Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anayasa Mahkemesi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ: Türkiye'de sandıktan başka yol kalmadı Haber

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ: Türkiye'de sandıktan başka yol kalmadı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özdağ, Özcan’ı geçen ziyarete göre daha sağlıklı ve moralli gördüğünü belirterek, önümüzdeki günlerde görülecek karar duruşmasında beraat beklediğini söyledi. Türkiye’de muhalefete yönelik baskıların arttığını savunan Özdağ, “Türkiye artık bir hukuk devleti değildir” dedi. “DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULANIYOR” Muhalefet, basın ve sosyal medyaya yönelik uygulamaları eleştiren Özdağ, ceza yasasındaki bazı maddelerin siyasi amaçlarla araçsallaştırıldığını öne sürdü. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını belirten Özdağ, adalete güvenin zedelendiğini ifade etti. Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’de baskılara son vermenin, hukuk devletini ve özgür basını yeniden tesis etmenin yolunun sandık olduğunu vurgulayarak, “Sandıktan başka bir şey değildir” ifadesini kullandı. HALK TV’YE KAYYUM VE GÖZALTI KARARINA TEPKİ Halk TV’ye yönelik operasyon ve kayyum kararını da değerlendiren Özdağ, bunun şaşırtıcı olmadığını ancak üzücü olduğunu söyledi. Kararın, Ekrem İmamoğlu’nun savunma duruşmalarının başladığı güne denk gelmesine dikkat çeken Özdağ, bunun bir mesaj niteliği taşıdığını savundu. Özdağ, suç varsa soruşturma yapılması gerektiğini, yayınların kapatılmasının ise “düşman ceza hukuku” uygulaması olduğunu dile getirdi. “FON YOLSUZLUĞUNDA İKTİDARA AYRICALIK VAR” Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, iktidar partisinden bir isme yönelik uygulamanın muhalefet mensubu olsaydı çok daha ağır olacağını savundu. Özdağ, yolsuzluk iddialarında şeffaflık çağrısı yaparken, sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fon soruşturmasına ilişkin şeffaflık çağrısını da yorumlayan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Bahçeli’nin iktidar üzerindeki etkisinin büyük olduğunu belirterek, bunun samimiyetinin önümüzdeki günlerde görüleceğini ifade etti. Yemen ve Suudi Arabistan konusundaki sorulara da cevap veren Özdağ, Türk askerinin Suudi Arabistan’ın menfaatleri için görev yapmasına karşı olduğunu söyledi. Türkiye’nin Asya ticaretinin büyük bölümünün Kızıldeniz üzerinden gerçekleştiğini hatırlatan Özdağ, bu hattın hedef alınmasının ekonomik riskler doğurabileceğini dile getirdi. Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Türk askerinin kanı Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü veya Suudi ailesinin serveti için dökülemez” dedi.

AYM’den süresiz nafaka kararı: “Süresiz olarak” ibaresi iptal edildi Haber

AYM’den süresiz nafaka kararı: “Süresiz olarak” ibaresi iptal edildi

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nda yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilebilmesine ilişkin düzenlemede yer alan ibareyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Kararın 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmeden AYM, yeni düzenleme için süre tanıdı. Antalya 12. Aile Mahkemesi, önündeki boşanma davasında uygulanacak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinin birinci fıkrasında bulunan “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. Başvuruyu inceleyen AYM Genel Kurulu, söz konusu ibarenin iptaline karar verdi. İptal kararının gerekçesinde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın korunması ile nafaka yükümlüsünün hakları arasında makul bir dengenin kurulması gerektiği vurgulandı. “Aşırı ve olağan dışı külfet” vurgusu AYM’nin kararında, yoksulluk nafakasının herhangi bir ölçüt belirlenmeden süresiz şekilde öngörülmesinin nafaka yükümlüsü açısından zaman içinde ağır bir yük oluşturabileceği belirtildi. Mahkeme, tarafların menfaatleri arasında kurulması gereken dengenin bozulması ve taraflardan birine “aşırı ve olağan dışı bir külfet” yüklenmesinin devletin pozitif yükümlülükleriyle bağdaşmayacağı değerlendirmesinde bulundu. Kararda, nafakanın süresinin belirlenmesinde evliliğin süresi, tarafların yaşı, eğitim ve sağlık durumları ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasiteleri gibi unsurların dikkate alınabileceği ifade edildi. Yaşam boyu nafaka ihtimali tamamen ortadan kalkmıyor AYM kararında, yeni sistemin her durumda nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması anlamına gelmediği belirtildi. Somut olayın koşullarına göre nafakanın belirli bir süre için ödenmesine karar verilebileceği gibi, özel durumlarda daha uzun süreli veya yaşam boyu nafaka ödenmesine imkan tanıyan bir düzenlemenin de yapılabileceği kaydedildi. Karar 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek Anayasa Mahkemesi, iptal kararının hemen yürürlüğe girmesi halinde oluşabilecek hukuki boşluğun kamu yararını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Bu nedenle iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için 9 aylık süre tanındı. Buna göre “süresiz olarak” ibaresinin iptaline ilişkin karar 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar yoksulluk nafakasına ilişkin yeni hukuki düzenlemenin yapılması bekleniyor.

Anayasa Mahkemesi’nden Yeni Parti kararı: Savunma için 30 gün süre verildi Haber

Anayasa Mahkemesi’nden Yeni Parti kararı: Savunma için 30 gün süre verildi

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, “Yeni Parti”nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvuruyu görüştü. Yüksek Mahkeme, nihai karar öncesinde Yeni Parti’nin görüşünün alınmasına ve savunmasını sunması için 30 gün süre verilmesine karar verdi. Yeni Parti’nin ismi AYM gündeminde Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 29 Eylül tarihli gündeminde Yeni Parti’nin isim ve rumuzuna ilişkin başvuruyu ele aldı. Başvuruda, Yeni Parti’nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek, söz konusu isim ve rumuzun hükümsüz sayılması ve partinin siyasi partiler sicilinden terkin edilmesi talep edildi. Yeni Parti’ye savunma için 30 gün AYM, başvuruyla ilgili esasa ilişkin nihai değerlendirmesini yapmadan önce Yeni Parti’nin görüşünün alınmasına karar verdi. Bu kapsamda partiye savunmasını sunması için 30 günlük süre tanındı. Sürecin ardından Anayasa Mahkemesi başvuruyla ilgili nihai kararını verecek. Başvuru Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklı İsim ve rumuzla ilgili süreç, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine AYM’nin gündemine geldi. Başvurunun dayanağını, Yeni Parti’nin kullandığı isim ve rumuzun Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu yönündeki değerlendirme oluşturuyor. AYM’nin verdiği 30 günlük süre, Yeni Parti’nin savunmasının alınmasına yönelik ara aşama niteliğinde bulunuyor. Bu nedenle mevcut aşamada partinin isim ve rumuzunun hükümsüzlüğüne ya da siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin verilmiş kesin bir karar

Anayasa Mahkemesi önünde, 60 yaşındaki emekli polis Ali Şekeroğlu intihar ederek hayatını kaybetti Haber

Anayasa Mahkemesi önünde, 60 yaşındaki emekli polis Ali Şekeroğlu intihar ederek hayatını kaybetti

Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde seyyanen zam talebiyle düzenlenen eylemde acı bir trajedi yaşandı. Eylem esnasında beylik tabancasıyla intihar girişiminde bulunan 60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'ndan acı haber geldi. “Ben artık bu işten vazgeçtim” dediği duyulan emekli, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. “MİLYONLARCA EMEKLİ İNSANCA YAŞAM İSTİYOR” CHP Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, “Geçinemiyorum” diyerek yaşadığı ekonomik sıkıntıyı dile getiren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. CHP'li Sarı, emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, milyonlarca emeklinin yıllarca çalıştıktan sonra insan onuruna yaraşır bir gelir ve insanca yaşam talep ettiğini söyledi. Sarı, paylaşımında emeklileri yoksulluğa mahkûm ettiğini savunduğu ekonomik politikaların siyasi sorumluluğunun göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Emeklilerin uzun süredir dile getirdiği “geçinemiyoruz” çağrısının duyulması gerektiğini ifade eden Sarı, Ali Şekeroğlu’nun ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. KİMSE, “İSTİSMAR!” DEYİP DE SORUMLULUKTAN KAÇMASIN! İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise, Ankara’da bir polis emeklisinin intihar girişimi, yıllarca ülkesine hizmet eden çileli insanımızın, içinde bulunduğu ağır tablonun en acı bir göstergesi olduğunu kaydetti. Türkoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, "Kimse çıkıp da, bu hazin hadiseyi istismar ettiğimizi falan söyleyip sorumluluktan kaçmasın! Olayın siyasetle falan değil, insanca yaşama hakkıyla ilgisi var…Dahası; 86 milyonun kanayan yarasına merhem olmakla, sızlayan vicdanlara ses olmakla ilgisi var!" değerlendirmesinde bulundu. KİMSE, “İSTİSMAR!” DEYİP DE SORUMLULUKTAN KAÇMASIN! ????Ankara’da bir polis emeklisinin intihar girişimi, yıllarca ülkesine hizmet eden çileli insanımızın, içinde bulunduğu ağır tablonun en acı bir göstergesidir. ????Kimse çıkıp da, bu hazin hadiseyi istismar ettiğimizi falan… pic.twitter.com/r5ESfGEuWk — Selçuk Türkoğlu (@YS_Turkoglu) September 25, 2026 “İNSANCA YAŞAM BİR YURTTAŞLIK HAKKIDIR” Öte yandan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ankara’da emeklilerin seyyanen zam talebiyle gerçekleştirdiği eyleme ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, emeklilerin ekonomik durumuna dikkat çekilerek milyonlarca yurttaşın açlık, yoksulluk ve geçim kaygısıyla karşı karşıya bırakıldığı savunuldu. TMMOB, ekonomik krizin yükünün emekçiler ve emeklilerin üzerine bırakıldığını ileri sürerek, yıllarca çalışarak ülkeye emek veren vatandaşların düşük gelir ve yoksullukla karşı karşıya kalmaması gerektiğini ifade etti. "EMEKLİNİN YERDEKİ KANI YÖNETİCİLERİN ELİNDEDİR!" Yaşanan olay sonrasında bir başka açıklamada Kamu-İş Konfederasyonu'ndan geldi. Yaşanan olaya dikkati çeken üyeler, "Açıkça söylüyoruz: Emeklinin yerdeki kanı yöneticilerin elindedir! Emekliyi sokağa çıkamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz, torununa harçlık veremez hâle getiren politikaların sorumlusu hükümettir" dedi.

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız Haber

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Yılmaz, güçlü bir devlet yapısının temel unsurlarından birinin adalet olduğunu ifade etti. Kanunların herkes için eşit uygulanmasının, güçlünün hukukla sınırlandırılmasının ve vatandaşların haklarının güvence altına alınmasının devlete duyulan güven açısından önem taşıdığını söyledi. “Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdık” 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen reformlara değinen Yılmaz, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti. Askeri yargının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının getirilmesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun oluşturulması gibi adımları hatırlatan Yılmaz, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Yılmaz ayrıca uyuşturucu kullanımının farklı suç türleriyle bağlantısına dikkat çekerek, bağımlılıkla etkin mücadelenin hem hukuk hem de infaz sisteminin üzerindeki yükü azaltabileceğini söyledi. Yeni yargı paketlerine dikkat çekti Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi kapsamında adalet sisteminin daha hızlı ve öngörülebilir hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Yılmaz, 11’inci ve 12’nci Yargı Paketleriyle çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini aktardı. Duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu durumlar dışında üç ayla sınırlandırıldığını belirten Yılmaz, istinaf aşamasında da hedef süre uygulamasının devreye alındığını söyledi. Uzun süren soruşturma ve davaların nedenlerinin tespit edilmesi amacıyla yeni mekanizmalar oluşturulduğunu ifade eden Yılmaz, vatandaşların gecikmelere ilişkin başvurularını iletebilmesi için “Alo Adalet 135” sisteminin hizmete alınacağını açıkladı. Hakim ve savcı sayısı 26 bin 667’ye yükseldi Yılmaz, 2002 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısının 26 bin 667’ye çıkarıldığını, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 208 binin üzerine yükseldiğini bildirdi. Yargı hizmetlerinde dijitalleşmenin de sürdüğünü belirten Yılmaz; UYAP'ın geliştirilmesi, e-Duruşma uygulamasının yaygınlaştırılması, e-Avukat sisteminin etkinleştirilmesi ve bazı adli işlemlerde yapay zeka destekli uygulamaların kullanılmaya başlanacağını ifade etti. “Terör prangasını ülkemizin gündeminden çıkarıyoruz” Konuşmasında terörle mücadele sürecine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun yıllar boyunca ekonomik ve toplumsal maliyet yüklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” vizyonuna vurgu yapan Yılmaz, terör sorununun kalıcı şekilde ülke gündeminden çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Bu süreçte şehitlerin hatırasına ve gazilerin hukukuna dikkat edilmesi, devletin temel niteliklerinin korunması ve tüm adımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde atılması gerektiğini ifade etti. Suriye mesajı Yılmaz, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, ülkenin toprak bütünlüğünü koruyan ve tüm kesimleri kapsayan bir yönetim anlayışından yana olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin hem ülke içinde hem de bölgede barış, istikrar ve toplumsal bütünlüğü güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, daha adaletli bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.

Özgür Özel'den Aziz İhsan Aktaş davası açıklaması: “Örgüt yok, Aziz Bey'e güle güle dediler” Haber

Özgür Özel'den Aziz İhsan Aktaş davası açıklaması: “Örgüt yok, Aziz Bey'e güle güle dediler”

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çok sayıda CHP'li belediye başkanının yargılandığı Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın yaklaşık 60 suçlamadan 56'sından beraat ettiğini belirterek, dava sürecine yönelik sert eleştiriler yöneltti. Özel, Aziz İhsan Aktaş hakkında kurulduğu öne sürülen suç örgütü iddiasının mahkeme sürecinde ortadan kalktığını savundu. Akpolat ile Aktaş'ın ilişkilendirildiği eylemlerden ceza verilmediğini öne süren Özel, “Örgüt yok, Aziz Bey'e güle güle dediler” ifadelerini kullandı. “Örgüt dediysen ispatlayacaksın” Yargı sürecinin başından itibaren ciddi hukuki sorunlar yaşandığını iddia eden Özel, suç örgütü suçlamasının kanıtlanması gerektiğini söyledi. Özel, “Örgüt dediysen ispatlayacaksın. Örgüt deyip zulmediyorsan pardon deyip kenara çekilmek yok” diyerek, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde tutuklu bulunan kişilerin yaşadığı mağduriyetlerin göz ardı edildiğini savundu. CHP lideri ayrıca, bazı sanıkların mahkeme aşamasında önceki ifadelerinden dönmesine ve itirafçıların açıklamalarına dikkat çekerek, bu gelişmelerin kamuoyunda yeterince tartışılmadığını öne sürdü. Osman Kavala çağrısı Özel, açıklamalarında Osman Kavala'nın durumuna da değindi. Kavala'nın serbest bırakılması gerektiğini savunan Özel, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması çağrısında bulundu. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini belirten Özel, Kavala'nın daha önce çeşitli davalarda beraat etmesine rağmen cezaevinde tutulduğunu ileri sürerek iktidarı eleştirdi. Vahap Seçer açıklaması Özel, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin de bilgi verdi. Seçer'in CHP'ye bağlılığını ve partiye duyduğu saygıyı dile getirdiğini aktaran Özel, aralarında herhangi bir kırgınlık veya sorun bulunmadığını söyledi. Özel, Seçer'in daha önce “butlan” tartışmalarının ilk gününde tutumunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Aramızda en ufak problem olmadığını kendisi ifade etti” dedi. Özel ayrıca, “Bugün dördüncü büyükşehir belediye başkanı geliyor” ifadesini kullanarak partiye katılım sürecinin devam edeceği mesajını verdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi detayları hakkında bilgi verdi. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi detayları hakkında bilgi verdi.

Yargı süreçlerinin daha süratli, etkili ve verimli yürütülmesini amaçlayan düzenlemelere yer verilen 12. Yargı Paketi, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamuoyunda ‘12. Yargı Paketi’ olarak adlandırılan 7589 sayılı ‘Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, “Adalet sistemimizin işleyişini hızlandıran, vatandaşlarımızın hak arama hürriyetini kolaylaştıran ve hukuk düzenimizi tahkim eden düzenlemeleri kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı yapma vizyonuyla çalıştıklarını belirten Bakan Gürlek, “Hukukun üstünlüğünü temel alan, güven telkin eden, erişilebilir ve öngörülebilir bir yargı sistemi için reform faaliyetlerimizi azimle sürdürüyoruz” dedi. Bakan Gürlek, kanunun hazırlık ve yasalaşma sürecinde destek veren AK Parti Grubuna ve Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerine teşekkürlerini iletti. Yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle 13 farklı kanunda değişikliğe gidilirken, paket bir geçici madde dahil toplam 28 maddeden oluştu. Yargı mekanizmasının daha hızlı çalışması, uyuşmazlıkların kısa sürede çözüme kavuşturulması ve adalete erişimin hızlandırılması için hayata geçirilen temel düzenlemeler şunlardır: YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK YAPILAN DEĞİŞİKLİK DÜZENLEMELERİ 1- Duruşmalar arasındaki süre üç ayı geçemeyecek Yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda, istisnai durumlar dışında iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak en fazla 3 ay olabileceği kararlaştırılmıştır. 2- Miras kalan taşınmazların satışında mirasçılara öncelik verilecek Sadece miras yoluyla intikal eden ve üçüncü şahısların mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazların ortaklığın satış suretiyle giderilmesi işlemlerinde, malın kıymetinin yüzde yüzü üzerinden yapılacak ilk artırmaya yalnızca mirasçıların katılması esası getirilmiştir. 3- Pay sahipleri de teminat yatıracak Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi süreçlerinde pay sahipleri için de teminat yatırma zorunluluğu getirilmiştir. 4- İhale bedelini yatırmayanın teminatı iade edilmeyecek İhale alıcısının en yüksek teklifi vermesine rağmen bedeli süresinde yatırmaması durumunda, teminatın iade edilmeyerek önce satış masraflarına sayılacağı, kalan tutarın ise hak sahiplerine paylaştırılacağı hükme bağlanmıştır. 5- İhalenin iptaline neden olana para cezası verilecek İhale bedelini zamanında yatırmayarak ihalenin iptal olmasına sebebiyet veren alıcıya, teklif ettiği tutarın yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanması düzenlenmiştir. 6- Belirsiz alacak davası kaldırılacak Belirsiz alacak davası uygulamasına son verilmektedir. Öte yandan, kısmi davalarda zamanaşımının alacağın tamamı için dava tarihi itibarıyla kesildiği kabul edilecektir. 7- Vesayet altındaki kişilerin malları elektronik ortamda satılacak Vesayet altındaki şahıslara ait taşınır ve taşınmaz varlıkların satış işlemleri UYAP e-satış portalı üzerinden gerçekleştirilecektir. 8- Gereksiz bilirkişi incelemesine disiplin yaptırımı uygulanacak Sadece hukuki bilgi ile çözülebilecek meselelerde bilirkişiye başvuran hakim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilmesi öngörülmüştür. 9- İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar artırılacak İdare mahkemelerinde tek hakim tarafından karara bağlanabilecek dava çeşitleri genişletilmektedir. 10- IBAN’ını kullandıranlara ceza indirimi uygulanabilecek Sadece banka hesabını kullandırmak (IBAN kiralamak) yoluyla dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişilere, eylemin haksızlık içeriği gözetilerek cezada yarı oranında indirim yapılması planlanmaktadır. ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER 1- Kanuni faiz oranı reeskont oranına göre belirlenecek Kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine, Merkez Bankasının belirlediği reeskont oranının yüzde 80’i (2026 yılı için reeskont oranı yüzde 38,75; bunun %80’i yüzde 31) üzerinden uygulanmasına dair düzenleme yapılmıştır. 2- İş gücü kaybı tazminatlarında hesaplama yöntemi değiştirildi Çalışma gücü kaybı veya yitirilmesiyle oluşan zararlar ile destekten yoksun kalanların tazminat hesaplama yöntemleri ve faiz uygulama zamanları yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca, peşin ödemelerin toplam alacaktan oransal şekilde mahsup edilmesi kararlaştırılmıştır. 3- İşkence ve kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacak İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılan suçlar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. 4- Kaçak sanığa yeniden yargılanma talep etme hakkı tanındı Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması durumunda, savunma hakkının tesisi amacıyla sanığa ve avukatına yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı tanınmıştır. 5- Bazı istinaf kararlarına temyiz yolu açıldı Adli yargıda istinaf başvurusu sonucu verilen kararların, miktar bakımından ilk derece mahkemesi parasal sınırının üzerinde olması halinde, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün kılınmıştır.

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi Haber

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmekte olan, yükseköğretim sistemine dair düzenlemeler ile öğrenci affını kapsayan kanun teklifinin ilk 13 maddesi yasalaştı. Onaylanan düzenleme uyarınca, azami öğrenim süresini tamamlayan son sınıf öğrencilerine, intörnlük dönemi dışındaki başarısız dersleri için iki ek sınav veya tekrar hakkı tanınacak. Ayrıca uygulamalı eğitimlerini ya da intörnlük süreçlerini bitiremeyen öğrencilere, bu eğitimleri tamamlama imkânı sunulacak. Teklif doğrultusunda, emeklilik yaş sınırına gelen öğretim üyeleri, ihtiyaç duyulan program ve bölümlerde YÖK kararıyla 75 yaşını aşmamak kaydıyla ikişer yıllık sözleşmelerle görevlerini sürdürebilecek. Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklardaki üniversitelerden davet alan akademisyenlere ise belirli kriterler çerçevesinde üç yıla kadar aylıklı izin verilmesinin önü açıldı. Akademik etik ihlalleriyle mücadele kapsamında yaptırımlar ağırlaştırıldı. Başka kişilere ücretli ya da ücretsiz olarak tez, kitap, makale veya proje hazırlatarak diploma ya da akademik unvan alanların bu unvanları geri alınacak ve üniversite öğretim mesleğinden ihraç edilecekler. Söz konusu çalışmalara aracılık eden veya hazırlayan kişilere ise yüksek miktarda adli para cezası uygulanacak. TBMM'nin resmi internet sitesinde yayımlanan habere göre, teklif ile disiplin soruşturmalarındaki savunma ve ifade süreçleri güncellenirken, savunma hakkının usul ve kapsamı Anayasa Mahkemesi kararlarıyla uyumlu hale getirildi. Vakıf üniversitelerine yönelik idari yaptırımlar da kanunla belirginleştirildi. Eğitim faaliyetlerini yürütemeyecek noktaya gelen vakıf üniversitelerinin faaliyet izinleri iptal edilebilecek ve öğrencileri garantör veya uygun bulunan devlet üniversitelerine nakledilecek. Buna ek olarak, yükseköğretim kurumlarının yurt dışında akademik birimler ve kampüsler açabilmelerinin yanı sıra ortak teknoloji transfer ofisleri kurabilmelerine yönelik düzenlemeler de teklifle kabul edildi. Genel Kurul'daki görüşmeler sırasında AK Parti'nin sunduğu önerge ile, yabancı uyruklu kontenjanından uzmanlık eğitimi alanların döner sermaye gelirinden pay alamayacağına dair madde metinden çıkarıldı. Kanun teklifinin geri kalan maddeleri üzerindeki görüşmelere bugün TBMM Genel Kurulu'nda devam edilecek.

Eski Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon'a ek olarak 7 yıl hapis cezası verildi. Haber

Eski Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon'a ek olarak 7 yıl hapis cezası verildi.

Bu ceza, isyanla ilgili suçlardan ve 3 Aralık 2024 gecesi yasadışı ve beklenmedik bir şekilde sıkıyönetim ilan etmeye teşebbüs etmekten dolayı halihazırda çekmekte olduğu ömür boyu hapis cezasına eklenmiştir. Hakim Yoon Sung-sik, kararında eski Cumhurbaşkanı Yoon'un anayasa ve yasaları ciddi şekilde ihlal ettiğini doğruladı. Eski Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol'un 13 Ocak'taki isyan suçlamasıyla yargılandığı duruşmadan bir fotoğraf. Fotoğraf: Mahkeme tarafından sağlanmıştır. Özellikle, mahkeme Yoon'un sıkıyönetim ilan etmeden önce gerekli olan tam kabine toplantısını kasten engellediğine karar verdi. Kendisi, kararı resmen "meşrulaştırmak" için sadece birkaç yakın üyesini çağırmakla, diğer kabine üyelerinin yetkisini ihlal etmekle ve olağanüstü hal ilan sürecindeki usulsüzlükleri gizlemek için idari belgeleri tahrif etmekle suçlandı. Mahkeme ayrıca, eski Cumhurbaşkanı Yoon'un, Güney Kore Ulusal Meclisi tarafından görevden alınmasının ardından, soruşturmacıların tutuklama emirlerini yerine getirmesini engellemek için cumhurbaşkanlığı güvenlik güçlerini "kişisel ordusu" olarak seferber ettiğine karar verdi. Sayın Yoon, duruşma boyunca sessiz kaldı ve karar sonrasında da herhangi bir açıklama yapmadı. Savunma avukatı Yoo Jeong-hwa, cezayı "çok hayal kırıklığı yaratıcı" olarak nitelendirdi ve Yüksek Mahkemeye itiraz edeceklerini doğruladı. Daha önce de eski Güney Kore cumhurbaşkanı, isyan davasındaki ömür boyu hapis cezasına itiraz etmişti. Ocak ayında, alt mahkeme Yoon'u beş yıl hapis cezasına çarptırmış ancak sıkıyönetim ilan edilmeden önce yapılan bir kabine toplantısıyla ilgili bazı yetkiyi kötüye kullanma suçlamalarını düşürmüştü. Ancak Seul Yüksek Mahkemesi bu kararı bozarak onu tüm suçlamalardan suçlu buldu. Aralık 2024'teki kısa süreli sıkıyönetim kararı Güney Kore'yi kaosa sürükleyerek finans piyasalarını ve diplomatik faaliyetleri felç etti. 14 Aralık 2024'te Güney Kore Ulusal Meclisi tarafından görevden alınmasının ve Nisan 2025'te Anayasa Mahkemesi tarafından resmen görevden uzaklaştırılmasının ardından Yoon, sürekli olarak yasal sorunlarla karşı karşıya kaldı. Görevden uzaklaştırıldıktan sonra, soruşturmacıların celp ve tutuklama emirlerine defalarca uymayı reddetti. Ocak 2025'in başlarında, düzinelerce soruşturmacı tutuklama emrini yerine getirmek için Güney Kore Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gitti, ancak cumhurbaşkanlığı güvenlik güçleri ve yolu kapatan araçlar tarafından engellendi. O ayın sonunda tutuklandı, Mart ayında geçici olarak serbest bırakıldı ve Temmuz 2025'te tekrar tutuklandı. Geçtiğimiz hafta savcılar ayrı bir davada da 30 yıl hapis cezası talep etmişti. Yoon, Kuzey Kore'de sıkıyönetim ilan etmek için bahane yaratmak amacıyla Pyongyang'a insansız hava araçları göndererek gerilimi kasten tırmandırmakla suçlanıyor. 28 Nisan'da Seul Yüksek Mahkemesi, Yoon'un eşi Kim Keon Hee'nin de Birleşme Kilisesi'nden lüks hediyeler şeklinde rüşvet kabul etmesi ve hisse senedi fiyatlarını manipüle etmesi suçlarından aldığı cezayı dört yıla çıkardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.