Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Basra Körfezi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Basra Körfezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basra Körfezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı'nda gerilim tırmanıyor: İran 2 ABD savaş gemisini vurduğunu açıkladı Haber

Hürmüz Boğazı'nda gerilim tırmanıyor: İran 2 ABD savaş gemisini vurduğunu açıkladı

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nda yayımlanan Devrim Muhafızları açıklamasında, ABD'nin Basra Körfezi'nde beş İran tankerine yönelik saldırılarına karşılık verildiği belirtildi. Açıklamada, iki ABD gemisi ile sekiz tankerin hedef alındığı ve bu unsurlarda ağır hasar meydana geldiği ileri sürüldü. Ayrıca ABD ordusunun desteğiyle Hürmüz Boğazı'nda İran tarafından "yasaklı bölge" olarak nitelendirilen güzergâhtan geçmeye çalışan 10 geminin de hedef alındığı iddia edildi. İran: Hürmüz Boğazı'nın kontrolü bizde Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'ndaki kontrol ve gözetimin kendi donanmasının elinde olduğunu savundu. Tahran'ın açıklamaları, ABD'nin İran petrol tankerlerine yönelik son saldırılarının ardından geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 5 Eylül'de İran'a ait üç petrol tankerinin vurulduğunu açıklamış ve saldırıların İran Devrim Muhafızları'nın iki ABD savaş gemisine balistik füze saldırısı düzenlemesinin ardından gerçekleştirildiğini bildirmişti. Devrim Muhafızları: "İki ABD savaş gemisini hedef aldık" İran Devrim Muhafızları Ordusu, ayrı bir açıklamasında ABD Donanması'na ait USS Delbert D. Black (DDG-119) ile USS John Paul Jones (DDG-53) adlı iki savaş gemisinin balistik füzelerle hedef alındığını öne sürdü. Açıklamada, Aegis hava savunma sistemi ve seyir füzeleriyle donatılmış iki muhribin saldırılarda isabet aldığı ve gemilerde ciddi hasar meydana geldiği iddia edildi. İran tarafı ayrıca saldırının, ABD'nin İran petrol tankerlerine yönelik operasyonlarına karşılık gerçekleştirildiğini savundu. Ancak İran'ın iki ABD savaş gemisinin hasar gördüğü yönündeki iddiası bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil. Daha önceki İran açıklamalarında ise bir ABD uçak gemisi ve bir destroyerin balistik füzelerle hedef alındığı ve hasar gördüğü ileri sürülmüştü. ABD'den İran tankerlerine misilleme ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'ın iki ABD savaş gemisine yönelik füze saldırılarının ardından üç İran ham petrol tankerinin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. CENTCOM, tankerlerden ikisinin kalıcı olarak devre dışı bırakıldığını, üçüncü geminin ise mürettebatın tahliye edilmesinin ardından tamamen imha edildiğini bildirdi. ABD, söz konusu tankerlerin Devrim Muhafızları ve bölgedeki bağlantılı yapılanmaları finanse ettiği öne sürülen bir ağın parçası olduğunu savundu. İran-ABD arasındaki karşılıklı saldırılar, küresel petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişelerini de artırdı. Bölgedeki gerilimin daha da tırmanması halinde enerji sevkiyatlarının ve petrol fiyatlarının etkilenebileceği değerlendiriliyor.

ABD'den İran'a misilleme: CENTCOM 3 İran petrol tankerini vurduğunu açıkladı Haber

ABD'den İran'a misilleme: CENTCOM 3 İran petrol tankerini vurduğunu açıkladı

CENTCOM'un açıklamasına göre saldırılar 5 Eylül'de gerçekleştirildi. İran tarafından fırlatılan balistik füzelerin hedefinde bölge sularında devriye görevi yapan bir ABD uçak gemisi ile güdümlü füze destroyerinin bulunduğu belirtildi. ABD tarafı, iki savaş gemisinin saldırılardan başarıyla kaçındığını ve herhangi bir Amerikan askerinin yaralanmadığını bildirdi. Üç İran tankerine saldırı CENTCOM, İran'ın saldırı girişimlerinin ardından ABD güçlerinin Devrim Muhafızları'na ait üç ham petrol tankerini hedef aldığını duyurdu. Açıklamada, M/T Downy adlı tankerin Hark Adası açıklarında, M/T Stark 1 isimli tankerin ise Cask yakınlarında kalıcı olarak kullanılamaz hale getirildiği belirtildi. M/T Kylo adlı boş petrol tankerinin de Umman Körfezi'nde tamamen imha edildiği aktarıldı. ABD güçlerinin, Kylo tankerine saldırmadan önce mürettebata gemiyi terk etme talimatı verdiği ve ardından geminin kritik bölümlerinin hedef alınarak operasyon dışı bırakıldığı kaydedildi. CENTCOM: Tankerler milyarlarca dolarlık ağın parçası CENTCOM açıklamasında, hedef alınan üç tankerinin İran Devrim Muhafızları ve bölgedeki vekil güçlerini finanse ettiği öne sürülen milyarlarca dolarlık bir "gölge ağın" parçası olduğu savunuldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'ın söz konusu tankerleri koruyabilecek yeterli kapasiteye sahip olmadığını ileri sürdü. CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper da açıklamasında, İran'ın ABD savaş gemilerine saldırması halinde ekonomik açıdan daha ağır bir karşılık verileceği mesajını verdi. Cooper, ABD güçlerinin gerektiğinde İran'ın petrol filosunu hedef almaktan çekinmeyeceğini ifade etti. İran ile ABD arasında karşılıklı saldırılar CENTCOM'un açıklaması, Hürmüz Boğazı ve çevresinde İran ile ABD arasındaki askeri gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi. ABD daha önce de İran Devrim Muhafızları'na ait askeri ve deniz unsurlarını hedef alan operasyonlar düzenlediğini açıklamıştı. 1 Eylül'de yayımlanan başka bir CENTCOM açıklamasında ise İran'daki Devrim Muhafızları hedeflerine yönelik yeni bir saldırı dalgasının tamamlandığı bildirilmişti. Son saldırılarla birlikte iki ülke arasındaki karşılıklı askeri operasyonların, özellikle Basra Körfezi, Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz trafiği açısından oluşturduğu risk yeniden gündeme geldi.

Hürmüz Boğazı’nda Yeni Dönem: İran ve Umman Geçici Deniz Koridoru İçin Anlaştı Haber

Hürmüz Boğazı’nda Yeni Dönem: İran ve Umman Geçici Deniz Koridoru İçin Anlaştı

İran ve Umman, Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz ulaşımının yeniden sağlanması amacıyla aşamalı bir çerçeve üzerinde mutabakata vardı. Plan kapsamında geçici ortak denizcilik koridoru oluşturulması ve boğazdaki mayınların temizlenmesi için ortak çalışma yürütülmesi öngörülüyor. İran ile Umman, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden güvenli şekilde yürütülmesi için önemli bir adım attı. Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi’nin Tahran ziyareti sırasında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından iki ülke, geçici bir denizcilik koridoru oluşturulmasını içeren aşamalı bir çerçeve üzerinde ilerleme sağladı. İki ülkenin ortak açıklamasında, güvenli seyrüseferin yeniden başlatılması için teknik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi. Hürmüz’de geçici koridor oluşturulacak İran ve Umman tarafından üzerinde çalışılan düzenlemenin temel unsurlarından biri, Hürmüz Boğazı üzerinden ortak geçici bir denizcilik koridoru oluşturulması. Taraflar ayrıca boğazdaki mayınların temizlenmesine yönelik ortak bir projenin uygulanması konusunda da mutabakata vardı. Bu adımların, son dönemde bölgede yaşanan çatışmaların deniz ulaşımı üzerindeki etkilerini azaltması ve ticari gemilerin daha güvenli şekilde seyretmesini sağlaması hedefleniyor. Umman Dışişleri Bakanı Busaidi, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada geçici koridorun ve güvenli deniz ulaşımına yönelik pratik düzenlemelerin kısa süre içinde duyurulmasını umduğunu belirtti. Kalıcı güzergah için müzakereler devam edecek İki ülke arasındaki anlaşma yalnızca geçici koridorla sınırlı kalmayacak. İran ve Umman, kalıcı bir denizcilik koridorunun oluşturulması ve Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimine ilişkin düzenlemeler üzerinde teknik görüşmeleri sürdürme kararı aldı. Plan kapsamında bilgi paylaşımı, deniz trafiğinin yönetimi ve ilgili denizcilik ile güvenlik hizmetlerinin sağlanmasına yönelik ortak bir mekanizma oluşturulması da gündemde. Taraflar ayrıca Körfez sularına kıyısı bulunan diğer bölge ülkeleriyle ortak görüşmeler yapılmasının önemine dikkat çekti. Ortak açıklamada uluslararası hukuka uyulması ve kıyı devletlerinin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı. Haftalardır teknik görüşmeler yürütülüyordu İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin nasıl düzenleneceğine ilişkin görüşmeler haftalardır devam ediyordu. İran Dışişleri Bakanlığı daha önce müzakerelerde ilerleme sağlandığını ve iki ülkenin gemilerin kullanacağı güzergâh konusunda bir harita üzerinde anlaşmaya yaklaştığını açıklamıştı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de geçici düzenlemeye ilişkin teknik görüşmelerin sürdüğünü belirtmişti. Umman ise haziran ayında Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon halinde, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için geçici bir denizcilik koridoru seçeneğinin oluşturulduğunu duyurmuştu. Geçici düzenleme henüz nihai çözüm değil İran ve Umman'ın ortak açıklaması, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının tamamen normale döndüğü anlamına gelmiyor. Taraflar, geçici koridorun ardından kalıcı bir sistem üzerinde çalışmaya devam edecek. Ortak açıklamada geçici koridorun kesin coğrafi güzergahı ve daha önce gündeme gelen geçiş düzenlemelerinin tüm ayrıntıları açıklanmadı. Bu nedenle yeni düzenlemenin, boğazdaki deniz trafiğinin uzun vadeli yönetimine ilişkin müzakerelerin ilk aşaması olduğu değerlendiriliyor. Geçiş ücretleri konusunda netlik yok İran'ın daha önce Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için çeşitli hizmet ve geçiş ücretleri üzerinde çalıştığı yönünde açıklamalar yapılmıştı. Ancak İran ve Umman'ın son ortak açıklamasında belirli bir ücret oranına yer verilmedi. Umman ise daha önce Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımının uluslararası hukuk ve seyrüsefer özgürlüğü ilkeleri çerçevesinde sürdürülmesini savunmuştu. Dolayısıyla geçici koridorun uygulanmasıyla birlikte ücretlendirme, güvenlik hizmetleri ve gemi trafiğinin yönetimi gibi başlıkların da ilerleyen teknik görüşmelerde netleşmesi bekleniyor. Hürmüz Boğazı neden önemli? Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi'ni birbirine bağlayan ve dünya enerji ticareti açısından stratejik öneme sahip bir deniz geçiş noktası. Boğazda güvenli deniz ulaşımının yeniden sağlanmasına yönelik İran-Umman mutabakatı, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkiler açısından değil, küresel enerji ve deniz taşımacılığı açısından da yakından takip ediliyor. İran ve Umman'ın yeni düzenlemeyi uygulamaya koymasının ardından, bölgedeki diğer kıyı ülkeleriyle yapılacak görüşmelerin ve kalıcı denizcilik sistemine ilişkin teknik müzakerelerin sürecin geleceğini belirlemesi bekleniyor.

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz Haber

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde misillemenin askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağını söyledi. Muhibbi, küresel enerji hatları, elektrik sistemleri ve internete bağlı altyapıların da risk altında olacağını öne sürdü. İran ile ABD arasındaki gerilimde tansiyonu yükselten yeni bir açıklama geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline karşı ABD’ye sert mesajlar gönderdi. Muhibbi, 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, İran’ın yeniden hedef alınması halinde verilecek karşılığın yalnızca askeri tesislerle sınırlı olmayacağını savundu. İranlı yetkili, enerji nakil hatlarından elektrik sistemlerine ve internete bağlı küresel altyapılara kadar geniş bir alanı tehdit kapsamında gösterdi. Benzer ifadeler İranlı yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında da yer aldı. “İnternete bağlı küresel altyapılar tehdit altında” Hüseyin Muhibbi, İran’a yönelik yeni bir saldırının gerçekleşmesi durumunda yüz binlerce kilometrelik enerji nakil hatları, enerji istasyonları ve çeşitli bilgisayar sistemlerinin hedef haline gelebileceğini söyledi. İranlı sözcü ayrıca internete bağlı küresel altyapıların da olası bir misillemeden etkilenebileceği mesajını verdi. Açıklama, bölgedeki askeri gerilimin enerji ve dijital altyapı güvenliği açısından oluşturabileceği risklere ilişkin endişeleri artırdı. İran'ın geçmişte de kritik altyapılara yönelik tehditlerde bulunduğu bilinirken, bu son açıklamanın özellikle küresel enerji akışı ve iletişim altyapısı açısından dikkat çektiği değerlendiriliyor. İran: Körfez’de ABD savaş gemisi kalmadı Muhibbi açıklamasında ABD’nin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığına ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulundu. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü, savaş öncesinde bölgede 30 ila 40 ABD savaş gemisinin bulunduğunu ancak bugün Körfez sularında hiçbir Amerikan savaş gemisinin kalmadığını öne sürdü. İran merkezli Mehr Haber Ajansı da Muhibbi'nin 11 Ağustos'taki açıklamasında Basra Körfezi'nde ABD'ye ait savaş gemisi bulunmadığını söylediğini aktardı. Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından tamamen doğrulanmış değil. Dolayısıyla ABD'nin Körfez'deki deniz gücünün mevcut durumuna ilişkin Muhibbi'nin açıklaması İran tarafının iddiası olarak değerlendirilmelidir. Hürmüz Boğazı gerilimin merkezinde İran-ABD geriliminde Hürmüz Boğazı da kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz günlerde stratejik su yolunun yeniden açılmasının ABD ile yürütülen görüşmelerden bağımsız olduğunu ve İran'ın şartlarına bağlı bulunduğunu açıklamıştı. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olduğundan, bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilim petrol ve doğal gaz piyasalarında da yakından takip ediliyor. Reuters'ın 5 Ağustos tarihli haberinde de İran'ın, yeni bir ABD saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki enerji altyapılarının hedef alınabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarılmıştı. “ABD ile müzakere yürütmüyoruz” mesajı Muhibbi'nin sert açıklamaları, İran ile ABD arasında diplomatik temas ihtimallerinin tartışıldığı bir dönemde geldi. İran tarafı ise mevcut aşamada Washington ile doğrudan bir müzakere süreci bulunmadığını savunuyor. Tahran'ın açıklamalarında, ABD'nin önceki askeri adımlarının ardından güven sorununun devam ettiği vurgulanıyor. Bu tablo, bir yandan diplomatik girişimlerin sürdüğü, diğer yandan tarafların askeri kapasite ve olası misillemeler üzerinden birbirine mesaj verdiği karmaşık bir süreç ortaya koyuyor. Bölgesel gerilim yeniden tırmanabilir İran'ın enerji ve internet altyapılarına ilişkin son açıklaması, olası yeni bir çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceği endişesini beraberinde getirdi. Özellikle enerji tesisleri, elektrik şebekeleri, deniz taşımacılığı ve dijital iletişim altyapısına yönelik olası saldırılar, bölgesel çatışmanın küresel ekonomik etkilerini artırabilir. İran'dan gelen son açıklamalar şu aşamada bir saldırının gerçekleştiği anlamına gelmiyor; Muhibbi'nin sözleri, olası yeni bir ABD saldırısı durumunda İran'ın vereceği karşılığa ilişkin bir tehdit ve uyarı niteliğinde.

Hürmüz Boğazı'nda kritik gelişme: ABD ve İran ateşkese yaklaşıyor Haber

Hürmüz Boğazı'nda kritik gelişme: ABD ve İran ateşkese yaklaşıyor

ABD ile İran arasında devam eden gerilimde diplomatik temasların yeniden öne çıktığı bir döneme girildi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in yaptığı son açıklamalar, Washington ve Tahran arasında geçici bir ateşkes ihtimalinin güçlendiğine işaret ederken, dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın geleceği de uluslararası gündemin merkezinde yer alıyor. Bessent, Washington ile Tahran'ın 30 ila 60 gün sürecek bir ateşkes anlaşması imzalamaya yakın olduğunu belirtti. ABD'li Bakan ayrıca Hürmüz Boğazı'nın bugün veya yarın yeniden gemi trafiğine açılabileceğini ifade etti. Bessent: İran üzerindeki ekonomik baskı sürüyor ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington yönetiminin İran'a yönelik ekonomik baskısına ilişkin değerlendirmesinde, yaptırımların Tahran üzerindeki etkisinin giderek arttığını savundu. Bessent, İran'daki ekonomik tablonun özellikle gıda fiyatları açısından ağırlaştığını belirterek, ülkede gıda fiyatlarında yüzde 150 ile yüzde 180 arasında enflasyon yaşandığını ileri sürdü. ABD'li Bakan, uygulanan yaptırımlar nedeniyle İran yönetiminin askerlerinin maaşlarını ödemekte dahi zorlandığını iddia etti. Bessent'in açıklamaları, ABD'nin İran'la yürüttüğü müzakerelerde ekonomik yaptırımları önemli bir baskı aracı olarak kullanmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak bu açıklamaların Washington tarafından yapılan değerlendirmeler olduğu ve İran tarafının ekonomik tabloya ilişkin farklı değerlendirmelerde bulunabileceği de dikkate alınıyor. Trump: İran anlaşma yapmak istiyor ABD Başkanı Donald Trump da İran'la yürütülen görüşmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, Tahran'ın anlaşma arayışının temelinde olası bir ABD askeri operasyonundan duyduğu endişenin bulunduğunu savundu. Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini belirterek, bunun nedeninin "vurulmak istememeleri" olduğunu söyledi. ABD Başkanı ayrıca müzakerelerin nasıl sonuçlanacağının önümüzdeki süreçte görüleceğini ifade etti. Trump'ın açıklamaları, Washington'ın diplomatik görüşmeleri sürdürürken askeri seçenekleri de tamamen gündemden çıkarmadığını ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı için İran-Umman görüşmesi Gerilimin en kritik başlıklarından biri ise Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği. İran Parlamentosu üyesi Hasan Kaşkavi'nin 7 Ağustos'ta yaptığı açıklamaya göre İran ile Umman, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi güzergahlarına ilişkin yeni bir protokolün çerçevesi üzerinde mutabakata vardı. Ancak Kaşkavi, sürecin henüz tamamlanmadığını ve nihai metnin üst düzeyde onaylanması gerektiğini belirtti. İran ve Umman arasındaki görüşmelerde özellikle ticari gemilerin hangi güzergahlardan geçeceği konusunda önemli ilerleme sağlandığı aktarılıyor. Tahran yönetiminin boğazdaki geçişlerin düzenlenmesine ilişkin yeni bir mekanizma oluşturmayı değerlendirdiği belirtiliyor. İran'dan bazı ülkelere geçiş yasağı hazırlığı Hürmüz Boğazı konusunda İran parlamentosunda ayrıca yeni bir yasa tasarısının değerlendirildiği bildiriliyor. Söz konusu tasarıda ABD, İsrail ve İran yönetiminin "düşman" olarak tanımladığı bazı ülkelerin gemilerinin boğazdan geçişinin yasaklanması öngörülüyor. Geçişine izin verilen diğer ülkelerin gemilerinden ise belirli bir geçiş ücreti alınması gündeme geliyor. Bu gelişme, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca askeri gerilim açısından değil, uluslararası ticaret ve enerji güvenliği bakımından da kritik bir pazarlık alanına dönüştüğünü gösteriyor. Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli? Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve dolayısıyla açık denizlere bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Savaş öncesindeki normal ticaret koşullarında dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bir bölümü bu güzergah üzerinden gerçekleştiriliyordu. Bu nedenle boğazdaki olası bir kapanma veya gemi trafiğinin ciddi biçimde kısıtlanması, yalnızca bölge ülkelerini değil, Avrupa ve Asya başta olmak üzere enerji ithalatına bağımlı ekonomileri de doğrudan etkileyebilir. Özellikle petrol ve LNG taşımacılığındaki aksama, küresel enerji fiyatlarında yeni dalgalanmalara yol açabilir. Nakliye maliyetlerinin yükselmesi, sigorta primlerinin artması ve alternatif güzergahlara yönelme ihtiyacı da dünya ticaretinde zincirleme etkiler yaratabilir. Ateşkes açıklaması piyasalar için kritik ABD ile İran arasında 30 ila 60 günlük geçici ateşkes ihtimalinin gündeme gelmesi, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak ateşkes konusunda henüz nihai bir anlaşmanın imzalandığına ilişkin kesinleşmiş bir metin bulunmuyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden tamamen ve güvenli şekilde uluslararası gemi trafiğine açılması da sürecin en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde Washington ve Tahran arasındaki görüşmelerin yanı sıra İran-Umman temasları da yakından takip edilecek. Özellikle boğazdaki ticari geçişlerin hangi şartlarda normale döneceği, ateşkesin kapsamı ve tarafların güvenlik garantileri konusunda sağlayacağı mutabakat, bölgesel krizin seyrini belirleyebilecek başlıca gelişmeler arasında bulunuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, enerji fiyatlarından küresel ticarete kadar geniş bir alanda etkili olabilecek potansiyele sahip. Bu nedenle ABD-İran görüşmelerinden çıkacak sonuç, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerin değil, küresel ekonominin önümüzdeki dönemdeki görünümünün şekillenmesinde de belirleyici olabilir.

Türkiye-Irak zirvesinde tarihi anlaşmalar: Kalkınma Yolu Projesi için yeni dönem başlıyor Haber

Türkiye-Irak zirvesinde tarihi anlaşmalar: Kalkınma Yolu Projesi için yeni dönem başlıyor

Türkiye ile Irak arasında stratejik iş birliğini güçlendirecek önemli gelişmeler yaşandı. Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından iki ülke arasında beş ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Enerji, ulaştırma, eğitim, gençlik ve sınai mülkiyet alanlarını kapsayan anlaşmalar, Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerin merkezinde ise bölgesel ticaret yollarını değiştirmesi beklenen Kalkınma Yolu Projesi yer aldı. İmza töreninde kısa süreli tereddüt yaşandı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen imza töreni sırasında kısa süreli bir hareketlilik yaşandı. Kalkınma Yolu Projesi kapsamında imzalanacak ulaştırma anlaşması için Irak Ulaştırma Bakanı Vehb Selman el-Haseni'nin ilk etapta imza atmadığı görüldü. Törende yaşanan tereddüdün ardından Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin bakanıyla kısa bir görüşme yaptığı ve anlaşmanın imzalanması yönünde talimat verdiği öne sürüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın törende "Beş anlaşma değil miydi?" şeklindeki sözleri üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da sahneye geldiği görüldü. Yaşanan kısa görüşmenin ardından imza süreci tamamlandı. Türkiye ve Irak makamlarından konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Kalkınma Yolu Projesi için kritik imzalar Yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye ve Irak arasında ulaştırma alanında iki önemli mutabakat zaptı imzalandı. İmzalanan belgeler şöyle: Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demiryolu ve karayolu taşımacılığına ilişkin mutabakat zaptı Doğal kaynaklar karşılığında Irak içerisinde ulaştırma altyapısının geliştirilmesine ilişkin çerçeve mutabakat zaptı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, imzaların ardından yaptığı açıklamada, anlaşmaların iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarını güçlendireceğini belirtti. Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgesel refah ve istikrara katkı sağlayacak ortak bir vizyon olduğunu ifade etti. Ali Zeydi: "Ekonomi nehrimizi inşa ediyoruz" Irak Başbakanı Ali Zeydi, Türkiye ziyaretinin yalnızca diplomatik bir temas olmadığını, iki ülke arasındaki tarihi bağların güçlendirilmesi anlamına geldiğini söyledi. Zeydi, Türkiye ile Irak'ın ortak bir medeniyet ve coğrafyayı paylaştığını belirterek enerji, ulaştırma, su ve eğitim alanlarında iş birliğinin artırılacağını ifade etti. Kalkınma Yolu Projesi'ne özel önem veren Zeydi, projeyi ekonomik bir bağlantı hattı olarak nitelendirdi. Zeydi açıklamasında, "Doğa bize iki nehir verdi, biz Kalkınma Yolu ile üçüncü nehrimizi, yani ekonomi nehrimizi inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Irak Başbakanı ayrıca Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı yapabilecek kapasiteye sahip olduklarını belirtti. Erdoğan: Kalkınma Yolu her zamankinden önemli hale geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, bölgesel gelişmelerin Kalkınma Yolu Projesi'nin önemini artırdığını söyledi. Körfez bölgesinin dünya pazarlarına Irak üzerinden bağlanmasını hedefleyen projenin stratejik bir niteliğe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin Irak'ın istikrarını kendi güvenliğinin bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Erdoğan, bölgenin savaş ve çatışmalarla değil; kalkınma, refah ve istikrarla anılması gerektiğini vurguladı. Enerjide yeni ortaklık dönemi Türkiye-Irak görüşmelerinde enerji alanındaki iş birliği de önemli başlıklardan biri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Petrolleri'nin Kerkük üretim sahasında ortaklık elde ettiğini belirterek bunun enerji alanında tarihi bir adım olduğunu söyledi. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiğini hatırlatan Erdoğan, iki ülke arasında daha kapsamlı bir enerji iş birliği modelinin hedeflendiğini ifade etti. Irak'ın günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı önerisine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, bu kapasitenin Türkiye'nin enerji ihtiyacı açısından önemli olduğunu belirtti. Beş farklı alanda mutabakat imzalandı Erdoğan ve Zeydi'nin görüşmelerinin ardından toplam beş mutabakat zaptı imza altına alındı. Anlaşmalar şu başlıklardan oluştu: Eğitim ve akademik iş birliği Gençlik ve spor alanlarında ortak çalışmalar Sınai mülkiyet alanında iş birliği Fişhabur-Ovaköy hattında demiryolu ve karayolu taşımacılığı Irak'ta ulaştırma altyapısının geliştirilmesi Kalkınma Yolu Türkiye-Irak ticaretini dönüştürebilir Uzmanlara göre Kalkınma Yolu Projesi, yalnızca iki ülke arasındaki ulaşımı geliştiren bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yollarında önemli bir alternatif oluşturabilecek stratejik bir girişim olarak görülüyor. Basra Körfezi'nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanması planlanan proje, enerji taşımacılığı, lojistik ve bölgesel ticaret açısından büyük önem taşıyor. Türkiye-Irak zirvesinde atılan imzalar, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha kapsamlı bir ortaklığa dönüşmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi Haber

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, kırılgan ateşkesin uzatılması ve barış görüşmelerinin başlaması hedefiyle Washington’ın sunduğu son teklife İran’dan "o gece" yanıt beklediğini cuma günü açıklamıştı. Ancak Tahran'ın Pakistanlı arabuluculara henüz bir geri dönüş yapmadığı görülüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise Türkiyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD yönetiminin güvenilirliğine dair şüphelerini açıkça dile getirdi. İranlı İSNA haber ajansının aktardığına göre Erakçi, "ABD güçlerinin Basra Körfezi'nde son günlerde gerilimi tırmandırması ve ateşkesi ihlal eden eylemleri, Amerikan tarafının diplomasi yolundaki niyetleri ve ciddiyeti konusundaki şüphelerimizi artırmıştır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nda tanker krizi ve çatışma Cuma günü yaşanan sıcak bir gelişmede, bir ABD savaş uçağı İran limanlarına yönelik ablukayı deldiği gerekçesiyle İran bayraklı iki petrol tankerine ateş açarak gemileri durdurdu. İranlı bir askeri yetkili ülke basınına yaptığı açıklamada, İran Deniz Kuvvetleri'nin bu "Amerikan terörüne" misilleme ile karşılık verdiğini ve çatışmaların şimdilik durduğunu belirtti. Söz konusu gerginlik, cuma gecesi Hürmüz Boğazı'nda patlak veren krizin hemen ardından geldi. Tahran'ın, yabancı gemilerden "geçiş ücreti" almak amacıyla boğazı kontrol etme girişimleri Washington'ın sert tepkisine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel petrol ticareti için hayati öneme sahip bu güzergahın Tahran tarafından kontrol edilmesinin "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Washington, 10 hafta önce başlayan çatışmalara kalıcı bir çözüm bulmak adına Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ateşkesin uzatılması teklifini iletmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, teklifin şu an "değerlendirme aşamasında" olduğunu kaydetti. Hark Adası açıklarında devasa petrol sızıntısı Körfez'deki askeri hareketliliğin yanı sıra çevresel bir felaket de kapıda. Uydu görüntüleri, İran'ın petrol ihracatındaki can damarı olan Hark Adası açıklarında 52 kilometrekarelik bir alana yayılan devasa bir petrol sızıntısını ortaya çıkardı. (Orbital EOS) verilerine yansıyan sızıntının kaynağı henüz netleşmezken, İngiltere merkezli Çatışma ve Çevre Gözlemevi (CEOBS) sızıntının bölgedeki yıpranmış petrol altyapısındaki bir arızadan kaynaklanabileceğini belirtti. Riyad'dan ABD'nin askeri üs talebine ret Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak amacıyla geçen pazar günü bir deniz operasyonu duyuran, ancak müzakerelere şans tanımak için salı günü planı askıya alan Donald Trump'a bölgedeki müttefiklerinden de beklediği destek gelmedi. Suudi kaynaklara göre Riyad yönetimi, ABD'nin bu operasyon kapsamında Suudi Arabistan'daki askeri üsleri ve hava sahasını kullanma talebini geri çevirdi. Kaynaklar, Riyad'ın askeri bir müdahalenin durumu daha da karmaşıklaştıracağı ve çözüm getirmeyeceği görüşünde olduğunu aktardı. Lübnan'da ateşkese rağmen bombardıman Bölgedeki bir diğer kriz noktası olan İsrail-Hizbullah hattında da ateşkes pamuk ipliğine bağlı. Lübnan resmi medyası, üç haftadır yürürlükte olan ateşkese rağmen cumartesi günü başkent Beyrut'un güneyine İsrail tarafından üç hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Saldırıların, gelecek hafta Washington'da Lübnan ile İsrail arasında ilk kez yapılması planlanan ve Hizbullah'ın şiddetle karşı çıktığı doğrudan müzakerelerin arifesinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

İran, ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı'na 'Trump Boğazı' demesini eleştirdi. Haber

İran, ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı'na 'Trump Boğazı' demesini eleştirdi.

30 Nisan'da, İran'ın Basra Körfezi Günü'nü anmak amacıyla X adlı sosyal medya platformunda yaptığı bir paylaşımda Araqchi, İranlıların Portekiz güçlerini Hürmüz Boğazı'ndan çıkardığı ve böylece İran'ın bu deniz bölgesindeki uzun süredir devam eden kimliğini ve egemenliğini teyit ettiği 1622 yılının tarihi dönüm noktasını hatırlattı. Bu açıklama, Trump'ın İran ve birçok uluslararası kuruluş tarafından tanınan "Basra Körfezi" teriminin bir görüntüsünü paylaşmasının ancak Hürmüz Boğazı'nı "Trump Boğazı" olarak adlandırmasının ardından geldi. Bay Trump, Truth Social hesabında paylaştığı bir haritada Hürmüz Boğazı'nı "Trump Boğazı" olarak adlandırdı. (Ekran görüntüsü) İran Dışişleri Bakanı, ABD Başkanı'nın "Basra Körfezi" adını kullanmasının doğru olduğunu kabul etti, ancak Hürmüz Boğazı'nın yeniden adlandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Araqchi, “Bugün İran'da Basra Körfezi Günü, atalarımızın Portekizlileri Hürmüz Boğazı'ndan çıkarmasının 400. yıldönümü anılıyor. ABD Başkanı doğru terimi, 'Basra Körfezi'ni kullandı. Ancak Hürmüz'e başka bir isim vermek ciddi bir hatadır” diye yazdı. İran, sömürgeci güçlere karşı kazandığı tarihi zaferi ve küresel enerji taşımacılığı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü pekiştirmesini simgeleyen Basra Körfezi Günü'nü her yıl 30 Nisan'da kutlar. Trump'ın bir yere yanlış isim vermesi ilk kez olmuyor. Ocak 2025'te, Meksika Körfezi'nin adını "Amerikan Körfezi" olarak değiştiren ve Denali Zirvesi'nin adını tekrar "McKinley Dağı" olarak değiştiren bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Ayrıca Meksika Körfezi'ne "Trump Körfezi" adını vermeyi de düşünmüştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.