Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Araştırma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her 10 kişiden 7’si, yapay zeka teknolojileri konusunda ‘heyecanlı’ olduğunu ifade ediyor Haber

Her 10 kişiden 7’si, yapay zeka teknolojileri konusunda ‘heyecanlı’ olduğunu ifade ediyor

Türkiye’de dijital kullanıcı davranışlarına ilişkin son veriler, yapay zekâ teknolojilerine olan ilginin hızla arttığını ortaya koyuyor. We Are Social ve Meltwater’ın yayımladığı Digital 2026 Global Overview raporuna göre, yapay zekâ tabanlı web trafiğinde Türkiye önemli bir paya sahip. Kullanıcılar artık web aramalarını giderek daha fazla yapay zekâ destekli araçlar üzerinden gerçekleştiriyor; bu da bilgiye erişim alışkanlıklarında belirgin bir dönüşüme işaret ediyor. Türkiye aynı zamanda yapay zekâya karşı en yüksek ilgi ve heyecan duyan ülkeler arasında yer alıyor. Rapora göre Türkiye’deki 16 yaş üstü internet kullanıcılarının yüzde 70’inden fazlası, yani her 10 kişiden 7’si, yapay zekâ teknolojileri konusunda “heyecanlı” olduğunu ifade ediyor. Bu tablo, kullanıcıların günlük bilgi arama, içerik üretme ve karar alma süreçlerinde yapay zekâ destekli araçlara giderek daha sık başvurduğunu gösteriyor. Bilginin hızla erişilebilir ve sezgisel yollarla sunulduğu AI deneyimleri tercih edilirken, bu dijital dönüşüm yapay zekâyı yalnızca teknik bir araç olmaktan çıkararak internetle kurulan ilişkinin merkezine yerleştiriyor. Kullanıcılar artık hızlı yanıt alma, metinleri özetleme ve bağlamsal önerilerle desteklenen bir dijital deneyim arayışında. Türkiye’deki bu yüksek kabul, dijital davranışlarda kayda değer ve kalıcı bir değişimi temsil ediyor. Kullanıcı beklentilerindeki bu değişim, tarayıcı deneyimlerinin de daha akıllı ve daha sezgisel hale gelmesini gerektiriyor. Norveç merkezli tarayıcı şirketi Opera, bu yeni dönemde yapay zekâ yeteneklerini hem masaüstü hem de mobil tarayıcı deneyimine entegre eden şirketler arasında yer alıyor. Android için Opera’nın en güncel sürümünde yer alan “Think Deeper” (Derin Düşünme) özelliği, yapay zekâ yanıtlarını daha iyi ve daha doğru hale getirmek üzere tasarlanmıştır. Tarayıcıdaki Ask AI özelliğiyle birlikte çalışan bu sistem, sorulara yanıt üretmeden önce daha uzun bir analiz süreci gerçekleştirerek ilgili kaynakları tarıyor ve daha kapsamlı cevaplar oluşturabiliyor. Böylece kullanıcılar özellikle araştırma, karşılaştırma ve bilgi doğrulama gibi konularda daha detaylı ve güvenilir sonuçlara ulaşabiliyor. Opera’nın Android tarayıcısında sunulan bu özellik, kullanıcıların doğrudan arama çubuğu üzerinden erişebildiği Ask AI deneyiminin bir parçası olarak çalışıyor. Kullanıcılar arama alanından yapay zekâ ile sohbet başlatabiliyor ve Think Deeper seçeneğini etkinleştirerek daha isabetli yanıtlar elde edebiliyor. Opera, bu yapay zekâ özelliklerini kullanıcılarına ücretsiz olarak sunarak mobil cihazlarda daha erişilebilir bir AI deneyimi sağlamayı hedefliyor. Opera, her seviyeden kullanıcı için zenginleştirilmiş yapay zekâ deneyimleri sunuyor Opera tarayıcısının yapay zekâ deneyimi, kullanıcılara her platformda ücretsiz bir kişisel asistan sunuyor. Android ve iOS cihazlarda Opera uygulaması üzerinden, ayrıca MacOS ve Windows masaüstü tarayıcılarında kullanılabiliyor. Kullanıcılar ister yaratıcı bir tıkanıklığı aşmak istesin, ister hareket halindeyken hızlı bir restoran önerisine ihtiyaç duysun, Opera’nın yapay zekâsı hem mobilde hem de masaüstünde yanlarında oluyor. Yapay zekâyı yoğun şekilde kullanan ileri düzey kullanıcılar ve günlük olarak AI araçlarıyla çalışanlar içinse Opera Neon tarayıcısı, en iyi AI araçları ve modellerini tek bir yerde bir araya getirerek yapay zekâ destekli üretim ve keşif deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Türkiye’nin yapay zekâya hızlı uyumunun dijital alışkanlıkları kalıcı biçimde dönüştürdüğünü vurgulayan Opera Android Ürün Müdürü, Stefan Stjernelund şöyle konuştu: “Türkiye’de kullanıcıların yapay zekâ teknolojilerini benimseme hızının küresel ölçekte dikkat çekici seviyelere ulaştığını görüyoruz. Kullanıcılar artık dijital deneyimlerinde daha akıllı, daha hızlı ve daha sezgisel araçlar bekliyor. Özellikle ücretsiz ve kolay erişilebilir AI çözümlerine olan ilgi, yapay zekânın günlük internet kullanımının doğal bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Tarayıcı içinde sunulan yeni yapay zekâ özellikleri de kullanıcıların bilgiye daha hızlı ve daha kapsamlı şekilde ulaşmasına yardımcı oluyor.” dedi.

İstanbul'da usulsüz reçete operasyonunda 25 kişi gözaltına alındı. Haber

İstanbul'da usulsüz reçete operasyonunda 25 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Suç İşlemek Amacı İle Örgüt Kurmak, Nitelikli Dolandırıcılık suçlarına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında operasyon düzenlendi. Operasyonda, liderliğini İ.G'nin, yöneticiliğini C.K. ve D.K. isimli şahısların yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünün, Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi'nde yerleşerek veri giriş elemanlarının da içinde bulunduğu simsar bir yapılanma oluşturdukları ortaya çıkarıldı. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde örgüt faaliyeti çerçevesinde bazı çalışanlarla müşterek hareket ederek, hastaları hastaneye giriş yaptıkları andan itibaren takip ettikleri, hastane çalışanları gibi davranarak hastalara işlemlerinde yardımcı oldukları; bazı hastane çalışanlarını kullanarak bu hastalara piyasa fiyatları yüksek olan ilaçları fazladan reçete ettikleri ve anlaşmalı eczanelere yönlendirdikleri bu işlemlerden komisyon aldıkları belirlendi. Hastaların bilgisi dışında reçetelere adet olarak fazla yazılan yüksek fiyatlı ve SGK'ya fatura edilen ilaçları müşterek hareket ettikleri eczanelerden temin ederek el altından üçüncü şahıslara sattıkları ve kamuyu zarara uğrattıkları tespit edilen şahıslara yönelik İstanbul merkezli toplam 2 ilde yapılan eş zamanlı operasyon neticesinde 25 kişilik grup gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, Fatih'te bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken, işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilecek.

Türkiye İMSAD, Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı Haber

Türkiye İMSAD, Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı

Türkiye İMSAD'ın sonuçlarını açıkladığı “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırması, Türkiye genelinde 7 bölgeden bin 67 kişiyle yürütüldü. Örneklem, TÜİK verileriyle uyumlu olacak şekilde cinsiyet, yaş, sosyoekonomik statü ve eğitim düzeylerine göre dengeli biçimde oluşturuldu. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Risk alanı tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor. Her büyük depremin ardından toplum olarak tüm dünyaya örnek bir dayanışma sergiliyoruz. Arama kurtarmada, yardımlaşmada ve yaraları sarmada çok büyük bir güç ortaya koyuyoruz. Bu tablo, korkuya teslim olmayan bir toplum olduğumuzu gösteriyor." İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Küçükoğlu, zamanla gündemin değiştiğine dikkat çekerek, deprem sonrası gösterilen refleksin çok güçlü olduğunu belirtti. "Ancak zaman geçtikçe hayat normale dönüyor, korkuyu yeniyoruz ve deprem gündemden düşüyor. Oysa depremle mücadeleyi anlık reflekslerle sınırlamadan, kalıcı bir kolektif bilinç ve topyekûn mücadele anlayışıyla yürütmek zorundayız." ifadelerini kullanan Küçükoğlu, Türkiye’de her gün onlarca, her yıl on binlerce deprem olduğunu, depremin bu coğrafyada yaşamanın doğal bir parçası olduğunu aktardı. Araştırmanın ortaya koyduğu tabloyu da değerlendiren Küçükoğlu, “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci araştırmamız toplumun depremi nasıl algıladığını ne kadar kaygı duyduğunu ne kadar hazırlandığını ve en önemlisi nerede tıkandığımızı gösteriyor. Veriler çok net: Türkiye depremi biliyor, depremden korkuyor ama yeterince depreme hazırlanmıyor." dedi. “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırmasının sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygı taşıdığını belirtirken, her 10 kişiden yaklaşık 6’sı gündelik hayatında “ya olursa” duygusunu zihninin bir köşesinde taşıyor. Bu kaygı kadınlarda daha da belirginleşiyor; kadın katılımcılarda oran yüzde 67,7’ye yükseliyor. Toplumun yüzde 59,8’i hayatını ciddi biçimde etkileyen bir deprem deneyimi yaşamış durumda. Katılımcıların yüzde 40,6’sı önümüzdeki beş yıl içinde yıkıcı bir deprem yaşanma ihtimalini yüksek görürken, yüzde 45,5’i ise kendisini depreme hazır hissetmediğini ifade ediyor. Araştırma kapsamında katılımcılara yaşadıkları bölgeyi ne kadar riskli gördükleri sorulduğunda ortaya çıkan tabloya göre katılımcıların yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından “çok riskli” olarak tanımlıyor. Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) sahiplik oranı yüzde 41,6 seviyesinde kalırken, toplumun yarıdan fazlası olası bir deprem sonrasında ekonomik güvenceye sahip olmadan yaşamını sürdürüyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 55,2’si acil durumlarda toplanma alanının yerini bilmediğini belirtiyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası bulunmuyor. Katılımcıların yüzde 45,6’sı evinde hiçbir eşyayı sabitlemediğini belirtirken, yüzde 22,1’i yalnızca bazı eşyaları sabitlediğini ifade ediyor. Tüm eşyalarını sabitleyenlerin oranı ise yüzde 32,2’de kalıyor. Bununla birlikte katılımcıların yüzde 59,4’ü oturduğu binayı deprem açısından güvenli bulduğunu belirtirken, yüzde 74,5’i binası için bugüne kadar hiçbir risk tespiti yaptırmadığını söylüyor. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 42,5’i güçlendirme ve dönüşüm süreçleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtirken, yüzde 57,7’si kentsel dönüşüm desteklerini tanımadığını ifade ediyor. Ayrıa katılımcıların yüzde 71,2’si doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmakta zorlandığını söylüyor. Katılımcıların yüzde 39,7’si kişisel çabaların sonucu etkilemeyeceğini düşünürken, yüzde 60,3’ü ise alınan önlemlerin depremde çok şeyi değiştireceğine inanıyor.

Meksika'da 4 günde bir dolandırıcılık girişimi ile karşılaşılıyor Haber

Meksika'da 4 günde bir dolandırıcılık girişimi ile karşılaşılıyor

Araştırma kapsamında görüşülen 1.000 Meksikalı yetişkinin dörtte üçünden fazlası en az bir dolandırıcılık girişimiyle karşılaştığını belirtiyor. Verilere göre Meksika’da kişi başına yılda ortalama 86 dolandırıcılık girişimi gerçekleşiyor; bu da her dört günde bir dolandırıcılık vakası anlamına geliyor. ACCESS Newswire / LAHEY, HOLLANDA (İGFA) - Ayrıca, Meksikalı yetişkinlerin neredeyse %60’ı son bir yıl içinde bir dolandırıcılığa maruz kaldığını ifade ediyor; dolandırılan her kişi ortalama 1,8 kez dolandırılmış durumda. YAYGIN FİNANSAL KAYIPLAR Meksika’da en sık rastlanan dolandırıcılık türleri: Alışveriş dolandırıcılıkları (%55) Yatırım dolandırıcılıkları (%48) Beklenmedik para vaadi dolandırıcılıkları (%47) Bazı kişiler e-posta yoluyla para kaybederken, bazıları kaçırılma tehdidi içeren dolandırıcılık mesajları aldığını belirtti. Ayrıca Meksikalı yetişkinlerin üçte birinden fazlası, son bir yılda maddi kayba uğradığını söylüyor. Dolandırıcıların en yaygın kullandığı ödeme yöntemleri: Havale veya banka transferi (%55) Banka kartı ödemesi (%21) Dolandırılanların üçte ikisi olayı ödeme sağlayıcısına bildirdi, ancak bildirilen vakaların yarısında hiçbir para geri alınamadı. BİLDİRİME YÖNELİK GÜVENSİZLİK Dolandırıcılık girişimleri Meksika’da oldukça sık görülüyor: Her 10 kişiden 1’i haftada birden fazla kez dolandırıcılık girişimiyle karşılaşıyor. Son 12 ay içinde dolandırıcılığa maruz kalanların yarısından fazlası bunu en az bir kez bildirdi. Fakat bildirilen dolandırıcılıklarla ilgili sonuçlar zayıf: Bildirenlerin %37’si hiçbir işlem yapılmadığını söylüyor. %15’i ise sonucun ne olduğunu bilmediğini belirtiyor. Hiç bildirim yapmayanların nedenleri: %50’si “Kime bildireceğimi bilmiyorum” %35’i “Bir şey değişmeyecek, bir işlem yapılmaz” diye düşünüyor. ARTAN DİKKAT VE ÖNLEM ARAYIŞI Meksikalı yetişkinlerin %97’si, bir teklifin gerçek mi yoksa dolandırıcılık mı olduğunu anlamak için en az bir kontrol adımı uyguladığını belirtiyor. En yaygın yöntem: Diğer sitelerde yorum incelemek (%36) — bu yöntemin dolandırıcılıkları engellemede en etkili yöntem olduğu belirtiliyor. HESAP VERİLEBİLİRLİK ÇAĞRISI YÜKSELİYOR Meksikalı yetişkinlerin %33’ü, dolandırıcılara uygulanması gereken en önemli yaptırımın “mağdura tam para iadesi” olması gerektiğini düşünüyor. Öte yandan %19’u, 6 ila 10 yıl ve üzeri hapis cezası gibi daha ağır yaptırımları destekliyor. Dolandırıcılık vakaları Meksika’da finansal kayıplara, duygusal strese ve daha güçlü koruma önlemleri ile daha sert yaptırım taleplerine yol açmaya devam ediyor. GASA Meksika Direktörü Sissi de la Peña şöyle konuştu: “Bu bulgular, hem sorunun boyutunu hem de Meksika halkının dayanıklılığını gösteriyor. Yetişkinlerin çoğu her birkaç günde bir dolandırıcılık girişimiyle karşılaşmasına rağmen, bilgileri doğrulamak ve kendini korumak için aktif adımlar atıyor. Şimdi kurumların, düzenleyicilerin ve şirketlerin de aynı hassasiyetle hareket edip, Meksika’yı çevrim içi olarak daha güvenli bir yer haline getirme zamanı geldi.” şeklinde konuştu. Rapor ile ile ilgili detaylara ve daha geniş bültene aşağıdakı linklerden ulasabilirsiniz. Ayrıca WEB Seminerine katılım için linki tıklayınız. Tam rapor 5 Kasım WEB Semineri Metodoloji ve kurumsal bilgiler dahil tam bülten linki KAYNAK: Global Anti-Scam Alliance

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.