Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arakçi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Arakçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arakçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi : İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır şekilde ödeteceğiz Haber

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi : İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır şekilde ödeteceğiz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’daki sanayi tesislerine yönelik saldırılarının ardından açıklamada bulundu. Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail, İran’ın en büyük iki çelik fabrikası, bir elektrik santrali ve sivil nükleer tesisler de dahil olmak üzere çeşitli altyapı hedeflerini vurdu. İsrail, bu saldırıyı ABD ile koordinasyon içinde gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Söz konusu saldırı, ABD Başkanı’nın diplomasi için tanıdığı uzatılmış süreyle çelişiyor. İran, İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır bir şekilde ödetecek" ifadelerini kullandı. Trump dün saldırıların 10 gün ertelendiğini söylemişti ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırılara ara verilen süreyi uzattığını belirtmişti. Trump, "İran hükümetinin talebi üzerine enerji tesislerine yönelik saldırıları 10 gün daha erteledim" ifadelerini kullanarak, saldırıların 6 Nisan’da yeniden başlayacağını açıklamıştı. İran ile görüşmelere değinen Trump, "Görüşmeler devam ediyor ve yalan haber medyası ile diğer kaynakların bunun aksini iddia eden yanlış açıklamalarına rağmen görüşmeler oldukça iyi bir şekilde ilerliyor" demişti. Trump, İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları daha önce 22 Mart’ta 2 gün, 23 Mart’ta ise 5 gün süreyle ertelemişti. İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur" Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'nin 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, "İran, ABD ve İsrail tarafından kendisine dayatılan yasa dışı bir savaşın ortasındadır. Bu saldırgan savaşın hiçbir meşruiyeti yoktur ve son derece acımasızdır. Bu saldırıyı İran ile ABD'nin nükleer programa ilişkin iddia edilen endişeleri çözmek amacıyla yürüttüğü diplomatik süreç devam ederken başlattılar ve 9 ay içinde 2'nci kez müzakere masasını bozarak diplomasiye ihanet ettiler" dedi. "175'ten fazla öğrenci ve öğretmen acımasız bir şekilde katledildi" Arakçi, söz konusu saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu belirterek, "Bu saldırının en çarpıcı ve en ağır örneklerinden biri, Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na yönelik gerçekleştirilen planlı ve aşamalı saldırıdır. Bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen tamamen kasıtlı ve acımasız bir şekilde katledildi. Bu vahşi saldırı aslında çok daha büyük bir buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Zira yüzeyin altında, insan hakları ve insancıl hukukun en ağır ihlallerinin normalleştirildiği ve tam bir cezasızlık ortamında çok daha vahim suçların işlendiği bir tablo gizlidir" ifadelerini kullandı. "İlkokul saldırısı ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir" Arakçi, "ABD'li ve İsrailli saldırganların kendi iddialarına göre en gelişmiş teknolojiye ve en hassas askeri ile veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde bu okulun hedef alınması bir savaş suçu ile insanlığa karşı suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir. Sessizlik ve kayıtsızlıkla da karşılanamaz. Bu okula yönelik saldırı sıradan bir olay ve hesap hatası değildir. ABD'nin bu suçu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları ise sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Doğası gereği sivil olan masum insanların eğitim gördüğü bir yere yönelik bu tür acımasız bir saldırıyı kınamak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir zorunluluktur. Vicdanımız, her türlü mahkemeden daha derin bir şekilde bizi yargılayacaktır" şeklinde konuştu. "Saldırganların niyeti soykırımdır" Arakçi, son 27 günde İran genelinde 600'den fazla okulun yıkıldığını veya hasar gördüğünü, binden fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını belirterek, "Uluslararası insan hakları saldırganlar tarafından geniş çapta, sistematik ve benzeri görülmemiş bir şekilde ihlal edilmiştir. Hiçbir merhamet ve mühlet yoktur şeklinde kibirli söylemler kullanan ve İran'ı hayati altyapıları hedef almakla tehdit eden saldırganlar, savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir şekilde riayet etmeksizin sivilleri ve sivil altyapıları hedef almaktadır. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç gibi tanımlar, işlenen felaketlerin büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalmaktadır. Saldırganların hedef alma biçimi ve kullandıkları söylemler ise niyetlerinin soykırım olduğuna dair neredeyse hiçbir şüphe bırakmamaktadır" dedi. Uluslararası topluma "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" çağrısı Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "ABD ve İsrail'in İran halkına karşı yürüttüğü bu haksız ve keyfi savaş, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer bölgelerdeki hukuk ihlalleri ve suçlara karşı gösterilen sessizliğin doğrudan sonucudur. Adaletsizlik karşısındaki kayıtsızlık ve sessizlik, hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez, aksine daha fazla güvensizlik ve daha geniş ihlallere yol açar. Birleşmiş Milletler ve temsil ettiği temel değerler ile insan hakları sistemi ciddi bir tehdit altındadır. Hepiniz saldırganları açıkça kınamalı ve devletler topluluğunun ile insanlığın ortak vicdanının, İran halkına karşı işlenen korkunç suçlar nedeniyle onları sorumlu tuttuğunu göstermelisiniz. İran hiçbir zaman savaş arayışında olmamıştır. Ancak buna rağmen hiçbir sınır tanımayan saldırganlara karşı kendini savunma konusunda tam ve sarsılmaz bir irade göstermektedir ve bu savunma gerektiği sürece devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Arakçi: ABD ile müzakere için hiçbir sebep yok Haber

Arakçi: ABD ile müzakere için hiçbir sebep yok

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump hakkında yaptığı açıklamada, “Eğlenmek istediği için insanlar ölüyor” ifadelerini kullandı. Programda sunucunun İran’ın ateşkes isteyip istemediğine yönelik sorusunu yanıtlayan Arakçi, Tahran yönetiminin böyle bir talebi olmadığını belirtti. “Hiçbir zaman ateşkes istemedik, hatta müzakere bile istemedik” diyen İranlı bakan, “Kendimizi ne kadar sürerse sürsün savunmaya hazırız” ifadelerini kullandı. “ABD ile müzakere için hiçbir sebep yok” ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda İran’ın “tamamen yenildiğini ve bir anlaşma istediğini” öne sürmüştü. Trump, dün de NBC News’e verdiği röportajda “İran anlaşma yapmak istiyor ama şartlar henüz yeterince iyi olmadığı için ben istemiyorum” demişti. Arakçi ise CBS’e verdiği röportajda ABD ile yeniden müzakereye dönmek için herhangi bir gerekçe görmediğini dile getirdi. “Biz zaten konuşuyorduk. Öyleyse neden bize saldırmaya karar verdiler?” diyen Arakçi, “Öyleyse tekrar konuşmaya geri dönmenin ne faydası var?” ifadelerini kullandı. Trump’a yönelik eleştirilerini sürdüren İranlı bakan, “Başkan Trump eğlenmek istediği için insanlar ölüyor” dedi. Arakçi ayrıca, “Bu, Başkan Trump ve Amerika Birleşik Devletleri’nin tercih ettiği bir savaş ve biz de meşru müdafaamızı sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Hürmüz Boğazı açıklaması Programda Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Arakçi, birçok ülkenin gemileri için güvenli geçiş talebiyle İran ile temasa geçtiğini söyledi. Hangi ülkelerin bu talepte bulunduğuna ilişkin bilgi vermeyen İranlı bakan, İran ordusunun “farklı ülkelere ait bir grup geminin” Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verdiğini açıkladı. Savaş 17’nci gününde İsrail ve ABD, Tahran ile Washington arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri saldırı başlatmıştı. İran ise buna karşılık olarak İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılar düzenledi. ABD ve İsrail’in saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin öldüğü bildirildi. İranlı yetkililerin verdiği bilgilere göre ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı bin 348’i aşarken, yaralı sayısı ise 17 bini geçti.

İran Dışişleri Bakanı Seyyed Abbas Arakçi: Bu savaş hem Amerikalılara hem de İranlılara dayatıldı Haber

İran Dışişleri Bakanı Seyyed Abbas Arakçi: Bu savaş hem Amerikalılara hem de İranlılara dayatıldı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD askerinin ölümü ve savaşla ilgili açıklamalar yaptı. Arakçi, “Bana söylenene göre, ABD askerinin ailesi kamu bağışlarına güveniyor” ifadelerini kullandı. Bakan, ayrıca, “Adil ve eşit bir çözüm mümkünken, Başkan’a kötü tavsiye verenler kan dökülmesinden sorumludur” diyerek, savaşın her iki taraf için de dayatıldığını vurguladı: “Bu savaş hem Amerikalılara hem de İranlılara dayatıldı.” İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Arap basınına devam eden çatışmalar hakkında açıklamada bulundu. Arakçi, İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in sağlık durumu hakkındaki iddialara yanıt vererek, Hamaney’in sağlık durumunun mükemmel olduğunu, her şeyi kontrolü altında tuttuğunu ve görevinin başında olduğunu ifade etti. Hamaney’in göreve gelmesinden bu yana kameralar karşısına geçmemesine ilişkin Arakçi, "Televizyonda yayınlanacak mesajların zamanlaması ya da halkın karşısına doğrudan çıkma kararı tamamen kendisine aittir" dedi. ABD ve İsrail'in saldırılarına değinen, Arakçi, İran’ın bir daha saldırıya uğramayacağına dair güvence alana ve tazminat ödenene kadar çatışmayı durdurmayı kabul etmeyeceğini yineledi. Hürmüz Boğazı’nın geçişlere açık olduğunu aktaran Arakçi, boğazın sadece ABD ve müttefiklerine ait gemilere kapalı olduğunu ifade etti. İran’ın saldırılara misilleme olarak hedef aldığı Arap ülkelerine değinen Arakçi, İran’ın Basra Körfezi bölgesindeki ve ötesindeki komşularına yönelik yüzlerce saldırısında yalnızca bu ülkelerde bulunan ABD üslerini hedef aldığını söyledi. Arakçi, "Hiçbir konut veya sivil hedefi vurmadık. Konut bölgelerinde ikincil hasar olmuş olabilir, bu da her savaşta normal bir durumdur" dedi. Arap ülkelerine yönelik saldırılardan ABD ve İsrail'i sorumlu tutan Arakçi, İran'ın son zamanlarda ABD ve İsrail'in de belirli bölgelerden Arap ülkelerine saldırılar düzenlediğine dair bilgiler aldığını iddia etti.

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı Haber

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti. İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı. İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor. Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti. Taviz vermeye hazır olma Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi. Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor. ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor. Reuters’ten aktarılan habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu. Her iki taraf için de faydaları İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı. Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı, ABD ile nükleer görüşmeler öncesi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı ile bir araya geldi Haber

İran Dışişleri Bakanı, ABD ile nükleer görüşmeler öncesi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı ile bir araya geldi

İran Dışişleri Bakanlığı, Arakçi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin İran ile ajans arasındaki işbirliğine ilişkin bazı teknik konuları görüştüklerini açıkladı. Bakanlık ayrıca, görüşmede İran-ABD nükleer müzakerelerinin de ele alındığını bildirdi. İran, geçen Haziran ayında nükleer tesislerine yönelik ABD ve İsrail'in saldırılarından bu yana UAEA denetimlerini kabul etmiyordu. İran'ın ABD ile nükleer görüşmelere dönük esnek bir tutum sergilediği düşünülüyor. İran ve ABD'li yetkililerin Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri yapması planlanıyor. 6 Şubat'ta yapılan ilk tur görüşmelerinde iki taraf müzakerelere devam etme konusunda anlaşmıştı. Görünüşe göre Tahran üzerindeki askeri baskıyı artırma amacıyla, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Orta Doğu'ya ikinci bir uçak gemisi göndereceğini duyurdu. Öte yandan, İran'ın devlet haber ajansı Pazartesi günü, İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun Hürmüz Boğazı'nda bir tatbikata başladığını bildirdi. Hürmüz Boğazı, önemli bir deniz taşımacılığı güzergahında yer alıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Pazartesi günü Macaristan ziyaretinde gazetecilere İran ile yapılacak nükleer görüşmeler hakkında açıklamalarda bulundu. Rubio, "İran ile bir anlaşma yapmak kolay değil" dedi. Ayrıca, "Eğer burada diplomatik olarak endişe duyduğumuz konuları ele alan bir anlaşmaya varma fırsatı olursa, buna çok açığız ve memnuniyetle karşılayacağız" diye ekledi. "Ancak bunu abartmak da istemiyorum, zor olacak" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.