Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anayasa Mahkemesi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız Haber

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Yılmaz, güçlü bir devlet yapısının temel unsurlarından birinin adalet olduğunu ifade etti. Kanunların herkes için eşit uygulanmasının, güçlünün hukukla sınırlandırılmasının ve vatandaşların haklarının güvence altına alınmasının devlete duyulan güven açısından önem taşıdığını söyledi. “Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdık” 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen reformlara değinen Yılmaz, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti. Askeri yargının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının getirilmesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun oluşturulması gibi adımları hatırlatan Yılmaz, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Yılmaz ayrıca uyuşturucu kullanımının farklı suç türleriyle bağlantısına dikkat çekerek, bağımlılıkla etkin mücadelenin hem hukuk hem de infaz sisteminin üzerindeki yükü azaltabileceğini söyledi. Yeni yargı paketlerine dikkat çekti Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi kapsamında adalet sisteminin daha hızlı ve öngörülebilir hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Yılmaz, 11’inci ve 12’nci Yargı Paketleriyle çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini aktardı. Duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu durumlar dışında üç ayla sınırlandırıldığını belirten Yılmaz, istinaf aşamasında da hedef süre uygulamasının devreye alındığını söyledi. Uzun süren soruşturma ve davaların nedenlerinin tespit edilmesi amacıyla yeni mekanizmalar oluşturulduğunu ifade eden Yılmaz, vatandaşların gecikmelere ilişkin başvurularını iletebilmesi için “Alo Adalet 135” sisteminin hizmete alınacağını açıkladı. Hakim ve savcı sayısı 26 bin 667’ye yükseldi Yılmaz, 2002 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısının 26 bin 667’ye çıkarıldığını, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 208 binin üzerine yükseldiğini bildirdi. Yargı hizmetlerinde dijitalleşmenin de sürdüğünü belirten Yılmaz; UYAP'ın geliştirilmesi, e-Duruşma uygulamasının yaygınlaştırılması, e-Avukat sisteminin etkinleştirilmesi ve bazı adli işlemlerde yapay zeka destekli uygulamaların kullanılmaya başlanacağını ifade etti. “Terör prangasını ülkemizin gündeminden çıkarıyoruz” Konuşmasında terörle mücadele sürecine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun yıllar boyunca ekonomik ve toplumsal maliyet yüklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” vizyonuna vurgu yapan Yılmaz, terör sorununun kalıcı şekilde ülke gündeminden çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Bu süreçte şehitlerin hatırasına ve gazilerin hukukuna dikkat edilmesi, devletin temel niteliklerinin korunması ve tüm adımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde atılması gerektiğini ifade etti. Suriye mesajı Yılmaz, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, ülkenin toprak bütünlüğünü koruyan ve tüm kesimleri kapsayan bir yönetim anlayışından yana olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin hem ülke içinde hem de bölgede barış, istikrar ve toplumsal bütünlüğü güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, daha adaletli bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.

Özgür Özel'den Aziz İhsan Aktaş davası açıklaması: “Örgüt yok, Aziz Bey'e güle güle dediler” Haber

Özgür Özel'den Aziz İhsan Aktaş davası açıklaması: “Örgüt yok, Aziz Bey'e güle güle dediler”

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çok sayıda CHP'li belediye başkanının yargılandığı Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın yaklaşık 60 suçlamadan 56'sından beraat ettiğini belirterek, dava sürecine yönelik sert eleştiriler yöneltti. Özel, Aziz İhsan Aktaş hakkında kurulduğu öne sürülen suç örgütü iddiasının mahkeme sürecinde ortadan kalktığını savundu. Akpolat ile Aktaş'ın ilişkilendirildiği eylemlerden ceza verilmediğini öne süren Özel, “Örgüt yok, Aziz Bey'e güle güle dediler” ifadelerini kullandı. “Örgüt dediysen ispatlayacaksın” Yargı sürecinin başından itibaren ciddi hukuki sorunlar yaşandığını iddia eden Özel, suç örgütü suçlamasının kanıtlanması gerektiğini söyledi. Özel, “Örgüt dediysen ispatlayacaksın. Örgüt deyip zulmediyorsan pardon deyip kenara çekilmek yok” diyerek, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde tutuklu bulunan kişilerin yaşadığı mağduriyetlerin göz ardı edildiğini savundu. CHP lideri ayrıca, bazı sanıkların mahkeme aşamasında önceki ifadelerinden dönmesine ve itirafçıların açıklamalarına dikkat çekerek, bu gelişmelerin kamuoyunda yeterince tartışılmadığını öne sürdü. Osman Kavala çağrısı Özel, açıklamalarında Osman Kavala'nın durumuna da değindi. Kavala'nın serbest bırakılması gerektiğini savunan Özel, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması çağrısında bulundu. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini belirten Özel, Kavala'nın daha önce çeşitli davalarda beraat etmesine rağmen cezaevinde tutulduğunu ileri sürerek iktidarı eleştirdi. Vahap Seçer açıklaması Özel, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin de bilgi verdi. Seçer'in CHP'ye bağlılığını ve partiye duyduğu saygıyı dile getirdiğini aktaran Özel, aralarında herhangi bir kırgınlık veya sorun bulunmadığını söyledi. Özel, Seçer'in daha önce “butlan” tartışmalarının ilk gününde tutumunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Aramızda en ufak problem olmadığını kendisi ifade etti” dedi. Özel ayrıca, “Bugün dördüncü büyükşehir belediye başkanı geliyor” ifadesini kullanarak partiye katılım sürecinin devam edeceği mesajını verdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi detayları hakkında bilgi verdi. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi detayları hakkında bilgi verdi.

Yargı süreçlerinin daha süratli, etkili ve verimli yürütülmesini amaçlayan düzenlemelere yer verilen 12. Yargı Paketi, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamuoyunda ‘12. Yargı Paketi’ olarak adlandırılan 7589 sayılı ‘Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, “Adalet sistemimizin işleyişini hızlandıran, vatandaşlarımızın hak arama hürriyetini kolaylaştıran ve hukuk düzenimizi tahkim eden düzenlemeleri kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı yapma vizyonuyla çalıştıklarını belirten Bakan Gürlek, “Hukukun üstünlüğünü temel alan, güven telkin eden, erişilebilir ve öngörülebilir bir yargı sistemi için reform faaliyetlerimizi azimle sürdürüyoruz” dedi. Bakan Gürlek, kanunun hazırlık ve yasalaşma sürecinde destek veren AK Parti Grubuna ve Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerine teşekkürlerini iletti. Yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle 13 farklı kanunda değişikliğe gidilirken, paket bir geçici madde dahil toplam 28 maddeden oluştu. Yargı mekanizmasının daha hızlı çalışması, uyuşmazlıkların kısa sürede çözüme kavuşturulması ve adalete erişimin hızlandırılması için hayata geçirilen temel düzenlemeler şunlardır: YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK YAPILAN DEĞİŞİKLİK DÜZENLEMELERİ 1- Duruşmalar arasındaki süre üç ayı geçemeyecek Yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda, istisnai durumlar dışında iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak en fazla 3 ay olabileceği kararlaştırılmıştır. 2- Miras kalan taşınmazların satışında mirasçılara öncelik verilecek Sadece miras yoluyla intikal eden ve üçüncü şahısların mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazların ortaklığın satış suretiyle giderilmesi işlemlerinde, malın kıymetinin yüzde yüzü üzerinden yapılacak ilk artırmaya yalnızca mirasçıların katılması esası getirilmiştir. 3- Pay sahipleri de teminat yatıracak Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi süreçlerinde pay sahipleri için de teminat yatırma zorunluluğu getirilmiştir. 4- İhale bedelini yatırmayanın teminatı iade edilmeyecek İhale alıcısının en yüksek teklifi vermesine rağmen bedeli süresinde yatırmaması durumunda, teminatın iade edilmeyerek önce satış masraflarına sayılacağı, kalan tutarın ise hak sahiplerine paylaştırılacağı hükme bağlanmıştır. 5- İhalenin iptaline neden olana para cezası verilecek İhale bedelini zamanında yatırmayarak ihalenin iptal olmasına sebebiyet veren alıcıya, teklif ettiği tutarın yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanması düzenlenmiştir. 6- Belirsiz alacak davası kaldırılacak Belirsiz alacak davası uygulamasına son verilmektedir. Öte yandan, kısmi davalarda zamanaşımının alacağın tamamı için dava tarihi itibarıyla kesildiği kabul edilecektir. 7- Vesayet altındaki kişilerin malları elektronik ortamda satılacak Vesayet altındaki şahıslara ait taşınır ve taşınmaz varlıkların satış işlemleri UYAP e-satış portalı üzerinden gerçekleştirilecektir. 8- Gereksiz bilirkişi incelemesine disiplin yaptırımı uygulanacak Sadece hukuki bilgi ile çözülebilecek meselelerde bilirkişiye başvuran hakim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilmesi öngörülmüştür. 9- İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar artırılacak İdare mahkemelerinde tek hakim tarafından karara bağlanabilecek dava çeşitleri genişletilmektedir. 10- IBAN’ını kullandıranlara ceza indirimi uygulanabilecek Sadece banka hesabını kullandırmak (IBAN kiralamak) yoluyla dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişilere, eylemin haksızlık içeriği gözetilerek cezada yarı oranında indirim yapılması planlanmaktadır. ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER 1- Kanuni faiz oranı reeskont oranına göre belirlenecek Kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine, Merkez Bankasının belirlediği reeskont oranının yüzde 80’i (2026 yılı için reeskont oranı yüzde 38,75; bunun %80’i yüzde 31) üzerinden uygulanmasına dair düzenleme yapılmıştır. 2- İş gücü kaybı tazminatlarında hesaplama yöntemi değiştirildi Çalışma gücü kaybı veya yitirilmesiyle oluşan zararlar ile destekten yoksun kalanların tazminat hesaplama yöntemleri ve faiz uygulama zamanları yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca, peşin ödemelerin toplam alacaktan oransal şekilde mahsup edilmesi kararlaştırılmıştır. 3- İşkence ve kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacak İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılan suçlar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. 4- Kaçak sanığa yeniden yargılanma talep etme hakkı tanındı Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması durumunda, savunma hakkının tesisi amacıyla sanığa ve avukatına yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı tanınmıştır. 5- Bazı istinaf kararlarına temyiz yolu açıldı Adli yargıda istinaf başvurusu sonucu verilen kararların, miktar bakımından ilk derece mahkemesi parasal sınırının üzerinde olması halinde, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün kılınmıştır.

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi Haber

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmekte olan, yükseköğretim sistemine dair düzenlemeler ile öğrenci affını kapsayan kanun teklifinin ilk 13 maddesi yasalaştı. Onaylanan düzenleme uyarınca, azami öğrenim süresini tamamlayan son sınıf öğrencilerine, intörnlük dönemi dışındaki başarısız dersleri için iki ek sınav veya tekrar hakkı tanınacak. Ayrıca uygulamalı eğitimlerini ya da intörnlük süreçlerini bitiremeyen öğrencilere, bu eğitimleri tamamlama imkânı sunulacak. Teklif doğrultusunda, emeklilik yaş sınırına gelen öğretim üyeleri, ihtiyaç duyulan program ve bölümlerde YÖK kararıyla 75 yaşını aşmamak kaydıyla ikişer yıllık sözleşmelerle görevlerini sürdürebilecek. Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklardaki üniversitelerden davet alan akademisyenlere ise belirli kriterler çerçevesinde üç yıla kadar aylıklı izin verilmesinin önü açıldı. Akademik etik ihlalleriyle mücadele kapsamında yaptırımlar ağırlaştırıldı. Başka kişilere ücretli ya da ücretsiz olarak tez, kitap, makale veya proje hazırlatarak diploma ya da akademik unvan alanların bu unvanları geri alınacak ve üniversite öğretim mesleğinden ihraç edilecekler. Söz konusu çalışmalara aracılık eden veya hazırlayan kişilere ise yüksek miktarda adli para cezası uygulanacak. TBMM'nin resmi internet sitesinde yayımlanan habere göre, teklif ile disiplin soruşturmalarındaki savunma ve ifade süreçleri güncellenirken, savunma hakkının usul ve kapsamı Anayasa Mahkemesi kararlarıyla uyumlu hale getirildi. Vakıf üniversitelerine yönelik idari yaptırımlar da kanunla belirginleştirildi. Eğitim faaliyetlerini yürütemeyecek noktaya gelen vakıf üniversitelerinin faaliyet izinleri iptal edilebilecek ve öğrencileri garantör veya uygun bulunan devlet üniversitelerine nakledilecek. Buna ek olarak, yükseköğretim kurumlarının yurt dışında akademik birimler ve kampüsler açabilmelerinin yanı sıra ortak teknoloji transfer ofisleri kurabilmelerine yönelik düzenlemeler de teklifle kabul edildi. Genel Kurul'daki görüşmeler sırasında AK Parti'nin sunduğu önerge ile, yabancı uyruklu kontenjanından uzmanlık eğitimi alanların döner sermaye gelirinden pay alamayacağına dair madde metinden çıkarıldı. Kanun teklifinin geri kalan maddeleri üzerindeki görüşmelere bugün TBMM Genel Kurulu'nda devam edilecek.

Eski Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon'a ek olarak 7 yıl hapis cezası verildi. Haber

Eski Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon'a ek olarak 7 yıl hapis cezası verildi.

Bu ceza, isyanla ilgili suçlardan ve 3 Aralık 2024 gecesi yasadışı ve beklenmedik bir şekilde sıkıyönetim ilan etmeye teşebbüs etmekten dolayı halihazırda çekmekte olduğu ömür boyu hapis cezasına eklenmiştir. Hakim Yoon Sung-sik, kararında eski Cumhurbaşkanı Yoon'un anayasa ve yasaları ciddi şekilde ihlal ettiğini doğruladı. Eski Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol'un 13 Ocak'taki isyan suçlamasıyla yargılandığı duruşmadan bir fotoğraf. Fotoğraf: Mahkeme tarafından sağlanmıştır. Özellikle, mahkeme Yoon'un sıkıyönetim ilan etmeden önce gerekli olan tam kabine toplantısını kasten engellediğine karar verdi. Kendisi, kararı resmen "meşrulaştırmak" için sadece birkaç yakın üyesini çağırmakla, diğer kabine üyelerinin yetkisini ihlal etmekle ve olağanüstü hal ilan sürecindeki usulsüzlükleri gizlemek için idari belgeleri tahrif etmekle suçlandı. Mahkeme ayrıca, eski Cumhurbaşkanı Yoon'un, Güney Kore Ulusal Meclisi tarafından görevden alınmasının ardından, soruşturmacıların tutuklama emirlerini yerine getirmesini engellemek için cumhurbaşkanlığı güvenlik güçlerini "kişisel ordusu" olarak seferber ettiğine karar verdi. Sayın Yoon, duruşma boyunca sessiz kaldı ve karar sonrasında da herhangi bir açıklama yapmadı. Savunma avukatı Yoo Jeong-hwa, cezayı "çok hayal kırıklığı yaratıcı" olarak nitelendirdi ve Yüksek Mahkemeye itiraz edeceklerini doğruladı. Daha önce de eski Güney Kore cumhurbaşkanı, isyan davasındaki ömür boyu hapis cezasına itiraz etmişti. Ocak ayında, alt mahkeme Yoon'u beş yıl hapis cezasına çarptırmış ancak sıkıyönetim ilan edilmeden önce yapılan bir kabine toplantısıyla ilgili bazı yetkiyi kötüye kullanma suçlamalarını düşürmüştü. Ancak Seul Yüksek Mahkemesi bu kararı bozarak onu tüm suçlamalardan suçlu buldu. Aralık 2024'teki kısa süreli sıkıyönetim kararı Güney Kore'yi kaosa sürükleyerek finans piyasalarını ve diplomatik faaliyetleri felç etti. 14 Aralık 2024'te Güney Kore Ulusal Meclisi tarafından görevden alınmasının ve Nisan 2025'te Anayasa Mahkemesi tarafından resmen görevden uzaklaştırılmasının ardından Yoon, sürekli olarak yasal sorunlarla karşı karşıya kaldı. Görevden uzaklaştırıldıktan sonra, soruşturmacıların celp ve tutuklama emirlerine defalarca uymayı reddetti. Ocak 2025'in başlarında, düzinelerce soruşturmacı tutuklama emrini yerine getirmek için Güney Kore Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gitti, ancak cumhurbaşkanlığı güvenlik güçleri ve yolu kapatan araçlar tarafından engellendi. O ayın sonunda tutuklandı, Mart ayında geçici olarak serbest bırakıldı ve Temmuz 2025'te tekrar tutuklandı. Geçtiğimiz hafta savcılar ayrı bir davada da 30 yıl hapis cezası talep etmişti. Yoon, Kuzey Kore'de sıkıyönetim ilan etmek için bahane yaratmak amacıyla Pyongyang'a insansız hava araçları göndererek gerilimi kasten tırmandırmakla suçlanıyor. 28 Nisan'da Seul Yüksek Mahkemesi, Yoon'un eşi Kim Keon Hee'nin de Birleşme Kilisesi'nden lüks hediyeler şeklinde rüşvet kabul etmesi ve hisse senedi fiyatlarını manipüle etmesi suçlarından aldığı cezayı dört yıla çıkardı.

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek Haber

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek

Anayasa Mahkemesi, 7551 sayılı Kanun’la 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan ve nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmederek iptal talebini reddetti. Başvuruda, düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, küçük yerleşim yerlerinde nüfus kaybını artırabileceği ve idari yapıların sık değişmesinin hukuki belirlilik ilkesini zedelediği ileri sürülmüştü. Mahkeme ise değerlendirmesinde, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı bir yön taşımadığı belirtildi. Kararda ayrıca, düzenlemenin mahallî idarelerin özerkliğini zedelemediği vurgulandı. Belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması halinde, mevcut seçim döneminin sonuna kadar halk iradesinin korunduğu ve yeni dönemde seçmenlerin köy tüzel kişiliği kapsamında yeniden seçim yapabildiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun yerel yönetimlerin yapısını belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna işaret ederek, söz konusu düzenlemenin daha etkin ve verimli kamu hizmeti sağlama amacı taşıdığını ve kamu yararı ilkesine aykırı olmadığını değerlendirdi. Bu gerekçelerle Mahkeme, kuralın hukuk devleti ilkesi ile mahalli idarelerin özerkliğiyle çelişmediğine karar verdi.

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı Haber

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Meclis Genel Kurulu’nda bayram süresince gündeme gelen yargı kararlarını ve hukuk devleti ilkelerini değerlendirdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekmen, "İsmail Arı genç yaşında, uzun süredir tamamen belgeye ve delile dayalı araştırmacı gazetecilik yapan bir arkadaşımızdı. Kendisinin tutuklanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü ilkeleri açısından izahı mümkün değildir." dedi. Yargıdaki uygulamaların tutarlı olması gerektiğini savunan Ekmen, Manisa’daki öğretmen soruşturmasına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına yönelik suçlamalarda ortaya çıkan uygulamaları hoşgörüyle karşılayıp, 5816 sayılı Yasa kapsamında yaşanan sorunları ayrı bir başlıkta eleştirmek tutarlı değildir. Biz konuları birbirinden ayırt ediyoruz; ifade özgürlüğü meselesinin ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu olduğunda otomatik reflekslerle değil; Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Ekmen, "Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hatırlatmak gerekir. Ancak Sayın Bakanın Istanbul pratiğine ve Adalet Bakanlığına başladığı günden bu yana içinde bulunduğu tartışmalara bakınca, böyle bir hatırlatmanın ne kadar anlamlı olacağı meçhul" şeklinde konuştu.

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama Haber

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama

TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta raporun neredeyse oybirliği ile kabul edilmesinden sonra bugün bu komisyona destek veren siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarını ziyaret etme kararı aldık. Sabahleyin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel Bey’i ziyaret ettim. Gayet güzel bir görüşme oldu. Öncelikle bir kere daha huzurlarınızda Sayın Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden komisyonda bulunan arkadaşlara komisyon çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Gerçekten samimi bir şekilde bu sürecin başından itibaren destek verdiler ve Türkiye demokrasi bakımından örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamlamış olduk. Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar. Türkiye’nin farklı kesimlerinden, çok farklı kanaatlere ve siyasi oryantasyonlara sahip 137 kişi geldi, bunları dinledik ve sonuçta müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetindeki raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Üçüncü bir göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milli iradenin tecelligahı olan, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekânda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuyla buluşturmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde özellikle altıncı ve yedinci bölümde dile getirilen somut teklifler yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanacaktır. Artık Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör sarmalının geride kalmasını ve Türkiye’nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum. Bu çerçevede milletimizin tamamına yakınının verdiği desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Sayın Genel Başkanı’na ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye’de demokrasinin başarısıdır; komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır.” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim; biz bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden ya da dönüşümlü olması yerine Meclis Başkanı tarafından yürütülmesini ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık. Bugün de içeride, Sayın Kurtulmuş’un bize yaptığı teşekkür üzerine, bu süreçteki yönetimi ve uzlaşı kültürüne yaptığı liderlik için kendisine teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde en çok merak edilen konu Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik: Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin kurucu partisidir, bugün ana muhalefet partisidir, son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız. Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Zaman zaman ‘CHP komisyonda devam edecek mi?’ soruları soruldu. Hep aynı yanıtı verdik: Türkiye’de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkânı olacaksa; hem Türklere hem Kürtlere hem Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa; evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil zenginlik ve refah devredeceksek bu meselenin çözülmesi için herkes elini taşın altına koymalıdır dedik. Bundan sonraki süreçte de hepimiz süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemeleri, yedinci madde ise demokratikleşme adımlarını içermektedir. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye hem terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere; tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yer alan önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması sağlanmış olacaktır. Bu güvencenin takipçisi olmak çok önemlidir. Süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye’nin kazandığı bir yerde katkı koymak hepimizin görevidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.