Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Güvenliği

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Avrupa Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fuat Oktay: Türkiye’nin Avrupa güvenliği mimarisine katkısını çok net görüyorlar Haber

Fuat Oktay: Türkiye’nin Avrupa güvenliği mimarisine katkısını çok net görüyorlar

Fuat Oktay başkanlığındaki TBMM Dışişleri Komisyonu heyeti, Çekya Senatosu Dış İlişkiler, Savunma ve Güvenlik Komisyonu’nun daveti üzerine Prag’da çeşitli temaslarda bulundu. Görüşmelerde iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra Türkiye-AB ilişkileri, vize süreçleri, güvenlik, savunma ve bölgesel gelişmeler ele alındı. Türkiye-Çekya ilişkilerinde parlamenter diplomasi vurgusu Prag ziyaretini değerlendiren Oktay, Türkiye ile Çekya arasındaki ilişkilerin hükümetler ve devlet başkanları düzeyinde ilerlediğini, parlamentolar arasındaki temasların ise daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Oktay, daha önce Ankara’da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından kısa süre içinde ikinci toplantının Prag’da yapıldığını belirterek, parlamenter diplomasi alanındaki açığın daha hızlı kapatılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda üçüncü toplantının Ankara’da gerçekleştirilmesi yönünde görüş oluştuğunu aktardı. Çekya’nın hükümet ve parlamento temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde ekonomik ilişkilerden güvenlik ve savunmaya, bölgesel gelişmelerden Türkiye-AB ilişkilerine kadar geniş bir gündemin ele alındığı belirtildi. Türkiye-AB ilişkileri ve vize konusu gündemde Oktay, Çekya’nın AB üyesi olması nedeniyle Türkiye-AB ilişkilerinin görüşmelerin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Özellikle vize sorunlarının çözümü konusunda hem Türkiye-Çekya ilişkileri hem de Schengen süreci çerçevesinde Çekya’nın sağlayabileceği katkıların değerlendirildiğini belirtti. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin uzun süredir teknik konuların yanı sıra siyasi yaklaşımlardan da etkilendiğini savunan Oktay, artık somut ve yapısal bir ilerleme sağlanması gerektiğini dile getirdi. "Türkiye, AB'nin stratejik körlüğünü kıracak ana etken" Oktay, AB ülkelerinde Türkiye ile ilişkiler konusunda mevcut yaklaşımın yeterli olmadığı yönünde bir farkındalık oluştuğunu ileri sürdü. AB’nin aşırı düzenlemeler nedeniyle esnekliğini kaybettiğini ve stratejik karar alma mekanizmalarında sorunlar yaşadığını savunan Oktay, Türkiye’nin AB ile daha güçlü bir ilişki kurmasının Avrupa açısından önemli bir katkı sağlayacağını söyledi. Oktay, Çekya’daki görüşmelerde Türkiye’nin Avrupa güvenliği açısından rolünün açık şekilde kabul edildiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye’nin AB nezdinde, Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısını çok net bir şekilde görüyorlar." Türkiye’nin NATO çerçevesindeki rolünün yanı sıra AB ile ilişkilerinin de Avrupa güvenlik mimarisinin güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade eden Oktay, Türkiye-AB ilişkilerindeki bazı mevcut engellerin aşılması gerektiğini söyledi. "Samimiyseniz, buyurun fasılları açalım" Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin de mesaj veren Oktay, uzun yıllardır devam eden sürecin yalnızca raporlar ve siyasi değerlendirmeler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savundu. Oktay, Türkiye’nin teknik konuların açık biçimde ele alınmasına hazır olduğunu belirterek, "Samimiyseniz, eğer kendinize ve tezlerinize inanıyorsanız, buyurun fasılları açalım" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde yapısal bir dönüşüm hedeflediğini belirten Oktay, bu yaklaşımın hem Türkiye hem de Avrupa açısından daha kalıcı bir iş birliği zemini oluşturabileceğini dile getirdi. Prag ve Ankara için "yuvarlak masa" önerisi Görüşmelerde, Türkiye ve Çekya arasında daha esnek ve açık bir diplomasi platformu oluşturulması fikrinin de gündeme geldiğini aktaran Oktay, bu kapsamda "Prag Yuvarlak Masası" ve ardından "Ankara Yuvarlak Masası" şeklinde devam edecek bir mekanizma oluşturulması konusunda ortak görüş ortaya çıktığını söyledi. Oktay, bu platformun değişen uluslararası düzen, Avrupa'nın geleceği, güvenlik ve bölgesel sorunların daha rahat şekilde ele alınabileceği bir ortam oluşturmasını hedeflediklerini belirtti. Ekonomik ilişkiler ve savunma sanayisi gündemde Türkiye ile Çekya arasındaki ekonomik ilişkilerin de görüşmelerde önemli yer tuttuğunu ifade eden Oktay, ticaret hacminin daha ileri seviyelere taşınması gerektiğini söyledi. Güncel açıklamalarda iki ülke arasındaki ticaret hacminin 6,5 milyar dolar seviyesine ulaştığı ve 10 milyar doların üzerine çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi. Savunma sanayisi alanındaki iş birliğine de değinen Oktay, hava savunma sistemleri, dron ve anti-dron teknolojileri ile havacılık alanında Türkiye ve Çekya arasında önemli ortaklık fırsatları bulunduğunu ifade etti. Otomotiv sektöründe ise Skoda'nın tedarik zinciri üzerinden mevcut iş birliğinin geliştirilmesinin yanı sıra karşılıklı yatırımların artırılmasına yönelik fırsatların değerlendirildiğini aktardı. Oktay ayrıca, Türkiye’de üretilen ürünlerin AB pazarına erişimini kolaylaştıracak düzenlemelerin Türkiye-AB ekonomik ilişkilerine katkı sağlayacağını belirterek, bu konuda Çekya’nın desteğinin önemli olduğunu söyledi. Gazze ve İsrail politikası da görüşüldü Prag temaslarında Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin de gündeme geldiğini aktaran Oktay, Gazze’de yaşananlara ilişkin Çekya tarafına Türkiye’nin görüşlerini ilettiklerini söyledi. Çekya’nın İsrail ile yakın ilişkileri bulunan ülkelerden biri olduğunu belirten Oktay, bu nedenle Çekya’nın İsrail’e Gazze’deki durum konusunda daha açık mesaj vermesinin etkili olacağını savundu. Oktay, Türkiye’nin İsrail halkı ve Yahudilerle bir sorun yaşamadığını, Türkiye’nin tutumunun İsrail hükümetinin Gazze ve bölgedeki politikalarına yönelik olduğunu ifade etti. İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarından vazgeçmesi ve iki devletli çözüme yönelmesi gerektiğini belirtti. "Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için üzerimize düşeni yapıyoruz" Rusya-Ukrayna savaşı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Oktay, Türkiye’nin barışın sağlanması için üzerine düşeni yapmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye ile Çekya arasında Avrupa güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi konusunda ortak çalışma alanlarının bulunduğunu belirten Oktay, Prag ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerin daha ileri taşınması açısından verimli geçtiğini ifade etti. Oktay, TBMM Dışişleri Komisyonu olarak Türkiye-Çekya ilişkilerinin yanı sıra Avrupa ve bölgesel güvenlik konularındaki parlamenter diplomasi çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

AB’den Trump’a NATO yanıtı: 'İttifak kilit önem taşıyor' Haber

AB’den Trump’a NATO yanıtı: 'İttifak kilit önem taşıyor'

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Anitta Hipper, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’dan çekilmeyi ciddi şekilde değerlendirdiğine dair açıklamaları sonrası konuştu. Günlük basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Hipper, AB’nin güvenlik ve savunma politikaları açısından transatlantik bağın vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Hipper, “NATO adına doğrudan konuşmuyoruz ancak AB adına güvenliğimiz ve savunmamız konusunda konuşuyoruz” diyerek, şu ifadeleri kullandı: “Güvenliğimiz için hayati önem taşıyan güçlü bir transatlantik bağa bağlıyız. Aynı zamanda savunmamıza yatırım yapmaya da kararlıyız.” “Birlikte daha güçlüyüz” vurgusu Hipper, NATO’nun önemine dikkat çekerek, ittifakın Avrupa güvenliği açısından merkezi bir rol oynadığını belirtti. “Birlikte her zaman daha güçlüyüz ve bunun için NATO kilit önem taşıyor” diyen Hipper, AB’nin kolektif güvenlik yaklaşımını sürdüreceğini ifade etti. Trump’tan tartışma yaratan NATO açıklaması ABD Başkanı Donald Trump, İngiliz The Telegraph gazetesine verdiği röportajda NATO’ya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunmuştu. Trump, ABD’nin NATO’dan çekilme ihtimalini “gözden geçirilmenin de ötesinde” olarak nitelendirirken, “Onların kağıttan kaplan olduğunu hep biliyordum, Putin de bunu biliyor” ifadelerini kullanmıştı.

Çelik: İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda Haber

Çelik: İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda

AK Parti Sözcüsü Çelik'in konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Geçen hafta biliyorsunuz geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Devlet Bahçeli'nin katılımıyla Hatay'da düzenlenen törenle 455 bininci afet konutu teslim edilmişti. Bu tabii dünya çapında büyük bir gayretin neticesidir. Yapılmaz denilen işler yapılmıştır. En son yaptığımız değerlendirmeden sonra tabii o kadar çok hızlı bir şekilde akıyor ki dünyada zaman neredeyse 10 yıllar içerisinde olabilecek olaylar bazen haftalar içerisinde gerçekleşebiliyor. Ve bunların en sarsıcı olanları da Türkiye'nin etrafında gerçekleşiyor. Türkiye'nin etrafına baktığımızda Rusya-Ukrayna savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Çeşitli kerelerde barışın yapılmasıyla ilgili gündemler oluşuyor. Ama oluşmasına rağmen bir türlü mesafe alınamıyor. Yine geçtiğimiz günlerde son derece yıpratıcı can alıcı saldırılar karışılıklı olarak gerçekleştirildi. İnsanlığın en büyük utancı sayılabilecek Netanyahu hükümetinin katil şebekesi tarafından Gazze soykırımlarıyla ilgili bu katliamlar devam ediyor. Yine bu gündem içerisinde doğumuzda İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda. Bununla ilgili bir müzakerede sonuç alınacak mı yoksa herhangi bir şekilde yeni bir saldırı ortaya çıkacak diye bu gündemler etrafımızda gerçekleşiyor ve çok yakınımızda gerçekleşiyor. Bunun içerisinde Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, dünya diplomasi süreçlerinde ortaya koyduğu irade ve bu çerçevede ortaya çıkan tabloda Türkiye'nin Cumhurbaşkanımızın merkezi rolü bir kere daha bu şoklar karşısında bu meydan okumalar karşısında Türkiye'nin dayanıklılığını, gücünü, tüm bu sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini bir kere daha gösteriyor. Zaten bu çerçevede bu seneki Davos toplantısı bir bakıma Davos toplantısında yapılan konuşmalarda Kanada başbakanının konuşması biliyorsunuz çok gündem oldu. Bütün benzer konuşmalar aslında herhangi bir şekilde uyumdan bahsetmedi, yeni bir döneme geçileceğinden bir geçişten bahsetti herkes. Tabii bu geçişin ne olacağı, nasıl olacağı, nasıl gerçekleşeceği konusunda herkesin kafasında çok büyük şüpheler, çok büyük karışıklıklar var. Ama herkesin ortak olarak ifade ettiği konu küresel düzenin artık eski manada tanımlanamayacağı hatta küresel düzenin restorasyonunun da artık mümkün olmadığı, o sürecin de geçildiği yepyeni adımlar atılması gerektiğine dair pek çok söz işitildi. Özellikle Batı'da Rusya-Ukrayna savaşı söz konusu olduğu zaman yapılan hatırlatmalar, referans verilen ilkeler, dikkat edilmesi gereken kurallar bol miktarda zikredilirken, zikredilen bu kuralların referans verilen bu ilkelerin Gazze soykırımı olduğu zaman unutulması ve terk edilmesi şeklindeki çifte standart hatta çifte standartın ötesinde iki yüzlülük bütün dünyanın dikkatini çekmeye başlamıştı. Gazze'deki Gazze ile ilgili olarak liberal düzenin elitlerinin ortaya koyduğu, işleticilerinin ortaya koyduğu iki yüzlülük aslında bir bakıma düzenin iflas etmesinin de sembolü oldu. Tabii bu çerçevede Birlemiş Milletler'in işlevsizleşmesinden bahsediliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk defa dünya beşten büyüktür dediğinde çok iyi hatırlıyorum Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanımız bu sözü ilk zikrettiğinde büyük bir sesszlik olmuştu. Daha sonraki yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın dünya beşten büyüktür sözünün aslında küresel düzenin iki yüzlülüklerine karşı büyük bir dikkat çekme, ilkeleri hatırlatma ve bu iki yüzlülüğe tahammül etmeme konusunda bir meydan okuma olduğu net bir şekilde görüldü. Bugün gelinen noktasayda hemen hemen büyün mekanizmaların çalışamaz hale geldiği bir noktada aslında bir bakıma düne kadar neoliberal düzenin savunusu yapanların konuşmalarının özeti dünya beşten büyüktür sözüne katıldıklarını, buna onay verdiklerini aynı fikirde olduklarını beyan eden bir durum ortaya çıkardı. Tüm bunun içerisinde tabii en önemli konu geliyor kilitleniyor dünyanın içinde bulunduğu halde güvenlik meselelerinin nasıl olacağıyla ilgili olarak öne çıkıyor. NATO bundan sonra nasıl devam edecek, Atlantik ilişkilerde ABD ile Avrupa arasındaki ilişkiler nasıl yürüyecek, Avrupa güvenlik mekanizması kurulabilecek mi kurulamayacak mı derken yine bu tartışmaların merkezinde Türkiye var. Ve tüm bu tartışmaların merkezinde Cumhurbaşkanımızın tüm bu süreçlerde nasıl bir diplomasi ortaya koyacağı var. Güvenliğin başka bir boyutu da önümüzdeki dönemlerde Davos'ta yoğun bir şekilde tartışıldı. Yapay zekanın ortaya çıkmasıyla kitlelerin işsiz kalması, robotik hayatın güçlenmesiyle gerçek insan hayatının giderek daha zora girmesi karşısında karşılaşılacak siyasalar sorunlar sosyal sorunlar herkesin gündeminde oluyor. Bugün o yüzden Avrupa güvenliğinden bahsedilirken sadece Orta Doğu değil, Avrupa güvenliği başta olmak üzere küresel güvenlikten bahsedilirken ne zaman bir masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.