Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Barış Kurulu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Barış Kurulu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış Kurulu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Davutoğlu: Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor Haber

Davutoğlu: Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına şehit pilot Binbaşı İbrahim Bolat için rahmet dileyerek başlayan Davutoğlu, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı da vefat yıl dönümü dolayısıyla andı. Davutoğlu, Ramazan programlarına ve emeklilerle yapılan buluşmaya ilişkin “Ramazan ayı vatandaşlarımızla birlikte samimi ortamlarda iftarlar ve sahurlarla geçiyor. Geçtiğimiz hafta ilk Ramazan iftarını emeklilerimizle yaptık. Emekliler iftarımız çok duygusal bir ortamda geçti. Bugünkü şartlarda emekliler gördükleri o belli bir hayat standardının gerisine düşmenin onur çilesini yaşıyorlar. Dertleri bir değil, iki değil. ‘Ben bu dünyadan torun sahibi olmadan gitmekten korkuyorum’ diyen bir emekliyle konuştuk. Evlenemiyorlar çünkü işleri yok. Evlenemiyorlar çünkü evlenecekleri eşlerine iyi bir hayat kuracaklarına inanmıyorlar” dedi. Bayram ikramiyesi tartışmasına değinen Davutoğlu, ikramiyelerin değer kaybına ilişkin şu öneriyi yaptı: “Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor. Bayram ikramiyesinde bir maaş ek zam verilmezse adil bir bayram ikramiyesi verilmiş sayılmaz. Buna bayram ikramiyesi de denmez.” Komisyon raporuna ilişkin değerlendirmesinde Davutoğlu, raporun içeriğini yeterli bulmadığını belirtirken, iyi niyet gerekçesiyle raporu engellememeyi tercih ettiklerini söyledi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin sözleri üzerinden değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, Meclis’in devreye girmesi ve diplomatik adımlar atılması gerektiğini savunarak “Türkiye’den gür bir ses çıkmadı. Meclis’te bir genel görüşme, ortak bir açıklama olmadı. Büyükelçiler sıradan insanlar değildir, Amerikan Büyükelçisini Ankara’da Dışişleri’ne çağırmak gerekiyor. Sayın Erdoğan, Trump’a bir mektup yazmalı. Bu büyükelçi orada durdukça ilişkiler gözden geçirilmeli. Gazze Barış Kurulu toplantılarına katılmayacağız denmesi lazım.” açıklamasını yaptı.

Davutoğlu: Devletler, en çok sessiz kaldıkları anda küçülürler Haber

Davutoğlu: Devletler, en çok sessiz kaldıkları anda küçülürler

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin Nil’den Fırat’a kadar olan bölgeye dair ifadelerini "açık bir yayılmacı doktrin ilanı" olarak nitelendirdi. Büyükelçilerin devlet başkanlarını temsil ettiğini hatırlatan Davutoğlu, bu sözlerin ABD Başkanı Trump’ı bağladığını ve Beyaz Saray’ın sessizliğinin onay anlamına geldiğini belirtti. Davutoğlu, "Bu açıklama, emperyalist Siyonist stratejiye psikolojik zemin hazırlama girişimidir. Önce 'vaat edilmiş toprak' denir, sonra sınırlar tartışmaya açılır. Sessizlik ise işgalin en konforlu yoludur. Karşılık verilmezse yarın söz, fiile dönüşür" dedi. Söz konusu tehdide karşı atılması gereken adımları sıralayan Davutoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "1. TBMM ilk oturumda topyekun tavır almalı; ortak bir açıklama yapılmalıdır. 2. ABD’nin Ankara Büyükelçisi derhal Dışişleri’ne çağrılmalı; açıklama talep edilmelidir. 3. Sayın Cumhurbaşkanı Trump’a doğrudan bir mektup yazarak bu büyükelçiye karşı gerekli müeyyidelerin uygulanmasını talep etmelidir. 4. Toprak bütünlüğü tehdit edilen bölge ülkelerinin büyükelçileri Washington’da ortak bir girişim başlatmalı ve bu büyükelçinin geri çekilmesi talep edilmelidir. 5. İslam ülkeleri liderleri, ABD Başkanı Trump’a ortak bir mektup yazarak ya da ortak bir açıklama yaparak kendilerinin toprak bütünlüğünü tehdit eden bu küstah büyükelçi bölgede bulunduğu sürece sözde barış kurulu toplantılarına katılmayacaklarını ifade etmelidirler 6. Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden bu şahsa ülkemize giriş yasağı getirilmelidir." Davutoğlu açıklamasını, "Unutulmasın: Haritalar önce sözle çizilir. Sınırlar önce zihinlerde genişletilir. Ve devletler, en çok sessiz kaldıkları anda küçülürler" sözleriyle tamamladı.

Trump, İran anlaşmasının geleceğinin 10 gün içinde netleşeceğini söyledi Haber

Trump, İran anlaşmasının geleceğinin 10 gün içinde netleşeceğini söyledi

Washington' daki Barış Kurulu'nun açılış toplantısında konuşan ABD Başkanı, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını ısrarla vurguladı ve ülkenin "bölgesel istikrarı tehdit etmeye devam etmesi halinde kötü şeyler olacağını" belirtti. Olası bir zaman çizelgesi veren Trump, "Belki bir anlaşma yapacağız, ancak bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz" dedi; ABD, Salı günü iki ülke arasında yapılan görüşmelerin ardından İran'dan yanıt bekliyor. Beyaz Saray elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, İran'ın nükleer zenginleştirme programını görüşmek üzere Cenevre'de İranlı yetkililerle bir araya geldi. Bu program, geçen Haziran ayındaki 12 günlük savaş sırasında ABD ve İsrail'in bombardımanı sonucu sekteye uğramış ancak tamamen ortadan kalkmamıştı. Diplomatik görüşmenin ardından İran, yaptırımların kaldırılması karşılığında zenginleştirmeyi tamamen bırakması yönündeki ABD taleplerine iki hafta içinde yanıt vereceğine söz verdi; bu da Trump'ın öne sürdüğü zaman çizelgesiyle yaklaşık olarak tutarlı. Sürece ilişkin seçenekleri değerlendiren Trump, "Bir adım daha ileri gitmek zorunda kalabiliriz ya da kalmayabiliriz. Belki de bir anlaşma yapacağız" dedi. İran ile anlamlı bir anlaşma yapmanın yıllar içinde kolay olmadığının kanıtlandığını ifade eden Trump, "Anlamlı bir anlaşma yapmak zorundayız, aksi takdirde kötü şeyler olur" uyarısında bulundu. Beyaz Saray'dan Çarşamba günü yapılan açıklamada, Tahran'ın müzakere pozisyonuna ilişkin daha fazla ayrıntıyı haftalar içinde sunmasının beklendiği kaydedildi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, diplomasinin Trump için her zaman "ilk seçenek" olduğunu vurguladı; ancak İran'a yönelik bir saldırı düzenlemek için pek çok neden ve argümanın sunulabileceğini de söyledi.

Trump: 8 savaşı bitirdik, 9’uncu da yolda Haber

Trump: 8 savaşı bitirdik, 9’uncu da yolda

ABD Başkanı Trump’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Yaptığımız şey çok basit. Amacımız, barış. Burada bizimle olan liderler, gerçekten çok yardımcı oldu. Ülkemiz tarihinde görülmemiş bir başarıya imza attık. 8 savaşı bitirdik ve 9’uncu da yolda diye düşünüyoruz. Belki o en kolayı o olacak diye düşünüyordum ama tabii ki konu savaş olunca hiçbir zaman bilemezsiniz. Ancak çok iyi bir ilişkimiz var ve bu kadar çok kişiyle harika ilişkiler geliştirdik. Barış Kurulu da gerçekten en önemli projelerimizden biri. Amerika Birleşik Devletleri Barış Enstitüsü’nde Barış Kurulu’nun ilk toplantısında sizi ağırlamaktan gerçekten büyük şeref duyuyorum. Çünkü bu gerçekten güç ve prestij anlamında böylesine, buna yaklaşabilen bir dünya liderleri topluluğu olduğunu düşünmüyorum. Barıştan daha önemli hiçbir şey yok. Aslında barıştan daha az pahalı olan bir şey yok. Çünkü savaştığınız zaman barış yapmaktan yüzlerce kat fazlasını harcıyorsunuz. İran şu anda çok sıcak bir nokta. İran’ın temsilcileriyle de iyi ilişkileri var. İyi görüşmeler yapıyorlar. Geçen yıllarda anlamlı bir anlaşma yapmanın zor olduğunu gördük ama anlamlı bir anlaşma yapmalıyız yoksa kötü şeyler olacak. Orta Doğu’da hep bir kara bulutlar dolaşılıyordu. Hiçbir zaman o bulut var olduğu sürece barış olmayacaktı. Suudi Arabistan, Katar gibi ülkeler, hep bu tehdidin gölgesinde kalacaktı. Ve Orta Doğu’da barış olmayacaktı. Belki de bunu bir adım öteye götürmemiz gerekebilir. Ama bunu yapmayabiliriz de. Önümüzdeki 10 gün içerisinde bir anlaşmaya ulaşabiliriz. Ben göreve geldiğimde Gazze’de ölümlerin sonu gelmeyecekmiş gibi görünüyordu. Ama bu salondaki ülkelerin iradeli yaklaşımıyla şu anda geldiğimiz noktaya ulaştık. Gerçekten 59 ülkenin imzası var. Gazze’deki savaş bitti, ufak alevler var belki. Silahları bırakacağız dediler, eğer bunu yapmazlarsa büyük sertlikle karşılaşacaklar. İnsanlar ölmek istemez, onlar da ölmek istemiyor. Ateşkes devam ediyor. Bütün ölü ya da diri bütün rehineler geri alındı. Bize bu konuda yardımcı olan tüm uluslara teşekkür etmek istiyoruz. Sayısız hayat kurtardık. Barışı ve barış konseptini getirdik. Kimsenin aklına bile gelmeyen bir şeydi. Bana her zaman Orta Doğu’da barışın imkansız olduğu söylenirdi. Tabii İran ile ilgili yapmamız gerekenler var. Nükleer silaha sahip olamazlar. Eğer İran’ın nükleer silahı olursa Orta Doğu’da barış olmaz. Çok güçlü bir şekilde nükleer silaha sahip olamayacaklarını söyledik. Ekimdeki ateşkesten sonra büyük miktarda insani yardımın Gazze’ye girişini sağladı ABD ve müttefikleri. Kasım ayında BM Güvenlik Konseyi, Barış Kurulu’nu oy birliğiyle kabul ettikten sonra 2 düzineden fazla kurucu üyeyi kattık. BM ile yakın iş birliği içindeyiz. Birlikte Gazze’nin doğru şekilde yönetildiğinden emin olacağız. Orta Doğu ile hiç alakası olmayan ülkeler bile bu işin içindeler. Bana sürekli, ‘Buraya gidip eğer gerekirse asker göndeririz’ diyorlar ama gerekmeyeceğini düşünüyoruz. Oraya girmek isteyen iki ülkemiz var, Hamas ile çatışmak istediğini söyleyen bir iki ülke oldu ama gerek olmayacak. Hamas, silahlarını teslim edecek. Savaşmaya, çatışmaya ihtiyaç olmayacak. Benim amacım, hayat kurtarmak. Benim aklımda tek bir şey var, insanların öldürülmesini görmek istemiyorum. Amerika Birleşik Devletleri de Barış Kurulu’na 10 milyar dolarlık katkıda bulunacak. Bunu da açıklamaktan şeref duyuyorum.”

Gazze 'Barış Kurulu' ilk kez toplanırken Trump ne başarabilir? Haber

Gazze 'Barış Kurulu' ilk kez toplanırken Trump ne başarabilir?

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ABD liderinin yakın zamanda başlatılan panelin Gazze'deki aylarca süren İsrail ateşkes ihlalleri karşısında - destek için imzalayanlardan bile - şüpheciliğin üstesinden gelebileceğini kanıtlamayı umduğu bir etkinlik olan Washington, DC'de ilk "Barış Kurulu" zirvesinidüzenlemeye hazırlanıyor. Perşembe günkü zirve, BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'in Gazze'deki soykırımınınortasında ABD destekli bir "ateşkes" planını onaylamasından bu yana, Barış Kurulu'nun harap olmuş Filistin yerleşiminin yeniden inşasını ve sözde Uluslararası İstikrar Gücü'nün başlatılmasını denetlemesi için iki yıllık bir görev süresini içeren bir "ateşkes" planını onaylamasından bu yana yaklaşık üç ay kaldı. 3 öğenin listesi, 1/3 yeniden yapılanma İsrail'in Gazze'de yeni 'sessiz transfer' silahı haline nasıl geldi 3'ün 2. listesiMarcoRubio 'yeni bir Batı yüzyılı' inşa etmek istiyor. Avrupa katılacak mı? 3 Hamas'ın 3 listesi: Trump'ın 'Barış Kurulu' İsrail'in Gazze'deki öldürülmesini durdurmalılistenin sonu Kasım güvenlik konseyi oylamasından bu yana yönetim kurulunu sardı ve birçok geleneksel Batılı müttefik, bazılarının Trump'ın egemen olduğu bir formatta Birleşmiş Milletler'e rakip olma girişimi olarak gördüğü ABD yönetiminin bariz daha geniş hırslarından temkinli. Zaten üye olarak imza atmış olan ülkeler de dahil olmak üzere diğerleri, yönetim kurulunun Gazze'de anlamlı bir değişiklik yapma uygunluğuyla ilgili endişelerini dile getirdi. Birkaç bölgesel Orta Doğu gücü yönetim kuruluna katıldı, İsrail geç kaldı ve bazılarına Şubat ayı başlarında rahatsız edici bir ek oldu. Perşembe günkü toplantı itibariyle, yönetim kurulunun hala bir Filistin temsili yok ve bunu birçok gözlemci ileriye dönük kalıcı bir yol bulmanın önünde büyük bir engel olarak görüyor. "Trump bu toplantıdan tam olarak ne almak istiyor?" Washington DC Arap Merkezi'ndeki İsrail-Filistin programının başkanı Yousef Munayyer sorguladı. Al Jazeera'ya verdiği demeçte, "Bence insanların katıldığını, insanların projesine, vizyonuna ve işleri ilerletme yeteneğine inandığını söyleyebilmek istiyor." dedi. "Ancak, şimdiye kadar bekleyen kilit siyasi sorulara daha net çözümler gelene kadar herhangi bir büyük taahhüt göreceğinizi sanmıyorum." 'Şehirdeki tek oyun' Emin olmak için, Munayyer, Barış Kurulu'nun şu anda Gazze'deki Filistinlilerin yaşamlarını iyileştirmekle ilgilenen taraflar için "şehirdeki tek oyun" olmaya devam ederken, aynı zamanda "Donald Trump'ın kişiliğine aşırı ve yakından bağlı" kaldığını açıkladı. t Bu, yönetim kurulunun krize onlarca yıllık bir yanıt olması muhtemel olan uzun ömürlülüğü konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Munayyer, "Bölgenin geleceği ve soykırım konusunda ciddi bir endişesi olan bölgesel oyuncuların, bu Barış Kuruluna katılımlarının önümüzdeki birkaç yıl içinde Gazze'nin geleceği üzerinde bir miktar kaldıraç ve bir yöne sahip olmalarına izin verdiğini gerçekten ummaktan başka seçeneği yok" dedi. "Müddetlerin "zorlukları anlayan ve bağlamı anlayan" üye devletler için en büyük fırsatın "zaman diliminde gerçekçi olarak elde edilebileceklere ... acil ihtiyaçlara odaklanmak ve bunları agresif bir şekilde ele almak" olacağını değerlendirdi. Buna sağlık altyapısı, hareket özgürlüğü, insanların barınaklarının sağlanması, ateşkes ihlallerine son verilmesi için baskı yapmak, birkaçını saymak gerekirse, dedi. 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de en az 72.063 Filistinli öldürüldü ve 11 Ekim 2025'ten bu yana 603 kişi öldürüldü, "ateşkes" yürürlüğe girdi. 2,1 milyonluk nüfusun neredeyse tamamı yerinden edildi ve binaların yüzde 80'inden fazlası yıkıldı. Daha önce Gazze'yi bir "Orta Doğu Rivierası"na dönüştürmeyi öngören Trump, toplantıdan önce olumlu bir ton attı. Trump, Pazar günü Truth Social hesabındaki bir gönderide, "Tarihin en önemli Uluslararası Organı" olduğunu kanıtlayacağını söylediği yönetim kurulunun "sınırsız potansiyelini" lanse etti. Trump ayrıca, "Gazze İnsani Yardım ve Yeniden Yapılanma çabalarına yönelik" 5 milyar dolarlık finansman taahhüdünün açıklanacağını ve üye devletlerin "Gazzeliler için Güvenlik ve Barışı korumak için Uluslararası İstikrar Gücü ve Yerel Polise binlerce personel taahhüt ettiğini" söyledi. Daha fazla ayrıntı vermedi. Bu arada, panelin sözde "Gazze yönetim kurulu"nun bir üyesi olan Trump'ın damadı Jared Kushner, Ocak ayında Washington'un Gazze için "ana planının" şimdiye kadarki en net vizyonunu açıkladı. Gazze'deki Filistinlilerden herhangi bir girdi olmadan toplanan plan, yerleşimin kentsel dokusunun silinmesine dayanan ışıltılı konut kulelerini, veri merkezlerini, sahil beldelerini, parkları ve spor tesislerini özetledi. O sırada Kushner, yeniden yapılanma planının nasıl finanse edileceğini söylemedi. Hamas'ın tam silahsızlanmasının ve İsrail ordusunun geri çekilmesinin ardından başlayacağını söyledi, her ikisi de çözülmemiş sorunlar. İsrail üzerinde baskı mı? Quincy Sorumlu Devletçilik Enstitüsü'nde Orta Doğu programında araştırma görevlisi olan Annelle Sheline'e göre, ABD yönetimi kapsamlı inşaat planları üzerinde yıldızla bakarken, üye olarak imzalayan 25 ülkenin bir koleksiyonunun yanı sıra toplantıya gözlemci gönderen diğer birkaç ülkeyle bir araya geldiğinde daha sert bir gerçekle karşı karşıya kalması muhtemeldir. Yönetim kurulunun "kavram kanıtını" göstermek için herhangi bir ilerleme, kesinlikle İsrail üzerinde tek taraflı baskının iddiasını gerektireceğini belirtti. Sheline, Al Jazeera'ya verdiği demeçte, "Trump, kağıt üzerinde gerçek taahhütler elde etmek için ülkelerin 5 milyar dolar hakkındaki iddiasını desteklemesini umuyor." dedi. "Bu muhtemelen zor olacak, çünkü - özellikle Körfez ülkeleri - birkaç yıl içinde tekrar yok edilecek başka bir yeniden yapılanmayı finanse etmekle ilgilenmedikleri konusunda çok açıktılar." İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun başlangıçta karşı çıktığı İsrail'in yönetim kuruluna katılma kararı, ABD politikası üzerinde daha fazla etki yaratma konusundaki endişeleri artırdı. Sheline, ABD'nin daha kalıcı bir barışı ilerletmek için iyi niyetli bir eylemin, bir Filistinli yetkilinin yönetim kuruluna dahil edilmesi olabileceğini de sözlerine ekledi. İsrail'de art arda müebbet hapis cezasına çarptırılmaya devam eden yaygın olarak popüler Filistinli siyasi mahkum Marwan Barghouti'yi olası bir aday olarak önerdi. Serbest bırakılmasının, Washington'un kaldıraçını hemen etki etmek için kullanabileceği bir alana örnek olabileceğini söyledi. Kısa vadede, "[ilgilenen üye devletler] büyük ölçüde güvenlik durumunun çözülmesini bekliyor. İsrail her gün ateşkesi ihlal ediyor ve sarı çizgiyi hareket ettiriyor" dedi Sheline, İsrail ordusunun "ateşkes" anlaşmasının ilk aşamasının bir parçası olarak geri çekilmesi gereken Gazze'deki sınıra atıfta bulunarak. Endonezya hükümeti, sonunda 8.000'e kadar büyüyebilecek bir istikrar gücüne 1.000 asker göndermeye hazırlandığını söyledi. Ancak herhangi bir konuşlandırmanın muhtemelen daha iyi ateşkes garantileri olmadan gecikeceğini söyledi. Sheline, "Hala aktif bir savaş bölgesi," diye ekledi. "Bu nedenle, varsayımsal olarak istikrar gücüne asker katkıda bulunacağını söyleyen Endonezya'nın bile, durum istikrarlı olana kadar bunu gerçekten yapmayacağımızı söylemesi çok anlaşılabilir." Bir fırsat mı? Notre Dame Üniversitesi Kroc Uluslararası Barış Çalışmaları Enstitüsü'nde arabuluculuk programı direktörü Laurie Nathan'a göre, ihlaller için hesap verebilirlik mekanizmaları oluşturmak da dahil olmak üzere gerçek bir ateşkesin uygulanmasını sağlamak, yönetim kurulunun açılış toplantısı için "açık ara en kritik" görev olmaya devam etti. El Cezire'ye verdiği demeçte, Trump'ın Barış Kurulu'nun "Gazze'de istikrarın yokluğunda anlamlı bir yeniden yapılanma rolü oynayamayacağını ve istikrarın ateşkese bağlı kalmayı gerektirdiğini" söyledi. Bir sonraki önemli adım - ve Perşembe günkü toplantıdan kaynaklanabilecek büyük bir gelişme - birlik taahhüdü olacaktır, ancak Nathan, gönüllü bir Hamas silahsızlanma anlaşmasına varılana kadar herhangi bir konuşlandırmanın muhtemelen çıkmaza gireceğini belirtti. Durum karşısında Trump, Gazze'de başkanın kendi benlik imajıyla yakından uyumlu bir istikrarı teşvik etmek için Washington'un İsrail üzerindeki önemli etkisini kullanmaya giderek daha fazla teşvik edilmiş gibi görünüyor. Ne de olsa Trump ve müttefikleri, sahadaki gerçekler iddiaları baltalasa bile, çatışma çözümündeki başarısını defalarca lanse ederek ABD başkanını düzenli olarak "baş barışçı" olarak tasvir ettiler. Trump, Nobel Barış Ödülü'nü alması gerektiğine olan inancında ses çıkardı. Yine de, "Trump'ın motivasyonu çok yönlü," diye açıkladı Nathan. "Barışı önemsiyor mu? Bence öyle. Barış komisyoncusu olmak istiyor mu? Evet. Nobel Barış Ödülü'nü gerçekten istiyor mu? Evet.” "Öte yandan, o performatif ... onun için ne kadar ciddi olduğu hiçbir zaman tam olarak belli değil," diye ekledi. "Diğer sorun, Trump bunları yaparken kişisel çıkarların her zaman dahil olmasıdır." Daha geniş hırslar mı? Hem Washington'un Batılı müttefikleri hem de çatışma çözümü uzmanları, geçen yıl BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan Gazze yetkisinin çok ötesinde, Barış Kurulu'nun esneme kapsamı gibi görünen şeyi incelediler. Davetli ülkelere gönderilen yaygın olarak bildirilen bir kuruluş "tüzüğü", "sürekli bağımlılığı teşvik eden ve insanları ötesine götürmek yerine krizi kurumsallaştıran" barış inşasına yönelik önceden var olan yaklaşımlara yönelik kazılar yaptığı için doğrudan Gazze'ye atıfta bulunmadı. Bunun yerine, "daha çevik ve etkili bir uluslararası barış inşa organı" öngördü. Eleştirmenler, Trump'ın BM gibi kuruluşlarda yer alması amaçlanan çok taraflılık ilkelerini büyük ölçüde baltalayan "başkan" ve tek veto sahibi olarak tekil ve belirsiz rolünü daha da sorguladılar. Yapının hem ABD hükümeti hem de bir birey olarak Trump ile ilişkilerde işlemsel bir yaklaşımı teşvik ettiğini savundular. Uluslararası Kriz Grubu'nda küresel sorunlar ve kurumlar program direktörü Richard Gowan, bu endişelerin yakın zamanda azalmasının muhtemel olmadığını söyledi. Yine de, Avrupa ülkelerinin anlamlı bir ilerleme kaydedebilmesi durumunda yönetim kurulunun çabalarını desteklemesini engellediğini görmedi. "Bence, pratik anlamda, diğer ülkelerin yönetim kurulunun Gazze davasında yaptıklarını desteklemeye çalışırken, diğer konularda onu kol boyu tutmaya devam ettiğini göreceksiniz" dedi. Perşembe günkü toplantı, Barış Kurulu'nun ileriye dönük dinamiklerini ve tonunu gösterebilir. Gowan, "Trump, etrafındaki herkese emir vermek için tüzük kapsamındaki yetkisini kullanırsa, sevmediği teklifleri engeller ve bunu tamamen kişisel bir şekilde yürütürse, "Bence Trump'la iyi davranmak isteyen ülkeler bile neye bulaştıklarını merak edeceklerdir." "Trump daha yumuşak tarafını gösterirse. Özellikle Arap grubunu ve Gazze'nin neye ihtiyacı olduğu hakkında söylediklerini gerçekten dinlemeye istekliyse, gerçek bir temas grubunda gerçek bir konuşma gibi görünüyorsa," diye ekledi, "bu yönetim kurulunun geleceğiyle ilgili tüm soruları silmeyecek, ancak en azından bunun ciddi bir diplomatik çerçeve olabileceğini öne sürecektir." kaynak : Aljazeera

Erdoğan: Gazze Barış Kurulu’na katılacağız... Türkiye’siz Avrupa güvenliği olamaz Haber

Erdoğan: Gazze Barış Kurulu’na katılacağız... Türkiye’siz Avrupa güvenliği olamaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze için oluşturulacak Barış Kurulu’nun ilk toplantısına ilişkin soruya, davet aldıklarını ve Türkiye’nin toplantıya katılacağını belirterek yanıt verdi. Toplantının Ramazan ayının ilk gününe denk gelmesi nedeniyle Türkiye’yi Hakan Fidan’ın temsil edeceğini ifade etti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göreGazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanmasının önemine vurgu yapan Erdoğan, “Gazze meselesi insanlığın vicdan sınavıdır. Amaç ateşkesi kalıcı hâle getirmek, insani yardımları kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her girişime destek vereceğiz” dedi. “AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ TÜRKİYE’SİZ DÜŞÜNÜLEMEZ” Türkiye’nin NATO faaliyetlerindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biri olduğunu belirtti. Avrupa Birliği’nin savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin zamanının geldiğini söyleyen Erdoğan, “Avrupa’da yeni bir savunma mimarisi kurulacaksa bunun Türkiye’siz oluşturulması yetersiz bir çaba olacaktır. Türkiye’yi dışlayan tutumlar mantıklı değildir. Umarım Türkiye olmadan Avrupa’nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kuramayacağını artık herkes anlamıştır” ifadelerini kullandı. “YENİ ANAYASA İÇİN HENÜZ TAKVİM YOK” Erdoğan, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik nefret söylemi ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin soruya ise henüz net bir takvim bulunmadığını söyledi. “Anayasa konusunda henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz” diyen Erdoğan, Mihalgazi’de verilen mücadelenin önemine dikkat çekerek, yerel yönetimlere desteklerinin süreceğini belirtti.

BM yetkilisi, Trump'ın açıklamalarına yanıt verdi Haber

BM yetkilisi, Trump'ın açıklamalarına yanıt verdi

BM Genel Sekreter Yardımcısı Sözcüsü Farhan Haq, ABD Başkanı Donald Trump'ın BM'nin “BM pek yardımcı olamadı” yönündeki açıklamasına ve "Barış Kurulu"nun BM'nin yerine geçebileceği iddiasına yanıt verdi. BM Genel Sekreter Yardımcısı Sözcüsü Farhan Haq, Çin Medya Grubu (CMG) muhabirinin “Genel Sekreter, ABD'nin önerdiği ‘Barış Kurulu’na katılma daveti aldı mı?” sorusunu, “Bu konuda herhangi bir iletişim gerçekleştiğinden haberdar değilim.” şeklinde yanıtladı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da 20 Ocak’ta düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi: “‘Barış Kurulu’ BM'nin yerini alabilir. BM pek yardımcı olamadı. BM'nin potansiyelinin büyük bir hayranıyım ama BM potansiyelini hiçbir zaman gerçekleştiremedi. BM, benim çözdüğüm her savaşı çözmüş olmalıydı.” ifadelerini kullanmıştı. Farhan Haq, “BM, Trump'ın ‘Barış Kurulu BM'nin yerini alabilir’ sözlerini nasıl değerlendiriyor? Genel Sekreter, Trump'ın BM'den duyduğu hayal kırıklığına yanıt verecek mi?” sorularını ise şöyle yanıtladı: “Bildiğiniz gibi, Genel Sekreter BM'nin verimliliğini artırmayı amaçlayan ‘BM'nin 80. Yıldönümü Girişimi’ni başlattı. Bunun ötesinde size şunu söyleyebilirim: BM, barış davasına bağlılığını sürdürecek. Uluslararası hukuka tam saygı temelinde, sürdürülebilir barış için çözümler sağlanması üzere çatışmaların kökündeki nedenleri çözmek amacıyla çaba harcayacağız.” ifadesini kullandı. BM, İsrail’in UNRWA tesislerini yıkmasını kınadı BM Yakındoğu Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) konusuna değinen Haq, “Genel Sekreter, İsrail makamlarının UNRWA’nın Şeyh Cerrah’taki tesisini yıkma eylemini en güçlü ifadelerle kınıyor.” dedi. İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın ilgili eylemin İsrail yasalarına ve uluslararası hukuka uygun olduğu yönündeki açıklamasına ilişkin Haq “Hayır, bu doğru değil, tamamen gerçek dışı.” değerlendirmesinde bulundu. Haq, tesisin BM tesisi olduğunu ve dokunulmazlığa sahip olduğunu vurguladı.

Trump: Gazze'deki savaş şu anda sona eriyor Haber

Trump: Gazze'deki savaş şu anda sona eriyor

ABD Başkanı Donal Trump'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Gazze'deki savaş ve tabii ki şu anda sona eriyor. Orta Doğu'da 59 ülke sürecin içerisinde oldu. Ve birçokları dedi ki Hamas sözlerini tutmazsa ki büyük ihtimalle tutacaklar ama ellerinde silahla doğrdular kelimenin tam anlamıyla doğar doğmaz ellerine silah verilmiş gruplar bunlar ama silahlarını bırakmak zorundalar. Silahlarını bırakmazlarsa bu onların sonu olur. Birçok ülke gelip bana dedi ki gidip bunu yapmak istiyoruz. Ve geleneksel olarak bu olayla ilgili olan ülkeler tabii ki bunları söyledi. Ama burada yangınların ardı arkası yok Lübnan Hizbullah mesela. O konuda da bir şeyler yapacağız. Ama bunlara kalıntıları diyorum çünkü geçmişteki haliyle büyük son derece güçlü ülkelerin birbiriyle çatıştığı ortamdan bahsediyoruz. Tabii ki bunun yanı sıra Haziran ayında da İran'ın nükleer zenginleştirme kapasitesini gece yarısı balyoz operasyonuyla ortadan kaldırdık. Tabii İran şimdi müzakare etmek istiyor ve konuşacağız. Aynı şekilde Suriye'de DEAŞ'i vurduk. Biliyorsunuz ilk dönemimde de bunu yapmıştık. İkinci dönemimde birinci dönemimden de daha başarılı olduğumu söylemem gerekiyor. DEAŞ'i ortadan kaldırdık. Tamamen ortadan kaldırmıştık ama Biden yönetiminde yeniden ortaya çıkmaya başladılar. Bu arada Suriye Cumhurbaşkanıyla da görüştüm, çok büyük ilerleme sağlıyor. Bu konuda da çok mutluyuz. Bütün yaptırımları kaldırdık. Ve bu da onlara nefes alma fırsatı verecek. Avrupa'ya ve Amerika'ya yönelik tehdtieler Orta Doğu'ya yönelik tehditler ve diğer yerlere yönelik tehditler sakinleşmeye başladı. Sadece 1 yıl öncesine göre çok farklı 1 yıl öncesinde dünya açıkçası alevler içerisindeydi, birçok kişi farkında değildi. Nijerya'da teröristler hristiyanları öldürüyordu onları da vurduk. Binlerce hristiyanı öldürdüler. Bu neyle ilgili diye düşünüyor insan. Bunların birçoğu ve bu başarının hepsi ABD silahlı kuvvetlerini birinci dönemimde güçlendirmem sebebiyle oldu. Ve şimdi de 1 trilyon dolardan fazla bütçemizle her zamankinden daha güçlüyüz. NATO müttfeiklerinin neredeyse hepsinden savunma harcamalarını yüzde 5'e çıkarma konusunda söz aldım. İspanya harici herkezs. İspanya neden bunu yapmıyor tabii onu da anlamış değilim. İspanya ile bunu konuşmamız gerekecek. ABD'nin güvenliğimize batı yarım kürenin güvenliğine olan kararlığı da önde. Güney sırınımızı terör örgütlerine kapattım, kartellerine kapattım, ülkemize girecek her türlü suçluya ve ülkemize deniz yoluyla giren uyuşturucuyu neredeyse yüzde 100 oranında kapattık. Karadan zaten bunu yapmak kolaydı. Ama sudan bunu yapmak deniz yoluyla bunu yapmak gerçekten zordu. Dün aldığım son haberlere göre yüzde 98.1'ini engelledik. Barış Kurulu, gerçekten çok önemli dünya liderlerinden oluşuyor. Geçen Ekim ayında planımızı açıklamıştık. Gazze'deki çatışmayı kalıcı olarak sona erdirmek için. Ve vizyonumuzun BM Güvenlik Konseyi tarafından da oy birliğiyle geçen yıl kabul edildiğini hatırlatmak istiyorum. Bu planın birinci aşaması çerçevesinde tabii ki Gazze'deki barışı ateşkesi devam ettireceğiz. Gazze'nin silahtan arınması doğru şekilde yönetilmesi ve güzel bir şekilde yeniden inşasını istiyoruz. Zaten Barış Kurulu bu düşünceyle başladı. Bu konuda Gazze'de başarılı olursak başka konulara da geçebiliriz. Gazze'de çok başarılı olacağız. Barış Kurulu kurulduktan sonra birçok farklı şey yapabiliriz. Bunu BM ile konjektür içerisinde de yapabiliriz. Her zaman şunu söylüyorum BM'nin çok fazla potansiyeli var. Ancak bunu kullanmıyor."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.