Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anayasa

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Anayasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu’ndan “Çerçeve Yasa” açıklaması: "Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz" Haber

Kılıçdaroğlu’ndan “Çerçeve Yasa” açıklaması: "Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, komisyonda kabul edilen kamuoyundaki adıyla “Çerçeve Yasa”ya ilişkin partisinin tutumunu açıkladı. Kılıçdaroğlu, CHP olarak sürece “tereddütsüz” katkı vereceklerini belirterek, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu: “Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz” Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP Grubu’nun komisyonda kabul edilen Çerçeve Yasa kapsamında yürütülen sürece ilişkin tutumunu değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin yalnızca süreci destekleyen bir konumda olmayacağını, aynı zamanda sorumluluk üstleneceğini ifade etti. Kılıçdaroğlu açıklamasında, “Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz” mesajını verdi. CHP Genel Başkanı, Türkiye’de yeni bir iç karışıklık, ayrışma veya çatışma ortamı oluşturulmasına yönelik girişimlere ise karşı çıkacaklarını belirtti. “Sorumluluk alan ve öncülük eden bir anlayış” Sürecin CHP açısından tarihi bir sorumluluk taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, partisinin aktif bir tutum sergileyeceğini söyledi. CHP Grubu’nun yalnızca destek veren bir siyasi aktör olmayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, süreçte sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti göstermeye çalışan bir anlayışla hareket edeceklerini kaydetti. Bu açıklamayla birlikte CHP’nin Çerçeve Yasa konusunda sürece tamamen mesafeli bir tutum yerine, belirli ilkeler çerçevesinde katkı sunmayı hedeflediği mesajı verildi. “Bu süreç bölünme ve parçalanma süreci değil” Kılıçdaroğlu, açıklamasında sürecin Türkiye’nin toplumsal bütünlüğünü güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Söz konusu sürecin bir bölünme veya ayrışma süreci olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, temel hedefin yaraları sarmak, kardeşliği güçlendirmek ve toplumun yeniden kenetlenmesini sağlamak olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin farklılıklarının ayrışma nedeni değil, ortak ülkenin zenginliği olarak görülmesi gerektiğini savundu. CHP’nin kırmızı çizgileri Kılıçdaroğlu, açıklamasında Türkiye’nin üniter devlet yapısı ile Anayasa’nın ilk dört maddesine de özel vurgu yaptı. Bu konuların CHP açısından tartışma konusu yapılamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün korunması gerektiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu ayrıca farklı kültürlerin, dillerin ve toplumsal kesimlerin Türkiye’nin ortak yapısının bir parçası olduğunu belirterek, farklılıkların ayrışma yerine birlik anlayışı içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi. “Bizim milliyetçiliğimiz milleti birleştirmektir” Açıklamasında CHP’nin milliyetçilik ve vatanseverlik anlayışına da değinen Kılıçdaroğlu, partisinin yaklaşımının toplumu bir arada tutmak olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, milliyetçiliğin milleti bölmek değil birleştirmek, vatanseverliğin ise toplumsal çatışmayı artırmak değil aynı ülke ve bayrak altında birlikte hareket etmek olduğunu belirtti. CHP Genel Başkanı, hedeflerinin birlik ve bütünlüğünü koruyan, demokrasisi güçlü, ekonomisi sağlam ve uluslararası alanda itibarlı bir Türkiye olduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu’ndan birlik mesajı Kılıçdaroğlu açıklamasının sonunda Türkiye’nin geleceği açısından birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. CHP’nin Çerçeve Yasa sürecine yönelik yaklaşımını ortaya koyan Kılıçdaroğlu, sürece katkı sunacaklarını ancak Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü zedeleyebilecek girişimlere karşı duracaklarını belirtti. Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, komisyonda kabul edilen Çerçeve Yasa sonrasında CHP’nin süreçte nasıl bir pozisyon alacağına ilişkin önemli mesajlardan biri olarak değerlendirildi.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş görevden uzaklaştırıldı Haber

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş görevden uzaklaştırıldı

İçişleri Bakanlığı'ndan resmi açıklama Bakanlıktan yapılan açıklamada, Üsküdar Belediyesi'nde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Sinem Dedetaş'ın, Anayasa'nın 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca geçici olarak görevden uzaklaştırıldığı bildirildi. Açıklamada, görevden uzaklaştırma işleminin soruşturma süreci tamamlanıncaya kadar uygulanacak idari bir tedbir olduğu ifade edildi. Tutuklama kararı verilmişti Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Sinem Dedetaş, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından alınan ifadesinin ardından Dedetaş hakkında rüşvet, irtikap ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçlamalarıyla tutuklama talep edildi. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, değerlendirme sonucunda Dedetaş'ın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturmanın merkezinde ruhsat ve iskan iddiaları İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Üsküdar Belediyesi'nde yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları araştırılıyor. Soruşturmanın; ihbarlar, mağdur ifadeleri ve etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin beyanları doğrultusunda başlatıldığı belirtildi. Dosyada, Belediye Başkan Yardımcısı, belediye yöneticileri ve bazı şirket yetkililerinin de bulunduğu çok sayıda isim hakkında inceleme yürütülüyor. MASAK raporları dosyada yer aldı Başsavcılık açıklamasına göre, belediyeye bağlı Kent AŞ ile çeşitli müteahhit firmalar arasında toplam değeri 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 TL olan danışmanlık sözleşmeleri imzalandığı tespit edildi. MASAK verilerine göre bu sözleşmeler kapsamında bugüne kadar yaklaşık 361 milyon 392 bin TL tahsil edildiği öne sürüldü. Soruşturma dosyasında ayrıca bazı müteahhitlerin ruhsat alabilmek için Kent AŞ ile sözleşme yapmaya zorlandıkları, mevzuata aykırı iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı ve bazı ödemelerin belediye başkanının danışmanına parça parça teslim edildiğine ilişkin HTS kayıtları, baz verileri ve şüpheli ifadelerinin bulunduğu iddia edildi. Kriptolu haberleşme uygulaması iddiası Savcılığın açıklamasında, yapı ruhsatı sürecinde resmi yetkisi bulunmayan bazı Kent AŞ görevlilerinin kriptolu haberleşme uygulamaları üzerinden oluşturdukları iletişim ağı aracılığıyla belediye personelini yönlendirdiği ileri sürüldü. İddialara göre, ada ve parsel bazlı hazırlanan tablolar üzerinden ruhsat süreçlerinin koordine edildiği öne sürülüyor. 11 adrese operasyon düzenlenmişti Soruşturma kapsamında İstanbul'da 11 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Sinem Dedetaş'ın yanı sıra belediye başkan yardımcısı, özel kalem müdürü, belediye personeli, iş takipçisi ve müteahhitlerin de aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulmuş, inceleme başlatılmıştı. Sinem Dedetaş kimdir? 1981 yılında Eskişehir'de doğan Sinem Dedetaş, İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamlayan Dedetaş, 2014-2016 yılları arasında TMMOB Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. 2019-2023 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Şehir Hatları AŞ'de genel müdür olarak görev yapan Dedetaş, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri'nde CHP'nin Üsküdar Belediye Başkan adayı olarak seçimi kazanmıştı.

İzmir için ortak akıl buluşmaları devam ediyor Haber

İzmir için ortak akıl buluşmaları devam ediyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından katılımcı demokrasi kültürünü güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Yurttaş Meclisleri çalışmaları kapsamında şu ana kadar 12 ilçede buluşmalar sağlandı. Menderes, Seferihisar, Torbalı, Selçuk, Tire, Bayındır, Beydağ, Kiraz ve Ödemiş'in ardından yürütülen süreç; Narlıdere, Balçova ve Güzelbahçe ile devam etti. Yerel sorunların değerlendirildiği, çözüm alternatiflerinin üretildiği ve ortak aklın ön plana çıkarıldığı meclis toplantıları, İzmir'in toplam 30 ilçesinde tamamlanmış olacak. Kent genelini kapsayacak şekilde genişletilecek Gerçekleştirilen toplantılarda katılımcılara Yurttaş Meclisi'nin işleyiş prensipleri anlatıldı. Program dahilinde “İzmirli Olmak, İzmir’de Yaşamak”, “Demokrasi ve İnsan Hakları Eğitimi” ile “Anayasa, Yurttaşlık ve Müzakereci Demokrasi” başlıklarında oturumlar düzenlendi. Tematik masalarda bir araya gelen İzmirliler, ilçelerinin öncelikli ihtiyaçları üzerine görüş alışverişinde bulundu. Sağlık konusu ortak çalışma alanı olarak öne çıkarken; eğitim, kültür sanat, atık yönetimi ve su gibi başlıklar da detaylandırıldı. Toplanan görüşler politika metinlerine dönüştürülerek oylama yoluyla karara bağlandı. İlçe bazında hazırlanan bu öneriler, İzmir İl Yurttaş Meclisi çatısı altında kent genelini kapsayacak şekilde genişletilecek. Son tamamlanan üç ilçenin verilerine göre; Narlıdere’de 28, Balçova’da 30 ve Güzelbahçe’de 31 politika önerisi oylamaya sunuldu. Böylelikle bu üç ilçeden kamu politikalarına yön verecek toplam 89 öneri kabul görmüş oldu. Takvim işliyor Meclis takvimine göre süreç; 3, 4 ve 6 Ağustos tarihlerinde Konak, Karabağlar ve Gaziemir; 17, 18 ve 20 Ağustos'ta Çiğli, Karşıyaka ve Bayraklı; 31 Ağustos, 1 ve 3 Eylül'de Buca ve Kemalpaşa; 31 Ağustos, 2 ve 3 Eylül'de Bornova; 14, 15 ve 17 Eylül'de Çeşme, Karaburun ve Urla; 28, 29 Eylül ve 1 Ekim tarihlerinde Aliağa, Foça ve Menemen; 12, 13 ve 15 Ekim'de ise Bergama, Kınık ve Dikili ilçelerinde gerçekleştirilecek.

221 CHP'li eski vekil ortak deklarasyon yayınladı Haber

221 CHP'li eski vekil ortak deklarasyon yayınladı

Partinin geçmiş dönemlerinde görev yapmış 221 siyasetçi tarafından imzalanan bildiride, sözkonusu yargı kararının demokratik siyasete bir müdahale olduğu savunuldu. Açıklamada,oluşan hukuki belirsizliğin ancak kurultay iradesiyle aşılabileceği vurgulandı. “Yargı, siyaseti dizayn etme aracı yapılamaz” Bildiride, seçim süreçlerinin Anayasa'nın 79. maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulu'nun(YSK) yetkisinde olduğu ve YSK kararlarının kesinliği hatırlatıldı. Açıklamada, “yargı yoluyla siyasete müdahale edilmesinin demokratik düzen açısından tehlikelibir emsal teşkil ettiği” belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “İktidar güdümündeki yargının siyaseti düzenlemenin ve partilerin iç işleyişine müdahaleetmenin bir aracı haline getirilmesi kabul edilemez. Siyasal meşruiyetin tek kaynağı milletiradesidir. Sandıkta tecelli eden iradenin yok sayılması, hem siyasal kurumlara hem de adaleteolan toplumsal güveni temelinden sarsmaktadır.” “Çözüm adresi ‘olağanüstü kurultay’” Eski parlamenterler, CHP içerisinde yargı kararıyla oluşan “hukuki temsil boşluğunun” partiyezarar vermemesi için tek çözüm yolunun sandık olduğunu ifade etti. Bildiride, “Yargı eliyleyaratılmış bulunan bu boşluk, en geç 45 gün içinde yapılacak bir olağanüstü kurultaylagiderilmelidir” denildi. “Birinci parti olma ivmesi korunmalı” Açıklamanın sonunda, Özgür Özel liderliğinde CHP’nin Türkiye genelinde “birinci parti”konumuna yükseldiğine dikkat çekildi. 31 Mart yerel seçimlerinde yakalanan siyasi ivmeninkorunması gerektiği belirtilen deklarasyonda, partinin bu tartışmalardan güçlenerek çıkmasıiçin kurultay iradesinin şart olduğu kaydedildi.

Bekir Bozdağ’dan 'ara seçim' değerlendirmesi: Meclis’in takdirindedir Haber

Bekir Bozdağ’dan 'ara seçim' değerlendirmesi: Meclis’in takdirindedir

Geçmiş dönem Adalet Bakanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’de seçim takvimi ve ara seçimlere ilişkin anayasal düzenlemeleri değerlendirdi. Milletvekili Bozdağ, Anayasa’ya göre Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin beş yılda bir aynı gün yapıldığını hatırlatarak, ara seçimlerin ise belirli şartlara bağlı olduğunu ifade etti. Ara seçimlerin her seçim döneminde yalnızca bir kez yapılabileceğini belirten Bozdağ, genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmeden ve seçimlere bir yıl kala ara seçime gidilemeyeceğini kaydetti. Bu süreler arasında ara seçim yapılmasının ise zorunlu olmadığını, Meclis Genel Kurulu’nun takdirine bağlı olduğunu vurguladı. Bozdağ, anayasal istisnalara da dikkat çekerek, bir ilin Meclis’te temsilcisinin kalmaması ya da milletvekili sayısının yüzde 5 oranında azalması durumunda ara seçim yapılabileceğini ifade etti. Ancak milletvekili istifalarının geçerli sayılabilmesi için Meclis Genel Kurulu tarafından kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Açıklamasında güncel tartışmalara da değinen AK Partili Bekir Bozdağ, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere işaret ederek, böyle bir dönemde ara seçim tartışmalarının ülke gündemine katkı sağlamayacağını savundu. Milletvekili Bozdağ, paylaşımında, halkın büyük çoğunluğunun da bu yönde bir talebinin bulunmadığını ifade ederek, mevcut şartlar altında ara seçim konusunun öncelikli bir gündem olmadığını belirtti. https://twitter.com/bybekirbozdag/status/2042205760965239061

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı Haber

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Meclis Genel Kurulu’nda bayram süresince gündeme gelen yargı kararlarını ve hukuk devleti ilkelerini değerlendirdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekmen, "İsmail Arı genç yaşında, uzun süredir tamamen belgeye ve delile dayalı araştırmacı gazetecilik yapan bir arkadaşımızdı. Kendisinin tutuklanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü ilkeleri açısından izahı mümkün değildir." dedi. Yargıdaki uygulamaların tutarlı olması gerektiğini savunan Ekmen, Manisa’daki öğretmen soruşturmasına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına yönelik suçlamalarda ortaya çıkan uygulamaları hoşgörüyle karşılayıp, 5816 sayılı Yasa kapsamında yaşanan sorunları ayrı bir başlıkta eleştirmek tutarlı değildir. Biz konuları birbirinden ayırt ediyoruz; ifade özgürlüğü meselesinin ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu olduğunda otomatik reflekslerle değil; Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Ekmen, "Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hatırlatmak gerekir. Ancak Sayın Bakanın Istanbul pratiğine ve Adalet Bakanlığına başladığı günden bu yana içinde bulunduğu tartışmalara bakınca, böyle bir hatırlatmanın ne kadar anlamlı olacağı meçhul" şeklinde konuştu.

Madagaskar, Kabinesinin feshinden bir hafta sonra yeni bir Başbakana kavuştu. Haber

Madagaskar, Kabinesinin feshinden bir hafta sonra yeni bir Başbakana kavuştu.

Bu karar, Madagaskar'ın geçici cumhurbaşkanının 10 Mart'ta önceki başbakanı ve tüm kabineyi görevden alma kararından sadece birkaç gün sonra, 15 Mart'ta açıklandı. 15 Mart'ta televizyonda yayınlanan bir konuşmada Başkan Randrianirina, ülkenin kritik bir dönüm noktasında olduğunu ve liderlikte önemli bir değişime ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Şöyle dedi: "Madagaskar halkı cesur kararlara ihtiyaç duyuyor. Şu an bir dönüm noktasındayız. Bu ülke dürüst, ilkeli, yozlaşmayan ve parayla satın alınamayan bir adama ihtiyaç duyuyor." Madagaskar ordusu iktidarı ele geçirdi ve firari cumhurbaşkanı görevden alındı. Yeni Başbakan Rajaonarison, Madagaskar'da önemli bir nüfuza sahip. 2021'den beri, ülkedeki yasadışı finansal akışlarla, kara para aklamayla ve terörist finansmanıyla mücadeleden sorumlu kurum olan Mali İstihbarat Birimi'nin (SAMIFIN) başında bulunuyor. SAMIFIN'deki görevine başlamadan önce, Madagaskar Yolsuzlukla Mücadele Ajansı'nda (BIANCO) çeşitli üst düzey liderlik pozisyonlarında da bulunmuştur. Madagaskar'ın haritadaki konumu. Fotoğraf: Google Haritalar Ordu albayı olan geçici Cumhurbaşkanı Randrianirina, Ekim 2025'te Z kuşağının önderliğinde gerçekleşen protesto dalgasının ardından iktidara geldi. Göreve geldiğinden beri Randrianirina, bir dizi kapsamlı reformu hayata geçirme sözü verirken, Rusya ile diplomatik ilişkileri güçlendirme eğilimi de gösterdi. Madagaskar hükümeti, ülkeyi istikrara kavuşturmak için önümüzdeki yıllara yönelik belirli bir siyasi yol haritası da belirledi; bu yol haritası, 2026 yılına kadar yeni bir anayasa taslağı hazırlamayı ve 2027 yılının sonuna kadar yeni bir cumhurbaşkanı seçmek üzere demokratik seçimler düzenlemeyi içeriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.