Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Araştırma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ sağlık takibinde kablo karmaşasını azaltacak MORPHEUS Projesi'nde yer alacak. Haber

BTÜ sağlık takibinde kablo karmaşasını azaltacak MORPHEUS Projesi'nde yer alacak.

Bursa Teknik Üniversitesi, Avrupa Birliği'nin araştırma ve inovasyon programı Horizon Europe kapsamında desteklenen "MOdular Reconfigurable Platform for Health and Environmental Universal Sensing (MORPHEUS)" projesinin 14 uluslararası ortağından biri oldu. Dört yıl sürecek projenin BTÜ'deki çalışmalarını, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu yürütüyor. BTÜ’den proje ekibinde araştırmacı olarak Doç. Dr. Yasin Altın ve Dr. Öğretim Üyesi Ömer Faruk Ünsal görev alırken, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmet Kaya da projeye araştırmacı olarak katkı sağlayacak. Projenin koordinatörlüğünü ise Politecnico di Torino (POLITO)’dan Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teresa Gatti üstleniyor. SAĞLIK TEKNOLOJİLERİNDE YENİ DÖNEM Bugün özellikle yoğun bakımda veya sürekli takip gerektiren hastalarda kalp ritmi, solunum ve vücut sıcaklığı gibi yaşamsal değerlerin izlenebilmesi için çok sayıda sensör ve kablo kullanılıyor. Bu durum hem hastaların hareketlerini kısıtlıyor hem de sağlık çalışanlarının hasta takip süreçlerini zorlaştırabiliyor. MORPHEUS Projesi ile bu farklı sensörlerin tek bir esnek ve giyilebilir platformda bir araya getirilmesi hedefleniyor. Böylece hastaların sağlık verileri gerçek zamanlı ve kesintisiz olarak tek bir sistem üzerinden izlenebilecek. Gerektiğinde ortamın hava kalitesi gibi çevresel verileri de ölçebilecek bu platformun, hastanelerde kablo karmaşasını azaltarak hasta konforunu artırması ve sağlık personelinin takip süreçlerini daha verimli hale getirmesi amaçlanıyor. BTÜ PLATFORMUN TEMEL MALZEMESİNİ GELİŞTİRECEK Projede BTÜ'nün görevi, biyosensör platformunun temelini oluşturacak özel bir polimer malzeme geliştirmek olacak. Hazır plastik malzemeler yerine biyobazlı hammaddeler kullanılarak üretilecek bu yeni malzemenin hem esnek ve dayanıklı hem de insan vücuduyla uyumlu olması hedefleniyor. Ayrıca çevre dostu yapısıyla sürdürülebilir teknolojilere de katkı sağlaması amaçlanıyor. BTÜ'de geliştirilecek bu malzeme daha sonra proje ortakları tarafından sensörler ve elektronik bileşenlerle desteklenerek kullanılabilir hale getirilecek. PROF. DR. BEDELOĞLU: TEKNOLOJİNİN TEMELİNİ OLUŞTURACAĞIZ Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu, BTÜ'nün geliştireceği biyobazlı polimerlerin sistemin en önemli yapı taşlarından biri olacağını belirterek şunları söyledi: "Proje kapsamında biyobazlı kaynaklı hammaddelerden, giyilebilir biyosensör platformunun ihtiyaçlarına uygun yeni nesil polimerler geliştireceğiz. Bu malzemeler platformun hem esnek hem dayanıklı hem de insan vücuduyla uyumlu olmasını sağlayacak. Bursa Teknik Üniversitesi olarak malzeme geliştirme alanındaki bilgi birikimimizi uluslararası ortaklarımızla birlikte yenilikçi bir sağlık teknolojisine dönüştüreceğiz." Proje ekibini tebrik eden Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ'nün uluslararası araştırma projelerindeki etkinliğini her geçen gün artırdığını belirterek, "Araştırma odaklı üniversitesi vizyonumuz doğrultusunda, bilgi üreten ve bu bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren projelere öncülük etmeye devam ediyoruz. Horizon Europe kapsamında desteklenen MORPHEUS Projesi'nde üniversitemizin yer alması, akademisyenlerimizin uluslararası düzeydeki yetkinliğinin önemli bir göstergesi. Üniversitemiz, geliştireceği yenilikçi malzemelerle hem bilim dünyasına hem de insan yaşamını kolaylaştıracak teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürecek" dedi.

Karabağ’da YÖK'ten yeni akademik iş birliği Haber

Karabağ’da YÖK'ten yeni akademik iş birliği

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki yükseköğretim iş birliğinde yeni bir döneme girildiğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yükseköğretimde küresel ölçekte güç kazandığını belirterek, başta gönül coğrafyası olmak üzere birçok ülkede ortak üniversiteler, akademik birimler ve programlar hayata geçirildiğini söyledi. Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi modeliyle başlayan sürecin ardından, yükseköğretim iş birliğinin şimdi de Karabağ’a taşındığını ifade eden Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ), Karabağ Üniversitesi çatısı altında mühendislik ağırlıklı akademik birimler kuracağını duyurdu. Bu adımın, İTÜ’nün mühendislik alanındaki köklü birikimini Karabağ Üniversitesi’nin eğitim ve araştırma kapasitesiyle buluşturacağı vurgulandı. “KARABAĞ’DA BİLİM VE TEKNOLOJİYLE KATKI SUNACAĞIZ” Karabağ Üniversitesi’nin, Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan topraklarında bağımsızlığın, geleceğin ve kültürel dirilişin simgelerinden biri olduğunu belirten Özvar, bu coğrafyanın yeniden inşasına bilim, teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla katkı sunmayı çok önemli bulduklarını ifade etti.

Osmangazi Belediyesi, Hisar Arkeopark’ta Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi ve Konferans Salonu'nu açıyor. Haber

Osmangazi Belediyesi, Hisar Arkeopark’ta Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi ve Konferans Salonu'nu açıyor.

Bursa’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutan Hisar Arkeopark bünyesinde açılacak olan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi; kültürü, tarihi ve edebiyatı tek bir çatıda buluşturan özel bir merkez olarak hayata geçirildi. Büyük usta Yaşar Kemal’in ismini taşıyan kütüphane, medeniyet tarihi odaklı tematik koleksiyonuyla ziyaretçilerine sadece klasik bir okuma alanı değil; aynı zamanda araştırma, eğitim ve kültürel etkileşime imkan tanıyan nitelikli bir yaşam merkezi sunacak. Medeniyet Tarihine Odaklanan Zengin Arşiv Yaklaşık bin 500 eserin bulunduğu kütüphane koleksiyonunda; arkeoloji, medeniyet tarihi, tarih ve kültürel miras konularında yayımlanmış kıymetli kaynaklar okurlarla buluşacak. Özellikle öğrenciler, akademisyenler, araştırmacılar ve tarih tutkunları için kritik bir referans noktası olacak kütüphane, bilgiye ulaşımı kolaylaştırırken bilimsel araştırmalara da destek verecek. Kütüphanenin Ötesinde Bir Sosyal Alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, sadece sessizce kitap okunan bir yer olmayacak. Bünyesindeki konferans salonunda, Hisar Arkeopark’ın dokusuyla uyumlu söyleşiler, paneller, konferanslar ve çeşitli kültürel aktiviteler gerçekleştirilecek. Osmangazi Belediyesi’nin eğitim ve tarihe verdiği değerin bir yansıması olan bu özel proje, bilgiye erişimi teşvik eden yapısıyla Bursa’ya kalıcı bir değer katacak. Açılışın İlk Konuğu ‘Ersin Tatar’ Olacak Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi ve Konferans Salonu, resmi açılış programının hemen ardından ilk büyük etkinliğine kapılarını açacak. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu” konulu konferansıyla Bursalılarla buluşacak. Düzenlenecek konferansta; bölgedeki güncel gelişmeler, Avrupa Birliği’nin Doğu Akdeniz’deki stratejileri ve Kıbrıs meselesinin güncel durumu analiz edilirken, Ersin Tatar Kıbrıs Türk halkının perspektifini ve bölgeye dair değerlendirmelerini katılımcılara aktaracak.

 Yapay Zekâ Kullanımı Güven Endişelerine Rağmen Yaygınlaşıyor Haber

 Yapay Zekâ Kullanımı Güven Endişelerine Rağmen Yaygınlaşıyor

Küresel çapta 23 ülkede 18 yaş ve üzeri 18.000 kişiyle gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların %84’ü son altı ay içinde yapay zekâ kullandığını, %16’sı ise insan müdahalesi olmadan belirli görevleri yerine getirebilen otonom bir yapay zekâ sistemini deneyimlediğini belirtiyor. Araştırma bulguları, yapay zekânın artık yalnızca yardımcı bir araç olarak değil, giderek daha fazla karar süreçlerine dahil edilen bir sistem olarak konumlandığını gösteriyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi (AI Sentiment Index) araştırmasının ikinci sayısı yayımlandı. Son altı aylık dönemde yapay zekânın günlük yaşamdaki yerini ve ne ölçüde kullanıldığını ortaya koymayı amaçlayan araştırma, kullanıcıların yapay zekâya yönelik tercihlerini incelerken, bu alanda güven inşa edilmesi için hangi adımların önem kazandığına da ışık tutuyor. Endeks sonuçları net bir tablo ortaya koyuyor: yapay zekânın benimsenme hızı, güven endişelerini geride bırakıyor. Yapay zekâ, yardımcı rolden karar süreçlerine doğru ilerliyor Araştırma, yapay zekânın hızlı benimsenmesinin artan güven düzeyinden çok, düşük riskli ve günlük kullanım alanlarında oluşan aşinalıkla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Yol tarifi, müşteri hizmetleri, seyahat planlama ve içerik önerileri gibi kullanım alanları artık günlük rutinin bir parçası haline gelirken, bu konfor alanı daha fazla yetki devrinin de zeminini hazırlıyor. Araştırmaya göre; katılımcıların %9’u otonom araç veya sürücüsüz taksi kullandığını, %10’u kendi adına ürün satın alan bir yapay zekâ uygulamasını deneyimlediğini, %11’i ise yapay zekânın alışveriş sepetini otomatik doldurmasına veya bankacılık işlemlerini yönetmesine izin verdiğini belirtiyor. Otonom yapay zekâyı henüz deneyimlememiş kişiler arasında da bu teknolojilere açık olma durumu dikkat çekiyor. Katılımcıların %36’sı indirimlerin otomatik uygulanmasını, %34’ü müşteri hizmetleri sorunlarının kendi müdahalesi olmadan çözülmesini, %30’u ev güvenliğinin ve %21’i de randevu planlamasının yapay zekâ tarafından yönetilmesini tercih edebileceğini ifade ediyor. Benimsenme artıyor, ancak güven aynı hızda ilerlemiyor Endeks sonuçlarına göre, yapay zekâ kullanımı hızla artarken, bu teknolojinin nasıl yönetildiğine ve kontrol edildiğine yönelik güven aynı hızda gelişmiyor. Kullanıcıların güvenlik, kontrol, hesap verebilirlik ve gerçeklik konularındaki endişeleri devam etse de bu kaygılar benimsenmeyi yavaşlatmıyor; daha çok, otonom yapay zekâ sistemlerinin nasıl tasarlanması ve sunulması gerektiğine ilişkin beklentileri şekillendiriyor. Araştırma bulgularına göre; katılımcıların %66’sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırıya uğramasından endişe ediyor, %66’sı insan denetiminin hâlâ gerekli olduğunu düşünüyor, %73’ü ise gerçek olanla yapay zekâ tarafından üretileni ayırt edememekten kaygı duyuyor. Öncü pazarlar daha erken sinyal veriyor Araştırma, yapay zekâ kullanımının daha yaygın, daha sık ve günlük yaşama daha derin entegre olduğu sekiz öncü pazarı ortaya koyuyor: Hindistan, Çin, Brezilya, Meksika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong ve Güney Kore. Bu pazarlarda yapay zekâ kullanım oranı %94’e, otonom yapay zekâyı deneyimleme oranı ise %24’e ulaşıyor. Diğer pazarlar ise daha yavaş ama artan benimsenmenin görüldüğü geçiş pazarları ile daha temkinli ve seçici kullanımın öne çıktığı geride kalan pazarlar olarak ayrışıyor. Bu pazarlar, öncü pazarlara kıyasla genel yapay zekâ kullanımında %12–15, otonom kullanımda ise %11–13 oranında daha geride seyrediyor. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “EY Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi araştırması önemli bir eşiğe işaret ediyor: yapay zekâya yönelik tam güven oluşmadan, kullanım ve yetki devri hızla artıyor. İnsanlar yapay zekâyı önce düşük riskli ve günlük işlerde benimsiyor; ancak bu aşinalık zamanla daha kritik karar alanlarına da taşınıyor. Kurumlar açısından asıl konu artık yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil; hangi görevlerin, hangi sınırlar içinde, nasıl bir insan denetimi ve hesap verebilirlik çerçevesiyle yapay zekâya devredileceğini tasarlamak. Bu nedenle güven, sonradan eklenecek bir unsur değil; en baştan sistemin mimarisine yerleştirilmesi gereken temel bir prensip. İş dünyasının, şeffaflığı, denetlenebilirliği ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımını merkeze alan bir dönüşümü hızla hayata geçirmesi kritik önem taşıyor.”

Her 10 kişiden 7’si, yapay zeka teknolojileri konusunda ‘heyecanlı’ olduğunu ifade ediyor Haber

Her 10 kişiden 7’si, yapay zeka teknolojileri konusunda ‘heyecanlı’ olduğunu ifade ediyor

Türkiye’de dijital kullanıcı davranışlarına ilişkin son veriler, yapay zekâ teknolojilerine olan ilginin hızla arttığını ortaya koyuyor. We Are Social ve Meltwater’ın yayımladığı Digital 2026 Global Overview raporuna göre, yapay zekâ tabanlı web trafiğinde Türkiye önemli bir paya sahip. Kullanıcılar artık web aramalarını giderek daha fazla yapay zekâ destekli araçlar üzerinden gerçekleştiriyor; bu da bilgiye erişim alışkanlıklarında belirgin bir dönüşüme işaret ediyor. Türkiye aynı zamanda yapay zekâya karşı en yüksek ilgi ve heyecan duyan ülkeler arasında yer alıyor. Rapora göre Türkiye’deki 16 yaş üstü internet kullanıcılarının yüzde 70’inden fazlası, yani her 10 kişiden 7’si, yapay zekâ teknolojileri konusunda “heyecanlı” olduğunu ifade ediyor. Bu tablo, kullanıcıların günlük bilgi arama, içerik üretme ve karar alma süreçlerinde yapay zekâ destekli araçlara giderek daha sık başvurduğunu gösteriyor. Bilginin hızla erişilebilir ve sezgisel yollarla sunulduğu AI deneyimleri tercih edilirken, bu dijital dönüşüm yapay zekâyı yalnızca teknik bir araç olmaktan çıkararak internetle kurulan ilişkinin merkezine yerleştiriyor. Kullanıcılar artık hızlı yanıt alma, metinleri özetleme ve bağlamsal önerilerle desteklenen bir dijital deneyim arayışında. Türkiye’deki bu yüksek kabul, dijital davranışlarda kayda değer ve kalıcı bir değişimi temsil ediyor. Kullanıcı beklentilerindeki bu değişim, tarayıcı deneyimlerinin de daha akıllı ve daha sezgisel hale gelmesini gerektiriyor. Norveç merkezli tarayıcı şirketi Opera, bu yeni dönemde yapay zekâ yeteneklerini hem masaüstü hem de mobil tarayıcı deneyimine entegre eden şirketler arasında yer alıyor. Android için Opera’nın en güncel sürümünde yer alan “Think Deeper” (Derin Düşünme) özelliği, yapay zekâ yanıtlarını daha iyi ve daha doğru hale getirmek üzere tasarlanmıştır. Tarayıcıdaki Ask AI özelliğiyle birlikte çalışan bu sistem, sorulara yanıt üretmeden önce daha uzun bir analiz süreci gerçekleştirerek ilgili kaynakları tarıyor ve daha kapsamlı cevaplar oluşturabiliyor. Böylece kullanıcılar özellikle araştırma, karşılaştırma ve bilgi doğrulama gibi konularda daha detaylı ve güvenilir sonuçlara ulaşabiliyor. Opera’nın Android tarayıcısında sunulan bu özellik, kullanıcıların doğrudan arama çubuğu üzerinden erişebildiği Ask AI deneyiminin bir parçası olarak çalışıyor. Kullanıcılar arama alanından yapay zekâ ile sohbet başlatabiliyor ve Think Deeper seçeneğini etkinleştirerek daha isabetli yanıtlar elde edebiliyor. Opera, bu yapay zekâ özelliklerini kullanıcılarına ücretsiz olarak sunarak mobil cihazlarda daha erişilebilir bir AI deneyimi sağlamayı hedefliyor. Opera, her seviyeden kullanıcı için zenginleştirilmiş yapay zekâ deneyimleri sunuyor Opera tarayıcısının yapay zekâ deneyimi, kullanıcılara her platformda ücretsiz bir kişisel asistan sunuyor. Android ve iOS cihazlarda Opera uygulaması üzerinden, ayrıca MacOS ve Windows masaüstü tarayıcılarında kullanılabiliyor. Kullanıcılar ister yaratıcı bir tıkanıklığı aşmak istesin, ister hareket halindeyken hızlı bir restoran önerisine ihtiyaç duysun, Opera’nın yapay zekâsı hem mobilde hem de masaüstünde yanlarında oluyor. Yapay zekâyı yoğun şekilde kullanan ileri düzey kullanıcılar ve günlük olarak AI araçlarıyla çalışanlar içinse Opera Neon tarayıcısı, en iyi AI araçları ve modellerini tek bir yerde bir araya getirerek yapay zekâ destekli üretim ve keşif deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Türkiye’nin yapay zekâya hızlı uyumunun dijital alışkanlıkları kalıcı biçimde dönüştürdüğünü vurgulayan Opera Android Ürün Müdürü, Stefan Stjernelund şöyle konuştu: “Türkiye’de kullanıcıların yapay zekâ teknolojilerini benimseme hızının küresel ölçekte dikkat çekici seviyelere ulaştığını görüyoruz. Kullanıcılar artık dijital deneyimlerinde daha akıllı, daha hızlı ve daha sezgisel araçlar bekliyor. Özellikle ücretsiz ve kolay erişilebilir AI çözümlerine olan ilgi, yapay zekânın günlük internet kullanımının doğal bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Tarayıcı içinde sunulan yeni yapay zekâ özellikleri de kullanıcıların bilgiye daha hızlı ve daha kapsamlı şekilde ulaşmasına yardımcı oluyor.” dedi.

İstanbul'da usulsüz reçete operasyonunda 25 kişi gözaltına alındı. Haber

İstanbul'da usulsüz reçete operasyonunda 25 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Suç İşlemek Amacı İle Örgüt Kurmak, Nitelikli Dolandırıcılık suçlarına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında operasyon düzenlendi. Operasyonda, liderliğini İ.G'nin, yöneticiliğini C.K. ve D.K. isimli şahısların yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünün, Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi'nde yerleşerek veri giriş elemanlarının da içinde bulunduğu simsar bir yapılanma oluşturdukları ortaya çıkarıldı. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde örgüt faaliyeti çerçevesinde bazı çalışanlarla müşterek hareket ederek, hastaları hastaneye giriş yaptıkları andan itibaren takip ettikleri, hastane çalışanları gibi davranarak hastalara işlemlerinde yardımcı oldukları; bazı hastane çalışanlarını kullanarak bu hastalara piyasa fiyatları yüksek olan ilaçları fazladan reçete ettikleri ve anlaşmalı eczanelere yönlendirdikleri bu işlemlerden komisyon aldıkları belirlendi. Hastaların bilgisi dışında reçetelere adet olarak fazla yazılan yüksek fiyatlı ve SGK'ya fatura edilen ilaçları müşterek hareket ettikleri eczanelerden temin ederek el altından üçüncü şahıslara sattıkları ve kamuyu zarara uğrattıkları tespit edilen şahıslara yönelik İstanbul merkezli toplam 2 ilde yapılan eş zamanlı operasyon neticesinde 25 kişilik grup gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, Fatih'te bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken, işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.