Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avukat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Avukat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avukat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’daki yargı soruşturması derinleşiyor: 8 şüpheli tutuklandı Haber

İstanbul’daki yargı soruşturması derinleşiyor: 8 şüpheli tutuklandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul’daki bazı dava ve soruşturmalara maddi menfaat karşılığında müdahale edildiği iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 şüpheli tutuklandı. Eski İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi B.K. de rüşvet suçundan cezaevine gönderilirken, 2 yargı mensubu hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Yargı süreçlerine müdahale iddiası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “rüşvet almak”, “rüşvet vermek”, “rüşvete aracılık etmek” ile “suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak” suçlarından yürüttüğü soruşturmada, 2022-2024 yılları arasında İstanbul’daki bazı adliye ve yargı süreçlerine örgütlü şekilde müdahale edildiği yönündeki deliller inceleniyor. Dosyadaki tespitlere göre iş insanı, siyasetçi ve avukatların da aralarında bulunduğu bazı kişilerin, bağlantılı oldukları ileri sürülen yargı mensupları ve adliye personeli üzerinden dava ve soruşturmaları maddi menfaat karşılığında etkilemeye çalıştıkları değerlendiriliyor. 8 şüpheli tutuklandı, 2 kişi aranıyor Soruşturma kapsamında şu ana kadar 8 şüpheli tutuklandı. Yurt dışında bulunduğu belirtilen 2 şüpheli hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Dosyada adı geçen yargı mensuplarının durumu Hakimler ve Savcılar Kuruluna bildirildi. Yapılan değerlendirmelerin ardından 5 hakim ve Cumhuriyet savcısı görevden uzaklaştırıldı. Ayrıca emekli bir Cumhuriyet savcısı ile görevinden istifa eden bir hakim hakkında da soruşturma başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın önemli isimlerinden eski İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi B.K. ise 3 Ekim 2026’da sevk edildiği nöbetçi ağır ceza mahkemesince rüşvet suçundan tutuklandı. İki yargı mensubu hakkında da “suç örgütüne yardım” ve “rüşvete aracılık” suçlarından yakalama kararı çıkarıldı. Lütfü Türkkan’ın taraf olduğu dava da dosyada Soruşturmanın bir bölümünde İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın taraf olduğu bir dava da inceleniyor. Dosyadaki iddialara göre İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davanın, suç örgütü lideri olduğu değerlendirilen M.Ş. ile yurt dışında bulunan Y.A. aracılığıyla Türkkan lehine sonuçlandırılmaya çalışıldığı ve bu süreçte davaya bakan hakim B.K.’ye maddi menfaat sağlandığı ileri sürülüyor. Milletvekili Türkkan yönünden yürütülecek işlemler için dosyanın ayrılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bildirildi. Bu bölümdeki iddiaların soruşturma kapsamında incelendiği ve Türkkan yönünden adli sürecin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirileceği belirtildi. Milyonlarca liralık rüşvet iddiası araştırılıyor Soruşturma dosyasında B.K.’ye milyonlarca lira tutarında rüşvet verildiği yönündeki iddialar da yer alıyor. İncelenen para hareketlerinde, söz konusu menfaatin bir bölümünün “kapora” adı altında B.K.’nin banka hesabına gönderildiği, kalan bölümünün ise kendisine ve kardeşine ödendiği iddiaları araştırılıyor. Savcılığın banka hareketleri ve diğer delillere ilişkin incelemesinin sürdüğü öğrenildi. Avukat B.T. de tutuklandı Soruşturmanın bir diğer ayağında avukat B.T. hakkında yürütülen inceleme bulunuyor. B.T.’nin, bir Cumhuriyet savcısının odasında çekildiği belirtilen fotoğrafları kullanarak bazı şüphelilere ait dosyaları “hallederiz” şeklindeki vaatlerle üstlendiği ileri sürüldü. Örgütlü yapı içerisindeki konumu ve eylemleri incelenen B.T., elde edilen delillerin ardından tutuklandı. Para trafiği ve bağlantılar araştırılıyor Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında, yargısal süreçlerin maddi menfaat karşılığında etkilenip etkilenmediği, dava ve soruşturmalara kimlerin aracılık ettiği ve yargı mensuplarıyla adliye personeli arasındaki bağlantıların kapsamı araştırılıyor. Soruşturmanın, para trafiği, yargısal süreçlere müdahale iddiaları ve şüpheliler arasındaki bağlantıların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü sürdürüldüğü bildirildi.

Güllü’nün ölümü davasında tanık Sultan Nur Ulu: “Tuğyan, Güllü’yü pencereden attı” Haber

Güllü’nün ölümü davasında tanık Sultan Nur Ulu: “Tuğyan, Güllü’yü pencereden attı”

Şarkıcı Güllü’nün ölümüyle ilgili davada tanık olarak dinlenen Sultan Nur Ulu, olay gecesine ilişkin dikkat çeken ifadeler verdi. Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in Güllü Tut’u bacaklarından tutarak pencereden attığını gördüğünü öne sürdü. Ulu ayrıca, olay sonrasında Gülter’in kendisine “Ben yanarsam seni de yakarım” dediğini iddia etti. “Güllü’yü pencereden attığını gördüm” Güllü’nün ölümüyle ilgili davanın duruşmasında tanık Sultan Nur Ulu dinlendi. Olay gecesi odada eğlendiklerini anlatan Ulu, bir süre sonra Tuğyan Ülkem Gülter’in odaya geldiğini ve Roman havası oynadığını söyledi. Ulu, aynaya baktığı sırada Gülter’in Güllü Tut’u bacaklarından tuttuğunu ve yüzü cama dönük şekilde pencereden attığını gördüğünü iddia etti. Tanık, Gülter’in daha sonra yatağın üzerinden telefonu aldığını, ardından birlikte aşağı indiklerini ifade etti. “Bana zarar vermesinden korktum” Sultan Nur Ulu, olay sonrasında Tuğyan Ülkem Gülter’den korktuğunu belirterek, cenaze günü kendisine yönelik tehdit içerikli bir söz söylendiğini öne sürdü. Ulu, “Ben yanarsam seni de yakarım” şeklindeki sözün kendisine söylendiğini ifade etti. Tanık ayrıca, olayın ardından Gülter ile arasındaki iletişime ilişkin de açıklamalarda bulundu. Ulu, olayla ilgili gerçeği söylemediği için aralarında bir sorun varmış gibi görünmemesi amacıyla Gülter’e sarıldığını söyledi. “İlk günlerde yanımdan ayrılmak istemedi” Ulu, olayın ardından ilk günlerde Tuğyan Ülkem Gülter’in yanından ayrılmak istemediğini de anlattı. Yaşananları o dönemde avukatına aktardığını belirten Ulu, avukatının can güvenliği gerekçesiyle bildiklerini anlatmaması gerektiğini söylediğini ifade etti. Daha sonraki avukat görüşmelerinde olayla ilgili gerçekleri anlatmak istediğini belirten Ulu, gözaltına alındıktan sonra bildiklerini anlattığını kaydetti. “Daha önce böyle bir şey yapacağını söylemedi” Tanık Sultan Nur Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in daha önce kendisine böyle bir olay gerçekleştireceğine ilişkin herhangi bir şey söylemediğini belirtti. Anne-kız arasında daha önce yalnızca küçük tartışmalara şahit olduğunu ifade eden Ulu, olay gecesi çalınan “Malakata” isimli şarkıya ilişkin de konuştu. Şarkıyı kendisinin açtığını söyleyen Ulu, “Tuğyan istemişti. Malakata açacağını söyledi, ondan sonra açtım. Ben bunu talep olarak anlamıştım” dedi. Evdeki kapı kilidiyle ilgili de konuştu Sultan Nur Ulu, duruşmada evin dış kapısındaki kilide ilişkin de açıklama yaptı. Ulu, “Evin dış kapı kilidi sponsorlu reklam olarak takıldı” ifadelerini kullandı. Güllü’nün ölümüne ilişkin davada duruşma, tarafların ve tanıkların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor. Tanık anlatımları, mahkemenin değerlendireceği deliller kapsamında yer alıyor.

Maltepe'deki çifte cinayette şüphelinin ifadesi ortaya çıktı: "Kendimi kaybettim, ateş açtım" Haber

Maltepe'deki çifte cinayette şüphelinin ifadesi ortaya çıktı: "Kendimi kaybettim, ateş açtım"

Mehmet T., olay günü yaşanan tartışmanın ardından üst kattaki evine çıkarak silahını aldığını ve yeniden aşağı indiğini belirterek, ev sahiplerinin kendisine yönelik hakaretleri sürdürmesi üzerine ateş açtığını söyledi. Olay, dün saat 13.10 sıralarında Kartal Gülsuyu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre kiracı Mehmet T., ev sahipleri Osman Akyol (61) ve eşi Nursel Akyol ile yanlarında bulunan avukat Emir Ali S.'ye silahla ateş açtı. Osman ve Nursel Akyol hayatını kaybederken, avukat ağır yaralandı. Saldırının ardından binanın penceresine çıkarak çevreye de ateş açtığı belirtilen Mehmet T., Özel Harekat ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin evinde yapılan aramada 2 ruhsatsız tabanca, havalı tüfek, havalı tabanca, 331 fişek, 10 tabanca gaz tüpü, kılıç, 2 kama bıçağı, kelepçe, 4 biber gazı, olay yeri inceleme şeridi ve 10 kutu fişek saçması ele geçirildi. "30 yıldır kiracıydım, binayı satın almak için anlaştık" Cinayet Büro Amirliği'nde sorgulanan Mehmet T.'nin suçunu kabul ettiği ve olayın öncesine ilişkin ayrıntıları anlattığı belirtildi. Şüpheli, yaklaşık 30 yıldır Akyol ailesinin kiracısı olduğunu, 2015 yılında binanın satılmasının gündeme gelmesi üzerine ev sahipleriyle görüşerek yapıyı satın almak konusunda anlaştığını öne sürdü. Bu anlaşmanın ardından binadaki kiraları kendisinin toplamaya başladığını ve yapının eksiklerini gidermek için çeşitli harcamalar yaptığını anlatan Mehmet T., binayı daha iyi hale getirmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü söyledi. "350 bin dolar harcadım, paramı geri istedim" Mehmet T., binanın tapusunu almaya çalıştığı sırada yapının bir bölümünün kaçak olduğunu öğrendiğini ifade etti. Şüpheli, bu durumun giderilmesini veya satışın gerçekleşememesi halinde yaptığı masrafların kendisine ödenmesini istediğini belirterek, binanın tadilat ve eksiklerinin giderilmesi için yaklaşık 350 bin dolar harcadığını söyledi. Bu paranın geri ödenmesini talep etmesinin ardından ev sahipleriyle arasında tartışmalar yaşandığını öne süren Mehmet T., anlaşmazlığın zamanla büyüdüğünü anlattı. "Bir gün önce dükkandan tahliye ettiler" Ev sahiplerinin Almanya'da yaşadığını belirten Mehmet T., yaklaşık 4 ay önce İstanbul'a geldiklerini ve avukatları aracılığıyla tahliye davaları açtıklarını iddia etti. Bazı tahliye davalarının sonuçlandığını söyleyen şüpheli, olaydan bir gün önce binanın altında bulunan ve kendisinin ofis olarak kullandığı dükkana ev sahiplerinin geldiğini ve tahliye işlemi yaptıklarını öne sürdü. Mehmet T., ev sahiplerinin kendisine ertesi gün yeniden geleceklerini söylediklerini ve olaydan bir gün önce yaşanan tartışmanın ardından binadan ayrıldıklarını anlattı. "Hakaretlere devam edince kendimi kaybettim" Olay günü Osman ve Nursel Akyol'un avukatlarıyla birlikte yeniden binaya geldiğini belirten Mehmet T., yaşanan tartışmayı şöyle anlattı: Şüpheli, özellikle Nursel Akyol'un telefonuyla görüntü aldığı sırada kendisine hakaret ettiğini öne sürdü. Bunun üzerine üst kata çıkarak silahını aldığını ve yeniden aşağı indiğini belirten Mehmet T., tartışmanın devam etmesi üzerine ev sahiplerine ateş açtığını söyledi. Olay sırasında avukat Emir Ali S.'nin de vurulduğunu belirten şüphelinin, avukatın kendisinden ateş etmemesini isteyerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığını anlattığı öğrenildi. "Onların da başında bekledim" Mehmet T., saldırının ardından bir süre Osman ve Nursel Akyol'un başında beklediğini de ifade etti. Şüpheli, olay sonrasında yaptığı konuşmada hem ev sahiplerinin hem de kendisinin büyük bir yıkım yaşadığını söylediğini anlattı. Öte yandan şüphelinin olayın ardından binadan çevreye neden ateş açtığı da sorgusunda gündeme geldi. Mehmet T.'nin bu konuda, kalabalığı dağıtmak amacıyla ateş ettiğini ve başka bir kişiye zarar verme niyetinin olmadığını söylediği belirtildi. Şüpheli adliyeye sevk edildi Olayın ardından Mehmet T.'nin evinde yapılan aramada çok sayıda silah, mühimmat ve çeşitli malzemeler ele geçirildi. Soruşturma kapsamında olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarını tamamladığı bildirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mehmet T., adli işlemlerinin yürütülmesi için adliyeye sevk edildi. Soruşturma kapsamında saldırının tüm yönleriyle incelenmeye devam edildiği bildirildi.

İstanbul Kağıthane’de avukata silahlı saldırı: 2 şüpheli tutuklandı Haber

İstanbul Kağıthane’de avukata silahlı saldırı: 2 şüpheli tutuklandı

Telefon görüşmesinin ardından saldırıya uğradı Olay, 24 Eylül 2025 günü saat 15.00 sıralarında Ortabayır Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre restoranda tek başına oturan avukat Murat K., bir süre sonra dışarı çıkarak cep telefonuyla görüntülü görüşme yapmaya başladı. Görüşme sırasında yüksek sesle konuştuğu belirtilen Murat K., restoranın önünde bulunduğu sırada siyah kıyafetli ve maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğradı. Açılan ateş sonucu sol kolundan yaralanan Murat K.’nin sağ kolu ve göğüs bölgesinde de sıyrıklar oluştu. Saldırının ardından olay yerinden kaçan şüpheliyi yakalamak için polis ekipleri çalışma başlattı. Yaralı avukat ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Murat K.’nin bilincinin açık olduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. “Ya siz gelin beni vurun ya da ben sizi” İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, saldırının gerçekleştiği bölgede inceleme yaptı. Çalışmalarda 3 boş kovan bulundu. Polis ekipleri çevredeki görgü tanıklarının ifadelerine başvurdu. Restoran işletmecisi Nihat A. (60), Murat K.’nin olaydan kısa süre önce iş yerine geldiğini ve dışarıda telefonla konuştuğu sırada kimliği belirlenemeyen bir kişinin kendisine ateş açtığını anlattı. Diğer tanıklar ise Murat K.’nin saldırıdan yaklaşık 15 dakika önce görüntülü telefon görüşmesi yaptığı sırada, “Ya siz gelin beni vurun ya da ben sizi” şeklinde bağırdığını söyledi. Tanıkların ifadelerine göre görüşmenin ardından motosikletle gelen iki kişiden arka koltukta bulunan kişi, Murat K.’ye ateş etti. Güvenlik kamerası kayıtlarının da tanıkların anlattığı olay akışını desteklediği belirtildi. Şüpheliler saklandıkları evde yakalandı Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını ve saha çalışmalarını inceleyerek saldırıya karıştığı belirlenen kişilerin kimliklerini tespit etti. Şüphelilerin Gültepe Mahallesi’nde bir evde saklandığının belirlenmesi üzerine adrese operasyon düzenlendi. Kapının açılmaması üzerine balkondan girilen evde Yasin K. ve Yusuf K. gözaltına alındı. Yapılan incelemede Murat K.’nin çeşitli suçlardan toplam 9 kaydının bulunduğu tespit edildi. Şüphelilerden Yusuf K.’nin ise çeşitli suçlardan 5 kaydı olduğu ve “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan arandığı belirlendi. Yasin K.’nin de aralarında “mala zarar verme”, “kasten yaralama”, “yağma”, “uyuşturucu ticareti” ve “örgüt üyeliği” gibi çeşitli suçların bulunduğu farklı dosyalardan arandığı tespit edildi. İki şüphelinin toplam 6 ayrı dosya kapsamında arandığı öğrenildi. 2 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan Yasin K. ve Yusuf K. adliyeye sevk edildi. İki şüpheli, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Silahlı saldırı güvenlik kamerasında Öte yandan saldırı anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde motosikletle olay yerine gelen iki kişinin restoranın önünde durduğu, arka koltukta bulunan şüphelinin silahını çıkararak Murat K.’ye ateş ettiği görülüyor. Saldırının ardından yaralanan avukat yere düşerken, şüphelilerin motosikletle hızla bölgeden uzaklaştığı görüntülere yansıyor. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

İzmir’de Ali Aydın cinayeti davası başladı: Sanık “Sonrasını hatırlamıyorum” dedi Haber

İzmir’de Ali Aydın cinayeti davası başladı: Sanık “Sonrasını hatırlamıyorum” dedi

Sabah yürüyüşünde taşlı saldırıya uğradı Olay, 14 Ocak 2026’da Çiğli ilçesi Evka-2 bölgesindeki dağlık alanda meydana geldi. Emekli öğretmen ve avukat olan Ali Aydın, sabah yürüyüşü yaptığı sırada saldırıya uğradı. Başına taşla vurulan Aydın, olay yerinde ağır yaralı halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Aydın’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri incelemesinin ardından Aydın’ın cenazesi İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda şüphelinin Mahmut Delil Erik olduğu belirlendi. Gözaltına alınan Erik, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Ali Aydın’ın cenazesi Harmandalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede Mahmut Delil Erik hakkında, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Sanık hakkında ayrıca “bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma” suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. “Bir arbede oldu, sonrasını hatırlamıyorum” Karşıyaka 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mahmut Delil Erik’in yanı sıra Ali Aydın’ın eşi Kızbes Aydın, yakınları ve çok sayıda avukat katıldı. Savunmasına Aydın ailesine başsağlığı dileyerek başlayan Erik, olayın siyasi olmadığını savundu. Olaydan yaklaşık üç hafta önce uyuşturucu kullanmayı bıraktığını belirten sanık, sonrasında çeşitli sıkıntılar yaşadığını ve olaydan bir gün önce ağabeyinin kendisini hastaneye götürdüğünü anlattı. Olay gecesi dağlık bölgeye gittiğini belirten Erik, burada Ali Aydın ile karşılaştığını ifade ederek aralarında arbede yaşandığını söyledi. Sanık, başına aldığı darbenin ardından bilincini kaybettiğini ve sonrasını hatırlamadığını öne sürdü. Aile ve avukatlar sanığın cezalandırılmasını istedi Duruşmada söz alan Ali Aydın’ın ailesi ve avukatları, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerini mahkemeye sundular. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Mahmut Delil Erik’in tutukluluk halinin devamına hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına karar veren heyet, davayı 20 Kasım’a erteledi.

Mardin Midyat’ta 27 Yaşındaki Bedriye Naz’ın Ölümüyle İlgili Soruşturma Sürüyor Haber

Mardin Midyat’ta 27 Yaşındaki Bedriye Naz’ın Ölümüyle İlgili Soruşturma Sürüyor

Mardin’in Midyat ilçesinde 11 Ağustos’ta 5’inci kattaki dairenin balkonundan düşerek hayatını kaybeden 27 yaşındaki Bedriye Naz’ın ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor. Naz’ın ailesinin avukatı Gurbet Bilbay, olayın düşme değil, cinayet olduğunu savunurken, genç kadının eşi Levent Naz tutuklandı. Olay, Midyat’ın Bağlar Mahallesi’nde bulunan Tanlar Sitesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 4 çocuk annesi Bedriye Naz, 5’inci kattaki dairenin balkonundan düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrolde Naz’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, Bedriye Naz ile olaydan önce tartıştıkları iddia edilen eşi Levent Naz (32) gözaltına alındı. Levent Naz, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ailesinin avukatı: “Düşmedi, atıldı, öldürüldü” Soruşturma sürerken Bedriye Naz’ın ailesinin avukatı Gurbet Bilbay, olayın aydınlatılması ve tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. Bilbay, Bedriye Naz’ın yaklaşık bir yıl önce boşanmak istediğini ancak bu talebinin eşi tarafından engellendiğini öne sürdü. Olayın yalnızca bir “düşme” vakası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Bilbay, cinayet şüphesinin araştırılmasını istedi. Avukat Bilbay ayrıca Bedriye Naz’ın olaydan kısa süre önce kardeşini aradığını, olay sonrasında ise eşi Levent Naz’ın eniştesini aradığını ve bazı ifadeler kullandığını öne sürdü. Söz konusu telefon görüşmelerine ilişkin kayıtların bulunduğunu belirten Bilbay, soruşturma kapsamında bu kayıtların incelenmesinin önem taşıdığını ifade etti. Bilbay, ailenin adalet beklentisini dile getirerek soruşturmanın kapsamlı şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu. Ablası: “4 çocuğunu annesiz bıraktı” Bedriye Naz’ın ablası Filiz Dilekçi de kardeşinin ölümüne ilişkin yaptığı açıklamada olayın cinayet olduğunu savundu. Kardeşinin 5’inci kattan eşi tarafından itildiğini öne süren Dilekçi, yaşananların ardından dört çocuğun annesiz kaldığını söyledi. Dilekçi, kardeşinin ölümünün ardından ailesinin büyük bir acı yaşadığını belirterek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların adalet önünde hesap vermesini istedi. Soruşturmanın sonucu bekleniyor Bedriye Naz’ın ölümüyle ilgili adli soruşturma devam ederken, olayın nasıl gerçekleştiğinin yürütülecek inceleme ve deliller sonucunda netlik kazanması bekleniyor. Ailenin avukatı ve yakınları olayın cinayet olduğunu savunurken, soruşturma kapsamında elde edilecek deliller, adli incelemeler ve mahkeme süreci olayın hukuki niteliğinin belirlenmesinde önem taşıyacak.

Gülistan Doku soruşturmasında Firari Altaş'ın 'Her şeyi anlatırım' mesajları dosyaya girdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Firari Altaş'ın 'Her şeyi anlatırım' mesajları dosyaya girdi

Tunceli’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, dikkat çeken yeni iddialar gündeme geldi. Doku’nun kaybolduğu gece aynı araçta bulunduğu belirtilen Umut Altaş’ın, babasıyla yaptığı yazışmaların dosyaya dahil edildiği bildirildi. İddiaya göre firari Altaş’ın mesajlarında, “Savcı hanımı arar her şeyi anlatırım” ve “Ötecem lan her şeyi” ifadeleri yer aldı. Para tartışması ve tehdit iddiası Soruşturma dosyasına giren yazışmalara göre, Umut Altaş’ın 2022 yılında önce Meksika’ya, ardından yasa dışı yollarla ABD’ye gittiği öne sürüldü. 9 Ocak 2026 tarihli mesajlarda Altaş’ın babasından 9 bin dolar istediği, babası Celal Altaş’ın ise daha önce gönderdiğini belirttiği 150 bin doları geri talep ettiği iddia edildi. Bu tartışma üzerine Umut Altaş’ın, “Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim” ifadelerini kullandığı ileri sürüldü. “Her şeyi anlatırım” çıkışı Baba ile oğul arasında geçen yazışmalarda gerilimin arttığı da öne sürüldü. İddiaya göre Celal Altaş’ın sert sözlerine karşılık Umut Altaş, “Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya. Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak” şeklinde mesajlar gönderdi. Ağabeyin iddiası da dosyada Soruşturma kapsamında daha önce Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın açıklamaları da gündeme gelmişti. Sidar Altaş’ın, Doku ailesinin avukatına kardeşinin kendisine, “Türkay bana ‘Kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de kafasına sıktım’ dedi” şeklinde konuştuğunu aktardığı iddia edilmişti. 12 kişi tutuklanmıştı Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın da bulunduğu 12 kişi, “kasten öldürme” ve “delilleri karartma” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Gülistan Doku soruşturmasında 6 saatlik kayıp görüntü 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku davasında, ailenin avukatı Ali Çimen çok konuşulacak bir iddiayı gündeme taşıdı. Avukat Çimen, Gülistan’ın kaybolmasından bir gün önce baş şüpheliyle yan yana geldiğini kanıtlayan 6 saatlik kamera kaydının gizlendiğini söyledi. X sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Çimen, 4 Ocak 2020 tarihine (Gülistan'ın Doku’nun kaybolmasından bir gün öncesi) ait yeni detaylar paylaştı. İddiaya göre, "Baymak" adlı iş yerine ait 6 saatlik görüntü kayıtlarında, Gülistan’ın çalıştığı kafeye baş şüphelinin geldiği ve bu gelişin ardından Gülistan’ın hızla iş yerini terk ettiği görülüyor. Olayın en dikkat çekici noktası ise bu temasın daha önce resmi kayıtlara "yok" olarak geçmesi. Avukat Ali Çimen, daha önce söz konusu şüphelinin o gün orada bulunmadığına dair tutanak tutulduğunu hatırlatarak şu soruları sordu: “Bulunmadığı tutanağa bağlanan baş şüpheli ile Gülistan’ın temaslarını gösteren 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı? Bu nasıl olabilir?" Gülistan Doku’nun akıbetiyle ilgili sis perdesi aralanmaya çalışılırken, ortaya çıkan bu "gizlenen görüntü" soruşturmanın seyri açısından büyük önem taşıyor., Bulunmadığı tutanağa bağlanan; Baş şüpheli M. SONEL İle Gülistan’ın 04.01.2020 tarihinde, yani öldürme olayından 1 gün önce Gülistan’ın çalıştığı kafe de temaslarının ( baş şüpheli gelince Gülistan hızlıca işi bırakıp çıkıyor) olduğunu gösteren Baymak adlı iş yerinin 6 saatlik… — Ali ÇİMEN (@av_cmn) April 28, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.