Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avam Kamarası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Avam Kamarası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avam Kamarası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İngiltere'den İsrail'e sert çıkış: Miliband “Batı Şeria'da etnik temizlik” dedi Haber

İngiltere'den İsrail'e sert çıkış: Miliband “Batı Şeria'da etnik temizlik” dedi

“İki devletli çözüm her iki halkın güvenliği için tek yol” Avam Kamarası'nda İngiltere'nin İsrail ve Filistin politikasına ilişkin konuşan Miliband, İsrail'e yönelik desteği ile Filistin devletine verdiği desteğin birbirine zıt olmadığını söyledi. Britanyalı Yahudi kimliğinden gurur duyduğunu belirten Miliband, ailesinin Nazi döneminde büyük kayıplar yaşadığını ve bu nedenle İsrail devletine yönelik özel bir minnet duygusu taşıdığını ifade etti. Miliband, İsrail'in güvenliği ile Filistinlilerin bağımsız bir devlete sahip olmasının birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, iki devletli çözümü İngiltere'nin Orta Doğu politikasının temel hedefi olarak tanımladı. “Batı Şeria'da etnik temizlik yapılıyor” Miliband, Batı Şeria'daki Filistinlilerin maruz kaldığı saldırı ve zorla yerinden edilme iddialarına dikkat çekti. İsrailli bazı eski yetkililerin açıklamalarını da konuşmasında gündeme getiren Miliband, Batı Şeria'daki bazı bölgelerde yaşananların “etnik temizlik” olarak nitelendirilebileceğini söyledi. İngiliz hükümetinin değerlendirmesine göre, yerleşimci grupların Filistinlilere yönelik saldırıları sonucunda evlerin yıkıldığını, altyapının zarar gördüğünü ve bazı ailelerin yaşadıkları bölgelerden ayrılmak zorunda kaldığını belirten Miliband, İsrail hükümetinin bu uygulamalara yeterince müdahale etmediğini savundu. İngiliz bakan, “etnik temizlik” ifadesinin son derece ağır olduğunun farkında olduğunu ancak yaşananların açık şekilde tanımlanmasının adalet arayışının ilk adımı olduğunu dile getirdi. İngiltere işgalin hukuka aykırı olduğu görüşünü benimsedi Miliband, İngiltere hükümetinin İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimlerini uzun süredir yasa dışı kabul ettiğini hatırlattı. Bunun yanında hükümetin artık İsrail'in Batı Şeria üzerindeki işgalinin hukuki statüsüne ilişkin tutumunu da netleştirdiğini söyledi. İngiliz hükümetinin mevcut görüşünün, İsrail'in kalıcı kontrol ve egemenliğini genişletmeye yönelik politikaları ile yasa dışı yerleşimler nedeniyle işgalin hukuka aykırı olduğu yönünde olduğunu belirten Miliband, bu yaklaşımın ekonomik politikalara da yansıtılacağını açıkladı. Yerleşimlerden gelen ürünlere ithalat yasağı geliyor Miliband, İngiltere'nin işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere ithalat yasağı getireceğini duyurdu. Ayrıca yerleşimlerin genişletilmesine yönelik inşaat, altyapı finansmanı ve gayrimenkul hizmetleri sağlayan bazı şirket ve kişilere karşı da yaptırım uygulanacağını belirten Miliband, yerleşimlerin İngiltere'de tanıtılmasına yönelik faaliyetlerin de engelleneceğini açıkladı. Yeni düzenlemelerin hazırlanarak yürürlüğe girmesinin yaklaşık 6 ila 9 ay süreceği bildirildi. İngiltere, söz konusu adımların doğrudan İsrail ekonomisinin tamamını hedeflemediğini, yasa dışı yerleşim faaliyetlerine odaklandığını vurguladı. Kanada, Fransa ve bazı Avrupa ülkeleri de Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik benzer kısıtlamaları destekledi. İngiltere, Fransa ve Kanada'nın yanı sıra toplam 12 ülke ortak bir açıklamayla yerleşim politikalarına karşı yeni adımlar atılacağını duyurdu. İsrail'e silah ihracatında yeni uygulama İngiltere'nin İsrail'e yönelik silah ihracatı politikasına da değinen Miliband, Gazze'de kullanılabilecek bazı silah sistemlerine ilişkin 30'dan fazla ihracat izninin daha önce askıya alındığını hatırlattı. Miliband, bundan sonraki süreçte işgale doğrudan katkı sağlayacağı değerlendirilen silah ve diğer ürünlerin ihracat izinlerinin de reddedileceğini söyledi. Böylece mevcut ihracat kısıtlamalarının işgal sürdüğü müddetçe uygulanmasının amaçlandığını belirtti. Gazze'deki gelişmeler de gündeme geldi Miliband, konuşmasında Gazze'deki savaşın sonuçlarına da değindi. 7 Ekim'de Hamas'ın gerçekleştirdiği saldırının ardından yaşananların İsrail'in sonraki eylemlerini meşrulaştıramayacağını savunan Miliband, bölgede çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini ve milyonlarca kişinin yerinden edildiğini söyledi. Hastanelerin ve konutların büyük bölümünün zarar gördüğünü, insani yardımların bölgeye ulaştırılmasında ciddi sorunlar yaşandığını belirten Miliband, İsrail ordusunun eylemlerine ilişkin uluslararası soruşturmalarda savaş suçu işlendiğine dair bulguların ortaya konulduğunu ifade etti. Miliband, Gazze'de soykırım işlendiğine yönelik iddiaların ise kapsamlı ve bağımsız hukuki süreçler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Uluslararası Adalet Divanı'nın sürecini desteklediklerini söyledi. Muhalefet: “Tedbirler etkisiz kalacak” İngiltere'deki ana muhalefetin Gölge Dışişleri Bakanı Tom Tugendhat ise hükümetin açıkladığı tedbirleri eleştirdi. Tugendhat, İsrail ile Filistin ekonomilerinin birbirine bağlı olması nedeniyle yerleşimlerden gelen ürünlere yönelik ticaret kısıtlamalarının uygulanmasının zor olacağını savundu. Muhalefet temsilcisi, söz konusu politikaların İsrail'deki aşırı görüşleri güçlendirebileceğini ve beklenen sonucu vermeyeceğini ileri sürdü. İngiltere'nin yerleşim politikalarına yönelik adımları, Londra ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin son dönemde daha da gerildiği bir süreçte geldi. İsrail ise İngiltere, Fransa ve Kanada'nın kararlarına sert tepki göstererek söz konusu adımları siyasi müdahale olarak nitelendirdi.

Esen: Dijital şiddet yalnızca kadın siyasetçileri değil, demokrasiyi hedef alıyor Haber

Esen: Dijital şiddet yalnızca kadın siyasetçileri değil, demokrasiyi hedef alıyor

DEVA Partisi Ankara Milletvekili ve KEFEK üyesi Esen, 23–26 Şubat 2026 tarihlerinde Birleşik Krallık’ta yürütülen “Siyasette Kadına Yönelik Siber Şiddetle Mücadele: Kurumsal Yanıtların Güçlendirilmesi ve Demokratik Katılımın Korunması” projesi kapsamında yaptığı ziyaretlere ilişkin değerlendirmeler yaptı. Esen, üç farklı partiden dört milletvekilinin katılımıyla gerçekleşen ziyaretlerde, “Siyasette kadına yönelik dijital şiddet odağında, İngiltere Parlamentosu ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere bir dizi görüşme yaptık. Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası’ndan milletvekilleriyle bir araya geldik; hükümetin çözüm politikalarını dinledik” ifadelerini kullandı. Heyet ayrıca APPG Türkiye Grubu Başkanı Tahir Ali, İçişleri Bakanlığı Uluslararası Strateji Direktör Yardımcısı Adam Gardner ve Başbakanlık Eşitlik Ofisi’nde Cinsiyet Sosyal Politikaları Başkanı Tracey Boscott ile görüşmeler gerçekleştirdi. Lordlar Kamarası mensubu Barones Meral Hüseyin Ece ile yapılan görüşmede ise kadınların siyasal temsili ve çevrimiçi şiddetin demokratik katılıma etkileri ele alındı. Esen, İngiliz hükümetinin kadına yönelik şiddeti on yıl içinde yüzde 50 azaltmayı hedefleyen stratejisine de değinerek, “Bu yaklaşım yalnızca mağdur destek mekanizmalarına değil; önleme, eğitim, kültürel dönüşüm ve yasal yaptırımların güçlendirilmesine dayanıyor. Dijital alanda yeni yükümlülükler getirilmesi de stratejinin önemli başlıklarından biri” dedi. META’nın Londra ofisinde META Türkiye Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil ile bir araya geldiklerini aktaran Esen, “Dijital şiddet konusunda sorumluluğu bulunan teknoloji şirketlerinin çözümün parçası olması gerekiyor. Dijital alan sorumluluktan muaf değildir” değerlendirmesini yaptı. Esen, Türkiye’de uygulanan koruyucu ve önleyici politikaların da paylaşıldığını belirterek, “Karşılıklı deneyim aktarımı açısından verimli bir temas süreci oldu” ifadelerini kullandı. KEFEK projesi, siyasette kadına yönelik şiddete karşı kurumsal bir çerçeve oluşturmayı ve taslak bir Etik Davranış Kodu geliştirmeyi hedefliyor. Esen, dijital şiddeti sadece bireysel bir hak ihlali olarak görmediklerini vurgulayarak, “Kadınların siyasette susturulması, toplumun yarısının karar süreçlerinden dışlanması demektir. Dijital şiddetle mücadele, demokrasinin sağlığı için zorunludur” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.