Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Askeri

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Askeri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Askeri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran :  Dubai'de ABD askerlerinin gizlendiği iki noktayı vurduk Haber

İran : Dubai'de ABD askerlerinin gizlendiği iki noktayı vurduk

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının 29’uncu gününde, İran askeri kanadından Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik ağır bir saldırı iddiası geldi. Hatemü’l Enbiya Merkezi Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, bugün (28 Mart 2026) yaptığı resmi açıklamada, Dubai’de Amerikan askerlerinin konakladığı iki farklı noktanın imha edildiğini duyurdu. “500 ABD askeri hedef alındı” Zülfikari, ABD ordusunun İran’ın saldırılarından kaçmak için üslerin dışındaki sivil alanlarda gizlendiğini savunarak şu detayları paylaştı: "Geçtiğimiz saatlerde Dubai'de tespit edilen iki gizli sığınağa, Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay ve Deniz Kuvvetleri tarafından hassas güdümlü füze ve dronlarla operasyon düzenlenmiştir. İlk sığınakta 400’den fazla, ikincisinde ise 100’den fazla işgalci Amerikan askeri bulunuyordu. Her iki mekan da tam isabetle vurulmuş ve çok ağır kayıplar verdirilmiştir." “Ambulanslar saatlerdir ölü taşıyor” Saldırının sonuçlarına ilişkin çarpıcı iddialarda bulunan İranlı sözcü, "Ambulanslar saatlerdir vurulan noktalardan Amerikan komutan ve askerlerinin cenazelerini ve yaralılarını taşımaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. “Bölge mezarlık olacak” Donald Trump ve ABD’li komutanlara seslenen Zülfikari, bölgenin ABD güçleri için artık güvenli olmadığını belirterek şunları söyledi: "Trump ve komutanları şunu iyi anlamalıdır; bu bölge Amerikan askerleri için bir mezarlığa dönüşecektir. Kahraman halkımızın ve cesur İslam savaşçılarının iradesi karşısında teslim olmaktan başka seçenekleri yoktur. Zafer ancak aziz ve hakim olan Allah’tandır." Tansiyon zirvede İran’ın bu iddiasına ne ABD ne de Birleşik Arap Emirlikleri makamlarından henüz bir teyit veya yalanlama gelmedi. Ancak bu açıklama, İran’ın savaşı sadece kendi topraklarında değil, Körfez genelindeki Amerikan varlığına karşı da yayma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son günlerde İran, Suudi Arabistan’daki üsleri vurduğunu iddia etmiş ve bölge ülkelerindeki sanayi bölgelerine yönelik saldırı tehditlerini artırmıştı.

Trump: İran 'da 7 binden fazla hedefe vurduk, artık çok fazla füzeleri de kalmadı Haber

Trump: İran 'da 7 binden fazla hedefe vurduk, artık çok fazla füzeleri de kalmadı

ABD Başkanı Trump'ın konuşmasında satır başları şu şekilde: ''7 binden fazla hedefe vurduk. Artık çok fazla füzeleri de kalmadı. Aynı şekilde, bu füzeleri ve dronları imal ettikleri tesisleri de vurduk ve vurmaya devam ediyoruz. Bugün 3 tesisi vurduk ve İran'ın yeni füzeler ve dronlar imal etmesi çok daha zor olacak. Fazla İran donanmasına ait birimlere de saldırdık; İran donanmasına ait 100’den fazla gemi vuruldu. Bu da bir rekor olmalı. Her geçen saat saldırılar devam ediyor. Hark Adası’nı vurduk ve kelimenin tam anlamıyla adada olan her şeyi imha ettik. Sadece petrol tesislerine dokunmadık, petrol hatlarını vurmadık; ama 5 dakika içerisinde bunu yapabiliriz. Bu ülkeyi bir noktadan sonra yeniden inşa etmek gerekecek. O yüzden petrol tesislerini vurmadık, ancak bu durum böyle devam etmeyebilir. Yani, tek bir sözümle oradaki petrol boruları da yok edilebilir. Etkin bir şekilde İran'ın savunma sanayisini ortadan kaldırıyoruz. Yeniden füze ve drone kapasitesi tamamen sıfıra yaklaşmış durumda. Aynı şekilde Hürmüz Boğazı’nda ticareti engellemek için görev yapan ya da bunu yapmaya çalışan 30 mayın gemisini de imha ettik. Artık emin değiliz, hiç mayın bırakıldı mı, gerçekten bilmiyoruz. Bu da bir nevi intihar aslında. 30 mayın gemisinin hepsi denizin dibinde ve diğer ülkelerdeki ekonomiler üzerinde etkileri var. Biz petrolümüzün sadece yüzde 1’inden azını buradan alıyoruz; örneğin Japonya yüzde 95, Çin yüzde 90 enerji ihtiyacını buradan karşılıyor. Avrupa ülkeleri de buradan çok fazla petrol alıyor. Güney Kore de Hürmüz Boğazı’ndan gelen petrole muhtaç. Bu yüzden boğaz konusunda bize destek olmanız lazım. Zaten İran’ın icabına bastık, ancak burada küçük bir füze ya da mayınla gerçekleştirilebilecek eylemler sınırlı ve riskli. İran bunu ekonomik bir silah olarak kullandı, ama artık uzun süre devam edemeyecek. Birçok ülke yolda olduklarını söyledi, bazıları heyecanlı, bazıları değil. Bazı ülkelere yıllardır yardım ediyoruz ve onları koruduk, ancak bazıları o kadar da heyecanlı değillerdi. 45 bin askeri olan ülkeler var ve onları tehlikelerden koruyan bir ülke var. Harika bir iş başarıyoruz. Mayın tarama aracınız var mı, diye soruyoruz; ama bazıları karışmak istemiyor. 40 yıldır koruyoruz, ama bazıları bu işe bulaşmak istemiyor. Ellerinde pek bir şey kalmadı, küçük bir şeyle müdahale edebilecekler ama çoğu karışmak istemiyor. Sahte haberci medya unsurlarının bunlardan haberdar olmasını istiyorum. Diğer ülkelerin korunmasını hep eleştiriyordum çünkü biz onları koruyoruz ve gerektiğinde yardım ediyoruz. Ancak yanımızda olmuyorlar. Günümüzün Boğaz’ının silahlaştırılacağını, silah olarak kullanılacağını önceden öngörmüştüm. Usame bin Ladin ve Dünya Ticaret Merkezi’ni yıkacağını olay yaşanmadan bir yıl önce söylemiştim. Dünya genelinde Hürmüz Boğazı’na bağımlı olan ülkeler çağrıda bulunuyor. Bu insanlar enerji ihtiyaçlarının yüzde 90-95’ini bu boğazdan karşılıyor ve mutlulukla bize yardım etmeleri gerekiyor. Şu anda Kaz projemizle dünyanın en büyük petrol üreticisiyiz ve üretimimizi artırıyoruz. Venezuela ile ilişkilerimiz harika ilerliyor; milyonlarca varil petrol çıkarılıyor ve bize yardımcı oluyorlar. Yeni devlet başkanıyla da çok iyi anlaşıyoruz. Büyük şirketler Venezuela’ya giriyor ve kısa sürede görülmemiş rakamlara ulaşılıyor. Hedef alınmak önemli değil; çünkü kağıttan bir kaplan karşımızda. 2 hafta önce kağıttan kaplan değildi, ama artık öyle. Şimdi birkaç soru alacağız; toplantının amacı uzun zamandır planlanmıştı. Son bir yıl içinde inanılmaz ilerlemeler yaptık. Bu muhteşem enstitünün prestijini yeniden artırdık ve dünyanın en muhteşem sanat merkezi olarak yerini koruması için çalışıyoruz. Büyük yanlış harcamalar vardı; kullanılmayan tiyatro salonları için milyonlarca dolar harcanmış. Şimdi bu salonları kiraya vermeyi planlıyoruz ve işimiz bittiğinde her şey harika olacak. Rick Grenelli’ye teşekkür ediyorum; uzun zamandır dostum ve her zaman inanılmaz işler çıkardı. Almanya’daki deneyimleri ve istihbarattaki başarıları takdire şayan. Sızıntıları engellemek için sürekli olarak önlemler aldı. Bu geçiş sürecinde de kendisinden destek istedim. İlk göreve geldiğimizde yapmak istemedim, ama her şeyi değiştirmek gerekiyordu. Fiziksel olarak tamamen yıkılmak üzereydi. Çelik sütunlar üstü kapalı olması gereken yapılar, doğru şekilde korunmamıştı. Yeni Fed başkanımız harika bir iş çıkaracak. Jerome Powell sayesinde neler olacağını göreceğiz. Faizleri düşürmek için hep çok geç kalınıyordu; artık bunu düzeltme şansı var.''

ABD Başkanı Trump: İran'ın Hark Adası'nı hedef aldık Haber

ABD Başkanı Trump: İran'ın Hark Adası'nı hedef aldık

Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) Orta Doğu tarihinin en şiddetli hava saldırılarından birini gerçekleştirdiğini ileri süren Trump, "İran'ın en değerlisi olan Hark Adası’ndaki tüm askeri hedeflerin tamamen yok edildiğini" belirtti Trump’ın tam açıklaması şu şekilde: “Az önce, benim talimatımla CENTCOM, Orta Doğu tarihinin en şiddetli hava saldırılarından birini gerçekleştirdi ve İran’ın en değerli varlığı olan Kharg Adası’ndaki tüm ASKERİ hedefleri tamamen yok etti. Ahlaki nedenlerden ötürü, adadaki petrol altyapısını yok etmemeyi tercih ettim. Ancak İran ya da başka herhangi bir ülke, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan özgür ve güvenli geçişini engelleyecek herhangi bir adım atarsa, bu kararımı derhal yeniden gözden geçireceğim. İran ordusu ve bu terörist rejimle bağlantılı tüm diğer unsurlar, silahlarını bırakıp ülkelerinden geriye kalanları kurtarmakla akıllılık ederler; ki geriye pek bir şey kalmadı!” Hark Adası İran kıyılarının yaklaşık 25 kilometre açığında yer alan Hark Adası, ülkenin petrol ihracatı açısından stratejik bir merkez konumunda bulunuyor. Hark Adası, İran’ın en değerli ihracat kalemi olan petrol ile uluslararası alıcılar arasındaki kritik bağlantıyı oluşturuyor. Uzmanlara göre İran’ın petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 90’ı Hark Adası terminali üzerinden gerçekleşiyor. Ahvaz, Marun ve Gachsaran gibi ülkenin en büyük petrol sahalarında çıkarılan ham petrol, boru hatlarıyla Hark Adası’na ulaştırılıyor. Petrol burada tankerlere yüklenerek Hürmüz Boğazı üzerinden Umman Denizi’ne ve küresel pazarlara sevk ediliyor. Bu ihracat, İran yönetimine büyük gelir sağlıyor ve devlet bürokrasisinin yanı sıra güvenlik güçlerinin finansmanında önemli rol oynuyor.

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı. Haber

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı.

Bu, İsrail'in mevcut harekatta Hizbullah'ın askeri operasyonlarını engellemek amacıyla Lübnan'daki sivil altyapıyı hedef aldığını ilk kez kamuoyu önünde kabul etmesi anlamına geliyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan resmi açıklamaya göre, Zrariyeh Köprüsü, Hizbullah militanlarının kuzey ve güney Lübnan arasında güç ve teçhizat taşımak için kullandığı hayati bir arterdir. İsrail ayrıca Hizbullah'ı köprü yakınlarına roketatar yerleştirmek ve bölgeden İsrail topraklarına saldırılar düzenlemekle suçluyor. İsrail, Zrariyeh köprüsünü bombalamadı. Hayati önem taşıyan köprülerin ve yolların yıkılması, Lübnan'daki birçok bölgeyi insani yardımdan tamamen izole ediyor. Uluslararası kuruluşlar, yardım konvoylarının insanlara ulaşamaması nedeniyle insani bir felaket yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Lübnan'daki BM insani yardım koordinatörü David Shearer, İsrail ordusunu "sivil altyapının bombalanmasına" son vermeye çağırdı ve "bu çatışmadaki tüm tarafları uluslararası insani hukuk kapsamındaki sivillere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye" davet etti. Yakıt kıtlığı da son derece acil bir hal alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) uyarısına göre, bu hafta yakıt tedariki zamanında sağlanmazsa, Lübnan'daki hastanelerin yaklaşık %60'ı faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak. Zrariyeh köprüsüne yapılan saldırı, İsrail'in sadece Lübnan'da değil, İran'daki hedefleri de hedef alan genişleyen askeri harekatının ortasında gerçekleşti. Sadece son 24 saat içinde, İsrail hava kuvvetleri batı ve orta İran'da balistik füze fırlatma rampaları ve silah üretim tesisleri de dahil olmak üzere 200'den fazla hedefi vurdu. Lübnan'daki çatışmalar, Hizbullah'ın İran dini lideri Ali Hamaney'in ölümüne misilleme olarak İsrail'e füze saldırısı düzenlemesinin ardından 2 Mart'ta hızla tırmandı.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.