Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ateşkes

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ateşkes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateşkes haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ömer Çelik’ten İsrailli Bakan Katz’a tepki: Türkiye hiçbir tehdide boyun eğmeyecek Haber

Ömer Çelik’ten İsrailli Bakan Katz’a tepki: Türkiye hiçbir tehdide boyun eğmeyecek

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Çelik, Türkiye’nin tehdit, provokasyon ve şantaja boyun eğmeyeceğini belirterek Filistin halkının haklarını ve bölgede kalıcı barışı savunmayı sürdüreceklerini söyledi. Ömer Çelik’ten İsrail yönetimine tepki Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’ye yönelik ifadelerini eleştirdi. Çelik, söz konusu açıklamaların İsrail yönetiminin siyasi çaresizliğini ve tükenmişliğini gösterdiğini savundu. İsrail hükümetinin iç siyasette yaşadığı sorunları Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak örtbas etmeye çalıştığını öne süren Çelik, Türkiye’ye yönelik ithamların İsrail’in Gazze’deki politikalarını ve bölgedeki saldırgan tutumunu gizleyemeyeceğini ifade etti. “Barış ve ateşkes müzakerelerinde yer alanları tehdit ediyor” Çelik, Katz’ın barış ve ateşkes müzakerelerinde sorumluluk alan aktörlere yönelik ölüm tehditleri içeren açıklamalarına da tepki gösterdi. Bu ifadelerin uluslararası hukuk, insan hakları ve küresel vicdanın hiçe sayıldığını ortaya koyduğunu savundu. “Türkiye, Filistin halkının haklarını savunmayı sürdürecek” Türkiye’nin dış politika tutumuna da değinen Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin hiçbir tehdide, provokasyona ve şantaja boyun eğmeyeceğini belirtti. Çelik, Türkiye’nin Filistin halkının meşru haklarını savunmaya ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için çaba göstermeye devam edeceğini kaydetti. Ne Olmuştu ? İsrail'in Savunma Bakanı Yisrael Katz, X sosyal medya hesabından alçakça Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı. Ankara'nın Hamas'a verdiği desteği hazmedemeyen siyonist bakan Katz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hamas'a kırmızı halı serdiğini öne sürdü. İsrailli bakan ayrıca Hamas'ın Siyasi Büro Başkanlığına seçilen Halil el-Hayya'yı skandal ifadelerle tehdit ederek, "Gazze'de Hamas liderlerini ortadan kaldırdık. El-Hayya'nın da sırası gelecek ve o da (Şehit edilen eski Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail) Haniye ile arkadaşlarının yanına, cehennemin derinliklerine gönderilecek."ifadelerini kullandı. Katz, ifadelerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hamas liderlerini hedef alan provokatif bir görselle de destekledi. Görselde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İsmail Haniye'nin 2024 yılında çekilmiş fotoğrafının yanı sıra, 2026 yılında Halil el-Hayya ile gerçekleştirilen görüşmeye ait kareye de yer verildi. İsrail basınına göre siyonist Katz paylaşımında, Hamas liderlerinin "cehennemde buluşacağı" mesajını verdi.

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum”

ABD Başkanı Donald Trump, TIME dergisine verdiği röportajda İran savaşı, Hürmüz Boğazı, İsrail, Gazze, Venezuela ve Suudi Arabistan’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’la “gerçek bir anlaşma” istediklerini söyleyen Trump, çatışmanın başlangıcında öngördüğü süreden daha uzun sürmesine rağmen operasyonları durdurmak yerine “daha ileri gitmeye karar verdiğini” ifade etti. Trump: “Daha ileri gitmeye karar verdim” Trump, 28 Eylül’de Beyaz Saray’da TIME dergisine verdiği röportajda, şubat ayında başlayan İran savaşının 7’nci ayına girmesine ilişkin soruyu yanıtladı. Trump, savaşın başlangıcında operasyonların 6 ila 8 hafta süreceğini söylediğini hatırlatarak, İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıların ardından operasyonları sonlandırabileceğini ancak bunu tercih etmediğini belirtti. Trump, İran ile “gerçek bir anlaşma” yapmak istediklerini belirterek, İran’ın nükleer kapasitesinin yeniden ortaya çıkmasını istemediğini söyledi. ABD Başkanı, İran’daki operasyonların sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerinde ise ülkenin nükleer kapasitesinin, donanmasının ve hava kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia etti. Trump ayrıca İran’a ait 159 geminin imha edildiğini söyledi. Bu rakam ve askeri kayıplara ilişkin ifadeler Trump’ın kendi açıklamaları olarak aktarılıyor. “Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına aldık” Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılabileceği yönündeki tehdidin savaş öncesinde gündemde olup olmadığı sorulan Trump, böyle bir ihtimalin her zaman bulunduğunu söyledi. Trump, İran’ın boğazı kapatma tehdidine karşı kendilerinin de askeri müdahale uyarısında bulunduğunu ve sonrasında boğaz üzerinde kontrol sağladıklarını savundu. İran’ın son ateşkes önerisini reddettiğini de belirten Trump, teklifin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içermesine rağmen kendisi açısından yeterli olmadığını ifade etti. İran’ın önerisi, yedi günlük ateşkes ve boğazın yeniden ticari gemilere açılmasını öngörüyordu. “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” İran’ı “yok edebileceğini” daha önce söylediğinin hatırlatılması üzerine Trump, bunun mümkün olduğunu ifade etti. Trump, İran’ın yok edilmesinin nasıl barış getireceği sorusuna ise, “İran’ı yok ederek dünyada barış tesis ettik. İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” şeklinde yanıt verdi. İran’daki sivil kayıplara ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, İran yönetiminin protestoculara yönelik müdahalelerinde on binlerce kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump’ın verdiği can kaybı rakamları bağımsız bir doğrulama olarak değil, ABD Başkanı’nın röportajdaki beyanı olarak aktarılıyor. “Bombardımanı artırmam mümkün” Trump, ABD’de yapılacak ara seçimlerin ardından İran’a yönelik bombardımanın artırılabileceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine bunun mümkün olduğunu söyledi. ABD Başkanı’nın İran’a yönelik açıklamaları, çatışmanın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi. İran tarafı da savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlıklı olduğunu belirtirken, diplomasiye açık olduğunu açıklamıştı. Venezuela’da seçim için “henüz erken” Trump, Venezuela konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile iyi ilişkileri olduğunu söyleyen Trump, ülkede petrol üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalardan söz etti. Venezuela’da seçim yapılmasını isteyip istemedikleri sorusuna ise Trump, seçimlerin yapılması gerektiğini ancak mevcut koşullarda bunun için “henüz erken” olduğunu söyledi. Gazze ve Hamas açıklaması Gazze’de oluşturulması planlanan “Barış Kurulu” ve Hamas’ın silah bırakması konusunda ne yapılacağı sorulan Trump, bu konuda gerekli kararı daha sonra vereceğini söyledi. Trump, bölgedeki gelişmeler konusunda nihai kararların ABD yönetimi tarafından değerlendirileceğini ifade etti. Netanyahu’ya ilişkin iddialara yanıt İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim 2023 saldırısından önce olası bir saldırı konusunda uyarıldığı yönündeki iddialar da Trump’a soruldu. Trump, söz konusu iddiayı ilk kez duyduğunu belirterek Netanyahu’nun böyle bir saldırıyı önceden bilmesi halinde gerekli önlemleri alacağını düşündüğünü söyledi. İsrail'de Netanyahu'nun yeniden seçilmesini isteyip istemediği sorusuna ise Trump, artık siyasete karışmadığını söyledi. Netanyahu karşısındaki muhtemel rakiplerden eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot hakkında ise “kötü şeyler duymadım” değerlendirmesinde bulundu. Trump ayrıca Netanyahu’yu hafife almamak gerektiğini ifade etti. “Suudi Arabistan’ı koruyorum” ABD-Suudi Arabistan ilişkilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, ilişkilerin iyi olduğunu söyledi. Trump, Suudi Arabistan için çok şey yaptığını ve ülkeyi koruduğunu belirterek, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile ilişkilerinin de iyi olduğunu ifade etti. ABD Başkanı, Suudi Arabistan ve İsrail’in kendi başkanlığı döneminde korunmasına ilişkin güçlü ifadeler kullanırken, bölgedeki güvenlik politikalarının Washington açısından önemini vurguladı.

MGK: Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayınlandı Haber

MGK: Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayınlandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayımlandı. Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetler hakkında Kurul’a bilgi sunulduğu belirtildi. “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların da değerlendirildiği kaydedilerek, Türkiye’nin yanı sıra bölge ülkelerinin güvenliği, huzuru ve refahı için çalışmaların sürdürüleceği ifade edildi. SURİYE VE IRAK MESAJI MGK bildirisinde Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi, devlet otoritesinin ülke geneline yayılması ve entegrasyon sürecindeki gelişmeler de değerlendirildi. Suriye halkının ülkesini yeniden ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla ilişkilerini güçlendirmesine yönelik Türkiye’nin desteğinin devam edeceği bildirildi. Irak’ın huzur ve istikrarının bölgenin tamamı açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanan bildiride, Irak hükümetinin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme çabalarından duyulan memnuniyet dile getirildi. Türkiye’nin Irak’la stratejik iş birliğini geliştirme iradesinin sürdüğü belirtildi. İRAN, İSRAİL VE GAZZE GÜNDEMİ Bildiride, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın devam eden çatışmalar nedeniyle bölgede kırılganlıkları artırdığı değerlendirmesine yer verildi. Taraflara müzakerelere dönme ve çatışmanın daha ağır sonuçlara yol açmasının önüne geçilmesi çağrısı yapıldı. İsrail yönetiminin Gazze ve Lübnan’daki saldırılarını sürdürdüğüne işaret edilen bildiride, uluslararası toplum somut adımlar atmaya davet edildi. İsrail yönetiminin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini ihlal ettiği yönündeki değerlendirmeye de bildiride yer verildi. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE YEMEN Rusya-Ukrayna Savaşı’nın mevcut durumu ile sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergâhlarına yönelik saldırıların bölgesel ve küresel etkileri de MGK’nın gündeminde yer aldı. Bildiride, “kontrolsüz tırmanma ve yayılma” belirtilerine karşı taraflara itidal ve ateşkes çağrısı yapıldı. Yemen’de son dönemde artan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgedeki güvenlik risklerini yükselttiği belirtilirken, küresel istikrar açısından da önem taşıyan sükûnetin bir an önce sağlanması gerektiği vurgulandı. MGK’nın 30 Eylül 2026 tarihli bildirisi, terörle mücadele ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin yanı sıra Suriye, Irak ve Ortadoğu’daki çatışmalar ile Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin Türkiye’nin güvenlik değerlendirmelerini ortaya koydu.

İran’dan Hürmüz Boğazı için 7 günlük teklif: ABD’ye şartlı açılış mesajı Haber

İran’dan Hürmüz Boğazı için 7 günlük teklif: ABD’ye şartlı açılış mesajı

Arakçi, açıklamasını New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında gazetecilerle yaptığı görüşmede yaptı. İranlı Bakan, ABD’ye bir teklif sunduklarını belirterek, “Belirli şartlar yerine getirilirse Hürmüz Boğazı 7 gün için açılacak ve görüşmeler yeniden başlayacak” dedi. “Şartlar kabul edilirse takvim ertesi gün başlayabilir” İran’ın önerisine ilişkin ayrıntıları paylaşan Arakçi, Washington’ın şartları kabul etmesi halinde sürecin hemen başlatılabileceğini ifade etti. Arakçi, ABD’nin öneriyi kabul etmesinin ardından takvimin ertesi günden itibaren işlemeye başlayabileceğini, 7 günün sonunda ise Hürmüz Boğazı’nın açılacağını belirtti. İranlı Bakan, teklifin yalnızca boğazın açılmasını değil, ABD ile diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasını da kapsadığını söyledi. İran şartların yeni olmadığını savunuyor Arakçi, Washington’dan talep edilen şartların yeni olmadığını belirterek bunların daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nda yer alan hükümlerle bağlantılı olduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı, “ABD’den karşılamasını istediğimiz şartlar yeni bir şey değil, ABD Başkanı tarafından imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nda yer alanlardan farklı bir şey değil” ifadelerini kullandı. İslamabad Mutabakat Zaptı, ABD ile İran arasında haziran ayında varılan ateşkes düzenlemesine işaret ediyor. Söz konusu mutabakatın temmuz ayında bozulmasının ardından Washington yönetimi, haziran ayındaki şartlara geri dönmeyeceğini açıklamıştı. Hürmüz için daha önce de benzer teklif gündeme gelmişti İran, eylül ayı başından bu yana Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ile ABD’nin mutabakat kapsamındaki yükümlülükleri arasında bağlantı kuruyor. Arakçi daha önce de Washington’ın İslamabad Mutabakatı kapsamındaki taahhütlerine dönmesinin bölgedeki gerilimin azaltılmasının önünü açabileceğini belirtmişti. İran tarafı ayrıca Umman ile Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir deniz ulaşım güzergahı oluşturulmasına yönelik görüşmeler yürütüyor. Ancak Arakçi, bu düzenlemenin boğazın tamamen yeniden açılması anlamına gelmediğini ve bunun ABD’nin mutabakat kapsamındaki tutumuyla bağlantılı olduğunu ifade etmişti. ABD ile diplomasi yeniden gündemde Tahran’ın son önerisi, BM Genel Kurulu için New York’ta yoğun diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde geldi. İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve Washington ile görüşmelerin yeniden başlaması için belirli koşullar öne sürerken, ABD tarafının önceki anlaşmaya dönüş konusundaki tutumu sürecin geleceği açısından belirleyici olacak. İran’ın teklifine göre şartların kabul edilmesi halinde diplomatik görüşmeler yeniden başlayacak ve Hürmüz Boğazı’nın 7 günlük takvimin sonunda açılması öngörülüyor.

Hakan Fidan’dan gündeme ilişkin açıklamalar: Mekke İttifakı, Suriye, Gazze ve yapay zeka mesajı Haber

Hakan Fidan’dan gündeme ilişkin açıklamalar: Mekke İttifakı, Suriye, Gazze ve yapay zeka mesajı

Fidan, Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik saldırılar nedeniyle Mekke İttifakı kapsamında dayanışma içinde olduklarını belirterek, ülkenin ihtiyaç duyabileceği bazı teknik askeri desteğin karşılanabileceğini söyledi. Fidan’dan Suudi Arabistan mesajı Mekke İttifakı’nın geldiği aşamaya ilişkin konuşan Fidan, ittifakın güçlü bir iradeyle ilerlediğini ifade etti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan yapının bölge ülkelerine açık olduğunu belirten Fidan, kurumsallaşma adımlarının ardından yeni ülkelerin katılımına yönelik görüşmeler yapılabileceğini söyledi. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara da değinen Fidan, ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik ciddi saldırılar bulunduğunu belirterek Türkiye’nin anlaşmadan kaynaklanan sorumlulukları doğrultusunda dayanışma içinde olduğunu söyledi. Fidan, Mekke’ye yönelik petrol altyapısına yönelik saldırıları kınadıklarını belirterek, Suudi Arabistan’ın ihtiyaç duyabileceği bazı teknik askeri ihtiyaçların karşılanabileceğini ifade etti. Suriye’de entegrasyon süreci Suriye ziyaretindeki temaslarına ilişkin bilgi veren Fidan, iki ülke arasında görüşülmesi gereken çok sayıda başlık bulunduğunu söyledi. Türkiye ile Suriye arasındaki 911 kilometrelik sınırın bulunduğuna dikkat çeken Fidan, Suriye’de istikrar, barış, huzur ve kalkınmanın Türkiye açısından da önem taşıdığını belirtti. Görüşmelerde bölgesel istikrar, riskler, entegrasyon süreci ve terörle mücadele gibi konuların ele alındığını aktaran Fidan, SDG’nin Suriye’ye entegrasyonu konusunda tarafların sürecin kontrollü şekilde ilerlemesini istediğini ancak şartlar tamamlanana kadar gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. İsrail ve Gazze açıklaması İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Netanyahu’nun iç siyasetteki konumunu güçlendirmeye yönelik bir politika izlediğini savundu. Fidan, Türkiye’nin bölgedeki gelişmelere ilişkin tutumunun değişmeyeceğini belirterek İsrail’in politikalarının yalnızca bölgeyi değil daha geniş ölçekte uluslararası güvenliği etkilediğini ifade etti. Gazze’deki sürece de değinen Fidan, ateşkes anlaşmasının birinci aşamasından ikinci aşamasına geçişte sorun yaşandığını söyledi. Hamas’ın üzerine düşen bazı adımları attığını savunan Fidan, İsrail’in ise yeni talepler getirdiğini öne sürdü. İnsani yardım ve barınma konusunda da sorunların devam ettiğini belirten Fidan, bazı barınma malzemeleri ile prefabrik yapıların Gazze’ye girişine izin verilmediğini ifade etti. ABD-İran görüşmelerinde tıkanma Bölgedeki gerilime ilişkin değerlendirmesinde ABD ile İran arasındaki görüşmelerde son aylarda ilerleme sağlanamadığını belirten Fidan, Babülmendep hattındaki gelişmelerin de tabloyu daha karmaşık hale getirdiğini söyledi. Fidan, ABD-İran müzakerelerinin sonuçlanmasını önemsediklerini belirterek tarafların yeni teklifleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Krizin ekonomik etkilerinin artık daha fazla hissedildiğini de sözlerine ekledi. Karadeniz için yeni teklif Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasında devam eden karşılıklı saldırılara ilişkin konuşan Fidan, savaşın kalıcı sonuçlar doğuracak şekilde sona erdirilmesinin mevcut koşullarda zor göründüğünü söyledi. Türkiye’nin her iki tarafa da bir teklif ilettiğini ve yanıt beklediğini belirten Fidan, öncelikli konulardan birinin tahılın Karadeniz üzerinden güvenli şekilde çıkarılması olduğunu ifade etti. Yunanistan ile ilişkiler Yunanistan siyasetinde Türkiye konusunun iç siyasi tartışmalarda kullanılabildiğini savunan Fidan, Türkiye’nin ise mevcut hükümetle yürütülen resmi temaslara odaklandığını söyledi. Silahlı kuvvetler ve sahil güvenlik birimlerinin gelişmeleri hassasiyetle takip ettiğini belirten Fidan, Ege’de tarafların gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’ın BM konuşmasına ilişkin değerlendirme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapacağı konuşmaya da değinen Fidan, Türkiye’nin dünya sorunlarına ilişkin çözüm önerilerinin gündeme getirileceğini söyledi. Fidan, insanlığın ortak değerleri temelinde çözüm arayışının yanı sıra yapay zekanın gelecekte oluşturabileceği risklere ilişkin mesajların da Erdoğan’ın konuşmasında yer alacağını belirtti. “Terörsüz Türkiye” mesajı Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmesinde Fidan, bu yaklaşımın bölge ülkelerinde de karşılık bulduğunu söyledi. Suriye ve Irak’ta silahlı grupların faaliyetlerine yönelik yaklaşımın değiştiğini savunan Fidan, terör örgütünün mevcut süreci değerlendirerek silahlı yapıyı kalıcı şekilde gündemden çıkarması gerektiğini ifade etti. “Yapay zeka ulusal güvenlikle ilgili bir konu” Yapay zekanın geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, teknolojinin yalnızca ekonomik veya teknolojik rekabet başlığı altında ele alınmaması gerektiğini söyledi. ABD ve Çin’in yeni döneme hazırlık yaptığını belirten Fidan, yapay zekanın giderek daha fazla alanda kullanılacağını ve teknolojik kapasitenin ülkelerin ulusal güvenliği açısından önem kazanacağını ifade etti. Fidan, Türkiye’nin de bölge ülkeleriyle birlikte büyük veri merkezleri ve yapay zeka altyapıları konusunda çalışmalar yürütmesi gerektiğini belirterek, bu alanın “sıradan bir teknolojik rekabet” olmadığını, ulusal güvenlikle bağlantılı stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil” Haber

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil”

Fidan, 15-16 Eylül tarihlerindeki Azerbaycan ziyareti kapsamında Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile de görüşen Fidan, temaslarının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Karadeniz’i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdik” Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’i ciddi biçimde etkilediğini belirten Fidan, Türkiye’nin savaşın bölgeye yayılmasını önlemek için başından bu yana girişimlerde bulunduğunu söyledi. Fidan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanmasının yanı sıra Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin korunması için de çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Son dönemde Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çeken Fidan, bu durumun can ve mal güvenliği ile deniz taşımacılığı ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. “Sivil gemilere yönelik saldırılar ciddi zarar veriyor” Karadeniz’de yaşanan saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerin de hayatını kaybettiğini belirten Fidan, savaşın Karadeniz’e daha fazla yayılmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, Türkiye’nin taraflara gerekli uyarıları yaptığını belirterek, siyasi irade ve iyi niyet gösterilmesi halinde sivil deniz taşımacılığının güvenliğini artıracak bir mutabakat zemininin oluşturulabileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin bu konuda hem Rusya hem de Ukrayna tarafıyla temaslarını sürdürdüğünü ve ateşkes görüşmelerine ağırlık verdiğini kaydetti. “Savaş yıpratma savaşından yok etme savaşına dönüştü” Fidan, savaşın giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve hedef alınan alanların çeşitlendiğini belirterek, çatışmaların daha fazla can kaybı ve yıkıma yol açmadan sona ermesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin barış için diplomatik girişimlerini sürdüreceğini belirten Fidan, tarafların ateşkes ve kalıcı barış konusunda çabalarını artırması gerektiğini söyledi. Fidan daha önce de Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekmiş ve Türk sahipli veya Türk bayraklı gemilerin yanı sıra Türk denizcilerin bulunduğu gemilerin güvenliği için tedbirlerin hayata geçirildiğini açıklamıştı. Fidan’dan İran ve Hürmüz Boğazı mesajı Bakü’deki temaslarında İran ile ABD arasındaki çatışmalara da değinen Fidan, İran’ın güvenlik ve istikrarının Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere bölgeyi doğrudan etkilediğini söyledi. Mevcut ihtilafın diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirten Fidan, artan karşılıklı saldırıların barış çabalarına zarar verdiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlerin sağlanması ve savaş öncesindeki koşullara dönülmesi çağrısında bulundu. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde 15 milyar dolarlık hedef Fidan, Bakü temaslarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik, ticari, savunma ve güvenlik iş birliğinin de ele alındığını belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda kurumların çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Fidan, savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin de stratejik ortaklığın önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Fidan ayrıca Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış sürecinin tamamlanmasının Güney Kafkasya’da yeni bir iş birliği döneminin önünü açacağı değerlendirmesinde bulundu.

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız” Haber

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız”

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış hedefiyle hazırlanan 21 maddelik planın eksiksiz uygulanması konusunda kararlı olduklarını açıkladı. Bakanlık ayrıca Gazze’de görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü için finansman sağlanmasına yönelik Kongre bildiriminde bulunulduğunu duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik 21 maddelik planın uygulanmasına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, New York Times’a yaptığı değerlendirmede, İsrail tarafından gelen plana yönelik farklı açıklamalara rağmen Washington yönetiminin söz konusu planın uygulanması konusunda kararlı olduğunu belirtti. Pigott, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan 21 maddelik Gazze barış planının tam olarak hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti. Uluslararası İstikrar Gücü planın önemli parçası ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Gazze’de güvenlik ve istikrarın sağlanabilmesi açısından Uluslararası İstikrar Gücü'nün planın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Washington yönetiminin bu gücün oluşturulması ve görev yapabilmesi için gerekli adımları atmayı sürdürdüğünü belirten Pigott, finansman konusunda da Kongre sürecinin başlatıldığını açıkladı. Kongreye finansman bildirimi yapıldı Pigott, ABD Dışişleri Bakanlığının Uluslararası İstikrar Gücü'ne finansman sağlama niyetini içeren resmi bildirimi 31 Temmuz'da Kongreye gönderdiğini belirtti. Söz konusu tarih, Trump yönetimindeki Barış Kurulunun Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesine ilişkin bir anlaşmaya varıldığını duyurduğu döneme denk geldi. ABD yönetiminin bu adımı, Gazze’de güvenliğin sağlanması ve barış planının uygulanması için uluslararası bir mekanizma oluşturma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. Netanyahu’nun açıklamaları sürecin geleceğine ilişkin soru işaretleri oluşturdu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun söz konusu plana karşı çıkan açıklamalarının ardından sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin belirsizlik ortaya çıktı. ABD yönetimi ise planın uygulanması yönündeki tutumunu sürdürüyor. Trump'ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner da planla ilgili destek oluşturmak amacıyla bu hafta Orta Doğu temaslarında bulundu. Kushner, Mısır’da Hamas yöneticileriyle, Kudüs’te ise Netanyahu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok Haber

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası planlara sert tepki gösterdi. Netanyahu, Hamas tamamen silahsızlanmadan İsrail ordusunun Gazze’den çekilmeyeceğini ve operasyonların devam edeceğini söyledi. Netanyahu’dan “tam silahsızlanma” şartı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısının açılışında Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş kapsamında gündeme gelen planlara İsrail'in yaklaşımını ortaya koydu. Hamas’ın silahsızlandırılmasını temel şart olarak öne çıkaran Netanyahu, İsrail ordusunun örgüt tamamen silahsızlanmadan Gazze’den çekilmeyeceğini belirtti. Netanyahu, Barış Kurulu tarafından duyurulan 15 maddelik yeni yol haritasına ilişkin de İsrail'in itirazlarını dile getirdi. İsrail Başbakanı, silahsızlanma konusunda yalnızca sembolik veya kısmi bir uygulamayı kabul etmeyeceklerini belirterek ağır ve hafif silahların tamamını kapsayan bir süreç istediklerini ifade etti. ABD ile görüşmeler sürüyor Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda ABD yönetimiyle temasların sürdüğünü de açıkladı. Washington yönetiminin bazı önerileri bulunduğunu belirten Netanyahu, bu önerilerin bir bölümünün İsrail açısından kabul edilebilir olduğunu, bazı önerilerin ise kabul edilemez nitelikte bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, ABD ile İsrail arasında sürecin ayrıntıları konusunda henüz tam bir mutabakat sağlanmadığı şeklinde değerlendirildi. Trump ve Mladenov’dan farklı açıklamalar gelmişti Netanyahu’nun açıklamaları, son dönemde ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası alandan gelen olumlu mesajların ardından geldi. Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ikinci aşamaya ilişkin ayrıntılı yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulu’nun Hamas ve diğer silahlı gruplarla silah bırakma konusunda uzlaşıya vardığını duyurmuştu. Ancak Netanyahu’nun son açıklamaları, İsrail tarafının özellikle Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda daha sert şartlar ortaya koyduğunu gösterdi. Hamas’tan takvim ve saldırıların durması şartı Hamas cephesi ise sürece olumlu yaklaştığını belirtmekle birlikte kendi temel şartlarını koruyor. Hamas, İsrail saldırılarının durdurulmasını ve üzerinde anlaşmaya varılan hususların uygulanması için net bir takvim oluşturulmasını istiyor. Filistinli gruplar da ateşkesin ikinci aşamasına geçilebilmesi için İsrail’in ilk aşamada üstlendiği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Tarafların özellikle silahsızlanma, İsrail ordusunun çekilmesi ve ateşkesin uygulanma takvimi konularındaki farklı yaklaşımları, sürecin önündeki en önemli başlıklar arasında bulunuyor. Gazze’de ateşkes sürecinde belirsizlik Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ilk aşamasında esir takası ve insani yardım başlıkları öne çıkmıştı. Buna karşın bölgede gerilimin tamamen sona ermediği ve ateşkesin uygulanmasına ilişkin tartışmaların devam ettiği belirtiliyor. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ise bölgenin yönetimini devralmaya yönelik kurumsal hazırlıklarını tamamladığını açıkladı. Ancak İsrail’in Gazze’den çekilme konusunda Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını şart koşması, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş sürecinin önündeki en önemli anlaşmazlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Netanyahu’nun son açıklamasıyla birlikte tarafların ikinci aşamaya ilişkin müzakerelerinde yeni bir diplomatik sürecin başlaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.