Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bağımsızlık

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Bağımsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsızlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Devlet Bahçeli'den 9 Eylül mesajı: "İzmir ilelebet Türk yurdu olsun" Haber

Devlet Bahçeli'den 9 Eylül mesajı: "İzmir ilelebet Türk yurdu olsun"

"9 Eylül kutlu bir zafer günüdür" Bahçeli, mesajında İzmir'in üç yılı aşkın süren işgalinin 9 Eylül 1922'de sona ermesini, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendirdi. İşgal kuvvetlerinin 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla başlayan sürecin, Hasan Tahsin'in direnişi, Kuvayımilliye hareketi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğindeki Büyük Taarruz ile zafere ulaştığını ifade eden Bahçeli, Milli Mücadele'nin milletin bağımsızlık konusundaki kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi. Bahçeli, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz'un 30 Ağustos Zaferi'nin ardından 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşuyla sonuçlandığını belirtti. "İstiklalimizin hangi bedellerle kazanıldığını unutmamalıyız" İzmir'in kurtuluşunun Türk milletinin bağımsız yaşama iradesinin göstergesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, Yüzbaşı Şerafettin Bey'in İzmir Hükümet Konağı'na Türk bayrağını çekmesini de bu tarihi sürecin sembol anlarından biri olarak değerlendirdi. Bahçeli, Türk milletinin geçmişte yaşanan mücadeleleri ve bağımsızlığın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını unutmaması gerektiğini belirterek, Milli Mücadele'nin kahramanlarının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Atatürk ve Milli Mücadele kahramanlarını andı Mesajının sonunda İzmir'in kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Milli Mücadele'nin tüm kahramanlarını, şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andı. Bahçeli, mesajını "9 Eylül kutlu, İzmir ilelebet Türk yurdu olsun" ifadeleriyle tamamladı.

Manisa’da  30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Hadise rüzgarı esti Haber

Manisa’da 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Hadise rüzgarı esti

Hakkı İplikçi Parkı’ndan başlayıp Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan Büyük Zafer Yürüyüşü’ne Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve eşi Özge Ekmen Dutlulu’nun yanı sıra Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ve başkan yardımcıları, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları, MASKİ Genel Müdür Yardımcıları, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Emre Halil Esenkaya, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ellerindeki Türk bayrakları ve meşalelerle sokakları kırmızı-beyaza bürüyen Manisalılara, evlerinin balkonlarından geçişi selamlayan vatandaşlar da alkışlarla destek verdi. CUMHURİYET MEYDANI’NDA HADİSE RÜZGARI Zafer Yürüyüşü’nün ardından coşku Cumhuriyet Meydanı’nda zirveye tırmandı. Türk Pop Müziği’nin güçlü sesi Hadise, sahne performansıyla binlerce Manisalıyı adeta büyüledi. En sevilen şarkılarını bayram coşkusuyla bir arada söyleyen ünlü sanatçı, Manisalılara ritmi yüksek bir müzik ziyafeti sundu. BAŞKAN DUTLULU, “MANİSA CUMHURİYET DEĞERLERİNE HER ZAMAN SAHİP ÇIKACAK” Konser sırasında sahneye çıkarak Hadise’yi tebrik eden ve çiçek takdim eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, alandaki coşkulu kalabalığa seslendi. 30 Ağustos’un bağımsızlık ve özgürlük meşalesi olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, “Burası Şehzadeler kenti. Fatih’in, Kanuni’nin yetiştiği yer. Ama aynı zamanda Cumhuriyet’in, Atatürk’ün kenti. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. Böyle güzel bir güne Hadise gibi bir sanatçı yakışırdı. Çok güzel geldiniz Manisa’ya. Çok keyif alıyor herkes. Manisa sizi çok seviyor, bizler sizi çok seviyoruz. Hepinize iyi eğlenceler. Sizleri çok seviyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti’ni Birilerinin Lütfuyla Değil, Fedakarlıklarla Kurduk Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti’ni Birilerinin Lütfuyla Değil, Fedakarlıklarla Kurduk

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katıldığı program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un duasıyla başladı. Programda farklı bölgelerde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının selamlama mesajları da izletildi. Erdoğan konuşmasında, Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını andı. “Tarihiyle ve zaferleriyle büyük bir milletiz” Büyük Taarruz’un Milli Mücadele’nin belirleyici aşaması olduğunu belirten Erdoğan, 26 Ağustos 1922’de başlayan harekatın Dumlupınar’da kesin zaferle sonuçlandığını ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin büyük bedeller ödenerek gerçekleştiğini söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz. Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk.” Erdoğan, Türk milletinin bağımsızlığını başka güçlere dayanarak değil, kendi iradesi ve fedakarlığıyla kazandığını vurguladı. “Bizi tanımak isteyenler Malazgirt’e, Çanakkale’ye baksın” Konuşmasında Türkiye’nin tarihindeki önemli dönüm noktalarına dikkat çeken Erdoğan, Türk milletinin karakterinin Malazgirt, Çanakkale ve Milli Mücadele üzerinden anlaşılabileceğini söyledi. Erdoğan, Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı, Şahin Bey ve Sütçü İmam gibi Milli Mücadele kahramanlarını anarak, milletin bağımsızlık konusundaki kararlılığının tarih boyunca sürdüğünü ifade etti. Türkiye’nin komşuları ve geniş gönül coğrafyasıyla ilişkilerini geliştirmeye devam edeceğini belirten Erdoğan, sınırların insanlar arasındaki gönül bağlarını ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Girne açıklarındaki feribot kazası için başsağlığı mesajı Erdoğan, Girne açıklarında meydana gelen feribot kazasına da değindi. Hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyen Erdoğan, kazanın nedenlerinin belirlenmesi ve ihmali bulunanların tespit edilmesi için KKTC makamlarıyla iş birliği yapılacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kazadan sağ kurtulanlara da geçmiş olsun dileklerini iletti. “İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır” Konuşmasının önemli bölümünü birlik ve beraberlik çağrısına ayıran Erdoğan, iki yıl önce yaptığı “iç cepheyi tahkim etme” çağrısının ardından terör meselesinin kalıcı şekilde çözülmesi konusunda mesafe alındığını savundu. Erdoğan, terörsüz bölge hedefi doğrultusunda yeni bir dönemin başladığını belirterek, Türkiye’nin önündeki fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Siyasi görüş ve köken farklılıklarının birlik duygusunun önüne geçmemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır” dedi. Erdoğan, Türkiye’nin birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe ilerleyeceğine inandığını belirterek konuşmasını tamamladı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kabine üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve davetliler katıldı.

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam Haber

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam

Trump, “Birinin bağımsız olmasını istemiyorum” ifadelerini kullanarak, ABD’nin Tayvan’a ilişkin mevcut politikasının değişmediğini savundu. Ancak açıklamanın zamanlaması, Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin’in Tayvan konusundaki sert tutumuyla karşı karşıya kalmasının hemen ardından gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Şi’den Trump’a Tayvan uyarısı Çin devlet medyasına göre Şi Cinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan meselesini “Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli konu” olarak nitelendirdi. Şi, meselenin yanlış yönetilmesi halinde iki ülkenin “karşı karşıya gelebileceği, hatta çatışmaya sürüklenebileceği” uyarısında bulundu. Trump ise dönüş yolunda gazetecilere, Şi ile Tayvan hakkında “çok fazla” konuştuklarını ancak ABD’nin Tayvan’ı savunup savunmayacağına ilişkin net bir cevap vermekten kaçındığını söyledi. Trump, Şi’nin Tayvan konusunda “çok güçlü hislere sahip olduğunu” belirterek, “Bağımsızlık yönünde bir hareket görmek istemiyor” dedi. “9 bin 500 mil gidip savaşmak istemiyorum” Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada ABD’nin Tayvan için Çin’le savaşa girme ihtimaline mesafeli konuştu. “Biliyorsunuz, 9 bin 500 mil gidip savaşmamız bekleniyor. Ben bunu istemiyorum. Onların sakinleşmesini istiyorum. Çin’in de sakinleşmesini istiyorum” diyen Trump, Çin ile Tayvan arasında savaş öngörmediğini de söyledi. Trump, “Hayır, sanmıyorum. Bence iyi olacağız. Şi savaş görmek istemiyor” ifadelerini kullandı. Washington’ın Tayvan dengesi ABD, Tayvan’ı resmen bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ancak uzun yıllardır Tayvan’a savunma kapasitesi sağlamayı öngören yasal yükümlülükler çerçevesinde Ada’ya silah satışı yapıyor. Washington’ın geleneksel politikası, Çin’in “tek Çin” iddiasını diplomatik olarak dikkate almak, ancak Tayvan’ın güvenliğini de dolaylı biçimde desteklemek üzerine kurulu. Trump’ın açıklaması ise bu hassas denge içinde Tayvan’a verilen desteğin sınırları konusunda yeni soru işaretleri yarattı. 11 milyar dolarlık silah satışı belirsiz Trump yönetimi geçen yıl Tayvan’a gelişmiş roket sistemleri ve çeşitli füzeleri içeren yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satış paketi açıklamıştı. Çin bu karara sert tepki göstermişti. Trump, söz konusu satışın devam edip etmeyeceğine yakında karar vereceğini belirtti. Şi ile bu konuyu “çok ayrıntılı” konuştuklarını söyleyen Trump, Tayvan yönetimiyle de görüşebileceğini ima etti. Ancak ABD başkanlarının Tayvan lideriyle doğrudan görüşmesi alışılmış bir diplomatik adım değil. Böyle bir temasın Pekin’le ciddi gerilime yol açabileceği belirtiliyor. Tayvan’dan temkinli cevap Tayvan Dışişleri Bakan Yardımcısı Chen Ming-chi, Trump’ın sözlerinin tam olarak ne anlama geldiğinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi. Chen, ABD’nin Tayvan’a silah satışlarının Amerikan yasaları çerçevesinde güvence altına alındığını vurguladı. Tayvan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada da ABD silah satışlarının bölgesel tehditlere karşı ortak caydırıcılığın parçası olduğu ifade edildi.

Siyasilerden 23 Nisan mesajları Haber

Siyasilerden 23 Nisan mesajları

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, egemenliğin millete ait olduğunu belirterek, geleceğin çocukların olduğunu vurguladı. Kurum, gülüşleri ve neşeleriyle dünyayı güzelleştiren tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının esareti hiçbir zaman kabul etmeyen Türk milletinin yeniden doğuşunun ve milli egemenliğin en önemli simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Tunç, Türkiye Yüzyılı’nın araştıran, sorumluluk alan ve ülkesine bağlı nesillerin omuzlarında yükseleceğini belirtti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ise 23 Nisan’ın milli egemenliğin ilan edildiği ve çocuklara armağan edilen eşsiz bir bayram olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, bu vesileyle Mustafa Kemal Atatürk’ü, Birinci Meclisin kurucu kadrolarını, şehit ve gazileri saygı ve minnetle andığını belirtti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de yayımladığı mesajda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı idrak ettiklerini belirtti. Tekin, 23 Nisan’ın milletin istiklal mücadelesinin anlam kazandığı, egemenlik bilincinin çocuklara emanet edildiği ve dünya çocukları arasında dostluk köprülerinin kurulduğu özel bir gün olduğunu ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yayımladığı mesajda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladığını belirtti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi mesajında, 23 Nisan 1920’nin millet iradesinin tecelli ettiği ve bağımsızlık kararlılığının dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Çiftçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı günden bu yana milli egemenliğin ve demokrasinin en güçlü teminatı olduğunu vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise yayımladığı mesajda, Mustafa Kemal Atatürk’ün bayramı çocuklara, egemenliği ise millete armağan ettiğini hatırlatarak, bu anlamlı günün coşkuyla kutlanmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Bayram Ali Ersoy yayımladığı mesajda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak yayımladığı mesajda ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle andı.a

Erdoğan: Savunmada dijital egemenlik milli güvenliğimizin ayrılmaz parçasıdır Haber

Erdoğan: Savunmada dijital egemenlik milli güvenliğimizin ayrılmaz parçasıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin değerli mensupları, HAVELSAN’ımızın değerli yöneticileri ve çalışanları, Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli temsilcileri, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle her birinizin Ramazan-ı Şerif’ini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sizlerin şahsında HAVELSAN’ımızın, savunma sanayi sektörümüzün ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Ay yıldızlı al bayrağımızın gökte gururla dalgalanması için; devletimizin bekası, milletimizin yarınları, vatanımızın bağımsızlığı için canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde bin yıldır kendimize yurt kıldığımız, etrafımıza barış ve güven yaydığımız bu topraklar için bedel ödeyen tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Son olarak; savunma sanayinde gecesini gündüzüne katarak bugünlere gelmemizi sağlayan tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize, yazılımcılarımıza, akademisyenlerimize ve tabii ki sahada kahramanca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarına gönülden tebrik ediyorum. Bu çalışmaları etkin bir koordinasyon içinde yürüten Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve sektördeki 3 bin 500'ü aşkın firmamızı başarılarından ötürü yürekten kutluyorum. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Sizlerin bu emeğini, bu gayretini daha güçlü bir geleceğin, daha müreffeh yarınların teminatı eylesin diyorum. Değerli arkadaşlar; bugün Türkiye'nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkan ve kabiliyetlerine, yerli ve milli teknolojiyle şekillenen istikbal yürüyüşüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. Birazdan inşallah SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracımızı hizmete alacak, Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi'nin temellerini atacak, KAAN Teknoloji Tesisi ile Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi'nin de açılışını yapacağız. Envanterimize katacağımız SANCAR SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor; güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz. Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi ile eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa'nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. KAAN Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum. Türkiye'nin hem gök vatanda hem de mavi vatandaki savunma gücünü, kapasitesini, caydırıcılığını bir üst seviyeye taşıyacak bu eserlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kıymetli misafirler, değerli kardeşlerim; şunu evvelemirde açık açık ifade etmek isterim. Caydırıcılık yalnızca sahip olduğumuz sistem ve platformların sayısıyla ölçülemez. Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak, test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek, eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım ve temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak. Şu hakikati en iyi sizler biliyorsunuz. Güvenlik ve savunma asla tek boyutlu değildir. Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırttan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikayesi yazdı. Cenabıallah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir. Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam dikkatinizi çekerim; 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2023 sonu itibarıyla savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1400'ün üzerine çıktı. Değerli kardeşlerim; peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük. Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim, yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN; komuta kontrol simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir HAVELSAN. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut Bilişim Sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar; insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla 'Türkiye'nin verileri Türkiye'de kalmalı' diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye'nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodlandı. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü KOVAN yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Değerli kardeşlerim, şunu da ayrıca sizlere ve milletimizin dikkatine getirmek arzusundayım. Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. 'Biz neden kendimiz üretelim?', 'Neden bunca sıkıntıya girelim?', 'Hazır yapılmışı var, onları alalım' diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken bunlar bizim başımıza iş açacak, 'bu yoldan dönün' diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirine aldırmadık. Öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuşların, Piri Reis'lerin, Barbaros Hayrettin Paşa'ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği 6 kişilik, çift motorlu Nu.D 38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak; onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. 100 yıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti; radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam. 'İstersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap' diyecek bir nizam. İşte Üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kıymetli misafirler; şu nokta dünyada çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bir şeyi nasıl yapacağını bilmek elbette önemlidir. Fakat bundan daha önemlisi o şeyi ne için yaptığını bilmektir. Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için; millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfuz peşinde asla değiliz. Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu; sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pürdikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde, büyük millet olmanın hakkını vererek yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz. İşte sizler de gördünüz. NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdı. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. EUROFIGHTER savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3, toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepimize inşallah nasip eylesin diyorum. Bu düşüncelerle bugün hizmete alacağımız, açılışını yapacağımız ve temellerini atacağımız sistem, tesis ve platformlarımızın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli Savunma Bakanlığımıza, Savunma Sanayii Başkanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, HAVELSAN ailemize ve sektöre emek veren tüm paydaşlarımıza canıgönülden şükranlarımı iletiyorum. Bu sistemleri tasarlayıp geliştiren mühendislerimize, teknisyenlerimize, katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun; Allah’a emanet olun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.