Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Basra Körfezi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Basra Körfezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basra Körfezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki son gelişmeler ve savaşın muhtemel sonuçları ele alındı. Pezeşkiyan, AB ve bazı Avrupa ülkelerinin ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşı "olumsuz ve taraflı" bir tutum sergilediğini belirterek, "ABD ve siyonist rejimin İran’a yönelik askeri saldırısı yalnızca İran halkına karşı benzeri görülmemiş bir suç değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünün açık ihlali ve Avrupa Birliği’nin koruma iddiasında bulunduğu tüm ilke ve kurallara yönelik bir saldırıdır" ifadelerini kullandı. İran’ın ABD ile müzakerelere "samimi ve yapıcı" bir yaklaşımla girdiğini ancak müzakereler sürerken ikinci kez saldırıya uğradığını belirten Pezeşkiyan, bunun Washington yönetiminin diplomasiye inanmadığını ve yalnızca kendi çıkarlarını dayatmayı amaçladığını gösterdiğini söyledi. "Komşu ülkeler sorumluluklarını yerine getirmedi" İran’ın meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, "Komşu ülkelerin egemenliğine saygı duyuyoruz, onlara yönelik herhangi bir saldırı niyetimiz yok. Ancak bu ülkelerde bulunan ABD üslerinden İran’a yönelik saldırılar gerçekleştiriliyor. Söz konusu ülkeler ise topraklarının İran’a karşı kullanılmasını engelleme yönündeki uluslararası sorumluluklarını yerine getirmedi" dedi. "Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı" Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumun ABD ve İsrail’in "saldırgan politikalarının sonucu" olduğunu belirten Pezeşkiyan, "Hürmüz Boğazı, saldırgan taraflara ve onları destekleyenlere kapalıdır. Bu savaşta herhangi bir bahaneyle yapılacak her türlü dış müdahale tehlikeli sonuçlar doğuracaktır. Durumun normale dönmesi, ABD ve İsrail’in saldırılarını durdurmasına bağlı. Biz hiçbir zaman gerilim ya da savaş arayışında olmadık. Gerekli şartların oluşması ve özellikle saldırıların tekrarlanmayacağına dair güvence verilmesi halinde, bu savaşın sona ermesi için gerekli iradeye sahibiz" dedi. Avrupa Birliği’ne eleştiri ve çağrı AB’nin ABD ve İsrail’in saldırıları karşısındaki sessizliğini eleştiren Pezeşkiyan, Avrupa ülkelerine çağrıda bulunarak, "Avrupa Birliği’nin ABD ve Siyonistlerin işlediği suçlar karşısındaki sessizliği üzücü ve insan hakları iddialarıyla çelişmektedir. Avrupa ülkeleri İran’a karşı yıkıcı yaklaşımlar yerine politikalarını uluslararası hukuk temelinde düzenlemelidir" ifadelerini kullandı. "Avrupa saldırıyı desteklemiyor" Costa ise görüşmede, bölgede savaş ve gerilimin sona ermesi gerektiğini vurgulayarak, bu çatışmanın küresel siyasi ve ekonomik etkilerine ilişkin endişelerini dile getirdi. Avrupa ülkelerinin İran’a yönelik saldırıyı desteklemediğini ve bu durumun uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğunu ifade eden Costa, sorunların müzakere ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Savaş 'ın  25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı Haber

Savaş 'ın 25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı

ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar 25. gününe girerken, sahada karşılıklı saldırılar devam ediyor. İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın "verimli görüşmeler yapıldığı" yönündeki açıklamalarını yalan haber olarak nitelendirirken, İsrail’e yönelik füze saldırılarını sürdürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise operasyonlar kapsamında İran’da 9 binden fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Öte yandan bölgesel aktörlerin devreye girmesiyle diplomatik temasların da yoğunlaştığı ifade ediliyor. Bugün bölgede yaşanan gelişmeler şöyle: Trump'ın müzakere açıklamasını "yalan haber" olarak niteleyen İran, İsrail'e arka arkaya füze saldırıları düzenledi ABD Başkanı Donald Trump'ın İranlı yetkililerle "verimli" görüşmeler yaptığını söyleyerek İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini açıklamasının ardından, müzakere yürütüldüğünü yalanlayan İran, İsrail'e füze saldırıları düzenlemeyi sürdürdü. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada İran’ın ülkeye birden fazla füze saldırısı düzenlediği ifade edildi. Saldırılardan birinde, füzenin önlenmesi sonrasında düşen parçalar nedeniyle İsrail'in kuzeyinde yer alan evler hasar gördü, saldırılarda hayatını kaybeden ya da yaralanan olmadığı bildirildi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da dün yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın "Ortadoğu'daki çatışmaların tamamen ve kesin olarak çözülmesi" konusunda "çok iyi ve verimli" görüşmeler yaptığını ve İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini söylemişti. Trump'ın açıklamasının ardından borsalar yükselirken, petrol fiyatları varil başına 100 doların altına düştü. Fakat İran parlamentosu başkanı Muhammed Baqer Qalibaf ABD ile hiçbir müzakere yapılmadığını açıkladı. İsrailli bir yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynak Qalibaf'ın görüşmelerin İran tarafındaki muhatabı olduğunu söylemişti. Sosyal medya platformu X'te paylaşım yapan Qalibaf, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in içine düştüğü çıkmazdan kurtulmak için yalan haberler kullanılıyor" dedi. Öte yandan, Avrupalı bir yetkili, iki ülke arasında doğrudan müzakere yapılmadığını ancak Mısır, Pakistan ve Basra Körfezi'nden ülkelerin mesaj trafiğini yürüttüğünü söyledi.Reuters'a konuşan Pakistanlı bir yetkili ve ikinci bir kaynak da savaşın sonlandırılmasına yönelik doğrudan görüşmelerin bu hafta içinde İslamabad'da yapılabileceğini belirtti. İsrail basınına göre, Arap ülkeleri İran'la müzakere konusunda Trump'a baskı yapıyor İsrail basını, Arap ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump'a İran'la müzakere konusunda baskı yaptığını iddia etti. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde Tahran ile ABD arasında müzakere sürecinin hız kazanma sebebinin Arap ülkelerinin daha fazla ekonomik zarar yaşanmaması için Trump'a baskı yapması olduğu ifade edildi. İsrail'in, ABD ile İran arasında müzakerelerin başladığını bildiği ancak bunun ne kadar faydalı olacağını düşündüğü kaydedildi. Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun müzakereler başarılı olsun ya da olmasın Trump'ın talebini reddedemeyeceğine işaret edildi. Suudi Arabistan, gece boyunca 35 İHA saldırısını engelledi Suudi Arabistan, ülkenin doğusundaki Şarkiyye'de gece boyunca 35 insansız hava aracına (İHA) müdahale edildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Şarkiyye bölgesinde tespit edilen İHA'lara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, hava savunma sistemlerinin söz konusu bölgede gece boyunca 35 İHA saldırısını engellediği kaydedildi. İran medyası: ABD-İsrail’in saldırılarında İsfahan ve Hürremşehr kentlerindeki enerji altyapıları hedef alındı ABD-İsrail’in İran’a saldırılarında, dün İsfahan ve Hürremşehr kentlerinde 2 enerji altyapısının hedef alındığı bildirildi. Fars Haber Ajansı, İsfahan ve Hürremşehr'e düzenlenen saldırılara ilişkin detayları paylaştı. İsfahan'ın Kave Caddesi'ndeki Doğal Gaz İdaresi binası ile gaz basınç düşürme istasyonunun vurulduğu saldırıda, tesislerin bazı bölümleri ile çevredeki evlerde hasar meydana geldiği belirtildi. Aynı zamanda ülkenin güneybatısında Irak sınırında yer alan Hürremşehr kentindeki elektrik santraline ait doğal gaz boru hattının da hedef alındığı ifade edildi. Hürremşehr Özel Valiliği tarafından yapılan açıklamada, bir füzenin doğal gaz hattı istasyonunun dışındaki alana isabet ettiği ve olayda can kaybı yaşanmadığı kaydedildi. İsfahan'da enerji kesintisine dair bilgi verilmezken Hürremşehr’de yapılan çalışmalarla enerji temininin kesintisiz bir şekilde devam ettiği bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, İran'ın elektrik santrallerine saldırı olması durumunda İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerinin hedef alınacağı duyurulmuştu. CENTCOM: İran'da 9 binden fazla hedef vuruldu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırıların başlamasından bu yana ülkede 9 binden fazla hedefin vurulduğunu bildirdi. CENTCOM'un sosyal medya hesabından, İran'a yönelik askeri saldırılara ilişkin açıklama yapıldı. İran'da 9 binden fazla hedefin vurulduğu belirtilen açıklamada, aralarında savaş gemilerinin de bulunduğu 140'tan fazla geminin hasara uğratıldığı ya da imha edildiği kaydedildi. Açıklamada, ABD'nin askeri saldırılarında bombardıman uçakları, savaş uçakları, insansız hava araçları ve füze savunma sistemleri dahil çeşitli hava, deniz ve kara sistemlerini kullandığı aktarıldı. Kaynak : ndependent Türkçe, Reuters, AA, ANKA

İran: Buşehr Nükleer Santrali sahasına füze isabet etti Haber

İran: Buşehr Nükleer Santrali sahasına füze isabet etti

İran, Basra Körfezine komşu Buşehr Nükleer Enerji Santrali sahasına bir füzenin isabet ettiğini, can ya da mal kaybı yaşanmadığını bildirdi. İran Atom Enerjisi Kurumu Halkla İlişkiler Birimi, nükleer enerji santraline yapılan saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Basra Körfezi kıyısındaki Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin hedef alındığı belirtilen açıklamada, füzenin santral sahasına düştüğü ancak can ve ya mal kaybı yaşanmadığı kaydedildi. Santralin hiçbir bölümünün zarar görmediği aktarılan açıklamada, bu tür eylemlerin nükleer tesislerin askeri saldırılara karşı dokunulmazlığına ilişkin tüm uluslararası düzenlemelere aykırı olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, “Bu tür eylemler, Basra Körfezi ülkeleri de dahil olmak üzere tüm bölge için onarılamaz sonuçlar doğurabilir.” ifadesine yer verildi. Buşehr Dikkatle İzlenen Tesislerden Biri Uluslararası düzeyde Buşehr, İran'ın nükleer programı nedeniyle uzun yıllardır dikkatle izlenen tesislerden biri oldu. Ancak İran, Buşehr'in tamamen sivil amaçlı enerji üretimi için kullanıldığını savunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) da tesis üzerinde belirli denetimler gerçekleştiriyor. Son dönemde yaşanan çatışmalarla birlikte Buşehr Nükleer Santrali yeniden gündeme geldi. Özellikle askeri hedef haline gelme ihtimali, sadece İran için değil, Basra Körfezi'ne kıyısı olan ülkeler açısından da ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlara göre, böyle bir tesiste yaşanabilecek olası bir hasar ya da sızıntı, bölgesel çevre felaketine ve uluslararası güvenlik krizine yol açabilecek sonuçlar doğurabilir. Buşehr Nükleer Santrali Hakkında Buşehr Nükleer Santrali, İran'ın Basra Körfezi kıyısında yer alan ve ülkenin ilk aktif nükleer enerji üretim tesisi olarak bilinen kritik bir altyapıdır. Buşehr kentinin yakınında bulunan santral, İran'ın sivil nükleer programının en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkar. Santralin inşasına ilk olarak 1970'li yıllarda Almanya merkezli Siemens şirketi tarafından başlandı ancak 1979'daki İran Devrimi ve ardından yaşanan İran-Irak Savaşı nedeniyle proje uzun süre durdu. Daha sonra Rusya ile yapılan anlaşma kapsamında tesisin inşası yeniden ele alındı ve Rus devlet nükleer kurumu Rosatom'un desteğiyle tamamlandı. Santral, 2011 yılında resmen faaliyete geçti. Buşehr Nükleer Santrali, basınçlı su reaktörü (VVER tipi) teknolojisiyle çalışıyor ve yaklaşık 1000 megavat elektrik üretim kapasitesine sahip. İran, bu tesis üzerinden hem enerji üretimini artırmayı hem de nükleer teknoloji alanındaki kapasitesini geliştirmeyi hedefliyor. Santral, İran'ın elektrik ihtiyacının belirli bir bölümünü karşılıyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki saldırının ardından 20 Taylandlı denizci geri döndü. Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki saldırının ardından 20 Taylandlı denizci geri döndü.

Bu dönüş, gemilerinin 11 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nda bir saldırının hedefi olmasının ardından yaşanan korkunç bir yolculuğun sonunu işaret ediyor. Ancak, üç meslektaşlarının hala kayıp olması nedeniyle, yeniden bir araya gelmenin sevinci tam değil. Tayland'daki havaalanına gelen denizcilerin görüntüleri. Tayland bayraklı Mayuree Naree gemisi, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir limandan ayrıldıktan sonra Basra Körfezi su yolunda seyrederken saldırıya uğradı. Umman Donanması, olaydan sonra 20 mürettebat üyesini derhal kurtardı. İran Devrim Muhafızları, Liberya bayrağı taşıyan bir başka gemiyle birlikte bu gemiye de saldırdıklarını, çünkü bu gemilerin daha önceki uyarıları dikkate almadığını iddia etti. 16 Mart sabahı erken saatlerde Suvarnabhumi Havalimanı'na indikten hemen sonra, denizciler bekleyen medyaya röportaj vermeden yetkililer tarafından hızla uzaklaştırıldı. Umman Donanması, 11 Mart'ta meydana gelen olayın ardından bu 20 denizciyi derhal kurtardı. Geminin sahibi Precious Shipping, mürettebat için tıbbi kontroller ve ruh sağlığı değerlendirmeleri de dahil olmak üzere sosyal destek hizmetleri sağlamayı taahhüt etti. Şirketin şu anki önceliği, kayıp üç mürettebat üyesini arama çalışmalarına devam etmektir. Geçen haftaki bilgilere göre, bu üç kişinin saldırıdan sonra en ağır hasar gören bölge olan makine dairesinde mahsur kaldığı düşünülüyor. Bu acil durum ışığında, Tayland Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Bayan Maratee Andamo, ülkenin hâlâ mahsur kalanları kurtarmak için diğer iki ülkeden aktif olarak yardım aradığını doğruladı.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt: Epic Fury kapsamında 2 binden fazla hedef vuruldu Haber

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt: Epic Fury kapsamında 2 binden fazla hedef vuruldu

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Leavitt'in konuşmasından satır başları şu şekilde: "Başkan Donald Trump’ın liderliğinde haydut İran terör rejimi eziliyor. Dünyanın teröre en büyük destek veren devletine 47 yıl boyunca gösterilen hoşgörü sona erdi. İran’ın terörist liderleri, Amerika’ya karşı işledikleri suçların bedelini ödüyor. 1979’dan bu yana İran rejimi Amerikalıların öldürülmesini kolaylaştırdı. “Amerika’ya ölüm” sloganları atıyor ve ülkemize saldıran radikal teröristleri finanse ediyorlar. Tahran’da büyükelçiliğimizi ele geçirerek 66 Amerikalıyı rehin aldılar. Beyrut’ta bir kamyon bombasıyla 241 ABD askerini öldürdüler. Irak’ta yüzlerce Amerikan askerini öldürdüler veya sakat bıraktılar. Bu, onların kanlı sicilinin yalnızca küçük bir kısmıdır. Önceki liderler bu tehditle yeterince güçlü şekilde mücadele edemedi. Barack Hussein Obama gibi bazıları nakit paralar gönderdi ve İran’ı nükleer bomba geliştirme yoluna sokan anlaşmalar imzaladı. Yıllarca süren yatıştırma politikalarından sonra Başkan Trump harekete geçti. Başkan Trump bu rejimi sorumlu tutuyor ve nükleer hedeflerini ortadan kaldırıyor. Gelecek nesiller bu anı nükleer silahlı bir İran tehdidinin sona erdiği an olarak hatırlayacak. Geçen hafta başlatılan Operation Epic Fury operasyonunda Başkan Trump hedefleri açıkça ortaya koydu. Birincisi, İran rejiminin balistik füzelerini yok etmek ve füze endüstrisini tamamen ortadan kaldırmak. İkincisi, İran donanmasını yok etmek. Şu ana kadar en önemli denizaltıları da dahil olmak üzere 20’den fazla İran gemisi imha edildi. Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde hareket halinde İran gemisi kalmadı. Üçüncüsü, rejimin bölgedeki vekil güçlerinin saldırı kapasitesini ortadan kaldırmak. Dördüncüsü, İran’ın asla nükleer silah elde edememesini sağlamak. Şu ana kadar Operation Epic Fury büyük bir başarı oldu. Amerikan güçleri 2 binden fazla hedefi vurdu ve yüzlerce balistik füze, fırlatma sistemi ve insansız hava aracını yok etti. Yakın zamanda İran hava sahasında tam hakimiyet sağlanması bekleniyor. Geçtiğimiz Haziran ayında yapılan Operation Midnight Hammer operasyonu İran’ın üç büyük nükleer tesisini yok etmişti. Buna rağmen İran rejimi nükleer programını yeniden kurmaya çalıştı. Başkan Trump anlaşmaya varmak için iki üst düzey müzakereciyi görüşmelere gönderdi. ABD yaptırımların kaldırılması, sivil nükleer enerji programı için ücretsiz yakıt sağlanması ve ortak yatırım fırsatları sundu. Bunun karşılığında İran’ın uranyum zenginleştirmeden tamamen vazgeçmesi gerekiyordu. Ancak İran bu teklifleri reddetti. Bu da İran yönetiminin önceliğinin nükleer silah geliştirmek olduğunu açıkça gösterdi. Başkan Trump bunun nükleer silahlı bir terör rejiminin büyük yıkımına yol açacağını değerlendirdi. Operation Epic Fury, bu tehdidi sona erdirmek ve Amerika’nın güvenliğini sağlamak için başlatıldı. İran yönetimi Başkan Trump’ın önceki liderler gibi davranacağını düşündü; ancak bunun yanlış bir hesap olduğu ortaya çıktı. İran rejiminin en üst düzey liderlerinden 49’u, buna dini lider de dahil ortadan kaldırıldı. Operation Epic Fury sırasında hayatını kaybeden altı ABD askerinin ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu kahramanlar ülkemizi savunurken hayatlarını verdi ve fedakarlıkları asla unutulmayacak. Operasyonun başlamasından bu yana 17 bin 500’den fazla Amerikalı Orta Doğu’dan güvenli şekilde evine döndü. Sadece dün 8 bin 500’den fazla kişi ABD’ye ulaştı. Orta Doğu’da bulunan ve ABD’ye dönmek isteyen Amerikan vatandaşlarının step.state.gov adresi üzerinden kayıt yaptırmaları isteniyor. Yönetim ücretsiz charter uçuşları organize ediyor ve ticari uçuş seçenekleri ayarlıyor. Trump yönetimi, her Amerikalı güvenle evine dönene ve İran’dan kaynaklanan tehdit tamamen ortadan kalkana kadar durmayacak."

Bakan Uraloğlu: Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler anbean takip ediliyor Haber

Bakan Uraloğlu: Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler anbean takip ediliyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Orta Doğu’daki savaş dolayısıyla 28 Şubat’tan itibaren Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerinin durdurulduğunu ve Basra Körfezi’nde yüzlerce geminin beklediğini belirtti. Bazı ticari gemilerde hasar bilgileri bulunduğunu aktaran Uraloğlu, bölgenin hâlihazırda yüksek risk taşıdığını vurguladı. Denizcilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda seyir hâlinde bulunan Türk bayraklı gemiler için ISPS Kod kapsamında Güvenlik Seviyesi 3’ün aktif olduğunu ifade eden Bakan, gemi personelinin seyir duyurularını yakından takip etmeleri ve ihtiyaç hâlinde Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi ile irtibata geçmelerinin önemine dikkat çekti. https://twitter.com/a_uraloglu/status/2028785858938126458 Bakan Uraloğlu, bölgede Türk bayraklı gemi bulunmamakla birlikte sahibi Türk olan 16 geminin yakından izlendiğini kaydetti. Ayrıca, yaşanan gelişmelerin uluslararası deniz kurallarının temel ilkelerinden olan seyrüsefer serbestliğinin korunmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. “Denizcilerimizin güvenliği ve ticaret filomuzun korunması için gerekli tüm diplomatik ve idari tedbirleri kararlılıkla almaya devam edeceğiz” diyen bakan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut kriz ortamında Türk denizciliğinin güvenliğinin ve ticari filonun korunmasının öncelikli olduğunu ve bu doğrultuda hem ulusal hem uluslararası tedbirlerin uygulandığını kaydetti.

Hürmüz Boğazı'nda nakliyeye yönelik yüksek tehdit, yeni saldırılar arasında devam ediyor Haber

Hürmüz Boğazı'nda nakliyeye yönelik yüksek tehdit, yeni saldırılar arasında devam ediyor

Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki önemli bir nakliye yolu olan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'da devam eden grevlerin ortasında yeni bir günlük aksaklıkla karşı karşıya. Reuters haber ajansına göre, ⁠Bölgedeki güvenlik durumu nedeniyle, Alman ⁠denizci grubu Hapag-Lloyd, bir sonraki ⁠bildirime kadar Boğaz üzerinden tüm ⁠gemi geçişlerini askıya aldı. Su yolu en dar noktasında sadece 21 mil genişliğindedir. Petrol zengini Basra Körfezi'nden dünyanın geri kalanına ham petrol göndermenin tek yolu bu. Umman'ın deniz güvenlik merkezi Pazar günü yaptığı açıklamada, "Skylight" adlı bir petrol tankerinin Umman'daki Masandam kıyılarından yaklaşık beş deniz mili açıklarında saldırıya uğradığını ve dört kişinin yaralandığını söyledi. Pazar günü daha sonra, İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, "Hürmüz Boğazı'ndan yetkisiz bir geçiş" girişiminde bulunduktan sonra vurulan bir tankerin artık hasar gördükten sonra battığı söylendiğini bildirdi. Tankerin Umman makamları tarafından atıfta bulunulan tanker olup olmadığı belli değil. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) Pazar günü yaptığı bir güncellemede, "Hürmüz Boğazı'nın resmi olarak kapatılmasının tanınmış deniz güvenliği kanalları aracılığıyla denizcilik endüstrisine resmi olarak bildirilmediğini" söyledi. Ancak "ticari nakliyeye yönelik artan tehdide katkıda bulunan devam eden bölgesel askeri faaliyet" olduğunu söyledi. UKMTO ayrıca, belirli ayrıntılar vermeden Umman kıyılarından iki deniz mili açıkta bir "olay" raporu aldığını söyledi. "Gemilerin dikkatli bir şekilde geçiş yapmaları ve herhangi bir şüpheli etkinliği bildirmeleri tavsiye edilir" dedi. kaynak : CNN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.