Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anlaşma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Anlaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anlaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkan Yardımcısı Vance: Görüşmelerin devamı İran'a bağlı Haber

ABD Başkan Yardımcısı Vance: Görüşmelerin devamı İran'a bağlı

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile Pakistan'da yapılan görüşmelerde çok ilerleme kaydedildiğini ancak görüşmelerin devamı ve olası anlaşmanın İran’a bağlı olduğunu söyledi. ABD Başkan Yardımcısı Vance, Amerikan Fox News kanalına İran ile müzakerelere ilişkin açıklamada bulundu. Pakistan’daki İran heyetinin anlaşma sonuçlandırma yetkisine sahip olmadığını iddia eden Vance, ABD heyetinin bu nedenle oradan ayrıldığını öne sürdü. Vance, daha fazla görüşme olup olmayacağı ve nihayetinde bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda “bence top (karar) İran’ın sahasında” yorumunda bulundu. “İran'ın ekonomik olarak normal bir ülke olabilmesi için nükleer silah peşinde olmaması gerektiğini” savunan Vance, anlaşma sağlanamamasına rağmen görüşmelere ilişkin çok ilerleme kaydettiklerini söyledi. Vance, “Bazı iyi görüşmeler yaptık. Sanırım ilk kez İran hükümeti ile ABD hükümetinin bu kadar üst düzeyde görüştüğünü gördünüz.” dedi. - Pakistan'daki müzakerelerde anlaşmaya varılamamıştı ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı. Washington ve Tahran yönetimleri, Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı. İran yönetimi ise müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama Haber

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan ateşkesin ardından AFP’ye verdiği özel mülakatta iddialı açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını durdurmak için belirlediği mühletin dolmasına sadece bir saat kala gelen ateşkesi, Amerikan tarafı için büyük bir başarı olarak tanımladı. "Yüzde 100 zafer" AFP muhabirinin "Zafer mi ilan ediyorsunuz?" sorusuna Trump, "Tam ve mutlak bir zafer. Yüzde 100. Bu konuda hiçbir şüphe yok," yanıtını verdi. İran tarafının da ateşkesi kendi lehine bir kazanım olarak sunmasına ve anlaşmanın detaylarına ilişkin soru işaretlerine rağmen Trump, oldukça iyimser bir tablo çizdi. Uranyum ve 15 maddelik plan İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetiyle ilgili soruları yanıtlayan Trump, nükleer malzemenin herhangi bir barış anlaşmasının parçası olacağını vurguladı. Detay vermekten kaçınan Trump, "Bu konu mükemmel bir şekilde halledilecek, aksi takdirde uzlaşmazdım" dedi. Trump, Truth Social üzerinden daha önce yaptığı açıklamada İran'ın 10 maddelik "uygulanabilir" bir teklif sunduğunu belirtmişti. AFP’ye yaptığı son açıklamada ise çıtayı yükselterek, "Şu an 15 maddelik bir işlem sürecimiz var ve bunların çoğunda uzlaşma sağlandı. Bakalım neler olacak, sonuca varacak mıyız göreceğiz" ifadelerini kullandı. Çin'in rolü ve Pekin ziyareti Trump, İran’ın masaya oturmasında Çin’in ikna edici bir rol oynadığına inandığını söyledi. Pekin’in Tahran üzerindeki etkisine değinen Trump, "Öyle olduğunu duyuyorum," diyerek Çin'in arabuluculuktaki payını teyit etti. Bu gelişme, Trump’ın Mayıs ayı ortasında Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik zirve öncesine denk geliyor. Daha önce Nisan ayı başında yapılması planlanan bu ziyaret, Trump tarafından "İran savaşını yönetmek için Washington'da kalması gerektiği" gerekçesiyle ertelenmişti. Belirsizlikler sürüyor: “Bekleyip göreceksiniz” Ateşkes, ABD ve İsrail’in bir aydan fazla süren yıkıcı saldırılarının ve Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının ardından geldi. Ancak özellikle Hürmüz Boğazı’nın petrol trafiğine yeniden açılması konusundaki düzenlemeler henüz netleşmiş değil. Trump, anlaşmanın bozulması durumunda İran'ın sivil enerji santralleri ve köprülerini hedef alma tehdidine geri dönüp dönmeyeceği sorusuna ise, "Bunu yaşayıp göreceksiniz" yanıtını vermekle yetindi. Pekin, İran'ın en büyük petrol alıcısı ve yakın müttefiki olmasının yanı sıra Körfez ülkeleriyle de güçlü ekonomik bağlara sahip. Uzmanlar, Çin’in bölgedeki gerilimi düşürme çabasının stratejik enerji çıkarlarıyla örtüştüğüne dikkat çekiyor. Donald Trump'ın AFP ile yaptığı soru-cevap röportajı: AFP: İran ile bugün varılan barış anlaşmasından sonra zafer ilan edebilir misiniz? TRUMP: Evet, tam ve kapsamlı bir zafer. Yüzde 100. Bundan en ufak bir şüphe yok. AFP: Birçok şey hala çözülmemiş gibi görünüyor, örneğin Hürmüz Boğazı ile ilgili durum nedir? TRUMP: Bilmiyorum. Birçok nokta var. Çoğu üzerinde anlaştığımız 15 maddelik bir anlaşmamız var. Bakalım ne olacak. Bakalım bu gerçekleşecek mi. AFP: Ya anlaşma olmazsa? Önceki tehditlerinize geri dönecek misiniz? TRUMP: Bunu öğrenmek için beklemeleri gerekecek. AFP: Bir sorum daha var, Sayın Başkan. Çin, İran'ı anlaşmaya katılmaya ikna etmede rol oynadı mı? TRUMP: Bunu duydum, evet. Evet, rol oynadılar. AFP: Peki ya uranyumun akıbeti? TRUMP: En iyi şekilde ele alınacak, aksi takdirde anlaşmayı kabul etmezdim. AFP: Çok iyi. Sorabilir miyim; bu nasıl olacak? TRUMP: Anlaşmayı kabul etmezdim.

Trump açıkladı: İran ile 2 haftalık ateşkes ilan edildi! Haber

Trump açıkladı: İran ile 2 haftalık ateşkes ilan edildi!

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın arabuluculuğuyla İran ile 2 haftalık karşılıklı ateşkes ilan edildiğini duyurdu. Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal ve tamamen açması şartıyla bombardımanların askıya alındığını açıkladı. Donald Trump, İran’a tanıdığı “saat 8:00” mühletinin dolmasına dakikalar kala yeni bir açıklama yaptı. Pakistan'ın arabuluculuk çağrısına olumlu cevap veren Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması şartıyla bu gece başlatılması planlanan yıkıcı saldırıyı iki haftalığına askıya aldığını duyurdu. Trump ayrıca İran'dan 10 maddelik bir barış teklifi aldıklarını ve "çift taraflı ateşkes" ilan edildiğini açıkladı. Donald Trump’ın açıklaması şöyle: "Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Mareşal Asım Münir ile yapılan görüşmelere dayanarak ve kendilerinin bu gece İran'a gönderilecek olan yıkıcı gücü bekletmemi talep etmeleri üzerine; İran İslam Cumhuriyeti'nin Hürmüz Boğazı'nı TAMAMEN, DERHAL ve GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE AÇMAYI kabul etmesi şartıyla, İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu çift taraflı bir ATEŞKES olacaktır! Bunu yapmamızın nedeni, tüm askeri hedeflerimize zaten ulaşmış ve hatta onları aşmış olmamızdır; ayrıca İran ile uzun vadeli barış ve Ortadoğu'da barış konusunda kesin bir anlaşma yolunda çok mesafe katetmiş bulunmaktayız. İran'dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere edilebilecek uygulanabilir bir zemin olduğuna inanıyoruz. Geçmişteki çeşitli ihtilaflı noktaların neredeyse tamamı üzerinde Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında mutabakat sağlandı, ancak iki haftalık süre anlaşmanın nihayete erdirilmesine ve tamamlanmasına olanak tanıyacaktır. Amerika Birleşik Devletleri adına, Başkan olarak ve aynı zamanda Ortadoğu ülkelerini temsil ederek, bu uzun vadeli sorunun çözüme bu kadar yaklaşmış olmasından onur duyuyorum. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!”

Trump’ın temsilcileri Yeni ateşkes planı için Doha’da Haber

Trump’ın temsilcileri Yeni ateşkes planı için Doha’da

ABD ve İsrail, İran ile çatışma sürecinde yeni bir ateşkes planı üzerinde çalışmalar yürütüyor. Reuters ajansı ve Axios internet sitesine göre, Washington ve Tel Aviv, önerilen planı sunarken, ABD yetkilileri Doğu Akdeniz’e giderek planı değerlendirdi. Yeni planın detayları Güvenilir bir kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD ve İran “karşılıklı anlaşmaya dayalı bir plan” üzerinde çalışıyor. Plan Katar ve Umman aracılığıyla hazırlandı ve şu ana başlıkları içeriyor: -7 günlük geçici ateşkes ilanı. -Bu süre zarfında, taraflar doğrudan veya dolaylı görüşmeler yaparak kalıcı bir anlaşmaya ulaşmayı hedefleyecek. -İran, Hürmüz Boğazı’nda kontrolü elinde tutacak ve ABD üslerine yönelik saldırılarını durduracak. -ABD ve İsrail, İran’a ait tesislere ve yerleşim alanlarına hava saldırılarını sonlandıracak. Trump’ın Özel Temsilcileri Doha’ya Gitti Axios’un raporuna göre, Jared Kushner ve Steve Witkoff, Donald Trump’ın özel temsilcileri olarak Doha’ya giderek, planın detaylarını Katar ve Umman yetkilileriyle görüştü. ABD’li bir yetkili Axios’a şunları söyledi: “Bu, savaşın başlangıcından bu yana bizim için en kritik fırsat. Ateşkese hazırız, ancak İran’ın nükleer programına müdahale için tamamen hazırlıklı olması gerekiyor.” Tarafların tutumu Planın detayları hâlâ bazı şartlara bağlı: İran: Daha önce ABD’nin koşullarını kısmen reddetmişti. Ancak kaynaklara göre, askeri ve ekonomik baskılar nedeniyle Tahran şimdi daha “yumuşak” bir tutum sergiliyor ve plan üzerinde görüşmeye hazır. ABD: Trump, birkaç gün önce İran’ın “şartsız teslim olmaması durumunda” anlaşma olmayacağını açıklamıştı. Ancak Kushner ve Witkoff’un Doha’ya gönderilmesi, diplomatik kapıların hâlâ açık olduğunun bir göstergesi. Uluslararası baskı Planın açıklanması, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Özellikle Avrupa ve Çin, Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik sıkıntısı ve petrol fiyatlarının 110 dolara çıkması nedeniyle ekonomik zarar yaşamıştı. İki rapor, Çin’in sessizce Tahran üzerinde baskı kurduğunu, Avrupa ülkelerinin ise Trump’tan diplomasi için fırsat talep ettiğini aktarıyor. Plan uygulanırsa Bu plan hayata geçirilirse, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarla başlayan çatışmanın ardından ilk ateşkes olacak. Saldırılar, Ali Hamaney’in bazı hedeflerinde can kaybına ve İran’daki birçok tesisin zarar görmesine yol açmıştı.

Trump: İran’daki her şeyi havaya uçurup petrolüne el koymayı düşünüyorum Haber

Trump: İran’daki her şeyi havaya uçurup petrolüne el koymayı düşünüyorum

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaması halinde "her şeyi havaya uçurmayı" ve “petrolü ele geçirmeyi” düşündüğünü söyledi. ABD Başkanı Donald Trump, Fox News kanalına verdiği mülakatta İran-ABD gerilimine ve bölgedeki askeri stratejilerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Trump, İran içindeki protestoları desteklemek için silah sevkiyatı yaptıklarını ancak “Kürtlerin bu silahlara el koyduğunu” öne sürdü. "Kürtler silahları kendilerine sakladı" Fox News muhabiri Trey Yingst’e İran’a yönelik değerlendirmelerde bulunduğu belirtilen Trump'ın, "İranlı protestoculara çok sayıda silah gönderdik ve bu sevkiyatı Kürtler üzerinden gerçekleştirdik. Ancak Kürtlerin bu silahları göstericilere ulaştırmak yerine kendileri için aldığını düşünüyorum" dediği öne sürüldü. "İran'ı felç ederim, petrolüne el koyarım" Tahran yönetimine yönelik "nihai uyarı" niteliğinde konuşan Trump, müzakere masasında hızlı bir sonuç alınmaması durumunda İran’ın sivil altyapısını hedef alacağını söyledi. Trump, "Anlaşma masasına oturmazlarsa köprülerini ve elektrik santrallerini yerle bir ederiz. Ülkeyi tamamen felç edip petrol kaynaklarına el koymayı düşünüyorum" sözleriyle askeri tırmanışın sinyalini verdi. 45 bin sivil kayıp iddiası İran yönetiminin kendi halkına yönelik saldırılarını eleştiren Trump, Tahran’ın baskıcı politikaları sonucu ülke içinde 45 bin sivilin hayatını kaybettiğini ileri sürdü. Buna rağmen diplomasi kapısını açık bırakan Trump, "Aslında sabaha kadar bir anlaşma sağlayabiliriz. Şu an müzakere masasında olan İranlı yetkililere, güven içinde görüşmeleri sürdürebilmeleri için geçici dokunulmazlık tanıdık" dedi. Kurtarma operasyonu masada elini güçlendirdi İran dağlarında düşürülen Amerikalı pilotun başarılı bir operasyonla kurtarılmasının, İran’ın masadaki tavrını değiştirdiğini belirten Trump, askeri başarıların diplomatik pazarlıklarda kaldıraç etkisi yarattığını vurguladı. Trump, operasyonun "cesurca" olduğunu ve ABD’nin kararlılığını gösterdiğini ifade etti. "Amacım yakıt fiyatlarını düşürmek" Dış politikadaki sert tavrının ekonomik temelli olduğunu gizlemeyen Trump, temel hedefinin ABD ekonomisini istikrara kavuşturmak ve Amerikan halkı için yakıt fiyatlarını aşağı çekmek olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri ortadan kalktığı an bölgedeki askeri varlıklarını sonlandıracağını da sözlerine ekledi.

ABD Başkanı Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini söyledi. Haber

ABD Başkanı Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini söyledi.

İsrail'in Kanal 14'üne verdiği bir röportajda, Washington'un bu hayati öneme sahip boğazın kontrolünü ele geçirebilecek kapasitede olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, kesinlikle, bu zaten oluyor" şeklinde yanıt verdi. Hürmüz Boğazı, dünyanın petrol arzının beşte birinin geçiş güzergahıdır. ABD ordusunun açıklamasına göre, ABD Ortadoğu'ya on binlerce deniz piyadesi konuşlandırdı ve iki dalgadan ilki geçen Cuma günü bir amfibi hücum gemisiyle bölgeye ulaştı. ABD medyasının ABD'li yetkililere dayandırdığı haberlere göre, ABD Savaş Bakanlığı İran'da haftalarca sürecek kara operasyonlarına hazırlanıyor. Pentagon'un ayrıca kara kuvvetlerini de içerebilecek askeriseçenekleri değerlendirdiği bildiriliyor. ABD Başkanı ayrıca, İran'ın askeri operasyonlardan kaynaklanan ağır baskı nedeniyle bir anlaşmaya varmak konusunda gerçekten istekli olduğunu söyledi. Ona göre, Tahran'ın uğradığı zarar çok büyük ve bu da onları müzakere masasına oturmaktan başka çare bırakmıyor. Trump, "Bence bir anlaşma yapmak konusunda çok istekliler" dedi. 28 Şubat'tan bu yana ABD ve İsrail, İran'a aralıksız hava saldırıları düzenleyerek, o zamanki Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney de dahil olmak üzere 1.340'tan fazla kişinin ölümüne neden oldu. Buna karşılık İran, İsrail'in yanı sıra ABD askeri varlıklarına ev sahipliği yapan Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerini hedef alan insansız hava aracı ve füze saldırıları başlattı.

ABD Başkanı Trump,: İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor Haber

ABD Başkanı Trump,: İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor

ABD Başkanı Donald Trump, basına açık olarak gerçekleştirdiği kabine toplantısı sırasında Orta Doğu’daki savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. Destansı Öfke Operasyonu ile İran’ın askeri kabiliyetlerini görülmemiş bir şekilde vurduklarını söyleyen Trump, "Venezuela’da yaptığımız bunun daha küçük bir versiyonuydu. İran’ın füze ve insansız hava aracı stoklarını yok ediyoruz, savunma sanayi altyapılarını yok ediyoruz. Donanmalarını tamamen ortadan kaldırdık, hava kuvvetlerini tamamen sildik. Füzelerinin ve füze rampalarının büyük bir kısmını yok ettik. Rampaların muhtemelen yüzde 90’ına yakınını yok ettik ve füzeler, fırlatma rampaları olmadan atılamaz" dedi. "İran, anlaşma yapmak için yalvarıyor" ABD basınında kendisinin İran’la anlaşma yapmaya çalıştığına ilişkin haberleri "yalan haber" olarak nitelendiren Trump, "Anlaşma yapmak için yalvaran ben değilim, onlar. İran benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor. Olanları gören herkes neden anlaşma yapmak istediklerini anlar. Onlar aptal değil, aslında bir bakıma çok zekiler. Onlar harika müzakereciler" dedi. Trump, "Savaş konusunda kötü olduklarını söyleyebilirim ama müzakere konusunda çok iyiler. Ve anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. Bunu yapabilecek miyiz bilmiyorum. Bunu yapmaya istekli miyiz, onu da bilmiyorum. Bunu dört hafta önce yapmaları gerekiyordu. İki yıl önce yapmaları gerekiyordu. Ya da biz göreve ilk geldiğimizde yapmalıydılar" ifadelerini kullandı. "Muhatap olduğumuz insanlar, başka kimseyle iletişim kuramıyor" ABD’nin İran’ın iletişim sistemlerini tamamen imha ettiğini ifade eden Trump, "Yaşadıkları sorunlardan biri de bizim muhatap olduğumuz insanların başka kimseyle iletişim kuramıyor olmaları. Çünkü tüm liderleri ortadan kaldırıldı. Birinci kademe gitti. Yeni liderleri seçmek istediler ama onlar da gitti. Hepsi gitti. Çünkü anlaşma yapmadılar. Bunlar hasta ruhlu insanlar" dedi. "Sadece İsrail’i değil, Orta Doğu’yu ele geçirmek istiyorlardı" ABD’nin saldırıları öncesinde İran’ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı söylemini tekrarlayan Trump, "Ama nükleer silahları olacaktı ve bunu kuşkusuz kullanacaklardı. Biliyorsunuz, kendileriyle bir alıp veremediği olmayan ülkelere saldırdılar. Bunlar savaşa dahil değillerdi, İran ile büyük sorunları yoktu. Bunlar gerçekten hasta ruhlu insanlar. Sadece İsrail’i değil, Orta Doğu’yu ele geçirmek istiyorlardı. Elbette listelerinde ilk sırada İsrail olurdu" ifadelerini kullandı. "NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradık" İngiltere’den destek istediklerinde savaşa sürüklenmek istemedikleri cevabı aldıklarını söyleyen ABD Başkanı Trump, NATO’nun İran’a yönelik saldırılarda ABD’ye yardım etmediği için hayal kırıklığına uğradığını belirterek, "Açıkça söyleyeyim, NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradık. Çünkü NATO hiçbir şey yapmadı" dedi. Trump, "25 yıl önce NATO kağıttan bir kaplan dedim, ama daha da önemlisi biz onların yardımına koşarız ama onlar bizim yardımımıza gelmez dedim ve yardımımıza gelmediler" ifadelerini kullandı. "İngiltere'nin uçak gemileri, bizim sahip olduklarımızla kıyaslandığında oyuncak kalıyor" Trump, İran konusunda İngiltere’nin tavrına ilişkin olarak, "İngiltere bu işe karışmak istemedi. Biz de onların savaşlarına karışmak istemiyoruz. İngiltere'nin uçak gemileri, bizim sahip olduklarımızla kıyaslandığında oyuncak kalıyor" dedi. İngiltere’nin "savaş bittikten sonra" yardım teklif ettiğini söyleyen Trump, "’Teşekkürler, zahmet etmeyin, ihtiyacımız yok’ dedim. Onlara ihtiyacımız yok. Görevimizi başarmanın dört ila altı hafta süreceğini tahmin etmiştik ve programın çok ilerisindeyiz. İran’a verilen tahribat açısından ne yapıldığına bakarsanız, gerçekten çok ilerideyiz" ifadelerini kullandı. "İran rejimi artık kesin bir şekilde yenildiklerini kabul ediyor" Trump, "İran rejimi artık kesin bir şekilde yenildiklerini kabul ediyor. Bunun bir felaket olduğunu söylüyorlar. Bu yüzden bizimle konuşuyorlar. Aksi takdirde konuşmazlardı" dedi. İran yönetimine ilişkin açıklamalarında Trump, "Şimdi anlaşma yapmak için bir şansları var ama bu onlara kalmış. Çıkıp ‘müzakere etmiyoruz, müzakere etmeyeceğiz’ diyorlar ama elbette müzakere ediyorlar. Paramparça oldular. Yerlerinde kim olsa müzakere etmezdi ki? Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. İyi bir anlaşma yapabilir miyiz göreceğiz. Eğer iyi bir anlaşma yaparlarsa, boğaz açılacak. Hürmüz Boğazı açılacak. Şu an dahi, orada mayın var mı bilmiyoruz" dedi. "NATO için bir sınamaydı" ABD’nin İran konusunda yapmakta olduğu şeyi yapmaya devam edeceğini söyleyen Trump, "Bunlar küçük meseleler. Bu nedenle de NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bu NATO için bir sınamaydı. Bir testti. Bize yardım etmek zorunda değilsiniz ama bunu hatırlayacağız" ifadelerini kullandı. "Ukrayna’daki savaş biraz sakinleşiyor" Basın mensuplarının sorusu üzerine Trump, Ukrayna’daki savaşa ilişkin olarak, "Ukrayna meselesi zor bir durum. Çözmek için çok uğraşıyoruz. Bizi etkileyen bir yönü neredeyse hiç yok, hatta bir bakıma o talihsiz savaş nedeniyle daha fazla askeri ekipman satışı gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz ay 25 bin kişi öldü. Çoğu asker 25 bin kişi" dedi. Ukrayna’daki savaşın yakında çözüme kavuşacağını umduğunu söyleyen Trump, "Bana kalırsa Ukrayna’daki savaş biraz sakinleşiyor. Bence bunu çözme şansımız var" dedi. Ukrayna’daki savaşın kendilerini etkilemediğini kaydeden Trump, "Almanya’nın başındaki kişi" ifadesiyle andığı Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile olan bir temasını anlattı. Trump, "İran konusunda ‘Bu bizim savaşımız değil’ dediğini duyduk. Ben de ‘Ukrayna’daki de bizim savaşımız değil ama biz yardım ettik’ dedim. Böyle bir şey söylemesini çok uygunsuz buldum. Ama söyledi, artık geri alınabilecek bir şey değil" dedi. Trump, "Ukrayna bizim savaşımız değil ama yine de bütün o genç insanların öldürülmesinin durmasını isterim. Sanki mezbahada gibi öldürülüyorlar. Orada korkunç şeyler oluyor" ifadelerini kullandı. İran’dan 10 tanker petrol hediye aldıklarını açıkladı ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD'ye 10 tanker petrol hediye ettiğini söyledi. İran’ın öncelikle kendilerine 8 tanker hediye ettiğini söylediği açıklamasında Trump, "Sonra söyledikleri bir şey nedeniyle özür dilediklerini ifade ederek, iki tanker daha göndereceklerini açıkladılar. Nihayetinde 10 tanker oldu" dedi. "Bakalım ne olacak, belki bir anlaşma yapabiliriz" Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamasında Trump, "Onları askeri olarak ezip geçtik. Hava kuvvetleri yok, donanmaları yok ve çok az füzeleri kaldı. Çok büyük bölümünü patlattık. Üretmeleri zor. Dronlar konusunda da aynı şey geçerli. Liderleri yok. Fakat sorun şu; harika bir iş çıkarıp yüzde 99 oranında imha etsek dahi, geriye kalan yüzde 1’lik tehdit kabul edilemez. Çünkü bu, milyar dolarlık bir geminin gövdesine füze atılması demek olabilir. Fakat çok hızlı bir şekilde temizlenecek. Çünkü anlaşma istiyorlar" dedi. Trump, "Dün bizimle müzakere etmediklerini söylüyorlardı, bugün müzakerelerde bulunduğumuzu kabul ediyorlar. Anlaşma yapmak istiyorlar ve bunu yapmak istemelerinin nedeni ağır bir şekilde yenilmiş olmaları" ifadelerini kullandı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti aldığına ilişkin bir soruya cevabında Trump, "Geçiş ücreti almaması gerekiyor ama bir miktar alıyorlar. Kabiliyetleri iki hafta öncesine göre çok az ve açıkçası her hafta ve her gün azalıyor. Size söyleyebileceğim tek şey, bir anlaşma yapmak için adeta yalvarmakta oldukları. Bakalım ne olacak, belki bir anlaşma yapabiliriz" dedi. ABD İran petrolünü kontrol edebilir Trump, İran’ın petrollerini kontrol altına alma ihtimaline ilişkin olarak, "Bu bir seçenek. Bu konuda konuşmak istemem ama bu bir seçenek. Venezuela’da çok iyi bir iş çıkardık. Venezeula ile birlikte çalışarak milyarlarca dolar elde ettik" dedi. Körfez ülkelerinin savaşın hızlı bir şekilde bitmesi ve İran’ın yeniden güç kazanması ve ABD’nin bölgede olmaması durumuna ilişkin endişeleri olduğuna dair soru üzerine Trump, "Bölgede kalmasak bile onları koruyor olacağız. Çok iyi davrandılar. Özellikle Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri. Ayrıca Kuveyt ve Bahreyn. Yüzde yüz destek oldular" dedi. ABD’nin tankerleri korumak için savaş gemilerinden oluşan bir koalisyon kurması ihtimaline dair soruya Trump, "Bir koalisyonumuz var ve çoktan orada olmaları gerekirdi" yanıtını verdi. "Hürmüz Boğazı’na ihtiyacımız yok" Trump, "Bizim Hürmüz Boğazı’na ihtiyacımız yok. Çok petrolümüz var ve ülkemiz bu durumdan etkilenmiyor. Suudi Arabistan veya Rusya’dan iki kat fazla petrolümüz var. Yakında üç kat olacak" dedi. "Avrupa’yı Rusya’dan koruyoruz ama onlar bizi korumuyor" ABD’nin İran’a saldırıları konusunda Orta Doğu’daki beş ülke dışında kimsenin iyi bir sınav vermediğini söyleyen Trump, "Neredeyse hiç destek almadık. Trilyonlarca dolar harcayıp ülkeleri koruduk. Bu bizim için küçük bir işti ve neredeyse ilk hafta zaten iş bitmişti. Eğer büyük bir savaş olursa, ki umarım olmaz, onların yanımızda olacağını sanmıyorum. Ve bu adil değil. Avrupa’yı Rusya’dan koruyoruz ama onlar bizi korumuyor. Bu saçmalık" dedi. ABD Başkanı Trump, Avrupalı müttefiklerin İran konusunda ABD’nin yardım çağrısına cevap vermemelerine ilişkin, "İhtiyaç duyduklarında her zaman yanlarında olduk. Dürüst olmak gerekirse, artık öyle olur mu bilmiyorum" dedi. "Artık daha fazla askeri seçenek mevcut" Kabine toplantısında söz alan Başkan Yardımcısı James David Vance ise, açıklamalarına İran’ın konvansiyonel ordusunun fiilen yok edildiği sözleri ile başladı. Vance, "Donanmaları artık yok. Birkaç hafta önce yapabilecekleri gibi bize vurabilecek durumda değiller. Bu ise bize seçenekler sunuyor. Diplomatik seçenekler ve müzakereler konusunda çok haber yapıldı ama artık daha fazla askeri seçenek de mevcut" dedi. Vance, "Şu anda elimizde başkan görevi bir yıldan biraz fazla süre önce devraldığında elimizde olmayan bir şey var. Elimizde, İran’ın nükleer silah edinmemesini sağlamak için her aracı kullanabilme imkanı var" dedi. "Tüm ülkelerin minnettar olmaları gerekiyor" Kabine toplantısında Dışişleri Bakanı Marco Rubio da, İran’ın ABD ile 47 yıldır savaş halinde olduğunu ve Trump’ın diğer başkanların görmezden geldiği bir tehdidi ortadan kaldırma yönünde adım attığını söyledi. Rubio, "İran şu anda en zayıf anlarında bulunuyor. Şu ana kadarki en zayıf anlarında neler yaptıklarına bir bakın. Elçiliklere, otellere saldırıyorlar. Bu insanların nükleer silahları olsa ne yapacaklarını bir düşünün. Bu, dünya için kabul edilemez bir risktir" dedi. Rubio, "Dünya genelinde, şikayet eden ülkeler de dahil, tüm ülkelerin ABD böyle bir tehditle yüzleşmeye istekli bir başkana sahip olduğu için minnettar olmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "15 maddelik eylem planı sunduk" Kabine toplantısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, savaş öncesinde İran ile yapılan müzakerelerin başarısız olmasına değindiği konuşmasında, "Müzakereler sırasında İranlılardan uranyum zenginleştirme konusundaki haklarından vazgeçemeyeceklerini duyduk. Ardından 11 nükleer bomba yapmaya yetecek kadar olan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 460 kg malzemeye sahip olduklarını duyduk" dedi. İran'a sunulan 15 maddelik plana da değinen Witkoff, "Çatışmanın barışçıl bir şekilde sona erdirilmesinde rol almak isteyenler bizimle temas kurdu. Dış politika ekibiyle birlikte bir barış anlaşmasının çerçevesini oluşturan 15 maddelik bir eylem planı sunduk. Bu, İran’a arabulucu olarak hareket eden Pakistan hükümeti tarafından iletildi" dedi. Witkoff, "Gelişmelerin nereye varacağını göreceğiz. İran’ın bunun onlar için bir dönüm noktası olduğuna ve bunun dışında daha fazla ölüm ve yıkım dışında bir alternatif bulunmadığına ikna olup olmayacağını göreceğiz. Bunun mümkün olacağına ilişkin güçlü işaretler var" ifadelerini kullandı. Witkoff, "Nihayeti İran’a bir mesaj ilettik. Bir kez daha bizim hakkımızda yanlış bir hesabın içine düşmeyin" ifadelerini kullandı. "Bombalarla müzakereye devam edeceğiz" Kabine toplantısında Savunma Bakanı Hegseth, 27 gün önce modern bir orduya sahip olan İran’ın tarihte görülmemiş kadar etkili ve hızlı bir şekilde etkisiz hale getirildiğini söyledi. ABD’nin İran’da 10 binden fazla hedefi yok ettiğini ve 150’den fazla deniz aracını batırdığını söyleyen Hegseth, "Bir gecede donanmalarını kaybetmekle kalmadılar. Donanma komutanları da artık yok. Devrim Muhafızları’nın donanma komutanı, gece yapılan bir operasyonla öldürüldü" dedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "Bombalarla müzakereye devam edeceğiz. Savaş, başka yöntemlerle yapılan bir müzakeredir" dedi. "Gemi trafiğinin her gün artmaya devam edeceğinden eminim" Kabine toplantısında Hazine Bakanı Bessent, İran’ın oluşturduğu tehditlerin ortadan kalkmasıyla birlikte gelecekte enerji fiyatları ve enflasyonun daha düşük olacağını savundu. ABD Hazine Bakanlığı’nın İran’ın tüm finansal can damarlarını kesmek için geçtiğimiz mart ayında verilen emri uyguladığını söyleyen Bessent, "Bu bir gecede olan bir şey değildi. Neredeyse bir yıl düşünülen bir şeydi. İran’ın finans sistemi aralık ayında çöktü. İran’ın savaşı finanse etme ve silah tedarik etme kapasitesini sistemli bir şekilde azalttık. Bu, aylarca süren bir hazırlık gerektirdi. ABD ulusal güvenliğine yönelik tehditlerin küresel ekonomik sistemde yeri yoktur" dedi. Körfez bölgesinde gemi hareketliliğinin de arttığını söyleyen Bessent, "Bu daha başlangıç. Boğazı tamamen güvence altına almadan önce gemi trafiğinin her gün artmaya devam edeceğinden eminim" dedi.

Axios: Trump, Putin’in teklifini reddetti Haber

Axios: Trump, Putin’in teklifini reddetti

Axios'un üst düzey ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, pazartesi günü gerçekleşen telefon görüşmesinde Putin, İran’daki savaşın durdurulması için Tahran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun Rusya’ya nakledilmesini içeren bir yol haritası sundu. Ancak Trump, uranyumun güvenliği konusunda tam garanti içermeyen bu öneriyi reddetti. "Başkan kötü anlaşma yapmaz" Haberde görüşlerine yer verilen bir ABD'li yetkili, "Başkan herkesle konuşur; Şi Cinping, Putin veya Avrupalılar... Her zaman bir anlaşma yapmaya isteklidir ancak bu anlaşmanın 'iyi bir anlaşma' olması gerekir. Başkan kötü anlaşmalar yapmaz" dedi. ABD’nin pozisyonunun, uranyumun tamamen güvence altına alınması ve nükleer silah tehdidinin ortadan kaldırılması olduğu vurgulandı. Öte yandan İran’ın, uranyumu kendi tesislerinde seyreltme önerisinin de daha önce reddedildiği hatırlatıldı. "11 atom bombası yapacak kadar malzeme var" İran ile yürütülen müzakerelerden sorumlu ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran’ın nükleer kapasitesine dair çarpıcı veriler paylaştı. Witkoff, İran rejiminin elinde şu an 11 atom bombası yapmaya yetecek kadar nükleer malzeme bulunduğunu söyledi. Witkoff, İran’ın elinde yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 460 kilogram uranyum olduğunu belirterek, "Eğer nükleer silah peşinde değilseniz, uranyumu yüzde 60 oranında zenginleştirmenin hiçbir mantıklı sebebi yoktur. Sıfır sebep. Bu miktar kirli bomba yapmak için de kullanılabilir" uyarısında bulundu. İsrail nükleer tesisleri vuruyor Diplomatik restleşmeler sürerken, İsrail ordusu İran’daki nükleer tesislere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. İsrail basınına göre, İsrail Hava Kuvvetleri'nin, Tahran’ın hemen güneyinde bulunan ve "AMAD Projesi" kapsamında nükleer silah patlayıcı testleri için kullanılan Parçin-Talekan 2 (Parchin-Taleghan 2) tesisini vurduğu teyit edildi. İsrail kaynakları, bu tesisin İran’ın gelişmiş nükleer patlayıcı geliştirme programının merkezinde yer aldığını bildirdi. Savaşın 15'inci gününde Washington, Rusya’nın arabuluculuk girişimlerine rağmen "tam silahsızlanma" ve "güvenlik" şartlarından geri adım atmayacağının sinyalini verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.