Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Konseyi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Avrupa Konseyi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Konseyi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AİHM’den Osman Kavala kararı: Türkiye’nin 6 ayrı AİHS maddesini ihlal ettiğine hükmedildi Haber

AİHM’den Osman Kavala kararı: Türkiye’nin 6 ayrı AİHS maddesini ihlal ettiğine hükmedildi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3, 5, 6, 7, 10 ve 11. maddelerini ihlal ettiğine karar verdi. AİHM, ihlallerin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Osman Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini belirtirken, manevi zarar nedeniyle tazminat ödenmesine de hükmetti. Büyük Daire’nin kararı Türkiye açısından hukuken bağlayıcı nitelik taşıyor. AİHM 6 maddede ihlal tespit etti 17 yargıçtan oluşan AİHM Büyük Dairesi, Kavala’nın ikinci başvurusunda birden fazla temel hak bakımından ihlal bulunduğu sonucuna ulaştı. Mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının etkili bir tahliye veya yeniden değerlendirme imkanı sunmamasını AİHS’nin 3. maddesi kapsamında değerlendirdi. 5. madde bakımından ise Kavala’nın özgürlüğünden yoksun bırakılmasının yeterli hukuki ve olgusal temele dayanmadığı belirtildi. Adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. madde yönünden AİHM, Kavala’ya yöneltilen suçlamalar ile eylemleri arasında yeterli nedensellik bağlantısı kurulmadığını, bazı tanıkların dinlenmesine yönelik taleplerin yeterli gerekçe gösterilmeden reddedildiğini ve yargılamanın bütünüyle açık bir adaletsizlik seviyesine ulaştığını değerlendirdi. Mahkeme ayrıca mahkumiyette kullanılan hukuki yorumun öngörülebilirlik şartını karşılamadığı gerekçesiyle AİHS’nin 7. maddesinin de ihlal edildiğine hükmetti. Kavala’nın sivil toplum faaliyetleri ile Gezi Parkı olayları kapsamındaki faaliyetlerinin ceza yargılamasında suç unsuru olarak değerlendirilmesinin ise ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüklerini ihlal ettiği sonucuna varıldı. “En kısa sürede serbest bırakılmalı” AİHM, kararın uygulanması kapsamında Türkiye’nin ihlallerin sonuçlarını ortadan kaldıracak bireysel tedbirleri alması gerektiğini belirtti. Mahkemeye göre bu yükümlülüğü yerine getirmenin en uygun yolu, Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılması. Kararın uygulanıp uygulanmadığını ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi denetleyecek. AİHM ayrıca insan hakları savunucuları, gazeteciler ve muhaliflerin geniş ve öngörülemeyen suç tanımları üzerinden cezalandırılmasının önlenmesi, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve ağırlaştırılmış müebbet cezaları açısından etkili bir yeniden değerlendirme mekanizması oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Kavala 2017’den bu yana cezaevinde Osman Kavala, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili soruşturma kapsamında 18 Ekim 2017’de gözaltına alındı ve 1 Kasım 2017’de tutuklandı. AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli ilk kararında Kavala’nın tutukluluğunun AİHS’nin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesini ihlal ettiğine hükmetmişti. Mahkeme ayrıca tutukluluğun, Kavala’yı ve diğer insan hakları savunucularını susturmak ve caydırmak amacı taşıdığı sonucuna varmıştı. Karar Mayıs 2020’de kesinleşmesine rağmen Kavala tahliye edilmedi. Bunun üzerine dosya Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin gündemine taşındı. Komite, 2 Şubat 2022’de Türkiye hakkında AİHS’nin 46/4. maddesi kapsamındaki ihlal prosedürünü başlattı. AİHM Büyük Dairesi de 11 Temmuz 2022’de Türkiye’nin 2019 tarihli Kavala kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine karar verdi. Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet Türkiye’deki yargılama sürecinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022’de Kavala’yı casusluk suçlamasından beraat ettirdi ancak Gezi Parkı olaylarıyla bağlantılı olarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023’te bu kararı onadı. Kavala’nın avukatları bunun ardından 18 Ocak 2024’te AİHM’ye ikinci kez başvurdu. Dosya 16 Aralık 2025’te Büyük Daire’ye gönderildi ve 17 yargıçtan oluşan kurul önündeki duruşma 25 Mart 2026’da gerçekleştirildi. Karar Türkiye’deki mahkumiyeti otomatik olarak kaldırmıyor AİHM’nin ihlal kararı, Türkiye’deki ceza mahkemesinin verdiği mahkumiyet kararını otomatik olarak ortadan kaldırmıyor. AİHM, ulusal mahkemeler gibi ceza yargılamasını yeniden gerçekleştiren bir merci değil. Bununla birlikte AİHS’nin 46. maddesi uyarınca AİHM kararları taraf devletler açısından bağlayıcı. Kararın uygulanmasına ilişkin süreç Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından takip edilecek. Bu nedenle kararın ardından temel gündem, Türkiye’nin AİHM’nin belirlediği ihlalleri gidermek için hangi adımları atacağı ve Bakanlar Komitesi’nin uygulama sürecinde nasıl hareket edeceği olacak.

Kadıköy Belediyesi’ne “Onur Bayrağı” Ödülü Haber

Kadıköy Belediyesi’ne “Onur Bayrağı” Ödülü

Kadıköy Belediyesi, Avrupa değerlerine bağlılığı ve uluslararası alandaki etkin çalışmaları nedeniyle Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi tarafından “Onur Bayrağı (Flag of Honour)” ödülüne layık görüldü. Avrupa Konseyi’nin 1955 yılından bu yana düzenlediği ve kentlerin uluslararası iş birlikleri, kardeş şehir ilişkileri ile yerel dayanışma çalışmalarını ödüllendirdiği Avrupa Ödülleri programında 2026 yılı kazananları açıklandı. Kadıköy Belediyesi, bu kapsamda dört aşamalı ödül sürecinin ikinci basamağı olan “Onur Bayrağı” ödülünü kazandı. Aynı kategoride Türkiye’den Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de ödül alan belediyeler arasında yer aldı. Kadıköy Belediyesi, sürecin ilk aşaması olan “Avrupa Diploması”nı 2023 yılında kazanarak önemli bir başarı elde etmişti. 2026 değerlendirmelerinde performansını daha da ileri taşıyan Kadıköy, “Onur Bayrağı” ödülüyle birlikte bir sonraki aşama olan “Onur Plaketi” ve ardından verilecek en yüksek ödül olan “Avrupa Ödülü” için adaylık sürecine resmen geçmiş oldu. KADIKÖY’ÜN HANGİ ÇALIŞMALARI ÖNE ÇIKTI? Kadıköy’ün bu ödüle layık görülmesinde; kardeş şehir ilişkileri, kültür ve gençlik projeleri, sürdürülebilirlik uygulamaları, sosyal kapsayıcılık çalışmaları ve Avrupa Birliği programları kapsamında yürütülen projeler etkili oldu.

Efes Tarlası Yaşam Köyü Iter Vitis rotasında Haber

Efes Tarlası Yaşam Köyü Iter Vitis rotasında

Efes Tarlası Yaşam Köyü, İzmir Bağ Yolu Projesi ile uluslararası arenada adını duyurdu. İzmir’in bağcılık mirası açısından uluslararası öneme sahip olan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen İzmir Bağ Yolu, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı kapsamında gerçekleştirilen programla tanıtıldı. Programda, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün onursal üyelik sertifikası Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e takdim edildi. Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün Iter Vitis rotasına onursal üye olarak kabul edilmesinin, projenin uluslararası alanda gördüğü değeri bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün yalnızca tarımsal üretimi destekleyen bir proje olmadığını, aynı zamanda ziyaretçilere Efes Selçuk’a özgü bütüncül bir deneyim sunmayı amaçladığını ifade etti. Başkan Sengel; “Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Programı kapsamında yer alan ve ‘Bağcılık ve Şarap Kültürü Rotası’ olarak bilinen Iter Vitis, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nü onursal üyeliğe kabul etti. Hayata geçirdiğimiz Efes Tarlası Yaşam Köyü projesiyle ne kadar doğru ve vizyoner bir iş yaptığımızı uluslararası alanda bir kez daha görmüş olduk. Bu gelişme, Efes Selçuk’un yalnızca ziyaret edilen tarihi bir kent olmanın ötesinde; kültürel mirası, yerel üretimi, kadın dayanışmasını ve sürdürülebilir geleceği birlikte üreten örnek bir destinasyon olduğunu da ortaya koymaktadır. İzmir’in köklü bağcılık kültürünü korumayı, görünür kılmayı ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla geleceğe taşımayı hedefleyen İzmir Bağ Yolu Projesi’nin hayata geçmesine öncülük eden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve projenin tüm paydaşlarına teşekkür ederiz” dedi.

Dervişoğlu: İktidarda olsaydık Barrack istenmeyen kişi ilan edilirdi Haber

Dervişoğlu: İktidarda olsaydık Barrack istenmeyen kişi ilan edilirdi

Dervişoğlu, Avrupa Konseyi Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Nurdan Bayraktar Golder ile yaptığı görüşme ardından Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Avrupa için Liberaller ve Demokratlar İttifakı (ALDE) Grup Başkanı Iulian Bulai, AKPM Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grup Başkanı Frank Schwabe, AKPM Türk Grubu Başkanı Yıldırım Tuğrul Türkeş ve Türk Delegasyonu ile bir araya geldi. AKPM Başkanı Petra Bayr’ı da ziyaret eden Dervişoğlu, görüşme ardından basın açıklaması yaptı. İnsan hakları ve demokrasiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, “Bugün hem Avrupa’da hem Türkiye’de toplumsal çözülme, bireylerin yalnızlaşması ve kimlik siyaseti ciddi bir mesele haline gelmiştir. Güvenlik talebinin artışı özgürlükleri kısıtlamaktadır” ifadelerini kullandı. Demokrasi alanında da sorunlar yaşandığını belirten Dervişoğlu, “Bir tarafta halktan kopuk bürokratik siyaset, diğer tarafta otoriter eğilimler vardır. Oysa gerçek demokrasi denge rejimidir. Bugün bu denge bozulmuştur” dedi. Uluslararası gelişmelere de değinen Dervişoğlu, “Gazze ve Filistin artık tüm insanlığın ortak yarası haline gelmiştir” diye konuştu. ABD Büyükelçisi Barrack’ın sözlerine yönelik eleştirisini sürdüren Dervişoğlu, “Kendini süper güç olarak gören bir ülkenin büyükelçisinin Türkiye’ye monarşi önermesi, niyetin açık göstergesidir. Türkiye demokrasi yolculuğunu sürdürecektir” ifadelerini kullandı.Dervişoğlu, sözlerini “Bunu söyleyen büyükelçi biz iktidarda olsaydık istenmeyen adam ilan edilir ve bir dakika bile Türkiye’de kalamazdı” diyerek tamamladı.

Norveç'te iki üst düzey diplomat, Epstein bağlantıları nedeniyle soruşturuluyor Haber

Norveç'te iki üst düzey diplomat, Epstein bağlantıları nedeniyle soruşturuluyor

Norveç'in mali suçlar birimi Qkokrim, Pazar günü Ürdün ve Irak büyükelçiliğinden istifa eden Mona Juul'u, Dışişleri Bakanlığı'nda çalışırken ağır yolsuzluk şüphesiyle soruşturuyor. Eski diplomat ve Uluslararası Barış Enstitüsü'nün (IPI) eski başkanı olan kocası Terje Rød-Larsen'i de ağır yolsuzluğa iştirak şüphesiyle soruşturuyor. Økokrim Başkanı Pål Lønseth “Suç teşkil eden eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini açıklığa kavuşturmak için bir soruşturma başlattık. Kapsamlı ve her açıdan uzun süreli bir soruşturmayla karşı karşıyayız. Diğer şeylerin yanı sıra, Økokrim, Juul'un göreviyle bağlantılı olarak menfaat elde edip etmediğini de araştıracak.” diye ekledi. Hem Juul hem de Rød-Larsen'in avukatları, müvekkillerinin soruşturmacılarla işbirliği yaptığını ve iddiaların asılsız bulunacağından emin olduklarını söyledi. 1993-1995 Oslo anlaşmalarını kolaylaştıran küçük bir diplomat grubunun parçası olan çift, Epstein dosyalarıyla ilgili olarak manşetlere çıkan son önemli Norveçliler oldu. Bu açıklamalar, özellikle Epstein'ın Veliaht Prenses Mette-Marit ile olan ilişkisi, ancak aynı zamanda diğer önemli isimlerle olan bağları nedeniyle İskandinav ülkesinde şok dalgaları yarattı. Ekonomik ve çevresel suçların soruşturulması ve kovuşturulmasından sorumlu ulusal otorite olan Økorkrim, Norveç'in eski İşçi Partili başbakanı, Norveç Nobel Komitesi'nin eski başkanı ve Avrupa Konseyi'nin eski genel sekreteri Thorbjørn Jagland hakkında zaten bir soruşturma başlatmıştı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan dosyalara göre, Juul ve Rød-Larsen'in iki çocuğuna Epstein tarafından 10 milyon dolar miras bırakıldığı ve Rød-Larsen'in 2017'de Epstein'in vasiyetinin yürütücüsü olarak atandığı (bu daha sonra iptal edildi) görülüyor. Dosyalardan anlaşıldığı kadarıyla, 2011 yılında çocuklarıyla birlikte Epstein'in özel adasını ziyaret etmişler; Rød-Larsen daha sonra Amerikalı'ya bu gezi için teşekkür etmiş ve adayı "tamamen eşsiz" olarak tanımlamış. Rød-Larsen bir e-postada "Hepimiz çok sevdik!" diye yazmış ve ardından "Mona öpücük gönderiyor" diye eklemiş. Juul'un istifasını açıklayan Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, Epstein ile olan temasının "ciddi bir yargı hatasını ortaya çıkardığını" belirterek, "Bu durum, görevin gerektirdiği güveni yeniden tesis etmeyi zorlaştırıyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, yargıda da bir çok Avrupa ülkesinin önüne geçti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, yargıda da bir çok Avrupa ülkesinin önüne geçti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, yargıdaki iş yükünün azaltılması ve karar süreçlerinin hızlanmasına ilişkin verileri de paylaşarak Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesinin önüne geçtiğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü artırma konusunda önemli bir eşiği geride bıraktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başörtülü yargı mensuplarına yönelik eleştirileri “edep ve ahlak sınırlarını aşan hazımsızlıklar” olarak tanımlayarak, “Türkiye, kadınları hayatın dışına iten demokrasi ayıplarından kurtuldukça farklı bir atmosfer yakaladı. Önlerindeki engelleri kaldırdıkça kadınlarımız kamu bürokrasisinde daha görünür hale geldi. Ancak bazı çevrelerin bu değişime ayak uyduramadığını görüyoruz. Başörtülü yargı mensuplarına yönelik akıl, vicdan ve hukukla bağdaşmayan tepkileri teessüfle takip ediyoruz. Türkiye artık bunları geride bırakmıştır, geride bırakmak zorundadır.” diye konuştu. https://twitter.com/iletisim/status/1995830966674137346 “YARGIDA DOSYALARIN KAPANMA SÜRESİNİ AVRUPA’NIN ÖNÜNE GEÇECEK ŞEKİLDE KISALTTIK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargıdaki iş yükünün azaltılması ve karar süreçlerinin hızlanmasına ilişkin verileri de paylaşarak Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesinin önüne geçtiğini vurguladı. Erdoğan, Avrupa Konseyi CEPEJ raporlarına atıfta bulunarak, “İdarî yargıda ortalama dosya kapanma süresi Türkiye’de 168 gün. Fransa’da 314, Almanya’da 308, İtalya’da 574 gün. Bölge İdare Mahkemelerinde ise Türkiye’de 136 gün olan süre; İspanya’da 325, Fransa’da 329, Almanya’da 460 gün. Türkiye bu noktaya büyük bir özveriyle geldi. Bu tabloya rağmen önümüzde uzun bir yol var. Sizlerle omuz omuza bu yolu sabırla yürüyeceğiz" iye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargıda hız, verimlilik ve adaletin güçlendirilmesi için reformların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek konuşmasını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.