinliler için ölüm cezası öngören yasa tasarısını ağır bir insan hakları ihlali olarak değerlendirerek endişelerini dile getirdiler. Ayrıca, "dayanılmaz" olarak nitelendirilen Gazze'deki insani durum, sınırlı yardım ve sürekli ihlal edilen ateşkes anlaşmaları nedeniyle daha da kötüleşiyor. İşgal altındaki Batı Şeria'da da şiddetin tırmandığına inanılıyor; yerleşimci faaliyetleri ve askeri operasyonlar sivil kayıplara yol açıyor. Üç ülke, AB'nin "sessiz kalmaya devam edemeyeceğini" ve İsrail ile ilişkilerini kısmen askıya almak da dahil olmak üzere tüm seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Bu ülkelere göre, İsrail anlaşmanın insan haklarına saygı ile ilgili temel bir maddesi olan 2. Maddeyi ihlal etmiş olabilir. Daha önceki bir AB değerlendirmesi de İsrail'in yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinin "muhtemelen" doğru olduğu sonucuna varmıştı ve durum şimdi daha da kötüleşti. Bu arada Kallas, Brüksel'deki bir bağışçı konferansında Gazze'nin yeniden inşasının tahmini maliyetinin 71 milyar dolara yükseldiğini söyledi. İrlanda ve İspanya, 2024'ten beri anlaşmanın gözden geçirilmesi için baskı yapıyordu ancak bir uzlaşmaya varamamıştı. Hollanda'nın öncülüğünde başlatılan bir girişim ise AB'nin resmi gözden geçirme sürecini tetikledi. Bu arada İrlanda, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklayan mevzuatı yeniden yürürlüğe koymaya çalışıyor. Slovenya ve İspanya da benzer ticaret kısıtlamaları getirdi; Slovenya Ağustos 2025'ten itibaren yerleşim yerlerinden ithalatı yasaklarken, İspanya da 2026 yılının başından itibaren benzer önlemleri uygulamaya koyacak. Üç ülke de Mayıs 2024'te, bölgeye kalıcı barış getirmek amacıyla iki devletli çözümü teşvik etmeyi hedefleyen koordineli bir diplomatik hamleyle Filistin Devleti'ni tanıdı.

Babacan: İktidarı Filistin meselesinde daha aktif politika uygulamaya davet ediyorum Haber

Babacan: İktidarı Filistin meselesinde daha aktif politika uygulamaya davet ediyorum

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Filistin’deki güncel durum ve İran merkezli küresel gerilimler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Batı Şeria’daki şiddet olaylarına vurgu yapan Babacan, ""Dünyanın gözü şu anda Iran'da ama Filistin'de sıkıntılar, zorluklar, vahşet tam gaz devam ediyor. İran gündemi olağanüstü bir şekilde işgal etmişken, özellikle Batı Şeria'daki son gelişmelere dikkatinizi çekmek istiyorum. Batı Şeria'da yılbaşından bu yana tam 25 Filistinli kardeşimiz hayatını kaybetti." dedi. Gazze’deki duruma da değinen Babacan, ""Gazze'de zaten bu ateşkesten bu yana 650 Filistinli kardeşimizin öldüğünü biliyoruz. Adı ateşkes ama fiilen vahşet devam ediyor. Fakat Batı Şeria'daki gelişmelerin de son derece tehlikeli olduğunun altını özellikle çizmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişteki diplomatik gücü ile bugünkü durumunu kıyaslayan Babacan, 2007 yılındaki müzakere süreçlerini hatırlatarak şu ifadelere yer verdi: "Türkiye'nin olması gerekenden çok daha pasif, çok daha durgun bir çizgi izlediğini de üzülerek tespit ediyoruz. Bu Iran savaşı, aslında çok daha erken dönemde başlayabilecek bir savaştı. Yıl 2007. Bugünkü Alman Cumhurbaşkanı Steinmeier o gün Alman Dışişleri Bakanıydı. Beni aradı ve dedi ki 'Biz Iran'la bir müzakere sürdürüyoruz ama işler iyiye gitmiyor”

Batı Şeria'da 15 köy ateşe verildi Haber

Batı Şeria'da 15 köy ateşe verildi

İşgal altındaki Filistin toprağı Batı Şeria, tarihinin en karanlık ve sistemli işgalci saldırılarından birini yaşıyor. Son saldırı dalgasında İsrailli radikal yerleşimciler 15’ten fazla Filistin köy ve kasabasını ateş çemberine aldı. Evler ateşe veriliyor, aileler alevlerin ortasında mahsur bırakılıyor, yaşlı siviller demir sopalarla darp ediliyor. Batı Şeria’da saatler gece yarısını gösterdiğinde, yüzlerce İsrailli işgalci aynı anda harekete geçti. Filistinlilere ait 15'ten fazla köy araçlar ve tarlalar birer birer ateşe verildi. Yerleşimcilerin aileleri diri diri yakmaya çalıştığı dehşet anları kameralara yansıdı. Birçok evde vatandaşlar alevlerin arasında mahsur kaldı. Saatlerce süren pogrom boyunca İsrail güvenlik birimlerinin müdahale etmemesi, saldırıların devlet destekli olduğu iddialarını güçlendirdi. Vahşetin boyutları sadece yangınlarla sınırlı kalmadı. Karyut köyünde yaşlı bir Filistinli, işgalci yerleşimciler tarafından demir sopalarla darp edilerek hastanelik edildi. Ramallah-Nablus yolunda ise bir çift ve araçtaki bir yolcu, taşlı ve sopalı saldırıda ağır yaralandı. İlk belirlemelere göre en az 9 kişi hastaneye kaldırıldı ancak gerçek rakamın çok daha yüksek olmasından endişe ediliyor. Sahadaki bu katliam girişimi karşısında Filistinlilerin tek aldığı mesaj, yönetimden gelen "dikkatli olun" uyarısıydı. Halk, kendilerini koruyacak bir güç olmadığını belirterek acil uluslararası müdahale çağrısında bulunuyor.

İsrail, Lübnan ve İran'ın başkentlerine "büyük ölçekli" saldırılar başlattı. Haber

İsrail, Lübnan ve İran'ın başkentlerine "büyük ölçekli" saldırılar başlattı.

İsrail ordusu, İran'dan füze saldırıları uyarısı veren hava saldırısı sirenlerinin İsrail genelinde devreye girmesinin ardından, 11 Mart gecesi ve 12 Mart sabahının erken saatlerinde Beyrut'un (Lübnan) güneyindeki ve İran'ı hedef alan yeni ve geniş çaplı bir taarruz başlattığını duyurdu. Daha önce Hizbullah ve İran güçleri İsrail'e koordineli bir saldırı düzenleyerek ülke genelinde birçok bölgede hava saldırısı sirenlerinin çalmasına neden oldu. Güvenlik kaynaklarına göre, sirenler kuzey İsrail'de önceden haber verilmeksizin çalarken, bölge sakinlerine güvenlik için sığınakların yakınında kalmaları tavsiye edildi. İran'dan füze fırlatıldığının tespit edilmesinin ardından Kudüs'te, Batı Şeria'da ve İsrail'in merkezindeki birçok bölgede hava saldırısı sirenleri devreye sokuldu. Ön bilgilere göre, Hizbullah kuzey İsrail'e yaklaşık 100 roket fırlattı. Acil sağlık hizmetleri ajansı Magen David Adom, son 24 saat içinde sağlık personelinin ülke genelindeki sığınaklara kaçan 45 kişiye hafif yaralanmalarla müdahale ettiğini bildirdi. İran'ın Fars haber ajansı, çatışmanın başlamasından bu yana ilk hamle olduğuna inanılan olayda, İsrail insansız hava araçlarının 11 Mart gecesi başkent Tahran'daki çeşitli hedefleri vurduğunu ve güvenlik güçlerinin birkaç üyesinin öldüğünü bildirdi. Bölgede çatışmalar yayılmaya devam ediyor. Irak devlet televizyonuna göre, Irak yakınlarında petrol tankerlerine düzenlenen bir saldırıda bir denizci öldü, 38'i ise kurtarıldı; ancak kaynak, ölenlerin uyruklarını veya saldırıyı gerçekleştirenleri belirtmedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan gelişmeler, bölgesel krizler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de insani yardım girişlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in sistematik saldırılarla Gazze halkını hedef aldığını belirterek, “Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu, 2 bine yakın masum insan yaralandı.” dedi. İsrail hükümetinin işgal ve yerleşim politikalarının Batı Şeria’da da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 12 bin kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’da yargısız infazlar, yıkımlar ve zorla yerinden etmelerin arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözümü zayıflatmaya çalıştığını dile getirdi. Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır; Gazzeli mazlumlara maddi ve manevi tüm desteğini vermeyi sürdürecektir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin dış politikasının yalnızca çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklı olduğunu söyledi. Erdoğan, adil bir barışın herkes için kazanç olacağına inandıklarını belirterek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sona erdirilmesini savunduklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu'nu canlandırıyoruz. Türkiye'den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi'ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan'ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor,… pic.twitter.com/Q652QYuEJu — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Bölgedeki gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini söyledi. Aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve bazı Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarını da tasvip etmediklerini ifade eden Erdoğan, bunun kardeş ülkeler arasında gerilimi artıracağını dile getirdi. Türkiye’ye yönelik balistik tehditlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta ve bugün ülkemize doğru gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirilmiş, gerekli uyarılar İran tarafına açık şekilde iletilmiştir.” dedi. Konuşmasında Türkiye’nin küresel ulaşım ve ticaret projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Orta Koridor projesinin modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den başlayarak Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ni aşan ve Orta Asya’ya uzanan bu hattın öneminin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticaret açısından önemli bir tamamlayıcı proje olduğunu ifade ederek, projenin hayata geçirilmesiyle daha geniş bir coğrafyanın birbirine bağlanacağını kaydetti.

İran'ın İsrail'e yönelik saldırılarında bir kişi öldü, 121 kişi yaralandı Haber

İran'ın İsrail'e yönelik saldırılarında bir kişi öldü, 121 kişi yaralandı

Şimdi, bu, İsrail'e yönelik büyük bir İran füze saldırısı dalgasından sonra oldu. İsrail ordusu, bu füzelerin ve insansız hava araçlarının çoğunun ele geçirildiğini veya düşürüldüğünü, ancak bazılarının Kudüs'ün batısındaki bir şehir olan Tel Aviv ve Beit Shemesh'te geçmeyi başardığını söyledi. Shrapnel, kuzeydeki Qalqilya şehri yakınlarındaki işgal altındaki Batı Şeria'da da düştü. Bunun bir roketin kalıntısı mı yoksa bir önleyici füzenin kalıntısı mı olduğundan emin değiliz ve yasadışı bir İsrail yerleşiminden uzaklaştı ve bir Filistin bölgesine daha yakın bir yere düştü. İsrail savunma sistemlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan yasadışı yerleşimciler olsalar bile İsraillileri korumak için inşa edildiğini ve Filistinlilere hiçbir koruma sağlamadığını biliyoruz. Yani İsrail savunma sistemleri füzeyi İsrail yerleşiminden uzaklaştırıp Filistin topraklarına itmiş olabilir. Cumartesi sabahı erken saatlerde, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki Beit Sahour kasabasında bir Filistinli yaralandı. Bu İsrail, ABD ve İran arasında bir savaş. Ancak savunmasız bırakılan ve askeri işgal altında yaşayan Filistinliler var. Gün boyunca İsrail güçleri El-Halil yakınlarında bir Filistinliyi öldürdü ve İsrailli yerleşimcilerin roketler İsrail'e düştüğünde bile saldırılara devam ettiğini görüyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.