Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Barış

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan Rize'de konuştu: "Suları tersine akıtamazsınız" Haber

Erdoğan Rize'de konuştu: "Suları tersine akıtamazsınız"

Rize'deki programında parti teşkilatına ve hemşehrilerine seslenen Erdoğan, AK Parti'nin siyaset anlayışının hizmet ve eser üretmek üzerine kurulu olduğunu söyledi. 14 Ağustos'ta AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümünün Başkent Millet Bahçesi'nde geniş katılımlı bir programla kutlandığını hatırlatan Erdoğan, önümüzdeki dönem için de yeni hedefler ortaya koyduklarını ifade etti. "Millete hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi" Erdoğan, 25 yıllık siyasi mücadelelerinin ardından hizmet etme kararlılıklarının devam ettiğini belirterek, ilk günkü heyecanla çalışmayı sürdürdüklerini söyledi. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın tecrübeyle dinamizmi bir araya getiren kadrolara sahip olduğunu savunan Erdoğan, Türkiye'nin geleceğine ilişkin büyük hedeflerinin bulunduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 25 yıllık dönemde Türkiye'nin farklı alanlarda önemli bir altyapıya kavuştuğunu belirterek, bu birikimin üzerine "Türkiye Yüzyılı" hedefinin inşa edildiğini söyledi. AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü programında da Erdoğan, gelecek 25 ve 50 yıla yönelik vizyon ortaya koyduklarını açıklamıştı. "Suları tersine akıtamazsınız" Konuşmasının önemli bölümünü "Terörsüz Türkiye" sürecine ayıran Erdoğan, Türkiye'nin terör sorunundan kurtulmasının ülkenin kardeşliğini ve birlik duygusunu güçlendireceğini ifade etti. Erdoğan, bu sürece karşı çıkanlara yönelik mesajında, "Ne yaparsanız yapın, suları tersine akıtamazsınız" dedi. Türkiye'nin farklı kimlikleri ve kültürleriyle birlikte geleceğe yürümesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Türk, Kürt, Arap ve Laz vatandaşların tamamını kapsayan bir birlik anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin yanı sıra çevre bölgelerde ve dünyada da barış, huzur, istikrar ve demokrasinin hakim olmasını istediklerini belirtti. Erdoğan'dan siyaset mesajı: "Sadece kuru hamasetle hiçbir yere varılamaz" Dünyanın ve bölgenin kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Erdoğan, siyasetin de değişen şartlara uyum sağlaması gerektiğini ifade etti. Siyasetin yalnızca söylem ve polemik üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savunan Erdoğan, insanı merkeze almayan, dürüstlük ve hizmet anlayışından uzak siyaset biçimlerinin Türkiye'ye katkı sağlayamayacağını söyledi. Erdoğan ayrıca siyasetin kişisel kariyer veya çıkar aracı haline getirilmemesi gerektiğini dile getirerek, son dönemde belediyeler üzerinden gündeme gelen yolsuzluk iddialarına göndermede bulundu. Bu tür tartışmaların siyasetin hizmet üretme sorumluluğunu gölgelememesi gerektiğini savundu. "Türkiye'nin böyle bir siyaset biçimine tahammülü yoktur" Muhalefete de mesaj veren Erdoğan, Türkiye'nin sürekli çatışma ve iktidar karşıtlığı üzerinden şekillenen bir siyaset anlayışından uzaklaşması gerektiğini söyledi. Farklı siyasi görüşlerin korunabileceğini ancak milli meselelerde ortak zeminin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, siyaset kurumunda daha fazla diyalog ve uzlaşma çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yaklaşımını "Büyük Türkiye mutabakatı" olarak tanımlarken, 86 milyon vatandaşın birlik, beraberlik ve ortak kader duygusu etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti. "Terörsüz Türkiye" sürecine vurgu Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın "Terörsüz Türkiye" sürecinde tarihi bir adım attığını belirterek, TBMM'de 467 oyla ortaya çıkan geniş mutabakata dikkat çekti. Terör sorununun kalıcı biçimde sona erdirilmesi konusunda toplumun güçlü bir irade ortaya koyduğunu savunan Erdoğan, bu konunun siyasi polemiklere malzeme edilmemesi gerektiğini söyledi. Şehitlerin ve gazilerin fedakarlıkları üzerinden siyaset yapılmasına tepki gösteren Erdoğan, siyasi aktörlerin toplumun hassasiyetlerini gözetmesi gerektiğini ifade etti. "Tarih bizden bunu bekliyor" Türkiye'nin önünde büyük hedefler bulunduğunu belirten Erdoğan, ülkenin geleceği açısından geri adım atılmaması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin önceliğinin geleceğe ilişkin hedeflerini gerçekleştirmek olduğunu ifade eden Erdoğan, siyasi tartışmaların ülkenin istikrarını ve birlik duygusunu zedelememesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan konuşmasını, Türkiye'nin önündeki hedeflere ulaşmak için kararlılıkla ilerlemesi gerektiği mesajıyla sürdürürken, "Tarih bizden bunu bekliyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye ve 7 ülkeden İngiltere’nin İsrail işgal yerleşimleri kararına destek Haber

Türkiye ve 7 ülkeden İngiltere’nin İsrail işgal yerleşimleri kararına destek

Sekiz ülkenin dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İngiltere’nin yasa dışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklama ve bu yerleşimlerle bağlantılı hizmetlere kısıtlama getirme kararının, uluslararası hukuka uygun benzer adımların önünü açması temenni edildi. Uluslararası topluma somut adım çağrısı Ortak açıklamada, İngiltere’nin kararının yanı sıra Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere tarafından yayımlanan iki devletli çözüme ilişkin ortak bildiriye de destek verildi. Bakanlar, uluslararası topluma işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı yerleşimlerin desteklenmesine veya genişletilmesine katkı sağlayan faaliyetlerin sona erdirilmesi amacıyla somut tedbirler alma çağrısında bulundu. Açıklamada, yerleşim faaliyetlerinde bulunan kuruluşlar ve bu faaliyetlere dahil olan kişilerin hesap verebilirliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekildi. BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararına vurgu Ortak açıklamada, devletlerin uluslararası hukuk kapsamında İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında oluşturduğu hukuka aykırı durumu tanımama ve bu durumun devamına yardımcı olmama yükümlülüğüne vurgu yapıldı. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı ile Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli istişari görüşüne atıfta bulunuldu. Bakanlar ayrıca İsrail’e, yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı olarak aldığı tedbirleri geri çekmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamalara son vermesi çağrısını yineledi. "İki devletli çözüm tek uygulanabilir yol" Açıklamada Gazze Şeridi’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması, insani durumun iyileştirilmesi ve yeniden imar çalışmalarının yürütülmesi gerektiği belirtildi. Bakanlar, kalıcı ve kapsamlı barışın sağlanmasının yolunun iki devletli çözümden geçtiğini ifade etti. Bu çerçevede, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti'nin kurulması gerektiği vurgulandı. Sekiz ülkenin ortak açıklamasında, uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda iki devletli çözümün hayata geçirilmesinin bölgede adil, kalıcı ve kapsamlı barış için temel yol olduğu belirtildi.

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı” Haber

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı”

Kırgızistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, dış politikadan Rusya-Ukrayna savaşına, Suriye’deki gelişmelerden F-35 ve S-400 konusuna, Yunanistan ile ilişkilere ve “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. “Süreç adım adım ilerliyor” “Terörsüz Türkiye” sürecinin belirli bir takvimden ziyade ulaşılması gereken bir hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, devlet kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını söyledi. Meclis’te oluşan mutabakatın önemine dikkat çeken Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulunun, yasada belirtilen görevler doğrultusunda atılacak adımları planlamaya başladığını belirtti. Erdoğan, çerçeve yasanın uygulanmasının örgütün silah bırakması ve tasfiye olması şartına bağlı olduğunu vurgulayarak, bu durumun tespit ve teyit yöntemlerinin de belli olduğunu söyledi. “İç cepheyi güçlendireceğiz” Sürecin toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmesi gerektiğini belirten Erdoğan, provokatif söylemlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Erdoğan, farklılıkların ortadan kaldırılmasının değil, farklılıklarla birlikte Türkiye ortak paydasında buluşmanın hedeflendiğini belirterek bunu “Büyük Türkiye mutabakatı” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin millet tarafından sahiplenildiğini savunarak, toplumsal huzuru zedeleyecek yaklaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’dan Suriye mesajı: “Şiddetin devri kapanmalı” YPG-PYD’nin fesih kararı ve Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, gelişmeleri olumlu karşıladığını belirtti. Suriye’nin bütün unsurlarıyla birlik ve bütünlük içinde olmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkına desteğinin süreceğini ifade etti. Erdoğan, “Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı” diyerek Suriye’de yeni bir dönemin başlaması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin terör örgütlerinin faaliyet alanına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, ülkenin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelerin destek vermesi çağrısında bulundu. Putin ile görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı gündemdeydi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin de bilgi verdi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin savaşın sona ermesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlere devam edeceğini söyledi. Enerji, ticaret, turizm ve yatırım alanlarında Rusya ile Türkiye arasında önemli ilişkiler bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, savaşın taraflar ve bölge açısından olumlu sonuçlar doğurmadığını ifade etti. Şanghay İşbirliği Örgütü mesajı: “Batı’ya sırt çevirmek değil” Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerini geliştirmesinin Batı’dan uzaklaşma anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, dış politikada 360 derecelik bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini geliştirebilen bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasının mümkün olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin örgüte üyelik perspektifinin herhangi bir bloktan kopuş anlamına gelmediğini vurguladı. F-35 ve S-400 açıklaması Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, ABD tarafındaki sürecin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin savunma alanındaki kendi projelerinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Erdoğan, KAAN ve milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinin devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı savunma seçeneklerini artırmaya devam edeceğini söyleyerek, “Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur” mesajını verdi. Karadeniz’de ticari gemi güvenliği vurgusu Karadeniz’deki deniz taşımacılığının güvenliğinin yalnızca Türk bayraklı gemiler açısından değil, tüm sivil deniz taşımacılığı bakımından önemli olduğunu belirten Erdoğan, ticari faaliyetlerin çatışmalardan zarar görmemesi gerektiğini söyledi. Karadeniz’de kalıcı bir güvenlik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Erdoğan, tahıl krizinin özellikle Afrika’da yeniden gündeme gelme ihtimaline dikkat çekti. Yunanistan’a adaların silahlandırılması tepkisi Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu ancak uluslararası anlaşmaların ihlal edilmesine müsaade etmeyeceğini söyledi. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını belirten Erdoğan, buna karşılık Türkiye’nin kendi haklarının çiğnenmesine de izin vermeyeceğini vurguladı. Yunanistan’a “yanlış yoldan dönme” çağrısı yapan Erdoğan, gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması yönündeki yaklaşımını sürdüreceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü programında önemli mesajlar verdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü programında önemli mesajlar verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 955’inci Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programında yaptığı konuşmada Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısındaki politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın zorluğuna dikkat çeken Erdoğan, ülkenin güçlü ve birlik içinde olmaktan başka seçeneğinin olmadığını belirtti. Erdoğan, savunmadan diplomasiye, eğitimden ekonomiye kadar yürütülen çalışmaların hedefinin “müessir ve müreffeh bir Türkiye” inşa etmek olduğunu söyledi. “ATIMIZIN KUYRUĞUNU BAĞLADIK” Konuşmasında Türk tarihindeki bir geleneğe atıfta bulunan Erdoğan, sefere çıkarken atın kuyruğunun bağlanmasının geri dönüşü olmayan bir kararlılığı simgelediğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek” ve “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedeflerine ulaşmak için aynı kararlılıkla yola devam ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün sona erdirilmesiyle bölgenin yeniden barış ve esenlik yurdu haline getirilmesini hedeflediklerini belirterek, “Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık” dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 955'inci Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda (#MalazgirtZaferi) konuştu: "Millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman; bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman, atımızın… pic.twitter.com/XhQQeqL77N — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 26, 2026 “TARİH YENİDEN YAZILIYOR” Bölgede önemli gelişmeler yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön verdiğini savunan Erdoğan, bu yürüyüşün artık engellenemeyeceğini söyledi. Tahrik ve tuzaklarla Türkiye’nin hedeflerinden vazgeçirilemeyeceğini belirten Erdoğan, “Ne doğru bildiğimiz yoldan saparız, ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da azim, sabır ve kararlılıkla yoluna devam edeceğini vurguladı.

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz” Haber

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz”

Birleşmiş Milletler, TBMM'de kabul edilen çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemeyi memnuniyetle karşıladı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımları desteklediklerini açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye'de Kürt sorununa ilişkin yürütülen çözüm sürecinde TBMM'den geçen yasal düzenlemeye ilişkin değerlendirmede bulundu. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin barış sürecine yönelik attığı adımları yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini söyledi. Haq, Rûdaw'ın sorularını yanıtlarken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Türkiye'deki sürece ilişkin yaklaşımını değerlendirdi. BM'den çözüm sürecine destek mesajı Farhan Haq, Türkiye'de yürütülen sürecin gelişimine paralel olarak durumu değerlendirmeye devam ettiklerini belirtti. Haq, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımlara ilişkin, “Sürecin ilerlemesine paralel olarak durumu değerlendiriyoruz. Ancak elbette, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışı sağlamak için ileriye dönük attığı tüm adımları teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı. BM'nin açıklaması, TBMM'de kabul edilen yasal düzenlemenin ardından uluslararası kuruluşlardan gelen ilk önemli değerlendirmelerden biri olarak öne çıktı. TBMM'de çözüm süreci yasası kabul edildi Ankara'daki gelişmelerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda çözüm sürecine ilişkin 12 maddelik yasa tasarısı oylanarak kabul edildi. Verilen bilgilere göre oylamaya 563 milletvekili katıldı. Tasarı 467 evet, 87 hayır ve 7 çekimser oyla kabul edilerek yasalaştı. Yasal düzenlemeyle birlikte Türkiye'de terörün sona erdirilmesi, silahların bırakılması ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik sürecin yeni bir aşamaya taşınması hedefleniyor. Sürecin yeni aşamasında gözler silah bırakma adımlarında Yasanın kabul edilmesinin ardından sürecin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar da gündeme gelmeye başladı. Paylaşılan bilgilere göre, sürecin önemli başlıklarından birini PKK'nin silah bırakmasına ilişkin 10 maddelik yol haritasıoluşturuyor. Söz konusu yol haritasının, silah bırakma sürecinin aşamalarını ve izlenecek yöntemi ortaya koyması bekleniyor. Ancak verilen kaynak metinde yol haritasının 10 maddesinin tamamına ilişkin ayrıntılar yer almıyor. BM süreci yakından takip ediyor Birleşmiş Milletler'in açıklaması, Türkiye'deki gelişmenin yalnızca iç siyasette değil, uluslararası alanda da yakından takip edildiğini gösterdi. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq'ın açıklamasında özellikle barışın sağlanmasına yönelik adımların teşvik edildiği vurgulandı. Bununla birlikte BM'nin sürecin ilerleyişini aşamalara göre değerlendirmeye devam edeceği belirtildi. TBMM'de yasal düzenlemenin kabul edilmesiyle birlikte bundan sonraki süreçte uygulama aşaması önem kazanacak. Özellikle silah bırakma, güvenlik, siyasi düzenlemelerin uygulanması ve toplumsal mutabakat başlıkları sürecin geleceği açısından belirleyici olacak.

CHP’li Canpolat’tan ‘Barış’ çıkışı: Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim Haber

CHP’li Canpolat’tan ‘Barış’ çıkışı: Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim

TBMM’de yasa aşamasına geçilen ikinci çözüm sürecine ilişkin CHP’nin yeni politikaları merak konusu olurken, CHP İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat’tan önemli bir açıklama geldi. Barış sürecinde yurttaşların üzerine düşen sorumlulukları vurgulayan Canpolat, gerçek barışın kimlik ve inanç özgürlüğüyle mümkün olacağını ifade etti. Canpolat, “Bugün hepimize düşen görev; kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil; insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir.” dedi. Açıklamasında “Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim.” ifadelerini kullanan Canpolat, “Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim.” diye vurguladı. “BARIŞA HER ZAMANKİNDEN ÇOK İHTİYAÇ DUYUYORUZ” Canpolat’ın “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlığıyla paylaştığı metnin tamamı şöyle: Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, farklı inançların, farklı dillerin ve kültürlerin ortak yaşamına ev sahipliği yaptı. Sevinçlerimizi de acılarımızı da aynı gökyüzünün altında paylaştık. Tarih boyunca bizi ayrıştırmak, birbirimize düşürmek ve ortak geleceğimizi zayıflatmak isteyen pek çok girişim oldu. Ancak bu ülkenin en büyük gücü, farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir. Bugün, her zamankinden daha fazla birlik, kardeşlik, sağduyu ve barışa ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü çevremizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve insani trajediler sadece sınırların ötesinde kalmıyor; acısı, göçü, yoksulluğu ve şiddeti hepimizi etkiliyor. Suriye'de, Irak'ta ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlar, yüz binlerce insanın hayatını altüst etti. Bu acılar bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor: Savaşın kazananı yoktur; gerçek zafer, barışı inşa edebilmektir.” “SİLAHLARIN SUSMASI KADAR ÖNYARGILARIN SONA ERMESİ GEREKİR” “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" sözü, yalnızca bir dış politika ilkesi değil; insanlığın ortak vicdanına seslenen evrensel bir çağrıdır. Bu söz, ülke içinde huzurun, adaletin ve toplumsal dayanışmanın; dünyada ise karşılıklı saygının, diplomasinin ve barışın temel alınması gerektiğini anlatır. Dünyada yıllarca süren çatışmaların ardından barışın mümkün olduğunu gösteren örnekler vardır. Önemli olan geçmişin acılarını unutmadan, geleceği birlikte kurabilecek cesareti gösterebilmektir. Barış; silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir.” “GERÇEK BARIŞIN TEMELİ KİMLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR” “Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları; eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır. Kimsenin kimliğinden, inancından ya da düşüncesinden dolayı dışlanmadığı; herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, hukukun üstünlüğüne dayanan bir toplum, gerçek barışın en sağlam teminatıdır. Farklılıklarımız bizi zayıflatan değil, zenginleştiren değerlerdir. Birbirimizi dinleyerek, anlamaya çalışarak ve ortak insani değerlerde buluşarak daha güçlü bir toplum olabiliriz. Ayrıştıran değil birleştiren, nefret dili yerine sevgi ve saygıyı büyüten bir anlayış, geleceğe bırakabileceğimiz en değerli mirastır.” “GELİN, AYRIŞMAYA KARŞI DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM” “Bugün hepimize düşen görev; kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil; insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir. Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim. Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kral Charles'ın Cambridge Camisi ziyaretine mesaj Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kral Charles'ın Cambridge Camisi ziyaretine mesaj

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere Kralı 3. Charles'ın "Avrupa'nın ilk çevre dostu camisi" olarak nitelendirilen Cambridge Merkez Camisi ve Külliyesi'ne gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin yazılı bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık yedi yıl önce ibadete açılan Cambridge Merkez Camisi'nin, Kral Charles'ın ziyaretiyle anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptığını belirterek, bundan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Mesajında caminin ilk temelinin atıldığı günden bu yana ayrımcılığa karşı dayanışmanın ve nefrete karşı saygının simgesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "İlk tuğlasının konulmasından itibaren ayrımcılığa karşı dayanışmanın, nefrete karşı saygının sembolü olan camimizin bu misyonunu başarıyla yerine getirdiğini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kral 3. Charles'ın farklı kültür, inanç ve kökenden insanların barış içinde bir arada yaşamasına verdiği önemin bilindiğini belirterek, İslam karşıtlığı ve kültürel ırkçılığın küresel ölçekte yükseldiği bir dönemde gerçekleştirilen bu ziyaretin son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında Kral Charles şahsında İngiltere halkına selamlarını iletirken, Kral'ı Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyacağını da dile getirdi. Ayrıca başta Türk vatandaşları olmak üzere İngiltere'de yaşayan Müslüman topluma da selam gönderdi. AVRUPA'NIN İLK ÇEVRE DOSTU CAMİSİ Hatırlanacağı gibi İngiltere'nin Cambridge kentinde inşa edilen Cambridge Merkez Camisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle 2019 yılında ibadete açılmıştı. "Avrupa'nın ilk çevre dostu camisi" olarak gösterilen yapıda fotovoltaik güneş panelleri, hava kaynaklı ısı pompaları, doğal havalandırma sistemi ve sürdürülebilir ormanlardan elde edilen ahşap malzemeler kullanılıyor. Sıfır karbon ayak izi hedefiyle tasarlanan camide yağmur suları depolanarak temizlik ve peyzaj sulamasında kullanılırken, elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40'ı güneş enerjisinden karşılanıyor. Cambridge Merkez Camisi yalnızca ibadet mekânı olarak değil, ihtiyaç sahibi ailelere gıda desteği sağlayan, sağlık farkındalığı etkinlikleri düzenleyen ve çeşitli sosyal sorumluluk projelerine ev sahipliği yapan önemli bir toplumsal merkez olarak da faaliyet gösteriyor.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, NATO ve bölgesel barış mesajları verdi Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş, NATO ve bölgesel barış mesajları verdi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi temaslarda bulunmak üzere Finlandiya Parlamentosu’nu ziyaret etti. Kurtulmuş, Eduskunta’ya gelişinde Jussi Halla-Aho tarafından karşılandı. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre baş başa görüşmenin ardından Devlet Salonu’nda şeref defterini imzalayan Kurtulmuş, Parlamento Genel Kurul Salonunu da gezerek mevkidaşı Halla-Aho’dan bilgi aldı. Ardından düzenlenen heyetler arası toplantıya başkanlık eden Kurtulmuş, ziyaretin Türkiye-Finlandiya ilişkilerine katkı sağlamasını temenni etti. Numan Kurtulmuş, NATO üyeliğinin iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemi başlattığını belirterek, İstanbul’da 28-29 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenecek NATO Parlamenter Zirvesi’ne Finlandiya Meclis Başkanı Halla-Aho’yu davet etti. Halla-Aho, zirveye katılımını teyit etti. Türkiye’nin 7-8 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlatan Kurtulmuş, zirvede NATO’nun geleceğinin tartışılacağını ve Finlandiya’nın katkısının önemli olacağını vurguladı. Türkiye’nin Avrupa ve NATO bağlamındaki stratejik önemine de değinen Kurtulmuş, ülkenin hem güçlü bir orduya sahip olduğunu hem de dünya güç merkezleriyle ilişkileri sayesinde NATO ve Avrupa’nın geleceğinde kritik bir rol oynadığını kaydetti. AB üyeliği konusunda Finlandiya’nın desteklerini takdirle karşıladıklarını belirten Kurtulmuş, bazı Avrupa ülkelerinin yaklaşımlarının Türkiye’nin AB sürecini yavaşlattığını dile getirdi. Görüşmede ayrıca bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar ve İsrail’in Gazze ile Batı Şeria’daki saldırılarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığını vurguladı. Türkiye’nin barış ve istikrar hedefini destekleyen arabuluculuk rolüne dikkat çekti. Özellikle Filistin’deki insani trajedinin sonlandırılması gerektiğini belirten Kurtulmuş, İsrail’in saldırılarının bir an önce durdurulmasını ve sorumluların hesap vermesini talep etti. TBMM Başkanı, Finlandiya’yı demokrasi ve barış tecrübesi ile arabuluculukta örnek bir ülke olarak nitelendirerek, yeni bir küresel sistemin inşasında iş birliğine hazır olduklarını ifade etti. Görüşmeye, Türkiye-Finlandiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, Türkiye-İsveç Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, TBMM İdare Amirleri ve çeşitli milletvekilleri ile Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar katıldı. Ziyaretin sonunda Kurtulmuş, Halla-Aho ile birlikte Genel Kurul Salonunu gezerek çalışmaları inceledi ve parlamentoyu selamladı. Bu ziyaret, Türkiye’den Meclis Başkanı düzeyinde 12 yıl aradan sonra gerçekleştirilen resmi temas olmasının yanı sıra NATO iş birliği ve bölgesel barış mesajlarının güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.