Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arasında

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Arasında haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arasında haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da 7 yıldır kayıp olan çocuk bulundu. Haber

Bursa'da 7 yıldır kayıp olan çocuk bulundu.

Bursa Mustafakemalpaşa ilçesinde ikamet eden Umut K., çalışmak için gittiği Almanya'da Rebecca S. isimli Alman kadın ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında erkek çocukları dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu N.S. ile birlikte babasından ayrıldıktan sonra yeniden evlenen annesi Hanife S.'yi ziyaret etmek için Bursa'ya geldi. Almanya'ya geri dönmeme kararı alan Umut K., Rebecca S.'ye oğlunu kendisine bırakıp, ülkesine geri dönmesini söyledi. Çıkan tartışmanın ardından iddiaya göre Umut K., oğlunu kaçırmaya karar verdi. Oğlu N.S.'yi annesi Hanife S.'ye bırakıp, bir yakınının yanına götürülmesini isteyen Umut K., Rebecca S. ile birlikte markete gitti. Geri döndüklerinde kaybolduğu söylenen oğlunu evde bulamayan Rebecca S., polise gidip şikayette bulundu. Alman Rebecca Suç Duyurusunda Bulunarak, Ülkesine Döndü İlçede günlerce oğlunu arayan Rebecca S., çocuğunu kaçırdığından şüphelendiği Umut K. ve annesi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunup, ülkesine geri döndü. Babaanne Hanife S. ve baba Umut K. hakkında dava açılırken, bu süreçte N.S. babasının akrabaları tarafından dört duvar arasında, dışarıya çıkmasına izin verilmeden saklandı. Umut K., 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti, babaanne Hanife S.'nin de duruşmaya gelmemesi üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan Hanife S., haftada bir kez polise giderek imza atması şartıyla serbest bırakıldı. Hanife S., diğer duruşmalara da katılmayınca, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Mustafakemalpaşa Başsavcılığı'nın izniyle babaanneyi takibe aldı. Kurulan 6 kişilik özel ekip, haftada bir kez polis merkezine gelerek imza atan ve günün belirli saatlerinde halasının oğlu Recai M.'nin evine giden babaanneyi adım adım takip etti. Çocuk Kıyafet Ve Çöp Yığınları Arasında Bulundu Annesinin de Alman uyruklu olduğu belirtilen Hanife S., 10 Mart'ta polis merkezine gelip, imza attıktan sonra özel ekip tarafından izlendi. Babaannenin etrafını kontrol edip, şüpheli tavırlarla harabe bir eve girdiğini gören ekippler, operasyon düğmesine bastı. Düzenlenen baskında N.S., kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde bulundu. Hiç okula gitmeyen ve 7 yıl boyunca evden dışarı çıkmasına izin verilmeyen N.S. özel ekip tarafından kurtarılırken; o anlar kameraya yansıdı. Babaanne İle Kuzeni Tutuklandı N.S., sağlık kontrollerinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne teslim edilip koruma altına alındı. Gözaltına alınan Hanife S. ile halasının oğlu Recai M. ise emniyetteki işlemlerinin ardından 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan tutuklandı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Raylarda Sürdürülebilirlik: Mars Logistics’ten 200 Bin Sefer Haber

Raylarda Sürdürülebilirlik: Mars Logistics’ten 200 Bin Sefer

2012–2025 yılları arasında gerçekleştirilen toplam 200.000 sefer ile sürdürülebilir lojistik alanında önemli bir başarıya imza atan şirket, bu operasyonlar sayesinde yaklaşık 310.000 ton karbon salımının önüne geçerek yeşil lojistik alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’de üretilmiş ve tescillenmiş sahibine ait vagonlar ile Avrupa’ya ihracat yapan ilk firma olma özelliğini taşıyan Mars Logistics, 4.000 adet demiryolu taşımacılığına uygun römork, 335 adet vagon, 1.153 adet konteyner ve swap body’den oluşan filosu ile demiryolu taşımacılığındaki öncü konumunu pekiştiriyor. Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Demiryolu taşımacılığına odağımızı arttıracağız. Hali hazırda haftada 54 tren seferi yönetiyoruz ve Avrupa’nın lider lojistik şirketlerinden biriyiz." dedi. Haftada 10 gidiş 10 dönüş seferi gerçekleştirilen Trieste–Bettembourg İntermodal hattında, Türkiye çıkışlı yükler, karayolu ile İstanbul, İzmir ve Mersin limanlarına taşınarak Ro-Ro hatlarıyla Trieste’ye ulaştırılıyor. Trieste’de vagonlara aktarılan treylerler, demiryolu ile Lüksemburg’daki Bettembourg - Dudelange Intermodal Terminali’ne sevk ediliyor. Buradan sonra yükler, Lüksemburg, Belçika, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Almanya’daki nihai varış noktalarına karayolu bağlantılarıyla ulaştırılıyor. Halkalı–Bettembourg hattında ise haftada 2 gidiş 2 dönüş seferi gerçekleştiriliyor. Bu hatta, Türkiye’nin çeşitli noktalarından alınan yükler, Halkalı Terminali’nde gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından trenle yola çıkıyor. Kapıkule gümrüğünü takiben Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya rotasını izleyen konteynerler Bettembourg-Dudelange terminaline ulaştırılıyor ve bu noktadan sonra karayolu entegrasyonu ile esnek, hızlı ve güvenilir bir dağıtım ağı kapsamında teslimatlar gerçekleştiriliyor. Mars Logistics, söz konusu bu iki hatta CFL multimodal şirketiyle tren operatörlüğü, terminal işletmeciliği ve ara taşıma gibi hizmetleri kapsayan stratejik bir iş birliği yürütüyor. “Bettembourg-Dudelange hatlarının dışında Halkalı–Kolin (Çekya), Halkalı-Craiova (Romanya) ve Halkalı–Budapeşte (Macaristan) güzergahlarında da demiryolu taşımacılığı servisi veren şirketimiz, çevre dostu taşımacılık modellerini odağına alan yaklaşımıyla sürdürülebilir lojistiğin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.” şeklinde konuşan Gökşin Günhan, bitmiş araç taşımacılığına uygun vagon yatırımı yaptıklarını, geçtiğimiz ay vagonların bir kısmını teslim aldıklarını ve Romanya - Türkiye arasında demiryolu ile bitmiş araç taşımacılığına da başladıklarını belirtti. Günhan, “Daha düşük karbon emisyonu, yüksek enerji verimliliği, trafik yoğunluğunun azaltılması ve sürdürülebilir tedarik zinciri avantajlarıyla yeşil lojistiğin temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkan demiryolu taşımacılığına yönelik yatırımlarımız devam edecek.” diyerek sözlerini noktaladı. Konuyla ilgili konuşan CFL multimodal Yönetim Kurulu Üyesi Barbara Chevalier şunları ekledi: “2012 yılından bu yana Mars Logistics ile uzun süredir devam eden iş birliğimiz, iş ortaklarımızın karayolundan demiryoluna geçiş sürecinde onlara eşlik etme misyonumuzun somut bir örneğidir. Birlikte, tedarik zincirlerinin karbonsuzlaştırılmasını nasıl hızlandırabileceğini ve verimli demiryolu lojistiğini nasıl gerçeğe dönüştürebileceğini göstermiş olduk. Sürdürülebilir ulaşım modelleri sadece bir hedef değil, geleceğin kendisidir.”

Bolu Belediyesi 8 itfaiye eri alacak... Başvurular Şubat’ta başlıyor Haber

Bolu Belediyesi 8 itfaiye eri alacak... Başvurular Şubat’ta başlıyor

Bolu Belediye Başkanlığı, Resmi Gazete’de yayımlanan ilanla ilk defa atanmak üzere 8 itfaiye eri alımı yapacağını duyurdu. Başvurular 23-27 Şubat 2026 tarihleri arasında şahsen alınacak. Bolu Belediye Başkanlığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında istihdam edilmek üzere 8 itfaiye eri alımı yapacağını açıkladı. Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan ilana göre alımlar, Belediye İtfaiye Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda açıktan atama yoluyla gerçekleştirilecek. Alım kapsamında; ön lisans ve lisans mezunu adaylar arasından, KPSS’den ilgili puan türlerinde en az 60 puan alan kadın ve erkek adaylar başvuru yapabilecek. Kadrolar için en az B veya C sınıfı sürücü belgesi şartı aranırken, adayların sınav tarihinde 30 yaşını doldurmamış olması gerekiyor. Başvuru yapacak adayların ayrıca; erkeklerde en az 1.67 metre, kadınlarda en az 1.60 metre boyunda olması ve boy-kilo oranının mevzuata uygun bulunması şartı aranacak. BAŞVURULAR ŞAHSEN ALINACAK Adaylar, başvuru formu ve istenilen belgelerle birlikte 23 Şubat – 27 Şubat 2026 tarihleri arasında mesai saatleri içinde, Bolu Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne şahsen müracaat edecek. Posta yoluyla veya eksik belgelerle yapılan başvurular kabul edilmeyecek. Sınava girmeye hak kazanan adaylar 2 Mart 2026 tarihinde Bolu Belediyesi’nin internet sitesinden ilan edilecek. Sözlü ve uygulamalı sınavlar, 6 Mart 2026 tarihinde Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü yerleşkesinde yapılacak.

Migren, ‘aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısı’na dönüşebilir! Haber

Migren, ‘aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısı’na dönüşebilir!

Migrenin, şiddetli ve yaşam kalitesini düşüren özellikli bir baş ağrısı olduğunu belirten uzmanlar, atakların 3 saatten 3 güne kadar sürebildiğini söyledi. Üroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, migrenin türlerinden tetikleyicilerine, tedavi seçeneklerinden ne zaman doktora başvurulması gerektiğine kadar önemli bilgiler paylaştı. Üroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, migrenin primer baş ağrıları arasında yer alan, kendine özgü özellikleri bulunan bir hastalık olduğunu belirterek, migrenin genellikle tek taraflı, zonklayıcı karakterde ve nabız atışı şeklinde hissedildiğini ifade etti. Uzman Dr. Şalçini, ataklara sıklıkla ışık ve ses hassasiyeti, bulantı ve kusmanın eşlik ettiğini dile getirdi. Fiziksel aktivitenin migren ağrısını artırdığını vurgulayan Dr. Şalçini, merdiven çıkmak, eğilmek, öksürmek ya da zorlanmanın ağrıyı şiddetlendirdiğini belirtti. Migren ağrısının çoğu zaman 10 üzerinden 7–8 şiddetinde olduğunu kaydetti. Migrenin auralı ve aurasız olmak üzere iki temel tipi bulunduğunu aktaran Dr. Şalçini, auralı migrende baş ağrısından önce görsel belirtilerin ortaya çıktığını söyledi. Görme alanında ışık çakmaları, zikzaklı çizgiler, bulanıklık ve parlamaların en sık görülen aura belirtileri olduğunu belirten Şalçini, bu belirtilerin genellikle baş ağrısından yaklaşık yarım saat önce başladığını ifade etti. Migren ataklarını tetikleyen faktörlerin kişiye göre değiştiğine dikkat çeken Dr. Şalçini, parlak ışıklar, keskin kokular, çikolata, mayalı içecekler, lodos, deterjanlar, parfümler ve klima ortamlarının sık görülen tetikleyiciler arasında yer aldığını söyledi. Hastaların kendi tetikleyicilerini tanımasının tedavide büyük önem taşıdığını vurguladı. Aşırı ağrı kesici kullanımının da ayrı bir baş ağrısı türüne yol açabileceğini belirten Dr. Şalçini, ayda 10–15 günden fazla ağrı kesici kullanan kişilerde “aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısı” gelişebileceğini ifade etti. Bu durumun tanı ve tedavi sürecini zorlaştırdığını dile getirdi. Migrenin bazı kişilerde ömür boyu sürebildiğini, bazı kişilerde ise zamanla kaybolabildiğini belirten Dr. Şalçini, tedavide atak tedavisi ve koruyucu tedavi olmak üzere iki temel yaklaşım bulunduğunu söyledi. Koruyucu tedavinin amacının atakların sıklığını ve şiddetini azaltmak olduğunu kaydetti. Ayda 3–4’ten fazla, şiddetli ve yaşam kalitesini bozan baş ağrıları olan kişilerin mutlaka doktora başvurması gerektiğini vurgulayan Dr. Şalçini, özellikle ilk kez ortaya çıkan, 50 yaş sonrası başlayan, ilaçlara yanıt vermeyen ya da nörolojik belirtilerle seyreden baş ağrılarının ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Migrenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Şalçini, günümüzde klasik ilaçların yanı sıra yeni nesil enjeksiyon tedavileri, akıllı ilaçlar ve botulinum toksini gibi farklı seçeneklerin bulunduğunu belirterek, hasta-hekim iş birliğinin ve doğru bilgilendirmenin tedavi başarısını artırdığını söyledi.

Çin’den Avrupa Birliği’nin CBAM kısıtlamalarına tepki geldi Haber

Çin’den Avrupa Birliği’nin CBAM kısıtlamalarına tepki geldi

Bugün yürürlüğe giren CBAM kapsamında son günlerde yayımlanan yasa teklifleri ile uygulamalara dikkat çeken Bakanlık Sözcüsü yaptığı açıklamada, bunlar arasında karbon emisyon yoğunluğu için varsayılan değerlerin belirlenmesi ve kapsamın genişletilmesi planlarının yer aldığını belirti. AB’nin Çin’in yeşil ve düşük karbonlu kalkınma alanında elde ettiği önemli başarıları görmezden gelerek, Çin menşeli ürünler için belirgin şekilde yüksek varsayılan değerler belirlediğine işaret eden sözcü, AB’nin önümüzdeki üç yıl içinde söz konusu varsayılan değerleri her yıl artırmayı planladığını hatırlattı. Bu planın, Çin'in mevcut seviyesi ve gelecekteki gelişim eğilimine uygun olmadığını, aynı zamanda Çin’e karşı adaletsiz ve ayrımcı bir muamele olduğunu belirten sözcü, AB’nin bu uygulamalarının Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) "en çok kayrılan ülke muamelesi" ve "ulusal muamele" ilkelerini ihlal ettiğini ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ndeki "ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar" ilkesine de aykırı olduğunu vurguladı. Sözcü, AB’in 2028'den itibaren CBAM kapsamını makine ekipmanları, otomobil ve parçaları ve ev aletleri gibi yaklaşık 180 çelik ve alüminyum yoğun ürünü de içerecek şekilde genişletmeyi öngören bir yasa tasarısı sunduğunu ifade etti. Bu tasarının iklim değişikliğiyle mücadele kapsamını aştığını ve belirgin şekilde tek taraflılık ve ticaret korumacılığı niteliği taşıdığını belirten sözcü, Çin’in bundan ciddi endişe duyduğunu ve kararlılıkla karşı çıktığını dile getirdi. Sözcü, Çin’in AB'nin yakın zamanda 2035 yılı fosil yakıtlı yeni araç yasağını değiştirerek birlik içindeki kontrol düzenlemelerini gevşettiğini de not ettiğini belirtti. AB’in dışarıya karşı yeşil adı altında korumacılık yaparken, içeride düzenlemeleri gevşeterek emisyon azaltma gereksinimlerini düşürdüğünü hatırlatan sözcü, bu çelişkili yaklaşımın tipik bir çifte standart olduğunu kaydetti. Sözcü, sözlerine şöyle devam etti: “AB, tarihsel emisyon sorumluluğunu, ülkelerin kalkınma aşamalarını ve teknoloji seviyelerini görmezden gelerek, ‘karbon kaçağını’ önleme bahanesiyle yeni ticaret korumacılığı uygulayarak, kendi karbon standartlarını gelişmekte olan ülkelere dayatıyor. Bu iklim ve ticaret yönetim kuralları arasında çatışmaya neden olurken, gelişmekte olan ülkelerin iklim eylemi maliyetlerini artırıyor ve uluslararası toplumun karşılıklı güvenine ciddi zarar veriyor. Bu, tarafların iklim değişikliğine karşı işbirliği yapma ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme çabalarına tamamen aykırıdır. AB’nin iklim ve ticaret ile ilgili uluslararası kurallara uymasını, tek taraflılık ve korumacılığı terk etmesini, piyasa açıklığını korumasını ve adil, bilimsel ve ayrımcı olmayan ilkeler doğrultusunda yeşil alanda ticaret ve yatırımı serbestleştirme ve kolaylaştırmayı teşvik etmesini umuyoruz. Çin, AB ile işbirliği içinde küresel iklim değişikliğiyle mücadele etmeye isteklidir, ancak herhangi bir adaletsiz ticaret kısıtlamasına yanıt vermek, kendi kalkınma çıkarlarını, Çinli şirketlerin meşru haklarını ve küresel endüstri ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumak için gerekli tüm önlemleri kararlılıkla alacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.