Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Birliği

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İngiltere ve Belçika’dan Manş Denizi’ndeki insan kaçakçılığına karşı ortak mücadele Haber

İngiltere ve Belçika’dan Manş Denizi’ndeki insan kaçakçılığına karşı ortak mücadele

İngiltere İçişleri Bakanlığının 9 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre anlaşma, Fransa’nın kuzey kıyılarında alınan güvenlik önlemlerinin ardından kaçakçıların faaliyetlerini Belçika kıyılarına kaydırmaya başlaması üzerine imzalandı. Londra’da düzenlenen törende mutabakata İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood ile Belçika İçişleri Bakanı Bernard Quintin imza attı. Brexit sonrası AB üyesi ülkeyle ilk anlaşma İngiltere İçişleri Bakanlığı, mutabakatın ülkenin 2020’nin başında Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından bir AB üyesi ülkeyle bu kapsamda imzaladığı ilk anlaşma olduğunu bildirdi. Yeni düzenlemeyle İngiliz ve Belçika polisinin insan kaçakçılığı şebekelerine ilişkin istihbaratı daha hızlı ve daha bağımsız şekilde paylaşabilmesinin önü açılacak. Daha önce istihbarat paylaşımında adli makamların onayının gerekli olması nedeniyle bazı operasyonlarda zaman kaybı yaşandığı, yeni uygulamayla güvenlik güçlerinin kaçakçılık faaliyetlerine daha hızlı müdahale etmesinin hedeflendiği belirtildi. İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, anlaşmanın göçmenleri küçük teknelerle tehlikeli yolculuklara çıkaran organize suç gruplarına yönelik baskının artırılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Kaçakçıların yeni rotası Belçika oldu Fransa’nın kuzey kıyılarında güvenlik önlemlerinin artırılmasıyla birlikte insan kaçakçılığı şebekelerinin yeni güzergahlar aradığı belirtildi. Bu kapsamda Belçika kıyılarının İngiltere’ye geçişlerde alternatif bir çıkış noktası olarak kullanılmaya başlandığı bildirildi. Belçika hükümetinin verilerine göre geçen yıl Belçika kıyılarından küçük teknelerle İngiltere’ye geçiş girişimi yaşanmazken, 2026’nın başından bu yana yaklaşık 400 göçmenin bu amaçla denize açılması güvenlik güçleri tarafından engellendi. Ortak operasyonlarda 50’den fazla şüpheli yakalandı İngiltere İçişleri Bakanlığı, Belçika makamlarıyla yürütülen ortak çalışmaların da sonuç verdiğini açıkladı. Buna göre iki ülkenin ortak operasyonları kapsamında bu yıl insan kaçakçılığıyla bağlantılı 50’den fazla şüpheligözaltına alındı. Operasyonlarda kaçakçılık organizatörleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 40’tan fazla araca da el konuldu. İngiltere ve Belçika’nın yeni anlaşmayla istihbarat paylaşımını hızlandırarak Manş Denizi üzerinden gerçekleştirilen düzensiz göç organizasyonlarının arkasındaki suç ağlarını hedef almayı sürdüreceği belirtildi.

Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 büyüme ve enflasyon tahminleri güncellendi Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 büyüme ve enflasyon tahminleri güncellendi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen toplantıda OVP'yi açıklayan Cevdet Yılmaz'a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan eşlik etti. Yılmaz, programın Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ortak çalışmasıyla hazırlandığını, kamu kurumlarının yanı sıra özel sektör ve meslek kuruluşlarının görüşlerinin de hazırlık sürecine dahil edildiğini belirtti. Küresel ekonomide büyüme beklentileri geriledi Dünya ekonomisinin ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin birbirini etkilediği yeni bir dönemden geçtiğini belirten Yılmaz, savaşlar, enerji ve emtia fiyatlarındaki hareketlilik ile ticaret politikalarındaki belirsizliklerin küresel görünümü olumsuz etkilediğini söyledi. Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre, önceki OVP'de yüzde 3,1 olarak öngörülen küresel büyüme tahmini yüzde 3'e çekildi. Türkiye'nin ticaret ortaklarının büyüme beklentisi yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyüme tahmini ise yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a indirildi. Savaşın etkilerinin belirgin şekilde hissedildiği Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde ise daha önce yüzde 3,4 olarak öngörülen büyümenin yüzde eksi 0,5'e gerilemesinin beklendiği açıklandı. 2026 büyüme tahmini yüzde 3,3'e çekildi Cevdet Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş ile Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarındaki ekonomik yavaşlamanın 2026 beklentilerine de yansıdığını ifade etti. Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,3 olarak güncellediklerini, sanayi büyümesi beklentisini ise yüzde 2,3'e indirdiklerini açıkladı. Yıl sonu enflasyon tahmini de yüzde 28,4'e yükseltildi. Enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle enerji ithalatı beklentisinin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkarıldığı belirtildi. Dış ticaret açığı tahmini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara, cari işlemler açığının milli gelire oranı beklentisi ise yüzde 2,6'ya yükseltildi. Turizm gelirleri tahmini de savaşın etkileri nedeniyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildi. 2027'de küresel ekonomide toparlanma beklentisi Yılmaz, 2026'nın küresel büyüme ve dünya ticaretinin ivme kaybettiği bir yıl olduğunu, ancak 2027'de toparlanma beklentisinin güçlendiğini söyledi. Buna göre küresel büyümenin 2027'de yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi bekleniyor. Türkiye'nin dış talep koşullarının da bu toparlanmadan olumlu etkilenmesinin öngörüldüğü belirtildi. Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 43'ünü gerçekleştirdiği Avrupa Birliği'nde büyümenin 2026'da yüzde 1,2'ye gerilemesi, 2027'de ise yüzde 1,4'e yükselmesi bekleniyor. MENA bölgesinde ise 2026'da yüzde 0,5 daralma, 2027'de yüzde 7,3 büyüme tahmini bulunuyor. Yılmaz, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve Türkiye'nin dış ticaretinin bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dirençli hale getirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Rezervlerde 188,2 milyar dolara ulaşıldı Ekonomi politikalarının uygulanmasıyla Türk lirasına güvenin arttığını savunan Yılmaz, TL mevduatının toplam mevduat içerisindeki payının yüzde 31,6'dan 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5'e yükseldiğini söyledi. Brüt rezervlerin 89,7 milyar dolarlık artışla 188,2 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, Türkiye'nin risk priminin de 700'lü seviyelerden 220'nin altına gerilediğini kaydetti. Yılmaz, rezervlerdeki yükselişin Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini ve kamu ile özel sektörün yabancı para cinsinden borçlanma maliyetlerini düşürdüğünü belirtti. İhracatta yüksek teknolojili ürünlerin payı arttı Yıllıklandırılmış ihracatın ağustos itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıklayan Yılmaz, ihracatın teknoloji kompozisyonunda da iyileşme yaşandığını söyledi. Buna göre orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı 2024 Ağustos'unda yüzde 40 seviyesindeyken, 2026 Ağustos'unda yüzde 44,1'e çıktı. Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerinde geçici baskı oluşturduğunu belirterek, 2026 Haziran itibarıyla cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 2,3 olduğunu açıkladı. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 28,4 olması bekleniyor Yılmaz, 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar çıkan enflasyonun uygulanan politikalarla gerilediğini, ancak savaş nedeniyle oluşan arz yönlü baskıların düşüş hızını yavaşlattığını ifade etti. Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde bulunduğunu belirten Yılmaz, yılın son çeyreğinde yeniden düşüş beklediklerini ve 2026 sonunda enflasyonun yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi. Yılmaz ayrıca, savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını aktardı. 2029 için yüzde 5 büyüme hedefi 2027-2029 dönemine ilişkin yeni OVP'nin temel hedeflerini de açıklayan Yılmaz, büyümenin kademeli olarak güçlendirilmesinin planlandığını belirtti. Program kapsamında büyüme hedefleri şöyle sıralandı: 2026: yüzde 3,3 2027: yüzde 4,2 2028: yüzde 4,6 2029: yüzde 5 Yılmaz, büyümenin üretim kapasitesini ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini söyledi. İşsizlikte 2029 hedefi yüzde 7,6 Programda istihdam da öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Yılmaz, 2026 yılında yüzde 8,1 olması beklenen işsizlik oranının 2027'de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürülmesinin hedeflendiğini açıkladı. Program dönemi boyunca yaklaşık 2,1 milyon kişiye ilave istihdam sağlanması ve iş gücüne katılımın artırılması hedefleniyor. Enflasyon 2029'da tek haneye indirilecek OVP'nin en önemli hedeflerinden birinin dezenflasyon sürecinin sürdürülmesi olduğunu belirten Yılmaz, enflasyonun kademeli olarak düşürülmesinin öngörüldüğünü açıkladı. Yeni programdaki enflasyon hedefleri şöyle: 2026: yüzde 28,4 2027: yüzde 21 2028: yüzde 13,5 2029: yüzde 9 Yılmaz, program dönemi sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Bütçe açığında kademeli düşüş hedefleniyor Program kapsamında bütçe disiplininin korunacağını belirten Yılmaz, 2026 yılı için daha önce yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı. 2027 yılı için yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığı oranının ise program dönemi sonunda yüzde 2,8'e düşürülmesi hedefleniyor. Yılmaz, deprem sonrası harcamalar devam ederken savunma, personel ve sosyal güvenlik giderlerindeki artışa rağmen mali disiplinin korunacağını ifade etti. Cari açık 2029'da yüzde 1,6'ya indirilecek Bölgedeki savaşın etkilerinin azalmasıyla cari işlemler açığının kademeli olarak gerilemesi bekleniyor. Programda cari işlemler açığının milli gelire oranının 2027'de yüzde 1,9, 2028'de yüzde 1,8 ve 2029'da yüzde 1,6 seviyesine düşürülmesi hedeflendi. Gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılması için ise tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, üretim planlamasının güçlendirilmesi ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımların hızlandırılması planlanıyor. Türkiye ekonomisinin 2026'da 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne ilişkin beklentileri de paylaştı. Buna göre milli gelirin 2026 sonunda ilk kez 1,8 trilyon doları aşması, kişi başına milli gelirin ise 20 bin doların üzerine çıkması bekleniyor. Yılmaz, Türkiye'nin 2026 yılında yüksek gelirli ülkeler grubuna geçiş eşiğini aşmasının beklendiğini, nominal olarak dünyanın 16'ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci büyük ekonomisi konumunun korunacağını ifade etti. Dijital Türk lirası için çalışmalar sürecek Programda finansal teknolojiler ve dijital Türk lirası da yer aldı. Yılmaz, dijital Türk lirasının kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılması için çalışmaların devam edeceğini söyledi. Sermaye piyasalarının daha derin ve etkin hale getirilmesi, Türk lirası cinsinden tasarruf ve yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve şirketlerin sermaye piyasalarından daha fazla finansman sağlaması da programın hedefleri arasında gösterildi. Yılmaz, önümüzdeki dönemde temel hedefin fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek, mali disiplini korumak, istihdamı artırmak ve enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğini güçlendirmek olduğunu belirtti.

TUİK: Türkiye’nin hizmet ihracatı 2025’te yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara yükseldi. Haber

TUİK: Türkiye’nin hizmet ihracatı 2025’te yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistiklerini açıkladı. Buna göre hizmet ihracatı, 2024’te 117,3 milyar dolar iken 2025’te yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara çıktı. Hizmet ithalatı da aynı dönemde yüzde 9,6 artışla 56,4 milyar dolardan 61,9 milyar dolara yükseldi. İHRACATTA SEYAHAT HİZMETLERİ ZİRVEDE Hizmet ihracatında en büyük payı yüzde 48,1 ile seyahat hizmetleri oluşturdu. Taşımacılık hizmetleri yüzde 34,1 payla ikinci sırada, diğer iş hizmetleri ise yüzde 6,3 payla üçüncü sırada yer aldı. Taşımacılık hizmetleri ihracatı 2025’te yüzde 3,5 artarak 42 milyar 571 milyon dolara ulaştı. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri ihracatı ise yüzde 25,3 artışla 6 milyar 724 milyon dolara yükseldi. HİZMET İTHALATINDA TAŞIMACILIK İLK SIRADA Hizmet ithalatında yüzde 32,0 payla taşımacılık ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 16,9 ile diğer iş hizmetleri ve yüzde 14,5 ile seyahat hizmetleri izledi. AB İLE HİZMET TİCARETİ ÖNE ÇIKTI Seyahat hizmetleri hariç tutulduğunda Türkiye’nin hizmet ticaretinde en büyük pay Avrupa Birliği ülkelerine ait oldu. 2025’te AB ülkelerine 25 milyar 330 milyon dolarlık hizmet ihracatı yapılırken, bu ülkelerden 24 milyar 733 milyon dolarlık hizmet ithal edildi. Hizmet ihracatında ülkeler bazında ABD 8 milyar 338 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. ABD’yi Almanya ve Birleşik Krallık takip etti. Hizmet ithalatında ise İrlanda 6 milyar 667 milyon dolarla ilk sırada bulunurken, Birleşik Krallık ve ABD sıralamada İrlanda’yı izledi.

İletişim Başkanı Duran’dan AB’ye Kıbrıs Tepkisi: “Adil ve Yapıcı Yaklaşım Bekliyoruz” Haber

İletişim Başkanı Duran’dan AB’ye Kıbrıs Tepkisi: “Adil ve Yapıcı Yaklaşım Bekliyoruz”

Duran’dan Avrupa Parlamentosu Komisyonuna Tepki İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun Kıbrıs konusunda aldığı tavsiyeyi değerlendirdi. Duran, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef almak amacıyla hayata geçirilmek istendiğini belirttiği söz konusu anıt projesine AB bütçesinden kaynak ayrılmasının “kabul edilemez” olduğunu ifade etti. Bu girişimin tarihi olayların tek taraflı ve siyasi saiklerle yeniden yorumlanmasına yönelik olduğunu savunan Duran, Kıbrıs Türk halkının yıllar boyunca yaşadığı zulüm ve varoluş mücadelesinin göz ardı edildiğini belirtti. “Tarihi Rolü Gölgelemeye Yönelik Çabalar Hakikatleri Değiştiremez” Duran, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın Türkiye açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti. İletişim Başkanı Duran, harekatın Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve geleceğini güvence altına aldığını, Ada’da uzun yıllardır devam eden barış ortamının oluşmasına katkı sağladığını ifade etti. Duran, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’taki rolünün “asılsız ithamlar ve iftiralarla” gölgelenmeye çalışıldığını savunarak, bu girişimlerin tarihi gerçekleri değiştiremeyeceğini söyledi. “İki Tarafın Haklarına Saygılı Yaklaşım Bekliyoruz” Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs meselesindeki tutumuna ilişkin beklentilerini de açıklayan Duran, tek taraflı siyasi söylemlerin desteklenmemesi gerektiğini belirtti. Duran, AB kurumlarından Ada’daki gerçekleri dikkate alan, iki tarafın haklarına saygı gösteren, adil ve yapıcı bir yaklaşım beklediklerini vurguladı. “Kıbrıs Türk Halkının Davasını Her Platformda Savunacağız” Burhanettin Duran, açıklamasının sonunda Türkiye’nin Kıbrıs politikasına ilişkin mesaj verdi. Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin tarihi gerçeklerin çarpıtılmasına karşı durmayı sürdüreceğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını her platformda savunmaya devam edeceklerini ifade etti.

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB’ye Kıbrıs Tepkisi: “Toplumlar Arası Güveni Zedeliyor” Haber

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB’ye Kıbrıs Tepkisi: “Toplumlar Arası Güveni Zedeliyor”

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB’ye Kıbrıs Mesajı Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun 2027 yılı AB bütçesine yönelik görüşünde yer alan tavsiyeye dikkat çekildi. Açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik suçlamalar içeren bir anıtın inşa edilmesi amacıyla kaynak ayrılmasının tavsiye edildiğinin öğrenildiği belirtildi. “Tarihi Gerçekler Çarpıtılıyor” Dışişleri Bakanlığı, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na ilişkin Türkiye’nin tutumunu da yineledi. Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harekatla Kıbrıs Türk halkının yok edilmesinin önüne geçtiği ve adada uzun yıllardır devam eden barış ortamının sağlandığı savunuldu. Rum tarafınca ortaya atılan iddiaların ise tarihi gerçekleri çarpıttığı ve konuyu siyasallaştırdığı ifade edildi. “AB Kurumları Rum Tarafının Propagandasına Alet Olmamalı” Bakanlık açıklamasında, Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamak yerine Rum tarafının tezlerini destekleyen adımlar atmasının toplumlar arasındaki güveni olumsuz etkilediği belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “AB kurumlarının, Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sunmak yerine, tarafsızlık ve adalet ilkelerinden uzaklaşarak Rum tarafının propagandasına alet olması, toplumlar arası güveni daha da zedelemektedir.” AB Yetkililerine Çağrı Dışişleri Bakanlığı, açıklamasının sonunda AB yetkililerine de çağrıda bulundu. Türkiye’yi Avrupa Birliği’nden uzaklaştırmayı amaçlayan çevrelerin AB kurumlarını araç haline getirmemesi gerektiği vurgulanarak, Brüksel yönetiminin Kıbrıs konusunda daha tarafsız bir yaklaşım sergilemesi istendi.

BTÜ sağlık takibinde kablo karmaşasını azaltacak MORPHEUS Projesi'nde yer alacak. Haber

BTÜ sağlık takibinde kablo karmaşasını azaltacak MORPHEUS Projesi'nde yer alacak.

Bursa Teknik Üniversitesi, Avrupa Birliği'nin araştırma ve inovasyon programı Horizon Europe kapsamında desteklenen "MOdular Reconfigurable Platform for Health and Environmental Universal Sensing (MORPHEUS)" projesinin 14 uluslararası ortağından biri oldu. Dört yıl sürecek projenin BTÜ'deki çalışmalarını, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu yürütüyor. BTÜ’den proje ekibinde araştırmacı olarak Doç. Dr. Yasin Altın ve Dr. Öğretim Üyesi Ömer Faruk Ünsal görev alırken, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmet Kaya da projeye araştırmacı olarak katkı sağlayacak. Projenin koordinatörlüğünü ise Politecnico di Torino (POLITO)’dan Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teresa Gatti üstleniyor. SAĞLIK TEKNOLOJİLERİNDE YENİ DÖNEM Bugün özellikle yoğun bakımda veya sürekli takip gerektiren hastalarda kalp ritmi, solunum ve vücut sıcaklığı gibi yaşamsal değerlerin izlenebilmesi için çok sayıda sensör ve kablo kullanılıyor. Bu durum hem hastaların hareketlerini kısıtlıyor hem de sağlık çalışanlarının hasta takip süreçlerini zorlaştırabiliyor. MORPHEUS Projesi ile bu farklı sensörlerin tek bir esnek ve giyilebilir platformda bir araya getirilmesi hedefleniyor. Böylece hastaların sağlık verileri gerçek zamanlı ve kesintisiz olarak tek bir sistem üzerinden izlenebilecek. Gerektiğinde ortamın hava kalitesi gibi çevresel verileri de ölçebilecek bu platformun, hastanelerde kablo karmaşasını azaltarak hasta konforunu artırması ve sağlık personelinin takip süreçlerini daha verimli hale getirmesi amaçlanıyor. BTÜ PLATFORMUN TEMEL MALZEMESİNİ GELİŞTİRECEK Projede BTÜ'nün görevi, biyosensör platformunun temelini oluşturacak özel bir polimer malzeme geliştirmek olacak. Hazır plastik malzemeler yerine biyobazlı hammaddeler kullanılarak üretilecek bu yeni malzemenin hem esnek ve dayanıklı hem de insan vücuduyla uyumlu olması hedefleniyor. Ayrıca çevre dostu yapısıyla sürdürülebilir teknolojilere de katkı sağlaması amaçlanıyor. BTÜ'de geliştirilecek bu malzeme daha sonra proje ortakları tarafından sensörler ve elektronik bileşenlerle desteklenerek kullanılabilir hale getirilecek. PROF. DR. BEDELOĞLU: TEKNOLOJİNİN TEMELİNİ OLUŞTURACAĞIZ Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu, BTÜ'nün geliştireceği biyobazlı polimerlerin sistemin en önemli yapı taşlarından biri olacağını belirterek şunları söyledi: "Proje kapsamında biyobazlı kaynaklı hammaddelerden, giyilebilir biyosensör platformunun ihtiyaçlarına uygun yeni nesil polimerler geliştireceğiz. Bu malzemeler platformun hem esnek hem dayanıklı hem de insan vücuduyla uyumlu olmasını sağlayacak. Bursa Teknik Üniversitesi olarak malzeme geliştirme alanındaki bilgi birikimimizi uluslararası ortaklarımızla birlikte yenilikçi bir sağlık teknolojisine dönüştüreceğiz." Proje ekibini tebrik eden Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ'nün uluslararası araştırma projelerindeki etkinliğini her geçen gün artırdığını belirterek, "Araştırma odaklı üniversitesi vizyonumuz doğrultusunda, bilgi üreten ve bu bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren projelere öncülük etmeye devam ediyoruz. Horizon Europe kapsamında desteklenen MORPHEUS Projesi'nde üniversitemizin yer alması, akademisyenlerimizin uluslararası düzeydeki yetkinliğinin önemli bir göstergesi. Üniversitemiz, geliştireceği yenilikçi malzemelerle hem bilim dünyasına hem de insan yaşamını kolaylaştıracak teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürecek" dedi.

Nepal’de sel felaketinde can kaybı 157’ye yükseldi Haber

Nepal’de sel felaketinde can kaybı 157’ye yükseldi

Nepal ile Çin’in Tibet Özerk Bölgesi sınırında bulunan Bhotekoshi Nehri’nde meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 157’ye yükseldi. Bölgede arama ve kurtarma çalışmaları devam ederken, yüzlerce kişiden halen haber alınamadığı bildirildi. Nepal polisi, taşkının ardından yürütülen çalışmalar sırasında çok sayıda cansız bedene ulaşıldığını açıkladı. Kayıp kişiler arasında 28 polis memurunun da bulunduğu belirtildi. Tibet’te de can kaybı yaşandı Çin makamları, Tibet’te sel nedeniyle 3 kişinin hayatını kaybettiğini, yüzlerce kişinin ise kayıp olduğunu duyurdu. Selden en fazla etkilenen bölgelerden Gyirong ilçesinde ekiplerin, arama-kurtarma çalışmalarına ulaşabilmek için kapanan yolları açmaya çalıştığı aktarıldı. Devam eden yağışlar ve bölgede oluşan yoğun çamur tabakasının çalışmaları zorlaştırdığı ifade edildi. 341 yabancı uyruklu kişiden haber alınamıyor Nepal Turizm Bakanlığı'nın açıklamasına göre 341 yabancı uyruklu kişi hâlâ kayıp. Kayıplar arasında ABD, Hindistan, Rusya, Ukrayna, Portekiz, Güney Kore ve İtalya vatandaşlarının bulunduğu bildirildi. Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir ekip ise felaketin, dağlık bölgelerdeki bir buzuldan kopan büyük buz kütlesinin yol açtığı ani taşkınla bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Uluslararası yardım seferberliği Afetin ardından bölge ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar yardım çalışmalarını hızlandırdı. Çin’in, Tibet’teki acil müdahale ve yardım faaliyetleri için yaklaşık 17 milyon dolarlık afet fonu ayırdığı bildirildi. Hindistan’ın Nepal’e 10 ton insani yardım ve temel tıbbi malzeme göndermesi bekleniyor. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu'nun (IFRC) Nepal Kızılhaçı'nın acil yardım çalışmalarına destek amacıyla 1,2 milyon dolar kaynak sağlayacağı belirtildi. Avrupa Birliği de bölgeye destek vermeye hazır olduğunu açıklarken, afetin etkilerinin izlenmesi için AB'nin uydu gözlem programı Copernicus sisteminin devreye alındığı ifade edildi. Bölgede olumsuz hava koşullarının sürmesi nedeniyle arama-kurtarma çalışmalarının güçlükle devam ettiği, can kaybı ve kayıp sayısına ilişkin tablonun netleşmesi için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Tunus açıklarında göçmen teknesi battı: 8 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi kayıp Haber

Tunus açıklarında göçmen teknesi battı: 8 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi kayıp

Tunus’un güneydoğusundaki Zarzis açıklarında göçmenleri taşıyan bir teknenin batması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi kayboldu. Teknede bulunan 15 kişiden yalnızca 1 kişinin kurtarıldığı bildirildi. Tunus Ulusal Muhafızları, olayın cuma gecesi Zarzis kıyılarının yaklaşık 25 kilometre açığında meydana geldiğini açıkladı. Arama-kurtarma ekiplerinin çalışmaları sonucunda cumartesi günü 3, pazar günü ise 5 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp 6 kişiyi bulmak için arama çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Kayıp göçmenler için gösteri düzenlendi Teknede bulunan 14 kişinin Libya sınırındaki Ben Guerdane kentinden olduğu bilgisi üzerine bölgede protesto gösterisi düzenlendi. Cumartesi gecesi gerçekleştirilen eylemde göstericiler bazı yolları trafiğe kapatırken, araç lastiklerini ateşe verdi. Göstericilerin, denizde kaybolan kişilerin bulunması ve olayın aydınlatılması yönünde tepki gösterdiği belirtildi. Tunus, Avrupa'ya geçişte önemli güzergahlardan biri Tunus kıyıları, İtalya'ya bağlı Lampedusa Adası'na yaklaşık 145 kilometre mesafede bulunuyor. Bu coğrafi konum nedeniyle Tunus, Avrupa'ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenlerin kullandığı başlıca rotalardan biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, 2026'nın ilk dört ayında Orta Akdeniz güzergahında en az 914 göçmen hayatını kaybetti veya kayboldu. Kurum, bu sayının geçen yılın aynı dönemine göre iki kattan fazla arttığını bildirdi. AB ile göç anlaşması yapılmıştı Tunus ile Avrupa Birliği arasında 2023 yılında 255 milyon avro değerinde bir anlaşma imzalanmıştı. Anlaşma kapsamında sağlanan finansmanın yaklaşık yarısının düzensiz göçle mücadele ve Tunus'un göçmen teknelerinin Avrupa'ya hareketini engelleme kapasitesinin artırılması amacıyla kullanılması öngörülmüştü. Zarzis açıklarındaki son tekne faciası, Orta Akdeniz'de göçmenlerin karşı karşıya kaldığı ölümcül yolculukları bir kez daha gündeme getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.