Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aşırı Tüketim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Aşırı Tüketim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aşırı Tüketim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Macron, Davos'ta Trump'a mesaj gönderdi: Tehditlere karşı çıkarlarımızı koruyacağız Haber

Macron, Davos'ta Trump'a mesaj gönderdi: Tehditlere karşı çıkarlarımızı koruyacağız

Konuşmasını, odadaki büyük kahkahalara "Barış, istikrar ve öngörülebilirlik zamanı" diyerek açtı. Yine de "istikrarsızlık ve dengesizliğe" yaklaştık, diye ekledi Macron ve "çatışmanın normalleştiğini" belirtti. Ardından Trump'a dolaylı potshot geldi: 2025'in düzinelerce savaşla boğuştuğuna işaret ederken, Fransız cumhurbaşkanı, "Bazılarının çözüldüğünü duydum" dedi. Aksi takdirde ekonomi ağırlıklı konuşmasının sonuna doğru konuya geri döndü. Macron, "Yeni emperyalizm veya yeni sömürgecilik zamanı değil" dedi. "Bu, vatandaşlarımız için bu üç küresel zorluğu çözmek için bir işbirliği zamanı." Macron, "Zorbalara saygıyı tercih ediyoruz," diye bitirdi. "Ve hukukun üstünlüğünü vahşete tercih ediyoruz." Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na (WEF) hitap etti. Dünyanın bir kuralsızlık düzenine kaydığını, uluslararası hukukun ayaklar altına alındığını ve emperyal hırsların yeniden su yüzüne çıktığını söyleyen Macron, "Önümüzdeki ay dördüncü yılına girecek olan Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırı savaşı, bunun en açık örneğidir. Orta Doğu ve Afrika genelinde çatışmalar sürmektedir. Bu tablo, etkili kolektif yönetişimin olmadığı bir dünyaya doğru kayışı yansıtıyor" dedi. ABD'yi Avrupa'yı kendine tabi kılmaya çalışmakla suçladı Kolektif yönetişimin olmadığı yerde işbirliğinin yerini azılı bir rekabete bıraktığını ifade eden Macron, "Rekabet çerçevesinde ABD, ihracat çıkarlarımızı zayıflatan ticaret anlaşmaları ve azami tavizler talep ederek açık bir şekilde Avrupa'yı zayıflatmayı ve kendisine tabi kılmayı hedefliyor. Buna, esasen kabul edilemez olan ve özellikle ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine karşı baskı aracı olarak kullanıldığında daha da sorunlu hale gelen, bitmek bilmeyen yeni gümrük tarifeleri ekleniyor" dedi. "Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik" Macron, "Dünyanın giderek daha da sertleştiği bir ortamda Fransa ve Avrupa, etkili birçok taraflılığı savunmalıdır. Çünkü bu, bizim çıkarlarımıza ve güç kullanımı kuralına boyun eğmeyi reddeden herkesin çıkarına hizmet eder" ifadelerini kullandı. Fransız lider, "Bu ilkeler doğrultusunda kimseyi tehdit etmeden, yalnızca başka bir Avrupalı müttefikimiz olan Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik" şeklinde konuştu. Ticaret savaşları, korumacı gerginlik ve aşırı üretim yarışlarının sadece kaybeden taraflar oluşturacağını vurgulayan Macron, "Bu nedenle temel önceliğimiz, küresel ekonomik dengesizliklerle mücadeledir. Mevcut dengesizlikler bazı kilit olgulara dayanıyor ve hepimizin kendi gündemini ortaya koyması gerekiyor. Bunlar arasında ABD'de aşırı tüketim, Çin'de yetersiz tüketim ve aşırı yatırım ile Avrupa'da yetersiz yatırım ve rekabet gücü eksikliği yer alıyor" dedi. Avrupa'nın pazar olarak fazla saf hareket ettiğini ve herkese açık bir pazar konumunda olduğunu vurgulayan Macron, "Avrupa pazarına erişildiği gibi Çin pazarına erişilemez. ABD ve pek çok başka ülke de yatırım ve ticarette belirli koruma düzeyleri mevcut. Avrupalılar ise diğer ülkeler, küresel oyun kurallarına uymadığında kendi şirketlerini ve pazarlarını koruyamayan tek taraf" dedi. ABD'ye karşı "ticaret bazukası" ABD'ye karşı AB'nin "ticaret bazukası" olarak adlandırılan ekonomik misilleme mekanizmasının devreye sokmasını talep eden Macron, "Avrupa'nın çok güçlü ekonomik araçları bulunuyor ve bize saygısızlık edildiğinde ve oyunun kurallarına uyulmadığında bunları kullanmalıyız. Avrupa'nın zorlama karşıtı aracı güçlü bir enstrüman ve bugünün zorlu ortamında onu devreye sokmaktan çekinmemeliyiz" dedi. "Daha fazla Çin yatırımına ihtiyaç var" Çin'e karşı olmadıklarını fakat Avrupa'nın Çin konusunda kendi sanayisini koruyacak adımlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Macron, "Avrupa'da bazı kilit sektörlerde daha fazla doğrudan Çin yatırımına ihtiyaç duyuyoruz. Bunlar, büyümemize katkı sağlayacak ve teknoloji transferi sağlayacak yatırımlar olmalı. AVrupa'da üretilenlerle aynı standartlara sahip olmayan ve çok daha fazla sübvanse edilen ürünlerin Avrupa'ya ihraç edilmesine ihtiyacımız yok" dedi. Macron, 2026'da daha güçlü ve daha bağımsız bir Avrupa için daha fazla yatırım, savunma ve güvenlik için çalışacaklarını ifade ederek, "Daha fazla büyüme ve istikrara ihtiyacımız var. Zorbalık yerine saygıyı, siyasallaşma yerine bilimi, vahşet yerine hukukun üstünlüğünü tercih ediyoruz" dedi. Oturumun panel kısmında rekabet açısından ABD'nin gerisinde kalan Avrupa ekonomisi için çözümün ne olduğu yönündeki bir soruya cevabında Macron, Avrupa'da büyük çaplı bir sadeleştirme paketinin "oyun değiştirici" olacağını söyledi. Macron, "2025 yılında Çin, tarihte ilk kez dünyanın geri kalanına karşı bu denli büyük bir ticari fazla verdi. Bunun üçte biri ABD, üçte biri Avrupa, üçte biri de dünyanın geri kalanı ile oldu. Bu, bir trilyon dolar civarındaydı ve daha önce hiç olmadığı kadar büyüktü" dedi. Almanya ve Çin arasındaki ticari dengenin de ilk defa Almanya adına bir ticaret açığına dönüştüğüne dikkat çeken Macron, "Bu, Avrupa adına oyunu değiştiren bir gelişme. Bu yüzden, bu sorunu mutlaka çözmemiz gerekiyor" dedi. Bir diğer meselenin de tarifeler olduğunu söyleyen Macron, "Mevcut bağlamda müttefikler arasında tarifelerin olması mantıklı değil" ifadelerini kullandı. Macron, "Tarifelerin olması, yani bölünmüş olmak, hatta mevcut durumda ilave tarifelerle tehdit edilmek mantıklı değil. Bizim için asıl çılgın olan şey ise, ABD'nin ilave tarifeler getirmesi durumunda ilk kez ABD'ye karşı zorlama karşıtı aracı kullanmak zorunda bırakılacak olmamız. Bunu hayal edebiliyor musunuz? Bu çılgınlık. Buna üzülüyorum ama öngörülmezliğin ve gereksiz saldırganlığın sonucu bu. Dolayısıyla yapmamız gereken, hepimizin sakin kalması" dedi.

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü Haber

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü

Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma kültürünün güçlenmesi, kurumsal dönüşümün hızlanması ve iyi uygulamaların paylaşılması ile Türkiye’ye öncü olmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KalDer ve BUSİAD iş birliğiyle düzenlediği 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini buluşturarak kentin ortak geleceğine ışık tuttu. Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Konferansı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın da yer aldığı toplantıya alanında uzman kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör temsilcileri katıldı. “SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM VE BİR KÜLTÜR MESELESİDİR” Bursa’da kaliteli işleri her zaman takdir ettiklerini belirterek, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesini kente kazandıran eski dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’e rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kalite yolculuğuyla 2000’de tanıştıklarını, daha sonra EFQM Mükemmellik Modeli’ne geçtiklerini hatırlattı. Tüm sürecin hem kendilerinin gelişimine hem de Nilüfer’in gelişimine katkı sağladığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Şimdi de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde aynı yolculuğa çıktık. Güvenli, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir gelecek, ancak birlikte uyguladığımız sürdürülebilir adımlarla mümkün olabilir. Sürdürülebilirlik bir yaşam ve bir kültür meselesidir. 20 yılı aşkın yerel yönetim deneyimimde, sürdürülebilirliğin bir tercih değil; kaliteli ve nitelikli bir yaşamın ön koşulu olduğunu gördüm” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMALARINA YÖN VERİYOR Sürdürülebilirliğin yalnızca bir kent yönetimi prensibi olmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bazen bir yöresel ürünün üretilmesinde, bazen de bir kültürel mirasın korunmasında ilk adımı belirleyen temel etken olduğunu anlattı. Bu anlayışın Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen tüm çalışmalara yön verdiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Geçtiğimiz aylarda, önce Büyükşehir Belediyemiz, ardından BUSKİ ve KalDer Bursa Şubesi arasında kalite ve sürdürülebilirlik konusunda ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladık. Tüm iştiraklerimiz dahil olmak üzere bu yolculuğa imza attık. Bu adım; Bursamızın geleceğini planlarken kaliteyi, verimliliği, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği ortak bir kurumsal kültür haline getirmemiz için önemli bir başlangıç oldu” diye konuştu. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, ORTAK AKIL VE DAYANIŞMA İLE HAYAT BULABİLİR” “Hedefimiz; daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa’dır” diyen Başkan Mustafa Bozbey, bu hedef doğrultusunda projeler geliştirdiklerini, bilimsel verilerle ilerlediklerini, yeni iş birlikleri kurduklarını anlattı. Sivil toplum kuruluşlarını, özel sektör temsilcilerini ve kent gönüllülerini, sürdürülebilir bir gelecek için atılan adımlara eşlik etmeye davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Sürdürülebilirlik ancak ortak akıl, dayanışma ve kentlilik bilinci ile hayat bulabilir. Konferansa katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ödül alan tüm kurumlarımızın projelerini gönülden tebrik ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar da sürdürülebilirliği sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olma yolunda yapılan sonsuz bir yolculuk olarak tanımladı. Küçükkayalar, aşırı tüketim ve hedefsiz büyüme yerine, ihtiyaçların doğru belirlenmesinin ve gelişmenin odağa alınması gerektiğini ifade etti. KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise Bursa’da sürdürülebilirlik bilincinin hızla yükseldiğini dile getirdi. Kurumların bugün vereceği kararların, yarının yaşam kalitesini, ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyeceğinin altını çizen Ürkmez, “Kalder Bursa Şubesi olarak bu dönüşümdeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Başkanımız Mustafa Bozbey’in güçlü vizyonuyla bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Başkanımızın liderliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, bağlı kuruluşlarda ve iştiraklerde EFQM Mükemmellik Modeli’nin yaygınlaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve veri temelli yönetimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Bu işbirliğini sürdürülebilirlik alanında da genişlettik. Bunun, Bursa’nın örnek bir şehir olmasına katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından ana sponsor firmalara plaket verildi. Program, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti. SEMTRIO Ceo’su İlker Turan ‘Stratejik İş Modeli Sürdürülebilirlik’, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ‘Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasına etkileri’ konularında bilgiler verdi. 'Özel sektör deneyim paylaşımı’ oturumlarında ise ŞÜTAŞ Grubu Yönetim Kurulu üyesi Duygu Yılmaz, Arçelik Pazarlama Kıdemli Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi, Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Dr. Hüseyin Güler ve Polisan Holding ve Grup Şirketleri Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Sarıaslan, deneyimlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.