Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Askeri Gerilim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Askeri Gerilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Askeri Gerilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’nin vurduğu İran petrol tankeri Umman Körfezi’nde battı, İran anında misilleme yaptı Haber

ABD’nin vurduğu İran petrol tankeri Umman Körfezi’nde battı, İran anında misilleme yaptı

CENTCOM: Tanker denizin dibine battı ABD ile İran arasındaki askeri gerilim devam ederken CENTCOM, İran’a ait petrol tankerlerine yönelik operasyonlara ilişkin yeni bir açıklama yaptı. CENTCOM, ABD ordusu tarafından vurulan tankerlerden M/T Kylo’nun Umman Körfezi’nde battığını duyurdu. Açıklamada, tankerin denizin dibine inmesiyle ilgili dikkat çeken bir ifadeye de yer verildi. Paylaşılan görüntülerde, saldırı sonrası tankerin bir tarafa doğru yattığı, ardından giderek suya gömüldüğü görüldü. ABD, 3 İran petrol tankerini hedef almıştı CENTCOM daha önce İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO), bölgede devriye görevi yapan ABD’ye ait iki savaş gemisine balistik füzelerle saldırı düzenlediğini açıklamıştı. Saldırıda herhangi bir ABD personelinin zarar görmediği belirtilirken, Washington yönetiminin misilleme olarak İran’a ait 3 ham petrol tankerini hedef aldığı bildirilmişti. CENTCOM, hedef alınan tankerlerin İran Devrim Muhafızları ve bölgedeki vekil unsurlarının faaliyetlerini finanse ettiği öne sürülen milyarlarca dolarlık gizli bir ağın parçası olduğunu iddia etmişti. İran da 3 tankerin hedef alındığını açıkladı İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Hürmüz Boğazı çevresinde izinsiz güzergahlardan ilerlediği gerekçesiyle 3 petrol tankerine saldırı düzenlendiğini duyurdu. DMO tarafından yapılan açıklamada ayrıca farklı bölgelerde ABD ile bağlantılı olduğu öne sürülen 3 geminin daha hedef alındığı bildirildi. İran basınında yer alan haberlerde, İran Donanması'nın Körfez bölgesi ile Hürmüz Boğazı çevresinde seyreden gemilere uyarıda bulunduğu aktarıldı. Gemilerden ABD tarafından yönlendirilmemeleri ve İran'ın izinsiz olarak değerlendirdiği rotalarda seyretmemeleri istendi. Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait insansız deniz aracı hedef alındı İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'na girmeye çalıştığını öne sürdüğü ABD ordusuna ait bir insansız deniz aracının da hedef alındığını açıkladı. DMO bildirisinde, aracın İran'ın kontrolündeki bölgeye girmeye çalıştığı iddia edildi. Açıklamada, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol vurgulanırken, ABD'nin bölgedeki faaliyetlerine karşılık verileceği mesajı verildi. İran ile ABD arasındaki karşılıklı saldırı ve tehditlerin devam ettiği bölgede, özellikle petrol tankerlerinin güvenliği ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği üzerindeki gerilim yakından takip ediliyor.

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz Haber

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde misillemenin askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağını söyledi. Muhibbi, küresel enerji hatları, elektrik sistemleri ve internete bağlı altyapıların da risk altında olacağını öne sürdü. İran ile ABD arasındaki gerilimde tansiyonu yükselten yeni bir açıklama geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline karşı ABD’ye sert mesajlar gönderdi. Muhibbi, 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, İran’ın yeniden hedef alınması halinde verilecek karşılığın yalnızca askeri tesislerle sınırlı olmayacağını savundu. İranlı yetkili, enerji nakil hatlarından elektrik sistemlerine ve internete bağlı küresel altyapılara kadar geniş bir alanı tehdit kapsamında gösterdi. Benzer ifadeler İranlı yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında da yer aldı. “İnternete bağlı küresel altyapılar tehdit altında” Hüseyin Muhibbi, İran’a yönelik yeni bir saldırının gerçekleşmesi durumunda yüz binlerce kilometrelik enerji nakil hatları, enerji istasyonları ve çeşitli bilgisayar sistemlerinin hedef haline gelebileceğini söyledi. İranlı sözcü ayrıca internete bağlı küresel altyapıların da olası bir misillemeden etkilenebileceği mesajını verdi. Açıklama, bölgedeki askeri gerilimin enerji ve dijital altyapı güvenliği açısından oluşturabileceği risklere ilişkin endişeleri artırdı. İran'ın geçmişte de kritik altyapılara yönelik tehditlerde bulunduğu bilinirken, bu son açıklamanın özellikle küresel enerji akışı ve iletişim altyapısı açısından dikkat çektiği değerlendiriliyor. İran: Körfez’de ABD savaş gemisi kalmadı Muhibbi açıklamasında ABD’nin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığına ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulundu. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü, savaş öncesinde bölgede 30 ila 40 ABD savaş gemisinin bulunduğunu ancak bugün Körfez sularında hiçbir Amerikan savaş gemisinin kalmadığını öne sürdü. İran merkezli Mehr Haber Ajansı da Muhibbi'nin 11 Ağustos'taki açıklamasında Basra Körfezi'nde ABD'ye ait savaş gemisi bulunmadığını söylediğini aktardı. Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından tamamen doğrulanmış değil. Dolayısıyla ABD'nin Körfez'deki deniz gücünün mevcut durumuna ilişkin Muhibbi'nin açıklaması İran tarafının iddiası olarak değerlendirilmelidir. Hürmüz Boğazı gerilimin merkezinde İran-ABD geriliminde Hürmüz Boğazı da kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz günlerde stratejik su yolunun yeniden açılmasının ABD ile yürütülen görüşmelerden bağımsız olduğunu ve İran'ın şartlarına bağlı bulunduğunu açıklamıştı. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olduğundan, bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilim petrol ve doğal gaz piyasalarında da yakından takip ediliyor. Reuters'ın 5 Ağustos tarihli haberinde de İran'ın, yeni bir ABD saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki enerji altyapılarının hedef alınabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarılmıştı. “ABD ile müzakere yürütmüyoruz” mesajı Muhibbi'nin sert açıklamaları, İran ile ABD arasında diplomatik temas ihtimallerinin tartışıldığı bir dönemde geldi. İran tarafı ise mevcut aşamada Washington ile doğrudan bir müzakere süreci bulunmadığını savunuyor. Tahran'ın açıklamalarında, ABD'nin önceki askeri adımlarının ardından güven sorununun devam ettiği vurgulanıyor. Bu tablo, bir yandan diplomatik girişimlerin sürdüğü, diğer yandan tarafların askeri kapasite ve olası misillemeler üzerinden birbirine mesaj verdiği karmaşık bir süreç ortaya koyuyor. Bölgesel gerilim yeniden tırmanabilir İran'ın enerji ve internet altyapılarına ilişkin son açıklaması, olası yeni bir çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceği endişesini beraberinde getirdi. Özellikle enerji tesisleri, elektrik şebekeleri, deniz taşımacılığı ve dijital iletişim altyapısına yönelik olası saldırılar, bölgesel çatışmanın küresel ekonomik etkilerini artırabilir. İran'dan gelen son açıklamalar şu aşamada bir saldırının gerçekleştiği anlamına gelmiyor; Muhibbi'nin sözleri, olası yeni bir ABD saldırısı durumunda İran'ın vereceği karşılığa ilişkin bir tehdit ve uyarı niteliğinde.

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda Haber

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda

ABD ve İran Arasında Gerilim Yeniden Zirveye Çıktı ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden siyasi ve askeri gerilim, son 24 saatte yaşanan gelişmelerle yeni bir boyut kazandı. Karşılıklı açıklamalar ve askeri hareketlilik, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken tarafların sert söylemleri dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamalarında İran'ın yeniden müzakere masasına dönmesini istediklerini belirtse de, Tahran yönetimi iki haftadan uzun süredir Washington'dan resmi bir diplomatik teklif almadıklarını öne sürdü. Bu karşılıklı açıklamalar, taraflar arasındaki güven krizinin derinleştiğine işaret ediyor. Trump, Beyaz Saray'da yaptığı değerlendirmede İran'a yönelik sert mesajlar vererek, ABD'nin gerektiğinde güçlü karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi. Kısa süre sonra ABD ordusu da yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki Amerikan güçlerine yönelik saldırı girişimlerine etkili şekilde karşılık verildiğini duyurdu. Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Dikkat Çekiyor Bölgedeki askeri hareketliliğin artması, uluslararası gözlemciler tarafından dikkatle takip ediliyor. Özellikle Ürdün'deki ABD askeri üssüne yönelik saldırı girişiminin engellendiğinin açıklanması, güvenlik risklerinin halen yüksek seviyede olduğunu ortaya koydu. Savunma uzmanlarına göre tarafların karşılıklı caydırıcılık mesajları vermesi, yanlış hesaplama riskini de artırıyor. Bu durumun kontrol dışına çıkması halinde yalnızca ABD ve İran'ı değil, bölgedeki birçok ülkeyi etkileyebilecek yeni bir güvenlik krizinin yaşanabileceği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın Tavrı Dengeleri Değiştirdi Gerilimin en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Suudi Arabistan'ın ABD ile koordineli şekilde Irak'taki İran destekli silahlı gruplara yönelik operasyonlara katıldığını kamuoyuna açık biçimde duyurması oldu. Uzmanlara göre bu açıklama, Riyad'ın bugüne kadar benimsediği temkinli yaklaşımın ötesine geçtiğini gösteriyor. Aynı zamanda İran'a, enerji altyapısı ve petrol tesislerine yönelik olası saldırılara karşı daha sert bir güvenlik politikası izleneceği mesajı verildiği değerlendiriliyor. Öte yandan Suudi Arabistan yönetimi, askeri iş birliğine rağmen diplomatik çözüm çağrısını da sürdürüyor. Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman'ın Washington temaslarında hem Başkan Donald Trump hem de Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile yaptığı görüşmelerde, gerilimin düşürülmesi ve müzakerelerin yeniden başlaması yönündeki beklentilerini dile getirdiği bildirildi. İran'dan Bulgaristan ve Güney Kıbrıs'a Uyarı Tahran yönetimi yalnızca ABD'ye değil, bölgedeki askeri hareketliliğe destek verdiğini düşündüğü ülkelere yönelik mesajlarını da sertleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Bulgaristan yönetiminin ABD askeri uçaklarının Bezmer Hava Üssü'nü kullanmasına izin vermesini eleştirerek bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. Erakçi, İran'a yönelik olası askeri operasyonlara destek veren ülkelerin doğacak sonuçlardan sorumlu tutulacağını ifade etti. Bulgaristan ise İran'a karşı herhangi bir askeri operasyona katılma niyetlerinin bulunmadığını belirterek diplomatik çözümden yana olduklarını açıkladı. Benzer şekilde İran, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaptığı temaslarda da adadaki yabancı askeri üslerin İran'a yönelik operasyonlarda kullanılmaması gerektiğini vurguladı. GKRY yönetimi ise İngiltere ile yapılan görüşmeler sonucunda üslerin başka ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmayacağı yönünde güvence aldıklarını bildirdi. Washington'da Savaşın Ekonomik ve Siyasi Maliyeti Tartışılıyor ABD'de ise dikkatler yalnızca sahadaki gelişmelere değil, olası uzun süreli bir çatışmanın ekonomik sonuçlarına da çevrilmiş durumda. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde, İran ile yaşanabilecek kapsamlı bir askeri çatışmanın Amerikan kamuoyunda siyasi baskıyı artırabileceği değerlendiriliyor. Beyaz Saray'ın özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel petrol arzı ve enflasyon üzerindeki olası etkileri yakından takip ettiği belirtiliyor. Savunma çevrelerinde ise son çatışmalarda Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerine ait füze stoklarının önemli ölçüde kullanıldığı yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor. Uzmanlar, uzun süreli bir kriz halinde ABD'nin bölgedeki savunma kapasitesinin yeni lojistik planlamalar gerektirebileceğini ifade ediyor. Diplomatik Çözüm Umutları Zayıflıyor Uluslararası arabuluculuk girişimlerine rağmen taraflar arasında yeni bir müzakere sürecinin kısa vadede başlaması beklenmiyor. Uzmanlara göre Washington ile Tahran arasındaki güven bunalımı, yalnızca mevcut askeri gerilimden değil, yıllardır biriken siyasi anlaşmazlıklardan da kaynaklanıyor. Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini güvenilir bir müzakere ortağı olarak görmemesi, diplomatik çözüm ihtimalini zorlaştırıyor. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma, iki ülke arasında son yılların en önemli diplomatik kazanımı olarak değerlendirilmişti. Ancak sonraki süreçte yaşanan anlaşmazlıklar ve karşılıklı yaptırımlar nedeniyle anlaşmanın fiilen işlevini yitirmesi, ilişkilerin yeniden çatışma eksenine kaymasına neden oldu. Küresel Piyasalar Gelişmeleri Yakından İzliyor ABD-İran gerilimi yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi küresel petrol ticareti açısından kritik bölgelerde yaşanabilecek olası bir askeri kriz, petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabilir. Ekonomi uzmanları, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği, tedarik zincirlerinde yeni sorunlara neden olabileceği ve finans piyasalarında dalgalanmaları artırabileceği görüşünü dile getiriyor. Önümüzdeki günlerde Washington ve Tahran'dan gelecek yeni açıklamalar, bölgedeki askeri hareketliliğin seyri ve diplomatik girişimlerin yeniden başlayıp başlamayacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Mevcut tablo ise Ortadoğu'da tansiyonun yüksek seyrini koruduğunu ve belirsizliğin devam ettiğini gösteriyor.

ABD ve Çin'in İran konusunda anlaştıkları iddia edildi: 'Tahran nükleer silaha sahip olmayacak' Haber

ABD ve Çin'in İran konusunda anlaştıkları iddia edildi: 'Tahran nükleer silaha sahip olmayacak'

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD ve Çin’in İran’ın “asla nükleer silaha sahip olmaması” konusunda ortak tutum benimsediği belirtildi. Açıklamada ayrıca iki ülkenin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda da mutabakata vardığı ifade edildi. Beyaz Saray, Çin lideri Şi Cinping’in boğazın askerileştirilmesine ve geçişlerden ücret alınmasına karşı çıktığını aktardı. Açıklamada, Çin’in enerji tedarikinde Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak amacıyla daha fazla Amerikan petrolü satın almaya ilgi gösterdiği kaydedildi. Gündemde İran ve enerji güvenliği vardı Uluslararası basında yer alan haberlere göre görüşmenin ana gündem maddeleri arasında İran’ın nükleer programı, Körfez’de yükselen askeri gerilim ve enerji arz güvenliği yer aldı. Reuters ve The Guardian’ın aktardığına göre Washington yönetimi, Pekin’den İran üzerindeki etkisini kullanmasını isterken, Çin tarafı ise bölgede geniş çaplı bir savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’na ilişkin mesajlar ise piyasalarda yakından takip edildi. Son haftalarda bölgede artan gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının, diplomatik temasların ardından dengelenebileceği değerlendiriliyor. Ekonomik ilişkiler de masadaydı Trump’ın Pekin ziyareti, yalnızca İran ve Ortadoğu’daki gelişmeler açısından değil, ABD-Çin ilişkilerinin geleceği bakımından da kritik temaslardan biri olarak değerlendirildi. Görüşmelerde ticaret, teknoloji, enerji ve üretim alanlarında iş birliği ihtimallerinin ele alındığı belirtildi. Diplomatik kaynaklara göre Washington yönetimi Çin ile ekonomik gerilimi kontrollü biçimde azaltmayı hedeflerken, Pekin yönetimi de yeni yaptırım risklerini önlemek için daha esnek bir yaklaşım sergiliyor. Putin’in Çin ziyareti hazırlığı Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Çin’e gerçekleştireceği resmi ziyaretin hazırlıklarının büyük ölçüde tamamlandığını açıkladı. Peskov, ziyaret tarihinin ilerleyen günlerde duyurulacağını belirterek Moskova ile Pekin arasındaki stratejik iş birliğinin yeni dönemde daha da güçlenmesinin beklendiğini söyledi. Rusya ile Çin arasındaki enerji, savunma ve ticaret alanlarındaki yakınlaşma uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.