Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anayasa Mahkemesi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon'a ek olarak 7 yıl hapis cezası verildi. Haber

Eski Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon'a ek olarak 7 yıl hapis cezası verildi.

Bu ceza, isyanla ilgili suçlardan ve 3 Aralık 2024 gecesi yasadışı ve beklenmedik bir şekilde sıkıyönetim ilan etmeye teşebbüs etmekten dolayı halihazırda çekmekte olduğu ömür boyu hapis cezasına eklenmiştir. Hakim Yoon Sung-sik, kararında eski Cumhurbaşkanı Yoon'un anayasa ve yasaları ciddi şekilde ihlal ettiğini doğruladı. Eski Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol'un 13 Ocak'taki isyan suçlamasıyla yargılandığı duruşmadan bir fotoğraf. Fotoğraf: Mahkeme tarafından sağlanmıştır. Özellikle, mahkeme Yoon'un sıkıyönetim ilan etmeden önce gerekli olan tam kabine toplantısını kasten engellediğine karar verdi. Kendisi, kararı resmen "meşrulaştırmak" için sadece birkaç yakın üyesini çağırmakla, diğer kabine üyelerinin yetkisini ihlal etmekle ve olağanüstü hal ilan sürecindeki usulsüzlükleri gizlemek için idari belgeleri tahrif etmekle suçlandı. Mahkeme ayrıca, eski Cumhurbaşkanı Yoon'un, Güney Kore Ulusal Meclisi tarafından görevden alınmasının ardından, soruşturmacıların tutuklama emirlerini yerine getirmesini engellemek için cumhurbaşkanlığı güvenlik güçlerini "kişisel ordusu" olarak seferber ettiğine karar verdi. Sayın Yoon, duruşma boyunca sessiz kaldı ve karar sonrasında da herhangi bir açıklama yapmadı. Savunma avukatı Yoo Jeong-hwa, cezayı "çok hayal kırıklığı yaratıcı" olarak nitelendirdi ve Yüksek Mahkemeye itiraz edeceklerini doğruladı. Daha önce de eski Güney Kore cumhurbaşkanı, isyan davasındaki ömür boyu hapis cezasına itiraz etmişti. Ocak ayında, alt mahkeme Yoon'u beş yıl hapis cezasına çarptırmış ancak sıkıyönetim ilan edilmeden önce yapılan bir kabine toplantısıyla ilgili bazı yetkiyi kötüye kullanma suçlamalarını düşürmüştü. Ancak Seul Yüksek Mahkemesi bu kararı bozarak onu tüm suçlamalardan suçlu buldu. Aralık 2024'teki kısa süreli sıkıyönetim kararı Güney Kore'yi kaosa sürükleyerek finans piyasalarını ve diplomatik faaliyetleri felç etti. 14 Aralık 2024'te Güney Kore Ulusal Meclisi tarafından görevden alınmasının ve Nisan 2025'te Anayasa Mahkemesi tarafından resmen görevden uzaklaştırılmasının ardından Yoon, sürekli olarak yasal sorunlarla karşı karşıya kaldı. Görevden uzaklaştırıldıktan sonra, soruşturmacıların celp ve tutuklama emirlerine defalarca uymayı reddetti. Ocak 2025'in başlarında, düzinelerce soruşturmacı tutuklama emrini yerine getirmek için Güney Kore Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gitti, ancak cumhurbaşkanlığı güvenlik güçleri ve yolu kapatan araçlar tarafından engellendi. O ayın sonunda tutuklandı, Mart ayında geçici olarak serbest bırakıldı ve Temmuz 2025'te tekrar tutuklandı. Geçtiğimiz hafta savcılar ayrı bir davada da 30 yıl hapis cezası talep etmişti. Yoon, Kuzey Kore'de sıkıyönetim ilan etmek için bahane yaratmak amacıyla Pyongyang'a insansız hava araçları göndererek gerilimi kasten tırmandırmakla suçlanıyor. 28 Nisan'da Seul Yüksek Mahkemesi, Yoon'un eşi Kim Keon Hee'nin de Birleşme Kilisesi'nden lüks hediyeler şeklinde rüşvet kabul etmesi ve hisse senedi fiyatlarını manipüle etmesi suçlarından aldığı cezayı dört yıla çıkardı.

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek Haber

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek

Anayasa Mahkemesi, 7551 sayılı Kanun’la 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan ve nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmederek iptal talebini reddetti. Başvuruda, düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, küçük yerleşim yerlerinde nüfus kaybını artırabileceği ve idari yapıların sık değişmesinin hukuki belirlilik ilkesini zedelediği ileri sürülmüştü. Mahkeme ise değerlendirmesinde, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı bir yön taşımadığı belirtildi. Kararda ayrıca, düzenlemenin mahallî idarelerin özerkliğini zedelemediği vurgulandı. Belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması halinde, mevcut seçim döneminin sonuna kadar halk iradesinin korunduğu ve yeni dönemde seçmenlerin köy tüzel kişiliği kapsamında yeniden seçim yapabildiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun yerel yönetimlerin yapısını belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna işaret ederek, söz konusu düzenlemenin daha etkin ve verimli kamu hizmeti sağlama amacı taşıdığını ve kamu yararı ilkesine aykırı olmadığını değerlendirdi. Bu gerekçelerle Mahkeme, kuralın hukuk devleti ilkesi ile mahalli idarelerin özerkliğiyle çelişmediğine karar verdi.

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı Haber

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Meclis Genel Kurulu’nda bayram süresince gündeme gelen yargı kararlarını ve hukuk devleti ilkelerini değerlendirdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekmen, "İsmail Arı genç yaşında, uzun süredir tamamen belgeye ve delile dayalı araştırmacı gazetecilik yapan bir arkadaşımızdı. Kendisinin tutuklanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü ilkeleri açısından izahı mümkün değildir." dedi. Yargıdaki uygulamaların tutarlı olması gerektiğini savunan Ekmen, Manisa’daki öğretmen soruşturmasına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına yönelik suçlamalarda ortaya çıkan uygulamaları hoşgörüyle karşılayıp, 5816 sayılı Yasa kapsamında yaşanan sorunları ayrı bir başlıkta eleştirmek tutarlı değildir. Biz konuları birbirinden ayırt ediyoruz; ifade özgürlüğü meselesinin ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu olduğunda otomatik reflekslerle değil; Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Ekmen, "Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hatırlatmak gerekir. Ancak Sayın Bakanın Istanbul pratiğine ve Adalet Bakanlığına başladığı günden bu yana içinde bulunduğu tartışmalara bakınca, böyle bir hatırlatmanın ne kadar anlamlı olacağı meçhul" şeklinde konuştu.

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama Haber

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama

TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta raporun neredeyse oybirliği ile kabul edilmesinden sonra bugün bu komisyona destek veren siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarını ziyaret etme kararı aldık. Sabahleyin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel Bey’i ziyaret ettim. Gayet güzel bir görüşme oldu. Öncelikle bir kere daha huzurlarınızda Sayın Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden komisyonda bulunan arkadaşlara komisyon çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Gerçekten samimi bir şekilde bu sürecin başından itibaren destek verdiler ve Türkiye demokrasi bakımından örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamlamış olduk. Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar. Türkiye’nin farklı kesimlerinden, çok farklı kanaatlere ve siyasi oryantasyonlara sahip 137 kişi geldi, bunları dinledik ve sonuçta müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetindeki raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Üçüncü bir göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milli iradenin tecelligahı olan, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekânda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuyla buluşturmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde özellikle altıncı ve yedinci bölümde dile getirilen somut teklifler yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanacaktır. Artık Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör sarmalının geride kalmasını ve Türkiye’nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum. Bu çerçevede milletimizin tamamına yakınının verdiği desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Sayın Genel Başkanı’na ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye’de demokrasinin başarısıdır; komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır.” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim; biz bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden ya da dönüşümlü olması yerine Meclis Başkanı tarafından yürütülmesini ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık. Bugün de içeride, Sayın Kurtulmuş’un bize yaptığı teşekkür üzerine, bu süreçteki yönetimi ve uzlaşı kültürüne yaptığı liderlik için kendisine teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde en çok merak edilen konu Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik: Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin kurucu partisidir, bugün ana muhalefet partisidir, son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız. Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Zaman zaman ‘CHP komisyonda devam edecek mi?’ soruları soruldu. Hep aynı yanıtı verdik: Türkiye’de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkânı olacaksa; hem Türklere hem Kürtlere hem Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa; evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil zenginlik ve refah devredeceksek bu meselenin çözülmesi için herkes elini taşın altına koymalıdır dedik. Bundan sonraki süreçte de hepimiz süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemeleri, yedinci madde ise demokratikleşme adımlarını içermektedir. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye hem terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere; tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yer alan önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması sağlanmış olacaktır. Bu güvencenin takipçisi olmak çok önemlidir. Süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye’nin kazandığı bir yerde katkı koymak hepimizin görevidir.”

CHP’nin kurultay davası ertelendi Haber

CHP’nin kurultay davası ertelendi

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda "birlikte hareket edip, bazı delegelere karşılığında oy kullandırdıkları" iddiasıyla Ekrem İmamoğlu, Cemil Tugay, Rıza Akpolat, Erkan Aydın ve Özgür Çelik'in de aralarında olduğu 12 kişi hakkında "seçim kanununa muhalefet" suçlamasıyla açılan dava, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşmasını gördü. Sanıklar duruşmaya katılmadı ancak taraf avukatları hazır bulundu. CHP avukatı Mehmet Can Keysen ve Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, Anayasa Mahkemesi'ne yapılan norm denetimi başvuru süresinin dolmasının beklenmesini ve ardından tarafların savunmalarının alınmasını talep etti. CHP'nin kurultay davası ertelendi Bu taleplerin ardından hakim ara kararı açıkladı. Dosyadaki eksik hususların giderilmesi ve AYM’ye yapılan norm denetimi başvurusunun tamamlanmasının beklenmesine karar verildi, duruşma 13 Ocak’a ertelendi. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı'na dair "birlikte hareket ederek, bazı delegelere menfaat karşılığında oy kullandırdıkları" iddiasıyla açılan davada, "asliye ceza mahkemesi" ile "ağır ceza mahkemesi" arasındaki "görev" çatışması Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Görevsizlik kararı reddedilen Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, "görevsizlik" itirazlarına dayanak olan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddesindeki "Adli yargı içerisindeki mahkemeler hakkında verilen görevsizlik kararlarına itiraz edilebilir" hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu düşüncesiyle iptali için AYM'ye başvurmuştu. AYM başvuruyu "davada uygulanacak kural bulunmadığı" gerekçesiyle reddetmişti. AYM’nin ret kararı henüz resmi olarak açıklanmadı. Norm denetimi başvuru süresi nedir? Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bekleme gereği duyduğu norm denetimi başvuru süresi, Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da, "Anayasa Mahkemesi işin kendisine noksansız gelişinden itibaren 5 ay içinde kararını verir ve açıklar" hükmünü içeriyor. Asliye Ceza Mahkemesi, AYM'nin bu başvuruyu reddetme kararının henüz resmi olarak açıklanmamış olması sebebiyle 5 aylık sürenin dolmasını bekleme kararı aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.