Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ateşkes

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ateşkes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateşkes haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD ve İran, dondurulmuş varlıklar konusunda bir anlaşmaya varmış olabilirler. Haber

ABD ve İran, dondurulmuş varlıklar konusunda bir anlaşmaya varmış olabilirler.

İran'ın, ABD ile savaşı sona erdirmek için yapılan görüşmelerde dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığın serbest bırakılmasını talep ettiği bildirildi. İran'ın yarı resmi Tasnim haber ajansı, 26 Mayıs'ta Tahran ve Washington arasında son halini alan 14 maddelik bir mutabakat zaptına göre, İran'ın dondurulmuş varlıklarının barış görüşmeleri sırasında serbest bırakılması gerektiğini bildirdi. Tasnim haber ajansının belirttiğine göre, İran dondurulmuş varlıkların yarısının mutabakat zaptının açıklanmasının ardından derhal serbest bırakılması, kalan kısmının ise 60 gün içinde devredilmesi konusunda ısrar etti. Kaynak, yurtdışındaki dondurulmuş varlıklar meselesinin Tahran için öncelikli bir konu olarak değerlendirilmesi nedeniyle, iki tarafın 27 Mayıs'ta bir anlaşma duyurmasının "oldukça muhtemel" olduğuna inanıyor. İran Parlamentosu Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf'ın 24 Mayıs'ta Katar'a yaptığı ziyaret, İran'ın talebinin yerine getirilmesi konusunda bir anlaşmaya varmayı amaçlıyordu. Buna göre İran, dondurulmuş 12 milyar dolarlık varlığa nasıl ilk erişimi sağlayabileceğini ve bu hedefe ulaşmanın önündeki engelleri nasıl kaldırabileceğini görüşecek. Kaynak, ziyaretin sonucunun olumlu olduğunu belirterek, gezi sırasındaki görüşmelerin genel olarak olumlu geçtiğini ve genel müzakere sürecinde ilerlemeye yol açtığını sözlerine ekledi. Ancak, ABD'nin geçmişteki davranışları göz önüne alındığında, İran çok temkinli davranıyor. Güney Kore ve Katar'daki dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasıyla ilgili olarak ABD ile yaşadığı geçmiş deneyimleri hatırlatan İran, benzer sorunların tekrarlanmasını önlemek için her aşamada dikkatli bir uygulama yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Bu arada, İran'ın yarı resmi Fars haber ajansı, İran müzakere ekibine yakın başka bir kaynağa atıfta bulunarak, Tahran'ın dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması da dahil olmak üzere ön koşulları yerine getirilmedikçe herhangi bir görüşme yapmayı reddettiğini bildirdi. Fars Haber Ajansı, İran ve ABD arasında müzakerelerle ilgili ciddi anlaşmazlıklardan birinin, Tahran'ın dondurulmuş varlıklarına erişim yöntemi olduğunu bildirdi. Bu sorun, Katar'ın arabuluculuğu ve girişimiyle çözülmeye çalışılıyor. Fars, Doha'da İranlı ve Katarlı yetkililer arasında yapılan görüşmelerin ardından bu sorunun çözümünde ilerleme kaydedildiğini belirtti. 25 Mayıs'ta, İran Parlamento Başkanı Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ve Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati'nin de aralarında bulunduğu üst düzey bir İran heyeti, ABD ile olası bir barış anlaşması konusunda Katar yetkilileriyle görüşmek üzere Doha'ya geldi. 23 Mayıs'ta İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağhay, devlet televizyonu IRIB'e verdiği demeçte, İran ve Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşı sona erdirmeye yönelik bir mutabakat zaptı üzerinde çalıştığını söyledi. Baghaei, "Öncelikle amacımız, 14 maddeden oluşan bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varmaktır" dedi. Tahran ve Washington'ın 30 ila 60 gün içinde, ABD'nin deniz saldırılarını durdurması ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakması gibi konuları da içeren nihai bir anlaşmaya varacağını belirtti. İran ve ABD, 40 günlük çatışmanın ardından 8 Nisan'da ateşkes ilan etti. Ancak, Nisan ortasında Pakistan'ın İslamabad kentinde yapılan ilk tur barış görüşmeleri somut sonuçlar vermedi. Son haftalarda ABD ve İran, Pakistan arabuluculuğuyla çatışmayı sona erdirmenin koşullarını özetleyen bir dizi plan ve öneri alışverişinde bulundular.

ABD Kongresi İran savaşı hakkında Trump hükümetinin politikası sorgulandı Haber

ABD Kongresi İran savaşı hakkında Trump hükümetinin politikası sorgulandı

Cooper, "ABD Askeri Duruşu, Büyük Orta Doğu ve Afrika'daki Ulusal Güvenlik Zorlukları" konulu oturumda, Savunma Bakanlığı Uluslararası Güvenlik İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Daniel Zimmerman ve ABD Afrika Komutanı General Dagvin Anderson ile ifade verdi. Komitenin Demokrat üyesi Seth Moulton'ın, İran'a yönelik savaşta "işlerin pek iyi gitmediğine" dair yaptığı yoruma, Cooper tepki gösterdi. Moulton'ın, "Bu hata uğruna ölmesini isteyeceğimiz daha kaç Amerikalı olması gerektiğini bilmek istiyorum. Bunu biliyor musunuz?" sorusuna Cooper, "Bunun sizin tarafınızdan yapılmış, tamamen yersiz bir açıklama olduğunu düşünüyorum." sözleriyle karşılık verdi. Moulton, Başkan Donald Trump'ın Tahran'dan "koşulsuz teslimiyet" talep eden sözlerini gündeme getirerek "Bu, planın bir parçası mı?" diye sordu. Cooper bu soruya da "Sayın Temsilci, tüm askeri hedeflerimize ulaştık. Şu anda bir ateşkes halindeyiz, bir abluka uyguluyoruz ve geniş bir yelpazedeki olası gelişmelere karşı hazırlıklıyız." cevabını verdi. "Bir ateşkesimiz var" Kongre üyesi Chrissy Houlahan, CENTCOM Komutanı Cooper'a, ABD tarafından İran'a ait binlerce hedefin vurulduğunun, İran donanmasının yüzde 80 veya 90'ının yok edildiğinin söylenmesine rağmen "Neden kaybediyormuş gibi hissettiğini" sordu. Cooper, Houlahan'a, "Sayın Kongre üyesi, bu hissi paylaşmıyorum. Sizin de belirttiğiniz gibi, görüşmeler devam ediyor ve bir departman olarak bu görüşmelere destek vermeye hazırız." yanıtını verdi. Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesindeki oturumun devamında, diğer Kongre üyelerinin İran ile savaşın sona erip ermediği konusundaki ısrarlı sorularına muhatap olan Cooper, "Bir ateşkesimiz var." demekle yetindi. Komite üyeleri ayrıca, İran'ın, bombalanarak yıkılan füze üslerinin birçoğunu halihazırda yeniden faaliyete geçirdiğine dair çıkan haberler konusunda Cooper'a sorular yöneltti. Cooper bu iddiaları reddederek, "Bu haberler gerçeği yansıtmıyor." dedi.

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi Haber

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen ziyarette tartışılan konulara dair basına yazılı değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 9 saate yakın birlikte vakit geçirdiğini ifade eden Vang, liderlerin iki ülke ilişkilerinin yanında dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren konularda da uzun tartışmalar yaptıklarını belirtti. Vang, Çin'in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan ile yeniden birleşmesinin Çin ulusunun ortak özlemi, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) tarihi misyonu ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası olduğuna işaret ederek şunları kaydetti: "(Tayvan sorunu) Eğer uygun şekilde ele alınırsa ABD-Çin ilişkileri istikrarlı olacak ve taraflar karşılıklı işbirliğini ilerletmeye daha fazla enerji ayırabilecektir. Aksi halde, iki ülke arasında gerginlikler ve hatta çatışmalar yaşanabilir, ilişkilerin geneli tehlikeye girebilir." Çinli Bakan, ABD'nin "tek Çin" ilkesine ve iki ülke arasında siyasi ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki Tayvan konusundaki taahhütlerine uyacağını umduklarını vurguladı. İran ile kalıcı ve kapsamlı ateşkes çağrısı Ziyarette Devlet Başkanı Şi'nin, Ortadoğu'daki savaş konusunda Çin'in pozisyonunu dile getirdiğini, burada güç kullanımın sorunları çözmeyeceğini ve diyaloğun tek doğru tercih olduğunu vurguladığını aktaran Vang, müzakerelerden hemen sonuç alınamasa da diyalog yolu hazır açılmışken yeniden kapanmaması gerektiğini söylediğini belirtti. Vang, Çin'in ABD'yi İran ile nükleer sorunu dahil farklılıklarını ve anlaşmazlıklarını müzakerelerle çözmeyi sürdürmeyi teşvik ettiğini, ateşkesin sürdürülerek Hürmüz Boğazı'nın en kısa zamanda yeniden açılması çağrısı yaptığını, burada yaşanan açmazın temel çözümünün kalıcı ve kapsamlı ateşkesin sağlanması olduğunu dile getirdiğini kaydetti. Çin ve ABD liderlerinin, temaslarının ardından iki ülke arasında "yapıcı stratejik istikrar ilişkisi" olarak tanımladıkları bir vizyon oluşturma konusunda siyasi mutabakata vardıklarını aktaran Vang, tarafların, dış politika, askeri ilişkiler, ekonomi, ticaret, halk sağlığı, tarım, turizm, halklar arası bağlar, kanun koruma dahil tüm alanlarda ve her seviyede temasların artırılmasında anlaştıklarını belirtti. İki ülke ilişkilerinde stratejik istikrarın tesisine odaklanan bu yeni vizyonun, büyük güç ilişkilerinde yeni bir paradigma ihtiyacına yanıt verdiğine işaret eden Vang, Çin'in, bundan, işbirliğinin temel dayanak olduğu, rekabetin uygun sınırlar içinde sürdürüldüğü ve savaş ve çatışma yerine barış odaklanan bir istikrar ilişkisini anladığını kaydetti.

3 günlük ateşkes sona erdi: Ukrayna, Donbas’ın devrini reddediyor Haber

3 günlük ateşkes sona erdi: Ukrayna, Donbas’ın devrini reddediyor

Dünya kamuoyu, ateşkesin devam edip etmeyeceğini beklerken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dikkat çeken bir açıklama yaparak “Ukrayna’daki savaş sona yaklaşmış durumda” dedi. Putin’in bu açıklaması, barış ihtimaline yönelik beklentileri artırdı. Rus lider ayrıca ilk kez Avrupa ile müzakerelerin yeniden başlaması çağrısında bulundu ve Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’i uygun bir arabulucu olarak gösterdi. Ancak Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma’da, iktidardaki Birleşik Rusya Partisi milletvekili Yevgeny Fedorov, savaşın sona ermekten hâlâ çok uzak olduğunu savundu. “ABD savaşın bitmesini istemiyor” Fedorov, Washington yönetiminin tutumuna ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “ABD’nin Ukrayna savaşını sona erdirmek gibi bir niyeti yok. Onlar bu savaş üzerinden kendi güvenlik sorunlarını çözmeye çalışıyor. Özellikle Rusya’nın jeopolitik olarak zayıflatılmasını ve stratejik silah tehdidinin ortadan kaldırılmasını hedefliyorlar. Rusya’nın her an ABD’yi vurabilecek kapasitedeki silahlarından endişe ediyorlar. Bu nedenle ABD’nin savaşı bitirmek için ciddi çaba göstereceğini düşünmek safça olur.” Rusya’dan Avrupa’daki Ukrayna şirketleri listesi Putin’in Avrupa Birliği ile görüşme çağrısından önce, Rusya Savunma Bakanlığı 8 Avrupa ülkesini kapsayan bir liste yayımladı. Listede, Rusya topraklarının derinliklerine yönelik saldırılarda kullanılan insansız hava araçlarını üreten Ukraynalı şirketlerin Avrupa’daki şubelerinin adreslerine yer verildi. “Yakın zamanda gerçek ilerleme beklemiyorum” MGIMO Üniversitesi öğretim üyesi ve diplomat Igor Istomov da mevcut süreçte uzun süreli bir ateşkes ihtimali görmediğini söyledi. Istomov, “Rusya savaşın temel nedenlerini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Ancak ne Kiev yönetimi ne de Avrupa’daki müttefikleri ve destekçileri Rusya’nın pozisyonunu kabul etmeye hazır görünüyor. Bu nedenle yakın gelecekte müzakere sürecinde gerçek bir ilerleme beklemiyorum” dedi. Rusya Devlet Başkanı’nın danışmanlarından Yuri Ushakov ise barışın önündeki en büyük engellerden birinin Donbas meselesi olduğunu açıkladı. Ushakov, şu anda Ukrayna kontrolünde bulunan bazı Donbas bölgelerinin Rusya’ya bırakılmasının Kiev tarafından reddedildiğini belirtti.

Güney Kore, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti talep etmesine karşı çıktı Haber

Güney Kore, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti talep etmesine karşı çıktı

Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Okyanus ve Balıkçılık Bakanı Hwang Jong-woo, Bakanlığın genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından serbest geçişi garanti altına alınan küresel deniz ticaret rotalarından olduğunu ifade etti. Bu durumu "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendiren Hwang, boğazda geçiş ücreti almanın, boğazı kapatmakla eş değer olduğunu söyledi. Hwang, "İnsan eliyle inşa edilen Süveyş Kanalı'nın aksine burası gemilerin serbest dolaşımının uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığı uluslararası sular olup, bu tür sularda geçiş ücreti uygulamak uygun değildir." ifadesini kullandı. Güney Kore hükümetinin şimdilik bazı petrol tankerlerinin rotasını Kızıldeniz üzerinden değiştirmeyi planladığını belirten Hwang, Arktik deniz yollarının Güney Kore için alternatif bir rota haline gelebileceğini kaydetti. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve ABD'nin deniz ablukası İran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta ortak saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında küresel enerjinin stratejik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nı kapatmıştı. Bu kararla petrol fiyatlarında savaş öncesine kıyasla yüzde 65'lere kadar artış görüldü. ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı. İran, 17 Nisan'da Lübnan'da ateşkes sağlanması üzerine ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran Donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemilerin geçişlerine açık olduğunu duyurmuş ancak ABD'nin deniz ablukasına devam edeceğini duyurması üzerine boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini açıklamıştı. ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş, İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.

ABD: İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 45 gün daha uzatıldı Haber

ABD: İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 45 gün daha uzatıldı

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Washington'da 2 gündür süren İsrail-Lübnan 3. tur doğrudan müzakerelerine ilişkin açıklama yaptı. Sözcü Pigott, "ABD, 14-15 Mayıs tarihlerinde İsrail ile Lübnan arasında 2 gün süren son derece verimli görüşmelere ev sahipliği yaptı. Daha fazla ilerleme sağlanabilmesi için 16 Nisan'da ilan edilen ateşkes 45 gün daha uzatılacak." ifadesini kullandı. Pigott, müzakerelerin siyasi ayağının 2-3 Haziran'da yeniden başlayacağını ve 29 Mayıs'ta Pentagon'da her iki ülkenin askeri heyetlerinin katılımıyla güvenlik toplantısı yapılacağını belirtti. Dışişleri Sözcüsü, görüşmelerin, iki ülke arasında kalıcı barışın sağlanması ve karşılıklı egemenlik ve toprak bütünlüğünün tam olarak tanınmasına katkı sağlayacağına inandıklarını vurguladı. İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Lübnan Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana ateşkes ilanına rağmen devam eden İsrail saldırılarında 2 bin 950'den fazla kişi hayatını kaybetti. Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Savaşa geri dönülmesi yıkımı artırmaktan başka işe yaramaz Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Savaşa geri dönülmesi yıkımı artırmaktan başka işe yaramaz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Katar'da basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik istikrara, siyasi istikrara büyük bir baskı uygulamakta. Dünya hükümetleri, bu ekonomik baskıyı her türlü şekilde hissetmekte. Dolayısıyla aslında genel dünya kamuoyunun çabası, bir an önce bu anlaşmaya varılması ve boğazın açılması, seyrüsefer emniyetinin bir an önce hayata geçmesi. İkili ilişkilerimizin yanı sıra bölgedeki diğer konuları da konuşup başta Gazze meselesi olmak üzere... Karşı karşıya olduğumuz mevcut sorun, Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı. Al Sani ise "İran'da olan savaş tabii ki Pakistan'ın bu konuda arabuluculuğu devam etmektedir. Kardeş Pakistan çaba harcamaktadır. Bu savaşa çözüm bulmak için her şeyden önce tabii ki ateşkesin sağlanması önemli. Hürmüz Boğazı'nda, seyrüseferin normal düzenine geçmesi için çalışmalarını yürütmektedir. Körfez İşbirliği Konseyi'ndeki ülkelerle istişarelerimize, koordinasyonumuza devam ediyoruz. Bir an önce istikrarın bölgede sağlanmasını ve mutlaka bu savaşın bir çözüme diplomatik yollarla varmasını arzu etmekteyiz” dedi. "İran, Hürmüz Boğazı’nı silah olarak kullanmamalıydı" Daha sonra, iki bakan da gazetecilerin sorularını yanıtladı. İran ve ABD arasındaki ateşkes müzakerelerinin sürecine ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine Al Sani, müzakerelere destek verdiklerini belirterek, "Arabulucu ülkelerdeki çabaları destekliyoruz. En kısa vakitte çözüm anlaşmasını destekliyoruz. Her bir müzakere sürecinde olumlu ve olumsuz hususlar olacaktır" dedi. Hürmüz Boğazı’nın uluslararası bir geçiş noktası olduğuna dikkati çeken Al Sani, "İran bu boğazı bir silah olarak kullanmamalıydı. Bu uluslararası bir boğazdır ve korunmalıdır" dedi. Fidan da "Türkiye’nin Katar ile birlikte müzakere sürecine güçlü destek verdiğini" belirterek, "Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde" dedi. Tarafların savaşın sona ermesini istediğini kaydeden Fidan, "Her iki taraf da savaşın durmasını istiyor, boğazın açılmasını istiyor, nükleer dosyaların bir şekilde çözüme bağlanmasını istiyor" diye konuştu. Müzakerelerin zorluklarına işaret eden Fidan, "Problem bunu nasıl bir önceliklendirme ve ifadelendirme ile kağıda dökeceğiz ki taraflar bunu kabul edebilsin" değerlendirmesinde bulundu. Fidan, yeniden çatışma ihtimaline ilişkin ise "Tekrar savaşa dönülmesi, daha önce gördüğümüz gibi yıkım etkisini artırmaktan başka bir işe yaramayacak" dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğinin önemine dikkati çeken Fidan, "Hürmüz Boğazı’nın bir silah olarak kullanılmaması, bölge güvenliği ve dünya ekonomisi açısından fevkalade önemli" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin diplomatik çözüm çabalarını desteklediğini vurgulayan Fidan, "Öncelik verdiğimiz husus, barışçıl ve diplomatik çabaların hayata geçmesi. Boğazın diplomasi yoluyla açılması gerektiğini bütün platformlarda söylüyoruz" dedi.

Trump : İran ile ateşkes son derece zayıf Haber

Trump : İran ile ateşkes son derece zayıf

ABD ile İran arasında geçici ateşkes kırılgan biçimde sürerken, taraflar arasında kalıcı anlaşmaya yönelik müzakerelerde tansiyon yeniden yükseldi. Trump: İran’ın teklifini okumaya bile değmez buldum Donald Trump, İranlı yetkililerin sunduğu son teklifin yetersiz olduğunu savunarak sert açıklamalarda bulundu. İran’daki sertlik yanlısı çevrelerin geri adım atacağını öne süren Trump, “İran bize aptalca bir teklif sundu. Gönderilen boş teklifin tamamını okumadım bile. Sıkılacağımı ya da yorulacağımı sanıyorlar. Topyekün zafere ulaşacağız” dedi. Trump, Washington yönetiminin İran politikasının net olduğunu belirterek, “İran nükleer silaha sahip olamaz, olmayacak da” ifadelerini kullandı. “İranlı müzakereciler nükleer tozu çıkarmamızı istedi” Trump, İran’daki nükleer tesislerin durumuna ilişkin de dikkat çekici iddialarda bulundu. “İran’daki planımız basit” diyen Trump, İranlı müzakerecilerin imha edilen tesislerdeki “nükleer tozun” çıkarılması konusunda ABD’den yardım istediğini ileri sürdü. Trump, “İranlı yetkililer, enkaz altındaki nükleer materyalin çıkarılması için gerekli teknolojiye sahip olmadıklarını söyledi. Bunun ancak ABD ya da Çin tarafından yapılabileceğini ifade ettiler” dedi. Hürmüz için “Özgürlük Projesi” yeniden gündemde ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nda daha önce başlatılan “Özgürlük Projesi”nin yeniden devreye alınabileceğinin sinyalini verdi. Trump, “Hürmüz’de özgürlük projesini yeniden başlatmayı düşünüyoruz. Bu daha büyük bir askeri operasyonun parçası olacak” diye konuştu. Trump daha önce yaptığı açıklamada, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini güvence altına almak amacıyla yürütülen operasyonun devam etmesine “şimdilik gerek olmadığını” söylemişti. Ancak işlerin kötüleşmesi halinde yeniden aynı yönteme başvurabileceklerini belirterek, “O zaman Özgürlük Projesi ve ilave başka şeyler olur” demişti. Ateşkes görüşmelerinde kriz derinleşiyor İran, ABD’nin sunduğu 14 maddelik ateşkes planını “teslimiyet belgesi” olarak nitelendirirken, Washington’a kendi şartlarını içeren bir karşı teklif sundu. Tahran yönetiminin talepleri arasında Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan ablukasının kaldırılması, savaşın tüm cephelerde sona ermesi, karşılıklı saldırmazlık garantisi verilmesi ve İran petrolüne yönelik yaptırımların 30 gün içinde kaldırılması yer alıyor. İran’ın teklifinde nükleer silah konusuna doğrudan değinilmemesi ise dikkat çekti. Trump ise İran’ın şartlarını reddederek, “Okudum, beğenmedim. Tamamen kabul edilemez” açıklamasında bulundu. Trump’ın sözlerinin ardından İran’a yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı’ndan yapılan açıklamada, “Trump’ın İran’ın yanıtı karşısındaki tepkisinin hiçbir önemi yok. Eğer Trump memnun değilse bu İran için daha iyidir” ifadeleri kullanıldı. ABD’nin taslağında hangi başlıklar vardı? ABD’nin yaklaşık bir hafta önce İran’a sunduğu taslakta ise İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin azaltılması, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının başka bir ülkeye taşınması gibi başlıkların yer aldığı belirtiliyor. Ancak tarafların temel konularda henüz uzlaşma sağlayamadığı ifade ediliyor. “Özgürlük Projesi” nedir? Trump, 4 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ve Ortadoğu’daki krizle doğrudan bağlantısı bulunmayan “tarafsız ülkelere ait” gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla “Özgürlük Projesi” adlı girişimi başlattıklarını duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Beyaz Saray’daki açıklamasında, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Körfez’de bulunan 87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin tahliyesi için operasyon başlatıldığını savunmuştu. Trump, 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada ise operasyonun geçici olarak durdurulduğunu duyurmuştu.

İsrail, Güney Lübnan’daki 9 kasabanın tahliye edilmesini istedi Haber

İsrail, Güney Lübnan’daki 9 kasabanın tahliye edilmesini istedi

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Hizbullah’ın ateşkes anlaşmasını ihlal etmesi nedeniyle ordu güç kullanmak zorunda kalıyor” ifadesini kullandı. Adraee, 9 köy ve beldenin sakinlerinden bölgeyi derhal boşaltmalarını ve açık alanlara uzaklaşmalarını istedi. Tahliye çağrısı yapılan yerleşimler arasında Tayr Debba, el-Abbasiye, Burc Rahal, Maarub, Bariş, Arzun, Cennata, ez-Zerariye ve Ayn Baal bulunuyor. 17 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan ateşkese rağmen İsrail ordusu ile İran destekli Hizbullah arasında özellikle Güney Lübnan’da karşılıklı saldırıların sürdüğü belirtildi. İsrail ordusu ayrıca daha önce yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde Lübnan genelinde ‘Hizbullah’a ait 85’ten fazla altyapı unsurunu’ hava ve kara operasyonlarıyla hedef aldığını duyurdu. Açıklamada hedef alınan unsurlar arasında silah depoları, roket fırlatma rampaları ve İsrail’e karşı ‘terör planlarını yürütmekte kullanılan’ tesislerin bulunduğu ifade edildi. İsrail ordusu ayrıca, Doğu Lübnan’da bulunan Beka Vadisi bölgesinde Hizbullah’a ait yeraltı silah üretim tesisini hedef aldığını açıkladı. Açıklamada, Güney Lübnan’da İsrail askerlerine karşı ‘terör planları yürüttüğü’ iddia edilen unsurların da vurulduğu belirtildi. Öte yandan Hizbullah dün yaptığı açıklamada, İsrail’e ait askeri üsleri roketler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığını duyurdu. Saldırının, çarşamba günü Beyrut’un güney banliyösüne yönelik saldırı ile Güney Lübnan’daki hava operasyonlarına yanıt olarak gerçekleştirildiği ifade edildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı'ndan aktrılan bilgiye göre İsrail’in Güney Lübnan’a dün düzenlediği hava saldırılarında 11 kişinin hayatını kaybetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.