Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Barış Kurulu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Barış Kurulu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış Kurulu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok Haber

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası planlara sert tepki gösterdi. Netanyahu, Hamas tamamen silahsızlanmadan İsrail ordusunun Gazze’den çekilmeyeceğini ve operasyonların devam edeceğini söyledi. Netanyahu’dan “tam silahsızlanma” şartı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısının açılışında Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş kapsamında gündeme gelen planlara İsrail'in yaklaşımını ortaya koydu. Hamas’ın silahsızlandırılmasını temel şart olarak öne çıkaran Netanyahu, İsrail ordusunun örgüt tamamen silahsızlanmadan Gazze’den çekilmeyeceğini belirtti. Netanyahu, Barış Kurulu tarafından duyurulan 15 maddelik yeni yol haritasına ilişkin de İsrail'in itirazlarını dile getirdi. İsrail Başbakanı, silahsızlanma konusunda yalnızca sembolik veya kısmi bir uygulamayı kabul etmeyeceklerini belirterek ağır ve hafif silahların tamamını kapsayan bir süreç istediklerini ifade etti. ABD ile görüşmeler sürüyor Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda ABD yönetimiyle temasların sürdüğünü de açıkladı. Washington yönetiminin bazı önerileri bulunduğunu belirten Netanyahu, bu önerilerin bir bölümünün İsrail açısından kabul edilebilir olduğunu, bazı önerilerin ise kabul edilemez nitelikte bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, ABD ile İsrail arasında sürecin ayrıntıları konusunda henüz tam bir mutabakat sağlanmadığı şeklinde değerlendirildi. Trump ve Mladenov’dan farklı açıklamalar gelmişti Netanyahu’nun açıklamaları, son dönemde ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası alandan gelen olumlu mesajların ardından geldi. Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ikinci aşamaya ilişkin ayrıntılı yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulu’nun Hamas ve diğer silahlı gruplarla silah bırakma konusunda uzlaşıya vardığını duyurmuştu. Ancak Netanyahu’nun son açıklamaları, İsrail tarafının özellikle Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda daha sert şartlar ortaya koyduğunu gösterdi. Hamas’tan takvim ve saldırıların durması şartı Hamas cephesi ise sürece olumlu yaklaştığını belirtmekle birlikte kendi temel şartlarını koruyor. Hamas, İsrail saldırılarının durdurulmasını ve üzerinde anlaşmaya varılan hususların uygulanması için net bir takvim oluşturulmasını istiyor. Filistinli gruplar da ateşkesin ikinci aşamasına geçilebilmesi için İsrail’in ilk aşamada üstlendiği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Tarafların özellikle silahsızlanma, İsrail ordusunun çekilmesi ve ateşkesin uygulanma takvimi konularındaki farklı yaklaşımları, sürecin önündeki en önemli başlıklar arasında bulunuyor. Gazze’de ateşkes sürecinde belirsizlik Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ilk aşamasında esir takası ve insani yardım başlıkları öne çıkmıştı. Buna karşın bölgede gerilimin tamamen sona ermediği ve ateşkesin uygulanmasına ilişkin tartışmaların devam ettiği belirtiliyor. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ise bölgenin yönetimini devralmaya yönelik kurumsal hazırlıklarını tamamladığını açıkladı. Ancak İsrail’in Gazze’den çekilme konusunda Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını şart koşması, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş sürecinin önündeki en önemli anlaşmazlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Netanyahu’nun son açıklamasıyla birlikte tarafların ikinci aşamaya ilişkin müzakerelerinde yeni bir diplomatik sürecin başlaması bekleniyor.

Trump'tan İspanya, İran, Gazze ve Ukrayna Mesajları: "İran Çok Ağır Şekilde Vurulacak" Haber

Trump'tan İspanya, İran, Gazze ve Ukrayna Mesajları: "İran Çok Ağır Şekilde Vurulacak"

Trump'tan İspanya'daki Göç Krizi Yorumu ABD Başkanı Donald Trump, Maryland eyaletindeki Camp David Başkanlık Konutu'nda gerçekleştirilen kabine toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Konuşmasında İspanya'da yaşanan düzensiz göç hareketliliğine değinen Trump, Avrupa'daki son gelişmeleri ABD için de önemli bir uyarı olarak değerlendirdi. Trump, "Dün İspanya'daki felaketi gördüm. Yüz binlerce insanın bir ülkeyi istila etmesine benziyordu. Cumhuriyetçiler seçilmezse aynı şey bizim de başımıza gelecek. Hatta daha da büyüğü yaşanacak. Biz görevde olmazsak ülkemiz, İspanya'daki olayları küçük gösterecek ölçüde istila edilir." ifadelerini kullandı. ABD'deki sınır güvenliği politikalarının seçim sürecinin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edeceğini vurgulayan Trump, düzensiz göç konusunda Demokrat yönetimi sert sözlerle eleştirdi. "İran'ın Askeri Kapasitesi Büyük Ölçüde Yok Edildi" Trump, kabine toplantısında İran ile yaşanan gerilime ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD ordusunun son dönemde önemli operasyonlar gerçekleştirdiğini belirten Trump, İran'ın askeri kapasitesinin ciddi ölçüde zayıflatıldığını öne sürdü. Trump, "İran'ın donanması tamamen imha edildi. Hava kuvvetleri ortadan kaldırıldı. Uçakları kalmadı. Füze stoklarının büyük bölümü yok edildi. İHA kapasiteleri de neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı. Ellerinde hâlâ bir miktar güç var ancak bu da yakında tükenecek." dedi. ABD Başkanı, İran'ın askeri üretim altyapısının da ağır darbe aldığını savunarak, Washington yönetiminin bölgedeki operasyonlarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. "İran Nükleer Silaha Sahip Olamaz" İran ile yürütülen diplomatik sürece ilişkin konuşan Trump, temel hedeflerinin değişmediğini belirtti. "Nükleer silaha sahip olamazlar." diyen Trump, İran'ın nükleer silah elde etmesi halinde Orta Doğu'da çok daha büyük bir istikrarsızlık yaşanacağını savundu. İran'ın müzakere sürecinde güven vermediğini öne süren Trump, "Sürekli yalan söyledikleri için onlara olan güvenimi kaybediyorum." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, ABD ile İran arasındaki çatışmaların kısa vadede sona ermeyeceğinin sinyalini vererek, "Onları çok ağır şekilde vuracağız. Bir noktada artık dayanamayacaklarını söyleyecekler." dedi. Gazze Planı: "İsrail ile Mutabakatımız Var" Trump, Gazze'de ateşkes ve Hamas'ın silahsızlandırılmasını içeren yeni barış planına ilişkin de açıklamalarda bulundu. İsrail ile bu konuda uzlaşı sağlandığını belirten Trump, sürecin beklenenden daha hızlı ilerlediğini söyledi. "Hamas'ın silahsızlandırılmasının mümkün olacağını kimse düşünmüyordu. Bu, Orta Doğu açısından çok büyük bir adım." ifadelerini kullanan Trump, İsrail'in süreç boyunca iş birliği yaptığını dile getirdi. Gazze'de oluşturulması planlanan yeni yönetim modeli kapsamında silahsızlanma sürecinin Barış Kurulu tarafından koordine edileceğini belirten Trump, kurulun alanında uzman isimlerden oluştuğunu ifade etti. "İran ile Çatışmalar Bir Süre Daha Devam Edecek" ABD Başkanı, İran ile askeri gerilimin tamamen sona ermesi için henüz erken olduğunu söyledi. Trump, İran'ın zaman zaman yeniden saldırı kapasitesi oluşturabileceğini ancak bunun uzun vadede sürdürülebilir olmayacağını savundu. "Biraz sürecek. Belki kısa süreli toparlanırlar ama yeniden zayıflayacaklar ve etkileri tamamen tükenecek." değerlendirmesinde bulundu. Trump ayrıca, İran ile sürdürülen diplomatik görüşmelere Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Jared Kushner, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katıldığını açıkladı. Ukrayna Mesajı: "Bu Savaş Bitmeli" Trump'ın gündemindeki bir diğer başlık ise Rusya-Ukrayna savaşı oldu. Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemleri ve Tomahawk füzeleri konusundaki taleplerine ilişkin konuşan Trump, bu teknolojilerin paylaşılmasının son derece hassas bir konu olduğunu söyledi. Bu tür sistemlerin üretim lisanslarının verilmesi konusunda temkinli davrandıklarını belirten Trump, gelişmiş askeri teknolojilerin gelecekte ABD'ye karşı kullanılma riskine dikkat çekti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmeye de değinen Trump, savaşın artık sona ermesi gerektiğini açık şekilde dile getirdiğini söyledi. Trump, "Zelenskiy'e de Putin'e de anlaşma yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu savaşın sona ermesi gerekiyor. Her ay çoğu asker olmak üzere yaklaşık 25 bin genç insan hayatını kaybediyor. Bir anlaşma yapılmalı ve bunun için her iki tarafın da taviz vermesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. Küresel Gündemde Yeni Dönem Mesajı Camp David'deki açıklamalarında düzensiz göç, Orta Doğu'daki gelişmeler ve Ukrayna savaşı gibi birçok kritik başlığa değinen Trump, ABD'nin hem askeri hem de diplomatik alanda aktif rolünü sürdüreceğini vurguladı. Önümüzdeki dönemde İran ile yaşanacak gelişmeler, Gazze'deki barış planının uygulanması ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik girişimlerin uluslararası gündemin en önemli başlıkları arasında yer almayı sürdüreceği değerlendiriliyor.

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde Haber

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde

Gazze İçin Yeni Dönem Planı Açıklandı Gazze'de devam eden savaşın sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı bir yönetim mekanizması oluşturulması amacıyla hazırlanan kapsamlı yol haritası yayımlandı. Barış Kurulu (Board of Peace) tarafından açıklanan 15 maddelik plan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının uygulanmasına yönelik son aşamaları içeriyor. 31 Temmuz'da duyurulan plana göre, İsrail, Hamas ve diğer Filistinli grupların tüm askeri faaliyetlerini durdurması hedefleniyor. Tarafların planı kabul etmesinin ardından 14 gün içinde uygulama takviminin ve sahadaki mekanizmaların belirlenmesi öngörülüyor. Gazze Yönetimi Yeni Bir Komiteye Devredilecek Yol haritasının en dikkat çeken maddelerinden biri Gazze'nin gelecekteki yönetim modeli oldu. Plana göre bölgede "Ulusal Gazze Yönetim Komitesi" adıyla yeni bir yapı kurulacak. Bu komitenin, Gazze'deki sivil yönetimin temel otoritesi olması ve "tek yönetim, tek hukuk ve tek silah" ilkesi doğrultusunda hareket etmesi planlanıyor. Yeni yönetim modelinde Gazze polis teşkilatının yeniden yapılandırılması da yer alıyor. Kriterleri karşılamayan güvenlik personelinin başka görevlere aktarılması, polis teşkilatındaki silahların ise yeni yönetim mekanizmasının denetimine verilmesi öngörülüyor. Hamas'ın Silahsızlandırılması Planın Merkezinde Barış Kurulu'nun açıkladığı yol haritasında Hamas'ın askeri kapasitesinin sona erdirilmesi önemli bir başlık olarak yer alıyor. Plana göre; Ağır silahların aşamalı şekilde devre dışı bırakılması, Askeri üretim altyapısının kaldırılması, Tünel sistemlerinin imha edilmesi hedefleniyor. Silahsızlanma sürecinin İsrail ordusunun Gazze'den aşamalı çekilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi planlanıyor. Yol haritasında, Gazze'deki silahların İsrail'e veya başka bir dış aktöre teslim edilmeyeceği, yalnızca Ulusal Gazze Yönetim Komitesi'nin kontrolünde tutulacağı ifade ediliyor. İsrail'in Çekilmesi Aşamalı Olacak Plan kapsamında İsrail güçlerinin Gazze'den kademeli olarak çekilmesi öngörülüyor. Ancak bu sürecin Hamas'ın silahsızlandırılması ve güvenlik mekanizmalarının oluşturulmasıyla bağlantılı şekilde ilerlemesi hedefleniyor. İsrail tarafı ise daha önce yaptığı açıklamalarda Hamas'ın askeri kapasitesi tamamen ortadan kaldırılmadan Gazze'den çekilmeyeceğini savunmuştu. Bu nedenle planın uygulanabilirliği konusunda en önemli belirsizliklerden biri İsrail'in güvenlik talepleri ile Filistin tarafının beklentileri arasındaki fark olarak görülüyor. Gazze'ye Uluslararası İstikrar Gücü Gönderilecek 15 maddelik yol haritasında Gazze'de geçici süreyle görev yapacak uluslararası bir istikrar gücü kurulması da bulunuyor. Bu gücün; Ateşkesi takip etmesi, Filistin polis güçlerine eğitim vermesi, İnsani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması bekleniyor. Ancak uluslararası gücün doğrudan sivil yönetim veya klasik güvenlik görevlerini üstlenmeyeceği belirtiliyor. Hamas ve İsrail'den Farklı Yaklaşımlar Planın açıklanmasının ardından taraflardan farklı açıklamalar geldi. Hamas, bazı şartlarla öneriye olumlu yaklaştığını ancak İsrail'in tüm askeri operasyonlarını durdurması ve Gazze'den tamamen çekilmesi gerektiğini bildirdi. Örgüt, bu şartlar gerçekleşmeden ağır silahların teslim edilmesine sıcak bakmadığını açıkladı. İsrail tarafında ise plana ilişkin resmi destek açıklaması yapılmadı. İsrailli yetkililer, Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasının temel şart olduğunu vurgularken, hükümet içindeki bazı sağ kanat temsilciler operasyonların devam etmesi gerektiğini savundu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da geçmişte yapılan anlaşmaların Hamas tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek temkinli açıklamalarda bulundu. Türkiye, Katar ve Mısır'dan Destek Mesajı Gazze'deki ateşkes sürecinde arabulucu rol üstlenen Türkiye, Katar ve Mısır ise planı kalıcı çözüm açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Üç ülke, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların artırılması ve bölgede siyasi çözüm zemininin oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Barış Kurulu Tartışmaları Sürüyor Barış Kurulu, Gazze'de ateşkesin uygulanması ve yeniden yapılanma sürecini yönetmek amacıyla oluşturulan uluslararası bir yapı olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 28 ülkenin temsil edildiği belirtilen kurulun, Donald Trump tarafından "daimi başkan" sıfatıyla yönetildiği ifade ediliyor. Kurulun Gazze konusunda merkezi karar mekanizması olma hedefi bulunurken, bazı ülkelerin yapıya mesafeli yaklaşması uluslararası meşruiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Özellikle Batılı bazı ülkeler ile Çin ve Rusya'nın yaklaşımı, kurulun geleceği açısından belirleyici faktörler arasında gösteriliyor. Diplomatik Sürecin En Kritik Aşaması Gazze için açıklanan 15 maddelik yol haritası, savaş sonrası dönemin nasıl şekilleneceğine ilişkin en kapsamlı planlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak planın hayata geçebilmesi için İsrail, Hamas ve bölgesel aktörler arasında ciddi görüş ayrılıklarının aşılması gerekiyor. Uzmanlara göre, ateşkesin kalıcı hale gelmesi, güvenlik mekanizmasının kurulması ve Gazze'nin gelecekteki yönetim modelinin belirlenmesi, sürecin başarısını belirleyecek temel unsurlar olacak.

Trump: Gazze'de Hamas ve diğer silahlı grupların silah bırakmasına yönelik "tarihi bir anlaşmaya" varıldığını açıkladı Haber

Trump: Gazze'de Hamas ve diğer silahlı grupların silah bırakmasına yönelik "tarihi bir anlaşmaya" varıldığını açıkladı

Gazze İçin Yeni Dönem İddiası Ortadoğu'da devam eden çatışmaların gölgesinde ABD Başkanı Donald Trump'tan Gazze sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Barış Kurulu'nun Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı grupların silah bırakması konusunda anlaşmaya vardığını öne sürdü. Trump açıklamasında, "Barış Kurulu bugün Hamas ve Gazze'deki diğer tüm silahlı grupların tamamen silahlarını bırakması konusunda tarihi bir anlaşmaya vardı" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı'nın duyurduğu bu gelişme, Gazze'deki savaşın geleceği ve bölgedeki güvenlik düzeninin nasıl şekilleneceği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. İsrail Güçleri İçin Geri Çekilme Mesajı Trump, açıklamasında İsrail ordusunun Gazze'den çekilme sürecinin Hamas'ın silahsızlanmasına bağlı olduğunu belirtti. ABD Başkanı, "Silahsızlanma tamamlandıkça İsrail güçleri geri çekilecek ve Uluslararası İstikrar Gücü, Gazze'nin sakinleri ve komşuları için güvenli olmasını sağlamak üzere yeni bir Filistin polis gücüyle birlikte çalışacaktır" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Gazze'de savaş sonrası dönemde nasıl bir güvenlik mekanizmasının kurulacağı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Uluslararası bir güç ile yeni yapılandırılacak Filistin güvenlik birimlerinin birlikte hareket etmesi planı, bölgenin gelecekteki yönetimi açısından önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Türkiye, Katar ve Mısır'a Özel Teşekkür Trump, açıklamasında diplomatik süreçte rol oynayan ülkelere de teşekkür etti. ABD Başkanı, özellikle Türkiye, Katar ve Mısır'ın arabuluculuk çabalarına dikkat çekerek bu ülkelerin sürece katkı sunduğunu ifade etti. Trump, "Tarihi bir ilerleme kaydettik ve hala yapılacak çok iş var" sözleriyle anlaşmanın tamamlanmış bir barış süreci anlamına gelmediğini de vurguladı. Türkiye, Katar ve Mısır daha önce de İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes görüşmelerinde ve esir takası süreçlerinde arabulucu ülkeler arasında yer almıştı. Gazze'nin Geleceği İçin Yeni Yönetim Modeli Trump, söz konusu anlaşmanın Gazze'nin gelecekte yeni bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesi açısından önemli bir aşama olduğunu belirtti. ABD yönetimi tarafından daha önce de gündeme getirilen savaş sonrası Gazze planlarında, bölgede yeni bir siyasi ve güvenlik yapılanmasının oluşturulması hedefleniyordu. Ancak Hamas'ın silahsızlanmayı kabul edip etmeyeceği, İsrail'in çekilme takvimi ve yeni yönetimin nasıl oluşturulacağı gibi konular, sürecin en kritik belirsizlikleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre Gazze'de kalıcı bir çözüm sağlanabilmesi için yalnızca askeri adımlar değil, aynı zamanda siyasi uzlaşı, insani yardım mekanizmaları ve yeniden imar sürecinin de eş zamanlı yürütülmesi gerekiyor. Anlaşmanın Uygulanması En Büyük Sınav Olacak Ortadoğu'daki geçmiş barış girişimleri incelendiğinde, anlaşmaların imzalanmasından çok uygulanma süreçlerinin belirleyici olduğu görülüyor. Hamas'ın silahlı yapısının geleceği, İsrail'in güvenlik talepleri ve Filistin tarafında oluşacak yönetim modeli, sürecin başarısını doğrudan etkileyecek. İsrail yönetiminin güvenlik endişeleri devam ederken, Filistin tarafında ise Gazze'nin siyasi geleceğine ilişkin farklı görüşler bulunuyor. Bu nedenle Trump'ın açıkladığı gelişme, diplomatik açıdan önemli bir adım olarak görülse de sahadaki uygulamanın nasıl gerçekleşeceği uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Ortadoğu'da Yeni Dengeler Oluşabilir Gazze krizinin çözümüne yönelik olası bir anlaşma, yalnızca bölge için değil, küresel diplomasi açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. ABD'nin öncülük ettiği süreçte Türkiye, Katar ve Mısır gibi bölgesel aktörlerin rol üstlenmesi, Ortadoğu'daki diplomatik dengelerin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor. Başarılı bir silahsızlanma ve siyasi geçiş süreci, İsrail-Filistin meselesinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak taraflar arasındaki derin güvensizlik ve geçmişte yaşanan başarısız girişimler nedeniyle sürecin oldukça zorlu ilerlemesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemde Hamas'ın tavrı, İsrail'in geri çekilme planı ve uluslararası istikrar gücünün yapısı, Gazze'deki gelişmelerin seyrini belirleyecek temel unsurlar olacak.

Davutoğlu: Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor Haber

Davutoğlu: Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına şehit pilot Binbaşı İbrahim Bolat için rahmet dileyerek başlayan Davutoğlu, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı da vefat yıl dönümü dolayısıyla andı. Davutoğlu, Ramazan programlarına ve emeklilerle yapılan buluşmaya ilişkin “Ramazan ayı vatandaşlarımızla birlikte samimi ortamlarda iftarlar ve sahurlarla geçiyor. Geçtiğimiz hafta ilk Ramazan iftarını emeklilerimizle yaptık. Emekliler iftarımız çok duygusal bir ortamda geçti. Bugünkü şartlarda emekliler gördükleri o belli bir hayat standardının gerisine düşmenin onur çilesini yaşıyorlar. Dertleri bir değil, iki değil. ‘Ben bu dünyadan torun sahibi olmadan gitmekten korkuyorum’ diyen bir emekliyle konuştuk. Evlenemiyorlar çünkü işleri yok. Evlenemiyorlar çünkü evlenecekleri eşlerine iyi bir hayat kuracaklarına inanmıyorlar” dedi. Bayram ikramiyesi tartışmasına değinen Davutoğlu, ikramiyelerin değer kaybına ilişkin şu öneriyi yaptı: “Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor. Bayram ikramiyesinde bir maaş ek zam verilmezse adil bir bayram ikramiyesi verilmiş sayılmaz. Buna bayram ikramiyesi de denmez.” Komisyon raporuna ilişkin değerlendirmesinde Davutoğlu, raporun içeriğini yeterli bulmadığını belirtirken, iyi niyet gerekçesiyle raporu engellememeyi tercih ettiklerini söyledi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin sözleri üzerinden değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, Meclis’in devreye girmesi ve diplomatik adımlar atılması gerektiğini savunarak “Türkiye’den gür bir ses çıkmadı. Meclis’te bir genel görüşme, ortak bir açıklama olmadı. Büyükelçiler sıradan insanlar değildir, Amerikan Büyükelçisini Ankara’da Dışişleri’ne çağırmak gerekiyor. Sayın Erdoğan, Trump’a bir mektup yazmalı. Bu büyükelçi orada durdukça ilişkiler gözden geçirilmeli. Gazze Barış Kurulu toplantılarına katılmayacağız denmesi lazım.” açıklamasını yaptı.

Davutoğlu: Devletler, en çok sessiz kaldıkları anda küçülürler Haber

Davutoğlu: Devletler, en çok sessiz kaldıkları anda küçülürler

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin Nil’den Fırat’a kadar olan bölgeye dair ifadelerini "açık bir yayılmacı doktrin ilanı" olarak nitelendirdi. Büyükelçilerin devlet başkanlarını temsil ettiğini hatırlatan Davutoğlu, bu sözlerin ABD Başkanı Trump’ı bağladığını ve Beyaz Saray’ın sessizliğinin onay anlamına geldiğini belirtti. Davutoğlu, "Bu açıklama, emperyalist Siyonist stratejiye psikolojik zemin hazırlama girişimidir. Önce 'vaat edilmiş toprak' denir, sonra sınırlar tartışmaya açılır. Sessizlik ise işgalin en konforlu yoludur. Karşılık verilmezse yarın söz, fiile dönüşür" dedi. Söz konusu tehdide karşı atılması gereken adımları sıralayan Davutoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "1. TBMM ilk oturumda topyekun tavır almalı; ortak bir açıklama yapılmalıdır. 2. ABD’nin Ankara Büyükelçisi derhal Dışişleri’ne çağrılmalı; açıklama talep edilmelidir. 3. Sayın Cumhurbaşkanı Trump’a doğrudan bir mektup yazarak bu büyükelçiye karşı gerekli müeyyidelerin uygulanmasını talep etmelidir. 4. Toprak bütünlüğü tehdit edilen bölge ülkelerinin büyükelçileri Washington’da ortak bir girişim başlatmalı ve bu büyükelçinin geri çekilmesi talep edilmelidir. 5. İslam ülkeleri liderleri, ABD Başkanı Trump’a ortak bir mektup yazarak ya da ortak bir açıklama yaparak kendilerinin toprak bütünlüğünü tehdit eden bu küstah büyükelçi bölgede bulunduğu sürece sözde barış kurulu toplantılarına katılmayacaklarını ifade etmelidirler 6. Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden bu şahsa ülkemize giriş yasağı getirilmelidir." Davutoğlu açıklamasını, "Unutulmasın: Haritalar önce sözle çizilir. Sınırlar önce zihinlerde genişletilir. Ve devletler, en çok sessiz kaldıkları anda küçülürler" sözleriyle tamamladı.

Trump, İran anlaşmasının geleceğinin 10 gün içinde netleşeceğini söyledi Haber

Trump, İran anlaşmasının geleceğinin 10 gün içinde netleşeceğini söyledi

Washington' daki Barış Kurulu'nun açılış toplantısında konuşan ABD Başkanı, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını ısrarla vurguladı ve ülkenin "bölgesel istikrarı tehdit etmeye devam etmesi halinde kötü şeyler olacağını" belirtti. Olası bir zaman çizelgesi veren Trump, "Belki bir anlaşma yapacağız, ancak bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz" dedi; ABD, Salı günü iki ülke arasında yapılan görüşmelerin ardından İran'dan yanıt bekliyor. Beyaz Saray elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, İran'ın nükleer zenginleştirme programını görüşmek üzere Cenevre'de İranlı yetkililerle bir araya geldi. Bu program, geçen Haziran ayındaki 12 günlük savaş sırasında ABD ve İsrail'in bombardımanı sonucu sekteye uğramış ancak tamamen ortadan kalkmamıştı. Diplomatik görüşmenin ardından İran, yaptırımların kaldırılması karşılığında zenginleştirmeyi tamamen bırakması yönündeki ABD taleplerine iki hafta içinde yanıt vereceğine söz verdi; bu da Trump'ın öne sürdüğü zaman çizelgesiyle yaklaşık olarak tutarlı. Sürece ilişkin seçenekleri değerlendiren Trump, "Bir adım daha ileri gitmek zorunda kalabiliriz ya da kalmayabiliriz. Belki de bir anlaşma yapacağız" dedi. İran ile anlamlı bir anlaşma yapmanın yıllar içinde kolay olmadığının kanıtlandığını ifade eden Trump, "Anlamlı bir anlaşma yapmak zorundayız, aksi takdirde kötü şeyler olur" uyarısında bulundu. Beyaz Saray'dan Çarşamba günü yapılan açıklamada, Tahran'ın müzakere pozisyonuna ilişkin daha fazla ayrıntıyı haftalar içinde sunmasının beklendiği kaydedildi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, diplomasinin Trump için her zaman "ilk seçenek" olduğunu vurguladı; ancak İran'a yönelik bir saldırı düzenlemek için pek çok neden ve argümanın sunulabileceğini de söyledi.

Trump: 8 savaşı bitirdik, 9’uncu da yolda Haber

Trump: 8 savaşı bitirdik, 9’uncu da yolda

ABD Başkanı Trump’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Yaptığımız şey çok basit. Amacımız, barış. Burada bizimle olan liderler, gerçekten çok yardımcı oldu. Ülkemiz tarihinde görülmemiş bir başarıya imza attık. 8 savaşı bitirdik ve 9’uncu da yolda diye düşünüyoruz. Belki o en kolayı o olacak diye düşünüyordum ama tabii ki konu savaş olunca hiçbir zaman bilemezsiniz. Ancak çok iyi bir ilişkimiz var ve bu kadar çok kişiyle harika ilişkiler geliştirdik. Barış Kurulu da gerçekten en önemli projelerimizden biri. Amerika Birleşik Devletleri Barış Enstitüsü’nde Barış Kurulu’nun ilk toplantısında sizi ağırlamaktan gerçekten büyük şeref duyuyorum. Çünkü bu gerçekten güç ve prestij anlamında böylesine, buna yaklaşabilen bir dünya liderleri topluluğu olduğunu düşünmüyorum. Barıştan daha önemli hiçbir şey yok. Aslında barıştan daha az pahalı olan bir şey yok. Çünkü savaştığınız zaman barış yapmaktan yüzlerce kat fazlasını harcıyorsunuz. İran şu anda çok sıcak bir nokta. İran’ın temsilcileriyle de iyi ilişkileri var. İyi görüşmeler yapıyorlar. Geçen yıllarda anlamlı bir anlaşma yapmanın zor olduğunu gördük ama anlamlı bir anlaşma yapmalıyız yoksa kötü şeyler olacak. Orta Doğu’da hep bir kara bulutlar dolaşılıyordu. Hiçbir zaman o bulut var olduğu sürece barış olmayacaktı. Suudi Arabistan, Katar gibi ülkeler, hep bu tehdidin gölgesinde kalacaktı. Ve Orta Doğu’da barış olmayacaktı. Belki de bunu bir adım öteye götürmemiz gerekebilir. Ama bunu yapmayabiliriz de. Önümüzdeki 10 gün içerisinde bir anlaşmaya ulaşabiliriz. Ben göreve geldiğimde Gazze’de ölümlerin sonu gelmeyecekmiş gibi görünüyordu. Ama bu salondaki ülkelerin iradeli yaklaşımıyla şu anda geldiğimiz noktaya ulaştık. Gerçekten 59 ülkenin imzası var. Gazze’deki savaş bitti, ufak alevler var belki. Silahları bırakacağız dediler, eğer bunu yapmazlarsa büyük sertlikle karşılaşacaklar. İnsanlar ölmek istemez, onlar da ölmek istemiyor. Ateşkes devam ediyor. Bütün ölü ya da diri bütün rehineler geri alındı. Bize bu konuda yardımcı olan tüm uluslara teşekkür etmek istiyoruz. Sayısız hayat kurtardık. Barışı ve barış konseptini getirdik. Kimsenin aklına bile gelmeyen bir şeydi. Bana her zaman Orta Doğu’da barışın imkansız olduğu söylenirdi. Tabii İran ile ilgili yapmamız gerekenler var. Nükleer silaha sahip olamazlar. Eğer İran’ın nükleer silahı olursa Orta Doğu’da barış olmaz. Çok güçlü bir şekilde nükleer silaha sahip olamayacaklarını söyledik. Ekimdeki ateşkesten sonra büyük miktarda insani yardımın Gazze’ye girişini sağladı ABD ve müttefikleri. Kasım ayında BM Güvenlik Konseyi, Barış Kurulu’nu oy birliğiyle kabul ettikten sonra 2 düzineden fazla kurucu üyeyi kattık. BM ile yakın iş birliği içindeyiz. Birlikte Gazze’nin doğru şekilde yönetildiğinden emin olacağız. Orta Doğu ile hiç alakası olmayan ülkeler bile bu işin içindeler. Bana sürekli, ‘Buraya gidip eğer gerekirse asker göndeririz’ diyorlar ama gerekmeyeceğini düşünüyoruz. Oraya girmek isteyen iki ülkemiz var, Hamas ile çatışmak istediğini söyleyen bir iki ülke oldu ama gerek olmayacak. Hamas, silahlarını teslim edecek. Savaşmaya, çatışmaya ihtiyaç olmayacak. Benim amacım, hayat kurtarmak. Benim aklımda tek bir şey var, insanların öldürülmesini görmek istemiyorum. Amerika Birleşik Devletleri de Barış Kurulu’na 10 milyar dolarlık katkıda bulunacak. Bunu da açıklamaktan şeref duyuyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.