Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Antonio Guterres

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Antonio Guterres haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antonio Guterres haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya tepki: “Sözleri Gazze’deki insani felaketi görünmez hale getiremez” Haber

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya tepki: “Sözleri Gazze’deki insani felaketi görünmez hale getiremez”

Duran’dan Netanyahu’nun BM konuşmasına tepki Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Netanyahu’nun BM kürsüsünü Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suçlamalar için kullanmasını eleştirdi. Duran, açıklamasında Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında yakalama kararı bulunduğunu belirterek, bu durumun BM’nin barış, hukuk ve diyalog hedefleriyle bağdaşmadığını ifade etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kasım 2024’te Netanyahu ve dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suçlara ilişkin yakalama emirleri çıkarmıştı. Mahkeme, kararında açlık yönteminin savaş aracı olarak kullanılması ve çeşitli insanlığa karşı suçlara ilişkin “makul gerekçeler” bulunduğunu belirtmişti. “Gazze’de yaşananlar görünmez hale getirilemez” Duran, Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerinin Gazze’deki insani durumun ve uluslararası hukuk önündeki süreçlerin üzerini örtemeyeceğini söyledi. Duran ayrıca, Türkiye’nin Filistinlilerin hakları, barış ve daha adil bir dünya hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Erdoğan BM Genel Kurulu’nda Gazze mesajı vermişti Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül’de BM Genel Kurulu’nun 81’inci oturumundaki konuşmasında Gazze’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının reforme edilmesi çağrısını yinelemişti. Erdoğan, BM’nin uluslararası barış ve güvenliği koruma görevini yerine getirmekte zorlandığını belirtmişti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de aynı oturumun açılışında Gazze’deki yıkım ve can kayıplarına dikkat çekerek çatışmaların sona ermesi ve insani yardımın bölgeye ulaştırılması çağrısında bulundu.

Macron’dan BM’de Gazze mesajı: “Utanç verici, hepimiz adına utanç verici” Haber

Macron’dan BM’de Gazze mesajı: “Utanç verici, hepimiz adına utanç verici”

Macron: Uluslararası düzen zayıflatılmamalı New York’taki BM Genel Merkezi’nde konuşan Macron, uluslararası düzenin korunması gerektiğini vurguladı. Güç sahibi ülkelerin kendi kurallarını diğerlerine dayatmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Macron, savaş, barış ve teknoloji alanlarında ortak çıkarların ve uluslararası hukukun esas alınması çağrısında bulundu. Macron, ülkelerin güç kullanımının belirleyici olduğu bir düzen ile kurallara dayalı uluslararası toplum arasında tercih yapmak durumunda olduğunu ifade ederek, somut çözümler üretilmesi ve barışın tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ukrayna için müzakere çağrısı Fransa’nın Ukrayna’ya desteğinin devam edeceğini belirten Macron, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede başlaması için diplomatik çabaları sürdüreceklerini kaydetti. Macron ayrıca Lübnan’ın egemenliğine destek verdiklerini belirterek, ülkenin egemenliğinin ve güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik adımların önemine dikkat çekti. “Gazze’de insani yardımların ulaşmasına izin verilmedi” Macron, konuşmasının Gazze bölümünde, bir yıl önce BM Genel Kurulu kapsamında Filistin Devleti’nin tanınmasına yönelik adımlara da değindi. Uluslararası toplumun açıklamalarla yetinmemesi gerektiğini belirten Macron, Gazze’deki mevcut duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bazıları barışın sağlandığına inanıyor ama bu insani yardımların ulaşmasına imkan sağlamadı. İşte manzara, utanç verici, hepimiz adına utanç verici.” Macron, uluslararası toplumun Gazze konusunda harekete geçmemesi halinde kendi güvenilirliğinin de sorgulanacağını savundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Genel Kurulun açılışında yaptığı konuşmada Gazze’ye insani yardımın ulaştırılması gerektiğini vurgulamıştı. Suriye ve yapay zeka gündemi Macron, Suriye’nin egemenliği ve birliğinin korunmasına yönelik desteğin sürdüğünü de belirtti. Konuşmasında teknoloji ve yapay zeka konularına da değinen Macron, Avrupa’nın yapay zeka düzenlemeleri konusunda attığı adımlara dikkat çekti. Macron ayrıca 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu için New York’a gidiyor: 22 Eylül’de konuşacak Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu için New York’a gidiyor: 22 Eylül’de konuşacak

Erdoğan BM kürsüsünde konuşacak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın açıklamasına göre Erdoğan, 22 Eylül’de başlayacak 81’inci Genel Kurul genel görüşmelerinin ilk gününde konuşma yapacak. Bu yılki genel görüşmeler, “Güveni yeniden inşa etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler” temasıyla gerçekleştirilecek. BM’nin resmi takvimine göre genel görüşmeler 22-26 Eylül tarihlerinde yapılacak ve 28 Eylül’de devam edecek. New York’ta ikili temaslar gerçekleştirecek Erdoğan’ın ABD ziyareti kapsamında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile çeşitli ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler yapması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ayrıca ABD’de yaşayan Türk vatandaşlarının temsilcileri, Türk-Amerikan iş dünyası ve düşünce kuruluşlarının temsilcileriyle çeşitli programlarda bir araya gelmesi bekleniyor. BM Genel Kurulu’nun 81’inci oturumu başladı BM Genel Kurulu’nun 81’inci oturumu 8 Eylül 2026’da başladı ve 7 Eylül 2027’ye kadar devam edecek. Oturumun başkanlığını Bangladeş’ten Khalilur Rahman yürütüyor. Genel görüşmeler kapsamında dünya liderleri, küresel barış ve güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası iş birliği başta olmak üzere çeşitli başlıklardaki görüşlerini BM kürsüsünden paylaşacak. BM, bu yıl yüksek düzeyli haftaya yaklaşık 130 devlet ve hükümet başkanının yüz yüze katılmasının beklendiğini açıkladı. Genel Kurulun gündeminde küresel meseleler var BM’nin 81’inci Genel Kurulu kapsamında genel görüşmelerin yanı sıra iklim, deniz seviyesinin yükselmesi, salgınlara hazırlık ve kalkınma hakkı gibi başlıklarda üst düzey toplantılar da düzenlenecek. Erdoğan’ın New York ziyareti boyunca gerçekleştireceği temaslarda Türkiye’nin uluslararası gündemdeki önceliklerini ele alması ve farklı ülke liderleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Liderler görüşmesinin ana gündemi güven artırıcı önlemler ve metodoloji Haber

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Liderler görüşmesinin ana gündemi güven artırıcı önlemler ve metodoloji

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yazılı açıklama yaptı. Erhürman, toplantının ana gündem maddelerinin Güven Artırıcı Önlemler ile metodoloji olduğunu belirtti. Yeni güven artırıcı önlemlerde uzlaşı sağlanamadı Görüşmenin önemli bölümünde yeni Güven Artırıcı Önlemler konusunda ortak bir noktaya ulaşılamadığını ifade eden Erhürman, mevcut güven ortamını olumsuz etkileyen gelişmelerle ilgili görüşlerini de Hristodulidis'e aktardığını söyledi. Erhürman, Kıbrıs'ta müzakere sürecinin ilerleyebilmesi için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in daha önce işaret ettiği "elverişli iklim"in oluşturulması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda yeni güven artırıcı adımların hayata geçirilmesinin yanı sıra güveni zedeleyebilecek girişimlerden kaçınılmasının önemine dikkat çekti. Erhürman'ın açıklamasına göre, güven artırıcı önlemler ve metodoloji başlıkları liderlerin görüşmelerinde öncelikli gündem olmaya devam ediyor. Bir sonraki görüşme 17 Eylül'de yapılacak Erhürman, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in sağlık sorunları nedeniyle BM Genel Kurulu öncesinde adada bulunamayacağını bildirdi. Bir sonraki liderler görüşmesinin Holguin'in yokluğunda gerçekleştirilmesinin planlandığını belirten Erhürman, Hristodulidis ile 17 Eylül Perşembe günü saat 11.00'de ara bölgede yeniden bir araya geleceklerini açıkladı. Liderlerin düzenli görüşmeler gerçekleştirmesi ve güven artırıcı önlemler konusunda ilerleme sağlanması, Kıbrıs müzakerelerinde sürecin yeniden hareketlendirilmesi açısından önem taşıyor.

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz” Haber

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz”

Birleşmiş Milletler, TBMM'de kabul edilen çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemeyi memnuniyetle karşıladı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımları desteklediklerini açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye'de Kürt sorununa ilişkin yürütülen çözüm sürecinde TBMM'den geçen yasal düzenlemeye ilişkin değerlendirmede bulundu. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin barış sürecine yönelik attığı adımları yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini söyledi. Haq, Rûdaw'ın sorularını yanıtlarken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Türkiye'deki sürece ilişkin yaklaşımını değerlendirdi. BM'den çözüm sürecine destek mesajı Farhan Haq, Türkiye'de yürütülen sürecin gelişimine paralel olarak durumu değerlendirmeye devam ettiklerini belirtti. Haq, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımlara ilişkin, “Sürecin ilerlemesine paralel olarak durumu değerlendiriyoruz. Ancak elbette, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışı sağlamak için ileriye dönük attığı tüm adımları teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı. BM'nin açıklaması, TBMM'de kabul edilen yasal düzenlemenin ardından uluslararası kuruluşlardan gelen ilk önemli değerlendirmelerden biri olarak öne çıktı. TBMM'de çözüm süreci yasası kabul edildi Ankara'daki gelişmelerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda çözüm sürecine ilişkin 12 maddelik yasa tasarısı oylanarak kabul edildi. Verilen bilgilere göre oylamaya 563 milletvekili katıldı. Tasarı 467 evet, 87 hayır ve 7 çekimser oyla kabul edilerek yasalaştı. Yasal düzenlemeyle birlikte Türkiye'de terörün sona erdirilmesi, silahların bırakılması ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik sürecin yeni bir aşamaya taşınması hedefleniyor. Sürecin yeni aşamasında gözler silah bırakma adımlarında Yasanın kabul edilmesinin ardından sürecin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar da gündeme gelmeye başladı. Paylaşılan bilgilere göre, sürecin önemli başlıklarından birini PKK'nin silah bırakmasına ilişkin 10 maddelik yol haritasıoluşturuyor. Söz konusu yol haritasının, silah bırakma sürecinin aşamalarını ve izlenecek yöntemi ortaya koyması bekleniyor. Ancak verilen kaynak metinde yol haritasının 10 maddesinin tamamına ilişkin ayrıntılar yer almıyor. BM süreci yakından takip ediyor Birleşmiş Milletler'in açıklaması, Türkiye'deki gelişmenin yalnızca iç siyasette değil, uluslararası alanda da yakından takip edildiğini gösterdi. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq'ın açıklamasında özellikle barışın sağlanmasına yönelik adımların teşvik edildiği vurgulandı. Bununla birlikte BM'nin sürecin ilerleyişini aşamalara göre değerlendirmeye devam edeceği belirtildi. TBMM'de yasal düzenlemenin kabul edilmesiyle birlikte bundan sonraki süreçte uygulama aşaması önem kazanacak. Özellikle silah bırakma, güvenlik, siyasi düzenlemelerin uygulanması ve toplumsal mutabakat başlıkları sürecin geleceği açısından belirleyici olacak.

BM Genel Sekreteri Guterres Suriye'de: Şam Yönetimiyle Yeni Dönem Diplomasi Trafiği Haber

BM Genel Sekreteri Guterres Suriye'de: Şam Yönetimiyle Yeni Dönem Diplomasi Trafiği

Ziyaret, Suriye'de 14 yıl süren iç savaşın ardından başlayan yeni siyasi süreç açısından önemli bir diplomatik gelişme olarak değerlendiriliyor. Guterres'in temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ile bir araya gelmesi beklenirken, görüşmelerde ülkenin geleceği, siyasi geçiş süreci ve uluslararası ilişkiler ele alınacak. Guterres'in Suriye Ziyareti Tarihi Bir Anlam Taşıyor António Guterres'in Suriye ziyareti, Birleşmiş Milletler açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu ziyaretin, 2009 yılından bu yana bir BM Genel Sekreteri'nin Suriye'ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olduğu belirtiliyor. 14 yıllık savaş sürecinde büyük yıkım yaşayan Suriye'de yeni yönetimin uluslararası toplumla ilişkileri geliştirme çabaları sürerken, BM Genel Sekreteri'nin Şam ziyareti diplomatik temasların yeniden şekillendiği bir döneme denk geldi. Uzmanlar, ziyaretin yalnızca siyasi mesajlar açısından değil, insani yardım, yeniden yapılanma ve bölgesel güvenlik konularında da önemli sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor. Şam Yönetimiyle Kritik Görüşmeler Yapılacak Guterres'in ziyaret programında Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ile görüşmenin yanı sıra Suriye Dışişleri Bakanı Asaad el-Şaibani, hükümet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle temaslar bulunuyor. Görüşmelerde Suriye'nin siyasi geleceği, devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması, insani yardım çalışmalarının devamı ve uluslararası toplumla ilişkilerin geliştirilmesi başlıklarının gündeme gelmesi bekleniyor. Şam yönetimi, Beşar Esad'ın iktidardan ayrılmasının ardından uluslararası alanda daha fazla diplomatik temas kurmak ve ülkenin yeniden entegrasyonunu sağlamak için girişimlerde bulunuyor. BM'nin Öncelikli Gündemi: İstikrar ve İnsani Yardım Suriye'de uzun süren savaş nedeniyle milyonlarca insan yerinden edilirken, ülkenin altyapısı da büyük zarar gördü. BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, insani yardım faaliyetlerinin sürdürülebilmesi ve kalıcı siyasi çözüm bulunabilmesi için çalışmalar yürütüyor. BM'nin Suriye dosyasındaki temel başlıklar arasında sivillerin korunması, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, güvenliğin sağlanması ve siyasi istikrarın oluşturulması bulunuyor. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Guterres'in ziyaret sırasında Suriye'nin yalnızca çatışma döneminden çıkmakla kalmayıp, tüm Suriyeliler için daha istikrarlı, kapsayıcı ve ekonomik açıdan güçlü bir gelecek oluşturma fırsatına sahip olduğunu vurgulayacağını ifade etti. Guterres UNDOF Misyonunu Ziyaret Edecek BM Genel Sekreteri'nin Suriye temasları kapsamında Golan Tepeleri bölgesinde görev yapan Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Gözlem Gücü'nü (UNDOF) ziyaret etmesi planlanıyor. UNDOF'un temel görevi, Suriye ile İsrail arasında 1974 yılında imzalanan ateşkes anlaşmasının uygulanmasını izlemek ve bölgede güvenliğin korunmasına katkı sağlamak. Bu ziyaretin, bölgesel güvenlik açısından da önemli mesajlar içermesi bekleniyor. Yeni Parlamento Ziyareti Bekleniyor Guterres'in Şam'daki temaslarının birkaç gün sürmesi beklenirken, ayrıntılı ziyaret programının tamamı henüz açıklanmadı. BM Genel Sekreteri'nin 27 Temmuz'da Suriye'nin yeni parlamentosuna hitap etmesinin de planlandığı bildiriliyor. Bu konuşmanın, Suriye'nin siyasi geleceği ve uluslararası toplumla ilişkileri açısından önemli mesajlar içerebileceği belirtiliyor. Diplomatik Süreç Yakından İzleniyor Guterres'in ziyareti, Suriye'deki yeni yönetim ile uluslararası kuruluşlar arasındaki ilişkilerin geleceği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ziyaret, Avrupa Birliği ülkelerinden bir liderin Esad yönetiminin devrilmesinden sonra gerçekleştirdiği ilk Suriye ziyareti sırasında yaşanan ve Şam'da bir otel yakınında meydana gelen çifte bombalı saldırının ardından gerçekleşmesi nedeniyle de dikkat çekiyor. Bölgesel gelişmeler ve güvenlik endişeleri devam ederken, BM Genel Sekreteri'nin Şam temaslarının Suriye'nin gelecekteki siyasi yönü üzerinde etkili olması bekleniyor. Uluslararası kamuoyu, Guterres'in Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ve diğer yetkililerle yapacağı görüşmelerden çıkacak mesajları yakından takip ediyor.

Birleşmiş Milletler raporu: Zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurum giderek büyüyor. Haber

Birleşmiş Milletler raporu: Zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurum giderek büyüyor.

Rapor ayrıca, geçen yıl verilen ve henüz hayata geçirilmemiş birçok küresel finansal reform taahhüdüne rağmen, ülkeler arasındaki giderek genişleyen servet uçurumunu da vurguluyor. Başlıca finans kurumlarının reformu da dahil olmak üzere önlemlerin bu uçurumu daraltmak için kilit öneme sahip olduğu düşünülüyor, ancak ilerleme yavaş kalıyor. Geçtiğimiz Haziran ayında İspanya'nın Sevilla kentinde kabul edilen planın değerlendirmesi, 13 Nisan'da Washington, D.C.'de başlayacak Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantıları öncesinde yayınlandı. Bu iki kurum, küresel ekonomik büyümeyi teşvik etmede merkezi bir rol oynamaktadır. IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, örgütün küresel büyüme tahminini yukarı yönlü revize etmeye hazır olduğunu ancak İran'la ilgili gerilimlerin dünya ekonomik görünümüne gölge düşürdüğünü söyledi. Bu arada, BM Ekonomik ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Li Junhua, jeopolitikgerilimlerin gelişmekte olan ülkelerin finansman sağlamasını daha da zorlaştırdığını belirtti. Jeopolitik faktörlerin ekonomik politikaya giderek daha fazla hakim olması nedeniyle bunun uluslararası işbirliği için "özellikle tehlikeli" bir dönem olduğu konusunda uyardı. Rapor ayrıca, artan ticaret engellerinin ve ardı ardına gelen iklim şoklarının bu eşitsizliği daha da kötüleştirdiğine dikkat çekiyor. Geçen yılki Sevilla konferansında birçok ülke, yoksul ülkelerdeki yatırımların artırılması ve IMF ile Dünya Bankası da dahil olmak üzere uluslararası finans yapısında reformlar yapılması yoluyla kalkınma için yıllık 4 trilyon dolarlık finansman açığını kapatmak üzere "Sevilla Taahhüdü"nü kabul etti. BM Genel Sekreteri António Guterres, bu iki kurumda kapsamlı reformlar yapılması çağrısında bulunarak, IMF'nin daha çok zengin ülkelere fayda sağladığını, Dünya Bankası'nın ise özellikle onlarca ülkeyi borç krizine sürükleyen COVID-19 pandemisi sırasında misyonunu yerine getirmekte başarısız olduğunu savundu. Bu eleştiriler aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin, karar alma süreçlerinde Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı ​​müttefiklerinin baskın etkisine karşı artan hoşnutsuzluğunu da yansıtıyor. Finansal açığı kapatmak için "en büyük umut" olarak görülmesine rağmen, "Sevilla Anlaşması"nın uygulanması sayısız engelle karşı karşıya. 2025 yılında, 25 ülke kalkınma yardımlarını kesti ve bu da bir önceki yıla kıyasla toplam desteğin %23 oranında azalmasına yol açtı; bu, şimdiye kadar kaydedilen en keskin düşüş oldu ve yalnızca ABD'de %59'luk bir azalma yaşandı. Ön veriler, bu eğilimin 2026'da %5,8'lik bir azalmayla daha devam edebileceğini gösteriyor. Ayrıca rapor, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin politikaları da dahil olmak üzere gümrük tarifesi politikalarının olumsuz etkilerini vurguluyor. En yoksul ülkelerden yapılan ihracata uygulanan ortalama gümrük vergileri 2025 yılında %9'dan %28'e yükselirken, gelişmekte olan ülkelerde (Çin hariç) de gümrük vergileri %2'den %19'a çıktı; bu da büyüme beklentilerini daha da zayıflattı ve kalkınma fırsatlarını daralttı.

Çin, Xiamen’i Açık Denizler Sekreterliği adayı gösterdi Haber

Çin, Xiamen’i Açık Denizler Sekreterliği adayı gösterdi

Birleşmiş Milletler çatısı altındaki Açık Denizlerde Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı Anlaşması(BBNJ) 17 Ocak’ta yürürlüğe girdi. Çin dahil 82 ülke anlaşmanın taraf ülkesidir. Çin’in BM’deki Daimi Temsilcisi 16 Ocak’ta Genel Sekreteri Antonio Guterres’e mektup göndererek, anlaşma sekreterliğinin Çin’in Xiamen kentinde kurulması için resmi başvuruda bulundu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, bugün düzenlenen olağan basın toplantısında, söz konusu gelişmelerle ilgili soruları yanıtladı. Guo, söz konusu anlaşmanın Birleşmiş Milletler çatısı altında kabul edilen tarihi bir uluslararası metin olduğunu vurgulayarak, bunun küresel okyanus yönetişiminde yeni bir aşamaya geçildiğini ve çok taraflılığın önemli bir başarısını temsil ettiğini ifade etti. Çin’in her zaman gerçek çok taraflılık ilkesine bağlı kaldığını dile getiren Guo Jiakun, ülkesinin BM’yi merkez alan uluslararası sistemi desteklediğini, açık denizlerin korunması ve sürdürülebilir kullanımına büyük önem verdiğini kaydetti. Guo, anlaşmanın amaç ve hedeflerinin hayata geçirilmesini teşvik etmek amacıyla Çin’in anlaşmanın sekterliğinin Xiamen’de kurulması için başvurduğunu aktardı. Sözcü, “Deniz Bahçesi Şehri” olarak anılan Xiamen’in denizcilik alanındaki işbirliği konusunda güçlü bir altyapıya, elverişli bir yenilik ortamına ve canlı bir mavi ekonomiye sahip olduğunu belirtti. Guo, kentin kalkınma anlayışının da anlaşmanın hedefleriyle yüksek düzeyde uyum gösterdiğine dikkat çekti. Çin’in, sekreterliğe iyi bir çalışma ortamı sağlamaya hazır olduğunu vurgulayan Guo Jiakun, anlaşmanın etkili biçimde uygulanması için tüm taraflarla iletişim ve işbirliğini güçlendireceklerini, küresel deniz yönetişiminin ilerletilmesi ve uluslararası deniz düzeninin korunmasına daha fazla katkı sunacaklarını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.