Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Asya

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkeler belli oldu: Rusya liderliği korudu Haber

Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkeler belli oldu: Rusya liderliği korudu

Türkiye’nin turizm performansına ilişkin 2026 yılının ilk altı aylık verileri açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından paylaşılan verilere göre, ocak-haziran döneminde Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısı 25 milyon 759 bin olarak gerçekleşti. Turizm sektöründe hareketliliğin sürdüğü 2026’nın ilk yarısında, Türkiye’nin en fazla ziyaretçi aldığı ülkeler sıralamasında Rusya Federasyonu zirvedeki yerini korudu. Rus turistler ilk sırada yer aldı Türkiye’nin en önemli turizm pazarlarından biri olan Rusya, 2026’nın ilk yarısında en fazla ziyaretçi gönderen ülke oldu. Açıklanan verilere göre, ocak-haziran döneminde Türkiye’yi 2 milyon 650 bin Rus turist ziyaret etti. Rus turistlerin özellikle Antalya, Muğla ve İstanbul gibi destinasyonlara yoğun ilgi gösterdiği belirtildi. Deniz-kum-güneş turizminin yanı sıra kültür ve şehir turizmine yönelik hareketliliğin de devam ettiği ifade edildi. Almanya ikinci sırada Türkiye’nin geleneksel turizm pazarları arasında önemli bir yere sahip olan Almanya, yılın ilk altı ayında ikinci sırada yer aldı. Bu dönemde Türkiye’ye 2 milyon 440 bin Alman ziyaretçi geldi. Alman turistlerin ağırlıklı olarak Akdeniz ve Ege bölgelerini tercih ettiği, ayrıca kültür turları ve şehir gezilerine yönelik talebin de yüksek olduğu kaydedildi. Birleşik Krallık üçüncü oldu Birleşik Krallık, Türkiye’ye en fazla turist gönderen ülkeler sıralamasında üçüncü sıradaki yerini korudu. İlk altı ayda 1 milyon 580 bin İngiliz turist Türkiye’yi ziyaret etti. İngiliz turistlerin özellikle İstanbul başta olmak üzere kültür, gastronomi ve şehir turizmine ilgisinin devam ettiği belirtildi. Turizm geliri 25,7 milyar dolara ulaştı Türkiye’nin turizmde yalnızca ziyaretçi sayısında değil, gelir açısından da güçlü bir performans sergilediği açıklandı. 2026 yılının ilk yarısında Türkiye’nin turizm geliri 25 milyar 746 milyon dolar olarak gerçekleşti. Verilere göre ziyaretçilerin ortalama kalış süresi 10,01 gece olurken, kişi başı gecelik ortalama harcama ise 109 dolarseviyesine yükseldi. Türkiye turizmde hedeflerini büyütüyor Turizm sektöründe elde edilen veriler, Türkiye’nin uluslararası pazardaki güçlü konumunu koruduğunu gösteriyor. Rusya, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ana pazarların yanı sıra Orta Doğu, Asya ve Avrupa ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısının artırılması hedefleniyor. Sektör temsilcileri, yılın ikinci yarısında yaz sezonunun etkisiyle turist sayısında ve turizm gelirlerinde yeni artışlar bekliyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal güzellikler, tarihi miras, gastronomi ve sağlık turizmi olanaklarıyla küresel turizm pazarındaki payını artırmayı hedeflediği belirtiliyor.

Türkiye-Irak zirvesinde tarihi anlaşmalar: Kalkınma Yolu Projesi için yeni dönem başlıyor Haber

Türkiye-Irak zirvesinde tarihi anlaşmalar: Kalkınma Yolu Projesi için yeni dönem başlıyor

Türkiye ile Irak arasında stratejik iş birliğini güçlendirecek önemli gelişmeler yaşandı. Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından iki ülke arasında beş ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Enerji, ulaştırma, eğitim, gençlik ve sınai mülkiyet alanlarını kapsayan anlaşmalar, Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerin merkezinde ise bölgesel ticaret yollarını değiştirmesi beklenen Kalkınma Yolu Projesi yer aldı. İmza töreninde kısa süreli tereddüt yaşandı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen imza töreni sırasında kısa süreli bir hareketlilik yaşandı. Kalkınma Yolu Projesi kapsamında imzalanacak ulaştırma anlaşması için Irak Ulaştırma Bakanı Vehb Selman el-Haseni'nin ilk etapta imza atmadığı görüldü. Törende yaşanan tereddüdün ardından Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin bakanıyla kısa bir görüşme yaptığı ve anlaşmanın imzalanması yönünde talimat verdiği öne sürüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın törende "Beş anlaşma değil miydi?" şeklindeki sözleri üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da sahneye geldiği görüldü. Yaşanan kısa görüşmenin ardından imza süreci tamamlandı. Türkiye ve Irak makamlarından konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Kalkınma Yolu Projesi için kritik imzalar Yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye ve Irak arasında ulaştırma alanında iki önemli mutabakat zaptı imzalandı. İmzalanan belgeler şöyle: Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demiryolu ve karayolu taşımacılığına ilişkin mutabakat zaptı Doğal kaynaklar karşılığında Irak içerisinde ulaştırma altyapısının geliştirilmesine ilişkin çerçeve mutabakat zaptı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, imzaların ardından yaptığı açıklamada, anlaşmaların iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarını güçlendireceğini belirtti. Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgesel refah ve istikrara katkı sağlayacak ortak bir vizyon olduğunu ifade etti. Ali Zeydi: "Ekonomi nehrimizi inşa ediyoruz" Irak Başbakanı Ali Zeydi, Türkiye ziyaretinin yalnızca diplomatik bir temas olmadığını, iki ülke arasındaki tarihi bağların güçlendirilmesi anlamına geldiğini söyledi. Zeydi, Türkiye ile Irak'ın ortak bir medeniyet ve coğrafyayı paylaştığını belirterek enerji, ulaştırma, su ve eğitim alanlarında iş birliğinin artırılacağını ifade etti. Kalkınma Yolu Projesi'ne özel önem veren Zeydi, projeyi ekonomik bir bağlantı hattı olarak nitelendirdi. Zeydi açıklamasında, "Doğa bize iki nehir verdi, biz Kalkınma Yolu ile üçüncü nehrimizi, yani ekonomi nehrimizi inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Irak Başbakanı ayrıca Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı yapabilecek kapasiteye sahip olduklarını belirtti. Erdoğan: Kalkınma Yolu her zamankinden önemli hale geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, bölgesel gelişmelerin Kalkınma Yolu Projesi'nin önemini artırdığını söyledi. Körfez bölgesinin dünya pazarlarına Irak üzerinden bağlanmasını hedefleyen projenin stratejik bir niteliğe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin Irak'ın istikrarını kendi güvenliğinin bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Erdoğan, bölgenin savaş ve çatışmalarla değil; kalkınma, refah ve istikrarla anılması gerektiğini vurguladı. Enerjide yeni ortaklık dönemi Türkiye-Irak görüşmelerinde enerji alanındaki iş birliği de önemli başlıklardan biri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Petrolleri'nin Kerkük üretim sahasında ortaklık elde ettiğini belirterek bunun enerji alanında tarihi bir adım olduğunu söyledi. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiğini hatırlatan Erdoğan, iki ülke arasında daha kapsamlı bir enerji iş birliği modelinin hedeflendiğini ifade etti. Irak'ın günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı önerisine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, bu kapasitenin Türkiye'nin enerji ihtiyacı açısından önemli olduğunu belirtti. Beş farklı alanda mutabakat imzalandı Erdoğan ve Zeydi'nin görüşmelerinin ardından toplam beş mutabakat zaptı imza altına alındı. Anlaşmalar şu başlıklardan oluştu: Eğitim ve akademik iş birliği Gençlik ve spor alanlarında ortak çalışmalar Sınai mülkiyet alanında iş birliği Fişhabur-Ovaköy hattında demiryolu ve karayolu taşımacılığı Irak'ta ulaştırma altyapısının geliştirilmesi Kalkınma Yolu Türkiye-Irak ticaretini dönüştürebilir Uzmanlara göre Kalkınma Yolu Projesi, yalnızca iki ülke arasındaki ulaşımı geliştiren bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yollarında önemli bir alternatif oluşturabilecek stratejik bir girişim olarak görülüyor. Basra Körfezi'nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanması planlanan proje, enerji taşımacılığı, lojistik ve bölgesel ticaret açısından büyük önem taşıyor. Türkiye-Irak zirvesinde atılan imzalar, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha kapsamlı bir ortaklığa dönüşmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

IMF: Asya'nın küresel şoklara dayanabilmesi için bölge içi ticareti artırması gerekiyor. Haber

IMF: Asya'nın küresel şoklara dayanabilmesi için bölge içi ticareti artırması gerekiyor.

IMF Asya-Pasifik Departmanı Direktörü Krishna Srinivasan, artan bölgesel entegrasyonun Asya'nın dış şokların etkisini azaltmasına yardımcı olacak önemli bir "tampon" görevi görebileceğini söyledi. Ona göre, ülkeler arasındaki ticareti artırmak bile riskleri azaltmaya ve daha fazla iş imkanı yaratmaya yardımcı olacaktır. Asya şu anda Çin, Japonya ve Hindistan gibi birçok büyük ekonomiye ev sahipliği yapıyor, ancak bölge içi ticaret henüz tam potansiyeline ulaşmadı. IMF'nin raporuna göre, bölgenin ara mallarının yaklaşık %60'ı Asya içinde üretilirken, nihai malların yalnızca yaklaşık %30'u bölge içinde tüketiliyor; bu da ABD ve Avrupa gibi dış pazarlara önemli bir bağımlılığı ortaya koyuyor. Güneydoğu Asya'da, özellikle Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) içinde, bölgesel ticaret, özellikle nihai ürünler için sınırlı kalmaktadır. IMF, ülkelerin düzenlemeler, prosedürler veya ticareti kısıtlayıcı politikalar gibi tarife dışı engelleri azaltmaları durumunda, bölgenin artan büyümeden büyük ölçüde fayda sağlayabileceğini öne sürmektedir. Shinjuku, Japonya. Fotoğraf: Unsplash Bu arada, Asya, İran'daki gerilimlerle bağlantılı olarak enerji arzında yaşanan aksaklıklardan kaynaklanan artan risklerle karşı karşıya. IMF, Asya'nın Orta Doğu'dan ithal edilen yakıta olan yoğun bağımlılığı nedeniyle özellikle savunmasız olduğunu belirtiyor. Şu anda Asya, ham petrolünün yaklaşık %60'ını Orta Doğu'dan ithal ediyor ve bunun büyük bir kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Petrol ve doğalgaz tüketimi, bölgenin GSYİH'sının yaklaşık %4'ünü oluşturuyor; bu oran Avrupa'nın neredeyse iki katı. Net enerji ithalatı ise GSYİH'nın yaklaşık %2,5'ine denk geliyor. IMF, enerji arzındaki şokların enflasyonu yükselttiğini ve ödemeler dengesini zayıflattığını söylüyor. En kötü senaryoda, Asya'nın büyümesi 2027 yılına kadar 1 ila 2 puan düşebilirken, enflasyon da 1 ila 4 puan daha artabilir. Gerilimlerin devam etmesi durumunda, özellikle ABD ve İran arasında ateşkes anlaşması için net bir zaman çerçevesinin olmaması göz önüne alındığında, bu risk daha da büyüktür. Enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı ekonomiler daha ciddi şekilde etkilenecek, büyüme yavaşlayacak, iş kayıpları yaşanacak ve sanayi üretimi olumsuz etkilenecektir. IMF, sınırlı kaynakları etkin bir şekilde kullanmak ve desteği en ağır şekilde etkilenen gruplara odaklamak için ülkelerin yaygın sübvansiyonlar yerine hedefli destek önlemleri benimsemelerini önermektedir. Çok sayıda riskle karşı karşıya olmasına rağmen, IMF, Asya'nın düşük enflasyon ve istikrarlı büyüme de dahil olmak üzere nispeten sağlam bir temel üzerine bu aşamaya girdiğini değerlendiriyor. Bununla birlikte, şokların beklenenden daha uzun sürmesi durumunda bu görünüm değişebilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.